Elfida nın Düğünü 2 Kitap — Dara Fete Akpolat

Elfida nın Düğünü 2 Kitap
Dara Fete AkpolatKurgu Kültür
Elfida nın Düğünü 2 Kitap
Dara Fete AkpolatBirkaç mahallenin elektrik ihtiyacını karşılayan dağıtım trafosu atık su kanalının kenarında dört ayaklı bir demir direğin dibine monte edilmişti Trafo kasası hiçbir güvenlik önlemi alınmadan o kadar gelişigüzel kurulmuştu ki her yağmurda içini kızartıp dururdu Derenin pis su akıntısı yarım metrelik bir mesafe ile altından geçiyordu Yağmur yağmasa dahi farelerle başı dertteydi bu trafonun Sayfa Sayısı 280 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Kurgu Kültür

Kurgu Kültür Merkezi
Elfida ve İskender in kümbet gölünün kenarında aşklarını koyulttukları bir girişle başlayan bir romandan söz ediyorum ben aslında Bir gün sabah ezanından önce camii hoparlöründen Dikkat dikkat diyen 12 Eylül ün sesi duyulur Bu sesten sonra Norşên eski Norşên olamayacaktır 12 Eylül zulmünün ve kötülüklerinin her türünü üstünde toplamış bir karakol komutanı olan Recep Başçavuş tümden o huzuru barışı mutluluğu yok edecektir Nüfus kaydı olmayanların kırk yıllık isimlerinin yerine nüfus memurlarının uyduruk isimler verdiği ananın oğulla kendi dilinde konuşmasının yasaklanmasıyla başlayan ve bugünkü terör bölünme açılım tartışmalarının ilk tohumlarının atıldığı günler Devletin sesi ve simgesi başçavuşun angaryaya koştuğu kasabalılara zorla dağa yazdırdığı yazı antitezini doğurur ve yazıya karşı yazıyla karşılık verir kasabalı Öyle ki Bütün kasabalılar doğal direnişçiler olmuşlardı Devrimcilik oyununu oynayan gençler farkında değildiler ama etki tepki diyalektiğini karakol artı devlet ile Norşênliler arasına yerleştirmişlerdi Okuma yazma bilmeyenler deliler bunaklar bile bulabildikleri her yere yazı yazar artık İnisiyatif in anlamını bile bilmeyen lise çağındaki gençlerin içinde bulundukları koşullarda inisiyatif kullanmaları ve kendi deyimleriyle devrimci olmalarının neredeyse her gün devrim yapmalarının anlatıldığı romanda şöyle der Kelender Biz şimdi devrim yaptık ama daha da devrim yapacağız Eski devrimci Feodal Cezmi onlar için düşmandır Monalisa devrim önderidir Başçavuşun evde bulduğu daha sonra isimsiz ve bayraksız örgüt olamayacağına göre örgütün kızıl renkli bayrağına amblem olarak girecek olan dasük orak ve Dostoyevski nin Suç ve Ceza sı da suç unsurudur Bölgede yaşadığım zamanlardan biliyorum ironinin yanında abartılı hiçbir şey yok anlatılanlarda Bu açıdan bakıldığında devletin zulmünün bugün yaşanan süreçlerin temel nedeni olduğu da görülebilir Kelimeler cümle olurken ortak bir tepki ortak bir ayıp ortak bir intikam duygusu ortak bir gurur çiğnenmesi ortak bir kimlik bilinci ve hepsinde açığa çıkan ortak bir kendi kimliklerine ihanet etmişliğin fikriydi Eğer karakol kumandanı onları böyle pis işlerinde kullanmasaydı belki de bu ortak algı oluşmazdı Çünkü yurttaşı için devlet en ücrada devlet adına iş yapan asker öğretmen sağlık memuru veteriner imam veya her kimse devlet adına iş gören bireydir Dara Fetê Akpolat ın Kurgu Kültür Merkezi Yayınları ndan çıkan Norşên de Orak Çekiç Monalisa adlı romanı ironiyle harmanlanmış baştan sona yerel konuşma diliyle yazılmış bir yapıt Toplumcu gerçekçiliğin yeni bir yazarı var karşımızda Bu birinci kitap olarak tasarlanmış Kitabın künyesinden anladığımız kadarıyla romanın senaryosu ve roman kahramanlarından biri olan Elfida odaklı ikinci kitap Elfida nın Düğünü Osman Namdar

Kurgu Kültür Merkezi
Elfida ve İskender in kümbet gölünün kenarında aşklarını koyulttukları bir girişle başlayan bir romandan söz ediyorum ben aslında Bir gün sabah ezanından önce camii hoparlöründen Dikkat dikkat diyen 12 Eylül ün sesi duyulur Bu sesten sonra Norşên eski Norşên olamayacaktır 12 Eylül zulmünün ve kötülüklerinin her türünü üstünde toplamış bir karakol komutanı olan Recep Başçavuş tümden o huzuru barışı mutluluğu yok edecektir Nüfus kaydı olmayanların kırk yıllık isimlerinin yerine nüfus memurlarının uyduruk isimler verdiği ananın oğulla kendi dilinde konuşmasının yasaklanmasıyla başlayan ve bugünkü terör bölünme açılım tartışmalarının ilk tohumlarının atıldığı günler Devletin sesi ve simgesi başçavuşun angaryaya koştuğu kasabalılara zorla dağa yazdırdığı yazı antitezini doğurur ve yazıya karşı yazıyla karşılık verir kasabalı Öyle ki Bütün kasabalılar doğal direnişçiler olmuşlardı Devrimcilik oyununu oynayan gençler farkında değildiler ama etki tepki diyalektiğini karakol artı devlet ile Norşênliler arasına yerleştirmişlerdi Okuma yazma bilmeyenler deliler bunaklar bile bulabildikleri her yere yazı yazar artık İnisiyatif in anlamını bile bilmeyen lise çağındaki gençlerin içinde bulundukları koşullarda inisiyatif kullanmaları ve kendi deyimleriyle devrimci olmalarının neredeyse her gün devrim yapmalarının anlatıldığı romanda şöyle der Kelender Biz şimdi devrim yaptık ama daha da devrim yapacağız Eski devrimci Feodal Cezmi onlar için düşmandır Monalisa devrim önderidir Başçavuşun evde bulduğu daha sonra isimsiz ve bayraksız örgüt olamayacağına göre örgütün kızıl renkli bayrağına amblem olarak girecek olan dasük orak ve Dostoyevski nin Suç ve Ceza sı da suç unsurudur Bölgede yaşadığım zamanlardan biliyorum ironinin yanında abartılı hiçbir şey yok anlatılanlarda Bu açıdan bakıldığında devletin zulmünün bugün yaşanan süreçlerin temel nedeni olduğu da görülebilir Kelimeler cümle olurken ortak bir tepki ortak bir ayıp ortak bir intikam duygusu ortak bir gurur çiğnenmesi ortak bir kimlik bilinci ve hepsinde açığa çıkan ortak bir kendi kimliklerine ihanet etmişliğin fikriydi Eğer karakol kumandanı onları böyle pis işlerinde kullanmasaydı belki de bu ortak algı oluşmazdı Çünkü yurttaşı için devlet en ücrada devlet adına iş yapan asker öğretmen sağlık memuru veteriner imam veya her kimse devlet adına iş gören bireydir Dara Fetê Akpolat ın Kurgu Kültür Merkezi Yayınları ndan çıkan Norşên de Orak Çekiç Monalisa adlı romanı ironiyle harmanlanmış baştan sona yerel konuşma diliyle yazılmış bir yapıt Toplumcu gerçekçiliğin yeni bir yazarı var karşımızda Bu birinci kitap olarak tasarlanmış Kitabın künyesinden anladığımız kadarıyla romanın senaryosu ve roman kahramanlarından biri olan Elfida odaklı ikinci kitap Elfida nın Düğünü Osman Namdar

Kurgu Kültür Merkezi
Elfida ve İskender in kümbet gölünün kenarında aşklarını koyulttukları bir girişle başlayan bir romandan söz ediyorum ben aslında Bir gün sabah ezanından önce camii hoparlöründen Dikkat dikkat diyen 12 Eylül ün sesi duyulur Bu sesten sonra Norşên eski Norşên olamayacaktır 12 Eylül zulmünün ve kötülüklerinin her türünü üstünde toplamış bir karakol komutanı olan Recep Başçavuş tümden o huzuru barışı mutluluğu yok edecektir Nüfus kaydı olmayanların kırk yıllık isimlerinin yerine nüfus memurlarının uyduruk isimler verdiği ananın oğulla kendi dilinde konuşmasının yasaklanmasıyla başlayan ve bugünkü terör bölünme açılım tartışmalarının ilk tohumlarının atıldığı günler Devletin sesi ve simgesi başçavuşun angaryaya koştuğu kasabalılara zorla dağa yazdırdığı yazı antitezini doğurur ve yazıya karşı yazıyla karşılık verir kasabalı Öyle ki Bütün kasabalılar doğal direnişçiler olmuşlardı Devrimcilik oyununu oynayan gençler farkında değildiler ama etki tepki diyalektiğini karakol artı devlet ile Norşênliler arasına yerleştirmişlerdi Okuma yazma bilmeyenler deliler bunaklar bile bulabildikleri her yere yazı yazar artık İnisiyatif in anlamını bile bilmeyen lise çağındaki gençlerin içinde bulundukları koşullarda inisiyatif kullanmaları ve kendi deyimleriyle devrimci olmalarının neredeyse her gün devrim yapmalarının anlatıldığı romanda şöyle der Kelender Biz şimdi devrim yaptık ama daha da devrim yapacağız Eski devrimci Feodal Cezmi onlar için düşmandır Monalisa devrim önderidir Başçavuşun evde bulduğu daha sonra isimsiz ve bayraksız örgüt olamayacağına göre örgütün kızıl renkli bayrağına amblem olarak girecek olan dasük orak ve Dostoyevski nin Suç ve Ceza sı da suç unsurudur Bölgede yaşadığım zamanlardan biliyorum ironinin yanında abartılı hiçbir şey yok anlatılanlarda Bu açıdan bakıldığında devletin zulmünün bugün yaşanan süreçlerin temel nedeni olduğu da görülebilir Kelimeler cümle olurken ortak bir tepki ortak bir ayı

Kurgu Kültür
Dara Fete Fethullah Akpulat on yed on sekiz yıldır tutuklu Belli ki Türkiye Cumhuriyeti yasaları gereği ciddi bie suç işlemiş İşlediği suç her ne se on yedi on sekiz yıllık tutukluğu bedel ödetme işlevini yerien getirmiş olmalı