Ernest Renan Reddiyeleri Bağlamında Cemaleddin Afgani ve Namık Kemal — Mehmet Demir

Ernest Renan Reddiyeleri Bağlamında Cemaleddin Afgani ve Namık Kemal
Mehmet DemirEski Yeni Yayınları
Ernest Renan Reddiyeleri Bağlamında Cemaleddin Afgani ve Namık Kemal
Mehmet DemirBu çalışma 19 yüzyılın son çeyreğinde Batı da yükselen pozitivist ve oryantalist söylemin İslâm dünyasına yönelttiği en etkili eleştirilerden biri olan Ernest Renan ın 1883 tarihli İslâm ve Bilim konferansını ve bu konferansa karşı İslâm dünyasından geliştirilen entelektüel tepkileri konu edinmektedir Renan söz konusu konferansında İslâm ı bilimsel ilerlemenin önünde yapısal bir engel olarak konumlandırmış Müslüman toplumları zihinsel durgunluk ve irrasyonalite ile özdeşleştirmiştir Bu iddialar kısa sürede yalnızca Avrupa da değil Osmanlı entelektüel çevrelerinde de geniş yankı uyandırmıştır Eserde Renan ın düşünsel arka planı pozitivizm ırkçı antropoloji ve seküler ilerlemecilik ekseninde analiz edilmekte onun İslâm a yönelik eleştirilerinin yalnızca bilimsel değil aynı zamanda ideolojik ve sömürgeci bir bağlam taşıdığı ortaya konulmaktadır Bu çerçevede Renan ın din karşıtı yaklaşımının kişisel inanç krizleri Avrupa merkezci tarih anlayışı ve Comteçu pozitivizmin etkisiyle şekillendiği vurgulanmaktadır Çalışmanın temel odak noktası ise Renan ın tezlerine karşı geliştirilen iki önemli reddiyedir Cemaleddin Afgânî nin Fransızca kaleme aldığı Renan a Cevap yazısı ile Namık Kemal in müstakil bir eser olarak yazdığı Renan Müdâfaanâmesi Afgânî nin cevabı metodolojik zayıflıkları ve bazı noktalarda Renan ı dolaylı biçimde doğrulayan ifadeleri nedeniyle eleştirel biçimde değerlendirilmektedir Buna karşılık Namık Kemal in reddiyesi hem İslâm ın ilimle ilişkisini tarihsel delillerle ortaya koyması hem de Renan ın genellemeci ve indirgemeci iddialarını güçlü bir retorik ve ilmî zeminle çürütmesi bakımından nitelikli bir savunma olarak konumlandırılmaktadır Sonuç olarak eser Renan ın İslâm eleştirisinin yalnızca felsefî bir tartışma değil aynı zamanda modern sömürgeci zihniyetin entelektüel bir uzantısı olduğunu ortaya koymakta Afgânî ve Namık Kemal in tepkilerini ise İslâm dünyasının modern meydan okumalar karşısındaki düşünsel savunma reflekslerinin erken örnekleri olarak değerlendirmektedir Bu yönüyle çalışma günümüzde din bilim ilişkisi etrafında süren tartışmalar için de tarihsel ve metodolojik bir perspektif sunmaktadır

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışma 19 yüzyılın son çeyreğinde Batı da yükselen pozitivist ve oryantalist söylemin İslâm dünyasına yönelttiği en etkili eleştirilerden biri olan Ernest Renan ın 1883 tarihli İslâm ve Bilim konferansını ve bu konferansa karşı İslâm dünyasından geliştirilen entelektüel tepkileri konu edinmektedir Renan söz konusu konferansında İslâm ı bilimsel ilerlemenin önünde yapısal bir engel olarak konumlandırmış Müslüman toplumları zihinsel durgunluk ve irrasyonalite ile özdeşleştirmiştir Bu iddialar kısa sürede yalnızca Avrupa da değil Osmanlı entelektüel çevrelerinde de geniş yankı uyandırmıştır Eserde Renan ın düşünsel arka planı pozitivizm ırkçı antropoloji ve seküler ilerlemecilik ekseninde analiz edilmekte onun İslâm a yönelik eleştirilerinin yalnızca bilimsel değil aynı zamanda ideolojik ve sömürgeci bir bağlam taşıdığı ortaya konulmaktadır Bu çerçevede Renan ın din karşıtı yaklaşımının kişisel inanç krizleri Avrupa merkezci tarih anlayışı ve Comteçu pozitivizmin etkisiyle şekillendiği vurgulanmaktadır Çalışmanın temel odak noktası ise Renan ın tezlerine karşı geliştirilen iki önemli reddiyedir Cemaleddin Afgânî nin Fransızca kaleme aldığı Renan a Cevap yazısı ile Namık Kemal in müstakil bir eser olarak yazdığı Renan Müdâfaanâmesi Afgânî nin cevabı metodolojik zayıflıkları ve bazı noktalarda Renan ı dolaylı biçimde doğrulayan ifadeleri nedeniyle eleştirel biçimde değerlendirilmektedir Buna karşılık Namık Kemal in reddiyesi hem İslâm ın ilimle ilişkisini tarihsel delillerle ortaya koyması hem de Renan ın genellemeci ve indirgemeci iddialarını güçlü bir retorik ve ilmî zeminle çürütmesi bakımından nitelikli bir savunma olarak konumlandırılmaktadır Sonuç olarak eser Renan ın İslâm eleştirisinin yalnızca felsefî bir tartışma değil aynı zamanda modern sömürgeci zihniyetin entelektüel bir uzantısı olduğunu ortaya koymakta Afgânî ve Namık Kemal in tepkilerini ise İslâm dünyasının modern meydan okumalar karşısındaki düşünsel savunma reflekslerinin erken örnekleri olarak değerlendirmektedir Bu yönüyle çalışma günümüzde din bilim ilişkisi etrafında süren tartışmalar için de tarihsel ve metodolojik bir perspektif sunmaktadır

Eskiyeni Yayınları
Bu çalışma 19 yüzyılın son çeyreğinde Batı da yükselen pozitivist ve oryantalist söylemin İslâm dünyasına yönelttiği en etkili eleştirilerden biri olan Ernest Renan ın 1883 tarihli İslâm ve Bilim konferansını ve bu konferansa karşı İslâm dünyasından geliştirilen entelektüel tepkileri konu edinmektedir Renan söz konusu konferansında İslâm ı bilimsel ilerlemenin önünde yapısal bir engel olarak konumlandırmış Müslüman toplumları zihinsel durgunluk ve irrasyonalite ile özdeşleştirmiştir Bu iddialar kısa sürede yalnızca Avrupa da değil Osmanlı entelektüel çevrelerinde de geniş yankı uyandırmıştır Eserde Renan ın düşünsel arka planı pozitivizm ırkçı antropoloji ve seküler ilerlemecilik ekseninde analiz edilmekte onun İslâm a yönelik eleştirilerinin yalnızca bilimsel değil aynı zamanda ideolojik ve sömürgeci bir bağlam taşıdığı ortaya konulmaktadır Bu çerçevede Renan ın din karşıtı yaklaşımının kişisel inanç krizleri Avrupa merkezci tarih anlayışı ve Comteçu pozitivizmin etkisiyle şekillendiği vurgulanmaktadır Çalışmanın temel odak noktası ise Renan ın tezlerine karşı geliştirilen iki önemli reddiyedir Cemaleddin Afgânî nin Fransızca kaleme aldığı Renan a Cevap yazısı ile Namık Kemal in müstakil bir eser olarak yazdığı Renan Müdâfaanâmesi Afgânî nin cevabı metodolojik zayıflıkları ve bazı noktalarda Renan ı dolaylı biçimde doğrulayan ifadeleri nedeniyle eleştirel biçimde değerlendirilmektedir Buna karşılık Namık Kemal in reddiyesi hem İslâm ın ilimle ilişkisini tarihsel delillerle ortaya koyması hem de Renan ın genellemeci ve indirgemeci iddialarını güçlü bir retorik ve ilmî zeminle çürütmesi bakımından nitelikli bir savunma olarak konumlandırılmaktadır Sonuç olarak eser Renan ın İslâm eleştirisinin yalnızca felsefî bir tartışma değil aynı zamanda modern sömürgeci zihniyetin entelektüel bir uzantısı olduğunu ortaya koymakta Afgânî ve Namık Kemal in tepkilerini ise İslâm dünyasının modern meydan okumalar karşısındaki düşünsel savunma reflekslerinin erken örnekleri olarak değerlendirmektedir Bu yönüyle çalışma günümüzde dinbilim ilişkisi etrafında süren tartışmalar için de tarihsel ve metodolojik bir perspektif sunmaktadır Tanıtım Bülteninden

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışma 19 yüzyılın son çeyreğinde Batı da yükselen pozitivist ve oryantalist söylemin İslâm dünyasına yönelttiği en etkili eleştirilerden biri olan Ernest Renan ın 1883 tarihli İslâm ve Bilim konferansını ve bu konferansa karşı İslâm dünyasından geliştirilen entelektüel tepkileri konu edinmektedir Renan söz konusu konferansında İslâm ı bilimsel ilerlemenin önünde yapısal bir engel olarak konumlandırmış Müslüman toplumları zihinsel durgunluk ve irrasyonalite ile özdeşleştirmiştir Bu iddialar kısa sürede yalnızca Avrupa da değil Osmanlı entelektüel çevrelerinde de geniş yankı uyandırmıştır Eserde Renan ın düşünsel arka planı pozitivizm ırkçı antropoloji ve seküler ilerlemecilik ekseninde analiz edilmekte onun İslâm a yönelik eleştirilerinin yalnızca bilimsel değil aynı zamanda ideolojik ve sömürgeci bir bağlam taşıdığı ortaya konulmaktadır Bu çerçevede Renan ın din karşıtı yaklaşımının kişisel inanç krizleri Avrupa merkezci tarih anlayışı ve Comteçu pozitivizmin etkisiyle şekillendiği vurgulanmaktadır Çalışmanın temel odak noktası ise Renan ın tezlerine karşı geliştirilen iki önemli reddiyedir Cemaleddin Afgânî nin Fransızca kaleme aldığı Renan a Cevap yazısı ile Namık Kemal in müstakil bir eser olarak yazdığı Renan Müdâfaanâmesi Afgânî nin cevabı metodolojik zayıflıkları ve bazı noktalarda Renan ı dolaylı biçimde doğrulayan ifadeleri nedeniyle eleştirel biçimde değerlendirilmektedir Buna karşılık Namık Kemal in reddiyesi hem İslâm ın ilimle ilişkisini tarihsel delillerle ortaya koyması hem de Renan ın genellemeci ve indirgemeci iddialarını güçlü bir retorik ve ilmî zeminle çürütmesi bakımından nitelikli bir savunma olarak konumlandırılmaktadır Sonuç olarak eser Renan ın İslâm eleştirisinin yalnızca felsefî bir tartışma değil aynı zamanda modern sömürgeci zihniyetin entelektüel bir uzantısı olduğunu ortaya koymakta Afgânî ve Namık Kemal in tepkilerini ise İslâm dünyasının modern meydan okumalar karşısındaki düşünsel savunma reflekslerinin erken örnekleri olarak değerlendirmektedir Bu yönüyle çalışma günümüzde din bilim ilişkisi etrafında süren tartışmalar için de tarihsel ve metodolojik bir perspektif sunmaktadır

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışma 19 yüzyılın son çeyreğinde Batı da yükselen pozitivist ve oryantalist söylemin İslâm dünyasına yönelttiği en etkili eleştirilerden biri olan Ernest Renan ın 1883 tarihli İslâm ve Bilim konferansını ve bu konferansa karşı İslâm dünyasından geliştirilen entelektüel tepkileri konu edinmektedir Renan söz konusu konferansında İslâm ı bilimsel ilerlemenin önünde yapısal bir engel olarak konumlandırmış Müslüman toplumları zihinsel durgunluk ve irrasyonalite ile özdeşleştirmiştir Bu iddialar kısa sürede yalnızca Avrupa da değil Osmanlı entelektüel çevrelerinde de geniş yankı uyandırmıştır Eserde Renan ın düşünsel arka planı pozitivizm ırkçı antropoloji ve seküler ilerlemecilik ekseninde analiz edilmekte onun İslâm a yönelik eleştirilerinin yalnızca bilimsel değil aynı zamanda ideolojik ve sömürgeci bir bağlam taşıdığı ortaya konulmaktadır Bu çerçevede Renan ın din karşıtı yaklaşımının kişisel inanç krizleri Avrupa merkezci tarih anlayışı ve Comteçu pozitivizmin etkisiyle şekillendiği vurgulanmaktadır Çalışmanın temel odak noktası ise Renan ın tezlerine karşı geliştirilen iki önemli reddiyedir Cemaleddin Afgânî nin Fransızca kaleme aldığı Renan a Cevap yazısı ile Namık Kemal in müstakil bir eser olarak yazdığı Renan Müdâfaanâmesi Afgânî nin cevabı metodolojik zayıflıkları ve bazı noktalarda Renan ı dolaylı biçimde doğrulayan ifadeleri nedeniyle eleştirel biçimde değerlendirilmektedir Buna karşılık Namık Kemal in reddiyesi hem İslâm ın ilimle ilişkisini tarihsel delillerle ortaya koyması hem de Renan ın genellemeci ve indirgemeci iddialarını güçlü bir retorik ve ilmî zeminle çürütmesi bakımından nitelikli bir savunma olarak konumlandırılmaktadır Sonuç olarak eser Renan ın İslâm eleştirisinin yalnızca felsefî bir tartışma değil aynı zamanda modern sömürgeci zihniyetin entelektüel bir uzantısı olduğunu ortaya koymakta Afgânî ve Namık Kemal in tepkilerini ise İslâm dünyasının modern meydan okumalar karşısındaki düşünsel savunma reflekslerinin erken örnekleri olarak değerlendirmektedir Bu yönüyle çalışma günümüzde din bilim ilişkisi etrafında süren tartışmalar için de tarihsel ve metodolojik bir perspektif sunmaktadır

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışma 19 yüzyılın son çeyreğinde Batı da yükselen pozitivist ve oryantalist söylemin İslâm dünyasına yönelttiği en etkili eleştirilerden biri olan Ernest Renan ın 1883 tarihli İslâm ve Bilim konferansını ve bu konferansa karşı İslâm dünyasından geliştirilen entelektüel tepkileri konu edinmektedir Renan söz konusu konferansında İslâm ı bilimsel ilerlemenin önünde yapısal bir engel olarak konumlandırmış Müslüman toplumları zihinsel durgunluk ve irrasyonalite ile özdeşleştirmiştir Bu iddialar kısa sürede yalnızca Avrupa da değil Osmanlı entelektüel çevrelerinde de geniş yankı uyandırmıştır Eserde Renan ın düşünsel arka planı pozitivizm ırkçı antropoloji ve seküler ilerlemecilik ekseninde analiz edilmekte onun İslâm a yönelik eleştirilerinin yalnızca bilimsel değil aynı zamanda ideolojik ve sömürgeci bir bağlam taşıdığı ortaya konulmaktadır Bu çerçevede Renan ın din karşıtı yaklaşımının kişisel inanç krizleri Avrupa merkezci tarih anlayışı ve Comteçu pozitivizmin etkisiyle şekillendiği vurgulanmaktadır Çalışmanın temel odak noktası ise Renan ın tezlerine karşı geliştirilen iki önemli reddiyedir Cemaleddin Afgânî nin Fransızca kaleme aldığı Renan a Cevap yazısı ile Namık Kemal in müstakil bir eser olarak yazdığı Renan Müdâfaanâmesi Afgânî nin cevabı metodolojik zayıflıkları ve bazı noktalarda Renan ı dolaylı biçimde doğrulayan ifadeleri nedeniyle eleştirel biçimde değerlendirilmektedir Buna karşılık Namık Kemal in reddiyesi hem İslâm ın ilimle ilişkisini tarihsel delillerle ortaya koyması hem de Renan ın genellemeci ve indirgemeci iddialarını güçlü bir retorik ve ilmî zeminle çürütmesi bakımından nitelikli bir savunma olarak konumlandırılmaktadır Sonuç olarak eser Renan ın İslâm eleştirisinin yalnızca felsefî bir tartışma değil aynı zamanda modern sömürgeci zihniyetin entelektüel bir uzantısı olduğunu ortaya koymakta Afgânî ve Namık Kemal in tepkilerini ise İslâm dünyasının modern meydan okumalar karşısındaki düşünsel savunma reflekslerinin erken örnekleri olarak değerlendirmektedir Bu yönüyle çalışma günümüzde din bilim ilişkisi etrafında süren tartışmalar için de tarihsel ve metodolojik bir perspektif sunmaktadır

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışma 19 yüzyılın son çeyreğinde Batı da yükselen pozitivist ve oryantalist söylemin İslâm dünyasına yönelttiği en etkili eleştirilerden biri olan Ernest Renan ın 1883 tarihli İslâm ve Bilim konferansını ve bu konferansa karşı İslâm dünyasından geliştirilen entelektüel tepkileri konu edinmektedir Renan söz konusu konferansında İslâm ı bilimsel ilerlemenin önünde yapısal bir engel olarak konumlandırmış Müslüman toplumları zihinsel durgunluk ve irrasyonalite ile özdeşleştirmiştir Bu iddialar kısa sürede yalnızca Avrupa da değil Osmanlı entelektüel çevrelerinde de geniş yankı uyandırmıştır Eserde Renan ın düşünsel arka planı pozitivizm ırkçı antropoloji ve seküler ilerlemecilik ekseninde analiz edilmekte onun İslâm a yönelik eleştirilerinin yalnızca bilimsel değil aynı zamanda ideolojik ve sömürgeci bir bağlam taşıdığı ortaya konulmaktadır Bu çerçevede Renan ın din karşıtı yaklaşımının kişisel inanç krizleri Avrupa merkezci tarih anlayışı ve Comteçu pozitivizmin etkisiyle şekillendiği vurgulanmaktadır Çalışmanın temel odak noktası ise Renan ın tezlerine karşı geliştirilen iki önemli reddiyedir Cemaleddin Afgânî nin Fransızca kaleme aldığı Renan a Cevap yazısı ile Namık Kemal in müstakil bir eser olarak yazdığı Renan Müdâfaanâmesi Afgânî nin cevabı metodolojik zayıflıkları ve bazı noktalarda Renan ı dolaylı biçimde doğrulayan ifadeleri nedeniyle eleştirel biçimde değerlendirilmektedir Buna karşılık Namık Kemal in reddiyesi hem İslâm ın ilimle ilişkisini tarihsel delillerle ortaya koyması hem de Renan ın genellemeci ve indirgemeci iddialarını güçlü bir retorik ve ilmî zeminle çürütmesi bakımından nitelikli bir savunma olarak konumlandırılmaktadır Sonuç olarak eser Renan ın İslâm eleştirisinin yalnızca felsefî bir tartışma değil aynı zamanda modern sömürgeci zihniyetin entelektüel bir uzantısı olduğunu ortaya koymakta Afgânî ve Namık Kemal in tepkilerini ise İslâm dünyasının modern meydan okumalar karşısındaki düşünsel savunma reflekslerinin erken örnekleri olarak değerlendirmektedir Bu yönüyle çalışma günümüzde din bilim ilişkisi etrafında süren tartışmalar için de tarihsel ve metodolojik bir perspektif sunmaktadır