MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Emeğin Çizeri Çizginin Emekçisi Burhan Solukçu — Kürşat Coşgun

Emeğin Çizeri Çizginin Emekçisi Burhan Solukçu
108,00
GenelBiyografi OtobiyografiBiyografik ve Otobiyografik Kitaplar

Emeğin Çizeri Çizginin Emekçisi Burhan Solukçu

Kürşat Coşgun

Çınar Yayınları

2006200 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Emeğin Çizeri Çizginin Emekçisi Burhan Solukçu

Kürşat Coşgun

1952 Yılı Yedikule Verem Hastanesi Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler Zonguldak tan maden ocaklarından geliyordu Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı Kendi kaderine terkedilmiş son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu Elinden alıp postaya attırdım Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak kulakları ağır işitiyordu Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın tönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür bir madenci deseni Ve sonrasında emeğin çizeri çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım bir direnç bir duruş Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratmasonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza

Şehadet Kitap
109,80

Çınar Yayınları

2006200 sf.
Şehadet Kitap

1952 YILI Yedikule Verem Hastanesi Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler Zonguldak tan maden ocaklarından geliyordu Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı Kendi kaderine terkedilmiş son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu Elinden alıp postaya attırdım Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak kulakları ağır işitiyordu Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın yönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür bir madenci deseni Ve sonrasında emeğin çizeri çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım bir direnç bir duruş Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratma sonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza

Kitap Ambarı
122,40

Çınar Yayınları

200 sf.
Karton Kapak
Kitap Ambarı
Kitap Yurdu
123,75

ÇINAR YAYINLARI

01.01.2006200 sf.
Karton Kapak14 x 20 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

1952 Yılı Yedikule Verem Hastanesi Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler Zonguldak tan maden ocaklarından geliyordu Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı Kendi kaderine terkedilmiş son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu Elinden alıp postaya attırdım Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak kulakları ağır işitiyordu Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın yönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür bir madenci deseni Ve sonrasında emeğin çizeri çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım bir direnç bir duruş Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratma sonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza

BKM Kitap
126,00

Çınar Yayınları

2006200 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

1952 Yılı Yedikule Verem Hastanesi Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler Zonguldak tan maden ocaklarından geliyordu Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı Kendi kaderine terkedilmiş son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu Elinden alıp postaya attırdım Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak kulakları ağır işitiyordu Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın tönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür bir madenci deseni Ve sonrasında emeğin çizeri çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım bir direnç bir duruş Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratma sonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza

Tamadres
135,00

Çınar Yayınları

Mayıs 2006200 sf.
Ciltsiz
Tamadres

1952 Yılı Yedikule Verem Hastanesi Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler Zonguldak tan maden ocaklarından geliyordu Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı Kendi kaderine terkedilmiş son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu Elinden alıp postaya attırdım Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak kulakları ağır işitiyordu Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın tönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür bir madenci deseni Ve sonrasında emeğin çizeri çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım bir direnç bir duruş Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratma sonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza

Kırmızı Kedi
135,00

Çınar Yayınları

156 sf.
Ciltsiz
Kırmızı Kedi

1952 Yılı Yedikule Verem Hastanesi Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler Zonguldak tan maden ocaklarından geliyordu Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı Kendi kaderine terkedilmiş son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu Elinden alıp postaya attırdım Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak kulakları ağır işitiyordu Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın tönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür bir madenci deseni Ve sonrasında emeğin çizeri çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım bir direnç bir duruş Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratma sonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza

Ucuz Kitap Al
144,00

Çınar Yayınları

Mayıs 2006200 sf.
13.50x19.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Kürşat Coşgun tarafından kaleme alınan Emeğin Çizeri Çizginin Emekçisi Burhan Solukçu Çınar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Emeğin Çizeri Çizginin Emekçisi Burhan Solukçu Kürşat Coşgun Kitap Özeti 1952 Yılı Yedikule Verem Hastanesi Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler Zonguldak tan maden ocaklarından geliyordu Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı Kendi kaderine terkedilmiş son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu Elinden alıp postaya attırdım Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak kulakları ağır işitiyordu Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın tönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür bir madenci deseni Ve sonrasında emeğin çizeri çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım bir direnç bir duruş Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratma sonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza Yayınevi Çınar Yayınları Yazar Kürşat Coşgun Sayfa 200 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mayıs 2006 Barkod 9789753482097 Kategori Biyografi Otobiyogafi

Pandora
144,00

Çınar

200 sf.
Pandora

1952 Yılı Yedikule Verem Hastanesi Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler Zonguldak tan maden ocaklarından geliyordu Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı Kendi kaderine terkedilmiş son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu Elinden alıp postaya attırdım Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak kulakları ağır işitiyordu Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın yönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür bir madenci deseni Ve sonrasında emeğin çizeri çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım bir direnç bir duruş Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratma sonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza

Nobel Kitap
153,00

Çınar Yayınları

2006200 sf.
Ciltsiz14x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

1952 Yılı Yedikule Verem Hastanesi Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler Zonguldak tan maden ocaklarından geliyordu Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı Kendi kaderine terkedilmiş son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu Elinden alıp postaya attırdım Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak kulakları ağır işitiyordu Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın tönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür bir madenci deseni Ve sonrasında emeğin çizeri çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım bir direnç bir duruş Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratmasonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza

Kita Kitap
180,00

Çınar Yayınları

20061. baskı200 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img