Duino Ağıtları — Rainer Maria Rilke

Duino Ağıtları
Rainer Maria RilkeTürkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Duino Ağıtları
Rainer Maria RilkeRainer Maria Rilke 1875 1926 20 yüzyılın ilk çeyreğinin hangi türde yazarsa yazsın en şair kalan yazarlarından biridir Malte Laurids Brigge nin Notları ndan Genç Bir Şaire Mektuplar a Rodin den Sancaktar a pek çok yapıtı dilimize çevrilmiş olan Rilke nin şiir başyapıtı sayılan Duino Ağıtları ysa toplam on yıla yayılan bir sürede 1912 1922 yazılmıştı

İş Bankası Kültür Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Everest Yayınları
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır

Klaros Yayınları
Ağıtlardaki meleğin Hıristiyanlığın meleğiyle hiçbir ilişkisi yoktur Daha çok İslamiyetin meleğiyle ilişkilidir O bizim yapmaya çalıştığımız görüneni görünmeyene dönüştürme eylemini gerçekleştirmiş bir varlıktır Onun varlığı görünmeyendeki gerçekliğin daha üst bir düzeyini açığa çıkartır Bizler hâlâ görünene takılıp kaldığımızdan melek korkunçtur bizim için

Norgunk Yayıncılık
1912 de Adriyatik kıyısındaki bir şatoda Duino Şatosu başlıyor Ağıtlar ı yazmaya Rilke on yıl sonra başka bir şatoda İsviçre deki Muzot Şatosu nda tamamlayabiliyor ancak Aradaki boşluğun büyük bölümünde susuyor Rilke Büyük Savaş ın neden olduğu travmayla bıçak gibi kesiliyor şiiri Ağıtlar a geri döndüğünde 1922 nin Şubat ında müthiş bir yaratıcılık sağanağına yakalanarak birkaç haftada tamamlıyor yapıtını 20 yüzyılın en etkileyici şiir kitaplarından biri olan Duino Ağıtları nı şair Can Alkor un epey ünlenmiş çevirisiyle sunuyoruz okurlara şairlerin şairleri çevirmesinin yapıta ikili bir sesleniş kazandırdığına inanarak Çünkü çok şey burda oluş çünkü burada herşeybizi istiyor apaçık o yitip giden bize bir tuhafdokunan şey Bizi hem de en çabuk yitenleri Bir kezhepsi yalnız bir kez Bir kez bir daha yok Evet bizler de bir kez Bir daha yok Ama bu bir kez bulunmuş olmak bir kezcik de olsayeryüzünde bulunmuş olmak sanma geri alınabilir Dokuzuncu Ağıt s 42 Tanıtım Bülteninden

Norgunk Yayıncılık
1912 de Adriyatik kıyısındaki bir şatoda Duino Şatosu başlıyor Ağıtlar ı yazmaya Rilke on yıl sonra başka bir şatoda İsviçre deki Muzot Şatosu nda tamamlayabiliyor ancak Aradaki boşluğun büyük bölümünde susuyor Rilke Büyük Savaş ın neden olduğu travmayla bıçak gibi kesiliyor şiiri Ağıtlar a geri döndüğünde 1922 nin Şubat ında müthiş bir yaratıcılık sağanağına yakalanarak birkaç haftada tamamlıyor yapıtını 20 yüzyılın en etkileyici şiir kitaplarından biri olan Duino Ağıtları nı şair Can Alkor un epey ünlenmiş çevirisiyle sunuyoruz okurlara şairlerin şairleri çevirmesinin yapıta ikili bir sesleniş kazandırdığına inanarak Çünkü çok şey burda oluş çünkü burada herşeybizi istiyor apaçık o yitip giden bize bir tuhafdokunan şey Bizi hem de en çabuk yitenleri Bir kezhepsi yalnız bir kez Bir kez bir daha yok Evet bizler de bir kez Bir daha yok Ama bu bir kez bulunmuş olmak bir kezcik de olsayeryüzünde bulunmuş olmak sanma geri alınabilir Dokuzuncu Ağıt s 42

Everest Yayınları
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır

Everest Yayınları
çev. Cem Yavuz
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır

Everest Yayınları
çev. Cem Yavuz
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır

Notos Kitap
çev. Nazar Tüysüzoğlu
1912 kışında ruhsal durumu endişe verici bir hal alan Rilke uzun bir psikanaliz sürecine girmeyi düşündüğü bir dönemde Prenses Maria von Thurn ve Taxis in davetlisi olarak Triest Körfezi nde uçurumlar üzerine kurulmuş Duino Şatosu na gider Adriyatik in derin mavi sularına bakan bu şatonun eteklerinde kayalar üzerinde gezinirken rüzgârın uğultuları arasında esrik bir ses işitir Haykırsam kim duyardı sesimi melekler katından Aynı günün gecesinde fırtınalı bir havada tavan arasındaki köhne bir odada ilk ağıdı yazıp çıkarır Ardından da Gebsattel e bir mektup yazarak tedaviye gerek kalmadığını bildirir Birinci Dünya Savaşı nda ağır hasar gören şatonun anısına eserine sonradan Duino Ağıtları adını verecek olan Rilke eserini 1912 kışı ile 1922 Şubatı arasında on yıllık sancılı bir dönemde tamamlar Bu ilginç süreç pek çok eleştirmen tarafından Rilke nin kişisel olgunlaşma süreciyle paralel görülmüştür Duino Ağıtları ile şair dünya yazınının büyük ustaları arasındaki yerini almıştır Belirgin bir teolojik ve ideolojik yapıdan uzak bir dille yazılan ağıtlar insanın varoluşsal kaygılarını ele alır

Everest Yayınları
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır

Notos Kitap
1912 kışında ruhsal durumu endişe verici bir hal alan Rilke uzun bir psikanaliz sürecine girmeyi düşündüğü bir dönemde Prenses Maria von Thurn ve Taxis in davetlisi olarak Triest Körfezi nde uçurumlar üzerine kurulmuş Duino Şatosu na gider Adriyatik in derin mavi sularına bakan bu şatonun eteklerinde kayalar üzerinde gezinirken rüzgârın uğultuları arasında esrik bir ses işitir Haykırsam kim duyardı sesimi melekler katından Aynı günün gecesinde fırtınalı bir havada tavanarasındaki köhne bir odada ilk ağıdı yazıp çıkarır Ardından da Gebsattel e bir mektup yazarak tedaviye gerek kalmadığını bildirir Birinci Dünya Savaşı nda ağır hasar gören şatonun anısına eserine sonradan Duino Ağıtları adını verecek olan Rilke eserini 1912 kışı ile 1922 Şubatı arasında on yıllık sancılı bir dönemde tamamlar Bu ilginç süreç pek çok eleştirmen tarafından Rilke nin kişisel olgunlaşma süreciyle paralel görülmüştür Duino Ağıtları ile şair dünya yazınının büyük ustaları arasındaki yerini almıştır Belirgin bir teolojik ve ideolojik yapıdan uzak bir dille yazılan ağıtlar insanın varoluşsal kaygılarını ele alır
Duino Ağıtları
Rainer Maria Rilke
Everest Yayınları
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır

Everest Yayınları
Duino Ağıtları 1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır

Notos
1912 kışında ruhsal durumu endişe verici bir hal alan Rilke uzun bir psikanaliz sürecine girmeyi düşündüğü bir dönemde Prenses Maria von Thurn ve Taxisin davetlisi olarak Triest Körfezinde uçurumlar üzerine kurulmuş Duino Şatosuna gider Adriyatikin derin mavi sularına bakan bu şatonun eteklerinde kayalar üzerinde gezinirken rüzgârın uğultuları arasında esrik bir ses işitir Haykırsam kim duyardı sesimi melekler katından Aynı günün gecesinde fırtınalı bir havada tavan arasındaki köhne bir odada ilk ağıdı yazıp çıkarır Ardından da Gebsattele bir mektup yazarak tedaviye gerek kalmadığını bildirir Birinci Dünya Savaşında ağır hasar gören şatonun anısına eserine sonradan Duino Ağıtları adını verecek olan Rilke eserini 1912 kışı ile 1922 Şubatı arasında on yıllık sancılı bir dönemde tamamlar Bu ilginç süreç pek çok eleştirmen tarafından Rilkenin kişisel olgunlaşma süreciyle paralel görülmüştür Duino Ağıtları ile şair dünya yazınının büyük ustaları arasındaki yerini almıştır Belirgin bir teolojik ve ideolojik yapıdan uzak bir dille yazılan ağıtlar insanın varoluşsal kaygılarını ele alır
Duino Ağıtları
Rainer Maria Rilke
EVEREST YAYINLARI
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır Yayınevi EVEREST YAYINLARI Yazar RAINER MARIA RILKE Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 145 SAYFA Yıl 2024

Everest Yayınları
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır
Duino Ağıtları
Rainer Maria Rilke
Rilke 1912 yılının fırtınalı bir gününde Duino Şatosu nun kayalık kıyılarında yürürken göğsünden içsel bir çığlık gibi kopan ilk dizeyle başlar büyük haykırışına Haykırsam kim duyardı sesimi melekler katından Prenses Maria von Thurn ve Taxis in davetlisi olarak gittiği Trieste Körfezi nde uçurumların üzerine kurulmuş Duino Şatosu Rilke için artık yalnızca bir konaklama yeri değil melekler in genç ölüler in ve sonsuz özlem in ses verdiği bir mekâna dönüşür Duino Ağıtları on yıllık bir suskunluk ve içsel arayış sürecinin ardından 1922 de tamamlandığında modern Almanca şiirinin en etkileyici yapı taşlarından biri haline gelmiştir Her ağıt ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide insanın kırılganlığına zamanın tozuna ve varoluşun gizemine tutulan bir aynadır Rilke nin evrensel dili hem Tanrı ya hem insana sesleniyor ama bir yandan da kimsenin sahip çıkmaya cesaret edemediği sızıdaki boşluğa çağırıyor okuru Rainer Maria Rilke nin ölümsüz eseri Duino Ağıtları insan varoluşunun acısını yüceliğini ve çaresizliğini dile getiren bir nehir ağıt olarak şiirle soran şiirle yanıt arayanlar için yazıldığı günden beri başyapıt olmaya devam ediyor Yazar Rainer Maria Rilke Sayfa Sayısı 80 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Everest
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır

Notos Kitap

NOTOS KİTAP
çev. Nazar Tüysüzoğlu
1912 kışında ruhsal durumu endişe verici bir hal alan Rilke uzun bir psikanaliz sürecine girmeyi düşündüğü bir dönemde Prenses Maria von Thurn ve Taxis in davetlisi olarak Triest Körfezi nde uçurumlar üzerine kurulmuş Duino Şatosu na gider Adriyatik in derin mavi sularına bakan bu şatonun eteklerinde kayalar üzerinde gezinirken rüzgârın uğultuları arasında esrik bir ses işitir Haykırsam kim duyardı sesimi melekler katından Aynı günün gecesinde fırtınalı bir havada tavan arasındaki köhne bir odada ilk ağıdı yazıp çıkarır Ardından da Gebsattel e bir mektup yazarak tedaviye gerek kalmadığını bildirir Birinci Dünya Savaşı nda ağır hasar gören şatonun anısına eserine sonradan Duino Ağıtları adını verecek olan Rilke eserini 1912 kışı ile 1922 Şubatı arasında on yıllık sancılı bir dönemde tamamlar Bu ilginç süreç pek çok eleştirmen tarafından Rilke nin kişisel olgunlaşma süreciyle paralel görülmüştür Duino Ağıtları ile şair dünya yazınının büyük ustaları arasındaki yerini almıştır Belirgin bir teolojik ve ideolojik yapıdan uzak bir dille yazılan ağıtlar insanın varoluşsal kaygılarını ele alır

Everest Yayınları
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır

Notos
çev. Tüysüzoğlu, Nazar
1912 kışında ruhsal durumu endişe verici bir hal alan Rilke uzun bir psikanaliz sürecine girmeyi düşündüğü bir dönemde Prenses Maria von Thurn ve Taxis in davetlisi olarak Triest Körfezi nde uçurumlar üzerine kurulmuş Duino Şatosu na gider Adriyatik in derin mavi sularına bakan bu şatonun eteklerinde kayalar üzerinde gezinirken rüzgârın uğultuları arasında esrik bir ses işitir Haykırsam kim duyardı sesimi melekler katından Aynı günün gecesinde fırtınalı bir havada tavan arasındaki köhne bir odada ilk ağıdı yazıp çıkarır Ardından da Gebsattel e bir mektup yazarak tedaviye gerek kalmadığını bildirir Birinci Dünya Savaşı nda ağır hasar gören şatonun anısına eserine sonradan Duino Ağıtları adını verecek olan Rilke eserini 1912 kışı ile 1922 Şubatı arasında on yıllık sancılı bir dönemde tamamlar Bu ilginç süreç pek çok eleştirmen tarafından Rilke nin kişisel olgunlaşma süreciyle paralel görülmüştür Duino Ağıtları ile şair dünya yazınının büyük ustaları arasındaki yerini almıştır Belirgin bir teolojik ve ideolojik yapıdan uzak bir dille yazılan ağıtlar insanın varoluşsal kaygılarını ele alır

Ayrıntı Yayınları

Ayrıntı Yayınları
çev. Süheyla Kaya
Alman dilinin 20 yüzyıldaki en önemli yaratıcılarından olan Rilke nin büyük şiir kalıtının en gözde parçasını hiç kuşku yok ki ünlü Duino Ağıtları oluşturur Ağıtlar insan varlığının kişi varoluşunun katlanılması imkânsız görünen var olmanın çok katmanlı belirsizliklerini ve umut etmekten vazgeçmeyen çaresizliğini çağımıza özgü karmaşık bir tragedya örgüsü içinde dinleyişimize sunar İnsan etkinliğini geçicilik ten kurtararak anlamlı kılacak biricik araç olan söz ün müziğini yine çıplak söz ile dokuyan yaratıcısının kendi yaşamını olduğu kadar tüm insan varlığının yaşamını da şiir kılma arzusunun olağanüstü ifadesi olan şiirler Rilke nin kendi yorumuyla devasa beyaz brandadan bir yelken

Ayrıntı Yayınları
Alman dilinin 20 yu zyıldaki en önemli yaratıcılarından olan Rilke ninbu yu k şiir kalıtının en gözde parçasını hiç kuşku yok ki u nlu Duino Ağıtları oluşturur Ağıtlar insan varlığının kişi varoluşunun katlanılması imkânsız göru nen var olmanın çok katmanlı belirsizliklerini ve umut etmekten vazgeçmeyen çaresizliğini çağımıza özgu karmaşık bir tragedya örgu su içinde dinleyişimize sunar İnsan etkinliğini geçicilik ten kurtararak anlamlı kılacak biricik araç olan söz u nmu ziğini yine çıplak söz ile dokuyan yaratıcısının kendi yaşamını olduğu kadar tu m insan varlığının yaşamını da şiir kılma arzusunun olağanu stu ifadesi olan şiirler Rilke nin kendi yorumuyla devasa beyaz brandadan bir yelken Tanıtım Bülteninden

Klaros Yayınları
Ağıtlardaki meleğin Hıristiyanlığın meleğiyle hiçbir ilişkisi yoktur Daha çok İslamiyetin meleğiyle ilişkilidir O bizim yapmaya çalıştığımız görüneni görünmeyene dönüştürme eylemini gerçekleştirmiş bir varlıktır Onun varlığı görünmeyendeki gerçekliğin daha üst bir düzeyini açığa çıkartır Bizler hâlâ görünene takılıp kaldığımızdan melek korkunçtur bizim için

Notos Kitap
1912 kışında ruhsal durumu endişe verici bir hal alan Rilke uzun bir psikanaliz sürecine girmeyi düşündüğü bir dönemde Prenses Maria von Thurn ve Taxis in davetlisi olarak Triest Körfezi nde uçurumlar üzerine kurulmuş Duino Şatosu na gider Adriyatik in derin mavi sularına bakan bu şatonun eteklerinde kayalar üzerinde gezinirken rüzgârın uğultuları arasında esrik bir ses işitir Haykırsam kim duyardı sesimi melekler katından Aynı günün gecesinde fırtınalı bir havada tavanarasındaki köhne bir odada ilk ağıdı yazıp çıkarır Ardından da Gebsattel e bir mektup yazarak tedaviye gerek kalmadığını bildirir Birinci Dünya Savaşı nda ağır hasar gören şatonun anısına eserine sonradan Duino Ağıtları adını verecek olan Rilke eserini 1912 kışı ile 1922 Şubatı arasında on yıllık sancılı bir dönemde tamamlar Bu ilginç süreç pek çok eleştirmen tarafından Rilke nin kişisel olgunlaşma süreciyle paralel görülmüştür Duino Ağıtları ile şair dünya yazınının büyük ustaları arasındaki yerini almıştır Belirgin bir teolojik ve ideolojik yapıdan uzak bir dille yazılan ağıtlar insanın varoluşsal kaygılarını ele alır

Duino Kitap
Rilke 1912 yılının fırtınalı bir gününde Duino Şatosu nun kayalık kıyılarında yürürken göğsünden içsel bir çığlık gibi kopan ilk dizeyle başlar büyük haykırışına Haykırsam kim duyardı sesimi melekler katından Prenses Maria von Thurn ve Taxis in davetlisi olarak gittiği Trieste Körfezi nde uçurumların üzerine kurulmuş Duino Şatosu Rilke için artık yalnızca bir konaklama yeri değil melekler in genç ölüler in ve sonsuz özlem in ses verdiği bir mekâna dönüşür Duino Ağıtları on yıllık bir suskunluk ve içsel arayış sürecinin ardından 1922 de tamamlandığında modern Almanca şiirinin en etkileyici yapı taşlarından biri haline gelmiştir Her ağıt ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide insanın kırılganlığına zamanın tozuna ve varoluşun gizemine tutulan bir aynadır Rilke nin evrensel dili hem Tanrı ya hem insana sesleniyor ama bir yandan da kimsenin sahip çıkmaya cesaret edemediği sızıdaki boşluğa çağırıyor okuru Rainer Maria Rilke nin ölümsüz eseri Duino Ağıtları insan varoluşunun acısını yüceliğini ve çaresizliğini dile getiren bir nehir ağıt olarak şiirle soran şiirle yanıt arayanlar için yazıldığı günden beri başyapıt olmaya devam ediyor

Ayrıntı Yayınları
çev. Süheyla Kaya
Alman dilinin 20 yüzyıldaki en önemli yaratıcılarından olan Rilke nin büyük şiir kalıtının en gözde parçasını hiç kuşku yok ki ünlü Duino Ağıtları oluşturur Ağıtlar insan varlığının kişi varoluşunun katlanılması imkânsız görünen var olmanın çok katmanlı belirsizliklerini ve umut etmekten vazgeçmeyen çaresizliğini çağımıza özgü karmaşık bir tragedya örgüsü içinde dinleyişimize sunar İnsan etkinliğini geçicilik ten kurtararak anlamlı kılacak biricik araç olan söz ün müziğini yine çıplak söz ile dokuyan yaratıcısının kendi yaşamını olduğu kadar tüm insan varlığının yaşamını da şiir kılma arzusunun olağanüstü ifadesi olan şiirler Rilke nin kendi yorumuyla devasa beyaz brandadan bir yelken

Ayrıntı Yayınları
Alman dilinin 20 yu zyıldaki en önemli yaratıcılarından olan Rilke ninbu yu k şiir kalıtının en gözde parçasını hiç kuşku yok ki u nlu Duino Ağıtları oluşturur Ağıtlar insan varlığının kişi varoluşunun katlanılması imkânsız göru nen var olmanın çok katmanlı belirsizliklerini ve umut etmekten vazgeçmeyen çaresizliğini çağımıza özgu karmaşık bir tragedya örgu su içinde dinleyişimize sunar İnsan etkinliğini geçicilik ten kurtararak anlamlı kılacak biricik araç olan söz u nmu ziğini yine çıplak söz ile dokuyan yaratıcısının kendi yaşamını olduğu kadar tu m insan varlığının yaşamını da şiir kılma arzusunun olağanu stu ifadesi olan şiirler Rilke nin kendi yorumuyla devasa beyaz brandadan bir yelken

Ayrıntı Yayınları
Alman dilinin 20 yüzyıldaki en önemli yaratıcılarından olan Rilke nin büyük şiir kalıtının en gözde parçasını hiç kuşku yok ki ünlü Duino Ağıtları oluşturur Ağıtlar insan varlığının kişi varoluşunun katlanılması imkânsız görünen var olmanın çok katmanlı belirsizliklerini ve umut etmekten vazgeçmeyen çaresizliğini çağımıza özgü karmaşık bir tragedya örgüsü içinde dinleyişimize sunar İnsan etkinliğini geçicilik ten kurtararak anlamlı kılacak biricik araç olan söz ün müziğini yine çıplak söz ile dokuyan yaratıcısının kendi yaşamını olduğu kadar tüm insan varlığının yaşamını da şiir kılma arzusunun olağanüstü ifadesi olan şiirler Rilke nin kendi yorumuyla devasa beyaz brandadan bir yelken

Klaros Yayınları
Ağıtlardaki meleğin Hıristiyanlığın meleğiyle hiçbir ilişkisi yoktur Daha çok İslamiyetin meleğiyle ilişkilidir O bizim yapmaya çalıştığımız görüneni görünmeyene dönüştürme eylemini gerçekleştirmiş bir varlıktır Onun varlığı görünmeyendeki gerçekliğin daha üst bir düzeyini açığa çıkartır Bizler hâlâ görünene takılıp kaldığımızdan melek korkunçtur bizim için

Ayrıntı Yayınları
Alman dilinin 20 yu zyıldaki en önemli yaratıcılarından olan Rilke ninbu yu k şiir kalıtının en gözde parçasını hiç kuşku yok ki u nlu Duino Ağıtları oluşturur Ağıtlar insan varlığının kişi varoluşunun katlanılması imkânsız göru nen var olmanın çok katmanlı belirsizliklerini ve umut etmekten vazgeçmeyen çaresizliğini çağımıza özgu karmaşık bir tragedya örgu su içinde dinleyişimize sunar İnsan etkinliğini geçicilik ten kurtararak anlamlı kılacak biricik araç olan söz u nmu ziğini yine çıplak söz ile dokuyan yaratıcısının kendi yaşamını olduğu kadar tu m insan varlığının yaşamını da şiir kılma arzusunun olağanu stu ifadesi olan şiirler Rilke nin kendi yorumuyla devasa beyaz brandadan bir yelken

Duino Kitap
Rilke 1912 yılının fırtınalı bir gününde Duino Şatosu nun kayalık kıyılarında yürürken göğsünden içsel bir çığlık gibi kopan ilk dizeyle başlar büyük haykırışına Haykırsam kim duyardı sesimi melekler katından Prenses Maria von Thurn ve Taxis in davetlisi olarak gittiği Trieste Körfezi nde uçurumların üzerine kurulmuş Duino Şatosu Rilke için artık yalnızca bir konaklama yeri değil melekler in genç ölüler in ve sonsuz özlem in ses verdiği bir mekâna dönüşür Duino Ağıtları on yıllık bir suskunluk ve içsel arayış sürecinin ardından 1922 de tamamlandığında modern Almanca şiirinin en etkileyici yapı taşlarından biri haline gelmiştir Her ağıt ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide insanın kırılganlığına zamanın tozuna ve varoluşun gizemine tutulan bir aynadır Rilke nin evrensel dili hem Tanrı ya hem insana sesleniyor ama bir yandan da kimsenin sahip çıkmaya cesaret edemediği sızıdaki boşluğa çağırıyor okuru Rainer Maria Rilke nin ölümsüz eseri Duino Ağıtları insan varoluşunun acısını yüceliğini ve çaresizliğini dile getiren bir nehir ağıt olarak şiirle soran şiirle yanıt arayanlar için yazıldığı günden beri başyapıt olmaya devam ediyor

Duino Kitap
Rilke 1912 yılının fırtınalı bir gününde Duino Şatosu nun kayalık kıyılarında yürürken göğsünden içsel bir çığlık gibi kopan ilk dizeyle başlar büyük haykırışına Haykırsam kim duyardı sesimi melekler katından Prenses Maria von Thurn ve Taxis in davetlisi olarak gittiği Trieste Körfezi nde uçurumların üzerine kurulmuş Duino Şatosu Rilke için artık yalnızca bir konaklama yeri değil melekler in genç ölüler in ve sonsuz özlem in ses verdiği bir mekâna dönüşür Duino Ağıtları on yıllık bir suskunluk ve içsel arayış sürecinin ardından 1922 de tamamlandığında modern Almanca şiirinin en etkileyici yapı taşlarından biri haline gelmiştir Her ağıt ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide insanın kırılganlığına zamanın tozuna ve varoluşun gizemine tutulan bir aynadır Rilke nin evrensel dili hem Tanrı ya hem insana sesleniyor ama bir yandan da kimsenin sahip çıkmaya cesaret edemediği sızıdaki boşluğa çağırıyor okuru Rainer Maria Rilke nin ölümsüz eseri Duino Ağıtları insan varoluşunun acısını yüceliğini ve çaresizliğini dile getiren bir nehir ağıt olarak şiirle soran şiirle yanıt arayanlar için yazıldığı günden beri başyapıt olmaya devam ediyor

KLAROS YAYINLARI
çev. Osman Tuğlu
Ağıtlardaki meleğin Hıristiyanlığın meleğiyle hiçbir ilişkisi yoktur Daha çok İslamiyetin meleğiyle ilişkilidir O bizim yapmaya çalıştığımız görüneni görünmeyene dönüştürme eylemini gerçekleştirmiş bir varlıktır Onun varlığı görünmeyendeki gerçekliğin daha üst bir düzeyini açığa çıkartır Bizler hâlâ görünene takılıp kaldığımızdan melek korkunçtur bizim için

Ayrıntı
çev. Kaya, Süheyla

İmge Kitabevi
Rilkenin şiiri modern çağın insanına dokunur Ruhsal derinlik içinde kötüyle olduğu kadar iyiyle olan ilişkideki olanakları ümitleri korkuları ifade eder İliklerine değin korkan bir barınak bulmak amacıyla haykırarak meleklere hayvanlara nesnelere sevenlere kısacası varoluşun tüm öğelerine yönelen fakat aradığını bulamayan insan için tek çıkar yol varoluşu olumlamak kabul etmektir bu kabulleniş metafizik değil tüm olumsuzluklarına karşın nesnel yaşamın içinden gelen bir tavırla olumlamadır Kısacası Duino Ağıtları baştan sona bir varoluş ezgisidir Bu anlamda Rilkenin şiirini çevirmek aynı zamanda tavır almak ve hafife alınamayacak bir sorumluluktur Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 91 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi İmge Kitabevi

İmge Kitabevi Yayınları
Rilke nin şiiri modern çağın insanına dokunur Ruhsal derinlik içinde kötüyle olduğu kadar iyiyle olan ilişkideki olanakları ümitleri korkuları ifade eder İliklerine değin korkan bir barınak bulmak amacıyla haykırarak meleklere hayvanlara nesnelere sevenlere kısacası varoluşun tüm öğelerine yönelen fakat aradığını bulamayan insan için tek çıkar yol varoluşu olumlamak kabul etmektir bu kabulleniş metafizik değil tüm olumsuzluklarına karşın nesnel yaşamın içinden gelen bir tavırla olumlamadır Kısacası Duino Ağıtları baştan sona bir varoluş ezgisidir Bu anlamda Rilke nin şiirini çevirmek aynı zamanda tavır almak ve hafife alınamayacak bir sorumluluktur

İmge Kitabevi
Rilke nin şiiri modern çağın insanına dokunur Ruhsal derinlik içinde kötüyle olduğu kadar iyiyle olan ilişkideki olanakları ümitleri korkuları ifade eder İliklerine değin korkan bir barınak bulmak amacıyla haykırarak meleklere hayvanlara nesnelere sevenlere kısacası varoluşun tüm öğelerine yönelen fakat aradığını bulamayan insan için tek çıkar yol varoluşu olumlamak kabul etmektir bu kabulleniş metafizik değil tüm olumsuzluklarına karşın nesnel yaşamın içinden gelen bir tavırla olumlamadır Kısacası Duino Ağıtları baştan sona bir varoluş ezgisidir Bu anlamda Rilke nin şiirini çevirmek aynı zamanda tavır almak ve hafife alınamayacak bir sorumluluktur

İmge Kitabevi Yayınları
Rilke nin şiiri modern çağın insanına dokunur Ruhsal derinlik içinde kötüyle olduğu kadar iyiyle olan ilişkideki olanakları ümitleri korkuları ifade eder İliklerine değin korkan bir barınak bulmak amacıyla haykırarak meleklere hayvanlara nesnelere sevenlere kısacası varoluşun tüm öğelerine yönelen fakat aradığını bulamayan insan için tek çıkar yol varoluşu olumlamak kabul etmektir bu kabulleniş metafizik değil tüm olumsuzluklarına karşın nesnel yaşamın içinden gelen bir tavırla olumlamadır Kısacası Duino Ağıtları baştan sona bir varoluş ezgisidir Bu anlamda Rilke nin şiirini çevirmek aynı zamanda tavır almak ve hafife alınamayacak bir sorumluluktur

İmge Kitabevi
çev. Süha K. Ergand
Rilke nin şiiri modern çağın insanına dokunur Ruhsal derinlik içinde kötüyle olduğu kadar iyiyle olan ilişkideki olanakları ümitleri korkuları ifade eder İliklerine değin korkan bir barınak bulmak amacıyla haykırarak meleklere hayvanlara nesnelere sevenlere kısacası varoluşun tüm öğelerine yönelen fakat aradığını bulamayan insan için tek çıkar yol varoluşu olumlamak kabul etmektir bu kabulleniş metafizik değil tüm olumsuzluklarına karşın nesnel yaşamın içinden gelen bir tavırla olumlamadır Kısacası Duino Ağıtları baştan sona bir varoluş ezgisidir Bu anlamda Rilke nin şiirini çevirmek aynı zamanda tavır almak ve hafife alınamayacak bir sorumluluktur

İmge Kitabevi
Rilke nin şiiri modern çağın insanına dokunur Ruhsal derinlik içinde kötüyle olduğu kadar iyiyle olan ilişkideki olanakları ümitleri korkuları ifade eder İliklerine değin korkan bir barınak bulmak amacıyla haykırarak meleklere hayvanlara nesnelere sevenlere kısacası varoluşun tüm öğelerine yönelen fakat aradığını bulamayan insan için tek çıkar yol varoluşu olumlamak kabul etmektir bu kabulleniş metafizik değil tüm olumsuzluklarına karşın nesnel yaşamın içinden gelen bir tavırla olumlamadır Kısacası Duino Ağıtları baştan sona bir varoluş ezgisidir Bu anlamda Rilke nin şiirini çevirmek aynı zamanda tavır almak ve hafife alınamayacak bir so rumluluktur

İmge Kitabevi Yayınları
Rilke nin şiiri modern çağın insanına dokunur Ruhsal derinlik içinde kötüyle olduğu kadar iyiyle olan ilişkideki olanakları ümitleri korkuları ifade eder İliklerine değin korkan bir barınak bulmak amacıyla haykırarak meleklere hayvanlara nesnelere sevenlere kısacası varoluşun tüm öğelerine yönelen fakat aradığını bulamayan insan için tek çıkar yol varoluşu olumlamak kabul etmektir bu kabulleniş metafizik değil tüm olumsuzluklarına karşın nesnel yaşamın içinden gelen bir tavırla olumlamadır Kısacası Duino Ağıtları baştan sona bir varoluş ezgisidir Bu anlamda Rilke nin şiirini çevirmek aynı zamanda tavır almak ve hafife alınamayacak bir sorumluluktur

İmge Kitabevi
çev. Süha K. Ergand
Rilke nin şiiri modern çağın insanına dokunur Ruhsal derinlik içinde kötüyle olduğu kadar iyiyle olan ilişkideki olanakları ümitleri korkuları ifade eder İliklerine değin korkan bir barınak bulmak amacıyla haykırarak meleklere hayvanlara nesnelere sevenlere kısacası varoluşun tüm öğelerine yönelen fakat aradığını bulamayan insan için tek çıkar yol varoluşu olumlamak kabul etmektir bu kabulleniş metafizik değil tüm olumsuzluklarına karşın nesnel yaşamın içinden gelen bir tavırla olumlamadır Kısacası Duino Ağıtları baştan sona bir varoluş ezgisidir Bu anlamda Rilke nin şiirini çevirmek aynı zamanda tavır almak ve hafife alınamayacak bir sorumluluktur Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 91Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi İmge Kitabevi

Kırmızı Yayınları
Duino Ağıtları döneminin yayınları arasında izole kalmıştı o sıralar pek bilinmiyordu Ama zamanın sıradan Almanca şiir okuyucusu nüfuz edemeyip ilgi göstermemiş olsa da siyaset felsefecisi Hannah Arendt den felsefeci Heidegger e edebiyat eleştirmeni Jacob Steiner den katolik teolog Guardini ye çok sayıda tanınmış entelektüel bu on şiirlik döngüye kafa yordu Yayımlanması üzerinden geçen yüz yıl zarfında üstüne nice makaleler kitaplar yazıldı Süha Râmi nin Homeros Hesiodos Pindaros Hölderlin gibi ozanlar ve Âşık Kaygısız dan alıntılar üzerine kurulu açımlaması ise Duino Ağıtları ında sıkça hissedilen kaynaksal şiir duygusuna dikkat çekmek isteyen bir tür âşık bakışı içeriyor bir yandan da Anaksimandros Herakleitos ve Heidegger gibi düşünürlerden alıntılarla bu şiirlere ışık tutabilecek düşüncelere değiniyor Dize sonunda bölünen tümceleri uyaklardan kaçınan iç ahengi şaşırtıcı sözcük türetmeleri ve düşünsel derinliği nedeniyle alışılıp hissedilmesi ve akışının tadına varılması romantik veya bohem şiirlerde yaşandığı denli dolayımsız olmayabilir Ama bu aslına içtenlikle sadık Türkçesinde Duino Ağıtları girdabına bir kez kapılan okuyucunun önünde okumakla tükenmeyen git gide derinleşip yalınlaşan bir başka duygu ve düşünce dünyası açılabilir Tanıtım Bülteninden

Kırmızı Yayınları
Duino Ağıtları döneminin yayınları arasında izole kalmıştı o sıralar pek bilinmiyordu Ama zamanın sıradan Almanca şiir okuyucusu nüfuz edemeyip ilgi göstermemiş olsa da siyaset felsefecisi Hannah Arendt den felsefeci Heidegger e edebiyat eleştirmeni Jacob Steiner den katolik teolog Guardini ye çok sayıda tanınmış entelektüel bu on şiirlik döngüye kafa yordu Yayımlanması üzerinden geçen yüz yıl zarfında üstüne nice makaleler kitaplar yazıldı Süha Râmi nin Homeros Hesiodos Pindaros Hölderlin gibi ozanlar ve Âşık Kaygısız dan alıntılar üzerine kurulu açımlaması ise Duino Ağıtları ında sıkça hissedilen kaynaksal şiir duygusuna dikkat çekmek isteyen bir tür âşık bakışı içeriyor bir yandan da Anaksimandros Herakleitos ve Heidegger gibi düşünürlerden alıntılarla bu şiirlere ışık tutabilecek düşüncelere değiniyor Dize sonunda bölünen tümceleri uyaklardan kaçınan iç ahengi şaşırtıcı sözcük türetmeleri ve düşünsel derinliği nedeniyle alışılıp hissedilmesi ve akışının tadına varılması romantik veya bohem şiirlerde yaşandığı denli dolayımsız olmayabilir Ama bu aslına içtenlikle sadık Türkçesinde Duino Ağıtları girdabına bir kez kapılan okuyucunun önünde okumakla tükenmeyen git gide derinleşip yalınlaşan bir başka duygu ve düşünce dünyası açılabilir

Kırmızı
çev. Kıratlıoğlu, Süha Rami
Duino Ağıtları döneminin yayınları arasında izole kalmıştı o sıralar pek bilinmiyordu Ama zamanın sıradan Almanca şiir okuyucusu nüfuz edemeyip ilgi göstermemiş olsa da siyaset felsefecisi Hannah Arendt den felsefeci Heidegger e edebiyat eleştirmeni Jacob Steiner den katolik teolog Guardini ye çok sayıda tanınmış entelektüel bu on şiirlik döngüye kafa yordu Yayımlanması üzerinden geçen yüz yıl zarfında üstüne nice makaleler kitaplar yazıldı Süha Râmi nin Homeros Hesiodos Pindaros Hölderlin gibi ozanlar ve Âşık Kaygısız dan alıntılar üzerine kurulu açımlaması ise Duino Ağıtları ında sıkça hissedilen kaynaksal şiir duygusuna dikkat çekmek isteyen bir tür âşık bakışı içeriyor bir yandan da Anaksimandros Herakleitos ve Heidegger gibi düşünürlerden alıntılarla bu şiirlere ışık tutabilecek düşüncelere değiniyor Dize sonunda bölünen tümceleri uyaklardan kaçınan iç ahengi şaşırtıcı sözcük türetmeleri ve düşünsel derinliği nedeniyle alışılıp hissedilmesi ve akışının tadına varılması romantik veya bohem şiirlerde yaşandığı denli dolayımsız olmayabilir Ama bu aslına içtenlikle sadık Türkçesinde Duino Ağıtları girdabına bir kez kapılan okuyucunun önünde okumakla tükenmeyen git gide derinleşip yalınlaşan bir başka duygu ve düşünce dünyası açılabilir

Kırmızı Yayınları
Duino Ağıtları döneminin yayınları arasında izole kalmıştı o sıralar pek bilinmiyordu Ama zamanın sıradan Almanca şiir okuyucusu nüfuz edemeyip ilgi göstermemiş olsa da siyaset felsefecisi Hannah Arendt den felsefeci Heidegger e edebiyat eleştirmeni Jacob Steiner den katolik teolog Guardini ye çok sayıda tanınmış entelektüel bu on şiirlik döngüye kafa yordu Yayımlanması üzerinden geçen yüz yıl zarfında üstüne nice makaleler kitaplar yazıldı Süha Râmi nin Homeros Hesiodos Pindaros Hölderlin gibi ozanlar ve Âşık Kaygısız dan alıntılar üzerine kurulu açımlaması ise Duino Ağıtları ında sıkça hissedilen kaynaksal şiir duygusuna dikkat çekmek isteyen bir tür âşık bakışı içeriyor bir yandan da Anaksimandros Herakleitos ve Heidegger gibi düşünürlerden alıntılarla bu şiirlere ışık tutabilecek düşüncelere değiniyor Dize sonunda bölünen tümceleri uyaklardan kaçınan iç ahengi şaşırtıcı sözcük türetmeleri ve düşünsel derinliği nedeniyle alışılıp hissedilmesi ve akışının tadına varılması romantik veya bohem şiirlerde yaşandığı denli dolayımsız olmayabilir Ama bu aslına içtenlikle sadık Türkçesinde Duino Ağıtları girdabına bir kez kapılan okuyucunun önünde okumakla tükenmeyen git gide derinleşip yalınlaşan bir başka duygu ve düşünce dünyası açılabilir

Kırmızı Yayınları
Duino Ağıtları döneminin yayınları arasında izole kalmıştı o sıralar pek bilinmiyordu Ama zamanın sıradan Almanca şiir okuyucusu nüfuz edemeyip ilgi göstermemiş olsa da siyaset felsefecisi Hannah Arendt den felsefeci Heidegger e edebiyat eleştirmeni Jacob Steiner den katolik teolog Guardini ye çok sayıda tanınmış entelektüel bu on şiirlik döngüye kafa yordu Yayımlanması üzerinden geçen yüz yıl zarfında üstüne nice makaleler kitaplar yazıldı Süha Râmi nin Homeros Hesiodos Pindaros Hölderlin gibi ozanlar ve Âşık Kaygısız dan alıntılar üzerine kurulu açımlaması ise Duino Ağıtları ında sıkça hissedilen kaynaksal şiir duygusuna dikkat çekmek isteyen bir tür âşık bakışı içeriyor bir yandan da Anaksimandros Herakleitos ve Heidegger gibi düşünürlerden alıntılarla bu şiirlere ışık tutabilecek düşüncelere değiniyor Dize sonunda bölünen tümceleri uyaklardan kaçınan iç ahengi şaşırtıcı sözcük türetmeleri ve düşünsel derinliği nedeniyle alışılıp hissedilmesi ve akışının tadına varılması romantik veya bohem şiirlerde yaşandığı denli dolayımsız olmayabilir Ama bu aslına içtenlikle sadık Türkçesinde Duino Ağıtları girdabına bir kez kapılan okuyucunun önünde okumakla tükenmeyen git gide derinleşip yalınlaşan bir başka duygu ve düşünce dünyası açılabilir

KIRMIZI YAYINLARI
çev. Süha Râmi Kıratlıoğlu
Duino Ağıtları döneminin yayınları arasında izole kalmıştı o sıralar pek bilinmiyordu Ama zamanın sıradan Almanca şiir okuyucusu nüfuz edemeyip ilgi göstermemiş olsa da siyaset felsefecisi Hannah Arendt den felsefeci Heidegger e edebiyat eleştirmeni Jacob Steiner den katolik teolog Guardini ye çok sayıda tanınmış entelektüel bu on şiirlik döngüye kafa yordu Yayımlanması üzerinden geçen yüz yıl zarfında üstüne nice makaleler kitaplar yazıldı Süha Râmi nin Homeros Hesiodos Pindaros Hölderlin gibi ozanlar ve Âşık Kaygısız dan alıntılar üzerine kurulu açımlaması ise Duino Ağıtları ında sıkça hissedilen kaynaksal şiir duygusuna dikkat çekmek isteyen bir tür âşık bakışı içeriyor bir yandan da Anaksimandros Herakleitos ve Heidegger gibi düşünürlerden alıntılarla bu şiirlere ışık tutabilecek düşüncelere değiniyor Dize sonunda bölünen tümceleri uyaklardan kaçınan iç ahengi şaşırtıcı sözcük türetmeleri ve düşünsel derinliği nedeniyle alışılıp hissedilmesi ve akışının tadına varılması romantik veya bohem şiirlerde yaşandığı denli dolayımsız olmayabilir Ama bu aslına içtenlikle sadık Türkçesinde Duino Ağıtları girdabına bir kez kapılan okuyucunun önünde okumakla tükenmeyen git gide derinleşip yalınlaşan bir başka duygu ve düşünce dünyası açılabilir

Kırmızı Yayınları
Duino Ağıtları döneminin yayınları arasında izole kalmıştı o sıralar pek bilinmiyordu Ama zamanın sıradan Almanca şiir okuyucusu nüfuz edemeyip ilgi göstermemiş olsa da siyaset felsefecisi Hannah Arendt den felsefeci Heidegger e edebiyat eleştirmeni Jacob Steiner den katolik teolog Guardini ye çok sayıda tanınmış entelektüel bu on şiirlik döngüye kafa yordu Yayımlanması üzerinden geçen yüz yıl zarfında üstüne nice makaleler kitaplar yazıldı Süha Râmi nin Homeros Hesiodos Pindaros Hölderlin gibi ozanlar ve Âşık Kaygısız dan alıntılar üzerine kurulu açımlaması ise Duino Ağıtları ında sıkça hissedilen kaynaksal şiir duygusuna dikkat çekmek isteyen bir tür âşık bakışı içeriyor bir yandan da Anaksimandros Herakleitos ve Heidegger gibi düşünürlerden alıntılarla bu şiirlere ışık tutabilecek düşüncelere değiniyor Dize sonunda bölünen tümceleri uyaklardan kaçınan iç ahengi şaşırtıcı sözcük türetmeleri ve düşünsel derinliği nedeniyle alışılıp hissedilmesi ve akışının tadına varılması romantik veya bohem şiirlerde yaşandığı denli dolayımsız olmayabilir Ama bu aslına içtenlikle sadık Türkçesinde Duino Ağıtları girdabına bir kez kapılan okuyucunun önünde okumakla tükenmeyen git gide derinleşip yalınlaşan bir başka duygu ve düşünce dünyası açılabilir

Kırmızı Yayınları
Duino Ağıtları döneminin yayınları arasında izole kalmıştı o sıralar pek bilinmiyordu Ama zamanın sıradan Almanca şiir okuyucusu nüfuz edemeyip ilgi göstermemiş olsa da siyaset felsefecisi Hannah Arendt den felsefeci Heidegger e edebiyat eleştirmeni Jacob Steiner den katolik teolog Guardini ye çok sayıda tanınmış entelektüel bu on şiirlik döngüye kafa yordu Yayımlanması üzerinden geçen yüz yıl zarfında üstüne nice makaleler kitaplar yazıldı Süha Râmi nin Homeros Hesiodos Pindaros Hölderlin gibi ozanlar ve Âşık Kaygısız dan alıntılar üzerine kurulu açımlaması ise Duino Ağıtları ında sıkça hissedilen kaynaksal şiir duygusuna dikkat çekmek isteyen bir tür âşık bakışı içeriyor bir yandan da Anaksimandros Herakleitos ve Heidegger gibi düşünürlerden alıntılarla bu şiirlere ışık tutabilecek düşüncelere değiniyor Dize sonunda bölünen tümceleri uyaklardan kaçınan iç ahengi şaşırtıcı sözcük türetmeleri ve düşünsel derinliği nedeniyle alışılıp hissedilmesi ve akışının tadına varılması romantik veya bohem şiirlerde yaşandığı denli dolayımsız olmayabilir Ama bu aslına içtenlikle sadık Türkçesinde Duino Ağıtları girdabına bir kez kapılan okuyucunun önünde okumakla tükenmeyen git gide derinleşip yalınlaşan bir başka duygu ve düşünce dünyası açılabilir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
çev. Can Alkor
Rainer Maria Rilke 1875 1926 20 yüzyılın ilk çeyreğinin hangi türde yazarsa yazsın en şair kalan yazarlarından biridir Malte Laurids Brigge nin Notları ndan Genç Bir Şaire Mektuplar a Rodin den Sancaktar a pek çok yapıtı dilimize çevrilmiş olan Rilke nin şiir başyapıtı sayılan Duino Ağıtları ysa toplam on yıla yayılan bir sürede 1912 1922 yazılmıştı

Kırmızı Yayınları
Duino Ağıtları döneminin yayınları arasında izole kalmıştı o sıralar pek bilinmiyordu Ama zamanın sıradan Almanca şiir okuyucusu nüfuz edemeyip ilgi göstermemiş olsa da siyaset felsefecisi Hannah Arendt den felsefeci Heidegger e edebiyat eleştirmeni Jacob Steiner den katolik teolog Guardini ye çok sayıda tanınmış entelektüel bu on şiirlik döngüye kafa yordu Yayımlanması üzerinden geçen yüz yıl zarfında üstüne nice makaleler kitaplar yazıldı Süha Râmi nin Homeros Hesiodos Pindaros Hölderlin gibi ozanlar ve Âşık Kaygısız dan alıntılar üzerine kurulu açımlaması ise Duino Ağıtları ında sıkça hissedilen kaynaksal şiir duygusuna dikkat çekmek isteyen bir tür âşık bakışı içeriyor bir yandan da Anaksimandros Herakleitos ve Heidegger gibi düşünürlerden alıntılarla bu şiirlere ışık tutabilecek düşüncelere değiniyor Dize sonunda bölünen tümceleri uyaklardan kaçınan iç ahengi şaşırtıcı sözcük türetmeleri ve düşünsel derinliği nedeniyle alışılıp hissedilmesi ve akışının tadına varılması romantik veya bohem şiirlerde yaşandığı denli dolayımsız olmayabilir Ama bu aslına içtenlikle sadık Türkçesinde Duino Ağıtları girdabına bir kez kapılan okuyucunun önünde okumakla tükenmeyen git gide derinleşip yalınlaşan bir başka duygu ve düşünce dünyası açılabilir

Everest Yayınları
1912 kışında Adriyatik Denizi yakınlarındaki Duino Şatosu nda misafir olan Rilke bir sabah denize inen sarp kayalıklar boyunca dar bir patikayla kalenin eteklerine bağlanan burçlara tırmanırken birden durdu şiddetli rüzgârın soluğundan türeyen bir ses âdeta bir melek ona sesleniyordu Kim duyardı haykırsaydım beni melekler makamından Hatta içlerinden biri tutup aniden alıverseydi beni kalbine tükenip giderdim onun o müthiş Özgüvarlığında ben Derhal hep yanında taşıdığı not defterini çıkardı ve sanki dikte ediliyormuşçasına gelen bu dizeleri kaydetti 1915 in sonlarına doğru Duino Ağıtları nın üçü bitmişti ancak I Dünya Savaşı nın doğurduğu ruhsal çalkantı Rilke nin Ağıtlar la olan mesaisini kesintiye uğrattı Ömrünün son yıllarını İsviçre nin Valais Kantonu nda geçiren şairin burada Muzot Şatosu ndaki çileli inzivası Şubat 1922 de Duino Ağıtları ve Orpheus a Soneler in tamamlanmasıyla taçlandı Şairler Ulusu nun sesi Türkçede şimdi yankılanıyor Geçicilik her yerde derin bir oluşun içine dalar Bize düşen bu fani dünyayı acısı ve tutkusuyla içimize olabildiğince derin bir biçimde nakşetmektir öyle ki cevheri içimizde görünmezce yeniden varlığa kavuşabilsin Ağıtlar elle tutulur ve görünür güzelim âlemin durmaksızın evrenin titreşen kürelerine yeni titreşim frekansları ekleyen doğamızın görünmez titreşimlerine ve çalkantılarına dönüştürülmesi çabasıdır