Eleştiri Anlamı ve İşlevi — Matthew Arnold

Eleştiri Anlamı ve İşlevi
Matthew Arnoldİz Yayıncılık
Eleştiri Anlamı ve İşlevi
Matthew ArnoldÇağımızdaki gibi insanların bilgelikle bilgiyi bilgi ile malûmatı mümkün ile zorunlu geçici ile kalıcı olanı birbirine karıştırdığı ve hayatın meselelerini mühendisliğin tabirleriyle çözmeye kalkıştığı bir zamanda dünya tarihin kaydetmediği yeni bir darkafalılık ve bağnazlık tipine sahne olmaktadır Bu mekanla değil zamanla ilgili bir taşralılıktır çünki onlar için tarih zamanlarını tamamlayıp kullanımdan kaldırılmış insani tekniklerin bir çetelesinden ibarettir çünki onlar için dünya içinde ölülerin hiçbir payının bulunmadığı sadece yaşayanların mülküdür Bu tür taşralılığın arz ettiği tehlike hepimizin yeryüzündeki bütün halkların hep birlikte taşralı olabileceğidir ve taşralı olmakla yetinmeyenler sadece birer münzevi olabilirler Eğer bu tür taşralılık tahammül anlamında daha büyük bir hoşgörüye yol açmış olsaydı bunun için söylenecek daha fazla şey olabilirdi fakat bu öyle görünüyor ki ayırt edici bir dogma yahut standardı muhafaza etmemiz gereken meselelerde bizim kayıtsız kalmamıza mahallî ya da kişisel tercihe bırakılabilecek meselelerde ise hoşgörüsüz olmamıza meydan verecektir muhtemelen Eleştiri böyle bir zamanda sesini her zamankinden daha gür ve yüksek perdeden çıkarmalıdır Sayfa Sayısı 212 Baskı Yılı 2002 Dili Türkçe Yayınevi İz Yayıncılık

İz Yayıncılık
Çağımızdaki gibi insanların bilgelikle bilgiyi bilgi ile malûmatı mümkün ile zorunlu geçici ile kalıcı olanı birbirine karıştırdığı ve hayatın meselelerini mühendisliğin tabirleriyle çözmeye kalkıştığı bir zamanda dünya tarihin kaydetmediği yeni bir darkafalılık ve bağnazlık tipine sahne olmaktadır Bu mekanla değil zamanla ilgili bir taşralılıktır çünki onlar için tarih zamanlarını tamamlayıp kullanımdan kaldırılmış insani tekniklerin bir çetelesinden ibarettir çünki onlar için dünya içinde ölülerin hiçbir payının bulunmadığı sadece yaşayanların mülküdür Bu tür taşralılığın arz ettiği tehlike hepimizin yeryüzündeki bütün halkların hep birlikte taşralı olabileceğidir ve taşralı olmakla yetinmeyenler sadece birer münzevi olabilirler Eğer bu tür taşralılık tahammül anlamında daha büyük bir hoşgörüye yol açmış olsaydı bunun için söylenecek daha fazla şey olabilirdi fakat bu öyle görünüyor ki ayırt edici bir dogma yahut standardı muhafaza etmemiz gereken meselelerde bizim kayıtsız kalmamıza mahallî ya da kişisel tercihe bırakılabilecek meselelerde ise hoşgörüsüz olmamıza meydan verecektir muhtemelen Eleştiri böyle bir zamanda sesini her zamankinden daha gür ve yüksek perdeden çıkarmalıdır

İz Yayıncılık
Çağımızdaki gibi insanların bilgelikle bilgiyi bilgi ile malûmatı mümkün ile zorunlu geçici ile kalıcı olanı birbirine karıştırdığı ve hayatın meselelerini mühendisliğin tabirleriyle çözmeye kalkıştığı bir zamanda dünya tarihin kaydetmediği yeni bir darkafalılık ve bağnazlık tipine sahne olmaktadır Bu mekanla değil zamanla ilgili bir taşralılıktır çünki onlar için tarih zamanlarını tamamlayıp kullanımdan kaldırılmış insani tekniklerin bir çetelesinden ibarettir çünki onlar için dünya içinde ölülerin hiçbir payının bulunmadığı sadece yaşayanların mülküdür Bu tür taşralılığın arz ettiği tehlike hepimizin yeryüzündeki bütün halkların hep birlikte taşralı olabileceğidir ve taşralı olmakla yetinmeyenler sadece birer münzevi olabilirler Eğer bu tür taşralılık tahammül anlamında daha büyük bir hoşgörüye yol açmış olsaydı bunun için söylenecek daha fazla şey olabilirdi fakat bu öyle görünüyor ki ayırt edici bir dogma yahut standardı muhafaza etmemiz gereken meselelerde bizim kayıtsız kalmamıza mahallî ya da kişisel tercihe bırakılabilecek meselelerde ise hoşgörüsüz olmamıza meydan verecektir muhtemelen Eleştiri böyle bir zamanda sesini her zamankinden daha gür ve yüksek perdeden çıkarmalıdır

İz Yayıncılık
Çağımızdaki gibi insanların bilgelikle bilgiyi bilgi ile malûmatı mümkün ile zorunlu geçici ile kalıcı olanı birbirine karıştırdığı ve hayatın meselelerini mühendisliğin tabirleriyle çözmeye kalkıştığı bir zamanda dünya tarihin kaydetmediği yeni bir darkafalılık ve bağnazlık tipine sahne olmaktadır Bu mekanla değil zamanla ilgili bir taşralılıktır çünki onlar için tarih zamanlarını tamamlayıp kullanımdan kaldırılmış insani tekniklerin bir çetelesinden ibarettir çünki onlar için dünya içinde ölülerin hiçbir payının bulunmadığı sadece yaşayanların mülküdür Bu tür taşralılığın arz ettiği tehlike hepimizin yeryüzündeki bütün halkların hep birlikte taşralı olabileceğidir ve taşralı olmakla yetinmeyenler sadece birer münzevi olabilirler Eğer bu tür taşralılık tahammül anlamında daha büyük bir hoşgörüye yol açmış olsaydı bunun için söylenecek daha fazla şey olabilirdi fakat bu öyle görünüyor ki ayırt edici bir dogma yahut standardı muhafaza etmemiz gereken meselelerde bizim kayıtsız kalmamıza mahallî ya da kişisel tercihe bırakılabilecek meselelerde ise hoşgörüsüz olmamıza meydan verecektir muhtemelen Eleştiri böyle bir zamanda sesini her zamankinden daha gür ve yüksek perdeden çıkarmalıdır

İz Yayıncılık
Matthew Arnold tarafından kaleme alınan Eleştiri İz Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Eleştiri Matthew Arnold Kitap Özeti Çağımızdaki gibi insanların bilgelikle bilgiyi bilgi ile malûmatı mümkün ile zorunlu geçici ile kalıcı olanı birbirine karıştırdığı ve hayatın meselelerini mühendisliğin tabirleriyle çözmeye kalkıştığı bir zamanda dünya tarihin kaydetmediği yeni bir darkafalılık ve bağnazlık tipine sahne olmaktadır Bu mekânla değil zamanla ilgili bir taşralılıktır çünkü onlar için tarih zamanlarını tamamlayıp kullanımdan kaldırılmış insani tekniklerin bir çetelesinden ibarettir çünkü onlar için dünya içinde ölülerin hiçbir payının bulunmadığı sadece yaşayanların mülküdür Bu tür taşralılığın arz ettiği tehlike hepimizin yeryüzündeki bütün halkların hep birlikte taşralı olabileceğidir ve taşralı olmakla yetinmeyenler sadece birer münzevi olabilirler Eğer bu tür taşralılık tahammül anlamında daha büyük bir hoşgörüye yol açmış olsaydı bunun için söylenecek daha fazla şey olabilirdi fakat bu öyle görünüyor ki ayırt edici bir dogma yahut standardı muhafaza etmemiz gereken meselelerde bizim kayıtsız kalmamıza mahallî ya da kişisel tercihe bırakılabilecek meselelerde ise hoşgörüsüz olmamıza meydan verecektir muhtemelen Eleştiri böyle bir zamanda sesini her zamankinden daha gür ve yüksek perdeden çıkarmalıdır Yayınevi İz Yayıncılık Yazar Matthew Arnold Sayfa 212 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2002 Barkod 9789753555135 Kategori Diğer Genel Konular

İz
çev. Aydoğan, Ahmet
Çağımızdaki gibi insanların bilgelikle bilgiyi bilgi ile malûmatı mümkün ile zorunlu geçici ile kalıcı olanı birbirine karıştırdığı ve hayatın meselelerini mühendisliğin tabirleriyle çözmeye kalkıştığı bir zamanda dünya tarihin kaydetmediği yeni bir darkafalılık ve bağnazlık tipine sahne olmaktadır Bu mekanla değil zamanla ilgili bir taşralılıktır çünki onlar için tarih zamanlarını tamamlayıp kullanımdan kaldırılmış insani tekniklerin bir çetelesinden ibarettir çünki onlar için dünya içinde ölülerin hiçbir payının bulunmadığı sadece yaşayanların mülküdür Bu tür taşralılığın arz ettiği tehlike hepimizin yeryüzündeki bütün halkların hep birlikte taşralı olabileceğidir ve taşralı olmakla yetinmeyenler sadece birer münzevi olabilirler Eğer bu tür taşralılık tahammül anlamında daha büyük bir hoşgörüye yol açmış olsaydı bunun için söylenecek daha fazla şey olabilirdi fakat bu öyle görünüyor ki ayırt edici bir dogma yahut standardı muhafaza etmemiz gereken meselelerde bizim kayıtsız kalmamıza mahallî ya da kişisel tercihe bırakılabilecek meselelerde ise hoşgörüsüz olmamıza meydan verecektir muhtemelen Eleştiri böyle bir zamanda sesini her zamankinden daha gür ve yüksek perdeden çıkarmalıdır

İz Yayıncılık
Çağımızdaki gibi insanların bilgelikle bilgiyi bilgi ile malûmatı mümkün ile zorunlu geçici ile kalıcı olanı birbirine karıştırdığı ve hayatın meselelerini mühendisliğin tabirleriyle çözmeye kalkıştığı bir zamanda dünya tarihin kaydetmediği yeni bir darkafalılık ve bağnazlık tipine sahne olmaktadır Bu mekânla değil zamanla ilgili bir taşralılıktır çünkü onlar için tarih zamanlarını tamamlayıp kullanımdan kaldırılmış insani tekniklerin bir çetelesinden ibarettir çünkü onlar için dünya içinde ölülerin hiçbir payının bulunmadığı sadece yaşayanların mülküdür Bu tür taşralılığın arz ettiği tehlike hepimizin yeryüzündeki bütün halkların hep birlikte taşralı olabileceğidir ve taşralı olmakla yetinmeyenler sadece birer münzevi olabilirler Eğer bu tür taşralılık tahammül anlamında daha büyük bir hoşgörüye yol açmış olsaydı bunun için söylenecek daha fazla şey olabilirdi fakat bu öyle görünüyor ki ayırt edici bir dogma yahut standardı muhafaza etmemiz gereken meselelerde bizim kayıtsız kalmamıza mahallî ya da kişisel tercihe bırakılabilecek meselelerde ise hoşgörüsüz olmamıza meydan verecektir muhtemelen Eleştiri böyle bir zamanda sesini her zamankinden daha gür ve yüksek perdeden çıkarmalıdır

İz Yayıncılık
çev. Ahmet Aydoğan
Çağımızdaki gibi insanların bilgelikle bilgiyi bilgi ile malûmatı mümkün ile zorunlu geçici ile kalıcı olanı birbirine karıştırdığı ve hayatın meselelerini mühendisliğin tabirleriyle çözmeye kalkıştığı bir zamanda dünya tarihin kaydetmediği yeni bir darkafalılık ve bağnazlık tipine sahne olmaktadır Bu mekanla değil zamanla ilgili bir taşralılıktır çünki onlar için tarih zamanlarını tamamlayıp kullanımdan kaldırılmış insani tekniklerin bir çetelesinden ibarettir çünki onlar için dünya içinde ölülerin hiçbir payının bulunmadığı sadece yaşayanların mülküdür Bu tür taşralılığın arz ettiği tehlike hepimizin yeryüzündeki bütün halkların hep birlikte taşralı olabileceğidir ve taşralı olmakla yetinmeyenler sadece birer münzevi olabilirler Eğer bu tür taşralılık tahammül anlamında daha büyük bir hoşgörüye yol açmış olsaydı bunun için söylenecek daha fazla şey olabilirdi fakat bu öyle görünüyor ki ayırt edici bir dogma yahut standardı muhafaza etmemiz gereken meselelerde bizim kayıtsız kalmamıza mahallî ya da kişisel tercihe bırakılabilecek meselelerde ise hoşgörüsüz olmamıza meydan verecektir muhtemelen Eleştiri böyle bir zamanda sesini her zamankinden daha gür ve yüksek perdeden çıkarmalıdır

İZ YAYINCILIK
Çağımızdaki gibi insanların bilelikle bilgiyi bilgi ile malumatı mümkün ile zorunlu geçici ile kalıcı olanı birbirine karıştırdığı ve hayatın meselelerini mühendisliğin tabirleriyle özmeye kalkıştığı bir zamanda düna tarihin kaydetmediği yeni bir darkafalık ve bağnazlık tipine sahne olmaktadır Bu mekanla değil zamanla ilgili bir taşralılıktır çünki onlar için tarih zamanlarını tamamlayıp kullanımdan kaldırılmış insani tekniklerin bi çetelesinden ibarettir çünkü onlar için dünya içinde ölülerin hiçbir payının blunmadığı sadece yaşayanların mülküdür Bu tür taşralılığın arzettiği tehlike hepimizin yeryüzündeki bütün halkların hep birlikte taşralı olabileceğidir ve taşralı olmakla yetinmeyenler sadece birer münzevi olabilirler