MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Ertuğrul un Dedesi Hasret — Mahmut Topbaşlı

Ertuğrul un Dedesi Hasret
245,70
RomanRoman GünümüzROMAN ÖYKÜ

Ertuğrul un Dedesi Hasret

Mahmut Topbaşlı

Post Yayın

2023440 sf.
İnce Kapak13,5 x 21,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Ertuğrul un Dedesi Hasret

Mahmut Topbaşlı

Bir ayet gibi üstümüze aldığımız ömrümüz kendi güzünü kuşanıyor sanki Bu yüzden ruhumuza hüzünlü dirilişler aramaya ara veriyoruz da dinginlikle kışa doğru bakıyoruz Oysa bu bakış yalnızlığıma da hüznüme de deva olmuyor benim Gizli gizli ağlayışım yakışmıyor geçmişime Hâlbuki kaç badireden geçip kaç denizden öte taşıp azimle taşıdığımız hayat bu gününden daha kolay değildi Ellerimiz yanımıza hiç bu kadar kolay düşmemişti Yüzümüz böylesine gölgelenmemişti hiç Dudaklarımıza yalancı bir tebessüm hiç yaklaşamamıştı Bizi daha insanlaştıran acılarımız mutluluğa yürüyüşümüzü engellememişti Ümidimizin uzaktan göz kırpışını hiç ıskalamamıştık Düştüm işte ama kalktım ayağa yeniden Bacağım kırıldı ama yüreğim sağlamdı Pes etmem ben buna da pes etmem Evimi huzurumu tarumar ettirmem sana sonbahar Güzün ardı kış kıştan sonrası bahar Ben bahar çiçeğiyim Kışa dayanır bahara erişirim Yüreğimin yangını çocuklarımın masum çehrelerine değmemeli Ahseni takvim yaradılışlı yavrularımın kirpiği ıslanmamalı Dik durmalıyım Diri durmalıyım Muhtaç olmamalıyım Sade sana muhtaç eyle Allah ım Senden başkasının eline baktırma Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
257,40

Post Yayınevi

2023440 sf.
Şehadet Kitap

Bir ayet gibi üstümüze aldığımız ömrümüz kendi güzünü kuşanıyor sanki Bu yüzden ruhumuza hüzünlü dirilişler aramaya ara veriyoruz da dinginlikle kışa doğru bakıyoruz Oysa bu bakış yalnızlığıma da hüznüme de deva olmuyor benim Gizli gizli ağlayışım yakışmıyor geçmişime Hâlbuki kaç badireden geçip kaç denizden öte taşıp azimle taşıdığımız hayat bu gününden daha kolay değildi Ellerimiz yanımıza hiç bu kadar kolay düşmemişti Yüzümüz böylesine gölgelenmemişti hiç Dudaklarımıza yalancı bir tebessüm hiç yaklaşamamıştı Bizi daha insanlaştıran acılarımız mutluluğa yürüyüşümüzü engellememişti Ümidimizin uzaktan göz kırpışını hiç ıskalamamıştık Düştüm işte ama kalktım ayağa yeniden Bacağım kırıldı ama yüreğim sağlamdı Pes etmem ben buna da pes etmem Evimi huzurumu tarumar ettirmem sana sonbahar Güzün ardı kış kıştan sonrası bahar Ben bahar çiçeğiyim Kışa dayanır bahara erişirim Yüreğimin yangını çocuklarımın masum çehrelerine değmemeli Ahseni takvim yaradılışlı yavrularımın kirpiği ıslanmamalı Dik durmalıyım Diri durmalıyım Muhtaç olmamalıyım Sade sana muhtaç eyle Allah ım Senden başkasının eline baktırma

Kitap Sepeti
265,20

Post Yayınevi

2023440 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Bir ayet gibi üstümüze aldığımız ömrümüz kendi güzünü kuşanıyor sanki Bu yüzden ruhumuza hüzünlü dirilişler aramaya ara veriyoruz da dinginlikle kışa doğru bakıyoruz Oysa bu bakış yalnızlığıma da hüznüme de deva olmuyor benim Gizli gizli ağlayışım yakışmıyor geçmişime Hâlbuki kaç badireden geçip kaç denizden öte taşıp azimle taşıdığımız hayat bu gününden daha kolay değildi Ellerimiz yanımıza hiç bu kadar kolay düşmemişti Yüzümüz böylesine gölgelenmemişti hiç Dudaklarımıza yalancı bir tebessüm hiç yaklaşamamıştı Bizi daha insanlaştıran acılarımız mutluluğa yürüyüşümüzü engellememişti Ümidimizin uzaktan göz kırpışını hiç ıskalamamıştık Düştüm işte ama kalktım ayağa yeniden Bacağım kırıldı ama yüreğim sağlamdı Pes etmem ben buna da pes etmem Evimi huzurumu tarumar ettirmem sana sonbahar Güzün ardı kış kıştan sonrası bahar Ben bahar çiçeğiyim Kışa dayanır bahara erişirim Yüreğimin yangını çocuklarımın masum çehrelerine değmemeli Ahseni takvim yaradılışlı yavrularımın kirpiği ıslanmamalı Dik durmalıyım Diri durmalıyım Muhtaç olmamalıyım Sade sana muhtaç eyle Allah ım Senden başkasının eline baktırma

Ekin Kitap
280,80

Post Yayınevi

2023440 sf.
Ekin Kitap

Bir ayet gibi üstümüze aldığımız ömrümüz kendi güzünü kuşanıyor sanki Bu yüzden ruhumuza hüzünlü dirilişler aramaya ara veriyoruz da dinginlikle kışa doğru bakıyoruz Oysa bu bakış yalnızlığıma da hüznüme de deva olmuyor benim Gizli gizli ağlayışım yakışmıyor geçmişime Hâlbuki kaç badireden geçip kaç denizden öte taşıp azimle taşıdığımız hayat bu gününden daha kolay değildi Ellerimiz yanımıza hiç bu kadar kolay düşmemişti Yüzümüz böylesine gölgelenmemişti hiç Dudaklarımıza yalancı bir tebessüm hiç yaklaşamamıştı Bizi daha insanlaştıran acılarımız mutluluğa yürüyüşümüzü engellememişti Ümidimizin uzaktan göz kırpışını hiç ıskalamamıştık Düştüm işte ama kalktım ayağa yeniden Bacağım kırıldı ama yüreğim sağlamdı Pes etmem ben buna da pes etmem Evimi huzurumu tarumar ettirmem sana sonbahar Güzün ardı kış kıştan sonrası bahar Ben bahar çiçeğiyim Kışa dayanır bahara erişirim Yüreğimin yangını çocuklarımın masum çehrelerine değmemeli Ahseni takvim yaradılışlı yavrularımın kirpiği ıslanmamalı Dik durmalıyım Diri durmalıyım Muhtaç olmamalıyım Sade sana muhtaç eyle Allah ım Senden başkasının eline baktırma

Nobel Kitap
300,30

Post Yayınevi

2023440 sf.
Ciltsiz13.5x21.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bir ayet gibi üstümüze aldığımız ömrümüz kendi güzünü kuşanıyor sanki Bu yüzden ruhumuza hüzünlü dirilişler aramaya ara veriyoruz da dinginlikle kışa doğru bakıyoruz Oysa bu bakış yalnızlığıma da hüznüme de deva olmuyor benim Gizli gizli ağlayışım yakışmıyor geçmişime Hâlbuki kaç badireden geçip kaç denizden öte taşıp azimle taşıdığımız hayat bu gününden daha kolay değildi Ellerimiz yanımıza hiç bu kadar kolay düşmemişti Yüzümüz böylesine gölgelenmemişti hiç Dudaklarımıza yalancı bir tebessüm hiç yaklaşamamıştı Bizi daha insanlaştıran acılarımız mutluluğa yürüyüşümüzü engellememişti Ümidimizin uzaktan göz kırpışını hiç ıskalamamıştık Düştüm işte ama kalktım ayağa yeniden Bacağım kırıldı ama yüreğim sağlamdı Pes etmem ben buna da pes etmem Evimi huzurumu tarumar ettirmem sana sonbahar Güzün ardı kış kıştan sonrası bahar Ben bahar çiçeğiyim Kışa dayanır bahara erişirim Yüreğimin yangını çocuklarımın masum çehrelerine değmemeli Ahseni takvim yaradılışlı yavrularımın kirpiği ıslanmamalı Dik durmalıyım Diri durmalıyım Muhtaç olmamalıyım Sade sana muhtaç eyle Allah ım Senden başkasının eline baktırma

Şehadet Kitap
300,30

Post Yayınevi

2025356 sf.
Şehadet Kitap

Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Mevsimlerden yaz aylardan haziran olsa Koşup gitsem hasretime Koşsam gül kokulu havasına Çeksem içime nefes nefes o gül rayihalı havayı avuçlasam gül kokulu toprağı Daracık sokakların birinden çocukluğum çıksa karşıma dedem çıksa nur yüzüyle köşeden Kalbim duracak gibi olsa Kuş gibi çırpınan yüreğimin pıt pıtlarını duysam Kademe taş döşeli yollardan at arabalarının takırtısıyla erkenden uyanan kuş cıvıltılarını duysam Yorgun köşe başlarında muhabbete dalan komşuların tatlı dil dedikodularına kulak kabartsam Mahallede kim hasta kim evleniyor kim kimden borç istemiş hangi evde akşam sesler yükselmiş de yine kaçmış huzurları bir bir duysam Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Loş hayatların serin avluların yayvan merdivenlerle çıkılan hanayların yan yana dizilmiş odaların sesini dinlesem İkili kapılardan geçip yarım tebessümlü odalara girsem usulca Ocağın başında bağdaş kurmuş Kadınana yı yüklük önünde homurdanan Huriye yi kucaklasam Yüklük ne ki dediğinizi duyar gibiyim Yok artık yüklük Bacabaşı da yok kenarında yanan titrek alevli gaz lambası da yok şimdi Ocaktaki küle sürülmüş yahut kuzine sobanın üstüne kurulmuş güğüm de yok Oymalı raflara dizilmiş bakır tas ve tabaklar da yok Eski huzur eski sevinç eski insanlar da yok Sedirlere dizilmiş hasır yastıklara yaslanan misafirler mis kokulu tereyağı minareden yükselen ezan sesine kulak veren çocuklar yok Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Hasretim HASRET

Kitap Sepeti
309,40

Post Yayınevi

2025306 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Mevsimlerden yaz aylardan haziran olsa Koşup gitsem hasretime Koşsam gül kokulu havasına Çeksem içime nefes nefes o gül rayihalı havayı avuçlasam gül kokulu toprağı Daracık sokakların birinden çocukluğum çıksa karşıma dedem çıksa nur yüzüyle köşeden Kalbim duracak gibi olsa Kuş gibi çırpınan yüreğimin pıt pıtlarını duysam Kademe taş döşeli yollardan at arabalarının takırtısıyla erkenden uyanan kuş cıvıltılarını duysam Yorgun köşe başlarında muhabbete dalan komşuların tatlı dil dedikodularına kulak kabartsam Mahallede kim hasta kim evleniyor kim kimden borç istemiş hangi evde akşam sesler yükselmiş de yine kaçmış huzurları bir bir duysam Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Loş hayatların serin avluların yayvan merdivenlerle çıkılan hanayların yan yana dizilmiş odaların sesini dinlesem İkili kapılardan geçip yarım tebessümlü odalara girsem usulca Ocağın başında bağdaş kurmuş Kadınana yı yüklük önünde homurdanan Huriye yi kucaklasam Yüklük ne ki dediğinizi duyar gibiyim Yok artık yüklük Bacabaşı da yok kenarında yanan titrek alevli gaz lambası da yok şimdi Ocaktaki küle sürülmüş yahut kuzine sobanın üstüne kurulmuş güğüm de yok Oymalı raflara dizilmiş bakır tas ve tabaklar da yok Eski huzur eski sevinç eski insanlar da yok Sedirlere dizilmiş hasır yastıklara yaslanan misafirler mis kokulu tereyağı minareden yükselen ezan sesine kulak veren çocuklar yok Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Hasretim HASRET

Pandora
315,00

Post

2025306 sf.
Pandora

Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Mevsimlerden yaz aylardan haziran olsa Koşup gitsem hasretime Koşsam gül kokulu havasına Çeksem içime nefes nefes o gül rayihalı havayı avuçlasam gül kokulu toprağı Daracık sokakların birinden çocukluğum çıksa karşıma dedem çıksa nur yüzüyle köşeden Kalbim duracak gibi olsa Kuş gibi çırpınan yüreğimin pıt pıtlarını duysam Kademe taş döşeli yollardan at arabalarının takırtısıyla erkenden uyanan kuş cıvıltılarını duysam Yorgun köşe başlarında muhabbete dalan komşuların tatlı dil dedikodularına kulak kabartsam Mahallede kim hasta kim evleniyor kim kimden borç istemiş hangi evde akşam sesler yükselmiş de yine kaçmış huzurları bir bir duysam Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Loş hayatların serin avluların yayvan merdivenlerle çıkılan hanayların yan yana dizilmiş odaların sesini dinlesem İkili kapılardan geçip yarım tebessümlü odalara girsem usulca Ocağın başında bağdaş kurmuş Kadınana yı yüklük önünde homurdanan Huriye yi kucaklasam Yüklük ne ki dediğinizi duyar gibiyim Yok artık yüklük Bacabaşı da yok kenarında yanan titrek alevli gaz lambası da yok şimdi Ocaktaki küle sürülmüş yahut kuzine sobanın üstüne kurulmuş güğüm de yok Oymalı raflara dizilmiş bakır tas ve tabaklar da yok Eski huzur eski sevinç eski insanlar da yok Sedirlere dizilmiş hasır yastıklara yaslanan misafirler mis kokulu tereyağı minareden yükselen ezan sesine kulak veren çocuklar yok Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Hasretim HASRET

Ekin Kitap
327,60

Post Yayınevi

Nisan 2025306 sf.
Ekin Kitap

Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Mevsimlerden yaz aylardan haziran olsa Koşup gitsem hasretime Koşsam gül kokulu havasına Çeksem içime nefes nefes o gül rayihalı havayı avuçlasam gül kokulu toprağı Daracık sokakların birinden çocukluğum çıksa karşıma dedem çıksa nur yüzüyle köşeden Kalbim duracak gibi olsa Kuş gibi çırpınan yüreğimin pıt pıtlarını duysam Kademe taş döşeli yollardan at arabalarının takırtısıyla erkenden uyanan kuş cıvıltılarını duysam Yorgun köşe başlarında muhabbete dalan komşuların tatlı dil dedikodularına kulak kabartsam Mahallede kim hasta kim evleniyor kim kimden borç istemiş hangi evde akşam sesler yükselmiş de yine kaçmış huzurları bir bir duysam Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Loş hayatların serin avluların yayvan merdivenlerle çıkılan hanayların yan yana dizilmiş odaların sesini dinlesem İkili kapılardan geçip yarım tebessümlü odalara girsem usulca Ocağın başında bağdaş kurmuş Kadınana yı yüklük önünde homurdanan Huriye yi kucaklasam Yüklük ne ki dediğinizi duyar gibiyim Yok artık yüklük Bacabaşı da yok kenarında yanan titrek alevli gaz lambası da yok şimdi Ocaktaki küle sürülmüş yahut kuzine sobanın üstüne kurulmuş güğüm de yok Oymalı raflara dizilmiş bakır tas ve tabaklar da yok Eski huzur eski sevinç eski insanlar da yok Sedirlere dizilmiş hasır yastıklara yaslanan misafirler mis kokulu tereyağı minareden yükselen ezan sesine kulak veren çocuklar yok Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Hasretim HASRET

Nobel Kitap
350,35

Post Yayınevi

2025306 sf.
Ciltsiz13.5x21.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Mevsimlerden yaz aylardan haziran olsa Koşup gitsem hasretime Koşsam gül kokulu havasına Çeksem içime nefes nefes o gül rayihalı havayı avuçlasam gül kokulu toprağı Daracık sokakların birinden çocukluğum çıksa karşıma dedem çıksa nur yüzüyle köşeden Kalbim duracak gibi olsa Kuş gibi çırpınan yüreğimin pıt pıtlarını duysam Kademe taş döşeli yollardan at arabalarının takırtısıyla erkenden uyanan kuş cıvıltılarını duysam Yorgun köşe başlarında muhabbete dalan komşuların tatlı dil dedikodularına kulak kabartsam Mahallede kim hasta kim evleniyor kim kimden borç istemiş hangi evde akşam sesler yükselmiş de yine kaçmış huzurları bir bir duysam Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Loş hayatların serin avluların yayvan merdivenlerle çıkılan hanayların yan yana dizilmiş odaların sesini dinlesem İkili kapılardan geçip yarım tebessümlü odalara girsem usulca Ocağın başında bağdaş kurmuş Kadınana yı yüklük önünde homurdanan Huriye yi kucaklasam Yüklük ne ki dediğinizi duyar gibiyim Yok artık yüklük Bacabaşı da yok kenarında yanan titrek alevli gaz lambası da yok şimdi Ocaktaki küle sürülmüş yahut kuzine sobanın üstüne kurulmuş güğüm de yok Oymalı raflara dizilmiş bakır tas ve tabaklar da yok Eski huzur eski sevinç eski insanlar da yok Sedirlere dizilmiş hasır yastıklara yaslanan misafirler mis kokulu tereyağı minareden yükselen ezan sesine kulak veren çocuklar yok Hasretim şimdi eski bir Yalvaç evine Hasretim HASRET