Erkek Kimliğinin Değişemeyen Halleri — Kolektif

Erkek Kimliğinin Değişemeyen Halleri
Kolektif
Nobel Yaşam Yayınları
Erkek Kimliğinin Değişemeyen Halleri
Kolektif
Erkeklerin yarattıkları ve kendilerini egemen kıldıkları hegemonik ortam zamanla geri dönerek kendilerini ezmeye başlamıştır Ezilen erkek ise kendi ezikliğini örtbas etmek için kadını daha çok ezmeye çalışmıştır Günümüz erkeği bir yandan yeni yaşam tarzının getirdiği beklentiler öte yandan yüzyıllardır devam eden erkek olma kriterleri arasında sıkışıp kalmış gibidir Toplumsal vicdanı olan bazı erkekler yaşanan bu sıkışmışlığın farkında Pek çok erkek ise değişimin farkında olmayıp kadın erkek eşitliği konusunun gündeme gelmesinin ve yıllardır sürdürdükleri iktidarın sarsılmasının yegane sebebinin yine kadınlar olduğunu düşündükleri için sözel ve veya fiziksel şiddetin dozunu artırmaktadır Öyle görünüyor ki erkek kimliği üzerine düşünmedikçe şiddet hikayeleri dinlemeye okumaya ve yazmaya devam edeceğiz Şiddeti üreten ve uygulayan zalim rolündeki temel aktör olan erkeklere dayatılan kimliğin ciddi bir şekilde yeniden sorgulanması ve bu bağlamda değişen şartlara göre yeniden kurgulanması gerekmektedir Erkeğin özgürleşmesinin günümüz şartlarında olması gereken gerçek kimliğini sağlıklı yaşamasının yolu şu andaki mahpusluğunun farkında olmasından geçiyor Bu mahpusluk ise geleneksel değerlerin dayattığı erkek kimliği ile modernizmin dayattığı erkek kimliği arasında sıkışıp kalmış olmaktan kaynaklanıyor Bu durumdan kurtulmanın yolu özgürleşmekten özgürleşmenin yolu ise kişinin kendisiyle yüzleşmesinden geçiyor Yazarlar Ahmet Oktan Ahmet Talimciler Aslı Karamollaoğlu Favaro Canan Uluyağcı Gülgün Meşe Güliz Gülçin Güzelgün Huriye Kuruoğlu Lale Kabadayı Mehmet Oğulcan Turan Nesrin Kula Demir Nevin Yıldırım Koyuncu Zühal Çetin Özkan

Nobel Yaşam
Erkeklerin yarattıkları ve kendilerini egemen kıldıkları hegemonik ortam zamanla geri dönerek kendilerini ezmeye başlamıştır Ezilen erkek ise kendi ezikliğini örtbas etmek için kadını daha çok ezmeye çalışmıştır Günümüz erkeği bir yandan yeni yaşam tarzının getirdiği beklentiler öte yandan yüzyıllardır devam eden erkek olma kriterleri arasında sıkışıp kalmış gibidir Toplumsal vicdanı olan bazı erkekler yaşanan bu sıkışmışlığın farkında Pek çok erkek ise değişimin farkında olmayıp kadın erkek eşitliği konusunun gündeme gelmesinin ve yıllardır sürdürdükleri iktidarın sarsılmasının yegâne sebebinin yine kadınlar olduğunu düşündükleri için sözel ve veya fiziksel şiddetin dozunu artırmaktadır Öyle görünüyor ki erkek kimliği üzerine düşünmedikçe şiddet hikâyeleri dinlemeye okumaya ve yazmaya devam edeceğiz Şiddeti üreten ve uygulayan zalim rolündeki temel aktör olan erkeklere dayatılan kimliğin ciddi bir şekilde yeniden sorgulanması ve bu bağlamda değişen şartlara göre yeniden kurgulanması gerekmektedir Erkeğin özgürleşmesinin günümüz şartlarında olması gereken gerçek kimliğini sağlıklı yaşamasının yolu şu andaki mahpusluğunun farkında olmasından geçiyor Bu mahpusluk ise geleneksel değerlerin dayattığı erkek kimliği ile modernizmin dayattığı erkek kimliği arasında sıkışıp kalmış olmaktan kaynaklanıyor Bu durumdan kurtulmanın yolu özgürleşmekten özgürleşmenin yolu ise kişinin kendisiyle yüzleşmesinden geçiyor Yazarlar Ahmet Oktan Ahmet Talimciler Aslı Karamollaoğlu Favaro Canan Uluyağcı Gülgün Meşe Güliz Gülçin Güzelgün Huriye Kuruoğlu Lale Kabadayı Mehmet Oğulcan Turan Nesrin Kula Demir Nevin Yıldırım Koyuncu Zühal Çetin Özkan Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 266 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Nobel Yaşam

Nobel Akademik Yayıncılık
Erkeklerin yarattıkları ve kendilerini egemen kıldıkları hegemonik ortam zamanla geri dönerek kendilerini ezmeye başlamıştır Ezilen erkek ise kendi ezikliğini örtbas etmek için kadını daha çok ezmeye çalışmıştır Günümüz erkeği bir yandan yeni yaşam tarzının getirdiği beklentiler öte yandan yüzyıllardır devam eden erkek olma kriterleri arasında sıkışıp kalmış gibidir Toplumsal vicdanı olan bazı erkekler yaşanan bu sıkışmışlığın farkında Pek çok erkek ise değişimin farkında olmayıp kadın erkek eşitliği konusunun gündeme gelmesinin ve yıllardır sürdürdükleri iktidarın sarsılmasının yegane sebebinin yine kadınlar olduğunu düşündükleri için sözel ve veya fiziksel şiddetin dozunu artırmaktadır Öyle görünüyor ki erkek kimliği üzerine düşünmedikçe şiddet hikayeleri dinlemeye okumaya ve yazmaya devam edeceğiz Şiddeti üreten ve uygulayan zalim rolündeki temel aktör olan erkeklere dayatılan kimliğin ciddi bir şekilde yeniden sorgulanması ve bu bağlamda değişen şartlara göre yeniden kurgulanması gerekmektedir Erkeğin özgürleşmesinin günümüz şartlarında olması gereken gerçek kimliğini sağlıklı yaşamasının yolu şu andaki mahpusluğunun farkında olmasından geçiyor Bu mahpusluk ise geleneksel değerlerin dayattığı erkek kimliği ile modernizmin dayattığı erkek kimliği arasında sıkışıp kalmış olmaktan kaynaklanıyor Bu durumdan kurtulmanın yolu özgürleşmekten özgürleşmenin yolu ise kişinin kendisiyle yüzleşmesinden geçiyor

Nobel Yaşam
Erkeklerin yarattıkları ve kendilerini egemen kıldıkları hegemonik ortam zamanla geri dönerek kendilerini ezmeye başlamıştır Ezilen erkek ise kendi ezikliğini örtbas etmek için kadını daha çok ezmeye çalışmıştır Günümüz erkeği bir yandan yeni yaşam tarzının getirdiği beklentiler öte yandan yüzyıllardır devam eden erkek olma kriterleri arasında sıkışıp kalmış gibidir Toplumsal vicdanı olan bazı erkekler yaşanan bu sıkışmışlığın farkında Pek çok erkek ise değişimin farkında olmayıp kadın erkek eşitliği konusunun gündeme gelmesinin ve yıllardır sürdürdükleri iktidarın sarsılmasının yegâne sebebinin yine kadınlar olduğunu düşündükleri için sözel ve veya fiziksel şiddetin dozunu artırmaktadır Öyle görünüyor ki erkek kimliği üzerine düşünmedikçe şiddet hikâyeleri dinlemeye okumaya ve yazmaya devam edeceğiz Şiddeti üreten ve uygulayan zalim rolündeki temel aktör olan erkeklere dayatılan kimliğin ciddi bir şekilde yeniden sorgulanması ve bu bağlamda değişen şartlara göre yeniden kurgulanması gerekmektedir Erkeğin özgürleşmesinin günümüz şartlarında olması gereken gerçek kimliğini sağlıklı yaşamasının yolu şu andaki mahpusluğunun farkında olmasından geçiyor Bu mahpusluk ise geleneksel değerlerin dayattığı erkek kimliği ile modernizmin dayattığı erkek kimliği arasında sıkışıp kalmış olmaktan kaynaklanıyor Bu durumdan kurtulmanın yolu özgürleşmekten özgürleşmenin yolu ise kişinin kendisiyle yüzleşmesinden geçiyor Yazarlar Ahmet Oktan Ahmet Talimciler Aslı Karamollaoğlu Favaro Canan Uluyağcı Gülgün Meşe Güliz Gülçin Güzelgün Huriye Kuruoğlu Lale Kabadayı Mehmet Oğulcan Turan Nesrin Kula Demir Nevin Yıldırım Koyuncu Zühal Çetin Özkan Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 266Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Nobel Yaşam

Nobel Yaşam
Erkeklerin yarattıkları ve kendilerini egemen kıldıkları hegemonik ortam zamanla geri dönerek kendilerini ezmeye başlamıştır Ezilen erkek ise kendi ezikliğini örtbas etmek için kadını daha çok ezmeye çalışmıştır Günümüz erkeği bir yandan yeni yaşam tarzının getirdiği beklentiler öte yandan yüzyıllardır devam eden erkek olma kriterleri arasında sıkışıp kalmış gibidir Toplumsal vicdanı olan bazı erkekler yaşanan bu sıkışmışlığın farkında Pek çok erkek ise değişimin farkında olmayıp kadın erkek eşitliği konusunun gündeme gelmesinin ve yıllardır sürdürdükleri iktidarın sarsılmasının yegâne sebebinin yine kadınlar olduğunu düşündükleri için sözel ve veya fiziksel şiddetin dozunu artırmaktadır Öyle görünüyor ki erkek kimliği üzerine düşünmedikçe şiddet hikâyeleri dinlemeye okumaya ve yazmaya devam edeceğiz Şiddeti üreten ve uygulayan zalim rolündeki temel aktör olan erkeklere dayatılan kimliğin ciddi bir şekilde yeniden sorgulanması ve bu bağlamda değişen şartlara göre yeniden kurgulanması gerekmektedir Erkeğin özgürleşmesinin günümüz şartlarında olması gereken gerçek kimliğini sağlıklı yaşamasının yolu şu andaki mahpusluğunun farkında olmasından geçiyor Bu mahpusluk ise geleneksel değerlerin dayattığı erkek kimliği ile modernizmin dayattığı erkek kimliği arasında sıkışıp kalmış olmaktan kaynaklanıyor Bu durumdan kurtulmanın yolu özgürleşmekten özgürleşmenin yolu ise kişinin kendisiyle yüzleşmesinden geçiyor

Nobel Yaşam Yayınları
Erkeklerin yarattıkları ve kendilerini egemen kıldıkları hegemonik ortam zamanla geri dönerek kendilerini ezmeye başlamıştır Ezilen erkek ise kendi ezikliğini örtbas etmek için kadını daha çok ezmeye çalışmıştır Günümüz erkeği bir yandan yeni yaşam tarzının getirdiği beklentiler öte yandan yüzyıllardır devam eden erkek olma kriterleri arasında sıkışıp kalmış gibidir Toplumsal vicdanı olan bazı erkekler yaşanan bu sıkışmışlığın farkında Pek çok erkek ise değişimin farkında olmayıp kadın erkek eşitliği konusunun gündeme gelmesinin ve yıllardır sürdürdükleri iktidarın sarsılmasının yegane sebebinin yine kadınlar olduğunu düşündükleri için sözel ve veya fiziksel şiddetin dozunu artırmaktadır Öyle görünüyor ki erkek kimliği üzerine düşünmedikçe şiddet hikayeleri dinlemeye okumaya ve yazmaya devam edeceğiz Şiddeti üreten ve uygulayan zalim rolündeki temel aktör olan erkeklere dayatılan kimliğin ciddi bir şekilde yeniden sorgulanması ve bu bağlamda değişen şartlara göre yeniden kurgulanması gerekmektedir Erkeğin özgürleşmesinin günümüz şartlarında olması gereken gerçek kimliğini sağlıklı yaşamasının yolu şu andaki mahpusluğunun farkında olmasından geçiyor Bu mahpusluk ise geleneksel değerlerin dayattığı erkek kimliği ile modernizmin dayattığı erkek kimliği arasında sıkışıp kalmış olmaktan kaynaklanıyor Bu durumdan kurtulmanın yolu özgürleşmekten özgürleşmenin yolu ise kişinin kendisiyle yüzleşmesinden geçiyor Yazarlar Ahmet Oktan Ahmet Talimciler Aslı Karamollaoğlu Favaro Canan Uluyağcı Gülgün Meşe Güliz Gülçin Güzelgün Huriye Kuruoğlu Lale Kabadayı Mehmet Oğulcan Turan Nesrin Kula Demir Nevin Yıldırım Koyuncu Zühal Çetin Özkan

Nobel Yaşam
Erkeklerin yarattıkları ve kendilerini egemen kıldıkları hegemonik ortam zamanla geri dönerek kendilerini ezmeye başlamıştır Ezilen erkek ise kendi ezikliğini örtbas etmek için kadını daha çok ezmeye çalışmıştır Günümüz erkeği bir yandan yeni yaşam tarzının getirdiği beklentiler öte yandan yüzyıllardır devam eden erkek olma kriterleri arasında sıkışıp kalmış gibidir Toplumsal vicdanı olan bazı erkekler yaşanan bu sıkışmışlığın farkında Pek çok erkek ise değişimin farkında olmayıp kadın erkek eşitliği konusunun gündeme gelmesinin ve yıllardır sürdürdükleri iktidarın sarsılmasının yegane sebebinin yine kadınlar olduğunu düşündükleri için sözel ve veya fiziksel şiddetin dozunu artırmaktadır Öyle görünüyor ki erkek kimliği üzerine düşünmedikçe şiddet hikayeleri dinlemeye okumaya ve yazmaya devam edeceğiz Şiddeti üreten ve uygulayan zalim rolündeki temel aktör olan erkeklere dayatılan kimliğin ciddi bir şekilde yeniden sorgulanması ve bu bağlamda değişen şartlara göre yeniden kurgulanması gerekmektedir Erkeğin özgürleşmesinin günümüz şartlarında olması gereken gerçek kimliğini sağlıklı yaşamasının yolu şu andaki mahpusluğunun farkında olmasından geçiyor Bu mahpusluk ise geleneksel değerlerin dayattığı erkek kimliği ile modernizmin dayattığı erkek kimliği arasında sıkışıp kalmış olmaktan kaynaklanıyor Bu durumdan kurtulmanın yolu özgürleşmekten özgürleşmenin yolu ise kişinin kendisiyle yüzleşmesinden geçiyor