MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Emperyalizm ve Denge — Gregor Schöllgen

Emperyalizm ve Denge
447,00
Dünya TarihiTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

Emperyalizm ve Denge

Gregor Schöllgen

Kronik Kitap

2022704 sf.
Ciltsiz
BKM KitapEn ucuz

Emperyalizm ve Denge

Gregor Schöllgen

Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung 1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı 1890 sonrası dönemde Almanya Osmanlı İmparatorluğu ndaki angajmanını sürekli artırarak bir ölçüde bile isteye gerilimlerin merkezine yönelmiştir Kayzer 2 Wilhelm in Osmanlı topraklarına ziyareti Bağdat Demiryolu projesi ve inşası Boğazlar hakkında Ruslarla müzakereler Balkanlardaki meselelere taraf çıkması Alman İmparatorluğu nun büyük dünya siyasetinin bir parçası olarak atılmış adımlardır Bu hamlelerle Almanya İngiltere ile Rusya nın Yakın ve Orta Doğu daki çıkar çatışmasının belirlediği durumu daha da şiddetlendirmiş dünya savaşına giden yolu döşemeye başlamıştır Gregor Schöllgen bu kitabında İngiliz ve Alman arşivlerini ince ayrıntılarıyla tarayıp daha önce yayımlanmamış pek çok belgeyi ele alarak sadece 19 yüzyılın sonlarındaki devletlerarası siyasetteki kılavuz hatlarını temel tasarımları değil pek çok rastlantıyı da ortaya koyuyor Emperyalizm ve Denge Alman İmparatorluğu nun siyasi birliğini sağladıktan sonra benimsediği dış siyaseti derinlemesine inceliyor ve Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı dış siyaseti ve Osmanlı nın Almanya ilişkilerine bir de Almanya ve İngiltere nin gözünden bakmaya davet ediyor

Kitap Sepeti
447,00

Kronik Kitap

2022704 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı 1890 sonrası dönemde Almanya Osmanlı İmparatorluğu ndaki angajmanını sürekli artırarak bir ölçüde bile isteye gerilimlerin merkezine yönelmiştir Kayzer II Wilhelm in Osmanlı topraklarına ziyareti Bağdat Demiryolu projesi ve inşası Boğazlar hakkında Ruslarla müzakereler Balkanlardaki meselelere taraf çıkması Alman İmparatorluğu nun büyük dünya siyasetinin bir parçası olarak atılmış adımlardır Bu hamlelerle Almanya İngiltere ile Rusya nın Yakın ve Orta Doğu daki çıkar çatışmasının belirlediği durumu daha da şiddetlendirmiş dünya savaşına giden yolu döşemeye başlamıştır Gregor Schöllgen bu kitabında İngiliz ve Alman arşivlerini ince ayrıntılarıyla tarayıp daha önce yayımlanmamış pek çok belgeyi ele alarak sadece 19 yüzyılın sonlarındaki devletlerarası siyasetteki kılavuz hatlarını temel tasarımları değil pek çok rastlantıyı da ortaya koyuyor Emperyalizm ve Denge Alman İmparatorluğu nun siyasi birliğini sağladıktan sonra benimsediği dış siyaseti derinlemesine inceliyor ve Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı dış siyaseti ve Osmanlı nın Almanya ilişkilerine bir de Almanya ve İngiltere nin gözünden bakmaya davet ediyor

Tamadres
447,00

Kronik Kitap

Nisan 2022704 sf.
Ciltsiz

çev. M. Sami Türk

Tamadres

Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung 1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı 1890 sonrası dönemde Almanya Osmanlı İmparatorluğu ndaki angajmanını sürekli artırarak bir ölçüde bile isteye gerilimlerin merkezine yönelmiştir Kayzer 2 Wilhelm in Osmanlı topraklarına ziyareti Bağdat Demiryolu projesi ve inşası Boğazlar hakkında Ruslarla müzakereler Balkanlardaki meselelere taraf çıkması Alman İmparatorluğu nun büyük dünya siyasetinin bir parçası olarak atılmış adımlardır Bu hamlelerle Almanya İngiltere ile Rusya nın Yakın ve Orta Doğu daki çıkar çatışmasının belirlediği durumu daha da şiddetlendirmiş dünya savaşına giden yolu döşemeye başlamıştır Gregor Schöllgen bu kitabında İngiliz ve Alman arşivlerini ince ayrıntılarıyla tarayıp daha önce yayımlanmamış pek çok belgeyi ele alarak sadece 19 yüzyılın sonlarındaki devletlerarası siyasetteki kılavuz hatlarını temel tasarımları değil pek çok rastlantıyı da ortaya koyuyor Emperyalizm ve Denge Alman İmparatorluğu nun siyasi birliğini sağladıktan sonra benimsediği dış siyaseti derinlemesine inceliyor ve Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı dış siyaseti ve Osmanlı nın Almanya ilişkilerine bir de Almanya ve İngiltere nin gözünden bakmaya davet ediyor

Kitap Ambarı
469,35

Kronik Kitap

2022704 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung 1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı 1890 sonrası dönemde Almanya Osmanlı İmparatorluğu ndaki angajmanını sürekli artırarak bir ölçüde bile isteye gerilimlerin merkezine yönelmiştir Kayzer II Wilhelm in Osmanlı topraklarına ziyareti Bağdat Demiryolu projesi ve inşası Boğazlar hakkında Ruslarla müzakereler Balkanlardaki meselelere taraf çıkması Alman İmparatorluğu nun büyük dünya siyasetinin bir parçası olarak atılmış adımlardır Bu hamlelerle Almanya İngiltere ile Rusya nın Yakın ve Orta Doğu daki çıkar çatışmasının belirlediği durumu daha da şiddetlendirmiş dünya savaşına giden yolu döşemeye başlamıştır Gregor Schöllgen bu kitabında İngiliz ve Alman arşivlerini ince ayrıntılarıyla tarayıp daha önce yayımlanmamış pek çok belgeyi ele alarak sadece 19 yüzyılın sonlarındaki devletlerarası siyasetteki kılavuz hatlarını temel tasarımları değil pek çok rastlantıyı da ortaya koyuyor Emperyalizm ve Denge Alman İmparatorluğu nun siyasi birliğini sağladıktan sonra benimsediği dış siyaseti derinlemesine inceliyor ve Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı dış siyaseti ve Osmanlı nın Almanya ilişkilerine bir de Almanya ve İngiltere nin gözünden bakmaya davet ediyor Tanıtım Bülteninden

D&R
520,76

Kronik Kitap

20221. baskı704 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung 1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı 1890 sonrası dönemde Almanya Osmanlı İmparatorluğu ndaki angajmanını sürekli artırarak bir ölçüde bile isteye gerilimlerin merkezine yönelmiştir Kayzer II Wilhelm in Osmanlı topraklarına ziyareti Bağdat Demiryolu projesi ve inşası Boğazlar hakkında Ruslarla müzakereler Balkanlardaki meselelere taraf çıkması Alman İmparatorluğu nun büyük dünya siyasetinin bir parçası olarak atılmış adımlardır Bu hamlelerle Almanya İngiltere ile Rusya nın Yakın ve Orta Doğu daki çıkar çatışmasının belirlediği durumu daha da şiddetlendirmiş dünya savaşına giden yolu döşemeye başlamıştır Gregor Schöllgen bu kitabında İngiliz ve Alman arşivlerini ince ayrıntılarıyla tarayıp daha önce yayımlanmamış pek çok belgeyi ele alarak sadece 19 yüzyılın sonlarındaki devletlerarası siyasetteki kılavuz hatlarını temel tasarımları değil pek çok rastlantıyı da ortaya koyuyor Emperyalizm ve Denge Alman İmparatorluğu nun siyasi birliğini sağladıktan sonra benimsediği dış siyaseti derinlemesine inceliyor ve Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı dış siyaseti ve Osmanlı nın Almanya ilişkilerine bir de Almanya ve İngiltere nin gözünden bakmaya davet ediyor Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
521,50

Kronik Kitap

2022704 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı 1890 sonrası dönemde Almanya Osmanlı İmparatorluğu ndaki angajmanını sürekli artırarak bir ölçüde bile isteye gerilimlerin merkezine yönelmiştir Kayzer II Wilhelm in Osmanlı topraklarına ziyareti Bağdat Demiryolu projesi ve inşası Boğazlar hakkında Ruslarla müzakereler Balkanlardaki meselelere taraf çıkması Alman İmparatorluğu nun büyük dünya siyasetinin bir parçası olarak atılmış adımlardır Bu hamlelerle Almanya İngiltere ile Rusya nın Yakın ve Orta Doğu daki çıkar çatışmasının belirlediği durumu daha da şiddetlendirmiş dünya savaşına giden yolu döşemeye başlamıştır Gregor Schöllgen bu kitabında İngiliz ve Alman

Pandora
521,50

Kronik

2022704 sf.

çev. Türk, M. Sami

Pandora

Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung 1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı 1890 sonrası dönemde Almanya Osmanlı İmparatorluğu ndaki angajmanını sürekli artırarak bir ölçüde bile isteye gerilimlerin merkezine yönelmiştir Kayzer 2 Wilhelm in Osmanlı topraklarına ziyareti Bağdat Demiryolu projesi ve inşası Boğazlar hakkında Ruslarla müzakereler Balkanlardaki meselelere taraf çıkması Alman İmparatorluğu nun büyük dünya siyasetinin bir parçası olarak atılmış adımlardır Bu hamlelerle Almanya İngiltere ile Rusya nın Yakın ve Orta Doğu daki çıkar çatışmasının belirlediği durumu daha da şiddetlendirmiş dünya savaşına giden yolu döşemeye başlamıştır Gregor Schöllgen bu kitabında İngiliz ve Alman arşivlerini ince ayrıntılarıyla tarayıp daha önce yayımlanmamış pek çok belgeyi ele alarak sadece 19 yüzyılın sonlarındaki devletlerarası siyasetteki kılavuz hatlarını temel tasarımları değil pek çok rastlantıyı da ortaya koyuyor Emperyalizm ve Denge Alman İmparatorluğu nun siyasi birliğini sağladıktan sonra benimsediği dış siyaseti derinlemesine inceliyor ve Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı dış siyaseti ve Osmanlı nın Almanya ilişkilerine bir de Almanya ve İngiltere nin gözünden bakmaya davet ediyor

Ucuz Kitap Al
558,75

Kronik Kitap

Nisan 2022704 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Gregor Schöllgen tarafından kaleme alınan Emperyalizm ve Denge Kronik Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Emperyalizm ve Denge Gregor Schöllgen Kitap Özeti Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung 1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı 1890 sonrası dönemde Almanya Osmanlı İmparatorluğu ndaki angajmanını sürekli artırarak bir ölçüde bile isteye gerilimlerin merkezine yönelmiştir Kayzer II Wilhelm in Osmanlı topraklarına ziyareti Bağdat Demiryolu projesi ve inşası Boğazlar hakkında Ruslarla müzakereler Balkanlardaki meselelere taraf çıkması Alman İmparatorluğu nun büyük dünya siyasetinin bir parçası olarak atılmış adımlardır Bu hamlelerle Almanya İngiltere ile Rusya nın Yakın ve Orta Doğu daki çıkar çatışmasının belirlediği durumu daha da şiddetlendirmiş dünya savaşına giden yolu döşemeye başlamıştır Gregor Schöllgen bu kitabında İngiliz ve Alman arşivlerini ince ayrıntılarıyla tarayıp daha önce yayımlanmamış pek çok belgeyi ele alarak sadece 19 yüzyılın sonlarındaki devletlerarası siyasetteki kılavuz hatlarını temel tasarımları değil pek çok rastlantıyı da ortaya koyuyor Emperyalizm ve Denge Alman İmparatorluğu nun siyasi birliğini sağladıktan sonra benimsediği dış siyaseti derinlemesine inceliyor ve Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı dış siyaseti ve Osmanlı nın Almanya ilişkilerine bir de Almanya ve İngiltere nin gözünden bakmaya davet ediyor Yayınevi Kronik Kitap Yazar Gregor Schöllgen Sayfa 704 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2022 Barkod 9786258431414 Kategori Araştırma İnceleme Dünya Tarihi

Şehadet Kitap
596,00

Kronik Kitap

2022704 sf.
Şehadet Kitap

Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung 1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı 1890 sonrası dönemde Almanya Osmanlı İmparatorluğu ndaki angajmanını sürekli artırarak bir ölçüde bile isteye gerilimlerin merkezine yönelmiştir Kayzer II Wilhelm in Osmanlı topraklarına ziyareti Bağdat Demiryolu projesi ve inşası Boğazlar hakkında Ruslarla müzakereler Balkanlardaki meselelere taraf çıkması Alman İmparatorluğu nun büyük dünya siyasetinin bir parçası olarak atılmış adımlardır Bu hamlelerle Almanya İngiltere ile Rusya nın Yakın ve Orta Doğu daki çıkar çatışmasının belirlediği durumu daha da şiddetlendirmiş dünya savaşına giden yolu döşemeye başlamıştır Gregor Schöllgen bu kitabında İngiliz ve Alman arşivlerini ince ayrıntılarıyla tarayıp daha önce yayımlanmamış pek çok belgeyi ele alarak sadece 19 yüzyılın sonlarındaki devletlerarası siyasetteki kılavuz hatlarını temel tasarımları değil pek çok rastlantıyı da ortaya koyuyor Emperyalizm ve Denge Alman İmparatorluğu nun siyasi birliğini sağladıktan sonra benimsediği dış siyaseti derinlemesine inceliyor ve Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı dış siyaseti ve Osmanlı nın Almanya ilişkilerine bir de Almanya ve İngiltere nin gözünden bakmaya davet ediyor

Kitapsan
596,00

KRONİK YAYINLARI

20221. baskı704 sf.
TÜRKÇE
Kitapsan

Emperyalizm ve Denge Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung 1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı 1890 sonrası dönemde Almanya Osmanlı İmparatorluğu ndaki angajmanını sürekli artırarak bir ölçüde bile isteye gerilimlerin merkezine yönelmiştir Kayzer 2 Wilhelm in Osmanlı topraklarına ziyareti Bağdat Demiryolu projesi ve inşası Boğazlar hakkında Ruslarla müzakereler Balkanlardaki meselelere taraf çıkması Alman İmparatorluğu nun büyük dünya siyasetinin bir parçası olarak atılmış adımlardır Bu hamlelerle Almanya İngiltere ile Rusya nın Yakın ve Orta Doğu daki çıkar çatışmasının belirlediği durumu daha da şiddetlendirmiş dünya savaşına giden yolu döşemeye başlamıştır Gregor Schöllgen bu kitabında İngiliz ve Alman arşivlerini ince ayrıntılarıyla tarayıp daha önce yayımlanmamış pek çok belgeyi ele alarak sadece 19 yüzyılın sonlarındaki devletlerarası siyasetteki kılavuz hatlarını temel tasarımları değil pek çok rastlantıyı da ortaya koyuyor Emperyalizm ve Denge Alman İmparatorluğu nun siyasi birliğini sağladıktan sonra benimsediği dış siyaseti derinlemesine inceliyor ve Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı dış siyaseti ve Osmanlı nın Almanya ilişkilerine bir de Almanya ve İngiltere nin gözünden bakmaya davet ediyor Yayınevi KRONİK YAYINLARI Yazar FREGOR SCHÖLLGEN Baskı 1 BASKI Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 704 SAYFA Yıl 2022

Kita Kitap
745,00

Kronik Kitap

Nisan 20221. baskı704 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2. HamurTürkçe

çev. M. Sami Türk

Kita Kitap

Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor Volker Ulrich Süddeutsche Zeitung 1871 de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck ın dış siyasetteki başlıca hedefi Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye topyekûn gerilimleri Avrupa nın merkezinden çevresine yönlendirmeye sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya da kullanmaya dönüktü Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu Şüphesiz ki Bismarck la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan genel olarak emperyalist özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img