Ermeni Soykırımı İddiaları Yanlış Hesap Talat tan Dönünce — Çalık Mustafa

Ermeni Soykırımı İddiaları Yanlış Hesap Talat tan Dönünce
Çalık MustafaCedit Neşriyat

CEDİT NEŞRİYAT
Köklü ve büyük milletler ağlayıp sızlamayı yı pek beceremezler Kendilerine acıma ve acındırmayı küçüklük sayarlar Bu sebeptendir ki ağlama sızlama edebiyatları ya gelişmemiştir ya da yok gibidir Bu konudaki ciddi meselelerden biri budur Zaman zaman bizler de Ermenilerin ağlama edebiyatı nın zenginliğinden etkilenip niye bu konu hakkında biz de onlar kadar neşriyat yapmadık tarzında kendi kendimizi lüzumsuz yere suçlarız İşin doğrusu istesek de bu konuda onlarla yarışamayız Bizim yalnız Ermeni mezalimi konusunda değil yaşadığımız başka hangi felaketle alakalı öylesine geniş bir matem literatürü müz var Hatta o kadar ki onlarca seneden beri tam bir çığırtkanlıkla yürütülmekte olan Taşnak propagandası karşısında Türklerin ekseriya sergileye geldikleri suskunluk zaman zaman iftira vs isnad edilen soykırım suçunun ikrarı gibi görülmüştür Önsöz

Cedit
Elinizdeki kitabın ilk baskısını bundan yedi sene evvel Mayıs 2006 gerçekleştirdik Evvelki baskıların muhteviyatında ufak tefek imla ve ifade tashihleri haricinde herhangi bir değişiklik yoktu Bu baskıda ise biri yerli Doç Dr Ferudun Ata diğeri yabancı Prof Dr Edward J Erickson olmak üzere sahalarının mütehassısı iki isme daha yer verdik Gerek Ferudun Ata arkadaşımızın gerek Profesör Erickson ın kaleme aldıkları makaleler kitabın mevzuu bakımından gerçekten de vazgeçilmez denilecek mahiyette Bu arada yazısını tercüme edip bu kitapda neşretmemize izin veren Prof Edward J Erickson a ve kendisiyle temasımızı temin eden Hakan Yavuz arkadaşımıza Cedit Neşriyat ve okurlar adına samimiyetle teşekkür etmek isterim Bu baskının diğerlerinden bir farkı da şu oldu Prof Kemal Çiçek ve Prof Yusuf Sarınay önceki baskılarda aynen yer almış bulunan makalelerini yeniden gözden geçirip biraz daha genişlettiler ellerine sağlık İlki hariç diğer baskıların hiç biri için ayrı bir takdim yazısına lüzum hasıl olmamışdı zira kitabın muhtevasında hemen hemen hiçbir değişikliğe gitmemiştik Öyle olunca da bu kitabın hüviyet ve künyesi ile alâkalı düşmem gereken bir başka kaydı da ister istemez ertelemiştim Kitabımızın şu ana kadarki bütün baskılarında yer alan makâlesini kendisinden ilk istediğimde hesab etmedim kaçıncı kere idi Ermeni patırtısı nı yeniden konuştuğumuz sevgili Gündüz Aktan ı Türkiye ve Türk Milleti olarak 19 Kasım 2008 günü kaybettik Ölüm haberini alır almaz hastaneye koştum ve oradaki yetkililerin dehaletiyle morga inip Gündüz Bey in tabutunu açtırdım Kefeni içinde yatıyordu Kefeninin başbağı nı açtım ve örtüyü sıyırıp o güzel yüzünü ellerimin arasına aldım Avucumu birkaç gündür nasılsa kesmediği sakalının süslediği yanaklarına koydum başını tuttum Eyvah o altın beyni içinde taşıyan baş cansızdı Konuşurken de konuşulanı dinlerken de sırf zeka kesilen ışıklı gözleri ebediyyen kapanmıştı Söylerken olağan üstü bir berraklık ve sadelikle gürül gürül söyleyen dilleri söylemez olmuştu Kimsenin susturamadığı adam sonsuz bir suskunluğa gömülmüştü Gündüz Aktan yoktu artık Namazını kıldık duasını ettik ve her şeyine heyecanla sahip çıktığı vatanının serin topraklarına ve Allah ın sonsuz rahmetine uğurladık Hepsi bu İleride hikayesini yazacak olanlar muhakkak ki daha objektif ve serinkanlı ifadelerle anlatıp tahlil edecekler bu büyük vatanseveri hakikî millet münevverini ama benim için Gündüz Aktan ateş ve rüzgar gibi bir adam ve nükleer santralden daha enerjik bir zihindi Onun aziz hatırasına ithaf ettiğimiz bu mütevazı derlemedeki yazısı sözde soykırım iddialarına karşı hala en esaslı meydan okumalardan biridir diğer bütün değerli katkılarla beraber ruhen ahlaken ve zihnen mücehhez olmayı en doğru mücadele tarzı sayan vatan evlatlarının istifadesine sunuyoruz