Eski Günler — Melahat Görgülü

Eski Günler
Melahat Görgülüİkinci Adam Yayınları
Eski Günler
Melahat GörgülüGözlerim dalıp gidiyor Bahçedeki incir ağacındaki tek tük meyveler buruşmuş sararmış kuşlar gagalıyor Güvercinlerin gurk gurkları Hurma ağacının tepesinden görülen gökyüzü mor salkım salkım bulutlarla kaplanmış tavandan aşağıya kadar inen kocaman perdesiz pen cerelerden içeri serin hava sızıyor Kışı düşünüyorum üşümek var içimde Birden evimi hatırlıyorum Her tarafı bin nakışlı kilimlerle kaplı geniş oturma odasının köşesindeki büyük odun sobasının çıtırtısı her tarafı sarmış Bir halı yolluk serili geniş beyaz dantelalı sedirin ortasına karşılıklı oturmuş anne babam kahvelerini yudumluyor Karşıdaki divanda yere serilmeye kıyılmamış halının al gülleri Karlar gibi ak örtülerin şişman yastıkların bezediği sarı topuzlu yüksek karyola kalın kristal aynası boydan boya çatlamış kıyıları ayakları oyma işlemeli yaldızlı babaannemden kalma ceviz gardırop ekşi elma ke bap kestane kokusu sıcak zencefilli tarçınlı ıhlamur kokusu lahana et yağı Bir bardak daha iç kızım Acı anne Olsun göğsünü yumuşatır Bak öksürüyorsun hadi iç bakayım Yazar çocukluğunun geçtiği İzmir in beldesinden başlayıp İstanbul a uzanan yaşam öyküsündeki tanık olduğu olayları keskin gözlem gücüyle ve zengin ayrıntılarla sayfalara aktarıyor Eski İstanbul un sokakları evleri insanları yaşanılan olaylar çocukluğunda dinlediği İzmir in kurtuluşu hikayesi verilen şehitler İkinci Dünya Savaşı nın sıkıntıları sıtma salgınları ve AŞK Eşine duyduğu sonsuz ve ölümsüz aşk satırlarda bazen kıskanç ve hırçın bazen de sevgi ve şefkat dolu ışıldıyor Kimi zaman gülümseten kimi zaman da yürek yakan hikayeler ve şiirler geniş bir hayal gücüyle birleşe rek unutulmaz bir eser meydana getiriyor Geçmişe ve şimdiki zamana duygu yüklü bir bakış Melahat Görgülü Tanıtım Bülteninden

İkinci Adam Yayınları
Gözlerim dalıp gidiyor Bahçedeki incir ağacındaki tek tük meyveler buruşmuş sararmış kuşlar gagalıyor Güvercinlerin gurk gurkları Hurma ağacının tepesinden görülen gökyüzü mor salkım salkım bulutlarla kaplanmış tavandan aşağıya kadar inen kocaman perdesiz pen cerelerden içeri serin hava sızıyor Kışı düşünüyorum üşümek var içimde Birden evimi hatırlıyorum Her tarafı bin nakışlı kilimlerle kaplı geniş oturma odasının köşesindeki büyük odun sobasının çıtırtısı her tarafı sarmış Bir halı yolluk serili geniş beyaz dantelalı sedirin ortasına karşılıklı oturmuş anne babam kahvelerini yudumluyor Karşıdaki divanda yere serilmeye kıyılmamış halının al gülleri Karlar gibi ak örtülerin şişman yastıkların bezediği sarı topuzlu yüksek karyola kalın kristal aynası boydan boya çatlamış kıyıları ayakları oyma işlemeli yaldızlı babaannemden kalma ceviz gardırop ekşi elma ke bap kestane kokusu sıcak zencefilli tarçınlı ıhlamur kokusu lahana et yağı Bir bardak daha iç kızım Acı anne Olsun göğsünü yumuşatır Bak öksürüyorsun hadi iç bakayım Yazar çocukluğunun geçtiği İzmir in beldesinden başlayıp İstanbul a uzanan yaşam öyküsündeki tanık olduğu olayları keskin gözlem gücüyle ve zengin ayrıntılarla sayfalara aktarıyor Eski İstanbul un sokakları evleri insanları yaşanılan olaylar çocukluğunda dinlediği İzmir in kurtuluşu hikayesi verilen şehitler İkinci Dünya Savaşı nın sıkıntıları sıtma salgınları ve AŞK Eşine duyduğu sonsuz ve ölümsüz aşk satırlarda bazen kıskanç ve hırçın bazen de sevgi ve şefkat dolu ışıldıyor Kimi zaman gülümseten kimi zaman da yürek yakan hikayeler ve şiirler geniş bir hayal gücüyle birleşe rek unutulmaz bir eser meydana getiriyor Geçmişe ve şimdiki zamana duygu yüklü bir bakış Melahat Görgülü

İkinci Adam Yayınları
Gözlerim dalıp gidiyor Bahçedeki incir ağacındaki tek tük meyveler buruşmuş sararmış kuşlar gagalıyor Güvercinlerin gurk gurkları Hurma ağacının tepesinden görülen gökyüzü mor salkım salkım bulutlarla kaplanmış tavandan aşağıya kadar inen kocaman perdesiz pencerelerden içeri serin hava sızıyor Kışı düşünüyorum üşümek var içimde Birden evimi hatırlıyorum Her tarafı bin nakışlı kilimlerle kaplı geniş oturma odasının köşesindeki büyük odun sobasının çıtırtısı her tarafı sarmış Bir halı yolluk serili geniş beyaz dantelalı sedirin ortasına karşılıklı oturmuş anne babam kahvelerini yudumluyor Karşıdaki divanda yere serilmeye kıyılmamış halının al gülleri Karlar gibi ak örtülerin şişman yastıkların bezediği sarı topuzlu yüksek karyola kalın kristal aynası boydan boya çatlamış kıyıları ayakları oyma işlemeli yaldızlı babaannemden kalma ceviz gardırop ekşi elma kebap kestane kokusu sıcak zencefilli tarçınlı ıhlamur kokusu lahana et yağı Bir bardak daha iç kızım Acı anne Olsun göğsünü yumuşatır Bak öksürüyorsun hadi iç bakayım

İkinci Adam Yayınları
Gözlerim dalıp gidiyor Bahçedeki incir ağacındaki tek tük meyveler buruşmuş sararmış kuşlar gagalıyor Güvercinlerin gurk gurkları Hurma ağacının tepesinden görülen gökyüzü mor salkım salkım bulutlarla kaplanmış tavandan aşağıya kadar inen kocaman perdesiz pen cerelerden içeri serin hava sızıyor Kışı düşünüyorum üşümek var içimde Birden evimi hatırlıyorum Her tarafı bin nakışlı kilimlerle kaplı geniş oturma odasının köşesindeki büyük odun sobasının çıtırtısı her tarafı sarmış Bir halı yolluk serili geniş beyaz dantelalı sedirin ortasına karşılıklı oturmuş anne babam kahvelerini yudumluyor Karşıdaki divanda yere serilmeye kıyılmamış halının al gülleri Karlar gibi ak örtülerin şişman yastıkların bezediği sarı topuzlu yüksek karyola kalın kristal aynası boydan boya çatlamış kıyıları ayakları oyma işlemeli yaldızlı babaannemden kalma ceviz gardırop ekşi elma ke bap kestane kokusu sıcak zencefilli tarçınlı ıhlamur kokusu lahana et yağı Bir bardak daha iç kızım Acı anne Olsun göğsünü yumuşatır Bak öksürüyorsun hadi iç bakayım Yazar çocukluğunun geçtiği İzmir in beldesinden başlayıp İstanbul a uzanan yaşam öyküsündeki tanık olduğu olayları keskin gözlem gücüyle ve zengin ayrıntılarla sayfalara aktarıyor Eski İstanbul un sokakları evleri insanları yaşanılan olaylar çocukluğunda dinlediği İzmir in kurtuluşu hikayesi verilen şehitler İkinci Dünya Savaşı nın sıkıntıları sıtma salgınları ve AŞK Eşine duyduğu sonsuz ve ölümsüz aşk satırlarda bazen kıskanç ve hırçın bazen de sevgi ve şefkat dolu ışıldıyor Kimi zaman gülümseten kimi zaman da yürek yakan hikayeler ve şiirler geniş bir hayal gücüyle birleşe rek unutulmaz bir eser meydana getiriyor Geçmişe ve şimdiki zamana duygu yüklü bir bakış Melahat Görgülü

İkinci Adam
Gözlerim dalıp gidiyor Bahçedeki incir ağacındaki tek tük meyveler buruşmuş sararmış kuşlar gagalıyor Güvercinlerin gurk gurkları Hurma ağacının tepesinden görülen gökyüzü mor salkım salkım bulutlarla kaplanmış tavandan aşağıya kadar inen kocaman perdesiz pencerelerden içeri serin hava sızıyor Kışı düşünüyorum üşümek var içimde Birden evimi hatırlıyorum Her tarafı bin nakışlı kilimlerle kaplı geniş oturma odasının köşesindeki büyük odun sobasının çıtırtısı her tarafı sarmış Bir halı yolluk serili geniş beyaz dantelalı sedirin ortasına karşılıklı oturmuş anne babam kahvelerini yudumluyor Karşıdaki divanda yere serilmeye kıyılmamış halının al gülleri Karlar gibi ak örtülerin şişman yastıkların bezediği sarı topuzlu yüksek karyola kalın kristal aynası boydan boya çatlamış kıyıları ayakları oyma işlemeli yaldızlı babaannemden kalma ceviz gardırop ekşi elma kebap kestane kokusu sıcak zencefilli tarçınlı ıhlamur kokusu lahana et yağı Bir bardak daha iç kızım Acı anne Olsun göğsünü yumuşatır Bak öksürüyorsun hadi iç bakayım Yazar çocukluğunun geçtiği İzmir in beldesinden başlayıp İstanbul a uzanan yaşam öyküsündeki tanık olduğu olayları keskin gözlem gücüyle ve zengin ayrıntılarla sayfalara aktarıyor Eski İstanbul un sokakları evleri insanları yaşanılan olaylar çocukluğunda dinlediği İzmir in kurtuluşu hikayesi verilen şehitler İkinci Dünya Savaşı nın sıkıntıları sıtma salgınları ve AŞK Eşine duyduğu sonsuz ve ölümsüz aşk satırlarda bazen kıskanç ve hırçın bazen de sevgi ve şefkat dolu ışıldıyor Kimi zaman gülümseten kimi zaman da yürek yakan hikayeler ve şiirler geniş bir hayal gücüyle birleşe rek unutulmaz bir eser meydana getiriyor Geçmişe ve şimdiki zamana duygu yüklü bir bakış Melahat Görgülü