Etimolojik Sözlük Numunesi — Bahaeddin Sağlam

Etimolojik Sözlük Numunesi
Bahaeddin SağlamGülnar Yayınları
Etimolojik Sözlük Numunesi
Bahaeddin SağlamProf Dr Osman Fikri Sertkaya Hocamın Etimoloji Araştırmaları 1 ve 2 kitabının çalıştığı örneklerin hepsinde etimoloji felsefesi denilen mana münasebetleri latif güzel incelikleri ve zamanla kazanılan yeni kavram manalar demek olan semantik ve ilmü l iştikak hemen hemen hiç yoktur Haliyle kitap etimolojik bir çalışmadan ziyade sözcükleri edatları ve ekleri çalışan bir gramer ve sade bir sözlük kitabı gibi olmuştur Gerçi Osman Fikri Hocam da kendine göre haklıdır Çünkü Türkçe hece dilidir dolayısıyla kelimelerin özgün kişiliği ve tam teşekkülü olmuyor Evet Ural Altay dilleri az gelişmiş olduklarından Hind Aryen diller ve Sami diller gibi üç ve dört harfli kök kelimeleri yoktur Ayrıca heceler her zaman müstakil ayrı bir mana vermiyor Fakat yine de Hocam bazı letafetleri bir kısım incelikleri katabilirdi Mesela bu iki misal gibi Bilgi Bil ve bilye kökünden en ufak varlık datası demektir Sonuna gelen gi eki fazlalık ve çokluk manasını verir Dolayısıyla bilgi gerçek ve en fazla değerli olan varlık demek oluyor Ben İnsanın derisinde oluşan karartı veya kişilik manasına gelir Deride oluşan karartı da insan kişiliği de bir organizmadır Organizma ise hayat demektir Sonuna fazlalık ve çokluk bildiren gi hecesi gelince Bengi olur Bu da Türkçede tamı tamına hayat demektir Sonuna bir de su hecesi ilave edilince Bengisu olur Ebedi hayat suyu manasına gelir Osmanlıcada ise bu mana ab ı hayat diye geçer

GÜLNAR YAYINLARI
rof Dr Osman Fikri Sertkaya Hocamın Etimoloji Araştırmaları 1 ve 2 kitabının çalıştığı örneklerin hepsinde etimoloji felsefesi denilen mana münasebetleri latif güzel incelikleri ve zamanla kazanılan yeni kavram manalar demek olan semantik ve ilmü l iştikak hemen hemen hiç yoktur Haliyle kitap etimolojik bir çalışmadan ziyade sözcükleri edatları ve ekleri çalışan bir gramer ve sade bir sözlük kitabı gibi olmuştur Gerçi Osman Fikri Hocam da kendine göre haklıdır Çünkü Türkçe hece dilidir dolayısıyla kelimelerin özgün kişiliği ve tam teşekkülü olmuyor Evet Ural Altay dilleri az gelişmiş olduklarından Hind Aryen diller ve Sami diller gibi üç ve dört harfli kök kelimeleri yoktur Ayrıca heceler her zaman müstakil ayrı bir mana vermiyor Fakat yine de Hocam bazı letafetleri bir kısım incelikleri katabilirdi Mesela bu iki misal gibi Bilgi Bil ve bilye kökünden en ufak varlık datası demektir Sonuna gelen gi eki fazlalık ve çokluk manasını verir Dolayısıyla bilgi gerçek ve en fazla değerli olan varlık demek oluyor Ben İnsanın derisinde oluşan karartı veya kişilik manasına gelir Deride oluşan karartı da insan kişiliği de bir organizmadır Organizma ise hayat demektir Sonuna fazlalık ve çokluk bildiren gi hecesi gelince Bengi olur Bu da Türkçede tamı tamına hayat demektir Sonuna bir de su hecesi ilave edilince Bengisu olur Ebedi hayat suyu manasına gelir Osmanlıcada ise bu mana ab ı hayat diye geçer

Gülnar Yayınları
Prof Dr Osman Fikri Sertkaya Hocamın Etimoloji Araştırmaları 1 ve 2 kitabının çalıştığı örneklerin hepsinde etimoloji felsefesi denilen mana münasebetleri latif güzel incelikleri ve zamanla kazanılan yeni kavram manalar demek olan semantik ve ilmü l iştikak hemen hemen hiç yoktur Haliyle kitap etimolojik bir çalışmadan ziyade sözcükleri edatları ve ekleri çalışan bir gramer ve sade bir sözlük kitabı gibi olmuştur Gerçi Osman Fikri Hocam da kendine göre haklıdır Çünkü Türkçe hece dilidir dolayısıyla kelimelerin özgün kişiliği ve tam teşekkülü olmuyor Evet Ural Altay dilleri az gelişmiş olduklarından Hind Aryen diller ve Sami diller gibi üç ve dört harfli kök kelimeleri yoktur Ayrıca heceler her zaman müstakil ayrı bir mana vermiyor Fakat yine de Hocam bazı letafetleri bir kısım incelikleri katabilirdi Mesela bu iki misal gibi Bilgi Bil ve bilye kökünden en ufak varlık datası demektir Sonuna gelen gi eki fazlalık ve çokluk manasını verir Dolayısıyla bilgi gerçek ve en fazla değerli olan varlık demek oluyor Ben İnsanın derisinde oluşan karartı veya kişilik manasına gelir Deride oluşan karartı da insan kişiliği de bir organizmadır Organizma ise hayat demektir Sonuna fazlalık ve çokluk bildiren gi hecesi gelince Bengi olur Bu da Türkçede tamı tamına hayat demektir Sonuna bir de su hecesi ilave edilince Bengisu olur Ebedi hayat suyu manasına gelir Osmanlıcada ise bu mana ab ı hayat diye geçer

Gülnar Yayınları
Prof Dr Osman Fikri Sertkaya Hocamın Etimoloji Araştırmaları 1 ve 2 kitabının çalıştığı örneklerin hepsinde etimoloji felsefesi denilen mana münasebetleri latif güzel incelikleri ve zamanla kazanılan yeni kavram manalar demek olan semantik ve ilmü l iştikak hemen hemen hiç yoktur Haliyle kitap etimolojik bir çalışmadan ziyade sözcükleri edatları ve ekleri çalışan bir gramer ve sade bir sözlük kitabı gibi olmuştur Gerçi Osman Fikri Hocam da kendine göre haklıdır Çünkü Türkçe hece dilidir dolayısıyla kelimelerin özgün kişiliği ve tam teşekkülü olmuyor Evet Ural Altay dilleri az gelişmiş olduklarından Hind Aryen diller ve Sami diller gibi üç ve dört harfli kök kelimeleri yoktur Ayrıca heceler her zaman müstakil ayrı bir mana vermiyor Fakat yine de Hocam bazı letafetleri bir kısım incelikleri katabilirdi Mesela bu iki misal gibi Bilgi Bil ve bilye kökünden en ufak varlık datası demektir Sonuna gelen gi eki fazlalık ve çokluk manasını verir Dolayısıyla bilgi gerçek ve en fazla değerli olan varlık demek oluyor Ben İnsanın derisinde oluşan karartı veya kişilik manasına gelir Deride oluşan karartı da insan kişiliği de bir organizmadır Organizma ise hayat demektir Sonuna fazlalık ve çokluk bildiren gi hecesi gelince Bengi olur Bu da Türkçede tamı tamına hayat demektir Sonuna bir de su hecesi ilave edilince Bengisu olur Ebedi hayat suyu manasına gelir Osmanlıcada ise bu mana ab ı hayat diye geçer

Gülnar Yayınları
Bahaeddin Sağlam tarafından kaleme alınan Etimolojik Sözlük Numunesi Gülnar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Etimolojik Sözlük Numunesi Bahaeddin Sağlam Kitap Özeti Prof Dr Osman Fikri Sertkaya Hocamın Etimoloji Araştırmaları 1 ve 2 kitabının çalıştığı örneklerin hepsinde etimoloji felsefesi denilen mana münasebetleri latif güzel incelikleri ve zamanla kazanılan yeni kavram manalar demek olan semantik ve ilmü l iştikak hemen hemen hiç yoktur Haliyle kitap etimolojik bir çalışmadan ziyade sözcükleri edatları ve ekleri çalışan bir gramer ve sade bir sözlük kitabı gibi olmuştur Gerçi Osman Fikri Hocam da kendine göre haklıdır Çünkü Türkçe hece dilidir dolayısıyla kelimelerin özgün kişiliği ve tam teşekkülü olmuyor Evet Ural Altay dilleri az gelişmiş olduklarından Hind Aryen diller ve Sami diller gibi üç ve dört harfli kök kelimeleri yoktur Ayrıca heceler her zaman müstakil ayrı bir mana vermiyor Fakat yine de Hocam bazı letafetleri bir kısım incelikleri katabilirdi Mesela bu iki misal gibi Bilgi Bil ve bilye kökünden en ufak varlık datası demektir Sonuna gelen gi eki fazlalık ve çokluk manasını verir Dolayısıyla bilgi gerçek ve en fazla değerli olan varlık demek oluyor Ben İnsanın derisinde oluşan karartı veya kişilik manasına gelir Deride oluşan karartı da insan kişiliği de bir organizmadır Organizma ise hayat demektir Sonuna fazlalık ve çokluk bildiren gi hecesi gelince Bengi olur Bu da Türkçede tamı tamına hayat demektir Sonuna bir de su hecesi ilave edilince Bengisu olur Ebedi hayat suyu manasına gelir Osmanlıcada ise bu mana ab ı hayat diye geçer Yayınevi Gülnar Yayınları Yazar Bahaeddin Sağlam Sayfa 272 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Temmuz 2025 Barkod 9786255592644 Kategori Dil Bilim

Gülnar Yayınları
Prof Dr Osman Fikri Sertkaya Hocamın Etimoloji Araştırmaları 1 ve 2 kitabının çalıştığı örneklerin hepsinde etimoloji felsefesi denilen mana münasebetleri latif güzel incelikleri ve zamanla kazanılan yeni kavram manalar demek olan semantik ve ilmü l iştikak hemen hemen hiç yoktur Haliyle kitap etimolojik bir çalışmadan ziyade sözcükleri edatları ve ekleri çalışan bir gramer ve sade bir sözlük kitabı gibi olmuştur Gerçi Osman Fikri Hocam da kendine göre haklıdır Çünkü Türkçe hece dilidir dolayısıyla kelimelerin özgün kişiliği ve tam teşekkülü olmuyor Evet Ural Altay dilleri az gelişmiş olduklarından Hind Aryen diller ve Sami diller gibi üç ve dört harfli kök kelimeleri yoktur Ayrıca heceler her zaman müstakil ayrı bir mana vermiyor Fakat yine de Hocam bazı letafetleri bir kısım incelikleri katabilirdi Mesela bu iki misal gibi Bilgi Bil ve bilye kökünden en ufak varlık datası demektir Sonuna gelen gi eki fazlalık ve çokluk manasını verir Dolayısıyla bilgi gerçek ve en fazla değerli olan varlık demek oluyor Ben İnsanın derisinde oluşan karartı veya kişilik manasına gelir Deride oluşan karartı da insan kişiliği de bir organizmadır Organizma ise hayat demektir Sonuna fazlalık ve çokluk bildiren gi hecesi gelince Bengi olur Bu da Türkçede tamı tamına hayat demektir Sonuna bir de su hecesi ilave edilince Bengisu olur Ebedi hayat suyu manasına gelir Osmanlıcada ise bu mana ab ı hayat diye geçer