Dünden Bugüne Köşetaşlarım — Gürsel Koyuncu

Dünden Bugüne Köşetaşlarım
Gürsel KoyuncuAlmina Kitap
Dünden Bugüne Köşetaşlarım
Gürsel KoyuncuYazmak kolay değil insanı yazmak hiç kolay değil İnsanın insanlardan oluşan kendi köşe taşlarını yazması da maharet gerektirir Gürsel Koyuncu nun Köşe Taşları aslında insanı yazmış yetmemiş unutulan bazı tarihi hakikatlere mesela Balkan acısını Cumhuriyetin ön sözü Çanakkale yi hatırlatıp pencere açmış Köyden asker olarak 76 genç çıkmıştı sağ ya da gazi olarak dönenlerin 6 veya 7 kişi olduğu Ot bulup pişirip yiyoduk Sonra kar yağıvedi ot bulamaz olduk ölen hayvanları yedik Tahdelbahirler denizaltılar koşmaya başladılar zırhlının etrafında Oraya bir ak köpük dikilivedi böyle sabun köpüğü gib Zırhlı görünmez oldu Sonra görmeye başladık biz Asker saçılıyor kayboldular gittiler Ordalardı işte Gözümle gördüm gözümle gördüm Okuduğum bazı Köşe Taşları Cumhuriyetin isimsiz kalmış ilk kuşaklarıydılar bir Mayıs sabahı alacakaranlığı gibi bir Temmuz akşamüstü meltemi gibi bir sert sam yeli gibi gelip geçtiler Güzellikleri zaafları acıları sevinçleri v b duygularıyla insanın yazıldığı Köşe Taşları hikayeleri hayat gailesine kapılmış 21 yy insanın çok zaman fark edemediği ve önemsemediği hemen çevresindeki insanları anlatıyordu Bir gencin içindeki cevheri keşfeden Bakkal Nuriler artık yok Mustafa Nadir gibi şiiri bestelenen daha talebeyken ansiklopedilere giren parmaklarını yaşamın taşlarına geçirerek okuyan üniversite öğrencisi Diplomasız mucit Karabıyık Hüseyin gibi tuttuğunu koparan ilk mektepli köylü Hayali ömrüne sığmayan Burhan gibi sevdalı şahsiyetler de o sevdalar da artık yok Aslında onlar salt Gürsel Koyuncu nun değil hayatın heyhulasına kapılmış bizlerin Köşe Taşlarıydı Hikâyeler sanki benim de Gaziantep te Ankara da Çanakkale de rastladığım şahsiyetlerdi ama Gürsel Koyuncu yazmıştı Hayat hakikatinde kimin Köşe Taşları yok ki

Almina Kitap
Köşe Taşları kimin yok ki Yazmak kolay değil insanı yazmak hiç kolay değil İnsanın insanlardan oluşan kendi köşe taşlarını yazması da maharet gerektirir Gürsel Koyuncu nun Köşe Taşları aslında insanı yazmış yetmemiş unutulan bazı tarihi hakikatlere mesela Balkan acısını Cumhuriyetin ön sözü Çanakkale yi hatırlatıp pencere açmış Köyden asker olarak 76 genç çıkmıştı sağ ya da gazi olarak dönenlerin 6 veya 7 kişi olduğu Ot bulup pişirip yiyoduk Sonra kar yağıvedi ot bulamaz olduk ölen hayvanları yedik Tahdelbahirler denizaltılar koşmaya başladılar zırhlının etrafında Oraya bir ak köpük dikilivedi böyle sabun köpüğü gib Zırhlı görünmez oldu Sonra görmeye başladık biz Asker saçılıyor kayboldular gittiler Ordalardı işte Gözümle gördüm gözümle gördüm Okuduğum bazı Köşe Taşları Cumhuriyetin isimsiz kalmış ilk kuşaklarıydılar bir Mayıs sabahı alacakaranlığı gibi bir Temmuz akşamüstü meltemi gibi bir sert sam yeli gibi gelip geçtiler Güzellikleri zaafları acıları sevinçleri v b duygularıyla insanın yazıldığı Köşe Taşları hikayeleri hayat gailesine kapılmış 21 yy insanın çok zaman fark edemediği ve önemsemediği hemen çevresindeki insanları anlatıyordu Bir gencin içindeki cevheri keşfeden Bakkal Nuriler artık yok Mustafa Nadir gibi şiiri bestelenen daha talebeyken ansiklopedilere giren parmaklarını yaşamın taşlarına geçirerek okuyan üniversite öğrencisi Diplomasız mucit Karabıyık Hüseyin gibi tuttuğunu koparan ilk mektepli köylü Hayali ömrüne sığmayan Burhan gibi sevdalı şahsiyetler de o sevdalar da artık yok Aslında onlar salt Gürsel Koyuncu nun değil hayatın heyhulasına kapılmış bizlerin Köşe Taşlarıydı Hikâyeler sanki benim de Gaziantep te Ankara da Çanakkale de rastladığım şahsiyetlerdi ama Gürsel Koyuncu yazmıştı Hayat hakikatinde kimin Köşe Taşları yok ki

ALMİNA KİTAP
Köşe Taşları kimin yok ki Yazmak kolay değil insanı yazmak hiç kolay değil İnsanın insanlardan oluşan kendi köşe taşlarını yazması da maharet gerektirir Gürsel Koyuncu nun Köşe Taşları aslında insanı yazmış yetmemiş unutulan bazı tarihi hakikatlere mesela Balkan acısını Cumhuriyetin ön sözü Çanakkale yi hatırlatıp pencere açmış Köyden asker olarak 76 genç çıkmıştı sağ ya da gazi olarak dönenlerin 6 veya 7 kişi olduğu Ot bulup pişirip yiyoduk Sonra kar yağıvedi ot bulamaz olduk ölen hayvanları yedik Tahdelbahirler denizaltılar koşmaya başladılar zırhlının etrafında Oraya bir ak köpük dikilivedi böyle sabun köpüğü gib Zırhlı görünmez oldu Sonra görmeye başladık biz Asker saçılıyor kayboldular gittiler Ordalardı işte Gözümle gördüm gözümle gördüm Okuduğum bazı Köşe Taşları Cumhuriyetin isimsiz kalmış ilk kuşaklarıydılar bir Mayıs sabahı alacakaranlığı gibi bir Temmuz akşamüstü meltemi gibi bir sert sam yeli gibi gelip geçtiler Güzellikleri zaafları acıları sevinçleri v b duygularıyla insanın yazıldığı Köşe Taşları hikayeleri hayat gailesine kapılmış 21 yy insanın çok zaman fark edemediği ve önemsemediği hemen çevresindeki insanları anlatıyordu Bir gencin içindeki cevheri keşfeden Bakkal Nuriler artık yok Mustafa Nadir gibi şiiri bestelenen daha talebeyken ansiklopedilere giren parmaklarını yaşamın taşlarına geçirerek okuyan üniversite öğrencisi Diplomasız mucit Karabıyık Hüseyin gibi tuttuğunu koparan ilk mektepli köylü Hayali ömrüne sığmayan Burhan gibi sevdalı şahsiyetler de o sevdalar da artık yok Aslında onlar salt Gürsel Koyuncu nun değil hayatın heyhulasına kapılmış bizlerin Köşe Taşlarıydı Hikâyeler sanki benim de Gaziantep te Ankara da Çanakkale de rastladığım şahsiyetlerdi ama Gürsel Koyuncu yazmıştı Hayat hakikatinde kimin Köşe Taşları yok ki Mustafa ATMACA

Almina Kitap
Köşe Taşları kimin yok ki Yazmak kolay değil insanı yazmak hiç kolay değil İnsanın insanlardan oluşan kendi köşe taşlarını yazması da maharet gerektirir Gürsel Koyuncu nun Köşe Taşları aslında insanı yazmış yetmemiş unutulan bazı tarihi hakikatlere mesela Balkan acısını Cumhuriyetin ön sözü Çanakkaleyi hatırlatıp pencere açmış Köyden asker olarak 76 genç çıkmıştı sağ ya da gazi olarak dönenlerin 6 veya 7 kişi olduğu Ot bulup pişirip yiyoduk Sonra kar yağıvedi ot bulamaz olduk ölen hayvanları yedik Tahdelbahirler denizaltılar koşmaya başladılar zırhlının etrafında Oraya bir ak köpük dikilivedi böyle sabun köpüğü gib Zırhlı görünmez oldu Sonra görmeye başladık biz Asker saçılıyor kayboldular gittiler Ordalardı işte Gözümle gördüm gözümle gördüm Okuduğum bazı Köşe Taşları Cumhuriyetin isimsiz kalmış ilk kuşaklarıydılar bir Mayıs sabahı alacakaranlığı gibi bir Temmuz akşamüstü meltemi gibi bir sert sam yeli gibi gelip geçtiler Güzellikleri zaafları acıları sevinçleri v b duygularıyla insanın yazıldığı Köşe Taşları hikayeleri hayat gailesine kapılmış 21 yy insanın çok zaman fark edemediği ve önemsemediği hemen çevresindeki insanları anlatıyordu Bir gencin içindeki cevheri keşfeden Bakkal Nuriler artık yok Mustafa Nadir gibi şiiri bestelenen daha talebeyken ansiklopedilere giren parmaklarını yaşamın taşlarına geçirerek okuyan üniversite öğrencisi Diplomasız mucit Karabıyık Hüseyin gibi tuttuğunu koparan ilk mektepli köylü Hayali ömrüne sığmayan Burhan gibi sevdalı şahsiyetler de o sevdalar da artık yok Aslında onlar salt Gürsel Koyuncunun değil hayatın heyhulasına kapılmış bizlerin Köşe Taşlarıydı Hikâyeler sanki benim de Gaziantepte Ankarada Çanakkalede rastladığım şahsiyetlerdi ama Gürsel Koyuncu yazmıştı Hayat hakikatinde kimin Köşe Taşları yok ki

Almina Kitap
Köşe Taşları kimin yok ki Yazmak kolay değil insanı yazmak hiç kolay değil İnsanın insanlardan oluşan kendi köşe taşlarını yazması da maharet gerektirir Gürsel Koyuncu nun Köşe Taşları aslında insanı yazmış yetmemiş unutulan bazı tarihi hakikatlere mesela Balkan acısını Cumhuriyetin ön sözü Çanakkale yi hatırlatıp pencere açmış Köyden asker olarak 76 genç çıkmıştı sağ ya da gazi olarak dönenlerin 6 veya 7 kişi olduğu Ot bulup pişirip yiyoduk Sonra kar yağıvedi ot bulamaz olduk ölen hayvanları yedik Tahdelbahirler denizaltılar koşmaya başladılar zırhlının etrafında Oraya bir ak köpük dikilivedi böyle sabun köpüğü gib Zırhlı görünmez oldu Sonra görmeye başladık biz Asker saçılıyor kayboldular gittiler Ordalardı işte Gözümle gördüm gözümle gördüm Okuduğum bazı Köşe Taşları Cumhuriyetin isimsiz kalmış ilk kuşaklarıydılar bir Mayıs sabahı alacakaranlığı gibi bir Temmuz akşamüstü meltemi gibi bir sert sam yeli gibi gelip geçtiler Güzellikleri zaafları acıları sevinçleri v b duygularıyla insanın yazıldığı Köşe Taşları hikayeleri hayat gailesine kapılmış 21 yy insanın çok zaman fark edemediği ve önemsemediği hemen çevresindeki insanları anlatıyordu Bir gencin içindeki cevheri keşfeden Bakkal Nuriler artık yok Mustafa Nadir gibi şiiri bestelenen daha talebeyken ansiklopedilere giren parmaklarını yaşamın taşlarına geçirerek okuyan üniversite öğrencisi Diplomasız mucit Karabıyık Hüseyin gibi tuttuğunu koparan ilk mektepli köylü Hayali ömrüne sığmayan Burhan gibi sevdalı şahsiyetler de o sevdalar da artık yok Aslında onlar salt Gürsel Koyuncu nun değil hayatın heyhulasına kapılmış bizlerin Köşe Taşlarıydı Hikâyeler sanki benim de Gaziantep te Ankara da Çanakkale de rastladığım şahsiyetlerdi ama Gürsel Koyuncu yazmıştı Hayat hakikatinde kimin Köşe Taşları yok ki

Almina
Köşe Taşları kimin yok ki Yazmak kolay değil insanı yazmak hiç kolay değil İnsanın insanlardan oluşan kendi köşe taşlarını yazması da maharet gerektirir Gürsel Koyuncu nun Köşe Taşları aslında insanı yazmış yetmemiş unutulan bazı tarihi hakikatlere mesela Balkan acısını Cumhuriyetin ön sözü Çanakkale yi hatırlatıp pencere açmış Köyden asker olarak 76 genç çıkmıştı sağ ya da gazi olarak dönenlerin 6 veya 7 kişi olduğu Ot bulup pişirip yiyoduk Sonra kar yağıvedi ot bulamaz olduk ölen hayvanları yedik Tahdelbahirler denizaltılar koşmaya başladılar zırhlının etrafında Oraya bir ak köpük dikilivedi böyle sabun köpüğü gib Zırhlı görünmez oldu Sonra görmeye başladık biz Asker saçılıyor kayboldular gittiler Ordalardı işte Gözümle gördüm gözümle gördüm Okuduğum bazı Köşe Taşları Cumhuriyetin isimsiz kalmış ilk kuşaklarıydılar bir Mayıs sabahı alacakaranlığı gibi bir Temmuz akşamüstü meltemi gibi bir sert sam yeli gibi gelip geçtiler Güzellikleri zaafları acıları sevinçleri v b duygularıyla insanın yazıldığı Köşe Taşları hikayeleri hayat gailesine kapılmış 21 yy insanın çok zaman fark edemediği ve önemsemediği hemen çevresindeki insanları anlatıyordu Bir gencin içindeki cevheri keşfeden Bakkal Nuriler artık yok Mustafa Nadir gibi şiiri bestelenen daha talebeyken ansiklopedilere giren parmaklarını yaşamın taşlarına geçirerek okuyan üniversite öğrencisi Diplomasız mucit Karabıyık Hüseyin gibi tuttuğunu koparan ilk mektepli köylü Hayali ömrüne sığmayan Burhan gibi sevdalı şahsiyetler de o sevdalar da artık yok Aslında onlar salt Gürsel Koyuncu nun değil hayatın heyhulasına kapılmış bizlerin Köşe Taşlarıydı Hikâyeler sanki benim de Gaziantep te Ankara da Çanakkale de rastladığım şahsiyetlerdi ama Gürsel Koyuncu yazmıştı Hayat hakikatinde kimin Köşe Taşları yok ki