MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Eskiçağda Tekstil Endüstrisi — Abdulhalik Bakır

Eskiçağda Tekstil Endüstrisi
384,75
Türk Tarihi AraştırmalarıTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

Eskiçağda Tekstil Endüstrisi

Abdulhalik Bakır

Arkeoloji ve Sanat Yayınları

2025367 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Eskiçağda Tekstil Endüstrisi

Abdulhalik Bakır

İnsanoğlunun yeryüzünde varoluşundan itibaren yaratılışı nedeniyle akıl ruh ve bendeni ile ilgili sağlık sorunlarıyla karşılaştığı aşikârdır Bu durumun doğal sonucu olarak zaman zaman maruz kaldığı hastalıklardan kurtulmak maksadıyla çeşitli ilkel tedavi yöntemlerine başvurmaya başlamıştır Bu arayışın bir sonucu olarak uzun soluklu zaman dilimi içerisinde bazı hastalıkları iyileştirmeye yarayan çeşitli bitkisel hayvansal ve madensel droglar keşfedilmeye başlanmıştır Bu süreci ilkel şekliyle Farmakoloji kültürünün doğduğunu ortaya koyan bir aşama olarak kaydetmek gerekir Bu süreç ve barındırdığı ilkel denemeler aynı zamanda tıp ve tababetin insanoğlu tarafından keşfini de simgelemektedir İşte o günden beri tıp ve tababet ve bunların ikizi olan Farmakoloji kültürü birbirinin devamı şeklinde günümüze kadar gelişimlerini sürdürmüşler ve bundan sonra da sürdürmeye devam edeceklerdir Eskiçağlardan Ortaçağların sonuna dek devam eden veba salgınları ise uzun zaman doğuda ve batıda yaşayan insanları derinden etkilemiş ve binlercesinin ölümüne büyük kitlelerin acılar çekmesine ve telafisi mümkün olmayan büyük maddi kayıplara sebep olmuştur Bu dönemlerde büyük orta ve küçük ölçekli onlarca veba salgını meydana gelmiş ancak yapılan yoğun tıbbi çalışmalara rağmen insanlığı adeta perişan eden bu hastalığın bir türlü tedavisi gerçekleşememiştir Bu veba salgınlarının insan telefatı bakımından en korkunç olanlarından birisi şüphesiz ki M S 6 Yüzyılın ilk yarısında başlayan ve Bizans imparatoru Jüstinyan ın bu hastalığa yakalanması sebebiyle Jüstinyan Veba Salgını olarak adlandırılan salgın hastalıktır Diğeri ise M S 14 Yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan ve doğuda ve batıda binlerce insanın ölümüne sebep olan Kara Ölüm veba salgınıdır Bu iki büyük evrensel veba salgını yanında zaman zaman doğuda ve batıda baş gösteren onlarca bölgesel çaplı veba salgınları da meydana gelmiştir Bütün bu veba salgınları dönemlerinde hastalığa maruz kalan devletlerin sağlık kuruluşlarında görev yapan tabip ve Farmakologlar yoğun tedavi yöntemlerine başvurmuşlar ve başta tiryak denilen bileşik ilaç olmak üzere birçok drogu denemeye çalışmışlardır Ancak bu yoğun çabalar çağımıza gelene kadar veba salgınlarını tamamen ortadan kaldırmaya yetmemiştir Yazarın ve Arkeoloji ve Sanat Yayınevi nin eserin zevkle okunması temennileriyle

Kitap Sepeti
394,25

Arkeoloji ve Sanat Yayınları

2025367 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

İnsanoğlunun yeryüzünde varoluşundan itibaren yaratılışı nedeniyle akıl ruh ve bendeni ile ilgili sağlık sorunlarıyla karşılaştığı aşikârdır Bu durumun doğal sonucu olarak zaman zaman maruz kaldığı hastalıklardan kurtulmak maksadıyla çeşitli ilkel tedavi yöntemlerine başvurmaya başlamıştır Bu arayışın bir sonucu olarak uzun soluklu zaman dilimi içerisinde bazı hastalıkları iyileştirmeye yarayan çeşitli bitkisel hayvansal ve madensel droglar keşfedilmeye başlanmıştır Bu süreci ilkel şekliyle Farmakoloji kültürünün doğduğunu ortaya koyan bir aşama olarak kaydetmek gerekir Bu süreç ve barındırdığı ilkel denemeler aynı zamanda tıp ve tababetin insanoğlu tarafından keşfini de simgelemektedir İşte o günden beri tıp ve tababet ve bunların ikizi olan Farmakoloji kültürü birbirinin devamı şeklinde günümüze kadar gelişimlerini sürdürmüşler ve bundan sonra da sürdürmeye devam edeceklerdir Eskiçağlardan Ortaçağların sonuna dek devam eden veba salgınları ise uzun zaman doğuda ve batıda yaşayan insanları derinden etkilemiş ve binlercesinin ölümüne büyük kitlelerin acılar çekmesine ve telafisi mümkün olmayan büyük maddi kayıplara sebep olmuştur Bu dönemlerde büyük orta ve küçük ölçekli onlarca veba salgını meydana gelmiş ancak yapılan yoğun tıbbi çalışmalara rağmen insanlığı adeta perişan eden bu hastalığın bir türlü tedavisi gerçekleşememiştir Bu veba salgınlarının insan telefatı bakımından en korkunç olanlarından birisi şüphesiz ki M S 6 Yüzyılın ilk yarısında başlayan ve Bizans imparatoru Jüstinyan ın bu hastalığa yakalanması sebebiyle Jüstinyan Veba Salgını olarak adlandırılan salgın hastalıktır Diğeri ise M S 14 Yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan ve doğuda ve batıda binlerce insanın ölümüne sebep olan Kara Ölüm veba salgınıdır Bu iki büyük evrensel veba salgını yanında zaman zaman doğuda ve batıda baş gösteren onlarca bölgesel çaplı veba salgınları da meydana gelmiştir Bütün bu veba salgınları dönemlerinde hastalığa maruz kalan devletlerin sağlık kuruluşlarında görev yapan tabip ve Farmakologlar yoğun tedavi yöntemlerine başvurmuşlar ve başta tiryak denilen bileşik ilaç olmak üzere birçok drogu denemeye çalışmışlardır Ancak bu yoğun çabalar çağımıza gelene kadar veba salgınlarını tamamen ortadan kaldırmaya yetmemiştir Yazarın ve Arkeoloji ve Sanat Yayınevi nin eserin zevkle okunması temennileriyle

Nobel Kitap
441,75

Arkeoloji ve Sanat Yayınları

2025367 sf.
15x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

İnsanoğlunun yeryüzünde varoluşundan itibaren yaratılışı nedeniyle akıl ruh ve bendeni ile ilgili sağlık sorunlarıyla karşılaştığı aşikârdır Bu durumun doğal sonucu olarak zaman zaman maruz kaldığı hastalıklardan kurtulmak maksadıyla çeşitli ilkel tedavi yöntemlerine başvurmaya başlamıştır Bu arayışın bir sonucu olarak uzun soluklu zaman dilimi içerisinde bazı hastalıkları iyileştirmeye yarayan çeşitli bitkisel hayvansal ve madensel droglar keşfedilmeye başlanmıştır Bu süreci ilkel şekliyle Farmakoloji kültürünün doğduğunu ortaya koyan bir aşama olarak kaydetmek gerekir Bu süreç ve barındırdığı ilkel denemeler aynı zamanda tıp ve tababetin insanoğlu tarafından keşfini de simgelemektedir İşte o günden beri tıp ve tababet ve bunların ikizi olan Farmakoloji kültürü birbirinin devamı şeklinde günümüze kadar gelişimlerini sürdürmüşler ve bundan sonra da sürdürmeye devam edeceklerdir Eskiçağlardan Ortaçağların sonuna dek devam eden veba salgınları ise uzun zaman doğuda ve batıda yaşayan insanları derinden etkilemiş ve binlercesinin ölümüne büyük kitlelerin acılar çekmesine ve telafisi mümkün olmayan büyük maddi kayıplara sebep olmuştur Bu dönemlerde büyük orta ve küçük ölçekli onlarca veba salgını meydana gelmiş ancak yapılan yoğun tıbbi çalışmalara rağmen insanlığı adeta perişan eden bu hastalığın bir türlü tedavisi gerçekleşememiştir Bu veba salgınlarının insan telefatı bakımından en korkunç olanlarından birisi şüphesiz ki M S 6 Yüzyılın ilk yarısında başlayan ve Bizans imparatoru Jüstinyan ın bu hastalığa yakalanması sebebiyle Jüstinyan Veba Salgını olarak adlandırılan salgın hastalıktır Diğeri ise M S 14 Yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan ve doğuda ve batıda binlerce insanın ölümüne sebep olan Kara Ölüm veba salgınıdır Bu iki büyük evrensel veba salgını yanında zaman zaman doğuda ve batıda baş gösteren onlarca bölgesel çaplı veba salgınları da meydana gelmiştir Bütün bu veba salgınları dönemlerinde hastalığa maruz kalan devletlerin sağlık kuruluşlarında görev yapan tabip ve Farmakologlar yoğun tedavi yöntemlerine başvurmuşlar ve başta tiryak denilen bileşik ilaç olmak üzere birçok drogu denemeye çalışmışlardır Ancak bu yoğun çabalar çağımıza gelene kadar veba salgınlarını tamamen ortadan kaldırmaya yetmemiştir Yazarın ve Arkeoloji ve Sanat Yayınevi nin eserin zevkle okunması temennileriyle

BKM Kitap
460,75

Arkeoloji ve Sanat Yayınları

367 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

İnsanoğlunun yeryüzünde varoluşundan itibaren yaratılışı nedeniyle akıl ruh ve bendeni ile ilgili sağlık sorunlarıyla karşılaştığı aşikârdır Bu durumun doğal sonucu olarak zaman zaman maruz kaldığı hastalıklardan kurtulmak maksadıyla çeşitli ilkel tedavi yöntemlerine başvurmaya başlamıştır Bu arayışın bir sonucu olarak uzun soluklu zaman dilimi içerisinde bazı hastalıkları iyileştirmeye yarayan çeşitli bitkisel hayvansal ve madensel droglar keşfedilmeye başlanmıştır Bu süreci ilkel şekliyle Farmakoloji kültürünün doğduğunu ortaya koyan bir aşama olarak kaydetmek gerekir Bu süreç ve barındırdığı ilkel denemeler aynı zamanda tıp ve tababetin insanoğlu tarafından keşfini de simgelemektedir İşte o günden beri tıp ve tababet ve bunların ikizi olan Farmakoloji kültürü birbirinin devamı şeklinde günümüze kadar gelişimlerini sürdürmüşler ve bundan sonra da sürdürmeye devam edeceklerdir Eskiçağlardan Ortaçağların sonuna dek devam eden veba salgınları ise uzun zaman doğuda ve batıda yaşayan insanları derinden etkilemiş ve binlercesinin ölümüne büyük kitlelerin acılar çekmesine ve telafisi mümkün olmayan büyük maddi kayıplara sebep olmuştur Bu dönemlerde büyük orta ve küçük ölçekli onlarca veba salgını meydana gelmiş ancak yapılan yoğun tıbbi çalışmalara rağmen insanlığı adeta perişan eden bu hastalığın bir türlü tedavisi gerçekleşememiştir Bu veba salgınlarının insan telefatı bakımından en korkunç olanlarından birisi şüphesiz ki M S 6 Yüzyılın ilk yarısında başlayan ve Bizans imparatoru Jüstinyan ın bu hastalığa yakalanması sebebiyle Jüstinyan Veba Salgını olarak adlandırılan salgın hastalıktır Diğeri ise M S 14 Yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan ve doğuda ve batıda binlerce insanın ölümüne sebep olan Kara Ölüm veba salgınıdır Bu iki büyük evrensel veba salgını yanında zaman zaman doğuda ve batıda baş gösteren onlarca bölgesel çaplı veba salgınları da meydana gelmiştir Bütün bu veba salgınları dönemlerinde hastalığa maruz kalan devletlerin sağlık kuruluşlarında görev yapan tabip ve Farmakologlar yoğun tedavi yöntemlerine başvurmuşlar ve başta tiryak denilen bileşik ilaç olmak üzere birçok drogu denemeye çalışmışlardır Ancak bu yoğun çabalar çağımıza gelene kadar veba salgınlarını tamamen ortadan kaldırmaya yetmemiştir Yazarın ve Arkeoloji ve Sanat Yayınevi nin eserin zevkle okunması temennileriyle

Pandora
475,00

Arkeoloji ve Sanat

2025367 sf.
Pandora

İnsanoğlunun yeryüzünde varoluşundan itibaren yaratılışı nedeniyle akıl ruh ve bendeni ile ilgili sağlık sorunlarıyla karşılaştığı aşikârdır Bu durumun doğal sonucu olarak zaman zaman maruz kaldığı hastalıklardan kurtulmak maksadıyla çeşitli ilkel tedavi yöntemlerine başvurmaya başlamıştır Bu arayışın bir sonucu olarak uzun soluklu zaman dilimi içerisinde bazı hastalıkları iyileştirmeye yarayan çeşitli bitkisel hayvansal ve madensel droglar keşfedilmeye başlanmıştır Bu süreci ilkel şekliyle Farmakoloji kültürünün doğduğunu ortaya koyan bir aşama olarak kaydetmek gerekir Bu süreç ve barındırdığı ilkel denemeler aynı zamanda tıp ve tababetin insanoğlu tarafından keşfini de simgelemektedir İşte o günden beri tıp ve tababet ve bunların ikizi olan Farmakoloji kültürü birbirinin devamı şeklinde günümüze kadar gelişimlerini sürdürmüşler ve bundan sonra da sürdürmeye devam edeceklerdir Eskiçağlardan Ortaçağların sonuna dek devam eden veba salgınları ise uzun zaman doğuda ve batıda yaşayan insanları derinden etkilemiş ve binlercesinin ölümüne büyük kitlelerin acılar çekmesine ve telafisi mümkün olmayan büyük maddi kayıplara sebep olmuştur Bu dönemlerde büyük orta ve küçük ölçekli onlarca veba salgını meydana gelmiş ancak yapılan yoğun tıbbi çalışmalara rağmen insanlığı adeta perişan eden bu hastalığın bir türlü tedavisi gerçekleşememiştir Bu veba salgınlarının insan telefatı bakımından en korkunç olanlarından birisi şüphesiz ki M S 6 Yüzyılın ilk yarısında başlayan ve Bizans imparatoru Jüstinyan ın bu hastalığa yakalanması sebebiyle Jüstinyan Veba Salgını olarak adlandırılan salgın hastalıktır Diğeri ise M S 14 Yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan ve doğuda ve batıda binlerce insanın ölümüne sebep olan Kara Ölüm veba salgınıdır Bu iki büyük evrensel veba salgını yanında zaman zaman doğuda ve batıda baş gösteren onlarca bölgesel çaplı veba salgınları da meydana gelmiştir Bütün bu veba salgınları dönemlerinde hastalığa maruz kalan devletlerin sağlık kuruluşlarında görev yapan tabip ve Farmakologlar yoğun tedavi yöntemlerine başvurmuşlar ve başta tiryak denilen bileşik ilaç olmak üzere birçok drogu denemeye çalışmışlardır Ancak bu yoğun çabalar çağımıza gelene kadar veba salgınlarını tamamen ortadan kaldırmaya yetmemiştir Yazarın ve Arkeoloji ve Sanat Yayınevi nin eserin zevkle okunması temennileriyle