Düşünsel Yazınsal Dilsel Trabzon da Zaman — Türkay Korkmaz

Düşünsel Yazınsal Dilsel Trabzon da Zaman
Türkay KorkmazGece Kitaplığı
Düşünsel Yazınsal Dilsel Trabzon da Zaman
Türkay KorkmazBilim alanındaki gelişmelerin eğitime girmesi bir anlamıyla laikliktir Laiklik girdiği toplumlarda demokrasiyi doğurmuş insanların dilediği gibi yaşama şansına ulaşmasını sağlamıştır Bu nedenle laiklik diğer bir anlamıyla demokratik bir yaşama biçimidir Herkesin inandığı gibi yaşaması demokrasinin kurumlaşarak toplumun bütün kesimlerinde örgütlenmesi insan için laikliğin getirdiği önemli kazanımlardan biridir Copernicus ortaya koyduklarıyla kendinden öncekilerin bıraktığı yerden bilimsel görüşü savunmuş ve bunları insanlara inandırmıştır Yeryuvarlağının döndüğünü gezegenimizin öbür yıldızlar için bir önem taşımadığını güneş sistemini bizim samanyolunu daha başka birçok samanyollarını içine alan evrenin çok geniş olduğunu gözler önüne serdi Bilim adamlarının ulaştığı sonuçları eğitime sokmak için tüm uluslar yüzyılların geçmesini beklediler Yani eğitimde laikliğin uygulanması öyle pek kolay gerçekleşmedi Biz ulus olarak bilimin eğitimimize girmesini kuşkusuz Atatürk e borçluyuz Atatürk laik eğitim anlayışını egemen kılmak için bu eğitimle bağdaşmayan sıbyan okullarını medreseleri tarikat ve tekkeleri kapattı Böylece laik eğitimle birlikte bilim okullarımıza giriyordu artık Olayların açıklanmasını bilimsel verilerden öğrenip yaşama geçirecektik Boş inançlarla yapılan açıklamalar geçerliliğini yitirecekti Bilimin eğitimimize girmesine karşı duranlar her zaman olduğu gibi o gün de çıktı Bağımsızlık Savaşı nı başarıyla bitirmiş olan Türk ulusunun en büyük şansı çağını aşıp geleceği gören bir liderin ulusun başında bulunmasıydı Laikliğe karşı çıkanları toplumun çağdaşlaşmasını engelleyenleri bir bir susturdu Türkiye Cumhuriyeti nin çağdaşlığa ulaşması laiklik ilkesiyle sağlanacaktı Çünkü bilimden uzak bir toplum çağdaş olamazdı Türkiye Cumhuriyeti nin yüzyıla yaklaşan yaşamında laikliğe karşı yer yer gizli açık karşı çıkanlar olmuştur Cumhuriyet in düşmanları kendilerine güven duydukları ortamlarda kimi kez boy göstermişlerdir Bu aymazlar boy göstermekle kalmayıp Cumhuriyet savunucularından can da almışlardır 24 Ocak 1993 tarihinde acımasızca öldürülen gazeteci yazar Uğur Mumcu laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti ni savunuyordu Türk ulusunun bu yiğit oğlu laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti nin son kurbanı mıydı Bugüne değin yaşadıklarımız kurbanların bitmediğini gösteriyor Atatürk Türkiye Cumhuriyeti ni bağımsızlık üzerinde yükselen altı ilkeyle pekiştirmişti Laiklik le birlikte ulusçuluk devletçilik devrimcilik halkçılık ve cumhuriyetçilik ilkeleri çağdaş bir devlet olmamızda temel oluşturacaktı Bu ilkeler üzerinde boy verecek olan Türk ulusunun ulaşacağı aşacağı amaç çağdaş uygarlıktı Bunu başardık diyebilir miyiz 1919 1922 yılları Türk ulusu için yeniden doğuştu Dört yıl süren haklı savaş ulusal devlete ulaştırdı bizi Ulusalcılık etnik kökene dayanmayan ulusal sınırlar içinde yaşayan tasada kıvançta bir olan insanların birliğinin adıydı Ulus olduğumuzu Atatürk le kanıtladık Atatürk e gelinceye değin Türk ün tarihinde ulusal devlet yoktur Bu nedenle Atatürk için Türk ün Atası deyimi yerinde olduğu gibi tarihsel gerçeğin de kendisidir Ulusal Bağımsızlık Savaşı nı başarıyla sonuçlandıran Atatürk uygulanacak eğitimin ulusal eğitim olacağını Sakarya Savaşı nın sürdüğü günlerde dile getirmesi kurullar toplayarak önemsemesi bizlere gösterilen bir amaçtı Fransız Devrimiyle dalga dalga yayılan ulusçuluğun bizde yeşermesi Atatürk le gerçekleşti Bugün geriye dönüp baktığımızda ulusal laik eğitimimiz yaralar almış laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti nin savunucuları elleri kanlı örgütlerce öldürülmüştür Vahlanmalı mıyız yoksa Atatürkçülerin düşünme birlik olma zamanlarının gelip geçtiğini durmadan yinelemeli miyiz

Gece Kitaplığı
Toplumsal yürüyüşümüzde yapılaşmamızda önemli görevler üstlenen Köy Enstitüleri insanlaşma uluslaşma sürecinde laik eğitimli yurttaşlar yetiştirecekti Bu eğitim kurumları bu amaçla kurulmuştu Köyü köylüyü ekonomik kültürel olarak canlandıracaktı Böylesine yüce amaçlar gerçekleşecek Cahit Külebi nin bir şiirinde belirttiği gibi kara göklerin yıldızı olarak yurdumuzu sabaha değin ışıtacaklardı Bu eğitim kurumlarımız ne yazık ki sekiz yıl ayakta kalabildi Karşıcılar Köy Enstitülerini karalamayı görev bildiler Daha doğrusu çıkarlarının gereğini yaptılar Çünkü kıvançta tasada bir olan bunu duyan bireyler yetiştirmeyi amaçlayan bu eğitim kurumlarımız köy çocuklarını bilimle sanatla tanıştırıyordu Onların ufuklarını açıyordu Dünya klasikleri o güneş yanıklı köy çocuklarının elinde elden ele dolaşıyordu Bu çocukların sırtını artık kimse yere getiremeyecekti Toprak ağaları dini çıkarları için kullanamayacak köylüyü sömüremeyeceklerdi Köy kabuğunu kıracaktı İşte bu kabuk kırma işi toprak ağalarını çok korkutuyordu Ya toprakları ne olacaktı Onları kim işleyecekti artık Ya ellerinden toprakları alınırsa korkuları büyüktü Köy Enstitüleri sekiz yıl içinde 17300 öğretmen 1599 sağlık memuru 209 Yüksek Köy Enstitülüyü amaçları doğrultusunda yetiştirmeyi başardı İnsanımızın uygarlaşma sürecinde yol almasını yurttaş olma onuruna ulaşmasını istemeyen karalayıcılar Köy Enstitülerini topa tuttular satırbaşı sesi kuşandı sözcükler sonrasız taşıyor güncelİ satırbaşındaki çığlık uyanış ağlamaklı düş korkulu gün bayram değil Köy Enstitülü bir babanın oğlu olmaktan övünç duyuyorum Çünkü onların yaşadığı toplumda haksızlıklara nasıl karşı koyduklarını köyün köylünün canlanması için kendi güçlerine nasıl güvendiklerini Atatürk ün gösterdiği Benim manevi mirasım bilimdir buyruğuna nasıl bağlı olduklarını babamda görmüştüm

Gece Kitaplığı Yayınları
Bilim alanındaki gelişmelerin eğitime girmesi bir anlamıyla laikliktir Laiklik girdiği toplumlarda demokrasiyi doğurmuş insanların dilediği gibi yaşama şansına ulaşmasını sağlamıştır Bu nedenle laiklik diğer bir anlamıyla demokratik bir yaşama biçimidir Herkesin inandığı gibi yaşaması demokrasinin kurumlaşarak toplumun bütün kesimlerinde örgütlenmesi insan için laikliğin getirdiği önemli kazanımlardan biridir Copernicus ortaya koyduklarıyla kendinden öncekilerin bıraktığı yerden bilimsel görüşü savunmuş ve bunları insanlara inandırmıştır Yeryuvarlağının döndüğünü gezegenimizin öbür yıldızlar için bir önem taşımadığını güneş sistemini bizim samanyolunu daha başka birçok samanyollarını içine alan evrenin çok geniş olduğunu gözler önüne serdi Bilim adamlarının ulaştığı sonuçları eğitime sokmak için tüm uluslar yüzyılların geçmesini beklediler Yani eğitimde laikliğin uygulanması öyle pek kolay gerçekleşmedi Biz ulus olarak bilimin eğitimimize girmesini kuşkusuz Atatürk e borçluyuz Atatürk laik eğitim anlayışını egemen kılmak için bu eğitimle bağdaşmayan sıbyan okullarını medreseleri tarikat ve tekkeleri kapattı Böylece laik eğitimle birlikte bilim okullarımıza giriyordu artık Olayların açıklanmasını bilimsel verilerden öğrenip yaşama geçirecektik Boş inançlarla yapılan açıklamalar geçerliliğini yitirecekti Bilimin eğitimimize girmesine karşı duranlar her zaman olduğu gibi o gün de çıktı Bağımsızlık Savaşı nı başarıyla bitirmiş olan Türk ulusunun en büyük şansı çağını aşıp geleceği gören bir liderin ulusun başında bulunmasıydı Laikliğe karşı çıkanları toplumun çağdaşlaşmasını engelleyenleri bir bir susturdu Türkiye Cumhuriyeti nin çağdaşlığa ulaşması laiklik ilkesiyle sağlanacaktı Çünkü bilimden uzak bir toplum çağdaş olamazdı Türkiye Cumhuriyeti nin yüzyıla yaklaşan yaşamında laikliğe karşı yer yer gizli açık karşı çıkanlar olmuştur Cumhuriyet in düşmanları kendilerine güven duydukları ortamlarda kimi kez boy göstermişlerdir Bu aymazlar boy göstermekle kalmayıp Cumhuriyet savunucularından can da almışlardır 24 Ocak 1993 tarihinde acımasızca öldürülen gazeteci yazar Uğur Mumcu laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti ni savunuyordu Türk ulusunun bu yiğit oğlu laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti nin son kurbanı mıydı Bugüne değin yaşadıklarımız kurbanların bitmediğini gösteriyor Atatürk Türkiye Cumhuriyeti ni bağımsızlık üzerinde yükselen altı ilkeyle pekiştirmişti Laiklik le birlikte ulusçuluk devletçilik devrimcilik halkçılık ve cumhuriyetçilik ilkeleri çağdaş bir devlet olmamızda temel oluşturacaktı Bu ilkeler üzerinde boy verecek olan

Gece Kitaplığı Yayınları
Toplumsal yürüyüşümüzde yapılaşmamızda önemli görevler üstlenen Köy Enstitüleri insanlaşma uluslaşma sürecinde laik eğitimli yurttaşlar yetiştirecekti Bu eğitim kurumları bu amaçla kurulmuştu Köyü köylüyü ekonomik kültürel olarak canlandıracaktı Böylesine yüce amaçlar gerçekleşecek Cahit Külebi nin bir şiirinde belirttiği gibi kara göklerin yıldızı olarak yurdumuzu sabaha değin ışıtacaklardı Bu eğitim kurumlarımız ne yazık ki sekiz yıl ayakta kalabildi Karşıcılar Köy Enstitülerini karalamayı görev bildiler Daha doğrusu çıkarlarının gereğini yaptılar Çünkü kıvançta tasada bir olan bunu duyan bireyler yetiştirmeyi amaçlayan bu eğitim kurumlarımız köy çocuklarını bilimle sanatla tanıştırıyordu Onların ufuklarını açıyordu Dünya klasikleri o güneş yanıklı köy çocuklarının elinde elden ele dolaşıyordu Bu çocukların sırtını artık kimse yere getiremeyecekti Toprak ağaları dini çıkarları için kullanamayacak köylüyü sömüremeyeceklerdi Köy kabuğunu kıracaktı İşte bu kabuk kırma işi toprak ağalarını çok korkutuyordu Ya toprakları ne olacaktı Onları kim işleyecekti artık Ya ellerinden toprakları alınırsa korkuları büyüktü Köy Enstitüleri sekiz yıl içinde 17300 öğretmen 1599 sağlık memuru 209 Yüksek Köy Enstitülüyü amaçları doğrultusunda yetiştirmeyi başardı İnsanımızın uygarlaşma sürecinde yol almasını yurttaş olma onuruna ulaşmasını istemeyen karalayıcılar Köy Enstitülerini topa tuttular satırbaşı sesi kuşandı sözcükler sonrasız taşıyor güncelİ satırbaşındaki çığlık uyanış ağlamaklı düş korkulu gün bayram değil Köy Enstitülü bir babanın oğlu olmaktan övünç duyuyorum Çünkü onların yaşadığı toplumda haksızlıklara nasıl karşı koyduklarını köyün köylünün canlanması için kendi güçlerine nasıl güvendiklerini Atatürk ün gösterdiği Benim manevi mirasım bilimdir buyruğuna nasıl bağlı olduklarını babamda görmüştüm