Eşik — Kolektif

Eşik
Kolektif
Banliyö Kitap
Eşik
Kolektif
O gece ışıklar kısık müzik kubbede hava kestane kokulu Çiçek Pasajı nda biri birine eğilip Şimdi mi diye fısıldıyor Cevabı bu kitap Bir geceden çoğalan çok sesli öyküler Her metin kişisel sızıyla ortak belleğin çatlağını birbirine dikiyor diyalog parıltı değil omurga sahne süs değil hakikat Şehrin uğultusu fonda masadaki sessizlik esas oyuncu Son beş dakika dediler kavun tabağı tazelendi kahkaha ve müzik kubbeye çarptı omzumuza bir el koyuldu içimizden şu geçti Bu anı elimden alma İstiklal in uğultusu bayat şarabın kokusu kızarmış ciğerin buharı depremin şehre sinmiş tozu Sızı tam burada kapı eşiğinde duran bir yara Pasajın kalbinde zaman bir anlığına durur karanlık cam tavanda çoğalır bir bıçak hem mekânın göğsüne hem birlikte yaşama umudumuza saplanır sonra saat tam 12 yi vurur Bu kitap o gecenin yankısıyla yazıldı Işıklar geri geldiğinde içimizde neyin eksildiğini anlamaya çalıştık Yirmi beş yıldır cebimizde taşıdığımız o gece şimdi çok sesli bir deftere dönüyor her öykü kişisel bir sızıyla ortak belleğin çatlağını birbirine dikiyor Burada bitmiyor birlikte atlanacak daha çok eşik var Biz o gecenin üzerinden yirmi beş yıl geçse de aynı eşiğin önünde bekleyenleriz Geri sayım bitti söz şimdi sende Hakan Akdoğan Tanıtım Bülteninden

Banliyö Kitap
O gece ışıklar kısık müzik kubbede hava kestane kokulu Çiçek Pasajı nda biri birine eğilip Şimdi mi diye fısıldıyor Cevabı bu kitap Bir geceden çoğalan çok sesli öyküler Her metin kişisel sızıyla ortak belleğin çatlağını birbirine dikiyor diyalog parıltı değil omurga sahne süs değil hakikat Şehrin uğultusu fonda masadaki sessizlik esas oyuncu Son beş dakika dediler kavun tabağı tazelendi kahkaha ve müzik kubbeye çarptı omzumuza bir el koyuldu içimizden şu geçti Bu anı elimden alma İstiklal in uğultusu bayat şarabın kokusu kızarmış ciğerin buharı depremin şehre sinmiş tozu Sızı tam burada kapı eşiğinde duran bir yara Pasajın kalbinde zaman bir anlığına durur karanlık cam tavanda çoğalır bir bıçak hem mekânın göğsüne hem birlikte yaşama umudumuza saplanır sonra saat tam 12 yi vurur Bu kitap o gecenin yankısıyla yazıldı Işıklar geri geldiğinde içimizde neyin eksildiğini anlamaya çalıştık Yirmi beş yıldır cebimizde taşıdığımız o gece şimdi çok sesli bir deftere dönüyor her öykü kişisel bir sızıyla ortak belleğin çatlağını birbirine dikiyor Burada bitmiyor birlikte atlanacak daha çok eşik var Biz o gecenin üzerinden yirmi beş yıl geçse de aynı eşiğin önünde bekleyenleriz Geri sayım bitti söz şimdi sende Hakan Akdoğan

Banliyö Kitap
O gece ışıklar kısık müzik kubbede hava kestane kokulu Çiçek Pasajı nda biri birine eğilip Şimdi mi diye fısıldıyor Cevabı bu kitap Bir geceden çoğalan çok sesli öyküler Her metin kişisel sızıyla ortak belleğin çatlağını birbirine dikiyor diyalog parıltı değil omurga sahne süs değil hakikat Şehrin uğultusu fonda masadaki sessizlik esas oyuncu Son beş dakika dediler kavun tabağı tazelendi kahkaha ve müzik kubbeye çarptı omzumuza bir el koyuldu içimizden şu geçti Bu anı elimden alma İstiklal in uğultusu bayat şarabın kokusu kızarmış ciğerin buharı depremin şehre sinmiş tozu Sızı tam burada kapı eşiğinde duran bir yara Pasajın kalbinde zaman bir anlığına durur karanlık cam tavanda çoğalır bir bıçak hem mekânın göğsüne hem birlikte yaşama umudumuza saplanır sonra saat tam 12 yi vurur Bu kitap o gecenin yankısıyla yazıldı Işıklar geri geldiğinde içimizde neyin eksildiğini anlamaya çalıştık Yirmi beş yıldır cebimizde taşıdığımız o gece şimdi çok sesli bir deftere dönüyor her öykü kişisel bir sızıyla ortak belleğin çatlağını birbirine dikiyor Burada bitmiyor birlikte atlanacak daha çok eşik var Biz o gecenin üzerinden yirmi beş yıl geçse de aynı eşiğin önünde bekleyenleriz Geri sayım bitti söz şimdi sende Hakan Akdoğan

Banliyö Kitap
O gece ışıklar kısık müzik kubbede hava kestane kokulu Çiçek Pasajında biri birine eğilip Şimdi mi diye fısıldıyor Cevabı bu kitap Bir geceden çoğalan çok sesli öyküler Her metin kişisel sızıyla ortak belleğin çatlağını birbirine dikiyor diyalog parıltı değil omurga sahne süs değil hakikat Şehrin uğultusu fonda masadaki sessizlik esas oyuncu Son beş dakika dediler kavun tabağı tazelendi kahkaha ve müzik kubbeye çarptı omzumuza bir el koyuldu içimizden şu geçti Bu anı elimden alma İstiklalin uğultusu bayat şarabın kokusu kızarmış ciğerin buharı depremin şehre sinmiş tozu Sızı tam burada kapı eşiğinde duran bir yara Pasajın kalbinde zaman bir anlığına durur karanlık cam tavanda çoğalır bir bıçak hem mekânın göğsüne hem birlikte yaşama umudumuza saplanır sonra saat tam 12yi vurur Bu kitap o gecenin yankısıyla yazıldı Işıklar geri geldiğinde içimizde neyin eksildiğini anlamaya çalıştık Yirmi beş yıldır cebimizde taşıdığımız o gece şimdi çok sesli bir deftere dönüyor her öykü kişisel bir sızıyla ortak belleğin çatlağını birbirine dikiyor Burada bitmiyor birlikte atlanacak daha çok eşik var Biz o gecenin üzerinden yirmi beş yıl geçse de aynı eşiğin önünde bekleyenleriz Geri sayım bitti söz şimdi sende Hakan Akdoğan

Banliyö Kitap
O gece ışıklar kısık müzik kubbede hava kestane kokulu Çiçek Pasajı nda biri birine eğilip Şimdi mi diye fısıldıyor Cevabı bu kitap Bir geceden çoğalan çok sesli öyküler Her metin kişisel sızıyla ortak belleğin çatlağını birbirine dikiyor diyalog parıltı değil omurga sahne süs değil hakikat Şehrin uğultusu fonda masadaki sessizlik esas oyuncu Son beş dakika dediler kavun tabağı tazelendi kahkaha ve müzik kubbeye çarptı omzumuza bir el koyuldu içimizden şu geçti Bu anı elimden alma İstiklal in uğultusu bayat şarabın kokusu kızarmış ciğerin buharı depremin şehre sinmiş tozu Sızı tam burada kapı eşiğinde duran bir yara Pasajın kalbinde zaman bir anlığına durur karanlık cam tavanda çoğalır bir bıçak hem mekânın göğsüne hem birlikte yaşama umudumuza saplanır sonra saat tam 12 yi vurur Bu kitap o gecenin yankısıyla yazıldı Işıklar geri geldiğinde içimizde neyin eksildiğini anlamaya çalıştık Yirmi beş yıldır cebimizde taşıdığımız o gece şimdi çok sesli bir deftere dönüyor her öykü kişisel bir sızıyla ortak belleğin çatlağını birbirine dikiyor Burada bitmiyor birlikte atlanacak daha çok eşik var Biz o gecenin üzerinden yirmi beş yıl geçse de aynı eşiğin önünde bekleyenleriz Geri sayım bitti söz şimdi sende Hakan Akdoğan