Eğri Çiviler — Osman Güngör

Eğri Çiviler
Osman GüngörCinius Yayınları
Eğri Çiviler
Osman GüngörŞehrin sesi yükselmeye ve yollar kalabalıklaşmaya başlamıştı Yandaki simitçiden bir simit aldı Çok taze ve lezzetliydi Bavulunu alarak ayağa kalktı Fatih e gidecekti Orada yakın köylülerin ve arkadaşlarının toplandığı bir kahve vardı Durakta sıra bekleyen bir taksiye yanaşarak şoföre seslendi Beni Fatih e atar mısın Adam Mustafa yı tepeden tırnağa şöyle bir süzdü Köyden geldiği ve İstanbul a yabancı olduğu o kadar belli oluyordu ki Nerelisin hemşerim diye sordu Mustafa ya Cevap kısaydı Kayseriliyim Vicdanlı bir adamdı şoför Mustafa ya müşteri muamelesi yapıp parasını almayı kendine yediremedi Acımıştı O da sekiz on yıl önce tıpkı bu adam gibi İstanbul a gelmiş olmadık acemilikler yaşamıştı Mustafa ya Bak hemşerim ben şimdi seni taksi ile götürürsem on liranı alırım ama senin paran cebinde kalsın Bir lira ver motorlarla Eminönü ne geçersin Bir lira daha verirsen oradan da dolmuş taksiler seni Fatih e götürür Hadi işin rast gelsin dedi Taksi şoförünün bu güzel ve insani davranışını Mustafa ilerleyen günlerde çocuklarına anlatacak bunu onlarla paylaşacaktı İyi ve düzgün insanlar her zaman vardı ve gerektiğinde bir yerlerden çıkıveriyorlardı işte

Cinius Yayınları
Şehrin sesi yükselmeye ve yollar kalabalıklaşmaya başlamıştı Yandaki simitçiden bir simit aldı Çok taze ve lezzetliydi Bavulunu alarak ayağa kalktı Fatih e gidecekti Orada yakın köylülerin ve arkadaşlarının toplandığı bir kahve vardı Durakta sıra bekleyen bir taksiye yanaşarak şoföre seslendi Beni Fatih e atar mısın Adam Mustafa yı tepeden tırnağa şöyle bir süzdü Köyden geldiği ve İstanbul a yabancı olduğu o kadar belli oluyordu ki Nerelisin hemşerim diye sordu Mustafa ya Cevap kısaydı Kayseriliyim Vicdanlı bir adamdı şoför Mustafa ya müşteri muamelesi yapıp parasını almayı kendine yediremedi Acımıştı O da sekiz on yıl önce tıpkı bu adam gibi İstanbul a gelmiş olmadık acemilikler yaşamıştı Mustafa ya Bak hemşerim ben şimdi seni taksi ile götürürsem on liranı alırım ama senin paran cebinde kalsın Bir lira ver motorlarla Eminönü ne geçersin Bir lira daha verirsen oradan da dolmuş taksiler seni Fatih e götürür Hadi işin rast gelsin dedi Taksi şoförünün bu güzel ve insani davranışını Mustafa ilerleyen günlerde çocuklarına anlatacak bunu onlarla paylaşacaktı İyi ve düzgün insanlar her zaman vardı ve gerektiğinde bir yerlerden çıkıveriyorlardı işte

Cinius Yayınları
Şehrin sesi yükselmeye ve yollar kalabalıklaşmaya başlamıştı Yandaki simitçiden bir simit aldı Çok taze ve lezzetliydi Bavulunu alarak ayağa kalktı Fatih e gidecekti Orada yakın köylülerin ve arkadaşlarının toplandığı bir kahve vardı Durakta sıra bekleyen bir taksiye yanaşarak şoföre seslendi Beni Fatih e atar mısın Adam Mustafa yı tepeden tırnağa şöyle bir süzdü Köyden geldiği ve İstanbul a yabancı olduğu o kadar belli oluyordu ki Nerelisin hemşerim diye sordu Mustafa ya Cevap kısaydı Kayseriliyim Vicdanlı bir adamdı şoför Mustafa ya müşteri muamelesi yapıp parasını almayı kendine yediremedi Acımıştı O da sekiz on yıl önce tıpkı bu adam gibi İstanbul a gelmiş olmadık acemilikler yaşamıştı Mustafa ya Bak hemşerim ben şimdi seni taksi ile götürürsem on liranı alırım ama senin paran cebinde kalsın Bir lira ver motorlarla Eminönü ne geçersin Bir lira daha verirsen oradan da dolmuş taksiler seni Fatih e götürür Hadi işin rast gelsin dedi Taksi şoförünün bu güzel ve insani davranışını Mustafa ilerleyen günlerde çocuklarına anlatacak bunu onlarla paylaşacaktı İyi ve düzgün insanlar her zaman vardı ve gerektiğinde bir yerlerden çıkıveriyorlardı işte

Cinius Yayınları
Şehrin sesi yükselmeye ve yollar kalabalıklaşmaya başlamıştı Yandaki simitçiden bir simit aldı Çok taze ve lezzetliydi Bavulunu alarak ayağa kalktı Fatih e gidecekti Orada yakın köylülerin ve arkadaşlarının toplandığı bir kahve vardı Durakta sıra bekleyen bir taksiye yanaşarak şoföre seslendi Beni Fatih e atar mısın Adam Mustafa yı tepeden tırnağa şöyle bir süzdü Köyden geldiği ve İstanbul a yabancı olduğu o kadar belli oluyordu ki Nerelisin hemşerim diye sordu Mustafa ya Cevap kısaydı Kayseriliyim Vicdanlı bir adamdı şoför Mustafa ya müşteri muamelesi yapıp parasını almayı kendine yediremedi Acımıştı O da sekiz on yıl önce tıpkı bu adam gibi İstanbul a gelmiş olmadık acemilikler yaşamıştı Mustafa ya Bak hemşerim ben şimdi seni taksi ile götürürsem on liranı alırım ama senin paran cebinde kalsın Bir lira ver motorlarla Eminönü ne geçersin Bir lira daha verirsen oradan da dolmuş taksiler seni Fatih e götürür Hadi işin rast gelsin dedi Taksi şoförünün bu güzel ve insani davranışını Mustafa ilerleyen günlerde çocuklarına anlatacak bunu onlarla paylaşacaktı İyi ve düzgün insanlar her zaman vardı ve gerektiğinde bir yerlerden çıkıveriyorlardı işte

Cinius
Şehrin sesi yükselmeye ve yollar kalabalıklaşmaya başlamıştı Yandaki simitçiden bir simit aldı Çok taze ve lezzetliydi Bavulunu alarak ayağa kalktı Fatih e gidecekti Orada yakın köylülerin ve arkadaşlarının toplandığı bir kahve vardı Durakta sıra bekleyen bir taksiye yanaşarak şoföre seslendi Beni Fatih e atar mısın Adam Mustafa yı tepeden tırnağa şöyle bir süzdü Köyden geldiği ve İstanbul a yabancı olduğu o kadar belli oluyordu ki Nerelisin hemşerim diye sordu Mustafa ya Cevap kısaydı Kayseriliyim Vicdanlı bir adamdı şoför Mustafa ya müşteri muamelesi yapıp parasını almayı kendine yediremedi Acımıştı O da sekiz on yıl önce tıpkı bu adam gibi İstanbul a gelmiş olmadık acemilikler yaşamıştı Mustafa ya Bak hemşerim ben şimdi seni taksi ile götürürsem on liranı alırım ama senin paran cebinde kalsın Bir lira ver motorlarla Eminönü ne geçersin Bir lira daha verirsen oradan da dolmuş taksiler seni Fatih e götürür Hadi işin rast gelsin dedi Taksi şoförünün bu güzel ve insani davranışını Mustafa ilerleyen günlerde çocuklarına anlatacak bunu onlarla paylaşacaktı İyi ve düzgün insanlar her zaman vardı ve gerektiğinde bir yerlerden çıkıveriyorlardı işte