MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Duvarsız Avlu Bozcaada — Hale Seval

Duvarsız Avlu Bozcaada
50,00
ÖyküTürk EdebiyatıROMAN ÖYKÜ

Duvarsız Avlu Bozcaada

Hale Seval

Pia Yayınları

Temmuz 2010184 sf.
12.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap AlEn ucuz

Duvarsız Avlu Bozcaada

Hale Seval

Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi Yayınevi Pia Yayınları Yazar Hale Seval Sayfa 184 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2010 Barkod 9789754689198 Kategori Öykü Öykü Kitapları Türk Edebiyatı

Say Yayınları
140,00

Say Yayınları

184 sf.
Say Yayınları

Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Kitap Ambarı
140,00

Pia

2010
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Şehadet Kitap
142,00

Pia Yayınları

2010184 sf.
Şehadet Kitap

Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaadadaymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dedenin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Kitap Sepeti
146,00

Pia Yayınları

2010184 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Tamadres
160,00

Pia Yayınları

Ocak 2010184 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Kitap Yurdu
160,00

PİA YAYINLARI

01.07.2010184 sf.
Karton Kapak12.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Nobel Kitap
180,00

Pia Yayınları

2010184 sf.
Nobel Kitap

Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Pandora
180,00

Pia

2010184 sf.
Pandora

Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Kita Kitap
200,00

Pia Yayınları

20101. baskı184 sf.
Ciltsiz12,50 x 21,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img