Elveda Demeden Son Kez
LİMERA YAYINLARI
Yüzünde acıların resmettiği ince çizgiler Ardı sıra dizilmiş yorgun göz kapaklarına Bir tutam kınalı saç zayıf bitap yanaklarında Rüzgardan bir o yana bir bu yana savrulmakta Gölgesi dağ gibi önünde ayaklar altında Gözleri nemli bir o kadar düşünceli uzaklarda Dalıp gitmiş hangi zaman aralığına Bir gün göçüp gidecek bu dünyadan Bütün yaşanmışlıkları bütün acılarıyla Sahipsiz kimsesiz orda öylece bir köşede Sade ve basit bir gidiş için kımıldamayacak Ne bir dal ne de bir yaprak son nefesinde Bütün kainat bir saat misali işlemekte Dünya dönüyor elbet boş olmasa gerek Çektiği acılar da yaşadığı mutluluklar da Bir hayal şimdi etten kemikten bir bedende Karışıp yokluğa adını yazdıracak sadece mezar taşına Ansızın gelip geçen kuşların kanatlarına takılacak belki çalıları Dipte biten kuru otların kapladığı bir toprak yığınına Son anda fark etmeden bir yağmur damlası can verecek Tekrar yeşertecek yaşanacak ne varsa ardında kalanlara Ne bu gidiş son gidiş olacak Ne de bu yeşeren ümitler son bulacak