MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Eski Güneşin Altında — Neslişah Çetinkaya

Eski Güneşin Altında
216,00
RomanROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Eski Güneşin Altında

Neslişah Çetinkaya

Kavim

2019
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Eski Güneşin Altında

Neslişah Çetinkaya

Tohuma durmuş bir başak kopardılar Bir başaktı sadece Oysa hayata ekilen umutlardı kopardılar sessizce Satranç tahtası ortada duruyordu Taşlar yerli yerindeydi Şahlar piyonlar vezirler Ademoğlu Ademler herkes onları görüyorlardı Bir mektup düştü gecenin sessizliğine Gördünüz mü dedi Yeva Gerçekten de gördünüz mü Acıdan kalan yanları dökülmüştü yakası açık gerdanı apaktı Başakların solmuş tanelerinden bir hüzün yayıldı her tarafa Görmek imkânsızdı kendi karanlığında baktığı aynada Belli ki bir kadın kendi içinden geçiyordu zamanın Pek çok hikâyede beliren ortak bir yazgının susuşu gibiydi susuşu Belli belirsiz bir gülümseme geçti gözlerinden Terk edileceğini anlayan bir kadınınki gibiydi kederi sustu Kendine çocukluğuna çocukluğunu susturan annesinin suslarına sustu Sonra köklerine ve bu köklere ulaşamamış su damlasını yutan toprağın çatlağına Hüzünlerden boğum boğum saçlarına ve elbette bu saçlarını öpen adama Susmasa susuşu yarım kalırdı çünkü Sessizce arkasını döndü ve gitti Öyle hüzünlüydü ki gidişi tüm kadınlar içinde çölde bir kum tanesi Zor seçilirdi Tanıtım Bülteninden

Kitap Yurdu
217,50

KAVİM YAYINCILIK

26.11.2019272 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Tohuma durmuş bir başak kopardılar Bir başaktı sadece Oysa hayata ekilen umutlardı kopardılar sessizce Satranç tahtası ortada duruyordu Taşlar yerli yerindeydi Şahlar piyonlar vezirler Ademoğlu Ademler herkes onları görüyorlardı Bir mektup düştü gecenin sessizliğine Gördünüz mü dedi Yeva Gerçekten de gördünüz mü Acıdan kalan yanları dökülmüştü yakası açık gerdanı apaktı Başakların solmuş tanelerinden bir hüzün yayıldı her tarafa Görmek imkânsızdı kendi karanlığında baktığı aynada Belli ki bir kadın kendi içinden geçiyordu zamanın Pek çok hikâyede beliren ortak bir yazgının susuşu gibiydi susuşu Belli belirsiz bir gülümseme geçti gözlerinden Terk edileceğini anlayan bir kadınınki gibiydi kederi sustu Kendine çocukluğuna çocukluğunu susturan annesinin suslarına sustu Sonra köklerine ve bu köklere ulaşamamış su damlasını yutan toprağın çatlağına Hüzünlerden boğum boğum saçlarına ve elbette bu saçlarını öpen adama Susmasa susuşu yarım kalırdı çünkü Sessizce arkasını döndü ve gitti Öyle hüzünlüydü ki gidişi tüm kadınlar içinde çölde bir kum tanesi Zor seçilirdi

Şehadet Kitap
219,00

Kavim Yayıncılık

2019272 sf.
Şehadet Kitap

Tohuma durmuş bir başak kopardılar Bir başaktı sadece Oysa hayata ekilen umutlardı kopardılar sessizce Satranç tahtası ortada duruyordu Taşlar yerli yerindeydi Şahlar piyonlar vezirler Ademoğlu Ademler herkes onları görüyorlardı Bir mektup düştü gecenin sessizliğine Gördünüz mü dedi Yeva Gerçekten de gördünüz mü Acıdan kalan yanları dökülmüştü yakası açık gerdanı apaktı Başakların solmuş tanelerinden bir hüzün yayıldı her tarafa Görmek imkânsızdı kendi karanlığında baktığı aynada Belli ki bir kadın kendi içinden geçiyordu zamanın Pek çok hikâyede beliren ortak bir yazgının susuşu gibiydi susuşu Belli belirsiz bir gülümseme geçti gözlerinden Terk edileceğini anlayan bir kadınınki gibiydi kederi sustu Kendine çocukluğuna çocukluğunu susturan annesinin suslarına sustu Sonra köklerine ve bu köklere ulaşamamış su damlasını yutan toprağın çatlağına Hüzünlerden boğum boğum saçlarına ve elbette bu saçlarını öpen adama Susmasa susuşu yarım kalırdı çünkü Sessizce arkasını döndü ve gitti Öyle hüzünlüydü ki gidişi tüm kadınlar içinde çölde bir kum tanesi Zor seçilirdi

Kitap Sepeti
234,00

Kavim Yayıncılık

2019272 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Tohuma durmuş bir başak kopardılar Bir başaktı sadece Oysa hayata ekilen umutlardı kopardılar sessizce Satranç tahtası ortada duruyordu Taşlar yerli yerindeydi Şahlar piyonlar vezirler Ademoğlu Ademler herkes onları görüyorlardı Bir mektup düştü gecenin sessizliğine Gördünüz mü dedi Yeva Gerçekten de gördünüz mü Acıdan kalan yanları dökülmüştü yakası açık gerdanı apaktı Başakların solmuş tanelerinden bir hüzün yayıldı her tarafa Görmek imkânsızdı kendi karanlığında baktığı aynada Belli ki bir kadın kendi içinden geçiyordu zamanın Pek çok hikâyede beliren ortak bir yazgının susuşu gibiydi susuşu Belli belirsiz bir gülümseme geçti gözlerinden Terk edileceğini anlayan bir kadınınki gibiydi kederi sustu Kendine çocukluğuna çocukluğunu susturan annesinin suslarına sustu Sonra köklerine ve bu köklere ulaşamamış su damlasını yutan toprağın çatlağına Hüzünlerden boğum boğum saçlarına ve elbette bu saçlarını öpen adama Susmasa susuşu yarım kalırdı çünkü Sessizce arkasını döndü ve gitti Öyle hüzünlüydü ki gidişi tüm kadınlar içinde çölde bir kum tanesi Zor seçilirdi

Nobel Kitap
261,00

Kavim Yayıncılık

2019272 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Tohuma durmuş bir başak kopardılar Bir başaktı sadece Oysa hayata ekilen umutlardı kopardılar sessizce Satranç tahtası ortada duruyordu Taşlar yerli yerindeydi Şahlar piyonlar vezirler Ademoğlu Ademler herkes onları görüyorlardı Bir mektup düştü gecenin sessizliğine Gördünüz mü dedi Yeva Gerçekten de gördünüz mü Acıdan kalan yanları dökülmüştü yakası açık gerdanı apaktı Başakların solmuş tanelerinden bir hüzün yayıldı her tarafa Görmek imkânsızdı kendi karanlığında baktığı aynada Belli ki bir kadın kendi içinden geçiyordu zamanın Pek çok hikâyede beliren ortak bir yazgının susuşu gibiydi susuşu Belli belirsiz bir gülümseme geçti gözlerinden Terk edileceğini anlayan bir kadınınki gibiydi kederi sustu Kendine çocukluğuna çocukluğunu susturan annesinin suslarına sustu Sonra köklerine ve bu köklere ulaşamamış su damlasını yutan toprağın çatlağına Hüzünlerden boğum boğum saçlarına ve elbette bu saçlarını öpen adama Susmasa susuşu yarım kalırdı çünkü Sessizce arkasını döndü ve gitti Öyle hüzünlüydü ki gidişi tüm kadınlar içinde çölde bir kum tanesi Zor seçilirdi

Pandora

Kavim

2019272 sf.
Pandora

Tohuma durmuş bir başak kopardılar Bir başaktı sadece Oysa hayata ekilen umutlardı kopardılar sessizce Satranç tahtası ortada duruyordu Taşlar yerli yerindeydi Şahlar piyonlar vezirler Ademoğlu Ademler herkes onları görüyorlardı Bir mektup düştü gecenin sessizliğine Gördünüz mü dedi Yeva Gerçekten de gördünüz mü Acıdan kalan yanları dökülmüştü yakası açık gerdanı apaktı Başakların solmuş tanelerinden bir hüzün yayıldı her tarafa Görmek imkânsızdı kendi karanlığında baktığı aynada Belli ki bir kadın kendi içinden geçiyordu zamanın Pek çok hikâyede beliren ortak bir yazgının susuşu gibiydi susuşu Belli belirsiz bir gülümseme geçti gözlerinden Terk edileceğini anlayan bir kadınınki gibiydi kederi sustu Kendine çocukluğuna çocukluğunu susturan annesinin suslarına sustu Sonra köklerine ve bu köklere ulaşamamış su damlasını yutan toprağın çatlağına Hüzünlerden boğum boğum saçlarına ve elbette bu saçlarını öpen adama Susmasa susuşu yarım kalırdı çünkü Sessizce arkasını döndü ve gitti Öyle hüzünlüydü ki gidişi tüm kadınlar içinde çölde bir kum tanesi Zor seçilirdi