Dört Devir Bir Kadın — Mehtap Tanar

Dört Devir Bir Kadın
Mehtap TanarBeyoğlu Kitabevi
Dört Devir Bir Kadın
Mehtap TanarAnladık ki insan sürülebilir hatta imha edilebilir fakat fikir öyle değil Fikir kafadan kafaya devirden devire atlar geçer ve kendini gösterir Halide Edib Adıvar onbaşı hatip sürgün akademisyen ve muhalif entelektüel olarak modern Türkiye nin en çalkantılı dönemlerinin hem öznesi hem de şahidiydi Ne var ki bu çok katmanlı kimlik çoğu zaman edebiyatçı sıfatının gölgesinde kaldı siyasi bir figür olarak portresi ise bütünlüklü bir değerlendirmeye nadiren konu oldu Bu çalışma Halide Edib i ne kutsuyor ne de onu sadece edebi eserlerine hapsediyor Aksine onu hataları sınırları ve dönemin iktidar mekanizmalarıyla kurduğu mesafeli kimi zaman yakın kimi zaman kırılgan ilişkileriyle birlikte ele alıyor 1908 deki Meşrutiyet heyecanından Milli Mücadeleni ateş çemberine Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki sivil muhalefetten 1950 lerin gergin parlamenter deneyimine uzanan bu siyasi entelektüel biyografi bu müstesna kadının fikir dünyasındaki süreklilikleri ve dönüşümleri ortaya çıkan yeni bilgilerin ışığında inceleyip değerlendiriyor Bu kitap Halide Edib i merkeze alarak bir devrin panoramasını sunarken aynı zamanda modern Türkiye de fikir ile iktidar arasındaki gerilimin izini sürüyor Çünkü insan sürülebilir fakat fikir her dönemde kendine yeni bir yol bulur Ve Halide Edib in hikâyesi tam da bu anlayışın hikâyesidir Tanıtım Bülteninden

Beyoğlu Kitabevi
Anladık ki insan sürülebilir hatta imha edilebilir fakat fikir öyle değil Fikir kafadan kafaya devirden devire atlar geçer ve kendini gösterir Halide Edib Adıvar onbaşı hatip sürgün akademisyen ve muhalif entelektüel olarak modern Türkiye nin en çalkantılı dönemlerinin hem öznesi hem de şahidiydi Ne var ki bu çok katmanlı kimlik çoğu zaman edebiyatçı sıfatının gölgesinde kaldı siyasi bir figür olarak portresi ise bütünlüklü bir değerlendirmeye nadiren konu oldu Bu çalışma Halide Edib i ne kutsuyor ne de onu sadece edebi eserlerine hapsediyor Aksine onu hataları sınırları ve dönemin iktidar mekanizmalarıyla kurduğu mesafeli kimi zaman yakın kimi zaman kırılgan ilişkileriyle birlikte ele alıyor 1908 deki Meşrutiyet heyecanından Milli Mücadeleni ateş çemberine Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki sivil muhalefetten 1950 lerin gergin parlamenter deneyimine uzanan bu siyasi entelektüel biyografi bu müstesna kadının fikir dünyasındaki süreklilikleri ve dönüşümleri ortaya çıkan yeni bilgilerin ışığında inceleyip değerlendiriyor Bu kitap Halide Edib i merkeze alarak bir devrin panoramasını sunarken aynı zamanda modern Türkiye de fikir ile iktidar arasındaki gerilimin izini sürüyor Çünkü insan sürülebilir fakat fikir her dönemde kendine yeni bir yol bulur Ve Halide Edib in hikâyesi tam da bu anlayışın hikâyesidir

Beyoğlu Kitabevi
Anladık ki insan sürülebilir hatta imha edilebilir fakat fikir öyle değil Fikir kafadan kafaya devirden devire atlar geçer ve kendini gösterir Halide Edib Adıvar onbaşı hatip sürgün akademisyen ve muhalif entelektüel olarak modern Türkiye nin en çalkantılı dönemlerinin hem öznesi hem de şahidiydi Ne var ki bu çok katmanlı kimlik çoğu zaman edebiyatçı sıfatının gölgesinde kaldı siyasi bir figür olarak portresi ise bütünlüklü bir değerlendirmeye nadiren konu oldu Bu çalışma Halide Edib i ne kutsuyor ne de onu sadece edebi eserlerine hapsediyor Aksine onu hataları sınırları ve dönemin iktidar mekanizmalarıyla kurduğu mesafeli kimi zaman yakın kimi zaman kırılgan ilişkileriyle birlikte ele alıyor 1908 deki Meşrutiyet heyecanından Milli Mücadeleni ateş çemberine Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki sivil muhalefetten 1950 lerin gergin parlamenter deneyimine uzanan bu siyasi entelektüel biyografi bu müstesna kadının fikir dünyasındaki süreklilikleri ve dönüşümleri ortaya çıkan yeni bilgilerin ışığında inceleyip değerlendiriyor Bu kitap Halide Edib i merkeze alarak bir devrin panoramasını sunarken aynı zamanda modern Türkiye de fikir ile iktidar arasındaki gerilimin izini sürüyor Çünkü insan sürülebilir fakat fikir her dönemde kendine yeni bir yol bulur Ve Halide Edib in hikâyesi tam da bu anlayışın hikâyesidir

Beyoğlu Kitabevi
Anladık ki insan sürülebilir hatta imha edilebilir fakat fikir öyle değil Fikir kafadan kafaya devirden devire atlar geçer ve kendini gösterir Halide Edib Adıvar onbaşı hatip sürgün akademisyen ve muhalif entelektüel olarak modern Türkiye nin en çalkantılı dönemlerinin hem öznesi hem de şahidiydi Ne var ki bu çok katmanlı kimlik çoğu zaman edebiyatçı sıfatının gölgesinde kaldı siyasi bir figür olarak portresi ise bütünlüklü bir değerlendirmeye nadiren konu oldu Bu çalışma Halide Edib i ne kutsuyor ne de onu sadece edebi eserlerine hapsediyor Aksine onu hataları sınırları ve dönemin iktidar mekanizmalarıyla kurduğu mesafeli kimi zaman yakın kimi zaman kırılgan ilişkileriyle birlikte ele alıyor 1908 deki Meşrutiyet heyecanından Milli Mücadeleni ateş çemberine Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki sivilmuhalefetten 1950 lerin gergin parlamenter deneyimine uzanan bu siyasi entelektüel biyografi bu müstesna kadının fikir dünyasındaki süreklilikleri ve dönüşümleri ortaya çıkan yeni bilgilerin ışığında inceleyip değerlendiriyor Bu kitap Halide Edib i merkeze alarak bir devrin panoramasını sunarken aynı zamanda modern Türkiye de fikir ile iktidar arasındaki gerilimin izini sürüyor Çünkü insan sürülebilir fakat fikir her dönemde kendine yeni bir yol bulur Ve Halide Edib in hikâyesi tam da bu anlayışın hikâyesidir

Beyoğlu Kitabevi
Anladık ki insan sürülebilir hatta imha edilebilir fakat fikir öyle değil Fikir kafadan kafaya devirden devire atlar geçer ve kendini gösterir Halide Edib Adıvar onbaşı hatip sürgün akademisyen ve muhalif entelektüel olarak modern Türkiye nin en çalkantılı dönemlerinin hem öznesi hem de şahidiydi Ne var ki bu çok katmanlı kimlik çoğu zaman edebiyatçı sıfatının gölgesinde kaldı siyasi bir figür olarak portresi ise bütünlüklü bir değerlendirmeye nadiren konu oldu Bu çalışma Halide Edib i ne kutsuyor ne de onu sadece edebi eserlerine hapsediyor Aksine onu hataları sınırları ve dönemin iktidar mekanizmalarıyla kurduğu mesafeli kimi zaman yakın kimi zaman kırılgan ilişkileriyle birlikte ele alıyor 1908 deki Meşrutiyet heyecanından Milli Mücadeleni ateş çemberine Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki sivil muhalefetten 1950 lerin gergin parlamenter deneyimine uzanan bu siyasi entelektüel biyografi bu müstesna kadının fikir dünyasındaki süreklilikleri ve dönüşümleri ortaya çıkan yeni bilgilerin ışığında inceleyip değerlendiriyor Bu kitap Halide Edib i merkeze alarak bir devrin panoramasını sunarken aynı zamanda modern Türkiye de fikir ile iktidar arasındaki gerilimin izini sürüyor Çünkü insan sürülebilir fakat fikir her dönemde kendine yeni bir yol bulur Ve Halide Edib in hikâyesi tam da bu anlayışın hikâyesidir

Beyoğlu Kitabevi
Anladık ki insan sürülebilir hatta imha edilebilir fakat fikir öyle değil Fikir kafadan kafaya devirden devire atlar geçer ve kendini gösterir Halide Edib Adıvar onbaşı hatip sürgün akademisyen ve muhalif entelektüel olarak modern Türkiye nin en çalkantılı dönemlerinin hem öznesi hem de şahidiydi Ne var ki bu çok katmanlı kimlik çoğu zaman edebiyatçı sıfatının gölgesinde kaldı siyasi bir figür olarak portresi ise bütünlüklü bir değerlendirmeye nadiren konu oldu Bu çalışma Halide Edib i ne kutsuyor ne de onu sadece edebi eserlerine hapsediyor Aksine onu hataları sınırları ve dönemin iktidar mekanizmalarıyla kurduğu mesafeli kimi zaman yakın kimi zaman kırılgan ilişkileriyle birlikte ele alıyor 1908 deki Meşrutiyet heyecanından Milli Mücadeleni ateş çemberine Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki sivil muhalefetten 1950 lerin gergin parlamenter deneyimine uzanan bu siyasi entelektüel biyografi bu müstesna kadının fikir dünyasındaki süreklilikleri ve dönüşümleri ortaya çıkan yeni bilgilerin ışığında inceleyip değerlendiriyor Bu kitap Halide Edib i merkeze alarak bir devrin panoramasını sunarken aynı zamanda modern Türkiye de fikir ile iktidar arasındaki gerilimin izini sürüyor Çünkü insan sürülebilir fakat fikir her dönemde kendine yeni bir yol bulur Ve Halide Edib in hikâyesi tam da bu anlayışın hikâyesidir

Beyoğlu Kitabevi
Anladık ki insan sürülebilir hatta imha edilebilir fakat fikir öyle değil Fikir kafadan kafaya devirden devire atlar geçer ve kendini gösterir Halide Edib Adıvar onbaşı hatip sürgün akademisyen ve muhalif entelektüel olarak modern Türkiye nin en çalkantılı dönemlerinin hem öznesi hem de şahidiydi Ne var ki bu çok katmanlı kimlik çoğu zaman edebiyatçı sıfatının gölgesinde kaldı siyasi bir figür olarak portresi ise bütünlüklü bir değerlendirmeye nadiren konu oldu Bu çalışma Halide Edib i ne kutsuyor ne de onu sadece edebi eserlerine hapsediyor Aksine onu hataları sınırları ve dönemin iktidar mekanizmalarıyla kurduğu mesafeli kimi zaman yakın kimi zaman kırılgan ilişkileriyle birlikte ele alıyor 1908 deki Meşrutiyet heyecanından Milli Mücadeleni ateş çemberine Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki sivil muhalefetten 1950 lerin gergin parlamenter deneyimine uzanan bu siyasi entelektüel biyografi bu müstesna kadının fikir dünyasındaki süreklilikleri ve dönüşümleri ortaya çıkan yeni bilgilerin ışığında inceleyip değerlendiriyor Bu kitap Halide Edib i merkeze alarak bir devrin panoramasını sunarken aynı zamanda modern Türkiye de fikir ile iktidar arasındaki gerilimin izini sürüyor Çünkü insan sürülebilir fakat fikir her dönemde kendine yeni bir yol bulur Ve Halide Edib in hikâyesi tam da bu anlayışın hikâyesidir