Emval i Metruke Meselesi
Türk Tarih Kurumu
Birinci Dünya Savaşı devam ederken çıkarılan Sevk ve iskân Kanunu beraberinde Ermenilerden kalan ve emval i metruke olarak nitelendirilen mallar sorununu da gündeme getirdi Osmanlı Devleti nin Ermenilere ait malların idare ve muhafazası ile bu kişilerin borç ve alacakları sorununu yapılan hukuki düzenlemeler doğrultusunda halletmeye çalıştığı görülmektedir Bunun için öncelikle söz konusu malların kayıt altına alınmasına özen gösterilmiş tüm bu işlemler aynı amaçla kurulan Emval i Metruke Komisyonları vasıtasıyla sağlanmıştır Birçok bölgede kurulan Emval i Metruke Komisyonları bir süre sonra görevlerini sevk edilen kişilerin malları borçları ve alacakları konusunda yapılan hukuki çalışmalar doğrultusunda kurulmuş olan Emval i Metruke Tasfiye Komisyonlarına bıraktı Mondros Mütarekesi nin imzalanması ve itilaf Devletlerinin Osmanlı topraklarını işgali ile başlayan süreç Anadolu da millî mücadelenin ve millî iradenin yansıması olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması ile sonuçlandı Daha önce mallarla ilgili yapılan düzenlemeler Osmanlı mirasını devralan TBMM Hükümeti döneminde de devam etti TBMM toplantılarında pek çok kez görüşülen ve yapılan hukuki düzenlemelerle idaresi sağlanan emval i metruke konusu 20 Kasım 1922 23 Temmuz 1923 tarihleri arasında toplanan Lozan Konferansı nda da gündeme gelecektir 1915 yılında başlayan ve tazminat talepleri doğrultusunda günümüze kadar devam eden emval i metruke konusu Türk Ermeni ilişkileri çerçevesinde son yıllarda en çok dikkat çeken konular arasında bulunmaktadır Bu durum yoğun bir propaganda faaliyetleriyle eş zamanlı olarak Ermenilerin toprak ve tazminat taleplerine dayanan yayınların sayısını da arttırdı Bu çalışmaların çoğunluğu emval i metruke konusunu soykırım iddialarının bir parçası olarak göstermeye çalışmakta konuyla ilgili gerek Osmanlı gerek TBMM döneminde yapılmış hukuki düzenlemeleri ve uygulamaları söz konusu mallara el koymak adına bir devlet politikası olarak ele almaktadırlar Soykırım iddialarının yeni bir tür propagandasından farkı bulunmayan bu çalışmalarda emval i metruke konusunun yeniden gündeme getirilmeye çalışıldığı dikkat çekmektedir