Dünya Tarihini Yeniden Düşünmek

Dünya Tarihini Yeniden Düşünmek
Ketebe Yayınları
Dünya Tarihini Yeniden Düşünmek
Modern Avrupa tarihine ilişkin klişe mahiyetindeki kanaatler günümüz tarih yazımındaki yeniliklere rağmen ülkemizde çok fazla değişmedi Fatih Durgun Avrupa tarihçiliğindeki yeni yaklaşımları göz önünde bulundurarak Aydınlanma dan 19 yüzyıl sonuna kadar Avrupa tarihinin temel meselelerine farklı bir bakış açısı sunuyor Aydınlanma ve 19 yüzyılın Avrupa tarihinde bırakmış olduğu en belirgin izlerden biri ilerlemecilik ve akılcılığın zaman içinde bilimlere olan mutlak bir imana yol açmasıdır İnsanın doğayı kontrol altına alabilme becerisinin gelişimi bilimsel ve teknik ilerlemeler bilim insanlarında yaptıkları işin nesnelliğine ve bilimden elde edilecek olanlara yönelik sarsılmaz bir inanca dönüşmüştür Diğer taraftan ise devletlerin bilimden azami olarak fayda sağlamaya çalışmasına ve bilimsel çalışmaları desteklemesine neden olmuştur Böylece 19 yüzyıl devlet kontrolünde gelişen bilim bilim adamı kavramı ve bilimselcilik yaklaşımının doğuşuna şahitlik etmiştir II Sanayi Devrimi ile birlikte otoritesini ve itibarını daha da sağlam temellere oturtan bilim ve bilimselci yaklaşım doğa bilimlerinde ve sosyal bilimlerde pek çok yeni disiplinin oluşumuna da neden olmuştur Bilimselci yaklaşımın etkinliği öylesine hissedilir hale gelmiştir ki bazı dinî çevrelerde din ile bilim arasında uzlaşım kurma çabaları dinî düşünceye meşruiyet kazandırmak için tercih edilir hâle gelmiştir

Vadi Yayınları
çev. Ahmet Aydoğan, Ahmet Kanlıdere
Asıl alanı Ortaçağ İslam Tarihi olan Marshall G S Hodgson oryantalist ön yargılardan bilinçli bir şekilde uzak durmasıyla ve Avrupa merkezci yaklaşımlara ciddi eleştiriler getirmesiyle tanınmıştır Onun eserlerinin kavramsal ve yöntemsel sağlamlığı günümüzde de geçerliliğini korumaktadır Hodgson elinizdeki bu kitabın 1 kısmında Avrupa nın ve modernliğin dünya tarihindeki yerini incelemekte Avrupa merkezcilik ve çok kültürlülük tartışmalarına iddialı bir katkı sunmaktadır 2 kısmında İslam medeniyetini dünya tarihi çerçevesi içine yerleştirmekte 3 kısmında ise sadece tek bir tarih küresel tarih olduğunu belli bir bölgeye odaklanan ve o bölgenin üstünlüğü esasına dayanan yaklaşımların dünya tarihi bağlamında değerlendirilip doğru yerine oturtulması gerektiğini ileri sürmektedir