MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Düşüş — Turgut Ülgezer

Düşüş
128,70
RomanROMAN ÖYKÜRoman Çağdaş Dünya Edebiyatı

Düşüş

Turgut Ülgezer

A7 Kitap

2018272 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Düşüş

Turgut Ülgezer

Uzun zaman önce Orta Asya da etrafı sularla çevrili dünyanın geri kalanı tarafından unutulmuş bir adada kıvılcım çoktan çakılmış kudretli ateş hedefine doğru yolculuğa çıkmıştı En iyi yaptığı şeyi yapıyor geçtiği yerleri yakıp küle çeviriyordu İnsanlarınçoğu adına dünya yükü denilen farklı yüksekliklerdeki imtihan dağları nın altında ezilmiş içlerinden pek azı zirveye tırmanabilmişti Dağların tepesinde dalgalanan sancaklardan ise sadece birkaç tanesi lekesizdi Yüksek sıra dağların altı eriyip kül olmuş mücevherlerle doluydu Ansızın yerin altından cılız bir ses işitildi Düşenin sesiydi Kibir henüz tam olarak galip gelememişti demek Kül deyip geçme aşkta tattım ateşi diye inledi yankılanan ses Kül gibi dertliydi nağmeleri Aşkı dağ olmuş o dağın altında ezilmişti Bir şans daha istiyordu ateşten Ama yaşamak için değil yeniden düşmek yeniden yanmak için Aşkta tatmıştı ateşi O kadar inledi ki minnet ağacı nın yanıp kül olan incisi sürekli Ey aşk yüreğin kıblemdir bundan böyle diye tekrarlıyordu Dağ titredi Koca kütle dayanamadı Gözyaşları kaya olup aktı İnci tekrar gün yüzü gördü Yolculuk başladı Yol uzun duyulacak şey çok kılavuz aşktı Kibir tuzaklarını örüyor aşk menzile yol alıyordu Ama aşk cehennemin içinde küçücük bir ülkeydi yanmadan gidilemeyen Bakalım bu kadim mücadeleden hangisi galip gelecek Kim düşecek Kim çıkacak

Kitap Sepeti
132,60

A7 Kitap

2018272 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Uzun zaman önce Orta Asya da etrafı sularla çevrili dünyanın geri kalanı tarafından unutulmuş bir adada kıvılcım çoktan çakılmış kudretli ateş hedefine doğru yolculuğa çıkmıştı En iyi yaptığı şeyi yapıyor geçtiği yerleri yakıp küle çeviriyordu İnsanların çoğu adına dünya yükü denilen farklı yüksekliklerdeki imtihan dağları nın altında ezilmiş içlerinden pek azı zirveye tırmanabilmişti Dağların tepesinde dalgalanan sancaklardan ise sadece birkaç tanesi lekesizdi Yüksek sıra dağların altı eriyip kül olmuş mücevherlerle doluydu Ansızın yerin altından cılız bir ses işitildi Düşenin sesiydi Kibir henüz tam olarak galip gelememişti demek Kül deyip geçme aşkta tattım ateşi diye inledi yankılanan ses Kül gibi dertliydi nağmeleri Aşkı dağ olmuş o dağın altında ezilmişti Bir şans daha istiyordu ateşten Ama yaşamak için değil yeniden düşmek yeniden yanmak için Aşkta tatmıştı ateşi O kadar inledi ki minnet ağacı nın yanıp kül olan incisi sürekli Ey aşk yüreğin kıblemdir bundan böyle diye tekrarlıyordu Dağ titredi Koca kütle dayanamadı Gözyaşları kaya olup aktı İnci tekrar gün yüzü gördü Yolculuk başladı Yol uzun duyulacak şey çok kılavuz aşktı Kibir tuzaklarını örüyor aşk menzile yol alıyordu Ama aşk cehennemin içinde küçücük bir ülkeydi yanmadan gidilemeyen Bakalım bu kadim mücadeleden hangisi galip gelecek Kim düşecek Kim çıkacak

Kitap Yurdu
134,06

A7 KİTAP

07.05.2019320 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Uzun zaman önce Orta Asya da etrafı sularla çevrili dünyanın geri kalanı tarafından unutulmuş bir adada kıvılcım çoktan çakılmış kudretli ateş hedefine doğru yolculuğa çıkmıştı En iyi yaptığı şeyi yapıyor geçtiği yerleri yakıp küle çeviriyordu İnsanların çoğu adına dünya yükü denilen farklı yüksekliklerdeki imtihan dağları nın altında ezilmiş içlerinden pek azı zirveye tırmanabilmişti Dağların tepesinde dalgalanan sancaklardan ise sadece birkaç tanesi lekesizdi Yüksek sıra dağların altı eriyip kül olmuş mücevherlerle doluydu Ansızın yerin altından cılız bir ses işitildi Düşenin sesiydi Kibir henüz tam olarak galip gelememişti demek Kül deyip geçme aşkta tattım ateşi diye inledi yankılanan ses Kül gibi dertliydi nağmeleri Aşkı dağ olmuş o dağın altında ezilmişti Bir şans daha istiyordu ateşten Ama yaşamak için değil yeniden düşmek yeniden yanmak için Aşkta tatmıştı ateşi O kadar inledi ki minnet ağacı nın yanıp kül olan incisi sürekli Ey aşk yüreğin kıblemdir bundan böyle diye tekrarlıyordu Dağ titredi Koca kütle dayanamadı Gözyaşları kaya olup aktı İnci tekrar gün yüzü gördü Yolculuk başladı Yol uzun duyulacak şey çok kılavuz aşktı Kibir tuzaklarını örüyor aşk menzile yol alıyordu Ama aşk cehennemin içinde küçücük bir ülkeydi yanmadan gidilemeyen Bakalım bu kadim mücadeleden hangisi galip gelecek Kim düşecek Kim çıkacak

Yaykoop
146,25

A7 Kitap

20192. baskı320 sf.
KARTON13,5X21TÜRKÇE
Yaykoop

Tanrı nın yüreğimizde yeşerttiği minnet ağacını yakıp kül eden şey kibir rüzgârını arkasına alan küçücük bir kıvılcımdır Uzun zaman önce Orta Asya da etrafı sularla çevrili dünyanın geri kalanı tarafından unutulmuş bir adada kıvılcım çoktan çakılmış kudretli ateş hedefine doğru yolculuğa çıkmıştı En iyi yaptığı şeyi yapıyor geçtiği yerleri yakıp küle çeviriyordu İnsanların çoğu adına dünya yükü denilen farklı yüksekliklerdeki imtihan dağları nın altında ezilmiş içlerinden pek azı tırmanabilmişti Dağların tepesinde dalgalanan sancaklardan ise sadece birkaç tanesi lekesizdi Yüksek sıra dağların altı eriyip kül olmuş mücevherlerle doluydu Ansızın yerin altında cıız bir ses işitildi Düşenin sesiydi Kibir henüz tam olarak galip gelememişti demek Kül deyip geçme aşkta tattım ateşi diye inledi yankılanan ses Kül gibi dertliydi nağmeleri Aşkı dağ olmuş o dağın altında ezilmişti Bir şans daha istiyordu ateşten Ama yaşamak için değil yeniden düşmek yeniden yanmak için Aşkta tatmıştı ateşi O kadar inledi ki minnet ağacı nın yakıp kül olan incisi sürekli Ey aşk yüreğin kıblemdir bundan böyle diye tekrarlıyordu Dağ titredi Koca kütle dayanamadı Gözyaşları kaya olup aktı İnci tekrar gün yüzü gördü Yolculuk başladı Yol uzun duyulacak şey çok kılavuz aşkt Kibir tuzakları örüyor aşk menzile yol alıyordu Ama aşk cehennemin içinde küçücük bir ülkeydi yanmadan gidilemeyen Bakalım bu kadim mücadeleden hangisi galip gelecek Kim düşecek Kim çıkacak

Nobel Kitap
156,00

A7 Kitap

2018272 sf.
Nobel Kitap

Uzun zaman önce Orta Asya da etrafı sularla çevrili dünyanın geri kalanı tarafından unutulmuş bir adada kıvılcım çoktan çakılmış kudretli ateş hedefine doğru yolculuğa çıkmıştı En iyi yaptığı şeyi yapıyor geçtiği yerleri yakıp küle çeviriyordu İnsanların çoğu adına dünya yükü denilen farklı yüksekliklerdeki imtihan dağları nın altında ezilmiş içlerinden pek azı zirveye tırmanabilmişti Dağların tepesinde dalgalanan sancaklardan ise sadece birkaç tanesi lekesizdi Yüksek sıra dağların altı eriyip kül olmuş mücevherlerle doluydu Ansızın yerin altından cılız bir ses işitildi Düşenin sesiydi Kibir henüz tam olarak galip gelememişti demek Kül deyip geçme aşkta tattım ateşi diye inledi yankılanan ses Kül gibi dertliydi nağmeleri Aşkı dağ olmuş o dağın altında ezilmişti Bir şans daha istiyordu ateşten Ama yaşamak için değil yeniden düşmek yeniden yanmak için Aşkta tatmıştı ateşi O kadar inledi ki minnet ağacı nın yanıp kül olan incisi sürekli Ey aşk yüreğin kıblemdir bundan böyle diye tekrarlıyordu Dağ titredi Koca kütle dayanamadı Gözyaşları kaya olup aktı İnci tekrar gün yüzü gördü Yolculuk başladı Yol uzun duyulacak şey çok kılavuz aşktı Kibir tuzaklarını örüyor aşk menzile yol alıyordu Ama aşk cehennemin içinde küçücük bir ülkeydi yanmadan gidilemeyen Bakalım bu kadim mücadeleden hangisi galip gelecek Kim düşecek Kim çıkacak

Pandora
156,00

A7

2018272 sf.
Pandora

Uzun zaman önce Orta Asya da etrafı sularla çevrili dünyanın geri kalanı tarafından unutulmuş bir adada kıvılcım çoktan çakılmış kudretli ateş hedefine doğru yolculuğa çıkmıştı En iyi yaptığı şeyi yapıyor geçtiği yerleri yakıp küle çeviriyordu İnsanların çoğu adına dünya yükü denilen farklı yüksekliklerdeki imtihan dağları nın altında ezilmiş içlerinden pek azı zirveye tırmanabilmişti Dağların tepesinde dalgalanan sancaklardan ise sadece birkaç tanesi lekesizdi Yüksek sıra dağların altı eriyip kül olmuş mücevherlerle doluydu Ansızın yerin altından cılız bir ses işitildi Düşenin sesiydi Kibir henüz tam olarak galip gelememişti demek Kül deyip geçme aşkta tattım ateşi diye inledi yankılanan ses Kül gibi dertliydi nağmeleri Aşkı dağ olmuş o dağın altında ezilmişti Bir şans daha istiyordu ateşten Ama yaşamak için değil yeniden düşmek yeniden yanmak için Aşkta tatmıştı ateşi O kadar inledi ki minnet ağacı nın yanıp kül olan incisi sürekli Ey aşk yüreğin kıblemdir bundan böyle diye tekrarlıyordu Dağ titredi Koca kütle dayanamadı Gözyaşları kaya olup aktı İnci tekrar gün yüzü gördü Yolculuk başladı Yol uzun duyulacak şey çok kılavuz aşktı Kibir tuzaklarını örüyor aşk menzile yol alıyordu Ama aşk cehennemin içinde küçücük bir ülkeydi yanmadan gidilemeyen Bakalım bu kadim mücadeleden hangisi galip gelecek Kim düşecek Kim çıkacak