Eski İstanbul dan Hikayeler 1935 1950 — Sermet Muhtar Alus

Eski İstanbul dan Hikayeler 1935 1950
Sermet Muhtar AlusBüyüyenay Yayınları
Eski İstanbul dan Hikayeler 1935 1950
Sermet Muhtar AlusSermet Muhtar Alus un 1935 1950 tarihleri arasında kaleme aldığı eski İstanbul a dair hikâyeleri bir araya getiren bu kitap farklı tarihlerde Akşam Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey Aydede Akbaba Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış yazılardan oluşmaktadır Yazarın anlattıkları yaklaşık 75 yıl önceki hatıralarından şahitliklerinden gözlemlerinden ve çevresinden duyduklarından derlenmiştir Bu eser şehir tarihi kültürü ve sosyolojisi açısından önemlidir Hikâyeler gerçek insanların tutum ve davranışlarını yansıtmakta olup kurgu değildir Yazar gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve dönemin şartlarını özgün hikâyelerle anlatmaktadır Bu eser geçmişin insanlık macerasını ve yaşamın çeşitli yönlerini okuyucuya aktarırken eğlenceli bir üslupla kaleme alınmıştır

Büyüyenay Yayınları
Sermet Muhtar Alus un eseri eski İstanbul un matbuat hayatını anlatır İlk bölümde yazı malzemeleri hakkında bilgiler yer alırken ikinci bölümde matbuatla ilgili mekanlar kelimeler darbımeseller gazeteler dergiler kitaplar ve ressamlar ele alınır Eser görsel olarak zenginleştirilmiş belgesel niteliğindedir

Büyüyen Ay Yayınları
Eski İstanbul dan Hikâyeler 1935 1950 Sermet Muhtar Alus un 1935 1950 tarihleri arasında kaleme aldığı eski İstanbul a dair hikâyeleri bir araya getiriyor Kitap farklı tarihlerde Akşam Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey Aydede Akbaba Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış ve insana dair hikâyelerin yer aldığı yazılardan meydana geliyor Yazarın Eski İstanbul dan Hikâyeler de anlattıkları bütünüyle yaklaşık 75 yıl önceki kendi hatıralarından şahitliklerinden gözlem ve izlenimlerinden yakın çevresinden duyduklarından hasıl ettiği bilgi ve malûmatlardan meydana gelmekte Bugün bizler içinse şehir tarihi kültürü ve sosyolojisi hükmünde Kitabı meydan getiren her bir yazı enstantaneler halinde toplum içinde tutum ve davranışlarıyla capcanlı insanın anlatımı Buradaki hikâyeler zihinde tasarlanmış birer kurgu örneği değil Yazarın bizzat şahitlikleri ve duydukları neticesinde kaleme aldığı hikâyeler Sermet Muhtar bu yazılarında gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve onların her birinin devrin şartları ruhu ve idrakiyle bütünleşmiş kendine özgü hikâyelerini anlatmakta Öyle ki o ele avuca gelmez sürprizlerle dolu insanlık macerasını hayat parıltılarını bazen ibret bazen de yavaş yavaş içimize dokunan kader ironisini hissettirerek dile getiryor Yazar kendine has o esprili üslûbu ve anlatımıyla aile yapısı ilişkiler hiyerarşisi gelenekler içinde gelişip ortaya çıkan insani özü işlediği bu hikâyeleriyle mekânı ve insanı içiçe bir bakıma kelimelerle zaptetmek ister Sanki onların zaman içinde unutulup gitmesine gönlü razı değildir Belli ki bizlerin de o hikâyelere dahil olup farklı zamanlar ayrı devirler birleşip buluşsun geçmişin hikâyeleri zaman ile kayıtlı olmasın onun hükmüne boyun eğmesin dileğindedir Bütün bunları unutuşun gafletinden kurtarıp kalemiyle ebedileştiren yazar kıvrak üslûbu ve dil zevkiyle artık yazı hayatımızdan neredeyse tamamen çekilen zarif ironisiyle edebiyatın daima yaşayacak dünyasına ekliyor Belki o yapmasaydı hiç yapılmayacak olanı bizlere sunuyor

Büyüyenay Yayınları
Eski İstanbul dan Hikâyeler 1935 1950 Sermet Muhtar Alus un 1935 1950 tarihleri arasında kaleme aldığı eski İstanbul a dair hikâyeleri bir araya getiriyor Kitap farklı tarihlerde Akşam Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey Aydede Akbaba Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış ve insana dair hikâyelerin yer aldığı yazılardan meydana geliyor Yazarın Eski İstanbul dan Hikâyeler de anlattıkları bütünüyle yaklaşık 75 yıl önceki kendi hatıralarından şahitliklerinden gözlem ve izlenimlerinden yakın çevresinden duyduklarından hasıl ettiği bilgi ve malûmatlardan meydana gelmekte Bugün bizler içinse şehir tarihi kültürü ve sosyolojisi hükmünde Kitabı meydan getiren her bir yazı enstantaneler halinde toplum içinde tutum ve davranışlarıyla capcanlı insanın anlatımı Buradaki hikâyeler zihinde tasarlanmış birer kurgu örneği değil Yazarın bizzat şahitlikleri ve duydukları neticesinde kaleme aldığı hikâyeler Sermet Muhtar bu yazılarında gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve onların her birinin devrin şartları ruhu ve idrakiyle bütünleşmiş kendine özgü hikâyelerini anlatmakta Öyle ki o ele avuca gelmez sürprizlerle dolu insanlık macerasını hayat parıltılarını bazen ibret bazen de yavaş yavaş içimize dokunan kader ironisini hissettirerek dile getiryor Yazar kendine has o esprili üslûbu ve anlatımıyla aile yapısı ilişkiler hiyerarşisi gelenekler içinde gelişip ortaya çıkan insani özü işlediği bu hikâyeleriyle mekânı ve insanı içiçe bir bakıma kelimelerle zaptetmek ister Sanki onların zaman içinde unutulup gitmesine gönlü razı değildir Belli ki bizlerin de o hikâyelere dahil olup farklı zamanlar ayrı devirler birleşip buluşsun geçmişin hikâyeleri zaman ile kayıtlı olmasın onun hükmüne boyun eğmesin dileğindedir Bütün bunları unutuşun gafletinden kurtarıp kalemiyle ebedileştiren yazar kıvrak üslûbu ve dil zevkiyle artık yazı hayatımızdan neredeyse tamamen çekilen zarif ironisiyle edebiyatın daima yaşayacak dünyasına ekliyor Belki o yapmasaydı hiç yapılmayacak olanı bizlere sunuyor Tanıtım Bülteninden

Büyüyen Ay Yayınları
Eski İstanbul dan Hikâyeler 1935 1950 Sermet Muhtar Alus un 1935 1950 tarihleri arasında kaleme aldığı eski İstanbul a dair hikâyeleri bir araya getiriyor Kitap farklı tarihlerde Akşam Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey Aydede Akbaba Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış ve insana dair hikâyelerin yer aldığı yazılardan meydana geliyor Yazarın Eski İstanbul dan Hikâyeler de anlattıkları bütünüyle yaklaşık 75 yıl önceki kendi hatıralarından şahitliklerinden gözlem ve izlenimlerinden yakın çevresinden duyduklarından hasıl ettiği bilgi ve malûmatlardan meydana gelmekte Bugün bizler içinse şehir tarihi kültürü ve sosyolojisi hükmünde Kitabı meydan getiren her bir yazı enstantaneler halinde toplum içinde tutum ve davranışlarıyla capcanlı insanın anlatımı Buradaki hikâyeler zihinde tasarlanmış birer kurgu örneği değil Yazarın bizzat şahitlikleri ve duydukları neticesinde kaleme aldığı hikâyeler Sermet Muhtar bu yazılarında gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve onların her birinin devrin şartları ruhu ve idrakiyle bütünleşmiş kendine özgü hikâyelerini anlatmakta Öyle ki o ele avuca gelmez sürprizlerle dolu insanlık macerasını hayat parıltılarını bazen ibret bazen de yavaş yavaş içimize dokunan kader ironisini hissettirerek dile getiryor Yazar kendine has o esprili üslûbu ve anlatımıyla aile yapısı ilişkiler hiyerarşisi gelenekler içinde gelişip ortaya çıkan insani özü işlediği bu hikâyeleriyle mekânı ve insanı içiçe bir bakıma kelimelerle zaptetmek ister Sanki onların zaman içinde unutulup gitmesine gönlü razı değildir Belli ki bizlerin de o hikâyelere dahil olup farklı zamanlar ayrı devirler birleşip buluşsun geçmişin hikâyeleri zaman ile kayıtlı olmasın onun hükmüne boyun eğmesin dileğindedir Bütün bunları unutuşun gafletinden kurtarıp kalemiyle ebedileştiren yazar kıvrak üslûbu ve dil zevkiyle artık yazı hayatımızdan neredeyse tamamen çekilen zarif ironisiyle edebiyatın daima yaşayacak dünyasına ekliyor Belki o yapmasaydı hiç yapılmayacak olanı bizlere sunuyor

Büyüyen Ay Yayınları
Eski İstanbul dan Hikâyeler 1935 1950 Sermet Muhtar Alus un 1935 1950 tarihleri arasında kaleme aldığı eski İstanbul a dair hikâyeleri bir araya getiriyor Kitap farklı tarihlerde Akşam Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey Aydede Akbaba Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış ve insana dair hikâyelerin yer aldığı yazılardan meydana geliyor Yazarın Eski İstanbul dan Hikâyeler de anlattıkları bütünüyle yaklaşık 75 yıl önceki kendi hatıralarından şahitliklerinden gözlem ve izlenimlerinden yakın çevresinden duyduklarından hasıl ettiği bilgi ve malûmatlardan meydana gelmekte Bugün bizler içinse şehir tarihi kültürü ve sosyolojisi hükmünde Kitabı meydan getiren her bir yazı enstantaneler halinde toplum içinde tutum ve davranışlarıyla capcanlı insanın anlatımı Buradaki hikâyeler zihinde tasarlanmış birer kurgu örneği değil Yazarın bizzat şahitlikleri ve duydukları neticesinde kaleme aldığı hikâyeler Sermet Muhtar bu yazılarında gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve onların her birinin devrin şartları ruhu ve idrakiyle bütünleşmiş kendine özgü hikâyelerini anlatmakta Öyle ki o ele avuca gelmez sürprizlerle dolu insanlık macerasını hayat parıltılarını bazen ibret bazen de yavaş yavaş içimize dokunan kader ironisini hissettirerek dile getiryor Yazar kendine has o esprili üslûbu ve anlatımıyla aile yapısı ilişkiler hiyerarşisi gelenekler içinde gelişip ortaya çıkan insani özü işlediği bu hikâyeleriyle mekânı ve insanı içiçe bir bakıma kelimelerle zaptetmek ister Sanki onların zaman içinde unutulup gitmesine gönlü razı değildir Belli ki bizlerin de o hikâyelere dahil olup farklı zamanlar ayrı devirler birleşip buluşsun geçmişin hikâyeleri zaman ile kayıtlı olmasın onun hükmüne boyun eğmesin dileğindedir Bütün bunları unutuşun gafletinden kurtarıp kalemiyle ebedileştiren yazar kıvrak üslûbu ve dil zevkiyle artık yazı hayatımızdan neredeyse tamamen çekilen zarif ironisiyle edebiyatın daima yaşayacak dünyasına ekliyor Belki o yapmasaydı hiç yapılmayacak olanı bizlere sunuyor

BÜYÜYENAY
Eski İstanbul dan Hikâyeler 1935 1950 Sermet Muhtar Alus un 1935 1950 tarihleri arasında kaleme aldığı eski İstanbul a dair hikâyeleri bir araya getiriyor Kitap farklı tarihlerde Akşam Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey Aydede Akbaba Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış ve insana dair hikâyelerin yer aldığı yazılardan meydana geliyor Yazarın Eski İstanbul dan Hikâyeler de anlattıkları bütünüyle yaklaşık 75 yıl önceki kendi hatıralarından şahitliklerinden gözlem ve izlenimlerinden yakın çevresinden duyduklarından hasıl ettiği bilgi ve malûmatlardan meydana gelmekte Bugün bizler içinse şehir tarihi kültürü ve sosyolojisi hükmünde Kitabı meydan getiren her bir yazı enstantaneler halinde toplum içinde tutum ve davranışlarıyla capcanlı insanın anlatımı Buradaki hikâyeler zihinde tasarlanmış birer kurgu örneği değil Yazarın bizzat şahitlikleri ve duydukları neticesinde kaleme aldığı hikâyeler Sermet Muhtar bu yazılarında gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve onların her birinin devrin şartları ruhu ve idrakiyle bütünleşmiş kendine özgü hikâyelerini anlatmakta Öyle ki o ele avuca gelmez sürprizlerle dolu insanlık macerasını hayat parıltılarını bazen ibret bazen de yavaş yavaş içimize dokunan kader ironisini hissettirerek dile getiryor Yazar kendine has o esprili üslûbu ve anlatımıyla aile yapısı ilişkiler hiyerarşisi gelenekler içinde gelişip ortaya çıkan insani özü işlediği bu hikâyeleriyle mekânı ve insanı içiçe bir bakıma kelimelerle zaptetmek ister Sanki onların zaman içinde unutulup gitmesine gönlü razı değildir Belli ki bizlerin de o hikâyelere dahil olup farklı zamanlar ayrı devirler birleşip buluşsun geçmişin hikâyeleri zaman ile kayıtlı olmasın onun hükmüne boyun eğmesin dileğindedir Bütün bunları unutuşun gafletinden kurtarıp kalemiyle ebedileştiren yazar kıvrak üslûbu ve dil zevkiyle artık yazı hayatımızdan neredeyse tamamen çekilen zarif ironisiyle edebiyatın daima yaşayacak dünyasına ekliyor Belki o yapmasaydı hiç yapılmayacak olanı bizlere sunuyor

Büyüyen Ay
Eski İstanbul dan Hikâyeler 1935 1950 Sermet Muhtar Alus un 1935 1950 tarihleri arasında kaleme aldığı eski İstanbul a dair hikâyeleri bir araya getiriyor Kitap farklı tarihlerde Akşam Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey Aydede Akbaba Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış ve insana dair hikâyelerin yer aldığı yazılardan meydana geliyor Yazarın Eski İstanbul dan Hikâyeler de anlattıkları bütünüyle yaklaşık 75 yıl önceki kendi hatıralarından şahitliklerinden gözlem ve izlenimlerinden yakın çevresinden duyduklarından hasıl ettiği bilgi ve malûmatlardan meydana gelmekte Bugün bizler içinse şehir tarihi kültürü ve sosyolojisi hükmünde Kitabı meydan getiren her bir yazı enstantaneler halinde toplum içinde tutum ve davranışlarıyla capcanlı insanın anlatımı Buradaki hikâyeler zihinde tasarlanmış birer kurgu örneği değil Yazarın bizzat şahitlikleri ve duydukları neticesinde kaleme aldığı hikâyeler Sermet Muhtar bu yazılarında gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve onların her birinin devrin şartları ruhu ve idrakiyle bütünleşmiş kendine özgü hikâyelerini anlatmakta Öyle ki o ele avuca gelmez sürprizlerle dolu insanlık macerasını hayat parıltılarını bazen ibret bazen de yavaş yavaş içimize dokunan kader ironisini hissettirerek dile getiryor Yazar kendine has o esprili üslûbu ve anlatımıyla aile yapısı ilişkiler hiyerarşisi gelenekler içinde gelişip ortaya çıkan insani özü işlediği bu hikâyeleriyle mekânı ve insanı içiçe bir bakıma kelimelerle zaptetmek ister Sanki onların zaman içinde unutulup gitmesine gönlü razı değildir Belli ki bizlerin de o hikâyelere dahil olup farklı zamanlar ayrı devirler birleşip buluşsun geçmişin hikâyeleri zaman ile kayıtlı olmasın onun hükmüne boyun eğmesin dileğindedir Bütün bunları unutuşun gafletinden kurtarıp kalemiyle ebedileştiren yazar kıvrak üslûbu ve dil zevkiyle artık yazı hayatımızdan neredeyse tamamen çekilen zarif ironisiyle edebiyatın daima yaşayacak dünyasına ekliyor Belki o yapmasaydı hiç yapılmayacak olanı bizlere sunuyor

Büyüyen Ay Yayınları
Sermet Muhtar Alus tarafından kaleme alınan Eski İstanbul dan Hikayeler 1935 1950 Büyüyen Ay Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eski İstanbul dan Hikayeler 1935 1950 Sermet Muhtar Alus Kitap Özeti Eski İstanbul dan Hikâyeler 1935 1950 Sermet Muhtar Alus un 1935 1950 tarihleri arasında kaleme aldığı eski İstanbul a dair hikâyeleri bir araya getiriyor Kitap farklı tarihlerde Akşam Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey Aydede Akbaba Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış ve insana dair hikâyelerin yer aldığı yazılardan meydana geliyor Yazarın Eski İstanbul dan Hikâyelerde anlattıkları bütünüyle yaklaşık 75 yıl önceki kendi hatıralarından şahitliklerinden gözlem ve izlenimlerinden yakın çevresinden duyduklarından hasıl ettiği bilgi ve malûmatlardan meydana gelmekte Bugün bizler içinse şehir tarihi kültürü ve sosyolojisi hükmünde Kitabı meydan getiren her bir yazı enstantaneler halinde toplum içinde tutum ve davranışlarıyla capcanlı insanın anlatımı Buradaki hikâyeler zihinde tasarlanmış birer kurgu örneği değil Yazarın bizzat şahitlikleri ve duydukları neticesinde kaleme aldığı hikâyeler Sermet Muhtar bu yazılarında gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve onların her birinin devrin şartları ruhu ve idrakiyle bütünleşmiş kendine özgü hikâyelerini anlatmakta Öyle ki o ele avuca gelmez sürprizlerle dolu insanlık macerasını hayat parıltılarını bazen ibret bazen de yavaş yavaş içimize dokunan kader ironisini hissettirerek dile getiryor Yazar kendine has o esprili üslûbu ve anlatımıyla aile yapısı ilişkiler hiyerarşisi gelenekler içinde gelişip ortaya çıkan insani özü işlediği bu hikâyeleriyle mekânı ve insanı içiçe bir bakıma kelimelerle zaptetmek ister Sanki onların zaman içinde unutulup gitmesine gönlü razı değildir Belli ki bizlerin de o hikâyelere dahil olup farklı zamanlar ayrı devirler birleşip buluşsun geçmişin hikâyeleri zaman ile kayıtlı olmasın onun hükmüne boyun eğmesin dileğindedir Bütün bunları unutuşun gafletinden kurtarıp kalemiyle ebedileştiren yazar kıvrak üslûbu ve dil zevkiyle artık yazı hayatımızdan neredeyse tamamen çekilen zarif ironisiyle edebiyatın daima yaşayacak dünyasına ekliyor Belki o yapmasaydı hiç yapılmayacak olanı bizlere sunuyor Yayınevi Büyüyen Ay Yayınları Yazar Sermet Muhtar Alus Sayfa 256 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2023 Barkod 9786256394506 Kategori Anlatı

Büyüyen Ay Yayınları
Eski İstanbul dan Hikâyeler 1935 1950 Sermet Muhtar Alus un 1935 1950 tarihleri arasında kaleme aldığı eski İstanbul a dair hikâyeleri bir araya getiriyor Kitap farklı tarihlerde Akşam Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey Aydede Akbaba Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış ve insana dair hikâyelerin yer aldığı yazılardan meydana geliyor Yazarın Eski İstanbul dan Hikâyeler de anlattıkları bütünüyle yaklaşık 75 yıl önceki kendi hatıralarından şahitliklerinden gözlem ve izlenimlerinden yakın çevresinden duyduklarından hasıl ettiği bilgi ve malûmatlardan meydana gelmekte Bugün bizler içinse şehir tarihi kültürü ve sosyolojisi hükmünde Kitabı meydan getiren her bir yazı enstantaneler halinde toplum içinde tutum ve davranışlarıyla capcanlı insanın anlatımı Buradaki hikâyeler zihinde tasarlanmış birer kurgu örneği değil Yazarın bizzat şahitlikleri ve duydukları neticesinde kaleme aldığı hikâyeler Sermet Muhtar bu yazılarında gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve onların her birinin devrin şartları ruhu ve idrakiyle bütünleşmiş kendine özgü hikâyelerini anlatmakta Öyle ki o ele avuca gelmez sürprizlerle dolu insanlık macerasını hayat parıltılarını bazen ibret bazen de yavaş yavaş içimize dokunan kader ironisini hissettirerek dile getiryor Yazar kendine has o esprili üslûbu ve anlatımıyla aile yapısı ilişkiler hiyerarşisi gelenekler içinde gelişip ortaya çıkan insani özü işlediği bu hikâyeleriyle mekânı ve insanı içiçe bir bakıma kelimelerle zaptetmek ister Sanki onların zaman içinde unutulup gitmesine gönlü razı değildir Belli ki bizlerin de o hikâyelere dahil olup farklı zamanlar ayrı devirler birleşip buluşsun geçmişin hikâyeleri zaman ile kayıtlı olmasın onun hükmüne boyun eğmesin dileğindedir Bütün bunları unutuşun gafletinden kurtarıp kalemiyle ebedileştiren yazar kıvrak üslûbu ve dil zevkiyle artık yazı hayatımızdan neredeyse tamamen çekilen zarif ironisiyle edebiyatın daima yaşayacak dünyasına ekliyor

Büyüyenay Yayınları
Eski İstanbul dan Hikâyeler 1935 1950 Sermet Muhtar Alus un 1935 1950 tarihleri arasında kaleme aldığı eski İstanbul a dair hikâyeleri bir araya getiriyor Kitap farklı tarihlerde Akşam Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey Aydede Akbaba Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış ve insana dair hikâyelerin yer aldığı yazılardan meydana geliyor Yazarın Eski İstanbul dan Hikâyeler de anlattıkları bütünüyle yaklaşık 75 yıl önceki kendi hatıralarından şahitliklerinden gözlem ve izlenimlerinden yakın çevresinden duyduklarından hasıl ettiği bilgi ve malûmatlardan meydana gelmekte Bugün bizler içinse şehir tarihi kültürü ve sosyolojisi hükmünde Kitabı meydan getiren her bir yazı enstantaneler halinde toplum içinde tutum ve davranışlarıyla capcanlı insanın anlatımı Buradaki hikâyeler zihinde tasarlanmış birer kurgu örneği değil Yazarın bizzat şahitlikleri ve duydukları neticesinde kaleme aldığı hikâyeler Sermet Muhtar bu yazılarında gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve onların her birinin devrin şartları ruhu ve idrakiyle bütünleşmiş kendine özgü hikâyelerini anlatmakta Öyle ki o ele avuca gelmez sürprizlerle dolu insanlık macerasını hayat parıltılarını bazen ibret bazen de yavaş yavaş içimize dokunan kader ironisini hissettirerek dile getiryor Yazar kendine has o esprili üslûbu ve anlatımıyla aile yapısı ilişkiler hiyerarşisi gelenekler içinde gelişip ortaya çıkan insani özü işlediği bu hikâyeleriyle mekânı ve insanı içiçe bir bakıma kelimelerle zaptetmek ister Sanki onların zaman içinde unutulup gitmesine gönlü razı değildir Belli ki bizlerin de o hikâyelere dahil olup farklı zamanlar ayrı devirler birleşip buluşsun geçmişin hikâyeleri zaman ile kayıtlı olmasın onun hükmüne boyun eğmesin dileğindedir Bütün bunları unutuşun gafletinden kurtarıp kalemiyle ebedileştiren yazar kıvrak üslûbu ve dil zevkiyle artık yazı hayatımızdan neredeyse tamamen çekilen zarif ironisiyle edebiyatın daima yaşayacak dünyasına ekliyor Belki o yapmasaydı hiç yapılmayacak olanı bizlere sunuyor Tanıtım Bülteninden