Elveda Birtanem — Antoine Audouard

Elveda Birtanem
Antoine AudouardOğlak Yayıncılık
Elveda Birtanem
Antoine AudouardPierre Abelard için tek gerçek zafer sözcüklerdir Saint Victor a ait bir bağda becermiş Heloise i amcası ayindeyken ve Heloise hasta olduğunu söylerken amcasının bahçesinde düzmüş sokakta bir kapının sundurmasının altında öküzleri siper alarak düzmüş kötü örnek olan rahibelerin kovulmasının anısına Saint Eloi Manastırı nın kapısında düzmüş Grand Pont un kemerlerinden birinin altında bir fırında bir değirmende düzmüş bir sarrafın dükkanında sarrafa verdiği Paris te basılmış değerli para karşılığında düzmüş Samuel de çılgınca hareketleriyle testileri maşrapaları devirdikleri bir masanın üstünde düzmüş manastırda dersten hemen sonra düzmüş Özellikle erkek konusunda bilgin kılığına girmiş bir metres Heloise ve Pierre onunla bu kimliğiyle yatmayı seviyormuş özellikle Pallet seyahatinden beri rahibe kimliğiyle de tabii ki onun içine rahibem benim diyerek boşalmaktan hoşlanıyormuş ve direnmeleriyle tahrik oluyormuş çünkü biliyormuş ki daha hoş ve yeni deneyimler bunların arkasında gizlidir geceleri sevişme isteği kudurtuyormuş onu ve bunları yalnızca düşünmek bile geceleri sıçrayarak uyanmasına neden oluyormuş Sayfa Sayısı 393 Baskı Yılı 2001 Dili Türkçe Yayınevi Oğlak Yayıncılık

Oğlak Yayınları
Ortaçağ dan bu yana gelmiş geçmiş en büyük aşıklardan ikisi Parlak ilahiyatçı Abelard ile Heloise Abelard ın erkekliğinin canavarca yok edilmesine rağmen manastırlarda kiliselerde ömürboyu süren tükenmeyen bir aşk Bu aşkı genç ve parlak edebiyatçı Antoine Audouard ın kıvrak ve üslupçu kalemiyle yarattığı aslında Helois i belki de Abelard dan daha çok seven bir çömez in gözünden başından sonuna kadar izliyoruz Soluk soluğa Dünyanın en güzel aşk romanlarından biri Elveda Birtanem S

Oğlak Yayıncılık
Pierre Abelard için tek gerçek zafer sözcüklerdir Saint Victor a ait bir bağda becermiş Heloise i amcası ayindeyken ve Heloise hasta olduğunu söylerken amcasının bahçesinde düzmüş sokakta bir kapının sundurmasının altında öküzleri siper alarak düzmüş kötü örnek olan rahibelerin kovulmasının anısına Saint Eloi Manastırı nın kapısında düzmüş Grand Pont un kemerlerinden birinin altında bir fırında bir değirmende düzmüş bir sarrafın dükkanında sarrafa verdiği Paris te basılmış değerli para karşılığında düzmüş Samuel de çılgınca hareketleriyle testileri maşrapaları devirdikleri bir masanın üstünde düzmüş manastırda dersten hemen sonra düzmüş Özellikle erkek konusunda bilgin kılığına girmiş bir metres Heloise ve Pierre onunla bu kimliğiyle yatmayı seviyormuş özellikle Pallet seyahatinden beri rahibe kimliğiyle de tabii ki onun içine rahibem benim diyerek boşalmaktan hoşlanıyormuş ve direnmeleriyle tahrik oluyormuş çünkü biliyormuş ki daha hoş ve yeni deneyimler bunların arkasında gizlidir geceleri sevişme isteği kudurtuyormuş onu ve bunları yalnızca düşünmek bile geceleri sıçrayarak uyanmasına neden oluyormuş Çıplaktı konuşmuyordu yün pelerinime sarmıştım onu hiç bu kadar arzulamamıştım öylesine sıkı sıkı sarmak istiyordum ki sıkıp boğabilirdim Kaldırdım kollarıma aldım Ormandaki bir hayvan gibi soğuktan ve korkudan ağzını iyice tıkamıştım ama öylesine haşin ve sert düzdüm ki sonunda o sımsıkı kapanmış dudaklardan bile iniltiler çıktı Aradan epey zaman geçmiş ama kalpleri hala çarpıyormuş ve gülüşerek bir kez daha sevişmişler duyulmamış görülmemüş zevkler tatma konusunda vaatlerde bulunmuşlar birbirlerine yarın diye bir şey yok gibi dünyaya meydan okumaya karar vermişler Kalbim çarparak dinliyordum Gözlerimin önündeydiler çıplaktılar birbirlerini kovalıyor birbirlerine sarılıyor birbirlerini itiyor sevişiyorlar Ben onların çılgınlıklarının sessiz ve hareketsiz partneriydim sarı gözleri karanlıkta parlayan ve derinin üstündeki küçük bir noktayı zevkin her damlasını gören gözleri keskin bir hayvandım Ve bununla birlikte neredeyse güçsüz biri Ortaçağ dan bu yana gelmiş geçmiş en büyük aşıklardan ikisi Parlak ilahiyatçı Abelard ile Heloise Abelard ın erkekliğinin canavarca yok edilmesine rağmen manastırlarda kiliselerde ömürboyu süren tükenmeyen bir aşk Bu aşkı genç ve parlak edebiyatçı Antoine Audouard ın kıvrak ve üslupçu kalemiyle yarattığı aslında Helois i belki de Abelard dan daha çok seven bir çömez in gözünden başından sonuna kadar izliyoruz Soluk soluğa Dünyanın en güzel aşk romanlarından biri Elveda Birtanem
Elveda Birtanem
Antoine Audouard
Oğlak
çev. Yerguz, İsmail
Pierre Abelard için tek gerçek zafer sözcüklerdir Saint Victor a ait bir bağda becermiş Heloise i amcası ayindeyken ve Heoise hasta olduğunu söylerken amcasının bahçesinde düzmüş sokakta bir kapının sundurmasının altında öküzleri siper alarak düzmüş bir arabada düzmüş çılgın gibi titreyen genç bir papaz adayının karşısında düzmüş kötü örnek olan rahibelerin kovulmasının anısına Saint Eloi Manastırı nın kapısında düzmüş Grand Pont un kemerlerinden birinin altında bir fırında bir değirmende düzmüş bir sarrafın dükkanında sarrafa verdiği Paris te basılmış değerli para karşılığında düzmüş Samuel de çılgınca hareketleriyle testileri maşrapaları devirdikleri bir masanın üstünde düzmüş manastırda dersten hemen sonra düzmüş Özellikle erkek konusunda bilgin kılığına girmiş bir metres Heloise ve Pierre onunla bu kimliğiyle yatmayı seviyormuş özellikle Pallet seyahatinden beri rahibe kimliğiyle de tabii ki onun içine rahibem benim diyerek boşalmaktan hoşlanıyormuş ve direnmeleriyle tahrik oluyormuş çünkü biliyormuş ki daha hoş ve yeni deneyimler bunların arkasında gizlidir geceleri sevişme isteği kudurtuyormuş onu ve bunları yalnızca düşünmek bile geceleri sıçrayarak uyanmasına neden oluyormuş Çıplaktı konuşmuyordu yün pelerinime sarmıştım onu hiç bu kadar arzulamamıştım öylesine sıkı sıkı sarmak istiyordum ki sıkıp boğabilirdim kaldırdım kollarıma aldım Ormandaki bir hayvan gibi soğuktan ve korkudan titriyordu giysilerini koyduğu sandığın üstüne yatırdım ve bir daha düzdüm ağzını iyice tıkamıştım ama öylesine haşin ve sert düzdüm ki sonunda o sımsıkı kapanmış dudaklardan bile iniltiler çıktı Aradan epey zaman geçmiş ama kalpleri hala çarpıyormuş ve gülüşerek bir kez daha sevişmişler duyulmamış görülmemiş zevkler tatma konusunda vaatlerde bulunmuşlar birbirlerine yarın diye bir şey yokmuş gibi dünyaya meydan okumaya karar vermişler Kalbim çarparak dinliyordum Gözlerimin önündeydiler çıplaktılar birbirlerini kovalıyor birbirlerine sarılıyor birbirlerini itiyor sevişiyorlar Ben onların çılgınlıklarının sessiz ve hareketsiz partneriydim sarı gözleri karanlıkta parlayan ve derinin üstündeki küçük bir noktayı zevkin her damlasını gören gözleri keskin bir hayvandım Ve bununla birlikte neredeyse güçsüz biri Ortaçağ dan bu yana gelmiş geçmiş en büyük aşıklardan ikisi Parlak ilahiyatçı Abelard ile Heloise Abelard ın erkekliğinin canavarca yok edilmesine rağmen manastırlarda kiliselerde ömürbovu süren tükenmeyen bir aşk Bu aşkı genç ve parlak edebiyatçı Antoine Audouard ın kıvrak ve üslupçu kalemiyle yarattığı aslında Helois i belki de Abelard dan daha çok seven bir çömez in gözünden başından sonuna kadar izliyoruz Soluk soluğa Dünyanın en güzel aşk romanlarından biri Elveda Birtanem

Oğlak Yayıncılık
Pierre Abelard için tek gerçek zafer sözcüklerdir Saint Victor a ait bir bağda becermiş Heloise i amcası ayindeyken ve Heloise hasta olduğunu söylerken amcasının bahçesinde düzmüş sokakta bir kapının sundurmasının altında öküzleri siper alarak düzmüş kötü örnek olan rahibelerin kovulmasının anısına Saint Eloi Manastırı nın kapısında düzmüş Grand Pont un kemerlerinden birinin altında bir fırında bir değirmende düzmüş bir sarrafın dükkanında sarrafa verdiği Paris te basılmış değerli para karşılığında düzmüş Samuel de çılgınca hareketleriyle testileri maşrapaları devirdikleri bir masanın üstünde düzmüş manastırda dersten hemen sonra düzmüş Özellikle erkek konusunda bilgin kılığına girmiş bir metres Heloise ve Pierre onunla bu kimliğiyle yatmayı seviyormuş özellikle Pallet seyahatinden beri rahibe kimliğiyle de tabii ki onun içine rahibem benim diyerek boşalmaktan hoşlanıyormuş ve direnmeleriyle tahrik oluyormuş çünkü biliyormuş ki daha hoş ve yeni deneyimler bunların arkasında gizlidir geceleri sevişme isteği kudurtuyormuş onu ve bunları yalnızca düşünmek bile geceleri sıçrayarak uyanmasına neden oluyormuş Çıplaktı konuşmuyordu yün pelerinime sarmıştım onu hiç bu kadar arzulamamıştım öylesine sıkı sıkı sarmak istiyordum ki sıkıp boğabilirdim Kaldırdım kollarıma aldım Ormandaki bir hayvan gibi soğuktan ve korkudan ağzını iyice tıkamıştım ama öylesine haşin ve sert düzdüm ki sonunda o sımsıkı kapanmış dudaklardan bile iniltiler çıktı Aradan epey zaman geçmiş ama kalpleri hala çarpıyormuş ve gülüşerek bir kez daha sevişmişler duyulmamış görülmemüş zevkler tatma konusunda vaatlerde bulunmuşlar birbirlerine yarın diye bir şey yok gibi dünyaya meydan okumaya karar vermişler Kalbim çarparak dinliyordum Gözlerimin önündeydiler çıplaktılar birbirlerini kovalıyor birbirlerine sarılıyor birbirlerini itiyor sevişiyorlar Ben onların çılgınlıklarının sessiz ve hareketsiz partneriydim sarı gözleri karanlıkta par

Oğlak Yayıncılık
çev. İsmail Yerguz
Pierre Abelard için tek gerçek zafer sözcüklerdir Saint Victor a ait bir bağda becermiş Heloise i amcası ayindeyken ve Heloise hasta olduğunu söylerken amcasının bahçesinde düzmüş sokakta bir kapının sundurmasının altında öküzleri siper alarak düzmüş kötü örnek olan rahibelerin kovulmasının anısına Saint Eloi Manastırı nın kapısında düzmüş Grand Pont un kemerlerinden birinin altında bir fırında bir değirmende düzmüş bir sarrafın dükkanında sarrafa verdiği Paris te basılmış değerli para karşılığında düzmüş Samuel de çılgınca hareketleriyle testileri maşrapaları devirdikleri bir masanın üstünde düzmüş manastırda dersten hemen sonra düzmüş Özellikle erkek konusunda bilgin kılığına girmiş bir metres Heloise ve Pierre onunla bu kimliğiyle yatmayı seviyormuş özellikle Pallet seyahatinden beri rahibe kimliğiyle de tabii ki onun içine rahibem benim diyerek boşalmaktan hoşlanıyormuş ve direnmeleriyle tahrik oluyormuş çünkü biliyormuş ki daha hoş ve yeni deneyimler bunların arkasında gizlidir geceleri sevişme isteği kudurtuyormuş onu ve bunları yalnızca düşünmek bile geceleri sıçrayarak uyanmasına neden oluyormuş Çıplaktı konuşmuyordu yün pelerinime sarmıştım onu hiç bu kadar arzulamamıştım öylesine sıkı sıkı sarmak istiyordum ki sıkıp boğabilirdim Kaldırdım kollarıma aldım Ormandaki bir hayvan gibi soğuktan ve korkudan ağzını iyice tıkamıştım ama öylesine haşin ve sert düzdüm ki sonunda o sımsıkı kapanmış dudaklardan bile iniltiler çıktı Aradan epey zaman geçmiş ama kalpleri hala çarpıyormuş ve gülüşerek bir kez daha sevişmişler duyulmamış görülmemüş zevkler tatma konusunda vaatlerde bulunmuşlar birbirlerine yarın diye bir şey yok gibi dünyaya meydan okumaya karar vermişler Kalbim çarparak dinliyordum Gözlerimin önündeydiler çıplaktılar birbirlerini kovalıyor birbirlerine sarılıyor birbirlerini itiyor sevişiyorlar Ben onların çılgınlıklarının sessiz ve hareketsiz partneriydim sarı gözleri karanlıkta parlayan ve derinin üstündeki küçük bir noktayı zevkin her damlasını gören gözleri keskin bir hayvandım Ve bununla birlikte neredeyse güçsüz biri Ortaçağ dan bu yana gelmiş geçmiş en büyük aşıklardan ikisi Parlak ilahiyatçı Abelard ile Heloise Abelard ın erkekliğinin canavarca yok edilmesine rağmen manastırlarda kiliselerde ömürboyu süren tükenmeyen bir aşk Bu aşkı genç ve parlak edebiyatçı Antoine Audouard ın kıvrak ve üslupçu kalemiyle yarattığı aslında Helois i belki de Abelard dan daha çok seven bir çömez in gözünden başından sonuna kadar izliyoruz Soluk soluğa Dünyanın en güzel aşk romanlarından biri Elveda Birtanem