MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Dünden Bugüne Pontusçuluk — Hadiye Yılmaz Odabaşı

Dünden Bugüne Pontusçuluk
173,25
GenelTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

Dünden Bugüne Pontusçuluk

Hadiye Yılmaz Odabaşı

Atatürk Araştırma Merkezi

2023
Ciltsiz
BKM KitapEn ucuz

Dünden Bugüne Pontusçuluk

Hadiye Yılmaz Odabaşı

Pontusçuluk terimi Doğu Karadeniz de bir Pontus Cumhuriyeti kurmak amacıyla 19 yüzyılın ikinci yarısından itibaren yürütülen faaliyetleri ifade eder Bu faaliyetlerin başlıcaları siyasi propaganda yayın çalışması silahlı isyan ve terör hareketleridir Pontusçu çeteciler en başta Fener Rum Patrikhanesi olmak üzere Trabzon Samsun ve Giresun gibi Anadolu daki Ortodoks metropolitler ile birlikte çalışmışlardır Aynı zamanda Yunanistan ın yanı sıra Rusya İngiltere Fransa ve ABD gibi Batılı devletlerce de desteklenmişlerdir Mustafa Kemal Atatürk Pontusçu faaliyetlerin 1840 larda başladığını söylemektedir Buna göre bu faaliyetler 19 yüzyılın ikinci yarısında itibaren I Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında şiddetini artırmak suretiyle 50 yılı aşkın bir süre devam etmiştir Bu zaman içinde Pontusçular çalışmalarını belli aşamalarda sürdürmüştür İlk aşama gizli teşkilatlanma aşamasıdır İkinci aşamada ise silahlı terör isyan ve mezalim uygulamasıyla harekete geçilmiştir Pontusçuların bu faaliyetlerine karşı Osmanlı Devleti birtakım tedbirler almıştır Ancak I Dünya Savaşı ndan yenik çıkılması nedeniyle çetecilik ve terör hareketleri daha da şiddetlenmiştir Kurtuluş Savaşı yıllarında Pontusçu faaliyetlere karşı TBMM hükümeti de önlemlerini artırmıştır Bu yıllarda Rum çetecilerin sayısı 25 bine ulaşmıştır Pontusçu çetelerin özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi ndeki gasp yaralama yakma kadın ve kızların ırzına geçme ve öldürme gibi eylemleri üzerine TBMM çeteciler ile mücadelede Merkez Ordusunu görevlendirmiştir Merkez Ordusu iki yılı aşkın bir süre Rum çeteleri ile mücadele etmiş ve nihayet 1923 yılı şubat ayında isyan tümüyle bastırılmıştır İstiklal Harbi nin kazanılmasından sonra toplanan Lozan Barış Konferansı nda Anadolu da bulunan Rumların ve Yunanistan da bulunan Türk ahalinin yer değiştirmesiyle ilgili olarak bir antlaşma yapılmıştır Antlaşmadan önce henüz Büyük Taarruz sonrasında Trabzon limanından çok sayıda Rum vatandaşın ülkeyi terk ettiği de bilinmektedir 30 Ocak 1923 te Türk Yunan hükümeti arasında yapılan Nüfus Mübadele Antlaşması ndan sonra Türk Hükümeti için Pontusçuluk tarihe karışmıştır Ancak II Dünya Savaşı ndan sonra yeni siyasi dengeler oluşmaya başlamış ve 1980 li yıllardan itibaren Yunan basınında yeniden Pontus ve Pontusçuluk gündeme gelmeye başlamıştır Bir zamanlar Doğu Karadeniz de Yunan söylemiyle Pontus ta yaşamış Rumlara dair ilgi giderek artmaya başlamıştır En nihayet Yunanistan ın Pontus ilgisi Doğu Karadeniz Rumlarının Türkler tarafından soykırıma uğratıldığı iddiasına kadar varmıştır Günümüzde söz konusu iddia etrafında ortaya konan tüm bu faaliyetleri Yeni Pontusçuluk olarak tanımlamak mümkündür Yeni Pontusçuluk bir anlamda 1840 lardan itibaren gelişen ve Millî Mücadele neticesinde sona eren tarihi Pontusçuluk ruhunun diriltilmesidir Türkiye aleyhine yürütülen bu siyasi faaliyet zamanla diğer bazı ülkeler tarafından da kabul görmüş ve desteklenmiştir Böylece geçmişte kalmış ve yok olmuş Pontusçuluk yeniden dünya gündemine taşınmıştır Yeni Pontusçuluğun başlıca iddiası ise 1914 1923 yılları arasında Doğu Karadeniz de 353 bin Rum un soykırıma uğratıldığı olmuştur Yunanistan ın başlattığı bu sözde Pontus soykırımı kampanyası 1994 yılından itibaren Soykırımı Anma Günü olarak kabul edilen 19 Mayıs ta her yıl etkinlikler yapılması ve çeşitli sözde soykırım anıtlarının dikilmesiyle daha yaygın ve etkin hale getirilmeye çalışılmıştır Öte yandan sözde Pontus Rum soykırımının ülkelerin parlamentolarında resmen tanınması için çeşitli çalışmalar yapılmış ve halen de yapılmaktadır Ülkemizde ise başta üniversitelerimizde olmak üzere arşiv belgelerinin tanıklığında Pontusçuların Türkiye aleyhindeki faaliyetlerini anlatan pek çok çalışma yapılmıştır Pontusçuların iddialarının doğru olmadığı hakkında da eserler yayımlanmıştır Bu kitapta ise hem tüm bu çalışmalar hem de yeni arşiv belgeleri ve görsel kaynaklar kullanılarak geçmişte yaşanan ve günümüzde diriltilmeye çalışılan Pontusçuluğa dair gelişmeler ayrıntıları ile ele alınmış ve incelenmiştir

Kitap Sepeti
177,75

Atatürk Araştırma Merkezi

20231 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Pontusçuluk terimi Doğu Karadeniz de bir Pontus Cumhuriyeti kurmak amacıyla 19 yüzyılın ikinci yarısından itibaren yürütülen faaliyetleri ifade eder Bu faaliyetlerin başlıcaları siyasi propaganda yayın çalışması silahlı isyan ve terör hareketleridir Pontusçu çeteciler en başta Fener Rum Patrikhanesi olmak üzere Trabzon Samsun ve Giresun gibi Anadolu daki Ortodoks metropolitler ile birlikte çalışmışlardır Aynı zamanda Yunanistan ın yanı sıra Rusya İngiltere Fransa ve ABD gibi Batılı devletlerce de desteklenmişlerdir Mustafa Kemal Atatürk Pontusçu faaliyetlerin 1840 larda başladığını söylemektedir Buna göre bu faaliyetler 19 yüzyılın ikinci yarısında itibaren I Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında şiddetini artırmak suretiyle 50 yılı aşkın bir süre devam etmiştir Bu zaman içinde Pontusçular çalışmalarını belli aşamalarda sürdürmüştür İlk aşama gizli teşkilatlanma aşamasıdır İkinci aşamada ise silahlı terör isyan ve mezalim uygulamasıyla harekete geçilmiştir Pontusçuların bu faaliyetlerine karşı Osmanlı Devleti birtakım tedbirler almıştır Ancak I Dünya Savaşı ndan yenik çıkılması nedeniyle çetecilik ve terör hareketleri daha da şiddetlenmiştir Kurtuluş Savaşı yıllarında Pontusçu faaliyetlere karşı TBMM hükümeti de önlemlerini artırmıştır Bu yıllarda Rum çetecilerin sayısı 25 bine ulaşmıştır Pontusçu çetelerin özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi ndeki gasp yaralama yakma kadın ve kızların ırzına geçme ve öldürme gibi eylemleri üzerine TBMM çeteciler ile mücadelede Merkez Ordusunu görevlendirmiştir Merkez Ordusu iki yılı aşkın bir süre Rum çeteleri ile mücadele etmiş ve nihayet 1923 yılı şubat ayında isyan tümüyle bastırılmıştır İstiklal Harbi nin kazanılmasından sonra toplanan Lozan Barış Konferansı nda Anadolu da bulunan Rumların ve Yunanistan da bulunan Türk ahalinin yer değiştirmesiyle ilgili olarak bir antlaşma yapılmıştır Antlaşmadan önce henüz Büyük Taarruz sonrasında Trabzon limanından çok sayıda Rum vatandaşın ülkeyi terk ettiği de bilinmektedir 30 Ocak 1923 te Türk Yunan hükümeti arasında yapılan Nüfus Mübadele Antlaşması ndan sonra Türk Hükümeti için Pontusçuluk tarihe karışmıştır Ancak II Dünya Savaşı ndan sonra yeni siyasi dengeler oluşmaya başlamış ve 1980 li yıllardan itibaren Yunan basınında yeniden Pontus ve Pontusçuluk gündeme gelmeye başlamıştır Bir zamanlar Doğu Karadeniz de Yunan söylemiyle Pontus ta yaşamış Rumlara dair ilgi giderek artmaya başlamıştır En nihayet Yunanistan ın Pontus ilgisi Doğu Karadeniz Rumlarının Türkler tarafından soykırıma uğratıldığı iddiasına kadar varmıştır Günümüzde söz konusu iddia etrafında ortaya konan tüm bu faaliyetleri Yeni Pontusçuluk olarak tanımlamak mümkündür Yeni Pontusçuluk bir anlamda 1840 lardan itibaren gelişen ve Millî Mücadele neticesinde sona eren tarihi Pontusçuluk ruhunun diriltilmesidir Türkiye aleyhine yürütülen bu siyasi faaliyet zamanla diğer bazı ülkeler tarafından da kabul görmüş ve desteklenmiştir Böylece geçmişte kalmış ve yok olmuş Pontusçuluk yeniden dünya gündemine taşınmıştır Yeni Pontusçuluğun başlıca iddiası ise 1914 1923 yılları arasında Doğu Karadeniz de 353 bin Rum un soykırıma uğratıldığı olmuştur Yunanistan ın başlattığı bu sözde Pontus soykırımı kampanyası 1994 yılından itibaren Soykırımı Anma Günü olarak kabul edilen 19 Mayıs ta her yıl etkinlikler yapılması ve çeşitli sözde soykırım anıtlarının dikilmesiyle daha yaygın ve etkin hale getirilmeye çalışılmıştır Öte yandan sözde Pontus Rum soykırımının ülkelerin parlamentolarında resmen tanınması için çeşitli çalışmalar yapılmış ve halen de yapılmaktadır Ülkemizde ise başta üniversitelerimizde olmak üzere arşiv belgelerinin tanıklığında Pontusçuların Türkiye aleyhindeki faaliyetlerini anlatan pek çok çalışma yapılmıştır Pontusçuların iddialarının doğru olmadığı hakkında da eserler yayımlanmıştır Bu kitapta ise hem tüm bu çalışmalar hem de yeni arşiv belgeleri ve görsel kaynaklar kullanılarak geçmişte yaşanan ve günümüzde diriltilmeye çalışılan Pontusçuluğa dair gelişmeler ayrıntıları ile ele alınmış ve incelenmiştir

Nobel Kitap
198,00

Atatürk Araştırma Merkezi

20231 sf.
Nobel Kitap

Pontusçuluk terimi Doğu Karadeniz de bir Pontus Cumhuriyeti kurmak amacıyla 19 yüzyılın ikinci yarısından itibaren yürütülen faaliyetleri ifade eder Bu faaliyetlerin başlıcaları siyasi propaganda yayın çalışması silahlı isyan ve terör hareketleridir Pontusçu çeteciler en başta Fener Rum Patrikhanesi olmak üzere Trabzon Samsun ve Giresun gibi Anadolu daki Ortodoks metropolitler ile birlikte çalışmışlardır Aynı zamanda Yunanistan ın yanı sıra Rusya İngiltere Fransa ve ABD gibi Batılı devletlerce de desteklenmişlerdir Mustafa Kemal Atatürk Pontusçu faaliyetlerin 1840 larda başladığını söylemektedir Buna göre bu faaliyetler 19 yüzyılın ikinci yarısında itibaren I Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında şiddetini artırmak suretiyle 50 yılı aşkın bir süre devam etmiştir Bu zaman içinde Pontusçular çalışmalarını belli aşamalarda sürdürmüştür İlk aşama gizli teşkilatlanma aşamasıdır İkinci aşamada ise silahlı terör isyan ve mezalim uygulamasıyla harekete geçilmiştir Pontusçuların bu faaliyetlerine karşı Osmanlı Devleti birtakım tedbirler almıştır Ancak I Dünya Savaşı ndan yenik çıkılması nedeniyle çetecilik ve terör hareketleri daha da şiddetlenmiştir Kurtuluş Savaşı yıllarında Pontusçu faaliyetlere karşı TBMM hükümeti de önlemlerini artırmıştır Bu yıllarda Rum çetecilerin sayısı 25 bine ulaşmıştır Pontusçu çetelerin özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi ndeki gasp yaralama yakma kadın ve kızların ırzına geçme ve öldürme gibi eylemleri üzerine TBMM çeteciler ile mücadelede Merkez Ordusunu görevlendirmiştir Merkez Ordusu iki yılı aşkın bir süre Rum çeteleri ile mücadele etmiş ve nihayet 1923 yılı şubat ayında isyan tümüyle bastırılmıştır İstiklal Harbi nin kazanılmasından sonra toplanan Lozan Barış Konferansı nda Anadolu da bulunan Rumların ve Yunanistan da bulunan Türk ahalinin yer değiştirmesiyle ilgili olarak bir antlaşma yapılmıştır Antlaşmadan önce henüz Büyük Taarruz sonrasında Trabzon limanından çok sayıda Rum vatandaşın ülkeyi terk ett

Pelikan Kitabevi
202,50

Atatürk Araştırma Merkezi

Pelikan Kitabevi

Pontusçuluk terimi Doğu Karadeniz de bir Pontus Cumhuriyeti kurmak amacıyla 19 yüzyılın ikinci yarısından itibaren yürütülen faaliyetleri ifade eder Bu faaliyetlerin başlıcaları siyasi propaganda yayın çalışması silahlı isyan ve terör hareketleridir Pontusçu çeteciler en başta Fener Rum Patrikhanesi olmak üzere Trabzon Samsun ve Giresun gibi Anadolu daki Ortodoks metropolitler ile birlikte çalışmışlardır Aynı zamanda Yunanistan ın yanı sıra Rusya İngiltere Fransa ve ABD gibi Batılı devletlerce de desteklenmişlerdir Mustafa Kemal Atatürk Pontusçu faaliyetlerin 1840 larda başladığını söylemektedir Buna göre bu faaliyetler 19 yüzyılın ikinci yarısında itibaren I Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında şiddetini artırmak suretiyle 50 yılı aşkın bir süre devam etmiştir Bu zaman içinde Pontusçular çalışmalarını belli aşamalarda sürdürmüştür İlk aşama gizli teşkilatlanma aşamasıdır İkinci aşamada ise silahlı terör isyan ve mezalim uygulamasıyla harekete geçilmiştir Pontusçuların bu faaliyetlerine karşı Osmanlı Devleti birtakım tedbirler almıştır Ancak I Dünya Savaşı ndan yenik çıkılması nedeniyle çetecilik ve terör hareketleri daha da şiddetlenmiştir Kurtuluş Savaşı yıllarında Pontusçu faaliyetlere karşı TBMM hükümeti de önlemlerini artırmıştır Bu yıllarda Rum çetecilerin sayısı 25 bine ulaşmıştır Pontusçu çetelerin özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi ndeki gasp yaralama yakma kadın ve kızların ırzına geçme ve öldürme gibi eylemleri üzerine TBMM çeteciler ile mücadelede Merkez Ordusunu görevlendirmiştir Merkez Ordusu iki yılı aşkın bir süre Rum çeteleri ile mücadele etmiş ve nihayet 1923 yılı şubat ayında isyan tümüyle bastırılmıştır İstiklal Harbi nin kazanılmasından sonra toplanan Lozan Barış Konferansı nda Anadolu da bulunan Rumların ve Yunanistan da bulunan Türk ahalinin yer değiştirmesiyle ilgili olarak bir antlaşma yapılmıştır Antlaşmadan önce henüz Büyük Taarruz sonrasında Trabzon limanından çok sayıda Rum vatandaşın ülkeyi terk ettiği de bilinmektedir 30 Ocak 1923 te Türk Yunan hükümeti arasında yapılan Nüfus Mübadele Antlaşması ndan sonra Türk Hükümeti için Pontusçuluk tarihe karışmıştır Ancak II Dünya Savaşı ndan sonra yeni siyasi dengeler oluşmaya başlamış ve 1980 li yıllardan itibaren Yunan basınında yeniden Pontus ve Pontusçuluk gündeme gelmeye başlamıştır Bir zamanlar Doğu Karadeniz de Yunan söylemiyle Pontus ta yaşamış Rumlara dair ilgi giderek artmaya başlamıştır En nihayet Yunanistan ın Pontus ilgisi Doğu Karadeniz Rumlarının Türkler tarafından soykırıma uğratıldığı iddiasına kadar varmıştır Günümüzde söz konusu iddia etrafında ortaya konan tüm bu faaliyetleri Yeni Pontusçuluk olarak tanımlamak mümkündür Yeni Pontusçuluk bir anlamda 1840 lardan itibaren gelişen ve Millî Mücadele neticesinde sona eren tarihi Pontusçuluk ruhunun diriltilmesidir Türkiye aleyhine yürütülen bu siyasi faaliyet zamanla diğer bazı ülkeler tarafından da kabul görmüş ve desteklenmiştir Böylece geçmişte kalmış ve yok olmuş Pontusçuluk yeniden dünya gündemine taşınmıştır Yeni Pontusçuluğun başlıca iddiası ise 1914 1923 yılları arasında Doğu Karadeniz de 353 bin Rum un soykırıma uğratıldığı olmuştur Yunanistan ın başlattığı bu sözde Pontus soykırımı kampanyası 1994 yılından itibaren Soykırımı Anma Günü olarak kabul edilen 19 Mayıs ta her yıl etkinlikler yapılması ve çeşitli sözde soykırım anıtlarının dikilmesiyle daha yaygın ve etkin hale getirilmeye çalışılmıştır Öte yandan sözde Pontus Rum soykırımının ülkelerin parlamentolarında resmen tanınması için çeşitli çalışmalar yapılmış ve halen de yapılmaktadır Ülkemizde ise başta üniversitelerimizde olmak üzere arşiv belgelerinin tanıklığında Pontusçuların Türkiye aleyhindeki faaliyetlerini anlatan pek çok çalışma yapılmıştır Pontusçuların iddialarının doğru olmadığı hakkında da eserler yayımlanmıştır Bu kitapta ise hem tüm bu çalışmalar hem de yeni arşiv belgeleri ve görsel kaynaklar kullanılarak geçmişte yaşanan ve günümüzde diriltilmeye çalışılan Pontusçuluğa dair gelişmeler ayrıntıları ile ele alınmış ve incelenmiştir

Şehadet Kitap
225,00

Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları

2023223 sf.
Şehadet Kitap

Pontusçuluk terimi Doğu Karadeniz de bir Pontus Cumhuriyeti kurmak amacıyla 19 yüzyılın ikinci yarısından itibaren yürütülen faaliyetleri ifade eder Bu faaliyetlerin başlıcaları siyasi propaganda yayın çalışması silahlı isyan ve terör hareketleridir Pontusçu çeteciler en başta Fener Rum Patrikhanesi olmak üzere Trabzon Samsun ve Giresun gibi Anadolu daki Ortodoks metropolitler ile birlikte çalışmışlardır Aynı zamanda Yunanistan ın yanı sıra Rusya İngiltere Fransa ve ABD gibi Batılı devletlerce de desteklenmişlerdir Mustafa Kemal Atatürk Pontusçu faaliyetlerin 1840 larda başladığını söylemektedir Buna göre bu faaliyetler 19 yüzyılın ikinci yarısında itibaren I Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında şiddetini artırmak suretiyle 50 yılı aşkın bir süre devam etmiştir Bu zaman içinde Pontusçular çalışmalarını belli aşamalarda sürdürmüştür İlk aşama gizli teşkilatlanma aşamasıdır İkinci aşamada ise silahlı terör isyan ve mezalim uygulamasıyla harekete geçilmiştir Pontusçuların bu faaliyetlerine karşı Osmanlı Devleti birtakım tedbirler almıştır Ancak I Dünya Savaşı ndan yenik çıkılması nedeniyle çetecilik ve terör hareketleri daha da şiddetlenmiştir Kurtuluş Savaşı yıllarında Pontusçu faaliyetlere karşı TBMM hükümeti de önlemlerini artırmıştır Bu yıllarda Rum çetecilerin sayısı 25 bine ulaşmıştır Pontusçu çetelerin özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi ndeki gasp yaralama yakma kadın ve kızların ırzına geçme ve öldürme gibi eylemleri üzerine TBMM çeteciler ile mücadelede Merkez Ordusunu görevlendirmiştir Merkez Ordusu iki yılı aşkın bir süre Rum çeteleri ile mücadele etmiş ve nihayet 1923 yılı şubat ayında isyan tümüyle bastırılmıştır İstiklal Harbi nin kazanılmasından sonra toplanan Lozan Barış Konferansı nda Anadolu da bulunan Rumların ve Yunanistan da bulunan Türk ahalinin yer değiştirmesiyle ilgili olarak bir antlaşma yapılmıştır Antlaşmadan önce henüz Büyük Taarruz sonrasında Trabzon limanından çok sayıda Rum vatandaşın ülkeyi terk ettiği de bilinmektedir 30 Ocak 1923 te Türk Yunan hükümeti arasında yapılan Nüfus Mübadele Antlaşması ndan sonra Türk Hükümeti için Pontusçuluk tarihe karışmıştır Ancak II Dünya Savaşı ndan sonra yeni siyasi dengeler oluşmaya başlamış ve 1980 li yıllardan itibaren Yunan basınında yeniden Pontus ve Pontusçuluk gündeme gelmeye başlamıştır Bir zamanlar Doğu Karadeniz de Yunan söylemiyle Pontus ta yaşamış Rumlara dair ilgi giderek artmaya başlamıştır En nihayet Yunanistan ın Pontus ilgisi Doğu Karadeniz Rumlarının Türkler tarafından soykırıma uğratıldığı iddiasına kadar varmıştır Günümüzde söz konusu iddia etrafında ortaya konan tüm bu faaliyetleri Yeni Pontusçuluk olarak tanımlamak mümkündür Yeni Pontusçuluk bir anlamda 1840 lardan itibaren gelişen ve Millî Mücadele neticesinde sona eren tarihi Pontusçuluk ruhunun diriltilmesidir Türkiye aleyhine yürütülen bu siyasi faaliyet zamanla diğer bazı ülkeler tarafından da kabul görmüş ve desteklenmiştir Böylece geçmişte kalmış ve yok olmuş Pontusçuluk yeniden dünya gündemine taşınmıştır Yeni Pontusçuluğun başlıca iddiası ise 1914 1923 yılları arasında Doğu Karadeniz de 353 bin Rum un soykırıma uğratıldığı olmuştur Yunanistan ın başlattığı bu sözde Pontus soykırımı kampanyası 1994 yılından itibaren Soykırımı Anma Günü olarak kabul edilen 19 Mayıs ta her yıl etkinlikler yapılması ve çeşitli sözde soykırım anıtlarının dikilmesiyle daha yaygın ve etkin hale getirilmeye çalışılmıştır Öte yandan sözde Pontus Rum soykırımının ülkelerin parlamentolarında resmen tanınması için çeşitli çalışmalar yapılmış ve halen de yapılmaktadır Ülkemizde ise başta üniversitelerimizde olmak üzere arşiv belgelerinin tanıklığında Pontusçuların Türkiye aleyhindeki faaliyetlerini anlatan pek çok çalışma yapılmıştır Pontusçuların iddialarının doğru olmadığı hakkında da eserler yayımlanmıştır Bu kitapta ise hem tüm bu çalışmalar hem de yeni arşiv belgeleri ve görsel kaynaklar kullanılarak geçmişte yaşanan ve günümüzde diriltilmeye

Pandora
300,00

Atatürk Araştırma Merkezi

2023221 sf.
Pandora

Pontusçuluk terimi Doğu Karadeniz de bir Pontus Cumhuriyeti kurmak amacıyla 19 yüzyılın ikinci yarısından itibaren yürütülen faaliyetleri ifade eder Bu faaliyetlerin başlıcaları siyasi propaganda yayın çalışması silahlı isyan ve terör hareketleridir Pontusçu çeteciler en başta Fener Rum Patrikhanesi olmak üzere Trabzon Samsun ve Giresun gibi Anadolu daki Ortodoks metropolitler ile birlikte çalışmışlardır Aynı zamanda Yunanistan ın yanı sıra Rusya İngiltere Fransa ve ABD gibi Batılı devletlerce de desteklenmişlerdir Mustafa Kemal Atatürk Pontusçu faaliyetlerin 1840 larda başladığını söylemektedir Buna göre bu faaliyetler 19 yüzyılın ikinci yarısında itibaren I Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında şiddetini artırmak suretiyle 50 yılı aşkın bir süre devam etmiştir Bu zaman içinde Pontusçular çalışmalarını belli aşamalarda sürdürmüştür İlk aşama gizli teşkilatlanma aşamasıdır İkinci aşamada ise silahlı terör isyan ve mezalim uygulamasıyla harekete geçilmiştir Pontusçuların bu faaliyetlerine karşı Osmanlı Devleti birtakım tedbirler almıştır Ancak I Dünya Savaşı ndan yenik çıkılması nedeniyle çetecilik ve terör hareketleri daha da şiddetlenmiştir Kurtuluş Savaşı yıllarında Pontusçu faaliyetlere karşı TBMM hükümeti de önlemlerini artırmıştır Bu yıllarda Rum çetecilerin sayısı 25 bine ulaşmıştır Pontusçu çetelerin özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi ndeki gasp yaralama yakma kadın ve kızların ırzına geçme ve öldürme gibi eylemleri üzerine TBMM çeteciler ile mücadelede Merkez Ordusunu görevlendirmiştir Merkez Ordusu iki yılı aşkın bir süre Rum çeteleri ile mücadele etmiş ve nihayet 1923 yılı şubat ayında isyan tümüyle bastırılmıştır İstiklal Harbi nin kazanılmasından sonra toplanan Lozan Barış Konferansı nda Anadolu da bulunan Rumların ve Yunanistan da bulunan Türk ahalinin yer değiştirmesiyle ilgili olarak bir antlaşma yapılmıştır Antlaşmadan önce henüz Büyük Taarruz sonrasında Trabzon limanından çok sayıda Rum vatandaşın ülkeyi terk ettiği de bilinmektedir 30 Ocak 1923 te Türk Yunan hükümeti arasında yapılan Nüfus Mübadele Antlaşması ndan sonra Türk Hükümeti için Pontusçuluk tarihe karışmıştır Ancak II Dünya Savaşı ndan sonra yeni siyasi dengeler oluşmaya başlamış ve 1980 li yıllardan itibaren Yunan basınında yeniden Pontus ve Pontusçuluk gündeme gelmeye başlamıştır Bir zamanlar Doğu Karadeniz de Yunan söylemiyle Pontus ta yaşamış Rumlara dair ilgi giderek artmaya başlamıştır En nihayet Yunanistan ın Pontus ilgisi Doğu Karadeniz Rumlarının Türkler tarafından soykırıma uğratıldığı iddiasına kadar varmıştır Günümüzde söz konusu iddia etrafında ortaya konan tüm bu faaliyetleri Yeni Pontusçuluk olarak tanımlamak mümkündür Yeni Pontusçuluk bir anlamda 1840 lardan itibaren gelişen ve Millî Mücadele neticesinde sona eren tarihi Pontusçuluk ruhunun diriltilmesidir Türkiye aleyhine yürütülen bu siyasi faaliyet zamanla diğer bazı ülkeler tarafından da kabul görmüş ve desteklenmiştir Böylece geçmişte kalmış ve yok olmuş Pontusçuluk yeniden dünya gündemine taşınmıştır Yeni Pontusçuluğun başlıca iddiası ise 1914 1923 yılları arasında Doğu Karadeniz de 353 bin Rum un soykırıma uğratıldığı olmuştur Yunanistan ın başlattığı bu sözde Pontus soykırımı kampanyası 1994 yılından itibaren Soykırımı Anma Günü olarak kabul edilen 19 Mayıs ta her yıl etkinlikler yapılması ve çeşitli sözde soykırım anıtlarının dikilmesiyle daha yaygın ve etkin hale getirilmeye çalışılmıştır Öte yandan sözde Pontus Rum soykırımının ülkelerin parlamentolarında resmen tanınması için çeşitli çalışmalar yapılmış ve halen de yapılmaktadır Ülkemizde ise başta üniversitelerimizde olmak üzere arşiv belgelerinin tanıklığında Pontusçuların Türkiye aleyhindeki faaliyetlerini anlatan pek çok çalışma yapılmıştır Pontusçuların iddialarının doğru olmadığı hakkında da eserler yayımlanmıştır Bu kitapta ise hem tüm bu çalışmalar hem de yeni arşiv belgeleri ve görsel kaynaklar kullanılarak geçmişte yaşanan ve günümüzde diriltilmeye çalışılan Pontusçuluğa dair gelişmeler ayrıntıları ile ele alınmış ve incelenmiştir