Evrensel Yalanlarla Yüzleşmek — Atasoy Müftüoğlu

Evrensel Yalanlarla Yüzleşmek
Atasoy MüftüoğluMahya Yayıncılık
Evrensel Yalanlarla Yüzleşmek
Atasoy MüftüoğluModern tarihin son üç yüz yılını insanlığın dünyası araçsal akılcılık ve araçsal rasyonalite temelinde gerçekleştirilen sömürgeci ırkçı bir uygarlıkla sömürgeci ve ırkçı bir evrenselliğin ideolojik diktatörlüğü altında geçirdi Bu zaman zarfında hegemonyacı güç ideolojileri kirli sömürgeci içerikleriyle evrensel yalanları meşrulaştırdı Evrensel yalanları meşrulaştırarak hâkim ideolojik söylem ve bu söylemin oluşturduğu yorum tekeli Batı dışı halkları toplumları özellikle de İslam toplumlarını entelektüel kültürel ve siyasal anlamda sessizleştirdi edilgenleştirdi Bu sessizlik ve edilgenlik sebebiyle İslam toplumları sömürgeciliğin neden olduğu entelektüel kültürel düşünsel yoksulluğun ve yoksunluğun farkına ve bilincine varamadılar Bu müdahaleleri fark etmediğimiz için de modern uygarlığın modern tarihin sömürgeci ve ırkçı mahiyeti ile modern sömürü düzenini meşrulaştıran entelektüel hareketlerle düşünür ve filozoflarla İslami anlamda bir yüzleşme iradesi ortaya koyamıyoruz Bunun içindir ki bugün Türkiye de de açıkça yaşandığı üzere entelektüel hayatımız sömürgeci meşruiyetlerin sınırları içerisinde kalarak sömürgeci meşruiyet biçimlerine öykünerek bir gelecek arıyor

Mahya Yayıncılık
Modern tarihin son üç yüz yılını insanlığın dünyası araçsal akılcılık ve araçsal rasyonalite temelinde gerçekleştirilen sömürgeci ırkçı bir uygarlıkla sömürgeci ve ırkçı bir evrenselliğin ideolojik diktatörlüğü altında geçirdi Bu zaman zarfında hegemonyacı güç ideolojileri kirli sömürgeci içerikleriyle evrensel yalanları meşrulaştırdı Evrensel yalanları meşrulaştırarak hâkim ideolojik söylem ve bu söylemin oluşturduğu yorum tekeli Batı dışı halkları toplumları özellikle de İslam toplumlarını entelektüel kültürel ve siyasal anlamda sessizleştirdi edilgenleştirdi Bu sessizlik ve edilgenlik sebebiyle İslam toplumları sömürgeciliğin neden olduğu entelektüel kültürel düşünsel yoksulluğun ve yoksunluğun farkına ve bilincine varamadılar Bu müdahaleleri fark etmediğimiz için de modern uygarlığın modern tarihin sömürgeci ve ırkçı mahiyeti ile modern sömürü düzenini meşrulaştıran entelektüel hareketlerle düşünür ve filozoflarla İslami anlamda bir yüzleşme iradesi ortaya koyamıyoruz Bunun içindir ki bugün Türkiye de de açıkça yaşandığı üzere entelektüel hayatımız sömürgeci meşruiyetlerin sınırları içerisinde kalarak sömürgeci meşruiyet biçimlerine öykünerek bir gelecek arıyor

Mahya Yayınları
Modern tarihin son üç yüz yılını insanlığın dünyası araçsal akılcılık ve araçsal rasyonalite temelinde gerçekleştirilen sömürgeci ırkçı bir uygarlıkla sömürgeci ve ırkçı bir evrenselliğin ideolojik diktatörlüğü altında geçirdi Bu zaman zarfında hegemonyacı güç ideolojileri kirli sömürgeci içerikleriyle evrensel yalanları meşrulaştırdı Evrensel yalanları meşrulaştırarak hâkim ideolojik söylem ve bu söylemin oluşturduğu yorum tekeli Batı dışı halkları toplumları özellikle de İslam toplumlarını entelektüel kültürel ve siyasal anlamda sessizleştirdi edilgenleştirdi Bu sessizlik ve edilgenlik sebebiyle İslam toplumları sömürgeciliğin neden olduğu entelektüel kültürel düşünsel yoksulluğun ve yoksunluğun farkına ve bilincine varamadılar Bu müdahaleleri fark etmediğimiz için de modern uygarlığın modern tarihin sömürgeci ve ırkçı mahiyeti ile modern sömürü düzenini meşrulaştıran entelektüel hareketlerle düşünür ve filozoflarla İslami anlamda bir yüzleşme iradesi ortaya koyamıyoruz Bunun içindir ki bugün Türkiye de de açıkça yaşandığı üzere entelektüel hayatımız sömürgeci meşruiyetlerin sınırları içerisinde kalarak sömürgeci meşruiyet biçimlerine öykünerek bir gelecek arıyor

Mahya Yayınları
Modern tarihin son üç yüz yılını insanlığın dünyası araçsal akılcılık ve araçsal rasyonalite temelinde gerçekleştirilen sömürgeci ırkçı bir uygarlıkla sömürgeci ve ırkçı bir evrenselliğin ideolojik diktatörlüğü altında geçirdi Bu zaman zarfında hegemonyacı güç ideolojileri kirli sömürgeci içerikleriyle evrensel yalanları meşrulaştırdı Evrensel yalanları meşrulaştırarak hâkim ideolojik söylem ve bu söylemin oluşturduğu yorum tekeli Batı dışı halkları toplumları özellikle de İslam toplumlarını entelektüel kültürel ve siyasal anlamda sessizleştirdi edilgenleştirdi Bu sessizlik ve edilgenlik sebebiyle İslam toplumları sömürgeciliğin neden olduğu entelektüel kültürel düşünsel yoksulluğun ve yoksunluğun farkına ve bilincine varamadılar Bu müdahaleleri fark etmediğimiz için de modern uygarlığın modern tarihin sömürgeci ve ırkçı mahiyeti ile modern sömürü düzenini meşrulaştıran entelektüel hareketlerle düşünür ve filozoflarla İslami anlamda bir yüzleşme iradesi ortaya koyamıyoruz Bunun içindir ki bugün Türkiye de de açıkça yaşandığı üzere entelektüel hayatımız sömürgeci meşruiyetlerin sınırları içerisinde kalarak sömürgeci meşruiyet biçimlerine öykünerek bir gelecek arıyor

Mahya Yayıncılık
Modern tarihin son üç yüz yılını insanlığın dünyası araçsal akılcılık ve araçsal rasyonalite temelinde gerçekleştirilen sömürgeci ırkçı bir uygarlıkla sömürgeci ve ırkçı bir evrenselliğin ideolojik diktatörlüğü altında geçirdi Bu zaman zarfında hegemonyacı güç ideolojileri kirli sömürgeci içerikleriyle evrensel yalanları meşrulaştırdı Evrensel yalanları meşrulaştırarak hâkim ideolojik söylem ve bu söylemin oluşturduğu yorum tekeli Batı dışı halkları toplumları özellikle de İslam toplumlarını entelektüel kültürel ve siyasal anlamda sessizleştirdi edilgenleştirdi Bu sessizlik ve edilgenlik sebebiyle İslam toplumları sömürgeciliğin neden olduğu entelektüel kültürel düşünsel yoksulluğun ve yoksunluğun farkına ve bilincine varamadılar Bu müdahaleleri fark etmediğimiz için de modern uygarlığın modern tarihin sömürgeci ve ırkçı mahiyeti ile modern sömürü düzenini meşrulaştıran entelektüel hareketlerle düşünür ve filozoflarla İslami anlamda bir yüzleşme iradesi ortaya koyamıyoruz Bunun içindir ki bugün Türkiye de de açıkça yaşandığı üzere entelektüel hayatımız sömürgeci meşruiyetlerin sınırları içerisinde kalarak sömürgeci meşruiyet biçimlerine öykünerek bir gelecek arıyor

MAHYA YAYINLARI
Modern tarihin son üç yüz yılını insanlığın dünyası araçsal akılcılık ve araçsal rasyonalite temelinde gerçekleştirilen sömürgeci ırkçı bir uygarlıkla sömürgeci ve ırkçı bir evrenselliğin ideolojik diktatörlüğü altında geçirdi Bu zaman zarfında hegemonyacı güç ideolojileri kirli sömürgeci içerikleriyle evrensel yalanları meşrulaştırdı Evrensel yalanları meşrulaştırarak hâkim ideolojik söylem ve bu söylemin oluşturduğu yorum tekeli Batı dışı halkları toplumları özellikle de İslam toplumlarını entelektüel kültürel ve siyasal anlamda sessizleştirdi edilgenleştirdi Bu sessizlik ve edilgenlik sebebiyle İslam toplumları sömürgeciliğin neden olduğu entelektüel kültürel düşünsel yoksulluğun ve yoksunluğun farkına ve bilincine varamadılar Bu müdahaleleri fark etmediğimiz için de modern uygarlığın modern tarihin sömürgeci ve ırkçı mahiyeti ile modern sömürü düzenini meşrulaştıran entelektüel hareketlerle düşünür ve filozoflarla İslami anlamda bir yüzleşme iradesi ortaya koyamıyoruz Bunun içindir ki bugün Türkiye de de açıkça yaşandığı üzere entelektüel hayatımız sömürgeci meşruiyetlerin sınırları içerisinde kalarak sömürgeci meşruiyet biçimlerine öykünerek bir gelecek arıyor

Mahya
Modern tarihin son üç yüz yılını insanlığın dünyası araçsal akılcılık ve araçsal rasyonalite temelinde gerçekleştirilen sömürgeci ırkçı bir uygarlıkla sömürgeci ve ırkçı bir evrenselliğin ideolojik diktatörlüğü altında geçirdi Bu zaman zarfında hegemonyacı güç ideolojileri kirli sömürgeci içerikleriyle evrensel yalanları meşrulaştırdı Evrensel yalanları meşrulaştırarak hâkim ideolojik söylem ve bu söylemin oluşturduğu yorum tekeli Batı dışı halkları toplumları özellikle de İslam toplumlarını entelektüel kültürel ve siyasal anlamda sessizleştirdi edilgenleştirdi Bu sessizlik ve edilgenlik sebebiyle İslam toplumları sömürgeciliğin neden olduğu entelektüel kültürel düşünsel yoksulluğun ve yoksunluğun farkına ve bilincine varamadılar Bu müdahaleleri fark etmediğimiz için de modern uygarlığın modern tarihin sömürgeci ve ırkçı mahiyeti ile modern sömürü düzenini meşrulaştıran entelektüel hareketlerle düşünür ve filozoflarla İslami anlamda bir yüzleşme iradesi ortaya koyamıyoruz Bunun içindir ki bugün Türkiye de de açıkça yaşandığı üzere entelektüel hayatımız sömürgeci meşruiyetlerin sınırları içerisinde kalarak sömürgeci meşruiyet biçimlerine öykünerek bir gelecek arıyor

Mahya Yayınları
Atasoy Müftüoğlu tarafından kaleme alınan Evrensel Yalanlarla Yüzleşmek Mahya Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Evrensel Yalanlarla Yüzleşmek Atasoy Müftüoğlu Kitap Özeti Modern tarihin son üç yüz yılını insanlığın dünyası araçsal akılcılık ve araçsal rasyonalite temelinde gerçekleştirilen sömürgeci ırkçı bir uygarlıkla sömürgeci ve ırkçı bir evrenselliğin ideolojik diktatörlüğü altında geçirdi Bu zaman zarfında hegemonyacı güç ideolojileri kirli sömürgeci içerikleriyle evrensel yalanları meşrulaştırdı Evrensel yalanları meşrulaştırarak hâkim ideolojik söylem ve bu söylemin oluşturduğu yorum tekeli Batı dışı halkları toplumları özellikle de İslam toplumlarını entelektüel kültürel ve siyasal anlamda sessizleştirdi edilgenleştirdi Bu sessizlik ve edilgenlik sebebiyle İslam toplumları sömürgeciliğin neden olduğu entelektüel kültürel düşünsel yoksulluğun ve yoksunluğun farkına ve bilincine varamadılar Bu müdahaleleri fark etmediğimiz için de modern uygarlığın modern tarihin sömürgeci ve ırkçı mahiyeti ile modern sömürü düzenini meşrulaştıran entelektüel hareketlerle düşünür ve filozoflarla İslami anlamda bir yüzleşme iradesi ortaya koyamıyoruz Bunun içindir ki bugün Türkiye de de açıkça yaşandığı üzere entelektüel hayatımız sömürgeci meşruiyetlerin sınırları içerisinde kalarak sömürgeci meşruiyet biçimlerine öykünerek bir gelecek arıyor Yayınevi Mahya Yayınları Yazar Atasoy Müftüoğlu Sayfa 224 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2020 Barkod 9786055222840 Kategori Diğer Felsefe Kitapları

Mahya Yayınları
Modern tarihin son üç yüz yılını insanlığın dünyası araçsal akılcılık ve araçsal rasyonalite temelinde gerçekleştirilen sömürgeci ırkçı bir uygarlıkla sömürgeci ve ırkçı bir evrenselliğin ideolojik diktatörlüğü altında geçirdi Bu zaman zarfında hegemonyacı güç ideolojileri kirli sömürgeci içerikleriyle evrensel yalanları meşrulaştırdı Evrensel yalanları meşrulaştırarak hâkim ideolojik söylem ve bu söylemin oluşturduğu yorum tekeli Batı dışı halkları toplumları özellikle de İslam toplumlarını entelektüel kültürel ve siyasal anlamda sessizleştirdi edilgenleştirdi Bu sessizlik ve edilgenlik sebebiyle İslam toplumları sömürgeciliğin neden olduğu entelektüel kültürel düşünsel yoksulluğun ve yoksunluğun farkına ve bilincine varamadılar Bu müdahaleleri fark etmediğimiz için de modern uygarlığın modern tarihin sömürgeci ve ırkçı mahiyeti ile modern sömürü düzenini meşrulaştıran entelektüel hareketlerle düşünür ve filozoflarla İslami anlamda bir yüzleşme iradesi ortaya koyamıyoruz Bunun içindir ki bugün Türkiye de de açıkça yaşandığı üzere entelektüel hayatımız sömürgeci meşruiyetlerin sınırları içerisinde kalarak sömürgeci meşruiyet biçimlerine öykünerek bir gelecek arıyor