Eskimeyen Ayakkabılar — Ümmet Caner

Eskimeyen Ayakkabılar
Ümmet CanerDorlion Yayınları
Eskimeyen Ayakkabılar
Ümmet CanerBir kış günü gelmiştik bu şehre Sokaklarındaki portakal ağaçlarına ve üstündeki meyvelerinin dallarını kıracakmış gibi duruşlarına öyle şaşırmıştım ki Babam dokunmayalım kızarlar hem de bize ait değil deyip bir tane bile koparıp vermemişti Hâlbuki ağaçların diplerine dökülmüş bir sürü portakal vardı İnce ince yağmur yağıyordu O siyah saçlı kara gözlü kız çocuğu ile babası yanımızda durup bizi dinliyorlarken yerde ıslanmış kuru yapraklar gibiydik Yıllar önce

Dorlion Yayınevi
Bir kış günü gelmiştik bu şehre Sokaklarındaki portakal ağaçlarına ve üstündeki meyvelerinin dallarını kıracakmış gibi duruşlarına öyle şaşırmıştım ki Babam dokunmayalım kızarlar hem de bize ait değil deyip bir tane bile koparıp vermemişti Hâlbuki ağaçların diplerine dökülmüş bir sürü portakal vardı İnce ince yağmur yağıyordu O siyah saçlı kara gözlü kız çocuğu ile babası yanımızda durup bizi dinliyorlarken yerde ıslanmış kuru yapraklar gibiydik Yıllar önce

Dorlion Yayınları
Bir kış günü gelmiştik bu şehre Sokaklarındaki portakal ağaçlarına ve üstündeki meyvelerinin dallarını kıracakmış gibi duruşlarına öyle şaşırmıştım ki Babam dokunmayalım kızarlar hem de bize ait değil deyip bir tane bile koparıp vermemişti Hâlbuki ağaçların diplerine dökülmüş bir sürü portakal vardı İnce ince yağmur yağıyordu O siyah saçlı kara gözlü kız çocuğu ile babası yanımızda durup bizi dinliyorlarken yerde ıslanmış kuru yapraklar gibiydik Yıllar önce

DORLİON YAYINLARI
Bir kış günü gelmiştik bu şehre Sokaklarındaki portakal ağaçlarına ve üstündeki meyvelerinin dallarını kıracakmış gibi duruşlarına öyle şaşırmıştım ki Babam dokunmayalım kızarlar hem de bize ait değil deyip bir tane bile koparıp vermemişti Hâlbuki ağaçların diplerine dökülmüş bir sürü portakal vardı İnce ince yağmur yağıyordu O siyah saçlı kara gözlü kız çocuğu ile babası yanımızda durup bizi dinliyorlarken yerde ıslanmış kuru yapraklar gibiydik Yıllar önce

Dorlion
Bir kış günü gelmiştik bu şehre Sokaklarındaki portakal ağaçlarına ve üstündeki meyvelerinin dallarını kıracakmış gibi duruşlarına öyle şaşırmıştım ki Babam dokunmayalım kızarlar hem de bize ait değil deyip bir tane bile koparıp vermemişti Hâlbuki ağaçların diplerine dökülmüş bir sürü portakal vardı İnce ince yağmur yağıyordu O siyah saçlı kara gözlü kız çocuğu ile babası yanımızda durup bizi dinliyorlarken yerde ıslanmış kuru yapraklar gibiydik Yıllar önce

Dorlion Yayınları
Bir kış günü gelmiştik bu şehre Sokaklarındaki portakal ağaçlarına ve üstündeki meyvelerinin dallarını kıracakmış gibi duruşlarına öyle şaşırmıştım ki Babam dokunmayalım kızarlar hem de bize ait değil deyip bir tane bile koparıp vermemişti Hâlbuki ağaçların diplerine dökülmüş bir sürü portakal vardı İnce ince yağmur yağıyordu O siyah saçlı kara gözlü kız çocuğu ile babası yanımızda durup bizi dinliyorlarken yerde ıslanmış kuru yapraklar gibiydik Yıllar önce

Dorlion Yayınevi
Bir kış günü gelmiştik bu şehre Sokaklarındaki portakal ağaçlarına ve üstündeki meyvelerinin dallarını kıracakmış gibi duruşlarına öyle şaşırmıştım ki Babam dokunmayalım kızarlar hem de bize ait değil deyip bir tane bile koparıp vermemişti Hâlbuki ağaçların diplerine dökülmüş bir sürü portakal vardı İnce ince yağmur yağıyordu O siyah saçlı kara gözlü kız çocuğu ile babası yanımızda durup bizi dinliyorlarken yerde ıslanmış kuru yapraklar gibiydik Yıllar önce img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img