Esir — Adem Özköse

Esir
Adem ÖzkösePınar Yayınları
Esir
Adem Özköse2012 yılının 9 Mart günü belgesel çekmek için gittiğimizi Suriye de kameraman arkadaşım Hamit Coşkun la birlikte Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırıldık Kaçırıldıktan sonra yeraltı cezaevinde yaşadıklarımız bizi yepyeni bir dünya ile tanıştırdı Bu öyle bir dünyaydı ki çoğu zaman insanlığımızdan utandık Akla gelmeyecek işkence ve zulümlere şahit olduğumuz yeraltı cezaevinde kalırken dışarıdaki hayatın her geçen gün bizden daha da uzaklaştığını bir rüyaya dönüştüğünü hissediyorduk Çünkü Esed rejiminin yeraltında kurduğu bu dünya adeta bambaşka bir gezegen bambaşka bir âlem gibiydi Baştan aşağı kötülük ve zorbalığın hâkim olduğu yeraltı cezaevinde hayatta kalabilmenin tek yolu ise inanca ve umuda sarılmaktı Biz de öyle yaptık ve inanç ile umudun insan için ne büyük bir imkan olduğunu bir kez daha keşfettik

Pınar Yayınları
2012 yılının 9 Mart günü belgesel çekmek için gittiğimizi Suriye de kameraman arkadaşım Hamit Coşkun la birlikte Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırıldık Kaçırıldıktan sonra yeraltı cezaevinde yaşadıklarımız bizi yepyeni bir dünya ile tanıştırdı Bu öyle bir dünyaydı ki çoğu zaman insanlığımızdan utandık Akla gelmeyecek işkence ve zulümlere şahit olduğumuz yeraltı cezaevinde kalırken dışarıdaki hayatın her geçen gün bizden daha da uzaklaştığını bir rüyaya dönüştüğünü hissediyorduk Çünkü Esed rejiminin yeraltında kurduğu bu dünya adeta bambaşka bir gezegen bambaşka bir âlem gibiydi Baştan aşağı kötülük ve zorbalığın hâkim olduğu yeraltı cezaevinde hayatta kalabilmenin tek yolu ise inanca ve umuda sarılmaktı Biz de öyle yaptık ve inanç ile umudun insan için ne büyük bir imkan olduğunu bir kez daha keşfettik

PINAR YAYINLARI
2012 yılının 9 Mart günü belgesel çekmek için gittiğimizi Suriye de kameraman arkadaşım Hamit Coşkun la birlikte Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırıldık Kaçırıldıktan sonra yeraltı cezaevinde yaşadıklarımız bizi yepyeni bir dünya ile tanıştırdı Bu öyle bir dünyaydı ki çoğu zaman insanlığımızdan utandık Akla gelmeyecek işkence ve zulümlere şahit olduğumuz yeraltı cezaevinde kalırken dışarıdaki hayatın her geçen gün bizden daha da uzaklaştığını bir rüyaya dönüştüğünü hissediyorduk Çünkü Esed rejiminin yeraltında kurduğu bu dünya adeta bambaşka bir gezegen bambaşka bir âlem gibiydi Baştan aşağı kötülük ve zorbalığın hâkim olduğu yeraltı cezaevinde hayatta kalabilmenin tek yolu ise inanca ve umuda sarılmaktı Biz de öyle yaptık ve inanç ile umudun insan için ne büyük bir imkan olduğunu bir kez daha keşfettik

Pınar Yayıncılık
2012 yılının 9 Mart günü belgesel çekmek için gittiğimizi Suriye de kameraman arkadaşım Hamit Coşkun la birlikte Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırıldık Kaçırıldıktan sonra yeraltı cezaevinde yaşadıklarımız bizi yepyeni bir dünya ile tanıştırdı Bu öyle bir dünyaydı ki çoğu zaman insanlığımızdan utandık Akla gelmeyecek işkence ve zulümlere şahit olduğumuz yeraltı cezaevinde kalırken dışarıdaki hayatın her geçen gün bizden daha da uzaklaştığını bir rüyaya dönüştüğünü hissediyorduk Çünkü Esed rejiminin yeraltında kurduğu bu dünya adeta bambaşka bir gezegen bambaşka bir âlem gibiydi Baştan aşağı kötülük ve zorbalığın hâkim olduğu yeraltı cezaevinde hayatta kalabilmenin tek yolu ise inanca ve umuda sarılmaktı Biz de öyle yaptık ve inanç ile umudun insan için ne büyük bir imkan olduğunu bir kez daha keşfettik

Pınar Yayınları
2012 yılının 9 Mart günü belgesel çekmek için gittiğimizi Suriye de kameraman arkadaşım Hamit Coşkun la birlikte Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırıldık Kaçırıldıktan sonra yeraltı cezaevinde yaşadıklarımız bizi yepyeni bir dünya ile tanıştırdı Bu öyle bir dünyaydı ki çoğu zaman insanlığımızdan utandık Akla gelmeyecek işkence ve zulümlere şahit olduğumuz yeraltı cezaevinde kalırken dışarıdaki hayatın her geçen gün bizden daha da uzaklaştığını bir rüyaya dönüştüğünü hissediyorduk Çünkü Esed rejiminin yeraltında kurduğu bu dünya adeta bambaşka bir gezegen bambaşka bir âlem gibiydi Baştan aşağı kötülük ve zorbalığın hâkim olduğu yeraltı cezaevinde hayatta kalabilmenin tek yolu ise inanca ve umuda sarılmaktı Biz de öyle yaptık ve inanç ile umudun insan için ne büyük bir imkan olduğunu bir kez daha keşfettik

Pınar Yayınları
Rönesans dönemi papalarının Türklerle sürdürdükleri iş birliği ve ilişki dinin reel politika üzerindeki yönlendirici etkisini gerektiğinde nasıl devre dışı bırakılmakta olduğunun ve genel politikanın bir vasıtası olarak nasıl kullanıldığının göstergesidir Bu durum dönemin sair Avrupa devletleri yanında Osmanlı Devleti için de geçerlidir Kemal Beydilli nin Hans Pfeffermann dan çevirdiği ve yayına hazırladığı Rönesans Papalarının Türklerle İş Birliği adlı eser yalnızca Papalık tarihinin değil karşılıklı münasebetler açısından Türkler yanında Avrupa nın diğer devletlerinin de izledikleri politikaların anlaşılmasında değerli bir kaynaktır Avrupa nın özellikle Papalık dahil olmak üzere dönemin İtalya sının içinde bulunduğu karışık durumun gözler önüne serilmesi Avrupa istikametindeki Türk ileri harekatının daha rahat anlaşılmasına katkıda bulunur II Mehmed in Otranto ya asker çıkartması ve İtalya nın fethine girişmesinin bu siyasi kargaşa ve zafiyet dikkate alındığında pek de o kadar zor bir iş olarak görülemeyeceği bu eserle daha da açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır

Pınar Yayınları
2012 yılının 9 Mart günü belgesel çekmek için gittiğimizi Suriye de kameraman arkadaşım Hamit Coşkun la birlikte Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırıldık Kaçırıldıktan sonra yeraltı cezaevinde yaşadıklarımız bizi yepyeni bir dünya ile tanıştırdı Bu öyle bir dünyaydı ki çoğu zaman insanlığımızdan utandık Akla gelmeyecek işkence ve zulümlere şahit olduğumuz yeraltı cezaevinde kalırken dışarıdaki hayatın her geçen gün bizden daha da uzaklaştığını bir rüyaya dönüştüğünü hissediyorduk Çünkü Esed rejiminin yeraltında kurduğu bu dünya adeta bambaşka bir gezegen bambaşka bir âlem gibiydi Baştan aşağı kötülük ve zorbalığın hâkim olduğu yeraltı cezaevinde hayatta kalabilmenin tek yolu ise inanca ve umuda sarılmaktı Biz de öyle yaptık ve inanç ile umudun insan için ne büyük bir imkan olduğunu bir kez daha keşfettik

Pınar Yayınları
2012 yılının 9 Mart günü belgesel çekmek için gittiğimizi Suriye de kameraman arkadaşım Hamit Coşkun la birlikte Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırıldık Kaçırıldıktan sonra yeraltı cezaevinde yaşadıklarımız bizi yepyeni bir dünya ile tanıştırdı Bu öyle bir dünyaydı ki çoğu zaman insanlığımızdan utandık Akla gelmeyecek işkence ve zulümlere şahit olduğumuz yeraltı cezaevinde kalırken dışarıdaki hayatın her geçen gün bizden daha da uzaklaştığını bir rüyaya dönüştüğünü hissediyorduk Çünkü Esed rejiminin yeraltında kurduğu bu dünya adeta bambaşka bir gezegen bambaşka bir âlem gibiydi Baştan aşağı kötülük ve zorbalığın hâkim olduğu yeraltı cezaevinde hayatta kalabilmenin tek yolu ise inanca ve umuda sarılmaktı Biz de öyle yaptık ve inanç ile umudun insan için ne büyük bir imkan olduğunu bir kez daha keşfettik

Pınar Yayınları
2012 yılının 9 Mart günü belgesel çekmek için gittiğimizi Suriye de kameraman arkadaşım Hamit Coşkun la birlikte Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırıldık Kaçırıldıktan sonra yeraltı cezaevinde yaşadıklarımız bizi yepyeni bir dünya ile tanıştırdı Bu öyle bir dünyaydı ki çoğu zaman insanlığımızdan utandık Akla gelmeyecek işkence ve zulümlere şahit olduğumuz yeraltı cezaevinde kalırken dışarıdaki hayatın her geçen gün bizden daha da uzaklaştığını bir rüyaya dönüştüğünü hissediyorduk Çünkü Esed rejiminin yeraltında kurduğu bu dünya adeta bambaşka bir gezegen bambaşka bir âlem gibiydi Baştan aşağı kötülük ve zorbalığın hâkim olduğu yeraltı cezaevinde hayatta kalabilmenin tek yolu ise inanca ve umuda sarılmaktı Biz de öyle yaptık ve inanç ile umudun insan için ne büyük bir imkan olduğunu bir kez daha keşfettik

Pınar Yayınları
2012 yılının 9 Mart günü belgesel çekmek için gittiğimizi Suriye de kameraman arkadaşım Hamit Coşkun la birlikte Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırıldık Kaçırıldıktan sonra yeraltı cezaevinde yaşadıklarımız bizi yepyeni bir dünya ile tanıştırdı Bu öyle bir dünyaydı ki çoğu zaman insanlığımızdan utandık Akla gelmeyecek işkence ve zulümlere şahit olduğumuz yeraltı cezaevinde kalırken dışarıdaki hayatın her geçen gün bizden daha da uzaklaştığını bir rüyaya dönüştüğünü hissediyorduk Çünkü Esed rejiminin yeraltında kurduğu bu dünya adeta bambaşka bir gezegen bambaşka bir âlem gibiydi Baştan aşağı kötülük ve zorbalığın hâkim olduğu yeraltı cezaevinde hayatta kalabilmenin tek yolu ise inanca ve umuda sarılmaktı Biz de öyle yaptık ve inanç ile umudun insan için ne büyük bir imkan olduğunu bir kez daha keşfettik

Pınar Yayınları
2012 yılının 9 Mart günü belgesel çekmek için gittiğimizi Suriye de kameraman arkadaşım Hamit Coşkun la birlikte Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırıldık Kaçırıldıktan sonra yeraltı cezaevinde yaşadıklarımız bizi yepyeni bir dünya ile tanıştırdı Bu öyle bir dünyaydı ki çoğu zaman insanlığımızdan utandık Akla gelmeyecek işkence ve zulümlere şahit olduğumuz yeraltı cezaevinde kalırken dışarıdaki hayatın her geçen gün bizden daha da uzaklaştığını bir rüyaya dönüştüğünü hissediyorduk Çünkü Esed rejiminin yeraltında kurduğu bu dünya adeta bambaşka bir gezegen bambaşka bir âlem gibiydi Baştan aşağı kötülük ve zorbalığın hâkim olduğu yeraltı cezaevinde hayatta kalabilmenin tek yolu ise inanca ve umuda sarılmaktı Biz de öyle yaptık ve inanç ile umudun insan için ne büyük bir imkan olduğunu bir kez daha keşfettik