Duvarsız Avlu Bozcaada — Hale Seval

Duvarsız Avlu Bozcaada
Hale SevalPia Yayınları
Duvarsız Avlu Bozcaada
Hale SevalHâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi Yayınevi Pia Yayınları Yazar Hale Seval Sayfa 184 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2010 Barkod 9789754689198 Kategori Öykü Öykü Kitapları Türk Edebiyatı

Say Yayınları
Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Pia
Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Pia Yayınları
Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaadadaymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dedenin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Pia Yayınları
Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Pia Yayınları
Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

PİA YAYINLARI
Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Pia Yayınları
Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Pia
Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi

Pia Yayınları
Hâle Seval yakından tanıdığı Bozcaada da tanık olduğu hayatlardan yola çıkarak gerçekliği kilim örüyormuş gibi sabırla ilmik ilmik kurmacaya dönüştürüyor Bu öyküleri okurken siz de bir anlamda kendinizi Bozcaada daymış gibi hissedeceksiniz Canlı ayrıntılar güneşte parlayan renkler gibi gözünüzü alacak adanın şaraplarından yudumluyormuş gibi içinize buruk bir tat yerleşecek sonunda da üzerinizde denizin bıraktığı tuz tabakası gibi derin bir iz kalacak Şavkar Altınel Kerim Kaptan elini gözünün üzerine siper etti güneşin daha batmamış ışıkları göz bebeklerinde oynadı uzaklara eski günlere daldı Yavru bir kedinin ağzına benzeyen limana yaklaşırken çekek yerinde kayalıkların üzerinde Aburga Ahmet Dede nin kabrinin beyaz taş duvarları diğer teknelere yaptığı gibi onların teknesini de selamlar poyraz kısa bir süreliğine esmeye ara verirdi Limanda yer alan lokantaların ışığı yanıp yanmamak arasında bocalar teknelerin boya kokusu tamir seslerine karışırdı Kerim için karaların gürültüsü daha ayak basmadan ona açık denizleri özletirdi Limanın sağ tarafına düşen kalenin heybetli burçlarının yansıması uysal bakışlarının üzerine çöker adaya giden yola sıralanmış ağaçların arasında kalan pire küstüm ve süpürgeotlarının kokusu etrafa yayılırdı Ada evleri iki küçük tepe arasına sıkışmış hareket edemiyormuş gibi gelirdi Kimi gelişlerinde ezan ve çan sesleri birbirini takip ederdi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img