Dünyalar Savaşı — Herbert George Wells

Dünyalar Savaşı
Herbert George Wellsİzdüşüm Yayınları
Dünyalar Savaşı
Herbert George WellsLondra hayalet bir şehirdi artık Beyaz boyalı evlerin pencereleri bir kafatasında yer alan göz çukurlarını andırıyordu Çevremde binlerce sessiz ve sinsi düşman yaratıyordu hayal gücüm Sonunda korku ve dehşet beni ele geçirmişti en çok da deli cesaretimden dehşet duyuyordu Önümdeki yol katrana bulanmış gibi kapkaraydı ve patikanın kenarında büzülmüş bir siluet gördüm Daha fazla dayanamayacaktım St John s Koruluğu yoluna döndüm ve Kilburn deki dayanılmaz sessizlikten hızla uzaklaşmaya başladım Fakat şafak sökmeden cesaretim geri geldi ve gökyüzü hala doluyken bir kez daha Regent s Park a gittim Caddeler arasında yolumu kaybettim sonunda iki tarafı ağaçlık uzun bir yolun alt ucunda doğmak üzere olan günün yarı aydınlığında Primrose Tepesi nin çizdiği kavisi gördüm Zirvede tam tepenin sırtını yıldızlara dayadığı noktada üçüncü Marslı duruyordu dimdik ve hareketsiz tıpkı diğerleri gibi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

KARBON KİTAPLAR
çev. Özden Ayşegül Karaçam
Bilimkurgu türünün öncü kalemi Herbert George Wells in Dünyalar Savaşı romanı uzaylıların istilası altındaki bir gezegende yaşananları felsefî bir dille ele alıyor Dünya da hayat olağan akışında sürüp giderken Marslılar için durum biraz farklıdır Gezegenleri yok olma tehlikesi altındadır ve Dünya yı istila etmek en akılcı çözümdür Onların için kurtuluş olan bu istila Dünyalılar için sonun başlangıcı mı olacaktır İşgalci Marslı ordusunun İngiltere ye inişi halkta paniğe ve dehşete yol açar Uzaylılar üç ayaklı devasa makinelerle ülkeyi baştan başa gezinip yakıp kül eden ısı ışınları ve yaydıkları ölümcül zehirli gazlarla yollarına çıkan her şeyi yok ederken Dünyalılar insan uygarlığının sona ermesi ve Marslıların egemenliğinin başlaması tehdidiyle karşı karşıyadır Sinemaya radyo tiyatrolarına çizgi romanlara ve televizyon dizilerine ilham veren Dünyalar Savaşı o dönemden günümüze kadar yapılan her uzaylı hikâyesini etkileyen prototip bir bilimkurgu yapıtıdır Yayımlandığı ilk günden bu yana bir asrı aşkın süredir okurlarına eşsiz bir heyecan yaşatmaya devam ediyor

Puslu Yayıncılık
Dünyalar Savaşı Bilim kurgu edebiyatının ilk örneklerindendir İlk kez 1897 yılında İngiltere yayımlandı Güney İngiltere nin yıkıcı silahlara sahip olan Marslılar tarafından on iki gün boyunca işgal edilişi insanların bu istilayı ziyaret olarak algılamaları ve sonrasında Dünyalıların Marslılarla olan savaşı tempolu bir şekilde anlatılmıştır Marslıların anlatımı ve gezegenler arasında yolculuk günümüz bilimkurgu romanlarına da yol gösterici olmuştur
Dünyalar Savaşı
Herbert George Wells
Puslu Yayıncılık
Dünyalar Savaşı Bilim kurgu edebiyatının ilk örneklerindendir İlk kez 1897 yılında İngiltere yayımlandı Güney İngiltere nin yıkıcı silahlara sahip olan Marslılar tarafından on iki gün boyunca işgal edilişi insanların bu istilayı ziyaret olarak algılamaları ve sonrasında Dünyalıların Marslılarla olan savaşı tempolu bir şekilde anlatılmıştır Marslıların anlatımı ve gezegenler arasında yolculuk günümüz bilimkurgu romanlarına da yol gösterici olmuştur

Göktaşı benzeri bir nesne İngiltere nin kalbine indiğinde ge zegendeki tüm canlılar kendilerini bir saldırı altında bulmuş lardı Merhametsiz bir tür olan Marslılar Isı Işını ve zehirli du manla silahlanmışlardı ve yollarına çıkan her şeyi yok etmek amacındaydılar İsimsiz kahramanımız hayatta kalmak için mücadele ederken gezegenin kaderi de belirsizdi

İZDÜŞÜM YAYINLARI
çev. İnci Başkan Erturan
Londra hayalet bir şehirdi artık Beyaz boyalı evlerin pencereleri bir kafatasında yer alan göz çukurlarını andırıyordu Çevremde binlerce sessiz ve sinsi düşman yaratıyordu hayal gücüm Sonunda korku ve dehşet beni ele geçirmişti en çok da deli cesaretimden dehşet duyuyordu Önümdeki yol katrana bulanmış gibi kapkaraydı ve patikanın kenarında büzülmüş bir siluet gördüm Daha fazla dayanamayacaktım St John s Koruluğu yoluna döndüm ve Kilburn deki dayanılmaz sessizlikten hızla uzaklaşmaya başladım Fakat şafak sökmeden cesaretim geri geldi ve gökyüzü hâlâ doluyken bir kez daha Regent s Park a gittim Caddeler arasında yolumu kaybettim sonunda iki tarafı ağaçlık uzun bir yolun alt ucunda doğmak üzere olan günün yarı aydınlığında Primrose Tepesi nin çizdiği kavisi gördüm Zirvede tam tepenin sırtını yıldızlara dayadığı noktada üçüncü Marslı duruyordu dimdik ve bereketsiz tıpkı diğerleri gibi