Enerji Kan Kokuyor — Doğan Aydal

Enerji Kan Kokuyor
Doğan AydalTimaş Yayınları
Enerji Kan Kokuyor
Doğan AydalABD Irak ve Afganistanı işgal etti Rusya Gürcistan ile savaştı İran ve Venezüella her fırsatta ABDye kafa tutuyor Yakın zaman önce yaşanan bu gelişmelerin altında tek bir neden yatıyor Enerji Enerji günümüzde Küresel politikaların uygulanış biçimlerini belirleyen tek etken Peki biz enerji hakkında ne kadar bilgiye sahibiz Haritalar yeniden çizilirken coğrafi konumu itibariyle çok kritik bir öneme sahip olan Türkiye bu mücadelenin neresinde Tüm bu sorulara ve daha birçoğuna aradığınız cevap bu kitapta Enerji konusunda Türkiyenin en yetkin isimlerinden Prof Dr Doğan Aydal bu soruların cevaplarını sizin için veriyor İnsanoğlunun arzu ve ihtiyaçları sınırsız fakat yeryüzünde bize sunulan kaynaklar oldukça kısıtlıdır Ekonominin ana problematikini oluşturan bu prensip aslında dünya tarihinin de en belirleyici denklemi haline gelmiştir Dünya tarihine kısaca göz attığımızda aslında bir savaşlar tarihiyle karsılaşırız Bu savaşlardan pek azı bahsi geçen sorundan bağımsız olarak gelişmiştir Özellikle sömürge imparatorluklarının Dünya üzerindeki doğal kaynaklara vahşice hücum etmeye başladığı çağdan bugüne insanların bitmek tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır İlginç olan diğer bir durum ise bu arayış uğruna insanların yıllar boyu sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine farklı kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır Bu tehlikeli döngü yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi yaşamlarının her anında hisseden belki de bizim bihaber olduğumuz milyonlarca insan yaşıyor yeryüzünde Bu felaketin izini teorik olarak tartışılan küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Tehlike çok somut Asya Kıtasının kalbinde Yaklaşık elli sene önce dünyanın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumda Her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda Irakta Afganistanda Kafkasyada ve dünyanın belki ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde akılımızın alamadığı şaşırtıcı gelişmeler yaşanıyor Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak maalesef doğal kabul edilir oldu Bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatıyor Enerji Enerji günümüzde dünya politikalarını ekonomisini ve halkların geleceğini belirleyen tek değişken Onu elde etme uğruna hayal gücümüzü dahi zorlayacak politikalar uygulanıyor Göller kurutuluyor haritalar yeniden çiziliyor ve milyonlarca insan ya bu savaşın kurbanı olarak can veriyor ya da binlerce yıldır yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda bırakılıyorlar Enerji savaşında kullanılan her yöntem mübah sayılıyor Kitle imha silahları acımasız deneyler sonucu üretilerek milyonlarca insanın ölümüne neden oluyor Bugün enerjiyle ilgili cevap bulamadığımız birçok soru var Boru hattı projelerinden bor madenine biyokimyasal silahlardan çevre felaketlerine alternatif enerji kaynaklarından Türkiyenin enerji bağımlılığına cevabını bilemediğimiz bu soruları Türkiyenin enerji konusunda en yetkin isimlerinden biri olan Prof Dr Doğan Aydal Enerji Kan Kokuyorda cevaplıyor Bilim adamı kimliğiyle güvenilirliğinden hiç tereddüt etmeyeceğiniz olgusal bilgiler verirken akıcı ve keyifli üslubuyla okuyucuyu metne bağlıyor

Timaş Yayınları
çev. Cüneyt Dalgakıran
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Motto Yayınları
Dünya geçmişine kısaca göz gezdirdiğimizde bir savaşlar tarihiyle karşılaşırız Bu savaşların pek azı amaçsız gerçekleşmiştir Özellikle sömürgeci imparatorlukların evren üzerindeki doğal kaynaklara umarsızca hücum etmeye başladığı tarihten bugüne dek insanların tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır Savaşları ilginç kılan durum ise bir enerji arayışı uğruna insanların yıllarca sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine bir başka kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır İnsanoğlunun bitmek bilmeyen enerji isteği bir döngü haline gelerek yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi hayatlarının her anında her zerresinde hisseden belki de bizim habersiz olduğumuz milyonlarca insan yaşamaktadır Bu felaketin izini ise küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Felaket Asya Kıtası nın kalbindedir Yaklaşık elli yıl önce Dünya nın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumdadır Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda iken her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Irak ta Afganistan da Orta Asya da ve Dünya nın belki de ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde zihnimizin alamadığı vahşet dolu gelişmeler yaşanmaktadır Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak doğal kabul edilir olmuşken bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatmaktadır Enerji Artık enerji için ise devir Biyokimyasal Savaş devridir Keşke savaşmanın bile ahlâki kuralları olsaydı

Motto Yayınları
Dünya geçmişine kısaca göz gezdirdiğimizde bir savaşlar tarihiyle karşılaşırız Bu savaşların pek azı amaçsız gerçekleşmiştir Özellikle sömürgeci imparatorlukların evren üzerindeki doğal kaynaklara umarsızca hücum etmeye başladığı tarihten bugüne dek insanların tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır Savaşları ilginç kılan durum ise bir enerji arayışı uğruna insanların yıllarca sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine bir başka kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır İnsanoğlunun bitmek bilmeyen enerji isteği bir döngü haline gelerek yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi hayatlarının her anında her zerresinde hisseden belki de bizim habersiz olduğumuz milyonlarca insan yaşamaktadır Bu felaketin izini ise küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Felaket Asya Kıtası nın kalbindedir Yaklaşık elli yıl önce Dünya nın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumdadır Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda iken her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Irak ta Afganistan da Orta Asya da ve Dünya nın belki de ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde zihnimizin alamadığı vahşet dolu gelişmeler yaşanmaktadır Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak doğal kabul edilir olmuşken bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatmaktadır Enerji Artık enerji için ise devir Biyokimyasal Savaş devridir Keşke savaşmanın bile ahlâki kuralları olsaydı Tanıtım Bülteninden

Motto Yayınları
Dünya geçmişine kısaca göz gezdirdiğimizde bir savaşlar tarihiyle karşılaşırız Bu savaşların pek azı amaçsız gerçekleşmiştir Özellikle sömürgeci imparatorlukların evren üzerindeki doğal kaynaklara umarsızca hücum etmeye başladığı tarihten bugüne dek insanların tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır Savaşları ilginç kılan durum ise bir enerji arayışı uğruna insanların yıllarca sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine bir başka kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır İnsanoğlunun bitmek bilmeyen enerji isteği bir döngü haline gelerek yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi hayatlarının her anında her zerresinde hisseden belki de bizim habersiz olduğumuz milyonlarca insan yaşamaktadır Bu felaketin izini ise küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Felaket Asya Kıtası nın kalbindedir Yaklaşık elli yıl önce Dünya nın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumdadır Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda iken her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Irak ta Afganistan da Orta Asya da ve Dünya nın belki de ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde zihnimizin alamadığı vahşet dolu gelişmeler yaşanmaktadır Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak doğal kabul edilir olmuşken bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatmaktadır Enerji Artık enerji için ise devir Biyokimyasal Savaş devridir Keşke savaşmanın bile ahlâki kuralları olsaydı

Motto Yayınları
Dünya geçmişine kısaca göz gezdirdiğimizde bir savaşlar tarihiyle karşılaşırız Bu savaşların pek azı amaçsız gerçekleşmiştir Özellikle sömürgeci imparatorlukların evren üzerindeki doğal kaynaklara umarsızca hücum etmeye başladığı tarihten bugüne dek insanların tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır Savaşları ilginç kılan durum ise bir enerji arayışı uğruna insanların yıllarca sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine bir başka kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır İnsanoğlunun bitmek bilmeyen enerji isteği bir döngü haline gelerek yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi hayatlarının her anında her zerresinde hisseden belki de bizim habersiz olduğumuz milyonlarca insan yaşamaktadır Bu felaketin izini ise küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Felaket Asya Kıtası nın kalbindedir Yaklaşık elli yıl önce Dünya nın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumdadır Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda iken her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Irak ta Afganistan da Orta Asya da ve Dünya nın belki de ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde zihnimizin alamadığı vahşet dolu gelişmeler yaşanmaktadır Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak doğal kabul edilir olmuşken bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatmaktadır Enerji Artık enerji için ise devir Biyokimyasal Savaş devridir Keşke savaşmanın bile ahlâki kuralları olsaydı

Motto Yayınları
Dünya geçmişine kısaca göz gezdirdiğimizde bir savaşlar tarihiyle karşılaşırız Bu savaşların pek azı amaçsız gerçekleşmiştir Özellikle sömürgeci imparatorlukların evren üzerindeki doğal kaynaklara umarsızca hücum etmeye başladığı tarihten bugüne dek insanların tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır Savaşları ilginç kılan durum ise bir enerji arayışı uğruna insanların yıllarca sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine bir başka kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır İnsanoğlunun bitmek bilmeyen enerji isteği bir döngü haline gelerek yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi hayatlarının her anında her zerresinde hisseden belki de bizim habersiz olduğumuz milyonlarca insan yaşamaktadır Bu felaketin izini ise küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Felaket Asya Kıtası nın kalbindedir Yaklaşık elli yıl önce Dünya nın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumdadır Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda iken her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Irak ta Afganistan da Orta Asya da ve Dünya nın belki de ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde zihnimizin alamadığı vahşet dolu gelişmeler yaşanmaktadır Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak doğal kabul edilir olmuşken bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatmaktadır Enerji Artık enerji için ise devir Biyokimyasal Savaş devridir Keşke savaşmanın bile ahlâki kuralları olsaydı

Motto Yayınları
Dünya geçmişine kısaca göz gezdirdiğimizde bir savaşlar tarihiyle karşılaşırız Bu savaşların pek azı amaçsız gerçekleşmiştir Özellikle sömürgeci imparatorlukların evren üzerindeki doğal kaynaklara umarsızca hücum etmeye başladığı tarihten bugüne dek insanların tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır Savaşları ilginç kılan durum ise bir enerji arayışı uğruna insanların yıllarca sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine bir başka kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır İnsanoğlunun bitmek bilmeyen enerji isteği bir döngü haline gelerek yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi hayatlarının her anında her zerresinde hisseden belki de bizim habersiz olduğumuz milyonlarca insan yaşamaktadır Bu felaketin izini ise küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Felaket Asya Kıtası nın kalbindedir Yaklaşık elli yıl önce Dünya nın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumdadır Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda iken her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Irak ta Afganistan da Orta Asya da ve Dünya nın belki de ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde zihnimizin alamadığı vahşet dolu gelişmeler yaşanmaktadır Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak doğal kabul edilir olmuşken bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatmaktadır Enerji Artık enerji için ise devir Biyokimyasal Savaş devridir Keşke savaşmanın bile ahlâki kuralları olsaydı

Motto
Dünya geçmişine kısaca göz gezdirdiğimizde bir savaşlar tarihiyle karşılaşırız Bu savaşların pek azı amaçsız gerçekleşmiştir Özellikle sömürgeci imparatorlukların evren üzerindeki doğal kaynaklara umarsızca hücum etmeye başladığı tarihten bugüne dek insanların tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır Savaşları ilginç kılan durum ise bir enerji arayışı uğruna insanların yıllarca sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine bir başka kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır İnsanoğlunun bitmek bilmeyen enerji isteği bir döngü haline gelerek yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi hayatlarının her anında her zerresinde hisseden belki de bizim habersiz olduğumuz milyonlarca insan yaşamaktadır Bu felaketin izini ise küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Felaket Asya Kıtası nın kalbindedir Yaklaşık elli yıl önce Dünya nın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumdadır Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda iken her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Irak ta Afganistan da Orta Asya da ve Dünya nın belki de ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde zihnimizin alamadığı vahşet dolu gelişmeler yaşanmaktadır Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak doğal kabul edilir olmuşken bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatmaktadır Enerji Artık enerji için ise devir Biyokimyasal Savaş devridir Keşke savaşmanın bile ahlâki kuralları olsaydı

Motto Yayınları
Dünya geçmişine kısaca göz gezdirdiğimizde bir savaşlar tarihiyle karşılaşırız Bu savaşların pek azı amaçsız gerçekleşmiştir Özellikle sömürgeci imparatorlukların evren üzerindeki doğal kaynaklara umarsızca hücum etmeye başladığı tarihten bugüne dek insanların tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır Savaşları ilginç kılan durum ise bir enerji arayışı uğruna insanların yıllarca sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine bir başka kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır İnsanoğlunun bitmek bilmeyen enerji isteği bir döngü haline gelerek yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi hayatlarının her anında her zerresinde hisseden belki de bizim habersiz olduğumuz milyonlarca insan yaşamaktadır Bu felaketin izini ise küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Felaket Asya Kıtası nın kalbindedir Yaklaşık elli yıl önce Dünya nın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumdadır Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda iken her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Irak ta Afganistan da Orta Asya da ve Dünya nın belki de ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde zihnimizin alamadığı vahşet dolu gelişmeler yaşanmaktadır Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak doğal kabul edilir olmuşken bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatmaktadır Enerji Artık enerji için ise devir Biyokimyasal Savaş devridir Keşke savaşmanın bile ahlâki kuralları olsaydı Tanıtım Bülteninden

Motto Yayınları
Dünya geçmişine kısaca göz gezdirdiğimizde bir savaşlar tarihiyle karşılaşırız Bu savaşların pek azı amaçsız gerçekleşmiştir Özellikle sömürgeci imparatorlukların evren üzerindeki doğal kaynaklara umarsızca hücum etmeye başladığı tarihten bugüne dek insanların tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır Savaşları ilginç kılan durum ise bir enerji arayışı uğruna insanların yıllarca sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine bir başka kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır İnsanoğlunun bitmek bilmeyen enerji isteği bir döngü haline gelerek yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi hayatlarının her anında her zerresinde hisseden belki de bizim habersiz olduğumuz milyonlarca insan yaşamaktadır Bu felaketin izini ise küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Felaket Asya Kıtası nın kalbindedir Yaklaşık elli yıl önce Dünya nın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumdadır Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda iken her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Irak ta Afganistan da Orta Asya da ve Dünya nın belki de ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde zihnimizin alamadığı vahşet dolu gelişmeler yaşanmaktadır Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak doğal kabul edilir olmuşken bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatmaktadır Enerji Artık enerji için ise devir Biyokimyasal Savaş devridir Keşke savaşmanın bile ahlâki kuralları olsaydı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

TİMAŞ YAYINLARI
ABD Irak ve Afganistan ı işgal etti Rusya Gürcistan ile savaştı İran ve Venezüella her fırsatta ABD ye kafa tutuyor Yakın zaman önce yaşanan bu gelişmelerin altında tek bir neden yatıyor Enerji Enerji günümüzde Küresel politikaların uygulanış biçimlerini belirleyen tek etken Peki biz enerji hakkında ne kadar bilgiye sahibiz Haritalar yeniden çizilirken coğrafi konumu itibariyle çok kritik bir öneme sahip olan Türkiye bu mücadelenin neresinde Tüm bu sorulara ve daha birçoğuna aradığınız cevap bu kitapta Enerji konusunda Türkiye nin en yetkin isimlerinden Prof Dr Doğan Aydal bu soruların cevaplarını sizin için veriyor İnsanoğlunun arzu ve ihtiyaçları sınırsız fakat yeryüzünde bize sunulan kaynaklar oldukça kısıtlıdır Ekonominin ana problematikini oluşturan bu prensip aslında dünya tarihinin de en belirleyici denklemi haline gelmiştir Dünya tarihine kısaca göz attığımızda aslında bir savaşlar tarihiyle karsılaşırız Bu savaşlardan pek azı bahsi geçen sorundan bağımsız olarak gelişmiştir Özellikle sömürge imparatorluklarının Dünya üzerindeki doğal kaynaklara vahşice hücum etmeye başladığı çağdan bugüne insanların bitmek tükenmek bilmeyen doyumsuzluğu çok daha açık bir şekilde gözümüze çarpmaktadır İlginç olan diğer bir durum ise bu arayış uğruna insanların yıllar boyu sürecek savaşlara girip bu savaşların yakıtını da yine farklı kaynakları sömürerek elde etmek zorunda kalmalarıdır Bu tehlikeli döngü yeryüzünü bir felaket sahnesine çevirmektedir Bugün bu felaketi yaşamlarının her anında hisseden belki de bizim bihaber olduğumuz milyonlarca insan yaşıyor yeryüzünde Bu felaketin izini teorik olarak tartışılan küresel ısınma iddialarında aramamıza gerek yok Tehlike çok somut Asya Kıtası nın kalbinde Yaklaşık elli sene önce dünyanın en büyük gölü olan Aral bugün sularının yüzde doksanını yitirmiş durumda Her an bir Çernobil daha yaşamayacağımızı kim garanti edebilir Hiroşima halen akıllarda Halepçe ise hemen yanı başımızda Irak ta Afganistan da Kafkasya da ve dünya nın belki ismini bile şimdiye kadar duymadığımız birçok yerinde akılımızın alamadığı şaşırtıcı gelişmeler yaşanıyor Her gün yüzlerce kişinin katledildiği haberini televizyonlardan duymak maalesef doğal kabul edilir oldu Bu çatışmaların vahşice kıyımların altında tek bir gerçek yatıyor Enerji Enerji günümüzde dünya politikalarını ekonomisini ve halkların geleceğini belirleyen tek değişken Onu elde etme uğruna hayal gücümüzü dahi zorlayacak politikalar uygulanıyor Göller kurutuluyor haritalar yeniden çiziliyor ve milyonlarca insan ya bu savaşın kurbanı olarak can veriyor ya da binlerce yıldır yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda bırakılıyorlar Enerji savaşında kullanılan her yöntem mübah sayılıyor Kitle imha silahları acımasız deneyler sonucu üretilerek milyonlarca insanın ölümüne neden oluyor Bugün enerjiyle ilgili cevap bulamadığımız birçok soru var Boru hattı projelerinden bor madenine biyokimyasal silahlardan çevre felaketlerine alternatif enerji kaynaklarından Türkiye nin enerji bağımlılığına cevabını bilemediğimiz bu soruları Türkiye nin enerji konusunda en yetkin isimlerinden biri olan Prof Dr Doğan Aydal Enerji Kan Kokuyor da cevaplıyor Bilim adamı kimliğiyle güvenilirliğinden hiç tereddüt etmeyeceğiniz olgusal bilgiler verirken akıcı ve keyifli üslubuyla okuyucuyu metne bağlıyor