Eğitim Felsefesi — Zekeriyya Uludağ

Eğitim Felsefesi
Zekeriyya UludağNobel Akademik Yayıncılık
Eğitim Felsefesi
Zekeriyya Uludağİnsanlık tarihi varlığın kendi idrakine ulaştığı zamanın adıdır Bu ise göreceli olan bir anın içinde sürekli olanı yakalama ve kendini sonsuzluğa adama çabasıdır Bu tarihin bir yönü düşüncenin şekillendirdiği ruh diğer yönü ise aklın ve iradenin somutlaşmasına âdetâ beden kalıbına girmesine yardımcı olan eğitimdir İnsan kendisine verilen zaman dilimi içerisinde mutluluk ve hakikate ulaşmak isterken bunları elde etmede üç temel disiplinden faydalanmıştır Bunlar din felsefe ve bilimdir Dolayısıyla insana ait olan hiçbir faaliyet bu üç disiplinin dışında değildir Bunlardan birincisi duyguya ikincisi akla üçüncüsü ise görmeye yani bedene aittir ve hiçbiri diğerinden ayrı düşünülemez Her kim sadece birini temel alarak kendine bir dünya bir zihniyet oluşturmak isterse bütünü yakalayamayacaktır Çünkü varlık parçalardan meydana gelmiş bir bütündür XVIII yy dan beri Batı dan naklettiğimiz teorilerle düşünce dünyamızı ve buna dayalı olarak eğitimimizi şekillendirmeye çalışıyoruz Ancak kültürümüzün asli unsurlarını dikkate almadığımız için kendimize ait bir eğitim düşüncesi geliştiremediğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız Medeniyetleri meydana getiren kültürün asli unsurları gözden ırak tutulduğu için uzun zamandır Nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz sorusuna anlamlı bir cevap bulunamamıştır Bu çalışma ülkemizde klasikleşmiş eğitim felsefesi kitaplarında temas edilen konuları ele almakla birlikte eğitim felsefemiz açısından bütüncül bir anlayışı dile getirme gayreti içerisindedir Bunun için tarih içerisinde Batı da eğitim için etki gücü fazla olan filozofların düşüncelerine zaman zaman farklı bir gözle yaklaşırken aynı zamanda bizi biz yapan asli unsurların oluşmasına neden olan Türk İslam medeniyetinin gelişme sürecini ve buna katkı sağlayan bazı şahsiyetlerin konu ile ilgili düşüncelerine yer vermiştir Ayrıca eğitimimizin düşünce boyutuna katkıda bulunan bazı çağdaş düşünürlerimiz de ele alınmıştır Hasılı bu çalışma hem eğitim ile ilgilenen öğretmen adaylarının hem de bu sahaya ilgi duyanların zihninde bir soru ortaya çıkarmak için kaleme alınmıştır

Nobel Akademik Yayıncılık
İnsanlık tarihi varlığın kendi idrakine ulaştığı zamanın adıdır Bu ise göreceli olan bir anın içinde sürekli olanı yakalama ve kendini sonsuzluğa adama çabasıdır Bu tarihin bir yönü düşüncenin şekillendirdiği ruh diğer yönü ise aklın ve iradenin somutlaşmasına âdetâ beden kalıbına girmesine yardımcı olan eğitimdir İnsan kendisine verilen zaman dilimi içerisinde mutluluk ve hakikate ulaşmak isterken bunları elde etmede üç temel disiplinden faydalanmıştır Bunlar din felsefe ve bilimdir Dolayısıyla insana ait olan hiçbir faaliyet bu üç disiplinin dışında değildir Bunlardan birincisi duyguya ikincisi akla üçüncüsü ise görmeye yani bedene aittir ve hiçbiri diğerinden ayrı düşünülemez Her kim sadece birini temel alarak kendine bir dünya bir zihniyet oluşturmak isterse bütünü yakalayamayacaktır Çünkü varlık parçalardan meydana gelmiş bir bütündür XVIII yy dan beri Batı dan naklettiğimiz teorilerle düşünce dünyamızı ve buna dayalı olarak eğitimimizi şekillendirmeye çalışıyoruz Ancak kültürümüzün asli unsurlarını dikkate almadığımız için kendimize ait bir eğitim düşüncesi geliştiremediğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız Medeniyetleri meydana getiren kültürün asli unsurları gözden ırak tutulduğu için uzun zamandır Nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz sorusuna anlamlı bir cevap bulunamamıştır Bu çalışma ülkemizde klasikleşmiş eğitim felsefesi kitaplarında temas edilen konuları ele almakla birlikte eğitim felsefemiz açısından bütüncül bir anlayışı dile getirme gayreti içerisindedir Bunun için tarih içerisinde Batı da eğitim için etki gücü fazla olan filozofların düşüncelerine zaman zaman farklı bir gözle yaklaşırken aynı zamanda bizi biz yapan asli unsurların oluşmasına neden olan Türk İslam medeniyetinin gelişme sürecini ve buna katkı sağlayan bazı şahsiyetlerin konu ile ilgili düşüncelerine yer vermiştir Ayrıca eğitimimizin düşünce boyutuna katkıda bulunan bazı çağdaş düşünürlerimiz de ele alınmıştır Hasılı bu çalışma hem eğitim ile ilgilenen öğretmen adaylarının hem de bu sahaya ilgi duyanların zihninde bir soru ortaya çıkarmak için kaleme alınmıştır Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
İnsanlık tarihi varlığın kendi idrakine ulaştığı zamanın adıdır Bu ise göreceli olan bir anın içinde sürekli olanı yakalama ve kendini sonsuzluğa adama çabasıdır Bu tarihin bir yönü düşüncenin şekillendirdiği ruh diğer yönü ise aklın ve iradenin somutlaşmasına âdetâ beden kalıbına girmesine yardımcı olan eğitimdir İnsan kendisine verilen zaman dilimi içerisinde mutluluk ve hakikate ulaşmak isterken bunları elde etmede üç temel disiplinden faydalanmıştır Bunlar din felsefe ve bilimdir Dolayısıyla insana ait olan hiçbir faaliyet bu üç disiplinin dışında değildir Bunlardan birincisi duyguya ikincisi akla üçüncüsü ise görmeye yani bedene aittir ve hiçbiri diğerinden ayrı düşünülemez Her kim sadece birini temel alarak kendine bir dünya bir zihniyet oluşturmak isterse bütünü yakalayamayacaktır Çünkü varlık parçalardan meydana gelmiş bir bütündür 18 yy dan beri Batı dan naklettiğimiz teorilerle düşünce dünyamızı ve buna dayalı olarak eğitimimizi şekillendirmeye çalışıyoruz Ancak kültürümüzün asli unsurlarını dikkate almadığımız için kendimize ait bir eğitim düşüncesi geliştiremediğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız Medeniyetleri meydana getiren kültürün asli unsurları gözden ırak tutulduğu için uzun zamandır Nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz sorusuna anlamlı bir cevap bulunamamıştır Bu çalışma ülkemizde klasikleşmiş eğitim felsefesi kitaplarında temas edilen konuları ele almakla birlikte eğitim felsefemiz açısından bütüncül bir anlayışı dile getirme gayreti içerisindedir Bunun için tarih içerisinde Batı da eğitim için etki gücü fazla olan filozofların düşüncelerine zaman zaman farklı bir gözle yaklaşırken aynı zamanda bizi biz yapan asli unsurların oluşmasına neden olan Türk İslam medeniyetinin gelişme sürecini ve buna katkı sağlayan bazı şahsiyetlerin konu ile ilgili düşüncelerine yer vermiştir Ayrıca eğitimimizin düşünce boyutuna katkıda bulunan bazı çağdaş düşünürlerimiz de ele alınmıştır Hasılı bu çalışma hem eğitim ile ilgilenen öğretmen adaylarının hem de bu sahaya ilgi duyanların zihninde bir soru ortaya çıkarmak için kaleme alınmıştır

NOBEL AKADEMİK YAYINCILIK
İnsanlık tarihi varlığın kendi idrakine ulaştığı zamanın adıdır Bu ise göreceli olan bir anın içinde sürekli olanı yakalama ve kendini sonsuzluğa adama çabasıdır Bu tarihin bir yönü düşüncenin şekillendirdiği ruh diğer yönü ise aklın ve iradenin somutlaşmasına âdetâ beden kalıbına girmesine yardımcı olan eğitimdir İnsan kendisine verilen zaman dilimi içerisinde mutluluk ve hakikate ulaşmak isterken bunları elde etmede üç temel disiplinden faydalanmıştır Bunlar din felsefe ve bilimdir Dolayısıyla insana ait olan hiçbir faaliyet bu üç disiplinin dışında değildir Bunlardan birincisi duyguya ikincisi akla üçüncüsü ise görmeye yani bedene aittir ve hiçbiri diğerinden ayrı düşünülemez Her kim sadece birini temel alarak kendine bir dünya bir zihniyet oluşturmak isterse bütünü yakalayamayacaktır Çünkü varlık parçalardan meydana gelmiş bir bütündür XVIII yy dan beri Batı dan naklettiğimiz teorilerle düşünce dünyamızı ve buna dayalı olarak eğitimimizi şekillendirmeye çalışıyoruz Ancak kültürümüzün asli unsurlarını dikkate almadığımız için kendimize ait bir eğitim düşüncesi geliştiremediğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız Medeniyetleri meydana getiren kültürün asli unsurları gözden ırak tutulduğu için uzun zamandır Nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz sorusuna anlamlı bir cevap bulunamamıştır Bu çalışma ülkemizde klasikleşmiş eğitim felsefesi kitaplarında temas edilen konuları ele almakla birlikte eğitim felsefemiz açısından bütüncül bir anlayışı dile getirme gayreti içerisindedir Bunun için tarih içerisinde Batı da eğitim için etki gücü fazla olan filozofların düşüncelerine zaman zaman farklı bir gözle yaklaşırken aynı zamanda bizi biz yapan asli unsurların oluşmasına neden olan Türk İslam medeniyetinin gelişme sürecini ve buna katkı sağlayan bazı şahsiyetlerin konu ile ilgili düşüncelerine yer vermiştir Ayrıca eğitimimizin düşünce boyutuna katkıda bulunan bazı çağdaş düşünürlerimiz de ele alınmıştır Hasılı bu çalışma hem eğitim ile ilgilenen öğretmen adaylarının hem de bu sahaya ilgi duyanların zihninde bir soru ortaya çıkarmak için kaleme alınmıştır

Nobel Akademik Yayıncılık
İnsanlık tarihi varlığın kendi idrakine ulaştığı zamanın adıdır Bu ise göreceli olan bir anın içinde sürekli olanı yakalama ve kendini sonsuzluğa adama çabasıdır Bu tarihin bir yönü düşüncenin şekillendirdiği ruh diğer yönü ise aklın ve iradenin somutlaşmasına âdetâ beden kalıbına girmesine yardımcı olan eğitimdir İnsan kendisine verilen zaman dilimi içerisinde mutluluk ve hakikate ulaşmak isterken bunları elde etmede üç temel disiplinden faydalanmıştır Bunlar din felsefe ve bilimdir Dolayısıyla insana ait olan hiçbir faaliyet bu üç disiplinin dışında değildir Bunlardan birincisi duyguya ikincisi akla üçüncüsü ise görmeye yani bedene aittir ve hiçbiri diğerinden ayrı düşünülemez Her kim sadece birini temel alarak kendine bir dünya bir zihniyet oluşturmak isterse bütünü yakalayamayacaktır Çünkü varlık parçalardan meydana gelmiş bir bütündür XVIII yy dan beri Batı dan naklettiğimiz teorilerle düşünce dünyamızı ve buna dayalı olarak eğitimimizi şekillendirmeye çalışıyoruz Ancak kültürümüzün asli unsurlarını dikkate almadığımız için kendimize ait bir eğitim düşüncesi geliştiremediğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız Medeniyetleri meydana getiren kültürün asli unsurları gözden ırak tutulduğu için uzun zamandır Nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz sorusuna anlamlı bir cevap bulunamamıştır Bu çalışma ülkemizde klasikleşmiş eğitim felsefesi kitaplarında temas edilen konuları ele almakla birlikte eğitim felsefemiz açısından bütüncül bir anlayışı dile getirme gayreti içerisindedir Bunun için tarih içerisinde Batı da eğitim için etki gücü fazla olan filozofların düşüncelerine zaman zaman farklı bir gözle yaklaşırken aynı zamanda bizi biz yapan asli unsurların oluşmasına neden olan Türk İslam medeniyetinin gelişme sürecini ve buna katkı sağlayan bazı şahsiyetlerin konu ile ilgili düşüncelerine yer vermiştir Ayrıca eğitimimizin düşünce boyutuna katkıda bulunan bazı çağdaş düşünürlerimiz de ele alınmıştır Hasılı bu çalışma hem eğitim ile ilgilenen öğretmen adaylarının hem de bu sahaya ilgi duyanların zihninde bir soru ortaya çıkarmak için kaleme alınmıştır Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
İnsanlık tarihi varlığın kendi idrakine ulaştığı zamanın adıdır Bu ise göreceli olan bir anın içinde sürekli olanı yakalama ve kendini sonsuzluğa adama çabasıdır Bu tarihin bir yönü düşüncenin şekillendirdiği ruh diğer yönü ise aklın ve iradenin somutlaşmasına âdetâ beden kalıbına girmesine yardımcı olan eğitimdir İnsan kendisine verilen zaman dilimi içerisinde mutluluk ve hakikate ulaşmak isterken bunları elde etmede üç temel disiplinden faydalanmıştır Bunlar din felsefe ve bilimdir Dolayısıyla insana ait olan hiçbir faaliyet bu üç disiplinin dışında değildir Bunlardan birincisi duyguya ikincisi akla üçüncüsü ise görmeye yani bedene aittir ve hiçbiri diğerinden ayrı düşünülemez Her kim sadece birini temel alarak kendine bir dünya bir zihniyet oluşturmak isterse bütünü yakalayamayacaktır Çünkü varlık parçalardan meydana gelmiş bir bütündür XVIII yy dan beri Batı dan naklettiğimiz teorilerle düşünce dünyamızı ve buna dayalı olarak eğitimimizi şekillendirmeye çalışıyoruz Ancak kültürümüzün asli unsurlarını dikkate almadığımız için kendimize ait bir eğitim düşüncesi geliştiremediğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız Medeniyetleri meydana getiren kültürün asli unsurları gözden ırak tutulduğu için uzun zamandır Nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz sorusuna anlamlı bir cevap bulunamamıştır Bu çalışma ülkemizde klasikleşmiş eğitim felsefesi kitaplarında temas edilen konuları ele almakla birlikte eğitim felsefemiz açısından bütüncül bir anlayışı dile getirme gayreti içerisindedir Bunun için tarih içerisinde Batı da eğitim için etki gücü fazla olan filozofların düşüncelerine zaman zaman farklı bir gözle yaklaşırken aynı zamanda bizi biz yapan asli unsurların oluşmasına neden olan Türk İslam medeniyetinin gelişme sürecini ve buna katkı sağlayan bazı şahsiyetlerin konu ile ilgili düşüncelerine yer vermiştir Ayrıca eğitimimizin düşünce boyutuna katkıda bulunan bazı çağdaş düşünürlerimiz de ele alınmıştır Hasılı bu çalışma hem eğitim ile ilgilenen öğretmen adaylarının hem de bu sahaya ilgi duyanların zihninde bir soru ortaya çıkarmak için kaleme alınmıştır

Nobel Akademik Yayıncılık
İnsanlık tarihi varlığın kendi idrakine ulaştığı zamanın adıdır Bu ise göreceli olan bir anın içinde sürekli olanı yakalama ve kendini sonsuzluğa adama çabasıdır Bu tarihin bir yönü düşüncenin şekillendirdiği ruh diğer yönü ise aklın ve iradenin somutlaşmasına âdetâ beden kalıbına girmesine yardımcı olan eğitimdir İnsan kendisine verilen zaman dilimi içerisinde mutluluk ve hakikate ulaşmak isterken bunları elde etmede üç temel disiplinden faydalanmıştır Bunlar din felsefe ve bilimdir Dolayısıyla insana ait olan hiçbir faaliyet bu üç disiplinin dışında değildir Bunlardan birincisi duyguya ikincisi akla üçüncüsü ise görmeye yani bedene aittir ve hiçbiri diğerinden ayrı düşünülemez Her kim sadece birini temel alarak kendine bir dünya bir zihniyet oluşturmak isterse bütünü yakalayamayacaktır Çünkü varlık parçalardan meydana gelmiş bir bütündür XVIII yy dan beri Batı dan naklettiğimiz teorilerle düşünce dünyamızı ve buna dayalı olarak eğitimimizi şekillendirmeye çalışıyoruz Ancak kültürümüzün asli unsurlarını dikkate almadığımız için kendimize ait bir eğitim düşüncesi geliştiremediğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız Medeniyetleri meydana getiren kültürün asli unsurları gözden ırak tutulduğu için uzun zamandır Nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz sorusuna anlamlı bir cevap bulunamamıştır Bu çalışma ülkemizde klasikleşmiş eğitim felsefesi kitaplarında temas edilen konuları ele almakla birlikte eğitim felsefemiz açısından bütüncül bir anlayışı dile getirme gayreti içerisindedir Bunun için tarih içerisinde Batı da eğitim için etki gücü fazla olan filozofların düşüncelerine zaman zaman farklı bir gözle yaklaşırken aynı zamanda bizi biz yapan asli unsurların oluşmasına neden olan Türk İslam medeniyetinin gelişme sürecini ve buna katkı sağlayan bazı şahsiyetlerin konu ile ilgili düşüncelerine yer vermiştir Ayrıca eğitimimizin düşünce boyutuna katkıda bulunan bazı çağdaş düşünürlerimiz de ele alınmıştır Hasılı bu çalışma hem eğitim ile ilgilenen öğretmen adaylarının hem de bu sahaya ilgi duyanların zihninde bir soru ortaya çıkarmak için kaleme alınmıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Nobel
İnsanlık tarihi varlığın kendi idrakine ulaştığı zamanın adıdır Bu ise göreceli olan bir anın içinde sürekli olanı yakalama ve kendini sonsuzluğa adama çabasıdır Bu tarihin bir yönü düşüncenin şekillendirdiği ruh diğer yönü ise aklın ve iradenin somutlaşmasına âdetâ beden kalıbına girmesine yardımcı olan eğitimdir İnsan kendisine verilen zaman dilimi içerisinde mutluluk ve hakikate ulaşmak isterken bunları elde etmede üç temel disiplinden faydalanmıştır Bunlar din felsefe ve bilimdir Dolayısıyla insana ait olan hiçbir faaliyet bu üç disiplinin dışında değildir Bunlardan birincisi duyguya ikincisi akla üçüncüsü ise görmeye yani bedene aittir ve hiçbiri diğerinden ayrı düşünülemez Her kim sadece birini temel alarak kendine bir dünya bir zihniyet oluşturmak isterse bütünü yakalayamayacaktır Çünkü varlık parçalardan meydana gelmiş bir bütündür XVIII yy dan beri Batı dan naklettiğimiz teorilerle düşünce dünyamızı ve buna dayalı olarak eğitimimizi şekillendirmeye çalışıyoruz Ancak kültürümüzün asli unsurlarını dikkate almadığımız için kendimize ait bir eğitim düşüncesi geliştiremediğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız Medeniyetleri meydana getiren kültürün asli unsurları gözden ırak tutulduğu için uzun zamandır Nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz sorusuna anlamlı bir cevap bulunamamıştır Bu çalışma ülkemizde klasikleşmiş eğitim felsefesi kitaplarında temas edilen konuları ele almakla birlikte eğitim felsefemiz açısından bütüncül bir anlayışı dile getirme gayreti içerisindedir Bunun için tarih içerisinde Batı da eğitim için etki gücü fazla olan filozofların düşüncelerine zaman zaman farklı bir gözle yaklaşırken aynı zamanda bizi biz yapan asli unsurların oluşmasına neden olan Türk İslam medeniyetinin gelişme sürecini ve buna katkı sağlayan bazı şahsiyetlerin konu ile ilgili düşüncelerine yer vermiştir Ayrıca eğitimimizin düşünce boyutuna katkıda bulunan bazı çağdaş düşünürlerimiz de ele alınmıştır Hasılı bu çalışma hem eğitim ile ilgilenen öğretmen adaylarının hem de bu sahaya ilgi duyanların zihninde bir soru ortaya çıkarmak için kaleme alınmıştır