Emina
Halk Edebiyatı Dergisi Yayınları
Gece karanlık şalını henüz şehrin üzerinden çekmemişti Güneş olacakları kimse görmesin diye belki ufuktan ışıklarını isteksizce ağır ağır gönderiyordu O sabah kuşlar susmuş börtü böcek kaçışıp yuvalarına saklanmış ağaçların gözyaşları çiy tanelerine dönüşüp yapraklardan dökülmekteydi O sabaha tabiat uyanmak güneş doğmak istemiyordu İnsanlığın çirkin yüzünü görmekten ve göstermekten utanıyorlardı adeta ve şükrediyorlardı insan olarak yaratılmadıkları için şükrediyorlardı Herkes için başka düşler başkaKimi gönüller küsmüş kimi coşar aşklaKaç göz varsa onca hayatPencere aynı fakat bakan başka