Dut Ağacının Duydukları — Burcu Tekaüt Çal Güliz Beşe Erginsoy Maria Mavropulu

Dut Ağacının Duydukları
Burcu Tekaüt Çal Güliz Beşe Erginsoy Maria MavropuluBağlam Yayınları
Dut Ağacının Duydukları
Burcu Tekaüt Çal Güliz Beşe Erginsoy Maria MavropuluBu kitap Yunanistan ve Türkiye de yaşayan Ortodoks Rum azınlıkların 2017 yılında Atina İstanbul ve Gökçeada da İmroz gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerine dayanan bir saha araştırmasıdır Araştırma ekibinde ana yazar yazıcı Güliz Erginsoy dur Atina daki görüşmeleri Maro Mavropulu derleyici İstanbul ve Gökçeada daki görüşmeleri ise Güliz Erginsoy gerçekleştirmiştir Kitap Maro Mavropulu tarafında Yunancaya çevrilmektedir Aralık 2018 de Yunanistan da yayımlanacaktır Burcu Tekaüt Çal çözücü yazıcıya destek vermenin yanı sıra derinlemesine görüşmelerin sosyolojik olarak çözümlenmesini yapmıştır Anlatıcıların istediği hareketli ve hareketsiz canlıları desenleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı çizici tarafından resmedilmiştir Anlatıların çözümlemesinde alışılagelmiş ana akım olmuş metin analizi içerik çözümlemesi söylem analizi kalıplarının sunduğu olanaklar kullanılmıştır Ancak araştırmanın ana konusu canlıların ve cansızların kitaptaki diliyle hareketli ve hareketsiz canlıların hakları ve haklarının ihlalleridir en can alıcı şekilde can yangısı bölümünde okunabileceği gibi Yazımda farklı bir dil oluşturulmuştur Bu dilin iki ana payandası vardır Bunlardan birisi bütün anlatıcıların toplam 20 kendilerinin seçtikleri bir hareketli ya da hareketsiz canlı olmalarıdır İkinci ayak ise haklarını ve hak ihlallerini dile getiren anlatıcıların örümcekleridir Yunanca arahnileri Hikâyeyi dinleyen duyan bir dut ağacıdır Dut ağacına yakınlıklarına göre anlatıları kuşlar posta güvercinleri evlerin arahnileri örümcekleri getiriler O da biriktirir mühürler ve katranlar Unutturmamak için Kitapta masalsı mitolojik epik denilebilecek temalar tekrarlar Bu temaların en belirgini Mnemosini bellek ve Lethe dir unutuş unutturma Kitabın son bölümü olan atölye çalışmasında dut ağacının etrafına toplanır arahnimular Zira dut ağacı Yunanca mou mu ekini kullanarak hitap eder onlara benim örümceğim benim kırlangıcım gibi Üslubun iki ana payandasına ek olarak letrizm benzeri bir kodlama sistemi kullanılmış ve harf hece değişiklikleri yapılmıştır Mekân ve zaman coğrafya ve kronolojiye bağlı olmaktan çıkarılmış bazılarının belleklerinin çatlaklarından giren ışık anıları gibi sunulmuştur Bunun nedeni bu anlatıların kitaba konu olan Anakara Türkiye ve Öbüranakara da Yunanistan yaşanan hak ihlallerinin aktarılmasının ötesinde dünya üzerindeki tüm topraklarda yaşanan hak ihlallerine tanık olanlar tarafından içselleştirmesidir Güney Batı Avusturalya da Aborijin arahnimuların da yazıcıya Türkçe konuştuğunu duyduğu zaman aborijin müze görevlisinin kadının söylediği gibi en azından kendi dilinizi konuşabiliyorsunuz Belki de bir sonraki kitap onların anlatıları olur

Bağlam Yayınları
Bu kitap Yunanistan ve Türkiye de yaşayan Ortodoks Rum azınlıkların 2017 yılında Atina İstanbul ve Gökçeada da İmroz gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerine dayanan bir saha araştırmasıdır Araştırma ekibinde ana yazar yazıcı Güliz Erginsoy dur Atina daki görüşmeleri Maro Mavropulu derleyici İstanbul ve Gökçeada daki görüşmeleri ise Güliz Erginsoy gerçekleştirmiştir Kitap Maro Mavropulu tarafında Yunancaya çevrilmektedir Aralık 2018 de Yunanistan da yayımlanacaktır Burcu Tekaüt Çal çözücü yazıcıya destek vermenin yanı sıra derinlemesine görüşmelerin sosyolojik olarak çözümlenmesini yapmıştır Anlatıcıların istediği hareketli ve hareketsiz canlıları desenleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı çizici tarafından resmedilmiştir Anlatıların çözümlemesinde alışılagelmiş ana akım olmuş metin analizi içerik çözümlemesi söylem analizi kalıplarının sunduğu olanaklar kullanılmıştır Ancak araştırmanın ana konusu canlıların ve cansızların kitaptaki diliyle hareketli ve hareketsiz canlıların hakları ve haklarının ihlalleridir en can alıcı şekilde can yangısı bölümünde okunabileceği gibi Yazımda farklı bir dil oluşturulmuştur Bu dilin iki ana payandası vardır Bunlardan birisi bütün anlatıcıların toplam 20 kendilerinin seçtikleri bir hareketli ya da hareketsiz canlı olmalarıdır İkinci ayak ise haklarını ve hak ihlallerini dile getiren anlatıcıların örümcekleridir Yunanca arahnileri Hikâyeyi dinleyen duyan bir dut ağacıdır Dut ağacına yakınlıklarına göre anlatıları kuşlar posta güvercinleri evlerin arahnileri örümcekleri getiriler O da biriktirir mühürler ve katranlar Unutturmamak için Kitapta masalsı mitolojik epik denilebilecek temalar tekrarlar Bu temaların en belirgini Mnemosini bellek ve Lethe dir unutuş unutturma Kitabın son bölümü olan atölye çalışmasında dut ağacının etrafına toplanır arahnimular Zira dut ağacı Yunanca mou mu ekini kullanarak hitap eder onlara benim örümceğim benim kırlangıcım gibi Üslubun iki ana payandasına ek olarak letrizm benzeri bir kodlama sistemi kullanılmış ve harf hece değişiklikleri yapılmıştır Mekân ve zaman coğrafya ve kronolojiye bağlı olmaktan çıkarılmış bazılarının belleklerinin çatlaklarından giren ışık anıları gibi sunulmuştur Bunun nedeni bu anlatıların kitaba konu olan Anakara Türkiye ve Öbüranakara da Yunanistan yaşanan hak ihlallerinin aktarılmasının ötesinde dünya üzerindeki tüm topraklarda yaşanan hak ihlallerine tanık olanlar tarafından içselleştirmesidir Güney Batı Avusturalya da Aborijin arahnimuların da yazıcıya Türkçe konuştuğunu duyduğu zaman aborijin müze görevlisinin kadının söylediği gibi en azından kendi dilinizi konuşabiliyorsunuz Belki de bir sonraki kitap onların anlatıları olur

Bağlam Yayıncılık
Dut Ağacının Duydukları Bu kitap Yunanistan ve Türkiye de yaşayan Ortodoks Rum azınlıkların 2017 yılında Atina İstanbul ve Gökçeada da İmroz gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerine dayanan bir saha araştırmasıdır Araştırma ekibinde ana yazar yazıcı Güliz Erginsoy dur Atina daki görüşmeleri Maro Mavropulu derleyici İstanbul ve Gökçeada daki görüşmeleri ise Güliz Erginsoy gerçekleştirmiştir Kitap Maro Mavropulu tarafında Yunancaya çevrilmektedir Aralık 2018 de Yunanistan da yayımlanacaktır Burcu Tekaüt Çal çözücü yazıcıya destek vermenin yanı sıra derinlemesine görüşmelerin sosyolojik olarak çözümlenmesini yapmıştır Anlatıcıların istediği hareketli ve hareketsiz canlıları desenleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı çizici tarafından resmedilmiştir Anlatıların çözümlemesinde alışılagelmiş ana akım olmuş metin analizi içerik çözümlemesi söylem analizi kalıplarının sunduğu olanaklar kullanılmıştır Ancak araştırmanın ana konusu canlıların ve cansızların kitaptaki diliyle hareketli ve hareketsiz canlıların hakları ve haklarının ihlalleridir en can alıcı şekilde can yangısı bölümünde okunabileceği gibi Yazımda farklı bir dil oluşturulmuştur Bu dilin iki ana payandası vardır Bunlardan birisi bütün anlatıcıların toplam 20 kendilerinin seçtikleri bir hareketli ya da hareketsiz canlı olmalarıdır İkinci ayak ise haklarını ve hak ihlallerini dile getiren anlatıcıların örümcekleridir Yunanca arahnileri Hikâyeyi dinleyen duyan bir dut ağacıdır Dut ağacına yakınlıklarına göre anlatıları kuşlar posta güvercinleri evlerin arahnileri örümcekleri getiriler O da biriktirir mühürler ve katranlar Unutturmamak için Kitapta masalsı mitolojik epik denilebilecek temalar tekrarlar Bu temaların en belirgini Mnemosini bellek ve Lethe dir unutuş unutturma Kitabın son bölümü olan atölye çalışmasında dut ağacının etrafına toplanır arahnimular Zira dut ağacı Yunanca mou mu ekini kullanarak hitap eder onlara benim örümceğim benim kırlangıcım gibi Üslubun iki ana payandasına ek olarak letrizm benzeri bir kodlama sistemi kullanılmış ve harf hece değişiklikleri yapılmıştır Mekân ve zaman coğrafya ve kronolojiye bağlı olmaktan çıkarılmış bazılarının belleklerinin çatlaklarından giren ışık anıları gibi sunulmuştur Bunun nedeni bu anlatıların kitaba konu olan Anakara Türkiye ve Öbüranakara da Yunanistan yaşanan hak ihlallerinin aktarılmasının ötesinde dünya üzerindeki tüm topraklarda yaşanan hak ihlallerine tanık olanlar tarafından içselleştirmesidir Güney Batı Avusturalya da Aborijin arahnimuların da yazıcıya Türkçe konuştuğunu duyduğu zaman aborijin müze görevlisinin kadının söylediği gibi en azından kendi dilinizi konuşabiliyorsunuz Belki de bir sonraki kitap onların anlatıları olur Tanıtım Bülteninden Derleyici Maro Mavropulu Çözücü Burcu Tekaüt Çal Yazıcı Güliz Beşe Erginsoy Çizici Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı

Bağlam Yayıncılık
Dut Ağacının Duydukları Bu kitap Yunanistan ve Türkiye de yaşayan Ortodoks Rum azınlıkların 2017 yılında Atina İstanbul ve Gökçeada da İmroz gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerine dayanan bir saha araştırmasıdır Araştırma ekibinde ana yazar yazıcı Güliz Erginsoy dur Atina daki görüşmeleri Maro Mavropulu derleyici İstanbul ve Gökçeada daki görüşmeleri ise Güliz Erginsoy gerçekleştirmiştir Kitap Maro Mavropulu tarafında Yunancaya çevrilmektedir Aralık 2018 de Yunanistan da yayımlanacaktır Burcu Tekaüt Çal çözücü yazıcıya destek vermenin yanı sıra derinlemesine görüşmelerin sosyolojik olarak çözümlenmesini yapmıştır Anlatıcıların istediği hareketli ve hareketsiz canlıları desenleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı çizici tarafından resmedilmiştir Anlatıların çözümlemesinde alışılagelmiş ana akım olmuş metin analizi içerik çözümlemesi söylem analizi kalıplarının sunduğu olanaklar kullanılmıştır Ancak araştırmanın ana konusu canlıların ve cansızların kitaptaki diliyle hareketli ve hareketsiz canlıların hakları ve haklarının ihlalleridir en can alıcı şekilde can yangısı bölümünde okunabileceği gibi Yazımda farklı bir dil oluşturulmuştur Bu dilin iki ana payandası vardır Bunlardan birisi bütün anlatıcıların toplam 20 kendilerinin seçtikleri bir hareketli ya da hareketsiz canlı olmalarıdır İkinci ayak ise haklarını ve hak ihlallerini dile getiren anlatıcıların örümcekleridir Yunanca arahnileri Hikâyeyi dinleyen duyan bir dut ağacıdır Dut ağacına yakınlıklarına göre anlatıları kuşlar posta güvercinleri evlerin arahnileri örümcekleri getiriler O da biriktirir mühürler ve katranlar Unutturmamak için Kitapta masalsı mitolojik epik denilebilecek temalar tekrarlar Bu temaların en belirgini Mnemosini bellek ve Lethe dir unutuş unutturma Kitabın son bölümü olan atölye çalışmasında dut ağacının etrafına toplanır arahnimular Zira dut ağacı Yunanca mou mu ekini kullanarak hitap eder onlara benim örümceğim benim kırlangıcım gibi Üslubun iki ana payandasına ek olarak letrizm benzeri bir kodlama sistemi kullanılmış ve harf hece değişiklikleri yapılmıştır Mekân ve zaman coğrafya ve kronolojiye bağlı olmaktan çıkarılmış bazılarının belleklerinin çatlaklarından giren ışık anıları gibi sunulmuştur Bunun nedeni bu anlatıların kitaba konu olan Anakara Türkiye ve Öbüranakara da Yunanistan yaşanan hak ihlallerinin aktarılmasının ötesinde dünya üzerindeki tüm topraklarda yaşanan hak ihlallerine tanık olanlar tarafından içselleştirmesidir Güney Batı Avusturalya da Aborijin arahnimuların da yazıcıya Türkçe konuştuğunu duyduğu zaman aborijin müze görevlisinin kadının söylediği gibi en azından kendi dilinizi konuşabiliyorsunuz Belki de bir sonraki kitap onların anlatıları olur Tanıtım Bülteninden Derleyici Maro Mavropulu Çözücü Burcu Tekaüt Çal Yazıcı Güliz Beşe Erginsoy Çizici Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı

Bağlam Yayınları
Bu kitap Yunanistan ve Türkiyede yaşayan Ortodoks Rum azınlıkların 2017 yılında Atina İstanbul ve Gökçeadada İmroz gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerine dayanan bir saha araştırmasıdır Araştırma ekibinde ana yazar yazıcı Güliz Erginsoydur Atinadaki görüşmeleri Maro Mavropulu derleyici İstanbul ve Gökçeadadaki görüşmeleri ise Güliz Erginsoy gerçekleştirmiştir Kitap Maro Mavropulu tarafında Yunancaya çevrilmektedir Aralık 2018 de Yunanistan da yayımlanacaktır Burcu Tekaüt Çal çözücü yazıcıya destek vermenin yanı sıra derinlemesine görüşmelerin sosyolojik olarak çözümlenmesini yapmıştır Anlatıcıların istediği hareketli ve hareketsiz canlıları desenleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı çizici tarafından resmedilmiştir Anlatıların çözümlemesinde alışılagelmiş ana akım olmuş metin analizi içerik çözümlemesi söylem analizi kalıplarının sunduğu olanaklar kullanılmıştır Ancak araştırmanın ana konusu canlıların ve cansızların kitaptaki diliyle hareketli ve hareketsiz canlıların hakları ve haklarının ihlalleridir en can alıcı şekilde can yangısı bölümünde okunabileceği gibi Yazımda farklı bir dil oluşturulmuştur Bu dilin iki ana payandası vardır Bunlardan birisi bütün anlatıcıların toplam 20 kendilerinin seçtikleri bir hareketli ya da hareketsiz canlı olmalarıdır İkinci ayak ise haklarını ve hak ihlallerini dile getiren anlatıcıların örümcekleridir Yunanca arahnileri Hikâyeyi dinleyen duyan bir dut ağacıdır Dut ağacına yakınlıklarına göre anlatıları kuşlar posta güvercinleri evlerin arahnileri örümcekleri getiriler O da biriktirir mühürler ve katranlar Unutturmamak için Kitapta masalsı mitolojik epik denilebilecek temalar tekrarlar Bu temaların en belirgini Mnemosini bellek ve Lethe dir unutuş unutturma Kitabın son bölümü olan atölye çalışmasında dut ağacının etrafına toplanır arahnimular Zira dut ağacı Yunanca mou mu ekini kullanarak hitap eder onlara benim örümceğim benim kırlangıcım gibi Üslubun iki ana payandasına ek olarak letrizm benzeri bir kodlama sistemi kullanılmış ve harf hece değişiklikleri yapılmıştır Mekân ve zaman coğrafya ve kronolojiye bağlı olmaktan çıkarılmış bazılarının belleklerinin çatlaklarından giren ışık anıları gibi sunulmuştur Bunun nedeni bu anlatıların kitaba konu olan Anakara Türkiye ve Öbüranakara da Yunanistan yaşanan hak ihlallerinin aktarılmasının ötesinde dünya üzerindeki tüm topraklarda yaşanan hak ihlallerine tanık olanlar tarafından içselleştirmesidir Güney Batı Avusturalyada Aborijin arahnimuların da yazıcıya Türkçe konuştuğunu duyduğu zaman aborijin müze görevlisinin kadının söylediği gibi en azından kendi dilinizi konuşabiliyorsunuz Belki de bir sonraki kitap onların anlatıları olur Yayınevi Bağlam Yayınları Yazar Kolektif Sayfa 416 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2018 Barkod 9786059911429 Kategori Anlatı

Bağlam Yayınları
Bu kitap Yunanistan ve Türkiye de yaşayan Ortodoks Rum azınlıkların 2017 yılında Atina İstanbul ve Gökçeada da İmroz gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerine dayanan bir saha araştırmasıdır Araştırma ekibinde ana yazar yazıcı Güliz Erginsoy dur Atina daki görüşmeleri Maro Mavropulu derleyici İstanbul ve Gökçeada daki görüşmeleri ise Güliz Erginsoy gerçekleştirmiştir Kitap Maro Mavropulu tarafında Yunancaya çevrilmektedir Aralık 2018 de Yunanistan da yayımlanacaktır Burcu Tekaüt Çal çözücü yazıcıya destek vermenin yanı sıra derinlemesine görüşmelerin sosyolojik olarak çözümlenmesini yapmıştır Anlatıcıların istediği hareketli ve hareketsiz canlıları desenleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı çizici tarafından resmedilmiştir Anlatıların çözümlemesinde alışılagelmiş ana akım olmuş metin analizi içerik çözümlemesi söylem analizi kalıplarının sunduğu olanaklar kullanılmıştır Ancak araştırmanın ana konusu canlıların ve cansızların kitaptaki diliyle hareketli ve hareketsiz canlıların hakları ve haklarının ihlalleridir en can alıcı şekilde can yangısı bölümünde okunabileceği gibi Yazımda farklı bir dil oluşturulmuştur Bu dilin iki ana payandası vardır Bunlardan birisi bütün anlatıcıların toplam 20 kendilerinin seçtikleri bir hareketli ya da hareketsiz canlı olmalarıdır İkinci ayak ise haklarını ve hak ihlallerini dile getiren anlatıcıların örümcekleridir Yunanca arahnileri Hikâyeyi dinleyen duyan bir dut ağacıdır Dut ağacına yakınlıklarına göre anlatıları kuşlar posta güvercinleri evlerin arahnileri örümcekleri getiriler O da biriktirir mühürler ve katranlar Unutturmamak için Kitapta masalsı mitolojik epik denilebilecek temalar tekrarlar Bu temaların en belirgini Mnemosini bellek ve Lethe dir unutuş unutturma Kitabın son bölümü olan atölye çalışmasında dut ağacının etrafına toplanır arahnimular Zira dut ağacı Yunanca mou mu ekini kullanarak hitap eder onlara benim örümceğim benim kırlangıcım gibi Üslubun iki ana paya

Bağlam Yayıncılık
Dut Ağacının Duydukları Bu kitap Yunanistan ve Türkiye de yaşayan Ortodoks Rum azınlıkların 2017 yılında Atina İstanbul ve Gökçeada da İmroz gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerine dayanan bir saha araştırmasıdır Araştırma ekibinde ana yazar yazıcı Güliz Erginsoy dur Atina daki görüşmeleri Maro Mavropulu derleyici İstanbul ve Gökçeada daki görüşmeleri ise Güliz Erginsoy gerçekleştirmiştir Kitap Maro Mavropulu tarafında Yunancaya çevrilmektedir Aralık 2018 de Yunanistan da yayımlanacaktır Burcu Tekaüt Çal çözücü yazıcıya destek vermenin yanı sıra derinlemesine görüşmelerin sosyolojik olarak çözümlenmesini yapmıştır Anlatıcıların istediği hareketli ve hareketsiz canlıları desenleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı çizici tarafından resmedilmiştir Anlatıların çözümlemesinde alışılagelmiş ana akım olmuş metin analizi içerik çözümlemesi söylem analizi kalıplarının sunduğu olanaklar kullanılmıştır Ancak araştırmanın ana konusu canlıların ve cansızların kitaptaki diliyle hareketli ve hareketsiz canlıların hakları ve haklarının ihlalleridir en can alıcı şekilde can yangısı bölümünde okunabileceği gibi Yazımda farklı bir dil oluşturulmuştur Bu dilin iki ana payandası vardır Bunlardan birisi bütün anlatıcıların toplam 20 kendilerinin seçtikleri bir hareketli ya da hareketsiz canlı olmalarıdır İkinci ayak ise haklarını ve hak ihlallerini dile getiren anlatıcıların örümcekleridir Yunanca arahnileri Hikâyeyi dinleyen duyan bir dut ağacıdır Dut ağacına yakınlıklarına göre anlatıları kuşlar posta güvercinleri evlerin arahnileri örümcekleri getiriler O da biriktirir mühürler ve katranlar Unutturmamak için Kitapta masalsı mitolojik epik denilebilecek temalar tekrarlar Bu temaların en belirgini Mnemosini bellek ve Lethe dir unutuş unutturma Kitabın son bölümü olan atölye çalışmasında dut ağacının etrafına toplanır arahnimular Zira dut ağacı Yunanca mou mu ekini kullanarak hitap eder onlara benim örümceğim benim kırlangıcım gibi Üslubun iki ana payandasına ek olarak letrizm benzeri bir kodlama sistemi kullanılmış ve harf hece değişiklikleri yapılmıştır Mekân ve zaman coğrafya ve kronolojiye bağlı olmaktan çıkarılmış bazılarının belleklerinin çatlaklarından giren ışık anıları gibi sunulmuştur Bunun nedeni bu anlatıların kitaba konu olan Anakara Türkiye ve Öbüranakara da Yunanistan yaşanan hak ihlallerinin aktarılmasının ötesinde dünya üzerindeki tüm topraklarda yaşanan hak ihlallerine tanık olanlar tarafından içselleştirmesidir Güney Batı Avusturalya da Aborijin arahnimuların da yazıcıya Türkçe konuştuğunu duyduğu zaman aborijin müze görevlisinin kadının söylediği gibi en azından kendi dilinizi konuşabiliyorsunuz Belki de bir sonraki kitap onların anlatıları olur

Bağlam
Bu kitap Yunanistan ve Türkiye de yaşayan Ortodoks Rum azınlıkların 2017 yılında Atina İstanbul ve Gökçeada da İmroz gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerine dayanan bir saha araştırmasıdır Araştırma ekibinde ana yazar yazıcı Güliz Erginsoy dur Atina daki görüşmeleri Maro Mavropulu derleyici İstanbul ve Gökçeada daki görüşmeleri ise Güliz Erginsoy gerçekleştirmiştir Kitap Maro Mavropulu tarafında Yunancaya çevrilmektedir Aralık 2018 de Yunanistan da yayımlanacaktır Burcu Tekaüt Çal çözücü yazıcıya destek vermenin yanı sıra derinlemesine görüşmelerin sosyolojik olarak çözümlenmesini yapmıştır Anlatıcıların istediği hareketli ve hareketsiz canlıları desenleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı çizici tarafından resmedilmiştir Anlatıların çözümlemesinde alışılagelmiş ana akım olmuş metin analizi içerik çözümlemesi söylem analizi kalıplarının sunduğu olanaklar kullanılmıştır Ancak araştırmanın ana konusu canlıların ve cansızların kitaptaki diliyle hareketli ve hareketsiz canlıların hakları ve haklarının ihlalleridir en can alıcı şekilde can yangısı bölümünde okunabileceği gibi Yazımda farklı bir dil oluşturulmuştur Bu dilin iki ana payandası vardır Bunlardan birisi bütün anlatıcıların toplam 20 kendilerinin seçtikleri bir hareketli ya da hareketsiz canlı olmalarıdır İkinci ayak ise haklarını ve hak ihlallerini dile getiren anlatıcıların örümcekleridir Yunanca arahnileri Hikâyeyi dinleyen duyan bir dut ağacıdır Dut ağacına yakınlıklarına göre anlatıları kuşlar posta güvercinleri evlerin arahnileri örümcekleri getiriler O da biriktirir mühürler ve katranlar Unutturmamak için Kitapta masalsı mitolojik epik denilebilecek temalar tekrarlar Bu temaların en belirgini Mnemosini bellek ve Lethe dir unutuş unutturma Kitabın son bölümü olan atölye çalışmasında dut ağacının etrafına toplanır arahnimular Zira dut ağacı Yunanca mou mu ekini kullanarak hitap eder onlara benim örümceğim benim kırlangıcım gibi Üslubun iki ana payandasına ek olarak letrizm benzeri bir kodlama sistemi kullanılmış ve harf hece değişiklikleri yapılmıştır Mekân ve zaman coğrafya ve kronolojiye bağlı olmaktan çıkarılmış bazılarının belleklerinin çatlaklarından giren ışık anıları gibi sunulmuştur Bunun nedeni bu anlatıların kitaba konu olan Anakara Türkiye ve Öbüranakara da Yunanistan yaşanan hak ihlallerinin aktarılmasının ötesinde dünya üzerindeki tüm topraklarda yaşanan hak ihlallerine tanık olanlar tarafından içselleştirmesidir Güney Batı Avusturalya da Aborijin arahnimuların da yazıcıya Türkçe konuştuğunu duyduğu zaman aborijin müze görevlisinin kadının söylediği gibi en azından kendi dilinizi konuşabiliyorsunuz Belki de bir sonraki kitap onların anlatıları olur