Dünyanın En Güzel Divanyolu — Süreyya Evren

Dünyanın En Güzel Divanyolu
Süreyya EvrenHeyamola Yayınları
Dünyanın En Güzel Divanyolu
Süreyya EvrenDüşündükçe ve eşlik edercesine yürüdükçe bütün Divanyolu mahallelerinde bir tozluluk duygusu hissediyorum İstanbulun doğum yerine giden yol Divanyolu bugün üzerindeki onlarca türbeyle camiyle çeşmeyle elbette bir tarih geçidi Ama şatafatlı bir tarih geçidi sunduğu da asla söylenemez Tarihin dekorda sindirildiği araçsallaştırıldığı bir ticaret aksı sunduğu daha fazla söylenebilir Divanyolunun gerçekten yüklü tarih bavulunu karıştırmak gerek Ama her gün işine oradan geçen tıklım tıkış tramvaylarda yetişmeye çalışanlardan ekstra ilgi göstermelerini beklememek lazım Caddenin kendi tarihinin tozunu alıp öne çıkarmasına çalışmak doğrusu olurdu

Heyamola Yayınları
Düşündükçe ve eşlik edercesine yürüdükçe bütün Divanyolu mahallelerinde bir tozluluk duygusu hissediyorum İstanbulun doğum yerine giden yol Divanyolu bugün üzerindeki onlarca türbeyle camiyle çeşmeyle elbette bir tarih geçidi Ama şatafatlı bir tarih geçidi sunduğu da asla söylenemez Tarihin dekorda sindirildiği araçsallaştırıldığı bir ticaret aksı sunduğu daha fazla söylenebilir Divanyolunun gerçekten yüklü tarih bavulunu karıştırmak gerek Ama her gün işine oradan geçen tıklım tıkış tramvaylarda yetişmeye çalışanlardan ekstra ilgi göstermelerini beklememek lazım Caddenin kendi tarihinin tozunu alıp öne çıkarmasına çalışmak doğrusu olurdu

Heyamola Yayınları
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlılıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında başlattığı İstanbulum Kitap Dizisi ni sürdürmektedir

Heyamola
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Bu düşünceden yola çıkarak İstanbul un kırk semti kırk farklı edebiyatçı yazar tarafından kaleme alındı Okurla aynı zamanda buluşan bu kırk kitaplık dizi hem bir ilk olması hem de İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti ne armağan olması açısından yüksek değer taşımaktadır