MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Eski Kürt Öyküleri — İlhami Yazgan

Eski Kürt Öyküleri
151,80
ÖyküKürt EdebiyatıROMAN ÖYKÜ

Eski Kürt Öyküleri

İlhami Yazgan

La Kitap

2015
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Eski Kürt Öyküleri

İlhami Yazgan

Yazılı kültürün çok yaygın olmadığı Kürt toplumunda kuşaktan kuşağa dilden dile aktarılan öykü ve söylencelerin Kürt tarihini aydınlatmada önemli bir yeri var Bu nedenle öykülerde söylencelerde efsanelerde toplumsal ve siyasal sorunların işlenmiş olması öykü ve söylencelerin önemini bir kat daha artıyor Halk dilinde anlatılan Kürt öykülerine Batılı Oryantalistlerin ilgi duyması 19 yüzyılda başlamıştır Kürt halkının sosyolojik yapısıyla ilgilenen bilim adamları sosyolojik verileri elde etme güçlükleriyle karşılaştıklarında eski söylencelere uzun kış günlerinde anlatılan destanlara başvurmuşlar bunları başvuru kaynakları olarak kullanmışlardır Öykülere duyulan bu ilgi edebi anlamda değil daha çok dilbilimi ve filolojik ilgiden dolayıdır Bu konuda en kapsamlı çalışmayı yapanların başında Alman Eugen Pryme Albert Socin Peter Lerch ve Oskar Mann gelmektedir Batılı dilbilimcileri ve Kürdologlar Kürt halk öykülerini genelde sözcük haznesi diyalekt farklılıkları gramer ve sözbilimi gibi konuları incelemek amacıyla derledikleri için Kürtçeden Almancaya Batılı Oryantalistler tarafından yapılan çevirilerin edebi dil ve yapıdan uzak olmasınıda beraberinde getirmiştir Bu nedenle öykülerin Türkçe çevirilerini yeniden düzenleme zorunluluğu doğdu Okuyucunun kitapta okuduğu öyküleri kaynak kitaplarla karşılaştırdığı zaman şaşkınlığa düşmemesi gerekir 1869 sonbaharında Kürt öykülerini toplamak ve Kürt Dili üzerinde araştırmalar yapmak üzere Kürdistan a giden iki dilbilimci Albert Socin ve Eugen Prym 1881 de yayımladıkları iki ciltlik eserlerinde Kürt öykülerini anlatan kişinin Süryani kökenli olduğunu belirtirler Cano isimli Süryani nin ana dilinden hariç Kürtçe Arapça Türkçe yi çok iyi bildiğini ve ayrıca çok geniş bir hikaye hazinesine sahip olup bunları çok kısa bir dönemde anlattığını yazarlar Kitapta öykülerini çevirdiğimiz Kürdologlardan biri de Peter Lerch dir Lerch 1857 yılında basılan Forschungen über die Kurden adlı kitabındaki Kürt öykülerini 1855 yılında Osmanlı Rus Kırım Savaşında esir kampında tutsak olarak tutulan Kürtler den dinleyerek derlemiştir Petersburg Bilimler Akademisi adına Kürtçe üzerine araştırmalar yapmak üzere görevlendirilen Oryantalist ve Kürdolog Peter Lerch in yürüttüğü çalışmalarda en değerli bilgileri o dönemde Harput Sancağı nın Palu kazasına bağlı Kasan köyü doğumlu Sıvan isimli Zaza asiretinden olan Hasan adlı kişi vermiştir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 167 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi La Kitap

Ucuz Kitap Al
172,50

La Kitap

Eylül 2015167 sf.
14.00x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

İlhami Yazgan tarafından kaleme alınan Eski Kürt Öyküleri La Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Eski Kürt Öyküleri İlhami Yazgan Kitap Özeti Yazılı kültürün çok yaygın olmadığı Kürt toplumunda kuşaktan kuşağa dilden dile aktarılan öykü ve söylencelerin Kürt tarihini aydınlatmada önemli bir yeri var Bu nedenle öykülerde söylencelerde efsanelerde toplumsal ve siyasal sorunların işlenmiş olması öykü ve söylencelerin önemini bir kat daha artıyor Halk dilinde anlatılan Kürt öykülerine Batılı Oryantalistlerin ilgi duyması 19 yüzyılda başlamıştır Kürt halkının sosyolojik yapısıyla ilgilenen bilim adamları sosyolojik verileri elde etme güçlükleriyle karşılaştıklarında eski söylencelere uzun kış günlerinde anlatılan destanlara başvurmuşlar bunları başvuru kaynakları olarak kullanmışlardır Öykülere duyulan bu ilgi edebi anlamda değil daha çok dilbilimi ve filolojik ilgiden dolayıdır Bu konuda en kapsamlı çalışmayı yapanların başında Alman Eugen Pryme Albert Socin Peter Lerch ve Oskar Mann gelmektedir Batılı dilbilimcileri ve Kürdologlar Kürt halk öykülerini genelde sözcük haznesi diyalekt farklılıkları gramer ve sözbilimi gibi konuları incelemek amacıyla derledikleri için Kürtçeden Almancaya Batılı Oryantalistler tarafından yapılan çevirilerin edebi dil ve yapıdan uzak olmasınıda beraberinde getirmiştir Bu nedenle öykülerin Türkçe çevirilerini yeniden düzenleme zorunluluğu doğdu Okuyucunun kitapta okuduğu öyküleri kaynak kitaplarla karşılaştırdığı zaman şaşkınlığa düşmemesi gerekir 1869 sonbaharında Kürt öykülerini toplamak ve Kürt Dili üzerinde araştırmalar yapmak üzere Kürdistana giden iki dilbilimci Albert Socin ve Eugen Prym 1881de yayımladıkları iki ciltlik eserlerinde Kürt öykülerini anlatan kişinin Süryani kökenli olduğunu belirtirler Cano isimli Süryaninin ana dilinden hariç Kürtçe Arapça Türkçeyi çok iyi bildiğini ve ayrıca çok geniş bir hikaye hazinesine sahip olup bunları çok kısa bir dönemde anlattığını yazarlar Kitapta öykülerini çevirdiğimiz Kürdologlardan biri de Peter Lerchdir Lerch 1857 yılında basılan Forschungen über die Kurden adlı kitabındaki Kürt öykülerini 1855 yılında Osmanlı Rus Kırım Savaşında esir kampında tutsak olarak tutulan Kürtlerden dinleyerek derlemiştir Petersburg Bilimler Akademisi adına Kürtçe üzerine araştırmalar yapmak üzere görevlendirilen Oryantalist ve Kürdolog Peter Lerchin yürüttüğü çalışmalarda en değerli bilgileri o dönemde Harput Sancağının Palu kazasına bağlı Kasan köyü doğumlu Sıvan isimli Zaza asiretinden olan Hasan adlı kişi vermiştir Yayınevi La Kitap Yazar İlhami Yazgan Sayfa 167 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2015 Barkod 9786058455924 Kategori Kürt Edebiyatı Öykü

Kitap Sepeti
173,40

La Kitap

2015167 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Yazılı kültürün çok yaygın olmadığı Kürt toplumunda kuşaktan kuşağa dilden dile aktarılan öykü ve söylencelerin Kürt tarihini aydınlatmada önemli bir yeri var Bu nedenle öykülerde söylencelerde efsanelerde toplumsal ve siyasal sorunların işlenmiş olması öykü ve söylencelerin önemini bir kat daha artıyor Halk dilinde anlatılan Kürt öykülerine Batılı Oryantalistlerin ilgi duyması 19 yüzyılda başlamıştır Kürt halkının sosyolojik yapısıyla ilgilenen bilim adamları sosyolojik verileri elde etme güçlükleriyle karşılaştıklarında eski söylencelere uzun kış günlerinde anlatılan destanlara başvurmuşlar bunları başvuru kaynakları olarak kullanmışlardır Öykülere duyulan bu ilgi edebi anlamda değil daha çok dilbilimi ve filolojik ilgiden dolayıdır Bu konuda en kapsamlı çalışmayı yapanların başında Alman Eugen Pryme Albert Socin Peter Lerch ve Oskar Mann gelmektedir Batılı dilbilimcileri ve Kürdologlar Kürt halk öykülerini genelde sözcük haznesi diyalekt farklılıkları gramer ve sözbilimi gibi konuları incelemek amacıyla derledikleri için Kürtçeden Almancaya Batılı Oryantalistler tarafından yapılan çevirilerin edebi dil ve yapıdan uzak olmasınıda beraberinde getirmiştir Bu nedenle öykülerin Türkçe çevirilerini yeniden düzenleme zorunluluğu doğdu Okuyucunun kitapta okuduğu öyküleri kaynak kitaplarla karşılaştırdığı zaman şaşkınlığa düşmemesi gerekir 1869 sonbaharında Kürt öykülerini toplamak ve Kürt Dili üzerinde araştırmalar yapmak üzere Kürdistan a giden iki dilbilimci Albert Socin ve Eugen Prym 1881 de yayımladıkları iki ciltlik eserlerinde Kürt öykülerini anlatan kişinin Süryani kökenli olduğunu belirtirler Cano isimli Süryani nin ana dilinden hariç Kürtçe Arapça Türkçe yi çok iyi bildiğini ve ayrıca çok geniş bir hikaye hazinesine sahip olup bunları çok kısa bir dönemde anlattığını yazarlar Kitapta öykülerini çevirdiğimiz Kürdologlardan biri de Peter Lerch dir Lerch 1857 yılında basılan Forschungen über die Kurden adlı kitabındaki Kürt öykülerini 1855 yılında Osmanlı Rus Kırım Savaşında esir kampında tutsak olarak tutulan Kürtler den dinleyerek derlemiştir Petersburg Bilimler Akademisi adına Kürtçe üzerine araştırmalar yapmak üzere görevlendirilen Oryantalist ve Kürdolog Peter Lerch in yürüttüğü çalışmalarda en değerli bilgileri o dönemde Harput Sancağı nın Palu kazasına bağlı Kasan köyü doğumlu Sıvan isimli Zaza asiretinden olan Hasan adlı kişi vermiştir

İdefix
173,88
2015
CiltsizTürkçe
İdefix

Yazılı kültürün çok yaygın olmadığı Kürt toplumunda kuşaktan kuşağa dilden dile aktarılan öykü ve söylencelerin Kürt tarihini aydınlatmada önemli bir yeri var Bu nedenle öykülerde söylencelerde efsanelerde toplumsal ve siyasal sorunların işlenmiş olması öykü ve söylencelerin önemini bir kat daha artıyor Halk dilinde anlatılan Kürt öykülerine Batılı Oryantalistlerin ilgi duyması 19 yüzyılda başlamıştır Kürt halkının sosyolojik yapısıyla ilgilenen bilim adamları sosyolojik verileri elde etme güçlükleriyle karşılaştıklarında eski söylencelere uzun kış günlerinde anlatılan destanlara başvurmuşlar bunları başvuru kaynakları olarak kullanmışlardır Öykülere duyulan bu ilgi edebi anlamda değil daha çok dilbilimi ve filolojik ilgiden dolayıdır Bu konuda en kapsamlı çalışmayı yapanların başında Alman Eugen Pryme Albert Socin Peter Lerch ve Oskar Mann gelmektedir Batılı dilbilimcileri ve Kürdologlar Kürt halk öykülerini genelde sözcük haznesi diyalekt farklılıkları gramer ve sözbilimi gibi konuları incelemek amacıyla derledikleri için Kürtçeden Almancaya Batılı Oryantalistler tarafından yapılan çevirilerin edebi dil ve yapıdan uzak olmasınıda beraberinde getirmiştir Bu nedenle öykülerin Türkçe çevirilerini yeniden düzenleme zorunluluğu doğdu Okuyucunun kitapta okuduğu öyküleri kaynak kitaplarla karşılaştırdığı zaman şaşkınlığa düşmemesi gerekir 1869 sonbaharında Kürt öykülerini toplamak ve Kürt Dili üzerinde araştırmalar yapmak üzere Kürdistan a giden iki dilbilimci Albert Socin ve Eugen Prym 1881 de yayımladıkları iki ciltlik eserlerinde Kürt öykülerini anlatan kişinin Süryani kökenli olduğunu belirtirler Cano isimli Süryani nin ana dilinden hariç Kürtçe Arapça Türkçe yi çok iyi bildiğini ve ayrıca çok geniş bir hikaye hazinesine sahip olup bunları çok kısa bir dönemde anlattığını yazarlar Kitapta öykülerini çevirdiğimiz Kürdologlardan biri de Peter Lerch dir Lerch 1857 yılında basılan Forschungen über die Kurden adlı kitabındaki Kürt öykülerini 1855 yılında Osmanlı Rus Kırım Savaşında esir kampında tutsak olarak tutulan Kürtler den dinleyerek derlemiştir Petersburg Bilimler Akademisi adına Kürtçe üzerine araştırmalar yapmak üzere görevlendirilen Oryantalist ve Kürdolog Peter Lerch in yürüttüğü çalışmalarda en değerli bilgileri o dönemde Harput Sancağı nın Palu kazasına bağlı Kasan köyü doğumlu Sıvan isimli Zaza asiretinden olan Hasan adlı kişi vermiştir

Tamadres
178,50

La Kitap

Eylül 2015167 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Yazılı kültürün çok yaygın olmadığı Kürt toplumunda kuşaktan kuşağa dilden dile aktarılan öykü ve söylencelerin Kürt tarihini aydınlatmada önemli bir yeri var Bu nedenle öykülerde söylencelerde efsanelerde toplumsal ve siyasal sorunların işlenmiş olması öykü ve söylencelerin önemini bir kat daha artıyor Halk dilinde anlatılan Kürt öykülerine Batılı Oryantalistlerin ilgi duyması 19 yüzyılda başlamıştır Kürt halkının sosyolojik yapısıyla ilgilenen bilim adamları sosyolojik verileri elde etme güçlükleriyle karşılaştıklarında eski söylencelere uzun kış günlerinde anlatılan destanlara başvurmuşlar bunları başvuru kaynakları olarak kullanmışlardır Öykülere duyulan bu ilgi edebi anlamda değil daha çok dilbilimi ve filolojik ilgiden dolayıdır Bu konuda en kapsamlı çalışmayı yapanların başında Alman Eugen Pryme Albert Socin Peter Lerch ve Oskar Mann gelmektedir Batılı dilbilimcileri ve Kürdologlar Kürt halk öykülerini genelde sözcük haznesi diyalekt farklılıkları gramer ve sözbilimi gibi konuları incelemek amacıyla derledikleri için Kürtçeden Almancaya Batılı Oryantalistler tarafından yapılan çevirilerin edebi dil ve yapıdan uzak olmasınıda beraberinde getirmiştir Bu nedenle öykülerin Türkçe çevirilerini yeniden düzenleme zorunluluğu doğdu Okuyucunun kitapta okuduğu öyküleri kaynak kitaplarla karşılaştırdığı zaman şaşkınlığa düşmemesi gerekir 1869 sonbaharında Kürt öykülerini toplamak ve Kürt Dili üzerinde araştırmalar yapmak üzere Kürdistan a giden iki dilbilimci Albert Socin ve Eugen Prym 1881 de yayımladıkları iki ciltlik eserlerinde Kürt öykülerini anlatan kişinin Süryani kökenli olduğunu belirtirler Cano isimli Süryani nin ana dilinden hariç Kürtçe Arapça Türkçe yi çok iyi bildiğini ve ayrıca çok geniş bir hikaye hazinesine sahip olup bunları çok kısa bir dönemde anlattığını yazarlar Kitapta öykülerini çevirdiğimiz Kürdologlardan biri de Peter Lerch dir Lerch 1857 yılında basılan Forschungen über die Kurden adlı kitabındaki Kürt öykülerini 1855 yılında Osmanlı Rus Kırım Savaşında esir kampında tutsak olarak tutulan Kürtler den dinleyerek derlemiştir Petersburg Bilimler Akademisi adına Kürtçe üzerine araştırmalar yapmak üzere görevlendirilen Oryantalist ve Kürdolog Peter Lerch in yürüttüğü çalışmalarda en değerli bilgileri o dönemde Harput Sancağı nın Palu kazasına bağlı Kasan köyü doğumlu Sıvan isimli Zaza asiretinden olan Hasan adlı kişi vermiştir

Nobel Kitap
196,35

La Kitap

2015167 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Yazılı kültürün çok yaygın olmadığı Kürt toplumunda kuşaktan kuşağa dilden dile aktarılan öykü ve söylencelerin Kürt tarihini aydınlatmada önemli bir yeri var Bu nedenle öykülerde söylencelerde efsanelerde toplumsal ve siyasal sorunların işlenmiş olması öykü ve söylencelerin önemini bir kat daha artıyor Halk dilinde anlatılan Kürt öykülerine Batılı Oryantalistlerin ilgi duyması 19 yüzyılda başlamıştır Kürt halkının sosyolojik yapısıyla ilgilenen bilim adamları sosyolojik verileri elde etme güçlükleriyle karşılaştıklarında eski söylencelere uzun kış günlerinde anlatılan destanlara başvurmuşlar bunları başvuru kaynakları olarak kullanmışlardır Öykülere duyulan bu ilgi edebi anlamda değil daha çok dilbilimi ve filolojik ilgiden dolayıdır Bu konuda en kapsamlı çalışmayı yapanların başında Alman Eugen Pryme Albert Socin Peter Lerch ve Oskar Mann gelmektedir Batılı dilbilimcileri ve Kürdologlar Kürt halk öykülerini genelde sözcük haznesi diyalekt farklılıkları gramer ve sözbilimi gibi konuları incelemek amacıyla derledikleri için Kürtçeden Almancaya Batılı Oryantalistler tarafından yapılan çevirilerin edebi dil ve yapıdan uzak olmasınıda beraberinde getirmiştir Bu nedenle öykülerin Türkçe çevirilerini yeniden düzenleme zorunluluğu doğdu Okuyucunun kitapta okuduğu öyküleri kaynak kitaplarla karşılaştırdığı zaman şaşkınlığa düşmemesi gerekir 1869 sonbaharında Kürt öykülerini toplamak ve Kürt Dili üzerinde araştırmalar yapmak üzere Kürdistan a giden iki dilbilimci Albert Socin ve Eugen Prym 1881 de yayımladıkları iki ciltlik eserlerinde Kürt öykülerini anlatan kişinin Süryani kökenli olduğunu belirtirler Cano isimli Süryani nin ana dilinden hariç Kürtçe Arapça Türkçe yi çok iyi bildiğini ve ayrıca çok geniş bir hikaye hazinesine sahip olup bunları çok kısa bir dönemde anlattığını yazarlar Kitapta öykülerini çevirdiğimiz Kürdologlardan biri de Peter Lerch dir Lerch 1857 yılında basılan Forschungen über die Kurden adlı kitabındaki Kürt öykülerini

Kitap Yurdu
198,90

LA KİTAP

17.06.2015167 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Yazılı kültürün çok yaygın olmadığı Kürt toplumunda kuşaktan kuşağa dilden dile aktarılan öykü ve söylencelerin Kürt tarihini aydınlatmada önemli bir yeri var Bu nedenle öykülerde söylencelerde efsanelerde toplumsal ve siyasal sorunların işlenmiş olması öykü ve söylencelerin önemini bir kat daha artıyor Halk dilinde anlatılan Kürt öykülerine Batılı Oryantalistlerin ilgi duyması 19 yüzyılda başlamıştır Kürt halkının sosyolojik yapısıyla ilgilenen bilim adamları sosyolojik verileri elde etme güçlükleriyle karşılaştıklarında eski söylencelere uzun kış günlerinde anlatılan destanlara başvurmuşlar bunları başvuru kaynakları olarak kullanmışlardır Öykülere duyulan bu ilgi edebi anlamda değil daha çok dilbilimi ve filolojik ilgiden dolayıdır Bu konuda en kapsamlı çalışmayı yapanların başında Alman Eugen Pryme Albert Socin Peter Lerch ve Oskar Mann gelmektedir Batılı dilbilimcileri ve Kürdologlar Kürt halk öykülerini genelde sözcük haznesi diyalekt farklılıkları gramer ve sözbilimi gibi konuları incelemek amacıyla derledikleri için Kürtçeden Almancaya Batılı Oryantalistler tarafından yapılan çevirilerin edebi dil ve yapıdan uzak olmasınıda beraberinde getirmiştir Bu nedenle öykülerin Türkçe çevirilerini yeniden düzenleme zorunluluğu doğdu Okuyucunun kitapta okuduğu öyküleri kaynak kitaplarla karşılaştırdığı zaman şaşkınlığa düşmemesi gerekir 1869 sonbaharında Kürt öykülerini toplamak ve Kürt Dili üzerinde araştırmalar yapmak üzere Kürdistan a giden iki dilbilimci Albert Socin ve Eugen Prym 1881 de yayımladıkları iki ciltlik eserlerinde Kürt öykülerini anlatan kişinin Süryani kökenli olduğunu belirtirler Cano isimli Süryani nin ana dilinden hariç Kürtçe Arapça Türkçe yi çok iyi bildiğini ve ayrıca çok geniş bir hikaye hazinesine sahip olup bunları çok kısa bir dönemde anlattığını yazarlar Kitapta öykülerini çevirdiğimiz Kürdologlardan biri de Peter Lerch dir Lerch 1857 yılında basılan Forschungen über die Kurdenˮ adlı kitabındaki Kürt öykülerini 1855 yılında Osmanlı Rus Kırım Savaşında esir kampında tutsak olarak tutulan Kürtler den dinleyerek derlemiştir Petersburg Bilimler Akademisi adına Kürtçe üzerine araştırmalar yapmak üzere görevlendirilen Oryantalist ve Kürdolog Peter Lerch in yürüttüğü çalışmalarda en değerli bilgileri o dönemde Harput Sancağı nın Palu kazasına bağlı Kasan köyü doğumlu Sıvan isimli Zaza asiretinden olan Hasan adlı kişi vermiştir

Şehadet Kitap
204,00

La Kitap

2015167 sf.
Şehadet Kitap

Yazılı kültürün çok yaygın olmadığı Kürt toplumunda kuşaktan kuşağa dilden dile aktarılan öykü ve söylencelerin Kürt tarihini aydınlatmada önemli bir yeri var Bu nedenle öykülerde söylencelerde efsanelerde toplumsal ve siyasal sorunların işlenmiş olması öykü ve söylencelerin önemini bir kat daha artıyor Halk dilinde anlatılan Kürt öykülerine Batılı Oryantalistlerin ilgi duyması 19 yüzyılda başlamıştır Kürt halkının sosyolojik yapısıyla ilgilenen bilim adamları sosyolojik verileri elde etme güçlükleriyle karşılaştıklarında eski söylencelere uzun kış günlerinde anlatılan destanlara başvurmuşlar bunları başvuru kaynakları olarak kullanmışlardır Öykülere duyulan bu ilgi edebi anlamda değil daha çok dilbilimi ve filolojik ilgiden dolayıdır Bu konuda en kapsamlı çalışmayı yapanların başında Alman Eugen Pryme Albert Socin Peter Lerch ve Oskar Mann gelmektedir Batılı dilbilimcileri ve Kürdologlar Kürt halk öykülerini genelde sözcük haznesi diyalekt farklılıkları gramer ve sözbilimi gibi konuları incelemek amacıyla derledikleri için Kürtçeden Almancaya Batılı Oryantalistler tarafından yapılan çevirilerin edebi dil ve yapıdan uzak olmasınıda beraberinde getirmiştir Bu nedenle öykülerin Türkçe çevirilerini yeniden düzenleme zorunluluğu doğdu Okuyucunun kitapta okuduğu öyküleri kaynak kitaplarla karşılaştırdığı zaman şaşkınlığa düşmemesi gerekir 1869 sonbaharında Kürt öykülerini toplamak ve Kürt Dili üzerinde araştırmalar yapmak üzere Kürdistan a giden iki dilbilimci Albert Socin ve Eugen Prym 1881 de yayımladıkları iki ciltlik eserlerinde Kürt öykülerini anlatan kişinin Süryani kökenli olduğunu belirtirler Cano isimli Süryani nin ana dilinden hariç Kürtçe Arapça Türkçe yi çok iyi bildiğini ve ayrıca çok geniş bir hikaye hazinesine sahip olup bunları çok kısa bir dönemde anlattığını yazarlar Kitapta öykülerini çevirdiğimiz Kürdologlardan biri de Peter Lerch dir Lerch 1857 yılında basılan Forschungen über die Kurden adlı kitabındaki Kürt öykülerini 1855 yılında Osmanlı Rus Kırım Savaşında esir kampında tutsak olarak tutulan Kürtler den dinleyerek derlemiştir Petersburg Bilimler Akademisi adına Kürtçe üzerine araştırmalar yapmak üzere görevlendirilen Oryantalist ve Kürdolog Peter Lerch in yürüttüğü çalışmalarda en değerli bilgileri o dönemde Harput Sancağı nın Palu kazasına bağlı Kasan köyü doğumlu Sıvan isimli Zaza asiretinden olan Hasan adlı kişi vermiştir

Kita Kitap
255,00

La Kitap Yayınları

Eylül 20151. baskı167 sf.
Ciltsiz14,00 x 21,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Yazılı kültürün çok yaygın olmadığı Kürt toplumunda kuşaktan kuşağa dilden dile aktarılan öykü ve söylencelerin Kürt tarihini aydınlatmada önemli bir yeri var Bu nedenle öykülerde söylencelerde efsanelerde toplumsal ve siyasal sorunların işlenmiş olması öykü ve söylencelerin önemini bir kat daha artıyor Halk dilinde anlatılan Kürt öykülerine Batılı Oryantalistlerin ilgi duyması 19 yüzyılda başlamıştır Kürt halkının sosyolojik yapısıyla ilgilenen bilim adamları sosyolojik verileri elde etme güçlükleriyle karşılaştıklarında eski söylencelere uzun kış günlerinde anlatılan destanlara başvurmuşlar bunları başvuru kaynakları olarak kullanmışlardır Öykülere duyulan bu ilgi edebi anlamda değil daha çok dilbilimi ve filolojik ilgiden dolayıdır Bu konuda en kapsamlı çalışmayı yapanların başında Alman Eugen Pryme Albert Socin Peter Lerch ve Oskar Mann gelmektedir Batılı dilbilimcileri ve Kürdologlar Kürt halk öykülerini genelde sözcük haznesi diyalekt farklılıkları gramer ve sözbilimi gibi konuları incelemek amacıyla derledikleri için Kürtçeden Almancaya Batılı Oryantalistler tarafından yapılan çevirilerin edebi dil ve yapıdan uzak olmasınıda beraberinde getirmiştir Bu nedenle öykülerin Türkçe çevirilerini yeniden düzenleme zorunluluğu doğdu Okuyucunun kitapta okuduğu öyküleri kaynak kitaplarla karşılaştırdığı zaman şaşkınlığa düşmemesi gerekir 1869 sonbaharında Kürt öykülerini toplamak ve Kürt Dili üzerinde araştırmalar yapmak üzere Kürdistan a giden iki dilbilimci Albert Socin ve Eugen Prym 1881 de yayımladıkları iki ciltlik eserlerinde Kürt öykülerini anlatan kişinin Süryani kökenli olduğunu belirtirler Cano isimli Süryani nin ana dilinden hariç Kürtçe Arapça Türkçe yi çok iyi bildiğini ve ayrıca çok geniş bir hikaye hazinesine sahip olup bunları çok kısa bir dönemde anlattığını yazarlar Kitapta öykülerini çevirdiğimiz Kürdologlardan biri de Peter Lerch dir Lerch 1857 yılında basılan Forschungen über die Kurden adlı kitabındaki Kürt öykülerini 1855 yılında Osmanlı Rus Kırım Savaşında esir kampında tutsak olarak tutulan Kürtler den dinleyerek derlemiştir Petersburg Bilimler Akademisi adına Kürtçe üzerine araştırmalar yapmak üzere görevlendirilen Oryantalist ve Kürdolog Peter Lerch in yürüttüğü çalışmalarda en değerli bilgileri o dönemde Harput Sancağı nın Palu kazasına bağlı Kasan köyü doğumlu Sıvan isimli Zaza asiretinden olan Hasan adlı kişi vermiştir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Pandora

La Kitap

2015167 sf.
Pandora

Yazılı kültürün çok yaygın olmadığı Kürt toplumunda kuşaktan kuşağa dilden dile aktarılan öykü ve söylencelerin Kürt tarihini aydınlatmada önemli bir yeri var Bu nedenle öykülerde söylencelerde efsanelerde toplumsal ve siyasal sorunların işlenmiş olması öykü ve söylencelerin önemini bir kat daha artıyor Halk dilinde anlatılan Kürt öykülerine Batılı Oryantalistlerin ilgi duyması 19 yüzyılda başlamıştır Kürt halkının sosyolojik yapısıyla ilgilenen bilim adamları sosyolojik verileri elde etme güçlükleriyle karşılaştıklarında eski söylencelere uzun kış günlerinde anlatılan destanlara başvurmuşlar bunları başvuru kaynakları olarak kullanmışlardır Öykülere duyulan bu ilgi edebi anlamda değil daha çok dilbilimi ve filolojik ilgiden dolayıdır Bu konuda en kapsamlı çalışmayı yapanların başında Alman Eugen Pryme Albert Socin Peter Lerch ve Oskar Mann gelmektedir Batılı dilbilimcileri ve Kürdologlar Kürt halk öykülerini genelde sözcük haznesi diyalekt farklılıkları gramer ve sözbilimi gibi konuları incelemek amacıyla derledikleri için Kürtçeden Almancaya Batılı Oryantalistler tarafından yapılan çevirilerin edebi dil ve yapıdan uzak olmasınıda beraberinde getirmiştir Bu nedenle öykülerin Türkçe çevirilerini yeniden düzenleme zorunluluğu doğdu Okuyucunun kitapta okuduğu öyküleri kaynak kitaplarla karşılaştırdığı zaman şaşkınlığa düşmemesi gerekir 1869 sonbaharında Kürt öykülerini toplamak ve Kürt Dili üzerinde araştırmalar yapmak üzere Kürdistan a giden iki dilbilimci Albert Socin ve Eugen Prym 1881 de yayımladıkları iki ciltlik eserlerinde Kürt öykülerini anlatan kişinin Süryani kökenli olduğunu belirtirler Cano isimli Süryani nin ana dilinden hariç Kürtçe Arapça Türkçe yi çok iyi bildiğini ve ayrıca çok geniş bir hikaye hazinesine sahip olup bunları çok kısa bir dönemde anlattığını yazarlar Kitapta öykülerini çevirdiğimiz Kürdologlardan biri de Peter Lerch dir Lerch 1857 yılında basılan Forschungen über die Kurden adlı kitabındaki Kürt öykülerini 1855 yılında Osmanlı Rus Kırım Savaşında esir kampında tutsak olarak tutulan Kürtler den dinleyerek derlemiştir Petersburg Bilimler Akademisi adına Kürtçe üzerine araştırmalar yapmak üzere görevlendirilen Oryantalist ve Kürdolog Peter Lerch in yürüttüğü çalışmalarda en değerli bilgileri o dönemde Harput Sancağı nın Palu kazasına bağlı Kasan köyü doğumlu Sıvan isimli Zaza asiretinden olan Hasan adlı kişi vermiştir