MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Ekonomide Derin Göçük — Esfender Korkmaz

Ekonomide Derin Göçük
226,80
DiğerAraştırma İncelemeEkonomi Diğer

Ekonomide Derin Göçük

Esfender Korkmaz

Asya Şafak Yayınları

2021271 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Ekonomide Derin Göçük

Esfender Korkmaz

1994 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da demokrasiye dönmüştük Ayrıca demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir derin göçük içine düştük Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir Bu gelişmeden ülkemiz bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı ideolojinin öne çıktığı devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme refah ve huzur getirmez Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
237,60

Asya Şafak Yayınları

2021271 sf.
Şehadet Kitap

1994 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da demokrasiye dönmüştük Ayrıca demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir derin göçük içine düştük Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir Bu gelişmeden ülkemiz bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı ideolojinin öne çıktığı devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme refah ve huzur getirmez Kalkınmanın temel rotası ve politikaların koordinasyonu gelişmekte olan ülkelerde makro planlama ile gerçekleşir Oysaki Türkiye de siyasi iktidar planlamayı kaldırmış IMF nin kur politikasını değiştirmemiştir Mevcut durumda dış ticaret politikası yok sermaye hareketlerinin kontrolü yok bir istihdam politikası yok 2020 yılı işsizlik verilerine göre 15 milyon insanımız mutlak yoksuldur Dış borçlarda temerrüt riski yüksektir Kur artışları rezervleri tüketmiştir İktisat politikaları iki tarafı kesen bıçak gibidir Önemli olan bu politikaları ters tarafın kesmeyeceği şekilde uygulamaktır Yarınlara ait politikaların yoksa yani politikasızlık varsa bu defa politikasızlığın her iki tarafı da tersten keser Türkiye de olan budur Eğer ekonomideki mevcut yıkım tartışılmaz ve çözülmezse kamuoyu ve muhalefet alternatif üretemezse toplum bu kötü kadere teslim edilmiş olacaktır Yaşamakta olduğumuz bunalımı daha net görmek ve bu bunalımdan nasıl çıkılacağını tartışmak her yurttaşın ve özellikle de iktisatçıların görevidir Bu kitap bu düşünce ve çizgide yazılmıştır

Kitap Sepeti
244,80

Asya Şafak Yayınları

2022368 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

1994 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da demokrasiye dönmüştük Ayrıca demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir derin göçük içine düştük Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir Bu gelişmeden ülkemiz bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı ideolojinin öne çıktığı devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme refah ve huzur getirmez Kalkınmanın temel rotası ve politikaların koordinasyonu gelişmekte olan ülkelerde makro planlama ile gerçekleşir Oysaki Türkiye de siyasi iktidar planlamayı kaldırmış IMF nin kur politikasını değiştirmemiştir Mevcut durumda dış ticaret politikası yok sermaye hareketlerinin kontrolü yok bir istihdam politikası yok 2020 yılı işsizlik verilerine göre 15 milyon insanımız mutlak yoksuldur Dış borçlarda temerrüt riski yüksektir Kur artışları rezervleri tüketmiştir İktisat politikaları iki tarafı kesen bıçak gibidir Önemli olan bu politikaları ters tarafın kesmeyeceği şekilde uygulamaktır Yarınlara ait politikaların yoksa yani politikasızlık varsa bu defa politikasızlığın her iki tarafı da tersten keser Türkiye de olan budur Eğer ekonomideki mevcut yıkım tartışılmaz ve çözülmezse kamuoyu ve muhalefet alternatif üretemezse toplum bu kötü kadere teslim edilmiş olacaktır Yaşamakta olduğumuz bunalımı daha net görmek ve bu bunalımdan nasıl çıkılacağını tartışmak her yurttaşın ve özellikle de iktisatçıların görevidir Bu kitap bu düşünce ve çizgide yazılmıştır

Yaykoop
245,00

Asya Şafak Yayınları

20211. baskı368 sf.
Karton Kapak13,5x21Kitap KağıdıTÜRKÇE
Yaykoop

1994 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da demokrasiye dönmüştük Ayrıca demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir derin göçük içine düştük Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir Bu gelişmeden ülkemiz bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı ideolojinin öne çıktığı devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme refah ve huzur getirmez Kalkınmanın temel rotası ve politikaların koordinasyonu gelişmekte olan ülkelerde makro planlama ile gerçekleşir Oysaki Türkiye de siyasi iktidar planlamayı kaldırmış IMF nin kur politikasını değiştirmemiştir Mevcut durumda dış ticaret politikası yok sermaye hareketlerinin kontrolü yok bir istihdam politikası yok 2020 yılı işsizlik verilerine göre 15 milyon insanımız mutlak yoksuldur Dış borçlarda temerrüt riski yüksektir Kur artışları rezervleri tüketmiştir İktisat politikaları iki tarafı kesen bıçak gibidir Önemli olan bu politikaları ters tarafın kesmeyeceği şekilde uygulamaktır Yarınlara ait politikaların yoksa yani politikasızlık varsa bu defa politikasızlığın her iki tarafı da tersten keser Türkiye de olan budur Eğer ekonomideki mevcut yıkım tartışılmaz ve çözülmezse kamuoyu ve muhalefet alternatif üretemezse toplum bu kötü kadere teslim edilmiş olacaktır Yaşamakta olduğumuz bunalımı daha net görmek ve bu bunalımdan nasıl çıkılacağını tartışmak her yurttaşın ve özellikle de iktisatçıların görevidir Bu kitap bu düşünce ve çizgide yazılmıştır

Tamadres
252,00

Asya Şafak Yayınları

Haziran 2021271 sf.
Ciltsiz
Tamadres

1994 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da demokrasiye dönmüştük Ayrıca demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir derin göçük içine düştük Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir Bu gelişmeden ülkemiz bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı ideolojinin öne çıktığı devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme refah ve huzur getirmez Kalkınmanın temel rotası ve politikaların koordinasyonu gelişmekte olan ülkelerde makro planlama ile gerçekleşir Oysaki Türkiye de siyasi iktidar planlamayı kaldırmış IMF nin kur politikasını değiştirmemiştir Mevcut durumda dış ticaret politikası yok sermaye hareketlerinin kontrolü yok bir istihdam politikası yok 2020 yılı işsizlik verilerine göre 15 milyon insanımız mutlak yoksuldur Dış borçlarda temerrüt riski yüksektir Kur artışları rezervleri tüketmiştir İktisat politikaları iki tarafı kesen bıçak gibidir Önemli olan bu politikaları ters tarafın kesmeyeceği şekilde uygulamaktır Yarınlara ait politikaların yoksa yani politikasızlık varsa bu defa politikasızlığın her iki tarafı da tersten keser Türkiye de olan budur Eğer ekonomideki mevcut yıkım tartışılmaz ve çözülmezse kamuoyu ve muhalefet alternatif üretemezse toplum bu kötü kadere teslim edilmiş olacaktır Yaşamakta olduğumuz bunalımı daha net görmek ve bu bunalımdan nasıl çıkılacağını tartışmak her yurttaşın ve özellikle de iktisatçıların görevidir Bu kitap bu düşünce ve çizgide yazılmıştır

Kitap Yurdu
257,40

ASYA ŞAFAK YAYINLARI

25.07.2022368 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

1994 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da demokrasiye dönmüştük Ayrıca demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir derin göçük içine düştük Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir Bu gelişmeden ülkemiz bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı ideolojinin öne çıktığı devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme refah ve huzur getirmez Kalkınmanın temel rotası ve politikaların koordinasyonu gelişmekte olan ülkelerde makro planlama ile gerçekleşir Oysaki Türkiye de siyasi iktidar planlamayı kaldırmış IMF nin kur politikasını değiştirmemiştir Mevcut durumda dış ticaret politikası yok sermaye hareketlerinin kontrolü yok bir istihdam politikası yok 2020 yılı işsizlik verilerine göre 15 milyon insanımız mutlak yoksuldur Dış borçlarda temerrüt riski yüksektir Kur artışları rezervleri tüketmiştir İktisat politikaları iki tarafı kesen bıçak gibidir Önemli olan bu politikaları ters tarafın kesmeyeceği şekilde uygulamaktır Yarınlara ait politikaların yoksa yani politikasızlık varsa bu defa politikasızlığın her iki tarafı da tersten keser Türkiye de olan budur Eğer ekonomideki mevcut yıkım tartışılmaz ve çözülmezse kamuoyu ve muhalefet alternatif üretemezse toplum bu kötü kadere teslim edilmiş olacaktır Yaşamakta olduğumuz bunalımı daha net görmek ve bu bunalımdan nasıl çıkılacağını tartışmak her yurttaşın ve özellikle de iktisatçıların görevidir Bu kitap bu düşünce ve çizgide yazılmıştır

Ekin Kitap
259,20

Asya Şafak Yayınları

2022368 sf.
Ekin Kitap

1994 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da demokrasiye dönmüştük Ayrıca demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir derin göçük içine düştük Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir Bu gelişmeden ülkemiz bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı ideolojinin öne çıktığı devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme refah ve huzur getirmez Kalkınmanın temel rotası ve politikaların koordinasyonu gelişmekte olan ülkelerde makro planlama ile gerçekleşir Oysaki Türkiye de siyasi iktidar planlamayı kaldırmış IMF nin kur politikasını değiştirmemiştir Mevcut durumda dış ticaret politikası yok sermaye hareketlerinin kontrolü yok bir istihdam politikası yok 2020 yılı işsizlik verilerine göre 15 milyon insanımız mutlak yoksuldur Dış borçlarda temerrüt riski yüksektir Kur artışları rezervleri tüketmiştir İktisat politikaları iki tarafı kesen bıçak gibidir Önemli olan bu politikaları ters tarafın kesmeyeceği şekilde uygulamaktır Yarınlara ait politikaların yoksa yani politikasızlık varsa bu defa politikasızlığın her iki tarafı da tersten keser Türkiye de olan budur Eğer ekonomideki mevcut yıkım tartışılmaz ve çözülmezse kamuoyu ve muhalefet alternatif üretemezse toplum bu kötü kadere teslim edilmiş olacaktır Yaşamakta olduğumuz bunalımı daha net görmek ve bu bunalımdan nasıl çıkılacağını tartışmak her yurttaşın ve özellikle de iktisatçıların görevidir Bu kitap bu düşünce ve çizgide yazılmıştır

Ucuz Kitap Al
270,00

Asya Şafak Yayınları

Temmuz 2022368 sf.
13.50x21.00 cm1. Hamur
Ucuz Kitap Al

Esfender Korkmaz tarafından kaleme alınan Ekonomide Derin Göçük Asya Şafak Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ekonomide Derin Göçük Esfender Korkmaz Kitap Özeti 1994 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da demokrasiye dönmüştük Ayrıca demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir derin göçük içine düştük Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir Bu gelişmeden ülkemiz bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı ideolojinin öne çıktığı devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme refah ve huzur getirmez Kalkınmanın temel rotası ve politikaların koordinasyonu gelişmekte olan ülkelerde makro planlama ile gerçekleşir Oysaki Türkiye de siyasi iktidar planlamayı kaldırmış IMF nin kur politikasını değiştirmemiştir Mevcut durumda dış ticaret politikası yok sermaye hareketlerinin kontrolü yok bir istihdam politikası yok 2020 yılı işsizlik verilerine göre 15 milyon insanımız mutlak yoksuldur Dış borçlarda temerrüt riski yüksektir Kur artışları rezervleri tüketmiştir İktisat politikaları iki tarafı kesen bıçak gibidir Önemli olan bu politikaları ters tarafın kesmeyeceği şekilde uygulamaktır Yarınlara ait politikaların yoksa yani politikasızlık varsa bu defa politikasızlığın her iki tarafı da tersten keser Türkiye de olan budur Eğer ekonomideki mevcut yıkım tartışılmaz ve çözülmezse kamuoyu ve muhalefet alternatif üretemezse toplum bu kötü kadere teslim edilmiş olacaktır Yaşamakta olduğumuz bunalımı daha net görmek ve bu bunalımdan nasıl çıkılacağını tartışmak her yurttaşın ve özellikle de iktisatçıların görevidir Bu kitap bu düşünce ve çizgide yazılmıştır Yayınevi Asya Şafak Yayınları Yazar Esfender Korkmaz Sayfa 368 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2022 Barkod 9789759159320 Kategori Diğer Ekonomi Kitapları

Nobel Kitap
277,20

Asya Şafak Yayınları

2022368 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm1. Hamur
Nobel Kitap

1994 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da demokrasiye dönmüştük Ayrıca demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir derin göçük içine düştük Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir Bu gelişmeden ülkemiz bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı ideolojinin öne çıktığı devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme refah ve huzur getirmez Kalkınmanın temel rotası ve politikaların koordinasyonu gelişmekte olan ülkelerde makro planlama ile gerçekleşir Oysaki Türkiye de siyasi iktidar planlamayı kaldırmış IMF nin kur politikasını değiştirmemiştir Mevcut durumda dış ticaret politikası yok sermaye hareketlerinin kontrolü yok bir istihdam politikası yok 2020 yılı işsizlik verilerine göre 15 milyon insanımız mutlak yoksuldur Dış borçlarda temerrüt riski yüksektir Kur artışları rezervleri tüketmiştir İktisat politikaları iki tarafı kesen bıçak gibidir Önemli olan bu politikaları ters tarafın kesmeyeceği şekilde uygulamaktır Yarınlara ait politikaların yoksa yani politikasızlık varsa bu defa politikasızlığın her iki tarafı da tersten keser Türkiye de olan budur Eğer ekonomideki mevcut yıkım tartışılmaz ve çözülmezse kamuoyu ve muhalefet alternatif üretemezse toplum bu kötü kadere teslim edilmiş olacaktır Yaşamakta olduğumuz bunalımı daha net görmek ve bu bunalımdan nasıl çıkılacağını tartışmak her yurttaşın ve özellikle de iktisatçıların görevidir Bu kitap bu düşünce ve çizgide ya

D&R
324,00

Asya Şafak Yayınları

20211. baskı271 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

1994 2000 ve 2001 ekonomik kriz yıllarının hemen ertesinde Türkiye bu krizlerden çıkmayı başarmıştır 1980 darbesi ile de demokrasi krizi yaşamıştık ve fakat sonrasında hırpalanmış olsa da demokrasiye dönmüştük Ayrıca demokrasi krizi yanında ekonomik ve sosyal kriz devam etmemişti Bugün ise her alanda siyasi iktidarın iktidarda kalabilmek için aşama aşama duvar gibi ördüğü sorunlardan kaynaklanan bir derin göçük içine düştük Günümüzde dünya ekonomisi küreselleşmenin tıkandığı bir konjonktür içindedir Bu gelişmeden ülkemiz bugünkü iktidarın yanlışları ile payına düşeni fazlasıyla almıştır Eğitimde sosyal faydanın umursanmadığı ideolojinin öne çıktığı devletin kurumsal yapısının tahrip edilip dışlandığı demokrasi ve hukuk altyapısının olmadığı kaynakların çarçur edildiği ve gelir dağılımının toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlarda bozulduğu bir ülkede elbette yalnızca büyüme refah ve huzur getirmez Tanıtım Bülteninden