Eski İstanbul Yosmaları — Refi Cevad Ulunay

Eski İstanbul Yosmaları
Refi Cevad UlunayYENİ ZAMANLAR SAHAF (2. El Kitaplar)

Alfa Yayınları
Edebiyatımızda İstanbul kabadayılığını ak kâğıt üzerinde Refi Cevad Ulunay kadar canlandırabilecek kişioğlu pek azdır doğrusu Ona göre kabadayılar külhanbeylerin aksine bir nevi şehir şövalyesi dir Bu adamlar kendi terbiyelerine göre âdetleri ve ülfetleri ile koydukları kaidelere riayete mecburdurlar Zayıfı bilhassa ırz ehlini himaye ederler çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederler Çünkü muhitlerinin onlara verdiği bazı hakları ayaklar altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlar Onlar beydir efendidir ağadır Birbirlerine hürmet ederler bu hürmete layık olmaya dikkat ederler kendilerine külhanbey denilmesinden ödleri kopar Çoğu cahildir fakat terbiyeli adamlardır büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlar Neşeli adamlardır zevk ehlidirler kılık kıyafet itibarıyla da bazılarının tasavvur ettikleri gibi sıfır kalıp fes camadanvari yelek sakız kuşağı kıvrık paçası mor kadifeli bol pantolon yumurta ökçe pabuç boyun tarafı büzmeli siyah mintan giymezler herkes gibi giyinirler hatta iyi terzilerden giyinirler fakat ekseriya pardösüsüz gezmezler Çünkü koltuk altında saldırma taşırlar Bunu da bir çalım vesilesi yapmazlar Çoğu ehli sanattır içlerinde kaleme devam edenler de vardır Hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildir Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar bunun haricine de pek çıkmazlar çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardır Sayılı Fırtınalar ı okumakla İstanbul kabadayılığının ve gece âlemlerinin en derin noktaları yanında İstanbul argosu hakkında da teferruatlı bilgi sahibi olacaksınız

Alfa Yayınları
Edebiyatımızda İstanbul kabadayılığını ak kâğıt üzerinde Refi Cevad Ulunay kadar canlandırabilecek kişioğlu pek azdır doğrusu Ona göre kabadayılar külhanbeylerin aksine bir nevi şehir şövalyesi dir Bu adamlar kendi terbiyelerine göre âdetleri ve ülfetleri ile koydukları kaidelere riayete mecburdurlar Zayıfı bilhassa ırz ehlini himaye ederler çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederler Çünkü muhitlerinin onlara verdiği bazı hakları ayaklar altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlar Onlar beydir efendidir ağadır Birbirlerine hürmet ederler bu hürmete layık olmaya dikkat ederler kendilerine külhanbey denilmesinden ödleri kopar Çoğu cahildir fakat terbiyeli adamlardır büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlar Neşeli adamlardır zevk ehlidirler kılık kıyafet itibarıyla da bazılarının tasavvur ettikleri gibi sıfır kalıp fes camadanvari yelek sakız kuşağı kıvrık paçası mor kadifeli bol pantolon yumurta ökçe pabuç boyun tarafı büzmeli siyah mintan giymezler herkes gibi giyinirler hatta iyi terzilerden giyinirler fakat ekseriya pardösüsüz gezmezler Çünkü koltuk altında saldırma taşırlar Bunu da bir çalım vesilesi yapmazlar Çoğu ehli sanattır içlerinde kaleme devam edenler de vardır Hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildir Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar bunun haricine de pek çıkmazlar çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardır Sayılı Fırtınalar ı okumakla İstanbul kabadayılığının ve gece âlemlerinin en derin noktaları yanında İstanbul argosu hakkında da teferruatlı bilgi sahibi olacaksınız

Alfa Yayınları
1950 60 lı yılların efsane kalemlerinden Refi Cevad Ulunay ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri 19 yüzyılın kıvılcımlı gece alemlerine projektör tutuyor adeta Bakın kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor Yaşanmayan hayat yaşatılamaz Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle yoluyla gelenler olduğu gibi belki yakından tanıdıklarım da olmuştur Okuyuculardan nasılsa hala yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek bir sır tevdi eder gibi kulağıma Ah azizim ben de Rana yı tanıdım Ne kadındı o diyenler oldu O halde eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam hepimiz cürüm suç ortağı oluyoruz Ben yazdığım siz de okuduğunuz için Sevgili okur kitabın sayfalarını çevirdikçe vaktizamanında bu ince işler zamanın ruhuna özgü kaideleriyle zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış diyeceksiniz Refi Cevad ın güçlü kalemi bunun garantisidir

Alfa Yayınları
1950 60 lı yılların efsane kalemlerinden Refi Cevad Ulunay ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri 19 yüzyılın kıvılcımlı gece alemlerine projektör tutuyor adeta Bakın kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor Yaşanmayan hayat yaşatılamaz Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle yoluyla gelenler olduğu gibi belki yakından tanıdıklarım da olmuştur Okuyuculardan nasılsa hala yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek bir sır tevdi eder gibi kulağıma Ah azizim ben de Rana yı tanıdım Ne kadındı o diyenler oldu O halde eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam hepimiz cürüm suç ortağı oluyoruz Ben yazdığım siz de okuduğunuz için Sevgili okur kitabın sayfalarını çevirdikçe vaktizamanında bu ince işler zamanın ruhuna özgü kaideleriyle zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış diyeceksiniz Refi Cevad ın güçlü kalemi bunun garantisidir

Alfa Yayınları
1950 39 60 39 lı yılların efsane kalemlerinden Refi 39 Cevad Ulunay 39 ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri 19 yüzyılın kıvılcımlı gece âlemlerine projektör tutuyor âdeta Bakın kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor Yaşanmayan hayat yaşatılamaz Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle yoluyla gelenler olduğu gibi belki yakından tanıdıklarım da olmuştur Okuyuculardan nasılsa hâlâ yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek bir sır tevdi eder gibi kulağıma Ah azizim ben de Rana yı tanıdım Ne kadındı o diyenler oldu O halde eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam hepimiz cürüm suç ortağı oluyoruz Ben yazdığım siz de okuduğunuz için Sevgili okur kitabın sayfalarını çevirdikçe vaktizamanında bu ince işler zamanın ruhuna özgü kaideleriyle zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış diyeceksiniz Refi Cevad ın güçlü kalemi bunun garantisidir

Alfa Yayıncılık
1950 60 lı yılların efsane kalemlerinden Refi Cevad Ulunay ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri 19 yüzyılın kıvılcımlı gece âlemlerine projektör tutuyor âdeta Bakın kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor Yaşanmayan hayat yaşatılamaz Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle yoluyla gelenler olduğu gibi belki yakından tanıdıklarım da olmuştur Okuyuculardan nasılsa hâlâ yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek bir sır tevdi eder gibi kulağıma Ah azizim ben de Rana yı tanıdım Ne kadındı o diyenler oldu O halde eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam hepimiz cürüm suç ortağı oluyoruz Ben yazdığım siz de okuduğunuz için Sevgili okur kitabın sayfalarını çevirdikçe vaktizamanında bu ince işler zamanın ruhuna özgü kaideleriyle zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış diyeceksiniz Refi Cevad ın güçlü kalemi bunun garantisidir Tanıtım Bülteninden

1950 60 lı yılların efsane kalemlerinden Refi Cevad Ulunay ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri 19 yüzyılın kıvılcımlı gece âlemlerine projektör tutuyor âdeta Bakın kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor

Alfa Basım Yayım Dağıtım
1950 60 lı yılların efsane kalemlerinden Refi Cevad Ulunay ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri 19 yüzyılın kıvılcımlı gece âlemlerine projektör tutuyor âdeta Bakın kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor Yaşanmayan hayat yaşatılamaz Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle yoluyla gelenler olduğu gibi belki yakından tanıdıklarım da olmuştur Okuyuculardan nasılsa hâlâ yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek bir sır tevdi eder gibi kulağıma Ah azizim ben de Rana yı tanıdım Ne kadındı o diyenler oldu O halde eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam hepimiz cürüm suç ortağı oluyoruz Ben yazdığım siz de okuduğunuz için Sevgili okur kitabın sayfalarını çevirdikçe vaktizamanında bu ince işler zamanın ruhuna özgü kaideleriyle zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış diyeceksiniz Refi Cevad ın güçlü kalemi bunun garantisidir

Alfa Yayınları
Refi Cevad Ulunay tarafından kaleme alınan Sayılı Fırtınalar Alfa Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sayılı Fırtınalar Refi Cevad Ulunay Kitap Özeti Edebiyatımızda İstanbul kabadayılığını ak kâğıt üzerinde Refi Cevad Ulunay kadar canlandırabilecek kişioğlu pek azdır doğrusu Ona göre kabadayılar külhanbeylerin aksine bir nevi şehir şövalyesidir Bu adamlar kendi terbiyelerine göre âdetleri ve ülfetleri ile koydukları kaidelere riayete mecburdurlar Zayıfı bilhassa ırz ehlini himaye ederler çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederler Çünkü muhitlerinin onlara verdiği bazı hakları ayaklar altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlar Onlar beydir efendidir ağadır Birbirlerine hürmet ederler bu hürmete layık olmaya dikkat ederler kendilerine külhanbey denilmesinden ödleri kopar Çoğu cahildir fakat terbiyeli adamlardır büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlar Neşeli adamlardır zevk ehlidirler kılık kıyafet itibarıyla da bazılarının tasavvur ettikleri gibi sıfır kalıp fes camadanvari yelek sakız kuşağı kıvrık paçası mor kadifeli bol pantolon yumurta ökçe pabuç boyun tarafı büzmeli siyah mintan giymezler herkes gibi giyinirler hatta iyi terzilerden giyinirler fakat ekseriya pardösüsüz gezmezler Çünkü koltuk altında saldırma taşırlar Bunu da bir çalım vesilesi yapmazlar Çoğu ehli sanattır içlerinde kaleme devam edenler de vardır Hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildir Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar bunun haricine de pek çıkmazlar çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardır Sayılı Fırtınalar ı okumakla İstanbul kabadayılığının ve gece âlemlerinin en derin noktaları yanında İstanbul argosu hakkında da teferruatlı bilgi sahibi olacaksınız Yayınevi Alfa Yayınları Yazar Refi Cevad Ulunay Sayfa 480 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 35 cm Basım Yılı Ekim 2017 Barkod 9786051715704 Kategori Roman

Alfa Yayınları
1950 60 lı yılların efsane kalemlerinden Refi Cevad Ulunay ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri 19 yüzyılın kıvılcımlı gece alemlerine projektör tutuyor adeta Bakın kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor Yaşanmayan hayat yaşatılamaz Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle yoluyla gelenler olduğu gibi belki yakından tanıdıklarım da olmuştur Okuyuculardan nasılsa hala yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek bir sır tevdi eder gibi kulağıma Ah azizim ben de Rana yı tanıdım Ne kadındı o diyenler oldu O halde eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam hepimiz cürüm suç ortağı oluyoruz Ben yazdığım siz de okuduğunuz için Sevgili okur kitabın sayfalarını çevirdikçe vaktizamanında bu ince işler zamanın ruhuna özgü kaideleriyle zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış diyeceksiniz Refi Cevad ın güçlü kalemi bunun garantisidir

Alfa Basım Yayım Dağıtım
Edebiyatımızda İstanbul kabadayılığını ak kâğıt üzerinde Refi Cevad Ulunay kadar canlandırabilecek kişioğlu pek azdır doğrusu Ona göre kabadayılar külhanbeylerin aksine bir nevi şehir şövalyesi dir Bu adamlar kendi terbiyelerine göre âdetleri ve ülfetleri ile koydukları kaidelere riayete mecburdurlar Zayıfı bilhassa ırz ehlini himaye ederler çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederler Çünkü muhitlerinin onlara verdiği bazı hakları ayaklar altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlar Onlar beydir efendidir ağadır Birbirlerine hürmet ederler bu hürmete layık olmaya dikkat ederler kendilerine külhanbey denilmesinden ödleri kopar Çoğu cahildir fakat terbiyeli adamlardır büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlar Neşeli adamlardır zevk ehlidirler kılık kıyafet itibarıyla da bazılarının tasavvur ettikleri gibi sıfır kalıp fes camadanvari yelek sakız kuşağı kıvrık paçası mor kadifeli bol pantolon yumurta ökçe pabuç boyun tarafı büzmeli siyah mintan giymezler herkes gibi giyinirler hatta iyi terzilerden giyinirler fakat ekseriya pardösüsüz gezmezler Çünkü koltuk altında saldırma taşırlar Bunu da bir çalım vesilesi yapmazlar Çoğu ehli sanattır içlerinde kaleme devam edenler de vardır Hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildir Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar bunun haricine de pek çıkmazlar çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardır Sayılı Fırtınalar ı okumakla İstanbul kabadayılığının ve gece âlemlerinin en derin noktaları yanında İstanbul argosu hakkında da teferruatlı bilgi sahibi olacaksınız

Alfa
1950 60 lı yılların efsane kalemlerinden Refi Cevad Ulunay ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri 19 yüzyılın kıvılcımlı gece âlemlerine projektör tutuyor âdeta Bakın kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor Yaşanmayan hayat yaşatılamaz Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle yoluyla gelenler olduğu gibi belki yakından tanıdıklarım da olmuştur Okuyuculardan nasılsa hâlâ yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek bir sır tevdi eder gibi kulağıma Ah azizim ben de Rana yı tanıdım Ne kadındı o diyenler oldu O halde eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam hepimiz cürüm suç ortağı oluyoruz Ben yazdığım siz de okuduğunuz için Sevgili okur kitabın sayfalarını çevirdikçe vaktizamanında bu ince işler zamanın ruhuna özgü kaideleriyle zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış diyeceksiniz Refi Cevad ın güçlü kalemi bunun garantisidir

Alfa Basım Yayım Dağıtım
1950 60 lı yılların efsane kalemlerinden Refi Cevad Ulunay ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri 19 yüzyılın kıvılcımlı gece âlemlerine projektör tutuyor âdeta Bakın kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor Yaşanmayan hayat yaşatılamaz Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle yoluyla gelenler olduğu gibi belki yakından tanıdıklarım da olmuştur Okuyuculardan nasılsa hâlâ yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek bir sır tevdi eder gibi kulağıma Ah azizim ben de Rana yı tanıdım Ne kadındı o diyenler oldu O halde eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam hepimiz cürüm suç ortağı oluyoruz Ben yazdığım siz de okuduğunuz için Sevgili okur kitabın sayfalarını çevirdikçe vaktizamanında bu ince işler zamanın ruhuna özgü kaideleriyle zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış diyeceksiniz Refi Cevad ın güçlü kalemi bunun garantisidir

ARMA YAYINLARI
Geçmiş zamanlara ait bu gravürleri canlandırırken eski İstanbul u tanımış olmanın günahını vebalini de yüklenmek lazım geliyor Anlatılan vakıalarda realist olmak icab ettiğine göre Ahmet Rasim Hüseyin Rahmi gibi üstadlar eğer günah ise bu günahtan kendilerini tenzih edememişlerdir Bu itibarla bu yazılarda bir nevi günahların itirafı gibi oluyor Yaşanmayan hayat yaşatılmaz Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet yoluyla gelenler olduğu gibi belki yakından tanıdıklarım da olmuştur Okuyuculardan nasılsa hala yaşayan ne pinpon zampara dostlarım var ki onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman gözlerinde ama yalnız gözlerinde uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek bir sır verir gibi kulağıma Ah azizim ben de Ra na yı tanıdım Ne kadındı o diyenler oldu O halde eğer şimdi küllenen bu aşk hatırlarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam hepimiz suç ortağı oluyoruz Ben yazdığım siz de okuduğunuz için

ARMA YAYINLARI
Takvimlerde nasıl kırlangıç fırtınası ayandon fırtınası çaylak fırtınası gibi sayılı fırtınalar varsa İstanbul da da o devirde üç sınıf sayılı fırtına vardı Külhanbeyler Tulumbacı kabadayıları Efendi kabadayılar Külhanbeyler makbul sayılmazdı Hatta kabadayılar birini küçültmek isterlerse Külhanbey derlerdi Bunlar başlarına sıfır kalıp siyah fes giyerler sırtlarına altından sakız kuşağı görünen camadanvari yelek yarda ayrıldım biçiminde yakası büzmeli siyah gömlek bacakları bol paşalı pantolon ayaklarına da arkası basık yumurta ökçeli kundura giyerlerdi Tulumbacı kabadayılarının bütün kabadayılık tezahüratı tulumbacılık sahasına münhasırdı onlar kendi alemleinde yaşarlardı