MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Eğitim Örgütlerinde Kültürel Liderlik ve Meslek Ahlakı — Bilal Yıldırım

Eğitim Örgütlerinde Kültürel Liderlik ve Meslek Ahlakı
184,80
GenelEğitim BilimleriEğitim Genel

Eğitim Örgütlerinde Kültürel Liderlik ve Meslek Ahlakı

Bilal Yıldırım

Pegem Akademi Yayıncılık

2019168 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Eğitim Örgütlerinde Kültürel Liderlik ve Meslek Ahlakı

Bilal Yıldırım

Bilgi toplumu örgütlerinin vizyonu insanı mutlu etmeye yöneliktir Bu vizyona uygun paradigmalar geliştirilmekte örgüt ve yönetim felsefesi yeniden şekillenmektedir Araştırmalar da insan öğesi üzerinde odaklanmaktadır Çünkü en değerli varlık insandır Örgütler insanla anlam kazanır insanla şekillenir ve insanla başarıla ulaşabilir Yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra yönetim biliminde insan kaynağının önemi daha iyi anlaşılmaya başlamış ve araştırmalarbu alanda yoğunluk kazanmıştır Örgüt yönetiminde iş görenlerin işlerinden beklentileri ihtiyaç türleri ihtiyaçların boyutları üzerinde durulmuş ve karşılanma düzey ve biçimleri araştırmalara konu edilmiştir Bununla birlikte özellikle 90 lı yıllarda örgütsel kültür araştırmacı ve uygulayıcıların ilgisini daha fazla çekmeye başlamıştır Toplumsal yaşam biçimi olarak tanımlanan kültürün örgütsel boyutu ve işlevleri üzerindeki çalışmaların yanında kültürel boyutun önemli bir bileşeni olan mesleki etik örgütsel etik ve yönetimsel etik gibi konular da dikkat çekmeye başlamıştır İletişim teknolojilerindeki hızlı değişim hayata anlam vermede ve toplumsal ilişkilerde çok hızlı değişimlere sebep olmuştur ve bu durum daha da hızlanmaktadır Bilgiye erişimin zaman mekândan bağımsız hale gelmesi özellikle Z kuşağı olarak adlandırılan 2000 li yıllarda doğmuş olan gençlerin anlama ve değerlendirme biçimlerini köklü değişime uğratmıştır Basılı medyaya ilgi azalmakta televizyon gibi görsel medyanın da gençler tarafından hızla terkedildiği gözlenmektedir Genç kuşaklar arasında iletişimden etkileşime alışkanlıklardan tercihlere dinlenmeden beslenmeye her şey değişmektedir Günlük hayatın hızı ve çeşitlenmesi Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar GDO olarak adlandırılan gıdalarla hızlı beslenme alışkanlıkları insanlarda obezite gibi bedensel rahatsızlıklara yol açmaktadır GDO lu gıdaların insan bedenine verdiği zarar gibi özellikle internet ve benzeri erişim kanalları aracılığıyla çok kısa sürede kaynağı pek bilinmeyen çoğu zaman gerçeği yansıtmayan bilgi yığınlarına erişim çok daha hızlı ve sınırsız hale gelmektedir Gerçekleri yansıtmayan en azından kuşkulu olan bilgilere de Genetiği Değiştirilmiş Bilgi denebilir GDO lu gıdalarla nasıl ki sağlıklı bir bünyeye sahip olmak pek mümkün değil ise GDB ile de sağlıklı iletişim ve bilim gerçekleştirilemez Aynı şekilde sınır tanımayan iletişim ağıyla kültürler arası farklılıklar kalkmakta ve yerel milli kültür kontrolsüz şekilde değişime uğramaktadır Ana kodları değiştirilmiş ya da karıştırılmış olan kültür için de GDK kavramı kullanılabilir Genetiği değiştirilmiş kültürle sağlıklı toplumsal yapının oluşturulması da pek mümkün görülmemektedir Toplumsal hafızanın sağlıklı oluşabilmesi sağlıklı eğitimle mümkün olabilir Ailede başlayan eğitim çevrede ve özellikle okulda çok daha özenle düzenlenerek verilmelidir Okullar sadece bilgi beceri kazandıran kurumlar olmak yerine anlayış hikmet ve marifetin yaşanılarak kazanıldığı kurumlar olmalıdır Toplum ve ailenin en düzenli destekleyicisi olan okulların toplumun özünü yansıtan değerlerin yaşandığı desteklendiği ve geliştirildiği ortamlara dönüşebilmesi için özellikle okul yöneticiler öğretmenler veliler diğer tüm paydaşlar ve bunlar aracılığıyla öğrenciler milli kültür ve milli ahlak anlayışıyla evrensel değerleri de harmanlayarak şekillenen eğitimle geleceğe sağlam temellerle yönelebilir Bu çalışmada eğitim kurumlarında kültürel liderlik ile meslek ahlakı ele alınmıştır Köklü bir kültürel birikimi bulunan toplumumuzda eğitim örgütlerinde çağdaş bilimsel gelişmeler ışığında kültürel değerlerle toplumsal bilincin oluşturulabileceğine inanılmaktadır Bu çalışmanın ilk baskısındaki muhtemel hata ve eksikliklerin düzeltilmesi için okuyuculardan öneri beklenmektedir Dr Bilal Yıldırım

Nobel Kitap
264,00

Pegem Akademi Yayıncılık

Ciltsiz14x21 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Kaçınılmaz olan değişimin insan hayatının her alanında meydana gelmesi yaşama biçiminin çok hızlı değişimine bu değişimin de toplumsal etkileşimde davranış farklılaşmasına etkisi eski dönemlere göre daha belirgin ve daha karmaşık hale gelmektedir Toplumun her alanındaki değişim eğitim alanında da çok güçlü olarak yaşanmaktadır Eğitim kurumları bu değişime ayak uydurabildiği bundan da öte değişimi kontrollü olarak yapısına ve işleyişine yansıtabildiği ölçüde etkili varlığını sürdürebilir Değişimin öncüsü olmak değişimi kendisine uygun olarak şekillendirebilmek için eğitim örgütlerinin daha duyarlı olmaları çok önemlidir Kendi kültürel değerleriyle çelişmeyen yeniliklere açık ama değişimi kendi temel değerler yapısıyla bütünleştirebilen eğitim sistemi buna bağlı olarak eğitim kurumları geleceğe daha sağlam temellerle ilerleyebilir Eğitim örgütlerinin her kademesinde özellikle eğitim sisteminin en temel birimi olan okullarda yöneticilerin yöneticilik becerileri ön plana çıkma

Ekin Kitap
264,00

Pegem Akademi Yayıncılık - Akademik Kitaplar

2018168 sf.
Ekin Kitap

Bilgi toplumu örgütlerinin vizyonu insanı mutlu etmeye yöneliktir Bu vizyona uygun paradigmalar geliştirilmekte örgüt ve yönetim felsefesi yeniden şekillenmektedir Araştırmalar da insan öğesi üzerinde odaklanmaktadır Çünkü en değerli varlık insandır Örgütler insanla anlam kazanır insanla şekillenir ve insanla başarıla ulaşabilir Yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra yönetim biliminde insan kaynağının önemi daha iyi anlaşılmaya başlamış ve araştırmalarbu alanda yoğunluk kazanmıştır Örgüt yönetiminde iş görenlerin işlerinden beklentileri ihtiyaç türleri ihtiyaçların boyutları üzerinde durulmuş ve karşılanma düzey ve biçimleri araştırmalara konu edilmiştir Bununla birlikte özellikle 90 lı yıllarda örgütsel kültür araştırmacı ve uygulayıcıların ilgisini daha fazla çekmeye başlamıştır Toplumsal yaşam biçimi olarak tanımlanan kültürün örgütsel boyutu ve işlevleri üzerindeki çalışmaların yanında kültürel boyutun önemli bir bileşeni olan mesleki etik örgütsel etik ve yönetimsel etik gibi konular da dikkat çekmeye başlamıştır İletişim teknolojilerindeki hızlı değişim hayata anlam vermede ve toplumsal ilişkilerde çok hızlı değişimlere sebep olmuştur ve bu durum daha da hızlanmaktadır Bilgiye erişimin zaman mekândan bağımsız hale gelmesi özellikle Z kuşağı olarak adlandırılan 2000 li yıllarda doğmuş olan gençlerin anlama ve değerlendirme biçimlerini köklü değişime uğratmıştır Basılı medyaya ilgi azalmakta televizyon gibi görsel medyanın da gençler tarafından hızla terkedildiği gözlenmektedir Genç kuşaklar arasında iletişimden etkileşime alışkanlıklardan tercihlere dinlenmeden beslenmeye her şey değişmektedir Günlük hayatın hızı ve çeşitlenmesi Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar GDO olarak adlandırılan gıdalarla hızlı beslenme alışkanlıkları insanlarda obezite gibi bedensel rahatsızlıklara yol açmaktadır GDO lu gıdaların insan bedenine verdiği zarar gibi özellikle internet ve benzeri erişim kanalları aracılığıyla çok kısa sürede kaynağı pek bilinmeyen çoğu zaman gerçeği yansıtmayan bilgi yığınlarına erişim çok daha hızlı ve sınırsız hale gelmektedir Gerçekleri yansıtmayan en azından kuşkulu olan bilgilere de Genetiği Değiştirilmiş Bilgi denebilir GDO lu gıdalarla nasıl ki sağlıklı bir bünyeye sahip olmak pek mümkün değil ise GDB ile de sağlıklı iletişim ve bilim gerçekleştirilemez Aynı şekilde sınır tanımayan iletişim ağıyla kültürler arası farklılıklar kalkmakta ve yerel milli kültür kontrolsüz şekilde değişime uğramaktadır Ana kodları değiştirilmiş ya da karıştırılmış olan kültür için de GDK kavramı kullanılabilir Genetiği değiştirilmiş kültürle sağlıklı toplumsal yapının oluşturulması da pek mümkün görülmemektedir Toplumsal hafızanın sağlıklı oluşabilmesi sağlıklı eğitimle mümkün olabilir Ailede başlayan eğitim çevrede ve özellikle okulda çok daha özenle düzenlenerek verilmelidir Okullar sadece bilgi beceri kazandıran kurumlar olmak yerine anlayış hikmet ve marifetin yaşanılarak kazanıldığı kurumlar olmalıdır Toplum ve ailenin en düzenli destekleyicisi olan okulların toplumun özünü yansıtan değerlerin yaşandığı desteklendiği ve geliştirildiği ortamlara dönüşebilmesi için özellikle okul yöneticiler öğretmenler veliler diğer tüm paydaşlar ve bunlar aracılığıyla öğrenciler milli kültür ve milli ahlak anlayışıyla evrensel değerleri de harmanlayarak şekillenen eğitimle geleceğe sağlam temellerle yönelebilir Bu çalışmada eğitim kurumlarında kültürel liderlik ile meslek ahlakı ele alınmıştır Köklü bir kültürel birikimi bulunan toplumumuzda eğitim örgütlerinde çağdaş bilimsel gelişmeler ışığında kültürel değerlerle toplumsal bilincin oluşturulabileceğine inanılmaktadır Bu çalışmanın ilk baskısındaki muhtemel hata ve eksikliklerin düzeltilmesi için okuyuculardan öneri beklenmektedir Dr Bilal Yıldırım

D&R
276,87

Pegem Akademi Yayıncılık

20221. baskı168 sf.
13 x 212. HamurTürkçe
D&R

Tarih 24 Nisan 1991 Yer Alman Kültür Merkezi Güzel bir gün başlıyor Teker teker gelen insanların hepsinin yüzünde mutlu mutlu bir ifade dillerde Günaydın sözcüğü birbirini tanıyanlarda kucaklaşma tanışmayanlarda tanışma heyecanı Bir kez daha Eğitimde Drama çalışmalarını ta içlerinde hisseden kocaman bir topluluk bir arada Önceki yıllarda yapılan çalışmalarda küçük gruplara ayrılan bu topluluk bu defa hep birlikte Bir an içimde bir kuşku hissettim Bu kadar çok insan bir arada ne yapabilir Çalışma başladı Dagmar Dörger liderliğinde inanılmaz bir duygu ile kaynaştırma alıştırmaları vardı Birinci günün akşamı çok kocaman ama birlikteydik Onu takip eden günler Hugh Lovegrowe Pamela Bowell Hans Wolfgan Nickel le çalışmalar yaptık Yürekten söylemek gerekirse kuşkularım doğrulanıyor bibiydi Bu büyük grupta bazen hissetmek istediğim duyguları tadamadım Uyarıcılar çok fazlaydı Konsantre olmakta güçlük çektim Tadı hala damağımdaki kahve molalarında yaptığım diyaloglarla duygularımda yalnız olmadığımı da hissettim Dördüncü gün güzel ve verimli geçti Geriye bakıp değerlendirme yaptım Ben belki küçük gruptu sadece Nickel le 4 gün geçirecektim Ama her biri ayrı ekol veren Dagmar Pam Hugh atlanır mıydı Kaçırılır mıydı Bu organizasyonu başarıyla gerçekleştiren ve bu camianın çatısını oluşturan Sn İnci San Sn Tamer Levent e binlerce teşekkürler Bizim kocaman grubumuz en yakın zamanda tekrar merhaba demek üzere Nalan OlgunEğitimde Drama ya Yakınlaşmak başlıklı bu kitap 23 27 Nisan 1991 tarihleri arasında gerçekleştirilen 4 Uluslararası Eğitimde Drama Semineri nde gerçekleştirilen atölye ve serbest tartışmalardan oluşan bir içeriğe sahiptir İnci San Tamer Levent Hugh Lovegrove Hans Wolfgang Nickel Dagmar Dörger ve Pamela Bowell in tartışma ve atölye çalışmalarının Türkiye de Eğitimde Drama sürecine yakınlaşmanın önemli etkileri olduğunu göstermektedir Tanıtım Bülteninden

Kitap Ambarı
280,50

Pegem Akademi Yayıncılık

2022168 sf.
İnce Kapak13 x 21
Kitap Ambarı

Tarih 24 Nisan 1991 Yer Alman Kültür Merkezi Güzel bir gün başlıyor Teker teker gelen insanların hepsinin yüzünde mutlu mutlu bir ifade dillerde Günaydın sözcüğü birbirini tanıyanlarda kucaklaşma tanışmayanlarda tanışma heyecanı Bir kez daha Eğitimde Drama çalışmalarını ta içlerinde hisseden kocaman bir topluluk bir arada Önceki yıllarda yapılan çalışmalarda küçük gruplara ayrılan bu topluluk bu defa hep birlikte Bir an içimde bir kuşku hissettim Bu kadar çok insan bir arada ne yapabilir Çalışma başladı Dagmar Dörger liderliğinde inanılmaz bir duygu ile kaynaştırma alıştırmaları vardı Birinci günün akşamı çok kocaman ama birlikteydik Onu takip eden günler Hugh Lovegrowe Pamela Bowell Hans Wolfgan Nickel le çalışmalar yaptık Yürekten söylemek gerekirse kuşkularım doğrulanıyor bibiydi Bu büyük grupta bazen hissetmek istediğim duyguları tadamadım Uyarıcılar çok fazlaydı Konsantre olmakta güçlük çektim Tadı hala damağımdaki kahve molalarında yaptığım diyaloglarla duygularımda yalnız olmadığımı da hissettim Dördüncü gün güzel ve verimli geçti Geriye bakıp değerlendirme yaptım Ben belki küçük gruptu sadece Nickel le 4 gün geçirecektim Ama her biri ayrı ekol veren Dagmar Pam Hugh atlanır mıydı Kaçırılır mıydı Bu organizasyonu başarıyla gerçekleştiren ve bu camianın çatısını oluşturan Sn İnci San Sn Tamer Levent e binlerce teşekkürler Bizim kocaman grubumuz en yakın zamanda tekrar merhaba demek üzere Nalan Olgun Eğitimde Drama ya Yakınlaşmak başlıklı bu kitap 23 27 Nisan 1991 tarihleri arasında gerçekleştirilen 4 Uluslararası Eğitimde Drama Semineri nde gerçekleştirilen atölye ve serbest tartışmalardan oluşan bir içeriğe sahiptir İnci San Tamer Levent Hugh Lovegrove Hans Wolfgang Nickel Dagmar Dörger ve Pamela Bowell in tartışma ve atölye çalışmalarının Türkiye de Eğitimde Drama sürecine yakınlaşmanın önemli etkileri olduğunu göstermektedir Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
290,40

Pegem Akademi Yayıncılık

2018168 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Bilgi toplumu örgütlerinin vizyonu insanı mutlu etmeye yöneliktir Bu vizyona uygun paradigmalar geliştirilmekte örgüt ve yönetim felsefesi yeniden şekillenmektedir Araştırmalar da insan öğesi üzerinde odaklanmaktadır Çünkü en değerli varlık insandır Örgütler insanla anlam kazanır insanla şekillenir ve insanla başarıla ulaşabilir Yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra yönetim biliminde insan kaynağının önemi daha iyi anlaşılmaya başlamış ve araştırmalarbu alanda yoğunluk kazanmıştır Örgüt yönetiminde iş görenlerin işlerinden beklentileri ihtiyaç türleri ihtiyaçların boyutları üzerinde durulmuş ve karşılanma düzey ve biçimleri araştırmalara konu edilmiştir Bununla birlikte özellikle 90 lı yıllarda örgütsel kültür araştırmacı ve uygulayıcıların ilgisini daha fazla çekmeye başlamıştır Toplumsal yaşam biçimi olarak tanımlanan kültürün örgütsel boyutu ve işlevleri üzerindeki çalışmaların yanında kültürel boyutun önemli bir bileşeni olan mesleki etik örgütsel etik ve yönetimsel etik gibi konular da dikkat çekmeye başlamıştır İletişim teknolojilerindeki hızlı değişim hayata anlam vermede ve toplumsal ilişkilerde çok hızlı değişimlere sebep olmuştur ve bu durum daha da hızlanmaktadır Bilgiye erişimin zaman mekândan bağımsız hale gelmesi özellikle Z kuşağı olarak adlandırılan 2000 li yıllarda doğmuş olan gençlerin anlama ve değerlendirme biçimlerini köklü değişime uğratmıştır Basılı medyaya ilgi azalmakta televizyon gibi görsel medyanın da gençler tarafından hızla terkedildiği gözlenmektedir Genç kuşaklar arasında iletişimden etkileşime alışkanlıklardan tercihlere dinlenmeden beslenmeye her şey değişmektedir Günlük hayatın hızı ve çeşitlenmesi Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar GDO olarak adlandırılan gıdalarla hızlı beslenme alışkanlıkları insanlarda obezite gibi bedensel rahatsızlıklara yol açmaktadır GDO lu gıdaların insan bedenine verdiği zarar gibi özellikle internet ve benzeri erişim kanalları aracılığıyla çok kısa sürede kaynağı pek bilinmeyen çoğu zaman gerçeği yansıtmayan bilgi yığınlarına erişim çok daha hızlı ve sınırsız hale gelmektedir Gerçekleri yansıtmayan en azından kuşkulu olan bilgilere de Genetiği Değiştirilmiş Bilgi denebilir GDO lu gıdalarla nasıl ki sağlıklı bir bünyeye sahip olmak pek mümkün değil ise GDB ile de sağlıklı iletişim ve bilim gerçekleştirilemez Aynı şekilde sınır tanımayan iletişim ağıyla kültürler arası farklılıklar kalkmakta ve yerel milli kültür kontrolsüz şekilde değişime uğramaktadır Ana kodları değiştirilmiş ya da karıştırılmış olan kültür için de GDK kavramı kullanılabilir Genetiği değiştirilmiş kültürle sağlıklı toplumsal yapının oluşturulması da pek mümkün görülmemektedir Toplumsal hafızanın sağlıklı oluşabilmesi sağlıklı eğitimle mümkün olabilir Ailede başlayan eğitim çevrede ve özellikle okulda çok daha özenle düzenlenerek verilmelidir Okullar sadece bilgi beceri kazandıran kurumlar olmak yerine anlayış hikmet ve marifetin yaşanılarak kazanıldığı kurumlar olmalıdır Toplum ve ailenin en düzenli destekleyicisi olan okulların toplumun özünü yansıtan değerlerin yaşandığı desteklendiği ve geliştirildiği ortamlara dönüşebilmesi için özellikle okul yöneticiler öğretmenler veliler diğer tüm paydaşlar ve bunlar aracılığıyla öğrenciler milli kültür ve milli ahlak anlayışıyla evrensel değerleri de harmanlayarak şekillenen eğitimle geleceğe sağlam temellerle yönelebilir Bu çalışmada eğitim kurumlarında kültürel liderlik ile meslek ahlakı ele alınmıştır Köklü bir kültürel birikimi bulunan toplumumuzda eğitim örgütlerinde çağdaş bilimsel gelişmeler ışığında kültürel değerlerle toplumsal bilincin oluşturulabileceğine inanılmaktadır Bu çalışmanın ilk baskısındaki muhtemel hata ve eksikliklerin düzeltilmesi için okuyuculardan öneri beklenmektedir Dr Bilal Yıldırım

Teklif Kitap
313,50

Pegem Akademi Yayıncılık

2019-01-041. baskı168 sf.
Karton135-210-01.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Bilgi toplumu örgütlerinin vizyonu insanı mutlu etmeye yöneliktir Bu vizyona uygun paradigmalar geliştirilmekte örgüt ve yönetim felsefesi yeniden şekillenmektedir Araştırmalar da insan öğesi üzerinde odaklanmaktadır Çünkü en değerli varlık insandır Örgütler insanla anlam kazanır insanla şekillenir ve insanla başarıla ulaşabilir Yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra yönetim biliminde insan kaynağının önemi daha iyi anlaşılmaya başlamış ve araştırmalarbu alanda yoğunluk kazanmıştır Örgüt yönetiminde iş görenlerin işlerinden beklentileri ihtiyaç türleri ihtiyaçların boyutları üzerinde durulmuş ve karşılanma düzey ve biçimleri araştırmalara konu edilmiştir Bununla birlikte özellikle 90 lı yıllarda örgütsel kültür araştırmacı ve uygulayıcıların ilgisini daha fazla çekmeye başlamıştır Toplumsal yaşam biçimi olarak tanımlanan kültürün örgütsel boyutu ve işlevleri üzerindeki çalışmaların yanında kültürel boyutun önemli bir bileşeni olan mesleki etik örgütsel etik ve yönetimsel etik gibi konular da dikkat çekmeye başlamıştır İletişim teknolojilerindeki hızlı değişim hayata anlam vermede ve toplumsal ilişkilerde çok hızlı değişimlere sebep olmuştur ve bu durum daha da hızlanmaktadır Bilgiye erişimin zaman mekândan bağımsız hale gelmesi özellikle Z kuşağı olarak adlandırılan 2000 li yıllarda doğmuş olan gençlerin anlama ve değerlendirme biçimlerini köklü değişime uğratmıştır Basılı medyaya ilgi azalmakta televizyon gibi görsel medyanın da gençler tarafından hızla terkedildiği gözlenmektedir Genç kuşaklar arasında iletişimden etkileşime alışkanlıklardan tercihlere dinlenmeden beslenmeye her şey değişmektedir Günlük hayatın hızı ve çeşitlenmesi Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar GDO olarak adlandırılan gıdalarla hızlı beslenme alışkanlıkları insanlarda obezite gibi bedensel rahatsızlıklara yol açmaktadır GDO lu gıdaların insan bedenine verdiği zarar gibi özellikle internet ve benzeri erişim kanalları aracılığıyla çok kısa sürede kaynağı pek bilinmeyen çoğu zaman gerçeği yansıtmayan bilgi yığınlarına erişim çok daha hızlı ve sınırsız hale gelmektedir Gerçekleri yansıtmayan en azından kuşkulu olan bilgilere de Genetiği Değiştirilmiş Bilgi denebilir GDO lu gıdalarla nasıl ki sağlıklı bir bünyeye sahip olmak pek mümkün değil ise GDB ile de sağlıklı iletişim ve bilim gerçekleştirilemez Aynı şekilde sınır tanımayan iletişim ağıyla kültürler arası farklılıklar kalkmakta ve yerel milli kültür kontrolsüz şekilde değişime uğramaktadır Ana kodları değiştirilmiş ya da karıştırılmış olan kültür için de GDK kavramı kullanılabilir Genetiği değiştirilmiş kültürle sağlıklı toplumsal yapının oluşturulması da pek mümkün görülmemektedir Toplumsal hafızanın sağlıklı oluşabilmesi sağlıklı eğitimle mümkün olabilir Ailede başlayan eğitim çevrede ve özellikle okulda çok daha özenle düzenlenerek verilmelidir Okullar sadece bilgi beceri kazandıran kurumlar olmak yerine anlayış hikmet ve marifetin yaşanılarak kazanıldığı kurumlar olmalıdır Toplum ve ailenin en düzenli destekleyicisi olan okulların toplumun özünü yansıtan değerlerin yaşandığı desteklendiği ve geliştirildiği ortamlara dönüşebilmesi için özellikle okul yöneticiler öğretmenler veliler diğer tüm paydaşlar ve bunlar aracılığıyla öğrenciler milli kültür ve milli ahlak anlayışıyla evrensel değerleri de harmanlayarak şekillenen eğitimle geleceğe sağlam temellerle yönelebilir Bu çalışmada eğitim kurumlarında kültürel liderlik ile meslek ahlakı ele alınmıştır Köklü bir kültürel birikimi bulunan toplumumuzda eğitim örgütlerinde çağdaş bilimsel gelişmeler ışığında kültürel değerlerle toplumsal bilincin oluşturulabileceğine inanılmaktadır Bu çalışmanın ilk baskısındaki muhtemel hata ve eksikliklerin düzeltilmesi için okuyuculardan öneri beklenmektedir Dr Bilal Yıldırım

Pandora

Pegem A Akademik Kitaplar

2018168 sf.
Pandora

Bilgi toplumu örgütlerinin vizyonu insanı mutlu etmeye yöneliktir Bu vizyona uygun paradigmalar geliştirilmekte örgüt ve yönetim felsefesi yeniden şekillenmektedir Araştırmalar da insan öğesi üzerinde odaklanmaktadır Çünkü en değerli varlık insandır Örgütler insanla anlam kazanır insanla şekillenir ve insanla başarıla ulaşabilir Yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra yönetim biliminde insan kaynağının önemi daha iyi anlaşılmaya başlamış ve araştırmalarbu alanda yoğunluk kazanmıştır Örgüt yönetiminde iş görenlerin işlerinden beklentileri ihtiyaç türleri ihtiyaçların boyutları üzerinde durulmuş ve karşılanma düzey ve biçimleri araştırmalara konu edilmiştir Bununla birlikte özellikle 90 lı yıllarda örgütsel kültür araştırmacı ve uygulayıcıların ilgisini daha fazla çekmeye başlamıştır Toplumsal yaşam biçimi olarak tanımlanan kültürün örgütsel boyutu ve işlevleri üzerindeki çalışmaların yanında kültürel boyutun önemli bir bileşeni olan mesleki etik örgütsel etik ve yönetimsel etik gibi konular da dikkat çekmeye başlamıştır İletişim teknolojilerindeki hızlı değişim hayata anlam vermede ve toplumsal ilişkilerde çok hızlı değişimlere sebep olmuştur ve bu durum daha da hızlanmaktadır Bilgiye erişimin zaman mekândan bağımsız hale gelmesi özellikle Z kuşağı olarak adlandırılan 2000 li yıllarda doğmuş olan gençlerin anlama ve değerlendirme biçimlerini köklü değişime uğratmıştır Basılı medyaya ilgi azalmakta televizyon gibi görsel medyanın da gençler tarafından hızla terkedildiği gözlenmektedir Genç kuşaklar arasında iletişimden etkileşime alışkanlıklardan tercihlere dinlenmeden beslenmeye her şey değişmektedir Günlük hayatın hızı ve çeşitlenmesi Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar GDO olarak adlandırılan gıdalarla hızlı beslenme alışkanlıkları insanlarda obezite gibi bedensel rahatsızlıklara yol açmaktadır GDO lu gıdaların insan bedenine verdiği zarar gibi özellikle internet ve benzeri erişim kanalları aracılığıyla çok kısa sürede kaynağı pek bilinmeyen çoğu zaman gerçeği yansıtmayan bilgi yığınlarına erişim çok daha hızlı ve sınırsız hale gelmektedir Gerçekleri yansıtmayan en azından kuşkulu olan bilgilere de Genetiği Değiştirilmiş Bilgi denebilir GDO lu gıdalarla nasıl ki sağlıklı bir bünyeye sahip olmak pek mümkün değil ise GDB ile de sağlıklı iletişim ve bilim gerçekleştirilemez Aynı şekilde sınır tanımayan iletişim ağıyla kültürler arası farklılıklar kalkmakta ve yerel milli kültür kontrolsüz şekilde değişime uğramaktadır Ana kodları değiştirilmiş ya da karıştırılmış olan kültür için de GDK kavramı kullanılabilir Genetiği değiştirilmiş kültürle sağlıklı toplumsal yapının oluşturulması da pek mümkün görülmemektedir Toplumsal hafızanın sağlıklı oluşabilmesi sağlıklı eğitimle mümkün olabilir Ailede başlayan eğitim çevrede ve özellikle okulda çok daha özenle düzenlenerek verilmelidir Okullar sadece bilgi beceri kazandıran kurumlar olmak yerine anlayış hikmet ve marifetin yaşanılarak kazanıldığı kurumlar olmalıdır Toplum ve ailenin en düzenli destekleyicisi olan okulların toplumun özünü yansıtan değerlerin yaşandığı desteklendiği ve geliştirildiği ortamlara dönüşebilmesi için özellikle okul yöneticiler öğretmenler veliler diğer tüm paydaşlar ve bunlar aracılığıyla öğrenciler milli kültür ve milli ahlak anlayışıyla evrensel değerleri de harmanlayarak şekillenen eğitimle geleceğe sağlam temellerle yönelebilir Bu çalışmada eğitim kurumlarında kültürel liderlik ile meslek ahlakı ele alınmıştır Köklü bir kültürel birikimi bulunan toplumumuzda eğitim örgütlerinde çağdaş bilimsel gelişmeler ışığında kültürel değerlerle toplumsal bilincin oluşturulabileceğine inanılmaktadır Bu çalışmanın ilk baskısındaki muhtemel hata ve eksikliklerin düzeltilmesi için okuyuculardan öneri beklenmektedir Dr Bilal Yıldırım