Dünden Bugüne Türkiyenin Sivil Toplum Kültürü — Ahmet Kanılmaz

Dünden Bugüne Türkiyenin Sivil Toplum Kültürü
Ahmet KanılmazEğitim Yayınevi
Dünden Bugüne Türkiyenin Sivil Toplum Kültürü
Ahmet KanılmazBu çalışmada bir ülkede sivil toplumun gelişmişlik durumunu belirlemek bu durumun nedenlerini açıklamak ve bütün bu süreci anlamlandırmak için tarihsel bir bakış açısına dayanılması gerektiğini belirten Sosyal Kökenler Teorisi kapsamında Türkiye deki sivil toplumun mevcut gelişmişliğinin sosyal ve siyasal tarihsel arka planındaki yapılarla ilişkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır Türkiye deki sivil toplum alanı söz konusu alanın gelişmişlik düzeyi ve sivil toplum algısı ile siyasal kültürün ve sosyal yapının ilişkili olduğu düşünülmektedir Dolayısıyla çalışmada bu ilişkisellik sorgulanmıştır Çalışmanın ilk aşamasında ülke genelindeki sivil toplum kuruluşlarına ait veriler ilgili kaynaklardan tarama yoluyla elde edilerek nicel veri analiz yöntemlerinden betimsel istatistiki analiz ile değerlendirmeye alınmıştır Çalışmanın ikinci aşamasında ise ülkenin mevcut sivil toplum algısını sorunlarını gelişmişlik durumunu ve örgütlenme kapasitesini ortaya koymak için belirlenen dokuz adet faaliyet alanında toplamda yirmi bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir Daha sonra elde edilen veriler nitel içerik analizi programı olan Maxqda aracılığıyla içerik çözümlemelerine tabi tutulmuştur Elde edilen bulguların literatür kapsamında tartışılması ve analiz edilmesi sonucunda Osmanlı nın sahip olduğu güçlü devlet geleneği devlet iktidar algısı ve devlet merkezli modernleşme sürecinin günümüze gelene kadar devletin siyasal sosyal ekonomik ve kültürel hayatta egemen olmasını sağlayarak hem Osmanlı da hem de Türkiye Cumhuriyeti nde sivil toplumun gelişebileceği bir ortamın yaratılmasını uzun erimli hale getirmiştir Bu sebeple Osmanlı da olduğu gibi günümüzde de devletle sivil toplum arasındaki ilişkileri düzenleyen mekanizmalar yeterli gelişimi sağlayamamış siyasal alana etki eden güçlü bir sivil toplum ortaya çıkamamış sivil toplum alanı sürekli olarak devlet tarafından baskılanıp sınırlandırılmış devletin toplum karşısında gücü korunmuş sivil toplum yeterli toplumsal ve kamusal desteğe sahip olamamış modern sivil toplumsal bilinç yaygınlaşamamış sivil toplum finansal olarak bağımsızlaşamamış toplumda örgütlenme gönüllü kültürü oluşamamış sivil toplum ise en çok tarafsız sınırlı hukuka bağlı ve demokratik bir devlete ihtiyaç duymuştur Tanıtım Bülteninden

Eğitim Yayınevi
Bu çalışmada bir ülkede sivil toplumun gelişmişlik durumunu belirlemek bu durumun nedenlerini açıklamak ve bütün bu süreci anlamlandırmak için tarihsel bir bakış açısına dayanılması gerektiğini belirten Sosyal Kökenler Teorisi kapsamında Türkiye deki sivil toplumun mevcut gelişmişliğinin sosyal ve siyasal tarihsel arka planındaki yapılarla ilişkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır Türkiye deki sivil toplum alanı söz konusu alanın gelişmişlik düzeyi ve sivil toplum algısı ile siyasal kültürün ve sosyal yapının ilişkili olduğu düşünülmektedir Dolayısıyla çalışmada bu ilişkisellik sorgulanmıştır Çalışmanın ilk aşamasında ülke genelindeki sivil toplum kuruluşlarına ait veriler ilgili kaynaklardan tarama yoluyla elde edilerek nicel veri analiz yöntemlerinden betimsel istatistiki analiz ile değerlendirmeye alınmıştır Çalışmanın ikinci aşamasında ise ülkenin mevcut sivil toplum algısını sorunlarını gelişmişlik durumunu ve örgütlenme kapasitesini ortaya koymak için belirlenen dokuz adet faaliyet alanında toplamda yirmi bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir Daha sonra elde edilen veriler nitel içerik analizi programı olan Maxqda aracılığıyla içerik çözümlemelerine tabi tutulmuştur Elde edilen bulguların literatür kapsamında tartışılması ve analiz edilmesi sonucunda Osmanlı nın sahip olduğu güçlü devlet geleneği devlet iktidar algısı ve devlet merkezli modernleşme sürecinin günümüze gelene kadar devletin siyasal sosyal ekonomik ve kültürel hayatta egemen olmasını sağlayarak hem Osmanlı da hem de Türkiye Cumhuriyeti nde sivil toplumun gelişebileceği bir ortamın yaratılmasını uzun erimli hale getirmiştir Bu sebeple Osmanlı da olduğu gibi günümüzde de devletle sivil toplum arasındaki ilişkileri düzenleyen mekanizmalar yeterli gelişimi sağlayamamış siyasal alana etki eden güçlü bir sivil toplum ortaya çıkamamış sivil toplum alanı sürekli olarak devlet tarafından baskılanıp sınırlandırılmış devletin toplum karşısında gücü korunmuş sivil toplum yeterli toplumsal ve kamusal desteğe sahip olamamış modern sivil toplumsal bilinç yaygınlaşamamış sivil toplum finansal olarak bağımsızlaşamamış toplumda örgütlenme gönüllü kültürü oluşamamış sivil toplum ise en çok tarafsız sınırlı hukuka bağlı ve demokratik bir devlete ihtiyaç duymuştur Tanıtım Bülteninden

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler
Bu çalışmada bir ülkede sivil toplumun gelişmişlik durumunu belirlemek bu durumun nedenlerini açıklamak ve bütün bu süreci anlamlandırmak için tarihsel bir bakış açısına dayanılması gerektiğini belirten Sosyal Kökenler Teorisi kapsamında Türkiye deki sivil toplumun mevcut gelişmişliğinin sosyal ve siyasal tarihsel arka planındaki yapılarla ilişkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır Türkiye deki sivil toplum alanı söz konusu alanın gelişmişlik düzeyi ve sivil toplum algısı ile siyasal kültürün ve sosyal yapının ilişkili olduğu düşünülmektedir Dolayısıyla çalışmada bu ilişkisellik sorgulanmıştır Çalışmanın ilk aşamasında ülke genelindeki sivil toplum kuruluşlarına ait veriler ilgili kaynaklardan tarama yoluyla elde edilerek nicel veri analiz yöntemlerinden betimsel istatistiki analiz ile değerlendirmeye alınmıştır Çalışmanın ikinci aşamasında ise ülkenin mevcut sivil toplum algısını sorunlarını gelişmişlik durumunu ve örgütlenme kapasitesini ortaya koymak için belirlenen dokuz adet faaliyet alanında toplamda yirmi bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir Daha sonra elde edilen veriler nitel içerik analizi programı olan Maxqda aracılığıyla içerik çözümlemelerine tabi tutulmuştur Elde edilen bulguların literatür kapsamında tartışılması ve analiz edilmesi sonucunda Osmanlı nın sahip olduğu güçlü devlet geleneği devlet iktidar algısı ve devlet merkezli modernleşme sürecinin günümüze gelene kadar devletin siyasal sosyal ekonomik ve kültürel hayatta egemen olmasını sağlayarak hem Osmanlı da hem de Türkiye Cumhuriyeti nde sivil toplumun gelişebileceği bir ortamın yaratılmasını uzun erimli hale getirmiştir Bu sebeple Osmanlı da olduğu gibi günümüzde de devletle sivil toplum arasındaki ilişkileri düzenleyen mekanizmalar yeterli gelişimi sağlayamamış siyasal alana etki eden güçlü bir sivil toplum ortaya çıkamamış sivil toplum alanı sürekli olarak devlet tarafından baskılanıp sınırlandırılmış devletin toplum karşısında gücü korunmuş sivil toplum yeterli toplumsal ve kamusal desteğe sahip olamamış modern sivil toplumsal bilinç yaygınlaşamamış sivil toplum finansal olarak bağımsızlaşamamış toplumda örgütlenme gönüllü kültürü oluşamamış sivil toplum ise en çok tarafsız sınırlı hukuka bağlı ve demokratik bir devlete ihtiyaç duymuştur

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler
Bu çalışmada bir ülkede sivil toplumun gelişmişlik durumunu belirlemek bu durumun nedenlerini açıklamak ve bütün bu süreci anlamlandırmak için tarihsel bir bakış açısına dayanılması gerektiğini belirten Sosyal Kökenler Teorisi kapsamında Türkiye deki sivil toplumun mevcut gelişmişliğinin sosyal ve siyasal tarihsel arka planındaki yapılarla ilişkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır Türkiye deki sivil toplum alanı söz konusu alanın gelişmişlik düzeyi ve sivil toplum algısı ile siyasal kültürün ve sosyal yapının ilişkili olduğu düşünülmektedir Dolayısıyla çalışmada bu ilişkisellik sorgulanmıştır Çalışmanın ilk aşamasında ülke genelindeki sivil toplum kuruluşlarına ait veriler ilgili kaynaklardan tarama yoluyla elde edilerek nicel veri analiz yöntemlerinden betimsel istatistiki analiz ile değerlendirmeye alınmıştır Çalışmanın ikinci aşamasında ise ülkenin mevcut sivil toplum algısını sorunlarını gelişmişlik durumunu ve örgütlenme kapasitesini ortaya koymak için belirlenen dokuz adet faaliyet alanında toplamda yirmi bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir Daha sonra elde edilen veriler nitel içerik analizi programı olan Maxqda aracılığıyla içerik çözümlemelerine tabi tutulmuştur Elde edilen bulguların literatür kapsamında tartışılması ve analiz edilmesi sonucunda Osmanlı nın sahip olduğu güçlü devlet geleneği devlet iktidar algısı ve devlet merkezli modernleşme sürecinin günümüze gelene kadar devletin siyasal sosyal ekonomik ve kültürel hayatta egemen olmasını sağlayarak hem Osmanlı da hem de Türkiye Cumhuriyeti nde sivil toplumun gelişebileceği bir ortamın yaratılmasını uzun erimli hale getirmiştir Bu sebeple Osmanlı da olduğu gibi günümüzde de devletle sivil toplum arasındaki ilişkileri düzenleyen mekanizmalar yeterli gelişimi sağlayamamış siyasal alana etki eden güçlü bir sivil toplum ortaya çıkamamış sivil toplum alanı sürekli olarak devlet tarafından baskılanıp sınırlandırılmış devletin toplum karşısında gücü korunmuş sivil toplum yeterli toplumsal ve kamusal desteğe sahip olamamış modern sivil toplumsal bilinç yaygınlaşamamış sivil toplum finansal olarak bağımsızlaşamamış toplumda örgütlenme gönüllü kültürü oluşamamış sivil toplum ise en çok tarafsız sınırlı hukuka bağlı ve demokratik bir devlete ihtiyaç duymuştur Yayınevi Eğitim Yayınevi Bilimsel Eserler Yazar Ahmet Kanılmaz Sayfa 428 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2024 Barkod 9786256613775 Kategori Araştırma İnceleme

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler
Bu çalışmada bir ülkede sivil toplumun gelişmişlik durumunu belirlemek bu durumun nedenlerini açıklamak ve bütün bu süreci anlamlandırmak için tarihsel bir bakış açısına dayanılması gerektiğini belirten Sosyal Kökenler Teorisi kapsamında Türkiye deki sivil toplumun mevcut gelişmişliğinin sosyal ve siyasal tarihsel arka planındaki yapılarla ilişkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır Türkiye deki sivil toplum alanı söz konusu alanın gelişmişlik düzeyi ve sivil toplum algısı ile siyasal kültürün ve sosyal yapının ilişkili olduğu düşünülmektedir Dolayısıyla çalışmada bu ilişkisellik sorgulanmıştır Çalışmanın ilk aşamasında ülke genelindeki sivil toplum kuruluşlarına ait veriler ilgili kaynaklardan tarama yoluyla elde edilerek nicel veri analiz yöntemlerinden betimsel istatistiki analiz ile değerlendirmeye alınmıştır Çalışmanın ikinci aşamasında ise ülkenin mevcut sivil toplum algısını sorunlarını gelişmişlik durumunu ve örgütlenme kapasitesini ortaya koymak için belirlenen dokuz adet faaliyet alanında toplamda yirmi bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir Daha sonra elde edilen veriler nitel içerik analizi programı olan Maxqda aracılığıyla içerik çözümlemelerine tabi tutulmuştur Elde edilen bulguların literatür kapsamında tartışılması ve analiz edilmesi sonucunda Osmanlı nın sahip olduğu güçlü devlet geleneği devlet iktidar algısı ve devlet merkezli modernleşme sürecinin günümüze gelene kadar devletin siyasal sosyal ekonomik ve kültürel hayatta egemen olmasını sağlayarak hem Osmanlı da hem de Türkiye Cumhuriyeti nde sivil toplumun gelişebileceği bir ortamın yaratılmasını uzun erimli hale getirmiştir Bu sebeple Osmanlı da olduğu gibi günümüzde de devletle sivil toplum arasındaki ilişkileri düzenleyen mekanizmalar yeterli gelişimi sağlayamamış siyasal alana etki eden güçlü bir sivil toplum ortaya çıkamamış sivil toplum alanı sürekli olarak devlet tarafından baskılanıp sınırlandırılmış devletin toplum

Eğitim Yayınevi
Bu çalışmada bir ülkede sivil toplumun gelişmişlik durumunu belirlemek bu durumun nedenlerini açıklamak ve bütün bu süreci anlamlandırmak için tarihsel bir bakış açısına dayanılması gerektiğini belirten Sosyal Kökenler Teorisi kapsamında Türkiye deki sivil toplumun mevcut gelişmişliğinin sosyal ve siyasal tarihsel arka planındaki yapılarla ilişkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır Türkiye deki sivil toplum alanı söz konusu alanın gelişmişlik düzeyi ve sivil toplum algısı ile siyasal kültürün ve sosyal yapının ilişkili olduğu düşünülmektedir Dolayısıyla çalışmada bu ilişkisellik sorgulanmıştır Çalışmanın ilk aşamasında ülke genelindeki sivil toplum kuruluşlarına ait veriler ilgili kaynaklardan tarama yoluyla elde edilerek nicel veri analiz yöntemlerinden betimsel istatistiki analiz ile değerlendirmeye alınmıştır Çalışmanın ikinci aşamasında ise ülkenin mevcut sivil toplum algısını sorunlarını gelişmişlik durumunu ve örgütlenme kapasitesini ortaya koymak için belirlenen dokuz adet faaliyet alanında toplamda yirmi bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir Daha sonra elde edilen veriler nitel içerik analizi programı olan Maxqda aracılığıyla içerik çözümlemelerine tabi tutulmuştur Elde edilen bulguların literatür kapsamında tartışılması ve analiz edilmesi sonucunda Osmanlı nın sahip olduğu güçlü devlet geleneği devlet iktidar algısı ve devlet merkezli modernleşme sürecinin günümüze gelene kadar devletin siyasal sosyal ekonomik ve kültürel hayatta egemen olmasını sağlayarak hem Osmanlı da hem de Türkiye Cumhuriyeti nde sivil toplumun gelişebileceği bir ortamın yaratılmasını uzun erimli hale getirmiştir Bu sebeple Osmanlı da olduğu gibi günümüzde de devletle sivil toplum arasındaki ilişkileri düzenleyen mekanizmalar yeterli gelişimi sağlayamamış siyasal alana etki eden güçlü bir sivil toplum ortaya çıkamamış sivil toplum alanı sürekli olarak devlet tarafından baskılanıp sınırlandırılmış devletin toplum karşısında gücü korunmuş sivil toplum yeterli toplumsal ve kamusal desteğe sahip olamamış modern sivil toplumsal bilinç yaygınlaşamamış sivil toplum finansal olarak bağımsızlaşamamış toplumda örgütlenme gönüllü kültürü oluşamamış sivil toplum ise en çok tarafsız sınırlı hukuka bağlı ve demokratik bir devlete ihtiyaç duymuştur

Eğitim Yayınevi
Türkiye de sivil toplum neden bir türlü gelişim gösteremiyor Bu kitap cevabı sadece tek bir dönemin dar çerçevesinde aramıyor Osmanlı dan miras kalan güçlü devlet geleneğinden Cumhuriyet e uzanan siyasal kültürün uzun gölgesinde yüzyılı aşkın bir tarihsel sürekliliğin içinde sorguluyor Ortaya çıkan resim Türkiye de sivil toplumun gelişememesini devlet merkezli siyasal kültürün ve modernleşme anlayışının sınırlandırıcı etkileriyle birlikte cemaat yapılanmalarının birey karşısındaki tarihsel üstünlüğünü de hesaba katarak açıklıyor Bu bağlamda siyasal alana etki eden güçlü bir sivil toplumun yokluğunun demokrasiye yansımaları Batı da sivil toplumun gelişimini mümkün kılan koşullarla karşılaştırmalı olarak ele alınıyor Böylece Türkiye de sivil toplumun bugünkü zayıf konumunu yalnızca güncel şartlarla değil Osmanlı dan günümüze uzanan sosyal siyasal ekonomik ve kültürel dönüşümlerin uzun süreklilikleri içinde anlamaya imkân tanıyor Fakat bu kitap yalnızca bir teşhis koymakla yetinmiyor Dünden bugüne uzanan bu yolculuk hukukun üstünlüğü şeffaflık özerklik çoğulculuk ve katılım ilkeleri etrafında sivil alanın nasıl genişleyebileceğine dair somut bir tartışma zemini de öneriyor Hem akademik bir analiz hem de toplumsal bir davet niteliği taşıyan kitap Türkiye de sivil toplumun zorluklarını ve potansiyelini birlikte görmeye çağırıyor Sosyal Kökenler Teorisi ışığında ülke genelindeki STK verilerini betimsel istatistiklerle incelerken dokuz farklı faaliyet alanında 21 STK temsilcisiyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeleri de nitel içerik analiziyle buluşturuyor