MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Eski Anadolu Türkçesi Dönemine Ait Bir Kur an Tefsiri — Abdulkadir Öztürk Abdullah Eren

Eski Anadolu Türkçesi Dönemine Ait Bir Kur an Tefsiri
266,00
Kuran ve Kuran ÜzerineDiğerDin İslamiyet

Eski Anadolu Türkçesi Dönemine Ait Bir Kur an Tefsiri

Abdulkadir Öztürk Abdullah Eren

Fenomen Yayıncılık

2021336 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Eski Anadolu Türkçesi Dönemine Ait Bir Kur an Tefsiri

Abdulkadir Öztürk Abdullah Eren

Uzun dönem Kök Tengri inancına mensup olarak yaşamış Türk boyları zamanla birbirinden farklılık göstererek Manihaizm Budizm Musevilik Hristiyanlık ve İslâmiyet gibi dinleri kabul etmişlerdir Bu dinler arasında İslâmiyet tarihte Hazar İdil Bulgar Karahanlı Selçuklu Harezm Altın Orda Çağatay Memlûk Osmanlı gibi büyük Türk devletlerinin hâkim unsuru olan Sabar Bulgar Karluk Yağma Çiğil Uygur Oğuz Kıpçak gibi farklı Türk boylarının mensuplarınca benimsenmiştir İslâmiyet özellikle Oğuz Türklerinin kurmuş olduğu Selçuklu ve Osmanlı devletleriyle geniş bir coğrafyada yayılmasını hızlandırmıştır Bunun yanı sıra İslâm âlemi Selçuklularla birlikte güçlü bir hamiye de kavuşmuştur İslâm dininin bayraktarlığını uzun müddet yapmış olan Selçuklular Anadolu yu da Türk yurdu haline getirerek Müslüman Anadolu Türklüğünün ilerleyen asırlarda üç kıtaya hükmedecek olan iradesinin temelini atmıştır İslâm diniyle müşerref olan Türkler bu dinin kitabı Kur an ı okuyup anlama ihtiyacı duymuşlar ve bu minvalde beliren müfessirler Kur an çalışmalarına yönelmişlerdir Karahanlılar döneminden itibaren satıraltı satırarası tercüme yöntemiyle başlamış olan Kur an ı anlama faaliyetleri ilerleyen zamanlarda tefsir çalışmalarıyla da artarak devam etmiştir Doğu ve Batı Türkçeleri bu çalışmalara yazınsal bir kimlik kazandırarak birbirinden değerli eserlerin meydana gelmesini sağlamıştır Müfessirlerin takdire şayan gayretleriyle ortaya çıkan ve Türk dilinin zenginliğini gösteren bu Kur an tercüme ve tefsirleri müstensihler aracılığıyla da istinsah edilerek pek çok nüsha Türk diline kazandırılmıştır Türk dilindeki Kur an çalışmalarına bakıldığında bütünsel tercümelerin Doğu Türkçesiyle yapıldığı Batı Türkçesiyle ise Anadolu da özellikle beylikler döneminde daha çok sure tefsirlerinin hazırlandığı söylenebilir Çalışmamıza konu olan nüsha beylikler döneminde yazılmış bir tefsirdir tefsirin nüshasıdır Dil özelliklerinden hareketle 16 yüzyıl ya da en geç 17 yüzyılın başlarında istinsah edildiği anlaşılan nüsha 63 varaktan ibaret olup 35 surenin tefsirini ihtiva etmektedir Abdullah EREN Özel Kitaplığı nda bulunan yazmada müellif adı Mülk suresi tefsirine mahsus Muhammed bin Mustafa olarak geçmekte diğer sure tefsirlerinin müellifi ile ilgili bir kayıt bulunmamaktadır

Ekin Kitap
396,48

Fenomen Yayıncılık

2020336 sf.
Ekin Kitap

Uzun dönem Kök Tengri inancına mensup olarak yaşamış Türk boyları zamanla birbirinden farklılık göstererek Manihaizm Budizm Musevilik Hristiyanlık ve İslâmiyet gibi dinleri kabul etmişlerdir Bu dinler arasında İslâmiyet tarihte Hazar İdil Bulgar Karahanlı Selçuklu Harezm Altın Orda Çağatay Memlûk Osmanlı gibi büyük Türk devletlerinin hâkim unsuru olan Sabar Bulgar Karluk Yağma Çiğil Uygur Oğuz Kıpçak gibi farklı Türk boylarının mensuplarınca benimsenmiştir İslâmiyet özellikle Oğuz Türklerinin kurmuş olduğu Selçuklu ve Osmanlı devletleriyle geniş bir coğrafyada yayılmasını hızlandırmıştır Bunun yanı sıra İslâm âlemi Selçuklularla birlikte güçlü bir hamiye de kavuşmuştur İslâm dininin bayraktarlığını uzun müddet yapmış olan Selçuklular Anadolu yu da Türk yurdu haline getirerek Müslüman Anadolu Türklüğünün ilerleyen asırlarda üç kıtaya hükmedecek olan iradesinin temelini atmıştır İslâm diniyle müşerref olan Türkler bu dinin kitabı Kur an ı okuyup anlama ihtiyacı duymuşlar ve bu minvalde beliren müfessirler Kur an çalışmalarına yönelmişlerdir Karahanlılar döneminden itibaren satıraltı satırarası tercüme yöntemiyle başlamış olan Kur an ı anlama faaliyetleri ilerleyen zamanlarda tefsir çalışmalarıyla da artarak devam etmiştir Doğu ve Batı Türkçeleri bu çalışmalara yazınsal bir kimlik kazandırarak birbirinden değerli eserlerin meydana gelmesini sağlamıştır Müfessirlerin takdire şayan gayretleriyle ortaya çıkan ve Türk dilinin zenginliğini gösteren bu Kur an tercüme ve tefsirleri müstensihler aracılığıyla da istinsah edilerek pek çok nüsha Türk diline kazandırılmıştır Türk dilindeki Kur an çalışmalarına bakıldığında bütünsel tercümelerin Doğu Türkçesiyle yapıldığı Batı Türkçesiyle ise Anadolu da özellikle beylikler döneminde daha çok sure tefsirlerinin hazırlandığı söylenebilir Çalışmamıza konu olan nüsha beylikler döneminde yazılmış bir tefsirdir tefsirin nüshasıdır Dil özelliklerinden hareketle 16 yüzyıl ya da en geç 17 yüzyılın başlarında istinsah edildiği anlaşılan nüsha 63 varaktan ibaret olup 35 surenin tefsirini ihtiva etmektedir Abdullah EREN Özel Kitaplığı nda bulunan yazmada müellif adı Mülk suresi tefsirine mahsus Muhammed bin Mustafa olarak geçmekte diğer sure tefsirlerinin müellifi ile ilgili bir kayıt bulunmamaktadır

Ucuz Kitap Al
401,20

Fenomen Yayıncılık

Aralık 2020336 sf.
16.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Uzun dönem Kök Tengri inancına mensup olarak yaşamış Türk boyları zamanla birbirinden farklılık göstererek Manihaizm Budizm Musevilik Hristiyanlık ve İslâmiyet gibi dinleri kabul etmişlerdir Bu dinler arasında İslâmiyet tarihte Hazar İdil Bulgar Karahanlı Selçuklu Harezm Altın Orda Çağatay Memlûk Osmanlı gibi büyük Türk devletlerinin hâkim unsuru olan Sabar Bulgar Karluk Yağma Çiğil Uygur Oğuz Kıpçak gibi farklı Türk boylarının mensuplarınca benimsenmiştir İslâmiyet özellikle Oğuz Türklerinin kurmuş olduğu Selçuklu ve Osmanlı devletleriyle geniş bir coğrafyada yayılmasını hızlandırmıştır Bunun yanı sıra İslâm âlemi Selçuklularla birlikte güçlü bir hamiye de kavuşmuştur İslâm dininin bayraktarlığını uzun müddet yapmış olan Selçuklular Anadolu yu da Türk yurdu haline getirerek Müslüman Anadolu Türklüğünün ilerleyen asırlarda üç kıtaya hükmedecek olan iradesinin temelini atmıştır İslâm diniyle müşerref olan Türkler bu dinin kitabı Kur an ı okuyup anlama ihtiyacı duymuşlar ve bu minvalde beliren müfessirler Kur an çalışmalarına yönelmişlerdir Karahanlılar döneminden itibaren satıraltı satırarası tercüme yöntemiyle başlamış olan Kur an ı anlama faaliyetleri ilerleyen zamanlarda tefsir çalışmalarıyla da artarak devam etmiştir Doğu ve Batı Türkçeleri bu çalışmalara yazınsal bir kimlik kazandırarak birbirinden değerli eserlerin meydana gelmesini sağlamıştır Müfessirlerin takdire şayan gayretleriyle ortaya çıkan ve Türk dilinin zenginliğini gösteren bu Kur an tercüme ve tefsirleri müstensihler aracılığıyla da istinsah edilerek pek çok nüsha Türk diline kazandırılmıştır Türk dilindeki Kur an çalışmalarına bakıldığında bütünsel tercümelerin Doğu Türkçesiyle yapıldığı Batı Türkçesiyle ise Anadolu da özellikle beylikler döneminde daha çok sure tefsirlerinin hazırlandığı söylenebilir Çalışmamıza konu olan nüsha beylikler döneminde yazılmış bir tefsirdir tefsirin nüshasıdır Dil özelliklerinden hareketle 16 yüzyıl ya da en geç 17 yüzyılın başlarında istinsah edildiği anlaşılan nüsha 63 varaktan ibaret olup 35 surenin tefsirini ihtiva etmektedir Abdullah EREN Özel Kitaplığı nda bulunan yazmada müellif adı Mülk suresi tefsirine mahsus Muhammed bin Mustafa olarak geçmekte diğer sure tefsirlerinin müellifi ile ilgili bir kayıt bulunmamaktadır Yayınevi Fenomen Yayıncılık Yazar Abdullah Eren Sayfa 336 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Aralık 2020 Barkod 9786059474900 Kategori Kuran ve Kuran Üzerine

Nobel Kitap
438,96

Fenomen Yayıncılık

2020336 sf.
Nobel Kitap

Uzun dönem Kök Tengri inancına mensup olarak yaşamış Türk boyları zamanla birbirinden farklılık göstererek Manihaizm Budizm Musevilik Hristiyanlık ve İslâmiyet gibi dinleri kabul etmişlerdir Bu dinler arasında İslâmiyet tarihte Hazar İdil Bulgar Karahanlı Selçuklu Harezm Altın Orda Çağatay Memlûk Osmanlı gibi büyük Türk devletlerinin hâkim unsuru olan Sabar Bulgar Karluk Yağma Çiğil Uygur Oğuz Kıpçak gibi farklı Türk boylarının mensuplarınca benimsenmiştir İslâmiyet özellikle Oğuz Türklerinin kurmuş olduğu Selçuklu ve Osmanlı devletleriyle geniş bir coğrafyada yayılmasını hızlandırmıştır Bunun yanı sıra İslâm âlemi Selçuklularla birlikte güçlü bir hamiye de kavuşmuştur İslâm dininin bayraktarlığını uzun müddet yapmış olan Selçuklular Anadolu yu da Türk yurdu haline getirerek Müslüman Anadolu Türklüğünün ilerleyen asırlarda üç kıtaya hükmedecek olan iradesinin temelini atmıştır İslâm diniyle müşerref olan Türkler bu dinin kitabı Kur an ı okuyup anlama ihtiyacı duymuşlar ve bu minvalde beliren müfessirler Kur an çalışmalarına yönelmişlerdir Karahanlılar döneminden itibaren satıraltı satırarası tercüme yöntemiyle başlamış olan Kur an ı anlama faaliyetleri ilerleyen zamanlarda tefsir çalışmalarıyla da artarak devam etmiştir Doğu ve Batı Türkçeleri bu çalışmalara yazınsal bir kimlik kazandırarak birbirinden değerli eserlerin meydana gelmesini sağlamıştır Müfessirlerin takdire şayan gayretleriyle ortaya çıkan ve Türk dilinin zenginliğini gösteren bu Kur an tercüme ve tefsirleri müstensihler aracılığıyla da istinsah edilerek pek çok nüsha Türk diline kazandırılmıştır Türk dilindeki Kur an çalışmalarına bakıldığında bütünsel tercümelerin Doğu Türkçesiyle yapıldığı Batı Türkçesiyle ise Anadolu da özellikle beylikler döneminde daha çok sure tefsirlerinin hazırlandığı söylenebilir Çalışmamıza konu olan nüsha beylikler döneminde yazılmış bir tefsirdir tefsirin nüshasıdır Dil özelliklerinden hareketle 16 yüzyıl ya da en geç 17 yüzyılın b

Pandora

Fenomen Yayıncılık

2020336 sf.
Pandora

Uzun dönem Kök Tengri inancına mensup olarak yaşamış Türk boyları zamanla birbirinden farklılık göstererek Manihaizm Budizm Musevilik Hristiyanlık ve İslâmiyet gibi dinleri kabul etmişlerdir Bu dinler arasında İslâmiyet tarihte Hazar İdil Bulgar Karahanlı Selçuklu Harezm Altın Orda Çağatay Memlûk Osmanlı gibi büyük Türk devletlerinin hâkim unsuru olan Sabar Bulgar Karluk Yağma Çiğil Uygur Oğuz Kıpçak gibi farklı Türk boylarının mensuplarınca benimsenmiştir İslâmiyet özellikle Oğuz Türklerinin kurmuş olduğu Selçuklu ve Osmanlı devletleriyle geniş bir coğrafyada yayılmasını hızlandırmıştır Bunun yanı sıra İslâm âlemi Selçuklularla birlikte güçlü bir hamiye de kavuşmuştur İslâm dininin bayraktarlığını uzun müddet yapmış olan Selçuklular Anadolu yu da Türk yurdu haline getirerek Müslüman Anadolu Türklüğünün ilerleyen asırlarda üç kıtaya hükmedecek olan iradesinin temelini atmıştır İslâm diniyle müşerref olan Türkler bu dinin kitabı Kur an ı okuyup anlama ihtiyacı duymuşlar ve bu minvalde beliren müfessirler Kur an çalışmalarına yönelmişlerdir Karahanlılar döneminden itibaren satıraltı satırarası tercüme yöntemiyle başlamış olan Kur an ı anlama faaliyetleri ilerleyen zamanlarda tefsir çalışmalarıyla da artarak devam etmiştir Doğu ve Batı Türkçeleri bu çalışmalara yazınsal bir kimlik kazandırarak birbirinden değerli eserlerin meydana gelmesini sağlamıştır Müfessirlerin takdire şayan gayretleriyle ortaya çıkan ve Türk dilinin zenginliğini gösteren bu Kur an tercüme ve tefsirleri müstensihler aracılığıyla da istinsah edilerek pek çok nüsha Türk diline kazandırılmıştır Türk dilindeki Kur an çalışmalarına bakıldığında bütünsel tercümelerin Doğu Türkçesiyle yapıldığı Batı Türkçesiyle ise Anadolu da özellikle beylikler döneminde daha çok sure tefsirlerinin hazırlandığı söylenebilir Çalışmamıza konu olan nüsha beylikler döneminde yazılmış bir tefsirdir tefsirin nüshasıdır Dil özelliklerinden hareketle 16 yüzyıl ya da en geç 17 yüzyılın başlarında istinsah edildiği anlaşılan nüsha 63 varaktan ibaret olup 35 surenin tefsirini ihtiva etmektedir Abdullah EREN Özel Kitaplığı nda bulunan yazmada müellif adı Mülk suresi tefsirine mahsus Muhammed bin Mustafa olarak geçmekte diğer sure tefsirlerinin müellifi ile ilgili bir kayıt bulunmamaktadır