Düş Çürüğü — Tamer Dursun

Düş Çürüğü
Tamer DursunHerdem Kitap
Düş Çürüğü
Tamer DursunBelki birgün bir misafir gelir diye kapıları kilitli yürek odaları var onların En özel çay bardaklarını tabaklarını çatal bıçaklarını hiç kullanmadılar Hepsini kutular naylon torbalar içinde misafirlere sakladılar Evlerinin en büyük ve en rahat odalarında oturmak yerine orayı özene bezene döşeyip kapılarını kilitleyip adını misafir odası koydular Sonra kendilerini daracık odalara hapsettiler En güzel masa örtülerine kırlentlere yastık yüzlerine çarşaflara ve işlemeli havlulara dokunmaya kıyamadılar En kaliteli çikolatalar kolonyalar tatlılar lokumlar kuruyemişler çoluk çocuktan köşe bucak saklandı Hep en güzel şeyler birileri için bekletildi Kendilerini ve çocuklarını o sakladıkları özel ve güzel şeylere layık görmediler Güzel anlara güzel zamanlara özel sevmelere özel sarmalara hep uzaktan baktıkları gibi Misafirleri mutlu etmeye çalıştıkları kadar kendilerini mutlu etmeye gayret etmediler Sadece kalabalık sofralarda çekilen fotoğraflarda mutluymuş gibi yaptılar Şimdi biz onlardan bizi kocaman sevmelerini bekliyoruz İyi hoş ama onlar kendilerini hic sevmediler ki bizi nasıl sevsinler Onlar hep hayatın en küçük odalarında yaşadılar Kendilerini hayatlarının misafir odalarına layık görmediler Korkuyla endişeyle ömürlerinin bir köşesinde ezik bir gölge duranlar şimdi bizi hangi cesaretle sevgiyle ve hangi inançla gelip kucaklayacaklar Misafir odaları gibi boş ve anlamsız bir yürek taşıyorlar içlerinde Belki birgün bir misafir gelir diye kapıları kilitli yürek odaları var onların Tertemiz ve bakımlı ama bomboş Bom boş

Herdem Kitap
Belki birgün bir misafir gelir diye kapıları kilitli yürek odaları var onların En özel çay bardaklarını tabaklarını çatal bıçaklarını hiç kullanmadılar Hepsini kutular naylon torbalar içinde misafirlere sakladılar Evlerinin en büyük ve en rahat odalarında oturmak yerine orayı özene bezene döşeyip kapılarını kilitleyip adını misafir odası koydular Sonra kendilerini daracık odalara hapsettiler En güzel masa örtülerine kırlentlere yastık yüzlerine çarşaflara ve işlemeli havlulara dokunmaya kıyamadılar En kaliteli çikolatalar kolonyalar tatlılar lokumlar kuruyemişler çoluk çocuktan köşe bucak saklandı Hep en güzel şeyler birileri için bekletildi Kendilerini ve çocuklarını o sakladıkları özel ve güzel şeylere layık görmediler Güzel anlara güzel zamanlara özel sevmelere özel sarmalara hep uzaktan baktıkları gibi Misafirleri mutlu etmeye çalıştıkları kadar kendilerini mutlu etmeye gayret etmediler Sadece kalabalık sofralarda çekilen fotoğraflarda mutluymuş gibi yaptılar Şimdi biz onlardan bizi kocaman sevmelerini bekliyoruz İyi hoş ama onlar kendilerini hic sevmediler ki bizi nasıl sevsinler Onlar hep hayatın en küçük odalarında yaşadılar Kendilerini hayatlarının misafir odalarına layık görmediler Korkuyla endişeyle ömürlerinin bir köşesinde ezik bir gölge duranlar şimdi bizi hangi cesaretle sevgiyle ve hangi inançla gelip kucaklayacaklar Misafir odaları gibi boş ve anlamsız bir yürek taşıyorlar içlerinde Belki birgün bir misafir gelir diye kapıları kilitli yürek odaları var onların Tertemiz ve bakımlı ama bomboş Bom boş

Herdem Kitap
Belki birgün bir misa r gelir diye kapıları kilitli yürek odaları var onların En özel çay bardaklarını tabaklarını çatal bıçaklarını hiç kullanmadılar Hepsini kutular naylon torbalar içinde misa rlere sakladılar Evlerinin en büyük ve en rahat odalarında oturmak yerine orayı özene bezene döşeyip kapılarını kilitleyip adını misa r odası koydular Sonra kendilerini daracık odalara hapsettiler En güzel masa örtülerine kırlentlere yastık yüzlerine çarşa ara ve işlemeli havlulara dokunmaya kıyamadılar En kaliteli çikolatalar kolonyalar tatlılar lokumlar kuruyemişler çoluk çocuktan köşe bucak saklandı Hep en güzel şeyler birileri için bekletildi Kendilerini ve çocuklarını o sakladıkları özel ve güzel şeylere layık görmediler Güzel anlara güzel zamanlara özel sevmelere özel sarmalara hep uzaktan baktıkları gibi Misa rleri mutlu etmeye çalıştıkları kadar kendilerini mutlu etmeye gayret etmediler Sadece kalabalık sofralarda çekilen fotoğra arda mutluymuş gibi yaptılar Şimdi biz onlardan bizi kocaman sevmelerini bekliyoruz İyi hoş ama onlar kendilerini hic sevmediler ki bizi nasıl sevsinler Onlar hep hayatın en küçük odalarında yaşadılar Kendilerini hayatlarının misa r odalarına layık görmediler Korkuyla endişeyle ömürlerinin bir köşesinde ezik bir gölge duranlar şimdi bizi hangi cesaretle sevgiyle ve hangi inançla gelip kucaklayacaklar Misa r odaları gibi boş ve anlamsız bir yürek taşıyorlar içlerinde Belki birgün bir misa r gelir diye kapıları kilitli yürek odaları var onların Tertemiz ve bakımlı ama bomboş Bom boş

Herdem Kitap
Belki birgün bir misafir gelir diye kapıları kilitli yürek odaları var onların En özel çay bardaklarını tabaklarını çatal bıçaklarını hiç kullanmadılar Hepsini kutular naylon torbalar içinde misafirlere sakladılar Evlerinin en büyük ve en rahat odalarında oturmak yerine orayı özene bezene döşeyip kapılarını kilitleyip adını misafir odası koydular Sonra kendilerini daracık odalara hapsettiler En güzel masa örtülerine kırlentlere yastık yüzlerine çarşaflara ve işlemeli havlulara dokunmaya kıyamadılar En kaliteli çikolatalar kolonyalar tatlılar lokumlar kuruyemişler çoluk çocuktan köşe bucak saklandı Hep en güzel şeyler birileri için bekletildi Kendilerini ve çocuklarını o sakladıkları özel ve güzel şeylere layık görmediler Güzel anlara güzel zamanlara özel sevmelere özel sarmalara hep uzaktan baktıkları gibi Misafirleri mutlu etmeye çalıştıkları kadar kendilerini mutlu etmeye gayret etmediler Sadece kalabalık sofralarda çekilen fotoğraflarda mutluymuş gibi yaptılar Şimdi biz onlardan bizi kocaman sevmelerini bekliyoruz İyi hoş ama onlar kendilerini hic sevmediler ki bizi nasıl sevsinler Onlar hep hayatın en küçük odalarında yaşadılar Kendilerini hayatlarının misafir odalarına layık görmediler Korkuyla endişeyle ömürlerinin bir köşesinde ezik bir gölge duranlar şimdi bizi hangi cesaretle sevgiyle ve hangi inançla gelip kucaklayacaklar Misafir odaları gibi boş ve anlamsız bir yürek taşıyorlar içlerinde Belki birgün bir misafir gelir diye kapıları kilitli yürek odaları var onların Tertemiz ve bakımlı ama bomboş Bom boş

Herdem
Evlerinin en büyük ve en rahat odalarında oturmak yerine orayı özene bezene döşeyip kapılarını kilitleyip adını misa r odası koydular Sonra kendilerini daracık odalara hapsettiler En güzel masa örtülerine kırlentlere yastık yüzlerine çarşa ara ve işlemeli havlulara dokunmaya kıyamadılar En kaliteli çikolatalar kolonyalar tatlılar lokumlar kuruyemişler çoluk çocuktan köşe bucak saklandı Hep en güzel şeyler birileri için bekletildi Kendilerini ve çocuklarını o sakladıkları özel ve güzel şeylere layık görmediler Güzel anlara güzel zamanlara özel sevmelere özel sarmalara hep uzaktan baktıkları gibi Misa rleri mutlu etmeye çalıştıkları kadar kendilerini mutlu etmeye gayret etmediler Sadece kalabalık sofralarda çekilen fotoğra arda mutluymuş gibi yaptılar Şimdi biz onlardan bizi kocaman sevmelerini bekliyoruz İyi hoş ama onlar kendilerini hic sevmediler ki bizi nasıl sevsinler Onlar hep hayatın en küçük odalarında yaşadılar Kendilerini hayatlarının misa r odalarına layık görmediler Korkuyla endişeyle ömürlerinin bir köşesinde ezik bir gölge duranlar şimdi bizi hangi cesaretle sevgiyle ve hangi inançla gelip kucaklayacaklar Misa r odaları gibi boş ve anlamsız bir yürek taşıyorlar içlerinde Belki birgün bir misa r gelir diye kapıları kilitli yürek odaları var onların Tertemiz ve bakımlı ama bomboş Bom boş