Düş Mesafesi — Deniz Ceren Türkkan

Düş Mesafesi
Deniz Ceren Türkkanİthaki Yayınları
Düş Mesafesi
Deniz Ceren TürkkanAcıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın Eşyaların bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya Kalabalık akşam sofralarının çocuk sesleriyle dolup taşan avluların uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah ın emri olmaya devam ediyor Düş Mesafesi Deniz Ceren Türkkan ın okurla ilk selamlaşması Görünen o ki son da olmayacak bu Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor Onlar için devlet kemerli demir halkalarıyla dev kapıların önünde kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından sanki bu gülüş ölüme giden kestirme bir yol gibiydi

İthaki Yayınları
Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın Eşyaların bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya Kalabalık akşam sofralarının çocuk sesleriyle dolup taşan avluların uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah ın emri olmaya devam ediyor Düş Mesafesi Deniz Ceren Türkkan ın okurla ilk selamlaşması Görünen o ki son da olmayacak bu Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor Onlar için devlet kemerli demir halkalarıyla dev kapıların önünde kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından sanki bu gülüş ölüme giden kestirme bir yol gibiydi Tanıtım Bülteninden

İTHAKİ YAYINLARI
Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın Eşyaların bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya Kalabalık akşam sofralarının çocuk sesleriyle dolup taşan avluların uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah ın emri olmaya devam ediyor Düş Mesafesi Deniz Ceren Türkkan ın okurla ilk selamlaşması Görünen o ki son da olmayacak bu Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor Onlar için devlet kemerli demir halkalarıyla dev kapıların önünde kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından sanki bu gülüş ölüme giden kestirme bir yol gibiydi

İthaki Yayınları
Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın Eşyaların bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya Kalabalık akşam sofralarının çocuk sesleriyle dolup taşan avluların uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah ın emri olmaya devam ediyor Düş Mesafesi Deniz Ceren Türkkan ın okurla ilk selamlaşması Görünen o ki son da olmayacak bu Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor Onlar için devlet kemerli demir halkalarıyla dev kapıların önünde kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından sanki bu gülüş ölüme giden kestirme bir yol gibiydi

İTHAKİ YAYINLARI
Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın Eşyaların bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya Kalabalık akşam sofralarının çocuk sesleriyle dolup taşan avluların uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah ın emri olmaya devam ediyor Düş Mesafesi Deniz Ceren Türkkan ın okurla ilk selamlaşması Görünen o ki son da olmayacak bu Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor Onlar için devlet kemerli demir halkalarıyla dev kapıların önünde kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından sanki bu gülüş ölüme giden kestirme bir yol gibiydi

İthaki Yayınları
Deniz Ceren Türkkan tarafından kaleme alınan Düş Mesafesi İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Düş Mesafesi Deniz Ceren Türkkan Kitap Özeti Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın Eşyaların bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya Kalabalık akşam sofralarının çocuk sesleriyle dolup taşan avluların uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allahın emri olmaya devam ediyor Düş Mesafesi Deniz Ceren Türkkan ın okurla ilk selamlaşması Görünen o ki son da olmayacak bu Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor Onlar için devlet kemerli demir halkalarıyla dev kapıların önünde kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından sanki bu gülüş ölüme giden kestirme bir yol gibiydi Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Deniz Ceren Türkkan Sayfa 96 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2020 Barkod 9786257737555 Kategori Öykü

İthaki Yayınları
Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın Eşyaların bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya Kalabalık akşam sofralarının çocuk sesleriyle dolup taşan avluların uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah ın emri olmaya devam ediyor Düş Mesafesi Deniz Ceren Türkkan ın okurla ilk selamlaşması Görünen o ki son da olmayacak bu Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor Onlar için devlet kemerli demir halkalarıyla dev kapıların önünde kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından sanki bu gülüş ölüme giden kestirme bir yol gibiydi

İthaki
Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın Eşyaların bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya Kalabalık akşam sofralarının çocuk sesleriyle dolup taşan avluların uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah ın emri olmaya devam ediyor Düş Mesafesi Deniz Ceren Türkkan ın okurla ilk selamlaşması Görünen o ki son da olmayacak bu Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor Onlar için devlet kemerli demir halkalarıyla dev kapıların önünde kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından sanki bu gülüş ölüme giden kestirme bir yol gibiydi

İthaki Yayınları
Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın Eşyaların bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya Kalabalık akşam sofralarının çocuk sesleriyle dolup taşan avluların uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah ın emri olmaya devam ediyor Düş Mesafesi Deniz Ceren Türkkan ın okurla ilk selamlaşması Görünen o ki son da olmayacak bu Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor Onlar için devlet kemerli demir halkalarıyla dev kapıların önünde kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından sanki bu gülüş ölüme giden kestirme bir yol gibiydi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img