Eski Said Dönemi Eserleri Küçük Risaleler
Osmanlı Araştırmaları Vakfı Yayınları
Eseri yayına hazırlayan Prof Dr Ahmed AKGÜNDÜZ den eserin neşriyle ilgili önemli açıklamalar Öncelikle şu bilinmelidir ki bu eserler ilk defa Tahkikli ve Haşiyeli olarak neşredilmektedir Bazı hususları hem bilginize sunmak ve hem de bazı tavsiyelerde bulunmak istiyoruz Evvela Kitabın tertibi genellikle te lif tarihlerine göre yapılmıştır Saniyen Üstadımızın sonradan yaptığı tashihlere mümkün mertebe riayet edilmiştir Salisen ESKİ SAİD DÖNEMİ KÜÇÜK RİSÂLELER adını verdiğimiz bu çalışma hem ilmî ictimâî ve hem de bazı siyasî meseleleri ihtiva etmekle birlikte aynı zamanda Osmanlı Devleti nin son 40 yıllık tarihini de özetlemekte ve tahliller yapmaktadır BU SEBEPLE OKURKEN ŞU ÜÇ KAYNAĞI YANINIZDA BULUNDURMÂNIZ YAHUT MÜTALAA EYLEMENİZ TAVSİYE OLUNMAKTADIR ARŞİV BELGELERİ IŞIĞINDA BEDÎÜZZAMAN SAİD NURSÎ kitabının ilk iki cildi RİSÂLE İ NUR ISTILÂHLARI KAMUSU BİLİNMEYEN OSMANLI Rabian Özellikle NUTUK I NUTUK II ve İKİ MEKTEB İ MUSİBETNAME gibi eserlerde bazı konuların başında daha iyi anlaşılması için Bediüzzaman ın kasdettiği hadiseler hakkında bilgiler verdik Ancak parantez içinde ve italik olarak kaydettik ki Üstadımızın ifadeleri ile karışmasın Tıpkı her Risale nin başında tarihçe ve tanıtma maksadıyla verdiğimiz bilgiler gibi Hamisen ESKİ SA İD DÖNEMİNDEKİ KÜÇÜK RİSALELER in tamamında geçen KÜRDİSTAN ve SAİD İ KÜRDÎ ifadeleri şu şekilde anlaşılmalıdır Kürdistân كردستان Tarihte coğrafî bir isim olarak kayıtlara geçmiştir Bu açıdan Kürtlerin yaşadıkları bölgelere verilmiş bir isimdir Osmanlı Devleti döneminde de aynı tabir kullanılmıştır Çünkü Osmanlı Devleti kavim ve ırk esasına değil din esasına dayanan bir devletti Bu sebeple Müslüman olmak şar tıyla millet farkı son 20ᅳ30 yıl dışında önem taşımıyordu Doğudaki bazı bölgelere Kür distan Eyaleti yahut Bilâd ı Ekrad Kürtle rin yaşadığı beldeler deniliyor bu beldelerde yaşayıp yetişmiş devlet veya ilim adamlarına da Kürdî lakabı veriliyordu Hattâ o zâtın ta nınması için resmî bir ifade tarzı olarak da kullanılıyordu Üstâd Bedîüzzaman hayatının ilk dönem lerinde özellikle İstanbul da bulunduğu sıra larda Said i Kürdî ismiyle anılıyordu Devlet arşivlerinde bu ismin çokça geçtiği görül mek tedir Meselâ T C Dışişleri Bakanlığı nın in ternet sitesinde Ermeni ve Rusların Hizan Havalisinde Yaptıkları Soykırım başlığı al tın da Ermenilerin doğu illerinde yaptıkları zulüm ve soykırım anlatılırken şu ifadeye yer verilir Aralarında Bedîüzzaman Said i Kür dî nin de bulunduğu Uçum Nahiyesi köy leri nin reisle rinden teslim olmalarını istemişlerdi Cumhuriyetin ilânından sonra Kürdistan kelimesi coğrafî bir bölgenin ismi olmanın ötesinde siyasî bir anlam taşımaya başladı Bu gelişme üzerine Bedîüzzaman bir takım yanlış anlamalara meydan vermemek gaye siyle ismini Said Nursî şeklinde değiştirdi Bununla da yetinmeyip eski eserlerindeki Kürdistan veya Bilad ı Ekrâd ifadelerini Vila yât ı Şarkıyye şeklinde ifade etti