Erken Dönem Kaynaklarda Maruf ve Münker — Sema Yiğit

Erken Dönem Kaynaklarda Maruf ve Münker
Sema YiğitKuramer
Erken Dönem Kaynaklarda Maruf ve Münker
Sema Yiğitİslam toplumu ve öğretisinin kurucu öğelerinden birisi maruf ve münker kavramlarıyla ifade edilen temel ahlaki ilkedir Maruf u emretme ve münker i nehyetme ilkesi Bu çalışma bu evrensel ahlâkî ilkenin özünü oluşturan maruf ve münker terimlerinin zengin anlam dünyasını hem klasik tefsir kaynakları ve hadis rivayetlerine başvurarak hem de nüzûl döneminin ve sonrasının toplumsal kültürel ve siyasal bağlamını dikkate alarak ortaya koymakta ve incelemektedir Maruf ve münker in bugün bizim için ne anlam ifade edebileceği sorusuna ise yazarın şu sözleri ışık tutacaktır Emir ve nehiy söz konusu olduğunda emredilecek ve nehyedilecek şeylerin iyilik ve kötülük gibi soyut bir alana işaret ederek uygulanması bir belirsizlik oluşturur Hukuk ve siyasetin alanına giren konular bir müeyyideye konu olacak iseler mutlaka somut hâle gelmiş bir form kazanmış olmalıdır Aksi hâlde herkes kendi zihninde olan iyiliklerin âmiri olacağından hak ve adaletten bahsetmek imkânsız hâle gelecektir Kur an da emretmenin konusu olan ma rūf örf olarak yani toplumda kabul görmüş yazılı ve yazısız kurallar yasalar ve toplumun oydaşımı ile oluşturulmuş gelenekler ve adetler insanlığın ortak tecrübesiyle doğru olanda buluşarak elde ettiği ortak değerler olarak anlaşılmalıdır Bu değerler hukuk ve siyasetin konusu olduğunda mutlaka somutlaşmalı sınırları ve uygulayıcıları belirlenmeli ve toplumun dahil olduğu bir sözleşme olarak şekillenmelidir Aksi hâlde bir ideler dünyasını işaretle emretmek ve yasaklamak görevi ile sorumlu tutulmuş oluruz ama neyi emredip neyi yasaklayacağımızıbilemeyiz Tanıtım Bülteninden

Kuramer Yayınları (Kur'an Araştırmaları Merkezi)
İslam toplumu ve öğretisinin kurucu öğelerinden birisi maruf ve münker kavramlarıyla ifade edilen temel ahlaki ilkedir Maruf u emretme ve münker i nehyetme ilkesi Bu çalışma bu evrensel ahlâkî ilkenin özünü oluşturan maruf ve münker terimlerinin zengin anlam dünyasını hem klasik tefsir kaynakları ve hadis rivayetlerine başvurarak hem de nüzûl döneminin ve sonrasının toplumsal kültürel ve siyasal bağlamını dikkate alarak ortaya koymakta ve incelemektedir Maruf ve münker in bugün bizim için ne anlam ifade edebileceği sorusuna ise yazarın şu sözleri ışık tutacaktır Emir ve nehiy söz konusu olduğunda emredilecek ve nehyedilecek şeylerin iyilik ve kötülük gibi soyut bir alana işaret ederek uygulanması bir belirsizlik oluşturur Hukuk ve siyasetin alanına giren konular bir müeyyideye konu olacak iseler mutlaka somut hâle gelmiş bir form kazanmış olmalıdır Aksi hâlde herkes kendi zihninde olan iyiliklerin âmiri olacağından hak ve adaletten bahsetmek imkânsız hâle gelecektir Kur an da emretmenin konusu olan ma rūf örf olarak yani toplumda kabul görmüş yazılı ve yazısız kurallar yasalar ve toplumun oydaşımı ile oluşturulmuş gelenekler ve adetler insanlığın ortak tecrübesiyle doğru olanda buluşarak elde ettiği ortak değerler olarak anlaşılmalıdır Bu değerler hukuk ve siyasetin konusu olduğunda mutlaka somutlaşmalı sınırları ve uygulayıcıları belirlenmeli ve toplumun dahil olduğu bir sözleşme olarak şekillenmelidir Aksi hâlde bir ideler dünyasını işaretle emretmek ve yasaklamak görevi ile sorumlu tutulmuş oluruz ama neyi emredip neyi yasaklayacağımızı bilemeyiz

Kuramer Yayınları (Kur`an Araştırmaları Merkezi)
İslam toplumu ve öğretisinin kurucu öğelerinden birisi maruf ve münker kavramlarıyla ifade edilen temel ahlaki ilkedir Maruf u emretme ve münker i nehyetme ilkesi Bu çalışma bu evrensel ahlâkî ilkenin özünü oluşturan maruf ve münker terimlerinin zengin anlam dünyasını hem klasik tefsir kaynakları ve hadis rivayetlerine başvurarak hem de nüzûl döneminin ve sonrasının toplumsal kültürel ve siyasal bağlamını dikkate alarak ortaya koymakta ve incelemektedir Maruf ve münker in bugün bizim için ne anlam ifade edebileceği sorusuna ise yazarın şu sözleri ışık tutacaktır Emir ve nehiy söz konusu olduğunda emredilecek ve nehyedilecek şeylerin iyilik ve kötülük gibi soyut bir alana işaret ederek uygulanması bir belirsizlik oluşturur Hukuk ve siyasetin alanına giren konular bir müeyyideye konu olacak iseler mutlaka somut hâle gelmiş bir form kazanmış olmalıdır Aksi hâlde herkes kendi zihninde olan iyiliklerin âmiri olacağından hak ve adaletten bahsetmek imkânsız hâle gelecektir Kur an da emretmenin konusu olan ma rūf örf olarak yani toplumda kabul görmüş yazılı ve yazısız kurallar yasalar ve toplumun oydaşımı ile oluşturulmuş gelenekler ve adetler insanlığın ortak tecrübesiyle doğru olanda buluşarak elde ettiği ortak değerler olarak anlaşılmalıdır Bu değerler hukuk ve siyasetin konusu olduğunda mutlaka somutlaşmalı sınırları ve uygulayıcıları belirlenmeli ve toplumun dahil olduğu bir sözleşme olarak şekillenmelidir Aksi hâlde bir ideler dünyasını işaretle emretmek ve yasaklamak görevi ile sorumlu tutulmuş oluruz ama neyi emredip neyi yasaklayacağımızı bilemeyiz

Erken Dönem Kaynaklarda Maruf Ve Münker Emri Bil Maruf Ve Nehyi Anil Münker İslam toplumu ve öğretisinin kurucu öğelerinden birisi maruf ve münker kavramlarıyla ifade edilen temel ahlaki ilkedir Maruf u emretme ve münker i nehyetme ilkesi Bu çalışma bu evrensel ahlâkî ilkenin özünü oluşturan maruf ve münker terimlerinin zengin anlam dünyasını hem klasik tefsir kaynakları ve hadis rivayetlerine başvurarak hem de nüzûl döneminin ve sonrasının toplumsal kültürel ve siyasal bağlamını dikkate alarak ortaya koymakta ve incelemektedir Maruf ve münker in bugün bizim için ne anlam ifade edebileceği sorusuna ise yazarın şu sözleri ışık tutacaktır Emir ve nehiy söz konusu olduğunda emredilecek ve nehyedilecek şeylerin iyilik ve kötülük gibi soyut bir alana işaret ederek uygulanması bir belirsizlik oluşturur Hukuk ve siyasetin alanına giren konular bir müeyyideye konu olacak iseler mutlaka somut hâle gelmiş bir form kazanmış olmalıdır Aksi hâlde herkes kendi zihninde olan iyiliklerin âmiri olacağından hak ve adaletten bahsetmek imkânsız hâle gelecektir Kur an da emretmenin konusu olan ma ruf örf olarak yani toplumda kabul görmüş yazılı ve yazısız kurallar yasalar ve toplumun oydaşımı ile oluşturulmuş gelenekler ve adetler insanlığın ortak tecrübesiyle doğru olanda buluşarak elde ettiği ortak değerler olarak anlaşılmalıdır Bu değerler hukuk ve siyasetin konusu olduğunda mutlaka somutlaşmalı sınırları ve uygulayıcıları belirlenmeli ve toplumun dahil olduğu bir sözleşme olarak şekillenmelidir Aksi hâlde bir ideler dünyasını işaretle emretmek ve yasaklamak görevi ile sorumlu tutulmuş oluruz ama neyi emredip neyi yasaklayacağımızı bilemeyiz Yazar Sema Yiğit Sayfa Sayısı 296 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili Türkçe Basım Tarihi Mart 2024 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 306 00

Kuramer Yayınları
İslam toplumu ve öğretisinin kurucu öğelerinden birisi maruf ve münker kavramlarıyla ifade edilen temel ahlaki ilkedir Maruf u emretme ve münker i nehyetme ilkesi Bu çalışma bu evrensel ahlâkî ilkenin özünü oluşturan maruf ve münker terimlerinin zengin anlam dünyasını hem klasik tefsir kaynakları ve hadis rivayetlerine başvurarak hem de nüzûl döneminin ve sonrasının toplumsal kültürel ve siyasal bağlamını dikkate alarak ortaya koymakta ve incelemektedir Maruf ve münker in bugün bizim için ne anlam ifade edebileceği sorusuna ise yazarın şu sözleri ışık tutacaktır Emir ve nehiy söz konusu olduğunda emredilecek ve nehyedilecek şeylerin iyilik ve kötülük gibi soyut bir alana işaret ederek uygulanması bir belirsizlik oluşturur Hukuk ve siyasetin alanına giren konular bir müeyyideye konu olacak iseler mutlaka somut hâle gelmiş bir form kazanmış olmalıdır Aksi hâlde herkes kendi zihninde olan iyiliklerin âmiri olacağından hak ve adaletten bahsetmek imkânsız hâle gelecektir Kur an da emretmenin konusu olan ma rūf örf olarak yani toplumda kabul görmüş yazılı ve yazısız kurallar yasalar ve toplumun oydaşımı ile oluşturulmuş gelenekler ve adetler insanlığın ortak tecrübesiyle doğru olanda buluşarak elde ettiği ortak değerler olarak anlaşılmalıdır Bu değerler hukuk ve siyasetin konusu olduğunda mutlaka somutlaşmalı sınırları ve uygulayıcıları belirlenmeli ve toplumun dahil olduğu bir sözleşme olarak şekillenmelidir Aksi hâlde bir ideler dünyasını işaretle emretmek ve yasaklamak görevi ile sorumlu tutulmuş oluruz ama neyi emredip neyi yasaklayacağımızı bilemeyiz

Kuramer
İslam toplumu ve öğretisinin kurucu öğelerinden birisi maruf ve münker kavramlarıyla ifade edilen temel ahlaki ilkedir Maruf u emretme ve münker i nehyetme ilkesi Bu çalışma bu evrensel ahlâkî ilkenin özünü oluşturan maruf ve münker terimlerinin zengin anlam dünyasını hem klasik tefsir kaynakları ve hadis rivayetlerine başvurarak hem de nüzûl döneminin ve sonrasının toplumsal kültürel ve siyasal bağlamını dikkate alarak ortaya koymakta ve incelemektedir Maruf ve münker in bugün bizim için ne anlam ifade edebileceği sorusuna ise yazarın şu sözleri ışık tutacaktır Emir ve nehiy söz konusu olduğunda emredilecek ve nehyedilecek şeylerin iyilik ve kötülük gibi soyut bir alana işaret ederek uygulanması bir belirsizlik oluşturur Hukuk ve siyasetin alanına giren konular bir müeyyideye konu olacak iseler mutlaka somut hâle gelmiş bir form kazanmış olmalıdır Aksi hâlde herkes kendi zihninde olan iyiliklerin âmiri olacağından hak ve adaletten bahsetmek imkânsız hâle gelecektir Kur an da emretmenin konusu olan ma rūf örf olarak yani toplumda kabul görmüş yazılı ve yazısız kurallar yasalar ve toplumun oydaşımı ile oluşturulmuş gelenekler ve adetler insanlığın ortak tecrübesiyle doğru olanda buluşarak elde ettiği ortak değerler olarak anlaşılmalıdır Bu değerler hukuk ve siyasetin konusu olduğunda mutlaka somutlaşmalı sınırları ve uygulayıcıları belirlenmeli ve toplumun dahil olduğu bir sözleşme olarak şekillenmelidir Aksi hâlde bir ideler dünyasını işaretle emretmek ve yasaklamak görevi ile sorumlu tutulmuş oluruz ama neyi emredip neyi yasaklayacağımızı bilemeyiz Tanıtım Bülteninden

Kuramer
İslam toplumu ve öğretisinin kurucu öğelerinden birisi maruf ve münker kavramlarıyla ifade edilen temel ahlaki ilkedir Maruf u emretme ve münker i nehyetme ilkesi Bu çalışma bu evrensel ahlâkî ilkenin özünü oluşturan maruf ve münker terimlerinin zengin anlam dünyasını hem klasik tefsir kaynakları ve hadis rivayetlerine başvurarak hem de nüzûl döneminin ve sonrasının toplumsal kültürel ve siyasal bağlamını dikkate alarak ortaya koymakta ve incelemektedir Maruf ve münker in bugün bizim için ne anlam ifade edebileceği sorusuna ise yazarın şu sözleri ışık tutacaktır Emir ve nehiy söz konusu olduğunda emredilecek ve nehyedilecek şeylerin iyilik ve kötülük gibi soyut bir alana işaret ederek uygulanması bir belirsizlik oluşturur Hukuk ve siyasetin alanına giren konular bir müeyyideye konu olacak iseler mutlaka somut hâle gelmiş bir form kazanmış olmalıdır Aksi hâlde herkes kendi zihninde olan iyiliklerin âmiri olacağından hak ve adaletten bahsetmek imkânsız hâle gelecektir Kur an da emretmenin konusu olan ma ruf örf olarak yani toplumda kabul görmüş yazılı ve yazısız kurallar yasalar ve toplumun oydaşımı ile oluşturulmuş gelenekler ve adetler insanlığın ortak tecrübesiyle doğru olanda buluşarak elde ettiği ortak değerler olarak anlaşılmalıdır Bu değerler hukuk ve siyasetin konusu olduğunda mutlaka somutlaşmalı sınırları ve uygulayıcıları belirlenmeli ve toplumun dahil olduğu bir sözleşme olarak şekillenmelidir Aksi hâlde bir ideler dünyasını işaretle emretmek ve yasaklamak görevi ile sorumlu tutulmuş oluruz ama neyi emredip neyi yasaklayacağımızı bilemeyiz