MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Erdem ve Ödev — Muhammet Enes Kala

Erdem ve Ödev
195,00
Araştırma İncelemeSiyaset AraştırmalarıGenel Felsefe

Erdem ve Ödev

Muhammet Enes Kala

Kadim Yayınları

2018480 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Erdem ve Ödev

Muhammet Enes Kala

Ademoğlunun verili vehbî ve kazanılmış kesbî olarak karşılık bulabilecek iki boyuta sahip olduğunu söylemek mümkündür Verilen tarafıyla o beşerdir ve bu yönüyle tabiat sahasında var olur kazanılan tarafıyla ise o insandır bu yönüyle de ahlak değer sahasının varlığıdır Kişiden beklenen insanlığını beşerliği üzerine ikame ve inşa etmesidir Bunun yolu ise ahlâktan geçer Kişiden şehvet öfke ve idrak güçlerini onu hakikat soruşturmasına açan ve vahiyle irşad olan aklın hizmetine sokması beklenir Dolayısıyla insan dediğimiz vakit biz değer ahlâk varlığını anlarız Zira onun varlığını ve var olanı duyumsaması ancak değerler üzerinden olduğunda insanî bir anlama isabet eder Ahlâk ise yapısı gereği kendisini insanın bütüncül doğasına sunar Hal böyleyken insanın varlığa olduğu gibi ahlâka yaklaşması da varlık ve bilgi açısından bütüncül olmalıdır Ahlâkî olan erdem ödev kural yasa niyet ilke gibi unsurlara nihai anlamda bölünemez yaşamın odağında yer alan insanı çepeçevre kuşatabilmesi onun bütüncül doğaya sahip olabilmesine bağlıdır İnsan da böylesi bir doğayı tutum ve varlığı duyumsama yolu olarak kavrayabilmesi için kendi doğasının his duygu ve düşünce boyutlarını tek düzeye indirgemekten kaçınmalıdır Neredeyse her çağda olduğu gibi çağımızda da yaşanan maddi ilerleme nispetinde manevi ilerlemenin söz konusu olduğunu söylemek oldukça zordur Bu bağlamda çağımız belki de her zamankinden daha çok değerlerin vurgulandığı merkeze alındığı ve bu nispetle insanlığın araçsallaştırılmadığı bir çağa hasrettir Değerler üzerine yapılan her bir çalışma bu özlemin tınısını kulaklara taşıma vazifesini ifa etmektedir Çalışmamız da bu minvalde ele alınabilir Çalışmamızda ahlâkın varlık düzleminde kurgulanma yollarını Batı ahlâk düşüncesi ekseninde tahlil etmeye çalışacağız Yaklaşımımız literatüre yerleşen normatif kuralcı etik teorinin cisimleştiği şekliyle erdem ödev ve faydacı ahlâk anlayışları ayrımını dile getirse de bunun bir tehlikeye de işaret edebileceği düşüncesinden hareketle daha bütüncül yaklaşımların imkanını sorgulamayı deneyecektir

Şehadet Kitap
198,00

Kadim Yayınları

2018480 sf.
Şehadet Kitap

Ademoğlunun verili vehbî ve kazanılmış kesbî olarak karşılık bulabilecek iki boyuta sahip olduğunu söylemek mümkündür Verilen tarafıyla o beşerdir ve bu yönüyle tabiat sahasında var olur kazanılan tarafıyla ise o insandır bu yönüyle de ahlak değer sahasının varlığıdır Kişiden beklenen insanlığını beşerliği üzerine ikame ve inşa etmesidir Bunun yolu ise ahlâktan geçer Kişiden şehvet öfke ve idrak güçlerini onu hakikat soruşturmasına açan ve vahiyle irşad olan aklın hizmetine sokması beklenir Dolayısıyla insan dediğimiz vakit biz değer ahlâk varlığını anlarız Zira onun varlığını ve var olanı duyumsaması ancak değerler üzerinden olduğunda insanî bir anlama isabet eder Ahlâk ise yapısı gereği kendisini insanın bütüncül doğasına sunar Hal böyleyken insanın varlığa olduğu gibi ahlâka yaklaşması da varlık ve bilgi açısından bütüncül olmalıdır Ahlâkî olan erdem ödev kural yasa niyet ilke gibi unsurlara nihai anlamda bölünemez yaşamın odağında yer alan insanı çepeçevre kuşatabilmesi onun bütüncül doğaya sahip olabilmesine bağlıdır İnsan da böylesi bir doğayı tutum ve varlığı duyumsama yolu olarak kavrayabilmesi için kendi doğasının his duygu ve düşünce boyutlarını tek düzeye indirgemekten kaçınmalıdır Neredeyse her çağda olduğu gibi çağımızda da yaşanan maddi ilerleme nispetinde manevi ilerlemenin söz konusu olduğunu söylemek oldukça zordur Bu bağlamda çağımız belki de her zamankinden daha çok değerlerin vurgulandığı merkeze alındığı ve bu nispetle insanlığın araçsallaştırılmadığı bir çağa hasrettir Değerler üzerine yapılan her bir çalışma bu özlemin tınısını kulaklara taşıma vazifesini ifa etmektedir Çalışmamız da bu minvalde ele alınabilir Çalışmamızda ahlâkın varlık düzleminde kurgulanma yollarını Batı ahlâk düşüncesi ekseninde tahlil etmeye çalışacağız Yaklaşımımız literatüre yerleşen normatif kuralcı etik teorinin cisimleştiği şekliyle erdem ödev ve faydacı ahlâk anlayışları ayrımını dile getirse de bunun bir tehlikeye de işaret edebileceği düşüncesinden hareketle daha bütüncül yaklaşımların imkanını sorgulamayı deneyecektir

Ekin Kitap
216,00

Kadim Yayınları

2018480 sf.
Ekin Kitap

Ademoğlunun verili vehbî ve kazanılmış kesbî olarak karşılık bulabilecek iki boyuta sahip olduğunu söylemek mümkündür Verilen tarafıyla o beşerdir ve bu yönüyle tabiat sahasında var olur kazanılan tarafıyla ise o insandır bu yönüyle de ahlak değer sahasının varlığıdır Kişiden beklenen insanlığını beşerliği üzerine ikame ve inşa etmesidir Bunun yolu ise ahlâktan geçer Kişiden şehvet öfke ve idrak güçlerini onu hakikat soruşturmasına açan ve vahiyle irşad olan aklın hizmetine sokması beklenir Dolayısıyla insan dediğimiz vakit biz değer ahlâk varlığını anlarız Zira onun varlığını ve var olanı duyumsaması ancak değerler üzerinden olduğunda insanî bir anlama isabet eder Ahlâk ise yapısı gereği kendisini insanın bütüncül doğasına sunar Hal böyleyken insanın varlığa olduğu gibi ahlâka yaklaşması da varlık ve bilgi açısından bütüncül olmalıdır Ahlâkî olan erdem ödev kural yasa niyet ilke gibi unsurlara nihai anlamda bölünemez yaşamın odağında yer alan insanı çepeçevre kuşatabilmesi onun bütüncül doğaya sahip olabilmesine bağlıdır İnsan da böylesi bir doğayı tutum ve varlığı duyumsama yolu olarak kavrayabilmesi için kendi doğasının his duygu ve düşünce boyutlarını tek düzeye indirgemekten kaçınmalıdır Neredeyse her çağda olduğu gibi çağımızda da yaşanan maddi ilerleme nispetinde manevi ilerlemenin söz konusu olduğunu söylemek oldukça zordur Bu bağlamda çağımız belki de her zamankinden daha çok değerlerin vurgulandığı merkeze alındığı ve bu nispetle insanlığın araçsallaştırılmadığı bir çağa hasrettir Değerler üzerine yapılan her bir çalışma bu özlemin tınısını kulaklara taşıma vazifesini ifa etmektedir Çalışmamız da bu minvalde ele alınabilir Çalışmamızda ahlâkın varlık düzleminde kurgulanma yollarını Batı ahlâk düşüncesi ekseninde tahlil etmeye çalışacağız Yaklaşımımız literatüre yerleşen normatif kuralcı etik teorinin cisimleştiği şekliyle erdem ödev ve faydacı ahlâk anlayışları ayrımını dile getirse de bunun bir tehlikeye de işaret edebileceği düşüncesinden hareketle daha bütüncül yaklaşımların imkanını sorgulamayı deneyecektir

Nobel Kitap
231,00

Kadim Yayınları

2018480 sf.
16.0x23.0 cm
Nobel Kitap

Ademoğlunun verili vehbî ve kazanılmış kesbî olarak karşılık bulabilecek iki boyuta sahip olduğunu söylemek mümkündür Verilen tarafıyla o beşerdir ve bu yönüyle tabiat sahasında var olur kazanılan tarafıyla ise o insandır bu yönüyle de ahlak değer sahasının varlığıdır Kişiden beklenen insanlığını beşerliği üzerine ikame ve inşa etmesidir Bunun yolu ise ahlâktan geçer Kişiden şehvet öfke ve idrak güçlerini onu hakikat soruşturmasına açan ve vahiyle irşad olan aklın hizmetine sokması beklenir Dolayısıyla insan dediğimiz vakit biz değer ahlâk varlığını anlarız Zira onun varlığını ve var olanı duyumsaması ancak değerler üzerinden olduğunda insanî bir anlama isabet eder Ahlâk ise yapısı gereği kendisini insanın bütüncül doğasına sunar Hal böyleyken insanın varlığa olduğu gibi ahlâka yaklaşması da varlık ve bilgi açısından bütüncül olmalıdır Ahlâkî olan erdem ödev kural yasa niyet ilke gibi unsurlara nihai anlamda bölünemez yaşamın odağında yer alan insanı çepeçevre kuşatabilmesi onun bütüncül doğaya sahip olabilmesine bağlıdır İnsan da böylesi bir doğayı tutum ve varlığı duyumsama yolu olarak kavrayabilmesi için kendi doğasının his duygu ve düşünce boyutlarını tek düzeye indirgemekten kaçınmalıdır Neredeyse her çağda olduğu gibi çağımızda da yaşanan maddi ilerleme nispetinde manevi ilerlemenin söz konusu olduğunu söylemek oldukça zordur Bu bağlamda çağımız belki de her zamankinden daha çok değerlerin vurgulandığı merkeze alındığı ve bu nispetle insanlığın araçsallaştırılmadığı bir çağa hasrettir Değerler üzerine yapılan her bir çalışma bu özlemin tınısını kulaklara taşıma vazifesini ifa etmektedir Çalışmamız da bu minvalde ele alınabilir Çalışmamızda ahlâkın varlık düzleminde kurgulanma yollarını Batı ahlâk düşüncesi ekseninde tahlil etmeye çalışacağız Yaklaşımımız literatüre yerleşen normatif kuralcı etik teorinin cisimleştiği şekliyle erdem ödev ve faydacı ahlâk anlayışları ayrımını dile getirse de bunun bir tehlikeye de işaret ed

Pandora
234,00

Kadim

2018480 sf.
Pandora

Ademoğlunun verili vehbî ve kazanılmış kesbî olarak karşılık bulabilecek iki boyuta sahip olduğunu söylemek mümkündür Verilen tarafıyla o beşerdir ve bu yönüyle tabiat sahasında var olur kazanılan tarafıyla ise o insandır bu yönüyle de ahlak değer sahasının varlığıdır Kişiden beklenen insanlığını beşerliği üzerine ikame ve inşa etmesidir Bunun yolu ise ahlâktan geçer Kişiden şehvet öfke ve idrak güçlerini onu hakikat soruşturmasına açan ve vahiyle irşad olan aklın hizmetine sokması beklenir Dolayısıyla insan dediğimiz vakit biz değer ahlâk varlığını anlarız Zira onun varlığını ve var olanı duyumsaması ancak değerler üzerinden olduğunda insanî bir anlama isabet eder Ahlâk ise yapısı gereği kendisini insanın bütüncül doğasına sunar Hal böyleyken insanın varlığa olduğu gibi ahlâka yaklaşması da varlık ve bilgi açısından bütüncül olmalıdır Ahlâkî olan erdem ödev kural yasa niyet ilke gibi unsurlara nihai anlamda bölünemez yaşamın odağında yer alan insanı çepeçevre kuşatabilmesi onun bütüncül doğaya sahip olabilmesine bağlıdır İnsan da böylesi bir doğayı tutum ve varlığı duyumsama yolu olarak kavrayabilmesi için kendi doğasının his duygu ve düşünce boyutlarını tek düzeye indirgemekten kaçınmalıdır Neredeyse her çağda olduğu gibi çağımızda da yaşanan maddi ilerleme nispetinde manevi ilerlemenin söz konusu olduğunu söylemek oldukça zordur Bu bağlamda çağımız belki de her zamankinden daha çok değerlerin vurgulandığı merkeze alındığı ve bu nispetle insanlığın araçsallaştırılmadığı bir çağa hasrettir Değerler üzerine yapılan her bir çalışma bu özlemin tınısını kulaklara taşıma vazifesini ifa etmektedir Çalışmamız da bu minvalde ele alınabilir Çalışmamızda ahlâkın varlık düzleminde kurgulanma yollarını Batı ahlâk düşüncesi ekseninde tahlil etmeye çalışacağız Yaklaşımımız literatüre yerleşen normatif kuralcı etik teorinin cisimleştiği şekliyle erdem ödev ve faydacı ahlâk anlayışları ayrımını dile getirse de bunun bir tehlikeye de işaret edebileceği düşüncesinden hareketle daha bütüncül yaklaşımların imkanını sorgulamayı deneyecektir

Kita Kitap
300,00

Kadim Yayınları

Kasım 20181. baskı480 sf.
Ciltsiz15,50 x 23,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Ademoğlunun verili vehbî ve kazanılmış kesbî olarak karşılık bulabilecek iki boyuta sahip olduğunu söylemek mümkündür Verilen tarafıyla o beşerdir ve bu yönüyle tabiat sahasında var olur kazanılan tarafıyla ise o insandır bu yönüyle de ahlak değer sahasının varlığıdır Kişiden beklenen insanlığını beşerliği üzerine ikame ve inşa etmesidir Bunun yolu ise ahlâktan geçer Kişiden şehvet öfke ve idrak güçlerini onu hakikat soruşturmasına açan ve vahiyle irşad olan aklın hizmetine sokması beklenir Dolayısıyla insan dediğimiz vakit biz değer ahlâk varlığını anlarız Zira onun varlığını ve var olanı duyumsaması ancak değerler üzerinden olduğunda insanî bir anlama isabet eder Ahlâk ise yapısı gereği kendisini insanın bütüncül doğasına sunar Hal böyleyken insanın varlığa olduğu gibi ahlâka yaklaşması da varlık ve bilgi açısından bütüncül olmalıdır Ahlâkî olan erdem ödev kural yasa niyet ilke gibi unsurlara nihai anlamda bölünemez yaşamın odağında yer alan insanı çepeçevre kuşatabilmesi onun bütüncül doğaya sahip olabilmesine bağlıdır İnsan da böylesi bir doğayı tutum ve varlığı duyumsama yolu olarak kavrayabilmesi için kendi doğasının his duygu ve düşünce boyutlarını tek düzeye indirgemekten kaçınmalıdır Neredeyse her çağda olduğu gibi çağımızda da yaşanan maddi ilerleme nispetinde manevi ilerlemenin söz konusu olduğunu söylemek oldukça zordur Bu bağlamda çağımız belki de her zamankinden daha çok değerlerin vurgulandığı merkeze alındığı ve bu nispetle insanlığın araçsallaştırılmadığı bir çağa hasrettir Değerler üzerine yapılan her bir çalışma bu özlemin tınısını kulaklara taşıma vazifesini ifa etmektedir Çalışmamız da bu minvalde ele alınabilir Çalışmamızda ahlâkın varlık düzleminde kurgulanma yollarını Batı ahlâk düşüncesi ekseninde tahlil etmeye çalışacağız Yaklaşımımız literatüre yerleşen normatif kuralcı etik teorinin cisimleştiği şekliyle erdem ödev ve faydacı ahlâk anlayışları ayrımını dile getirse de bunun bir tehlikeye de işaret edebileceği düşüncesinden hareketle daha bütüncül yaklaşımların imkanını sorgulamayı deneyecektir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img