Eyfelde Karnaval — Mehmet Akif Ak

Eyfelde Karnaval
Mehmet Akif AkPınar Yayınları
Eyfelde Karnaval
Mehmet Akif AkYüzümüzü döndürmüşüzdür gün batımı vakitlerinde güneşin battığı ufuklara Sırtımız doğudan yana Fevc fevc Eyfel e yönelmişiz Güneşin batarkenki bakır sarısı ışıklarıyla pırıl pırıl görünen Eyfel e Koşmuş koşmuşuz Ama yakalayamamışız o ışıkları Güneş kızgın bir kor gibi Atlas Okyanusu nun derinliklerinde sönerken biz Eyfel in karanlıklarında açmışız gözlerimizi Göz gözü görmez dehlizlerde Eyfel şeytanlarının madenî uğultularıyla beyinlerimiz uyuşmuş Eyfel zangoçlarının çağrılarına uyarak Promete nin Balo suna gitmişiz Eyfel deki karnavala Ah Eyfel Sen ancak Everest ten bakıldığı zaman parıldayan bir tapınakmışsın Şeytan adına dikilen kulelerin en sonuncusu Seni yapanlar önce Babil i dikmişlerdi gökleri yere indirmek için Sonra çelik devrinin simgesi olsun diye seni yaptılar kendi kutsallarına sıkılmış hırçın yumruk gibi senin dibinde insanlığı kurban ediyor itaatkâr kulların Doymaz bir dev gibi yutuyor tüketiyorsun insanlığı Eyfel Oraya vardığımızda bizi ardından koşturan altın sarısı ışıklar çoktan kaybolmuştu Kopkoyu bir karanlığa dalıyordu kalabalıklar Ben durdum Ötesinde aydınlık olmayan bir tünele dalıyor gibiydi girenler Ama girenlerden daha çok çıkanlar vardı Koca mabedin içinde neler olmaktaydı ki Ah Eyfel Sen ancak Everestten bakıldığı zaman parıldayan bir tapınakmışsın Şeytan adına dikilen kulelerin en sonuncusu Seni yapanlar önce Babili dikmişlerdi gökleri yere indirmek için Sonra çelik devrinin simgesi olsun diye seni yaptılar kendi kutsallarına sıkılmış hırçın yumruk gibi senin dibinde insanlığı kurban ediyor itaatkâr kulların Doymaz bir dev gibi yutuyor tüketiyorsun insanlığı Eyfel Oraya vardığımızda bizi ardından koşturan altın sarısı ışıklar çoktan kaybolmuştu Kopkoyu bir karanlığa dalıyordu kalabalıklar Ben durdum Ötesinde aydınlık olmayan bir tünele dalıyor gibiydi girenler Ama girenlerden daha çok çıkanlar vardı Koca mabedin içinde neler olmaktaydı ki

Pınar Yayınları
Yüzümüzü döndürmüşüzdür gün batımı vakitlerinde güneşin battığı ufuklara Sırtımız doğudan yana Fevc fevc Eyfel e yönelmişiz Güneşin batarkenki bakır sarısı ışıklarıyla pırıl pırıl görünen Eyfel e Koşmuş koşmuşuz Ama yakalayamamışız o ışıkları Güneş kızgın bir kor gibi Atlas Okyanusu nun derinliklerinde sönerken biz Eyfel in karanlıklarında açmışız gözlerimizi Göz gözü görmez dehlizlerde Eyfel şeytanlarının madenî uğultularıyla beyinlerimiz uyuşmuş Eyfel zangoçlarının çağrılarına uyarak Promete nin Balo suna gitmişiz Eyfel deki karnavala Ah Eyfel Sen ancak Everest ten bakıldığı zaman parıldayan bir tapınakmışsın Şeytan adına dikilen kulelerin en sonuncusu Seni yapanlar önce Babil i dikmişlerdi gökleri yere indirmek için Sonra çelik devrinin simgesi olsun diye seni yaptılar kendi kutsallarına sıkılmış hırçın yumruk gibi senin dibinde insanlığı kurban ediyor itaatkâr kulların Doymaz bir dev gibi yutuyor tüketiyorsun insanlığı Eyfel Oraya vardığımızda bizi ardından koşturan altın sarısı ışıklar çoktan kaybolmuştu Kopkoyu bir karanlığa dalıyordu kalabalıklar Ben durdum Ötesinde aydınlık olmayan bir tünele dalıyor gibiydi girenler Ama girenlerden daha çok çıkanlar vardı Koca mabedin içinde neler olmaktaydı ki Ah Eyfel Sen ancak Everestten bakıldığı zaman parıldayan bir tapınakmışsın Şeytan adına dikilen kulelerin en sonuncusu Seni yapanlar önce Babili dikmişlerdi gökleri yere indirmek için Sonra çelik devrinin simgesi olsun diye seni yaptılar kendi kutsallarına sıkılmış hırçın yumruk gibi senin dibinde insanlığı kurban ediyor itaatkâr kulların Doymaz bir dev gibi yutuyor tüketiyorsun insanlığı Eyfel Oraya vardığımızda bizi ardından koşturan altın sarısı ışıklar çoktan kaybolmuştu Kopkoyu bir karanlığa dalıyordu kalabalıklar Ben durdum Ötesinde aydınlık olmayan bir tünele dalıyor gibiydi girenler Ama girenlerden daha çok çıkanlar vardı Koca mabedin içinde neler olmaktaydı ki

Pınar Yayınları
Yüzümüzü dönüştürmüşüzdür gün batımı vakitlerinde güneşin battığı ufuklara Sırtımız doğudan yana Fevc fevc Eyfel e yönelmişiz Güneşin batarkenki bakır sarısı ışıklarıyla pırıl pırıl görünen Eyfel e Koşmuş koşmuşuz Ama yakalayamamışız o ışıkları Güneş kızgın bir kor gibi Atlas Okyanusu nun derinliklerinde sönerken biz Eyfel in karanlıklarında açmışız gözlerimizi Göz gözü görmez dehlizlerde Eyfel şeytanlarının medeni ugultularıyla beyinlerimiz uyuşmuş Eyfel zangoçlarının çağrılarına uyarak Promete nin Balo suna gitmişiz Eyfel zangoçlarının çağrılarına uyarak Promete nin Balo suna gitmişiz Eyfel deki karnavala Ah Eyfel Sen ancak Everest ten bakıldığı zaman parıldayan bir tapınakmışsın Şeytan adına dikilen kulelerin en sonuncusu Seni yapanlar önce Babil i dikmişlerdi gökleri yere indirmek için Sonra çelik devrinin simgesi olsun diye seni yaptılar kendi kutsallarına sıkılmış hırçın yumruk gibi senin dibinde insanlığı kurban ediyor itaatkar kulların Doymaz bir dev gibi yutuyor tüketiyorsun insanlığı Eyfel Oraya vardığımızda bizi ardından koşturan altın sarısı ışıklar çoktan kaybolmuştu Kopkoyu bir karanlığa dalıyordu kalabalıklar Ben durdum Ötesinde aydın olmayan bir tünele dalıyor gibiydi girenler Ama girenlerden daha çok çıkanlar vardı Koca mabedin içinde neler olmaktaydı ki

Pınar Yayınları
Yüzümüzü döndürmüşüzdür gün batımı vakitlerinde güneşin battığı ufuklara Sırtımız doğudan yana Fevc fevc Eyfel e yönelmişiz Güneşin batarkenki bakır sarısı ışıklarıyla pırıl pırıl görünen Eyfel e Koşmuş koşmuşuz Ama yakalayamamışız o ışıkları Güneş kızgın bir kor gibi Atlas Okyanusu nun derinliklerinde sönerken biz Eyfel in karanlıklarında açmışız gözlerimizi Göz gözü görmez dehlizlerde Eyfel şeytanlarının madenî uğultularıyla beyinlerimiz uyuşmuş Eyfel zangoçlarının çağrılarına uyarak Promete nin Balo suna gitmişiz Eyfel deki karnavala Ah Eyfel Sen ancak Everest ten bakıldığı zaman parıldayan bir tapınakmışsın Şeytan adına dikilen kulelerin en sonuncusu Seni yapanlar önce Babil i dikmişlerdi gökleri yere indirmek için Sonra çelik devrinin simgesi olsun diye seni yaptılar kendi kutsallarına sıkılmış hırçın yumruk gibi senin dibinde insanlığı kurban ediyor itaatkâr kulların Doymaz bir dev gibi yutuyor tüketiyorsun insanlığı Eyfel Oraya vardığımızda bizi ardından koşturan altın sarısı ışıklar çoktan kaybolmuştu Kopkoyu bir karanlığa dalıyordu kalabalıklar Ben durdum Ötesinde aydınlık olmayan bir tünele dalıyor gibiydi girenler Ama girenlerden daha çok çıkanlar vardı Koca mabedin içinde neler olmaktaydı ki Ah Eyfel Sen ancak Everestten bakıldığı zaman parıldayan bir tapınakmışsın Şeytan adına dikilen kulelerin en sonuncusu Seni yapanlar önce Babili dikmişlerdi gökleri yere indirmek için Sonra çelik devrinin simgesi olsun diye seni yaptılar kendi kutsallarına sıkılmış hırçın yumruk gibi senin dibinde insanlığı kurban ediyor itaatkâr kulların Doymaz bir dev gibi yutuyor tüketiyorsun insanlığı Eyfel Oraya vardığımızda bizi ardından koşturan altın sarısı ışıklar çoktan kaybolmuştu Kopkoyu bir karanlığa dalıyordu kalabalıklar Ben durdum Ötesinde aydınlık olmayan bir tünele dalıyor gibiydi girenler Ama girenlerden daha çok çıkanlar vardı Koca mabedin içinde neler olmaktaydı ki

PINAR YAYINLARI
Yüzümüzü döndürmüşüzdür gün batımı vakitlerinde güneşin battığı ufuklara Sırtımız doğudan yana Fevc fevc Eyfel e yönelmişiz Güneşin batarkenki bakır sarısı ışıklarıyla pırıl pırıl görünen Eyfel e Koşmuş koşmuşuz Ama yakalayamamışız o ışıkları Güneş kızgın bir kor gibi Atlas Okyanusu nun derinliklerinde sönerken biz Eyfel in karanlıklarında açmışız gözlerimizi Göz gözü görmez dehlizlerde Eyfel şeytanlarının madenî uğultularıyla beyinlerimiz uyuşmuş Eyfel zangoçlarının çağrılarına uyarak Promete nin Balo suna gitmişiz Eyfel deki karnavala Ah Eyfel Sen ancak Everest ten bakıldığı zaman parıldayan bir tapınakmışsın Şeytan adına dikilen kulelerin en sonuncusu Seni yapanlar önce Babil i dikmişlerdi gökleri yere indirmek için Sonra çelik devrinin simgesi olsun diye seni yaptılar kendi kutsallarına sıkılmış hırçın yumruk gibi senin dibinde insanlığı kurban ediyor itaatkâr kulların Doymaz bir dev gibi yutuyor tüketiyorsun insanlığı Eyfel Oraya vardığımızda bizi ardından koşturan altın sarısı ışıklar çoktan kaybolmuştu Kopkoyu bir karanlığa dalıyordu kalabalıklar Ben durdum Ötesinde aydınlık olmayan bir tünele dalıyor gibiydi girenler Ama girenlerden daha çok çıkanlar vardı Koca mabedin içinde neler olmaktaydı ki

Pınar Yayınları
Yüzümüzü dönüştürmüşüzdür gün batımı vakitlerinde güneşin battığı ufuklara Sırtımız doğudan yana Fevc fevc Eyfel e yönelmişiz Güneşin batarkenki bakır sarısı ışıklarıyla pırıl pırıl görünen Eyfel e Koşmuş koşmuşuz Ama yakalayamamışız o ışıkları Güneş kızgın bir kor gibi Atlas Okyanusu nun derinliklerinde sönerken biz Eyfel in karanlıklarında açmışız gözlerimizi Göz gözü görmez dehlizlerde Eyfel şeytanlarının medeni ugultularıyla beyinlerimiz uyuşmuş Eyfel zangoçlarının çağrılarına uyarak Promete nin Balo suna gitmişiz Eyfel zangoçlarının çağrılarına uyarak Promete nin Balo suna gitmişiz Eyfel deki karnavala Ah Eyfel Sen ancak Everest ten bakıldığı zaman parıldayan bir tapınakmışsın Şeytan adına dikilen kulelerin en sonuncusu Seni yapanlar önce Babil i dikmişlerdi gökleri yere indirmek için Sonra çelik devrinin simgesi olsun diye seni yaptılar kendi kutsallarına sıkılmış hırçın yumruk gibi senin dibinde insanlığı kurban ediyor itaatkar kulların Doymaz bir dev gibi yutuyor tüketiyorsun insanlığı Eyfel Oraya vardığımızda bizi ardından koşturan altın sarısı ışıklar çoktan kaybolmuştu Kopkoyu bir karanlığa dalıyordu kalabalıklar Ben durdum Ötesinde aydın olmayan bir tünele dalıyor gibiydi girenler Ama girenlerden daha çok çıkanlar vardı Koca mabedin içinde neler olmaktaydı ki