Eğitim Felsefesi — Hilmi Ziya Ülken

Eğitim Felsefesi
Hilmi Ziya ÜlkenDoğu Batı Yayınları
Eğitim Felsefesi
Hilmi Ziya ÜlkenÇocukluk insan gerçeğinin en önemli safhasıdır İnsanlığın bütün gücü ve tohumu onda yaşamaktadır Çocuğu tanımak tarihi medeniyeti Kültürü tanımak kadar güçtür Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür Dinler ahlak sistemleri felsefeler her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir Dinlerin ilâhi emirle ilen sürdüğü eğitim şekilleri felsefe sistemlerinde düşünceler ve tavsiyeler halini almıştır Bilimler bu tavsiyeleri araştırmalara dayandırarak daha az kategorik daha ihtiyatlı bir şekle koymuştur Buradan pedagoji eğitim bilimi çocuk psikolojisi pedoloji çocuk fizyolojisi vb dalları meydana gelmiştir Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir Yalnız Yunan felsefesinde değil Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddî ve manevî gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır Bugünkü eğitim sistemlerinin bir kısmı ilerici bir kısmı tutucu bir kısmı gelenekçidir Fakat çağımızın şartlan ve insan bilimlerinin bugünkü durumu düşünülünce ilerici olmamak kabil değildir Bizim anlattığımız eğitim sistemi insanlık tarihinin tecrübelerinden faydalanarak onun şimdiki ritmine uygun insanlar yetiştireceği için insanî dir Her memlekette böyle bir yetiştirme o memleketin kendi kültüründen kuvvet alacağı bugünkü varlığını kuran geleneğine dayanacağı için milli dir Tanıtım Bülteninden

Doğu Batı Yayınları
Çocukluk insan gerçeğinin en önemli safhasıdır İnsanlığın bütün gücü ve tohumu onda yaşamaktadır Çocuğu tanımak tarihi medeniyeti Kültürü tanımak kadar güçtür Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür Dinler ahlak sistemleri felsefeler her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir Dinlerin ilâhi emirle ilen sürdüğü eğitim şekilleri felsefe sistemlerinde düşünceler ve tavsiyeler halini almıştır Bilimler bu tavsiyeleri araştırmalara dayandırarak daha az kategorik daha ihtiyatlı bir şekle koymuştur Buradan pedagoji eğitim bilimi çocuk psikolojisi pedoloji çocuk fizyolojisi vb dalları meydana gelmiştir Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir Yalnız Yunan felsefesinde değil Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddî ve manevî gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır Bugünkü eğitim sistemlerinin bir kısmı ilerici bir kısmı tutucu bir kısmı gelenekçidir Fakat çağımızın şartlan ve insan bilimlerinin bugünkü durumu düşünülünce ilerici olmamak kabil değildir Bizim anlattığımız eğitim sistemi insanlık tarihinin tecrübelerinden faydalanarak onun şimdiki ritmine uygun insanlar yetiştireceği için insanîdir Her memlekette böyle bir yetiştirme o memleketin kendi kültüründen kuvvet alacağı bugünkü varlığını kuran geleneğine dayanacağı için millidir

DOĞU BATI YAYINLARI
Çocukluk insan gerçeğinin en önemli safhasıdır İnsanlığın bütün gücü ve tohumu onda ya şamaktadır Çocuğu tanımak tarihi medeniyeti Kültürü tanımak kadar güçtür Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür Dinler ahlak sistemleri felsefeler her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir Dinlerin ilâhi emirle ilen sürdüğü eğitim şekilleri felsefe sistemlerinde düşünceler ve tavsiyeler halini almıştır Bilimler bu tavsiyeleri araştırmalara dayandırarak daha az kategorik daha ihtiyatlı bir şekle koymuştur Buradan pedagoji eğitim bilimi çocuk psikolojisi pedoloji ço cuk fizyolojisi vb dalları meydana gelmiştir Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir Yalnız Yunan felsefesinde değil Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddî ve manevî gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır Bugünkü eğitim sistemlerinin bir kısmı ilerici bir kısmı tutucu bir kısmı gelenekçidir Fakat çağımızın şartlan ve insan bilimlerinin bugünkü durumu düşünülünce ilerici olmamak kabil değildir Bizim anlattığımız eğitim sistemi insanlık tarihinin tecrübelerinden faydalanarak onun şimdiki ritmine uygun insanlar yetiştireceği için insanî dir Her memlekette böyle bir yetiş tirme o memleketin kendi kültüründen kuvvet alacağı bugünkü varlığını kuran geleneğine dayanacağı için milli dir

Doğu Batı Yayınları
Türkiye de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken e ait olması eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır Öncelikle Ülken felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir Diğer bir özellik birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır Tarihsel olarak Antik Yunan dan modern felsefeye Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini içerik ve bağlamlarını korumuştur Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır Aristoteles Hume Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon Augustinus Pascal Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye de yeşermesinde Ülken in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser bu yeni basımda tek ciltte toplandı Kitap felsefenin doğuşu felsefenin ana konuları ve yöntemi mantık problemi bilgi ve varlık kuramları ile başlar Felsefenin matematik düşünce fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur Bunun yanında sosyoloji tarih psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir Tanıtım Bülteninden

Doğu Batı Yayınları
Türkiye de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken e ait olması eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır Öncelikle Ülken felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir Diğer bir özellik birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır Tarihsel olarak Antik Yunan dan modern felsefeye Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini içerik ve bağlamlarını korumuştur Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır Aristoteles Hume Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon Augustinus Pascal Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye de yeşermesinde Ülken in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser bu yeni basımda tek ciltte toplandı Kitap felsefenin doğuşu felsefenin ana konuları ve yöntemi mantık problemi bilgi ve varlık kuramları ile başlar Felsefenin matematik düşünce fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur Bunun yanında sosyoloji tarih psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir

Doğu Batı Yayınları
Çocukluk insan gerçeğinin en önemli safhasıdır İnsanlığın bütün gücü ve tohumu onda yaşamaktadır Çocuğu tanımak tarihi medeniyeti Kültürü tanımak kadar güçtür Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür Dinler ahlak sistemleri felsefeler her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir Dinlerin ilâhi emirle ilen sürdüğü eğitim şekilleri felsefe sistemlerinde düşünceler ve tavsiyeler halini almıştır Bilimler bu tavsiyeleri araştırmalara dayandırarak daha az kategorik daha ihtiyatlı bir şekle koymuştur Buradan pedagoji eğitim bilimi çocuk psikolojisi pedoloji çocuk fizyolojisi vb dalları meydana gelmiştir Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir Yalnız Yunan felsefesinde değil Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddî ve manevî gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır Bugünkü eğitim sistemlerinin bir kısmı ilerici bir kısmı tutucu bir kısmı gelenekçidir Fakat çağımızın şartlan ve insan bilimlerinin bugünkü durumu düşünülünce ilerici olmamak kabil değildir Bizim anlattığımız eğitim sistemi insanlık tarihinin tecrübelerinden faydalanarak onun şimdiki ritmine uygun insanlar yetiştireceği için insanî dir Her memlekette böyle bir yetiştirme o memleketin kendi kültüründen kuvvet alacağı bugünkü varlığını kuran geleneğine dayanacağı için milli dir

DOĞU BATI YAYINLARI
Çocukluk insan gerçeğinin en önemli safhasıdır İnsanlığın bütün gücü ve tohumu onda yaşamaktadır Çocuğu tanımak tarihi medeniyeti Kültürü tanımak kadar güçtür Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür Dinler ahlak sistemleri felsefeler her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir Dinlerin ilâhi emirle ilen sürdüğü eğitim şekilleri felsefe sistemlerinde düşünceler ve tavsiyeler halini almıştır Bilimler bu tavsiyeleri araştırmalara dayandırarak daha az kategorik daha ihtiyatlı bir şekle koymuştur Buradan pedagoji eğitim bilimi çocuk psikolojisi pedoloji çocuk fizyolojisi vb dalları meydana gelmiştir Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir Yalnız Yunan felsefesinde değil Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddî ve manevî gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır Bugünkü eğitim sistemlerinin bir kısmı ilerici bir kısmı tutucu bir kısmı gelenekçidir Fakat çağımızın şartlan ve insan bilimlerinin bugünkü durumu düşünülünce ilerici olmamak kabil değildir Bizim anlattığımız eğitim sistemi insanlık tarihinin tecrübelerinden faydalanarak onun şimdiki ritmine uygun insanlar yetiştireceği için insanî dir Her memlekette böyle bir yetiştirme o memleketin kendi kültüründen kuvvet alacağı bugünkü varlığını kuran geleneğine dayanacağı için milli dir

Doğu Batı Yayınları
Türkiye de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken e ait olması eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır Öncelikle Ülken felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir Diğer bir özellik birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır Tarihsel olarak Antik Yunan dan modern felsefeye Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini içerik ve bağlamlarını korumuştur Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır Aristoteles Hume Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon Augustinus Pascal Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye de yeşermesinde Ülken in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser bu yeni basımda tek ciltte toplandı Kitap felsefenin doğuşu felsefenin ana konuları ve yöntemi mantık problemi bilgi ve varlık kuramları ile başlar Felsefenin matematik düşünce fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur Bunun yanında sosyoloji tarih psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir

DOĞU BATI YAYINLARI
Türkiye de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken e ait olması eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır Öncelikle Ülken felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir Diğer bir özellik birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır Tarihsel olarak Antik Yunan dan modern felsefeye Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini içerik ve bağlamlarını korumuştur Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır Aristoteles Hume Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon Augustinus Pascal Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye de yeşermesinde Ülken in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser bu yeni basımda tek ciltte toplandı Kitap felsefenin doğuşu felsefenin ana konuları ve yöntemi mantık problemi bilgi ve varlık kuramları ile başlar Felsefenin matematik düşünce fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur Bunun yanında sosyoloji tarih psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir

DOĞU BATI YAYINLARI
Türkiye de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken e ait olması eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır Öncelikle Ülken felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir Diğer bir özellik birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır Tarihsel olarak Antik Yunan dan modern felsefeye Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini içerik ve bağlamlarını korumuştur Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır Aristoteles Hume Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon Augustinus Pascal Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye de yeşermesinde Ülken in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser bu yeni basımda tek ciltte toplandı Kitap felsefenin doğuşu felsefenin ana konuları ve yöntemi mantık problemi bilgi ve varlık kuramları ile başlar Felsefenin matematik düşünce fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur Bunun yanında sosyoloji tarih psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir

Doğu-Batı
Çocukluk insan gerçeğinin en önemli safhasıdır İnsanlığın bütün gücü ve tohumu onda yaşamaktadır Çocuğu tanımak tarihi medeniyeti Kültürü tanımak kadar güçtür Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür Dinler ahlak sistemleri felsefeler her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir Dinlerin ilâhi emirle ilen sürdüğü eğitim şekilleri felsefe sistemlerinde düşünceler ve tavsiyeler halini almıştır Bilimler bu tavsiyeleri araştırmalara dayandırarak daha az kategorik daha ihtiyatlı bir şekle koymuştur Buradan pedagoji eğitim bilimi çocuk psikolojisi pedoloji çocuk fizyolojisi vb dalları meydana gelmiştir Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir Yalnız Yunan felsefesinde değil Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddî ve manevî gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır Bugünkü eğitim sistemlerinin bir kısmı ilerici bir kısmı tutucu bir kısmı gelenekçi dir Fakat çağımızın şartlan ve insan bilimlerinin bugünkü durumu düşünülünce ilerici olmamak kabil değildir Bizim anlattığımız eğitim sistemi insanlık tarihinin tecrübelerinden faydalanarak onun şimdiki ritmine uygun insanlar yetiştireceği için insanî dir Her memlekette böyle bir yetiştirme o memleketin kendi kültüründen kuvvet alacağı bugünkü varlı ğını kuran geleneğine dayanacağı için milli dir

Doğu-Batı
Türkiye de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken e ait olması eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır Öncelikle Ülken felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir Diğer bir özellik birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır Tarihsel olarak Antik Yunan dan modern felsefeye Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini içerik ve bağlamlarını korumuştur Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır Aristoteles Hume Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon Augustinus Pascal Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye de yeşermesinde Ülken in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser bu yeni basımda tek ciltte toplandı Kitap felsefenin doğuşu felsefenin ana konuları ve yöntemi mantık problemi bilgi ve varlık kuramları ile başlar Felsefenin matematik düşünce fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur Bunun yanında sosyoloji tarih psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir

Doğu Batı Yayınları
Çocukluk insan gerçeğinin en önemli safhasıdır İnsanlığın bütün gücü ve tohumu onda yaşamaktadır Çocuğu tanımak tarihi medeniyeti Kültürü tanımak kadar güçtür Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür Dinler ahlak sistemleri felsefeler her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir Dinlerin ilâhi emirle ilen sürdüğü eğitim şekilleri felsefe sistemlerinde düşünceler ve tavsiyeler halini almıştır Bilimler bu tavsiyeleri araştırmalara dayandırarak daha az kategorik daha ihtiyatlı bir şekle koymuştur Buradan pedagoji eğitim bilimi çocuk psikolojisi pedoloji çocuk fizyolojisi vb dalları meydana gelmiştir Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir Yalnız Yunan felsefesinde değil Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddî ve manevî gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır Bugünkü eğitim sistemlerinin bir kısmı ilerici bir kısmı tutucu bir kısmı gelenekçidir Fakat çağımızın şartlan ve insan bilimlerinin bugünkü durumu düşünülünce ilerici olmamak kabil değildir Bizim anlattığımız eğitim sistemi insanlık tarihinin tecrübelerinden faydalanarak onun şimdiki ritmine uygun insanlar yetiştireceği için insanî dir Her memlekette böyle bir yetiştirme o memleketin kendi kültüründen kuvvet alacağı bugünkü varlığını kuran geleneğine dayanacağı için milli dir

Doğu Batı Yayınları
Hilmi Ziya Ülken tarafından kaleme alınan Felsefeye Giriş Doğu Batı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Felsefeye Giriş Hilmi Ziya Ülken Kitap Özeti Türkiye de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken e ait olması eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır Öncelikle Ülken felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir Diğer bir özellik birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır Tarihsel olarak Antik Yunan dan modern felsefeye Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini içerik ve bağlamlarını korumuştur Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır Aristoteles Hume Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon Augustinus Pascal Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye de yeşermesinde Ülken in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser bu yeni basımda tek ciltte toplandı Kitap felsefenin doğuşu felsefenin ana konuları ve yöntemi mantık problemi bilgi ve varlık kuramları ile başlar Felsefenin matematik düşünce fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur Bunun yanında sosyoloji tarih psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir Yayınevi Doğu Batı Yayınları Yazar Hilmi Ziya Ülken Sayfa 592 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 15 50x23 50 cm Basım Yılı Ekim 2022 Barkod 9786258123258 Kategori Araştıma İnceleme Referans Genel Felsefe

Doğu Batı Yayınları - Felsefe Dizisi
Çocukluk insan gerçeğinin en önemli safhasıdır İnsanlığın bütün gücü ve tohumu onda yaşamaktadır Çocuğu tanımak tarihi medeniyeti Kültürü tanımak kadar güçtür Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür Dinler ahlak sistemleri felsefeler her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir Dinlerin ilâhi emirle ilen sürdüğü eğitim şekilleri felsefe sistemlerinde düşünceler ve tavsiyeler halini almıştır Bilimler bu tavsiyeleri araştırmalara dayandırarak daha az kategorik daha ihtiyatlı bir şekle koymuştur Buradan pedagoji eğitim bilimi çocuk psikolojisi pedoloji çocuk fizyolojisi vb dalları meydana gelmiştir Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir Yalnız Yunan felsefesinde değil Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddî ve manevî gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır Bugünkü eğitim sistemlerinin bir kısmı ilerici bir kısmı tutucu bir kısmı gelenekçidir Fakat çağımızın şartlan ve insan bilimlerinin bugünkü durumu düşünülünce ilerici olmamak kabil değildir Bizim anlattığımız eğitim sistemi insanlık tarihinin tecrübelerinden faydalanarak onun şimdiki ritmine uygun insanlar yetiştireceği için insanî dir Her memlekette böyle bir yetiştirme o memleketin kendi kültüründen kuvvet alacağı bugünkü varlığını kuran geleneğine dayanacağı için milli dir Tanıtım Bülteninden

Doğu Batı Yayınları
Türkiye de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken e ait olması eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır Öncelikle Ülken felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir Diğer bir özellik birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır Tarihsel olarak Antik Yunan dan modern felsefeye Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini içerik ve bağlamlarını korumuştur Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır Aristoteles Hume Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon Augustinus Pascal Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye de yeşermesinde Ülken in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser bu yeni basımda tek ciltte toplandı Kitap felsefenin doğuşu felsefenin ana konuları ve yöntemi mantık problemi bilgi ve varlık kuramları ile başlar Felsefenin matematik düşünce fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur Bunun yanında sosyoloji tarih psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir

Doğu Batı Yayınları
Türkiye de ilk ve kapsamlı Felsefeye Giriş kitaplarından birinin Hilmi Ziya Ülken e ait olması eserin bütünlüğü ve konuların ele alınış tarzı düşünüldüğünde tutarlı bir gerekçeye yaslanır Öncelikle Ülken felsefeyi sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak görmemiş felsefi bir bakış açısıyla bilimleri kuşatan bir yaklaşım geliştirmiştir Diğer bir özellik birbirinden farklı düşünce ve ekolleri incelerken felsefe ve bilimin çok yönlülüğünü belirli bir etkileşim ve neden sonuç ilişkisi içinde yorumlamıştır Tarihsel olarak Antik Yunan dan modern felsefeye Doğu kültürlerinin düşünsel birikimini de dâhil ederek birbiriyle kaynaşan ufukların zengin mirasını günümüze taşımıştır Fenomenolojik betimleme diyebileceğimiz bir yöntemle kavramların öz ve bütünlüklerini içerik ve bağlamlarını korumuştur Her düşüncenin başka bir düşünceyi çağıran yaratıcılığa ve özgür bir zihne kapı aralayan bir üstünlüğü vardır Aristoteles Hume Kant ve Descartes gibi rasyonel çizgide ilerleyen isimler felsefe tarihine kritik katkılarda bulunurken Platon Augustinus Pascal Bergson ve Heidegger gibi düşünürler de ince duyuş ve sezgileriyle okurda bambaşka bir felsefi ve estetik tavır yaratır Kuşkusuz bu tarz düşünme alışkanlığının Türkiye de yeşermesinde Ülken in düşünce tarihimizin en renkli simalarından biri olmasının büyük payı vardır Daha önce iki cilt halinde yayımlanan eser bu yeni basımda tek ciltte toplandı Kitap felsefenin doğuşu felsefenin ana konuları ve yöntemi mantık problemi bilgi ve varlık kuramları ile başlar Felsefenin matematik düşünce fizik ve biyoloji ile ilişkisi üzerinde ayrıntılarıyla durulur Bunun yanında sosyoloji tarih psikoloji ve din konularının felsefe ile ilişkisi birçok yönüyle değerlendirilir Tanıtım Bülteninden

ÜLKEN YAYINLARI
Çocukluk insan gerçeğinin en önemil safhasıdır İnsanlğın bütün gücü ve tohumu onda yaşamaktadır Çocuğu tanımak tarihi medeniyeti kültürü tanımak kadar güçtür Bunun için çocuğun yetişmesinden başka bir şey olmayan eğitim insanın kendisi için yeryüzünde yaptığı işlerden en büyüğüdür Dinler ahlak sistemleri felsefeler her biri kendilerine göre bir eğitim tarzı ileri sürmüşlerdir Dinlerin ilahi emirle ileri sürdüğü eğitim şekilleri felsefe sistemlerinde düşünceler ve tavsiyeler halini almıştır Bilimler bu tavsiyeleri araştırmalarda dayandırarak daha az kategorik daha ihtiyatlı bir şekle koymuştur Buradan pedagoji eğitim bilimi çocuk psikoloisi pedoloji çocuk fizyolojisi vb Dalları meydana gelmiştir Pedagojinin tarihi belki de düşünce tarihi kadar eskidir Yalnız Yunan felsefesinde değil Çin ve Hint felsefelerinde de düşüncenin uyandığı zamandan beri çocuk yetiştirme ve çocuğun maddi ve manevi gelişmesi üzerinde düşüncelere rastlanmaktadır