Eylül — Mehmet Rauf

Eylül
Mehmet RaufSonsuz Kitap Yayınları
Eylül
Mehmet Raufimg src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

çev. Tülay Gençtürk Demircioğlu
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır Yazar Mehmet Rauf Sayfa Sayısı 336 Çeviri Tülay Gençtürk Demircioğlu Ebat 0X0 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2018 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Papersense
çev. Gülçin Abay
İnsan ihanet edebilen bir varlıktır ve bu ihanetin sayısız çeşitleri vardır Peki insan sadece kötü olduğu için mi ihanet eder yoksa ihanet dediğimiz şey aslında insanın farklı haller hisler ve düşüncelerle yanılıp aldanıp mağlup olması mıdır Mehmet Rauf bu derin sulara dalıyor birbirinden girift soru ve cevapları izaha çalışıyor samimi olmaktan korkmadan insan ruhunun derinliklerine doğru uzanıyor Her seferinde farklı bir gözle okunacak bir roman img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İnkılap Kitabevi
İlk defa 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Rauf un en önemli eseri olan Eylül zamanının ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir Romanda Suad Süreyya ve Necib üçlüsü arasındaki aşk sadakat evlilik üçgeninde bu insanların ruhsal çözümlemesi yapılmıştır Evli bir kadınla kocasının yakın arkadaşı olan bir adam arasında yaşanan yasak aşk ve bunlardan habersiz kocanın ruhsal durumları kadının ve erkeğin toplumsal rolleri dönemi itibariyle cesur bir dille anlatılmaktadır Arka Kapak

Mutena Yayınları
Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik sanki üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalmak mücadelesi vardır Fakat bunun için muhtaç olduğu şeylerden yoksun olduktan başka kendisinde de direnç kalmamış ve tabiat bunu anlamış gibi acı bir bezginlik ve düşünceyle üzerine çeken yalnızlığın matemin son acılığıyla düşünüyor Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgar insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

Antik Yayınları

İSTEK YAYINLARI
İlk defa Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseri ve edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir Ruhsal çözümlemeleri karakterlerin yaşadığı iç çatışmaları ve duygusal gelgitleri ustalıkla analiz eden Mehmet Rauf 1900 lerin İstanbul betimlemeleriyle de okuruna bir sonbahar mevsiminin hüznünü Eylül ü yaşatır Onun hayatı da öyle değil miydi Son günlerin hoşluğu ile beraber şimdi yine imkansızlığa yine hüzün ve kasvete düşmemiş miydi Tıpkı şimdi düşündüğü gibi nasıl yaz elindeki saadetten habersiz geçip ilk kış hücumuyla üzülürse o da demin anlamamış özlem duymamış mıydı Tekrar hayatına başlamak arsuzu bugün tekrar yaz olmak emeli gibi değil miydi Bir yıldır onu harap eden endişelerin hüzünlerin ne olduğunu artık iyice görüyor İşte benim eylülüm diyordu

Beyaz Balina Yayınları
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Antik Yayınları

Mutena Yayınları
Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik sanki üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalmak mücadelesi vardır Fakat bunun için muhtaç olduğu şeylerden yoksun olduktan başka kendisinde de direnç kalmamış ve tabiat bunu anlamış gibi acı bir bezginlik ve düşünceyle üzerine çeken yalnızlığın matemin son acılığıyla düşünüyor Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgar insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

MUTENA YAYINLARI
Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik sanki üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalmak mücadelesi vardır Fakat bunun için muhtaç olduğu şeylerden yoksun olduktan başka kendisinde de direnç kalmamış ve tabiat bunu anlamış gibi acı bir bezginlik ve düşünceyle üzerine çeken yalnızlığın matemin son acılığıyla düşünüyor Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgar insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

ARAF YAYINLARI
Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik sanki üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalmak mücadelesi vardır Fakat bunun için muhtaç olduğu şeylerden yoksun olduktan başka kendisinde de direnç kalmamış ve tabiat bunu anlamış gibi acı bir bezginlik ve düşünceyle üzerine çeken yalnızlığın matemin son acılığıyla düşünüyor Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgar insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

Elips Kitap
Suat Necip Süreyya ve diğerleri Hacer Fatin dadı Boğaziçi nde bir yalıda geçirilen upuzun bir yaz mevsimi Eylül esas itibariyle Necip in yakın arkadaşı Süreyya nın karısı Suat a olan yasak aşkından ve Suat ın da giderek bu aşka karşılık verişinden ibaret görünse de onu sıradan bir aşk romanı olmaktan çıkaran asıl özellik karakterlerin ruh tahlillerinin derinliğinde kendini gösterir Bu özelliğinden dolayıdır ki edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Mehmed Rauf un bu ölmez eseri orijinalitesini bozmayacak seviyede bir sadeleştirmeye tabi tutulmuş olarak okuyuculara sunulmaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

EYLÜL Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı O zaman Eylül kendisine tabiatın ilk yılgınlık ayı ölümlülüğü ilk hissetme ayı ilk faydasız ve acı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp farkına varılmadan geçen güzel geçmişin hasretiyle ilk boynu bükülen ay gibi göründü Mehmed Rauf ilk olarak Eylül ü Servet i Fünun dergisinde bölümler halinde yayımlamıştır Gördüğü ilgi üzerine bir yıl sonra kitap halinde basılan roman içerdiği ruh tahlilleri ile Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak klasikler arasında yerini almıştır Süreyya karısı Suat ve Necip arasında geçen hazin bir aşk üçgeni ile okurunun kalbinde derin bir iz bırakır

Eylül E Kitap

Araf Yayınları
Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik sanki üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalmak mücadelesi vardır Fakat bunun için muhtaç olduğu şeylerden yoksun olduktan başka kendisinde de direnç kalmamış ve tabiat bunu anlamış gibi acı bir bezginlik ve düşünceyle üzerine çeken yalnızlığın matemin son acılığıyla düşünüyor Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgar insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

Mutena Yayınları
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Mutena Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik sanki üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalmak mücadelesi vardır Fakat bunun için muhtaç olduğu şeylerden yoksun olduktan başka kendisinde de direnç kalmamış ve tabiat bunu anlamış gibi acı bir bezginlik ve düşünceyle üzerine çeken yalnızlığın matemin son acılığıyla düşünüyor Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgar insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu Yayınevi Mutena Yayınları Yazar Mehmet Rauf Sayfa 280 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2017 Barkod 9786059918305 Kategori Klasikler Roman Türk Edebiyatı

Katip Yayınevi
Hayat kalabalık güzel hava içinde olur Kalabalık içinde yalnız yaşamak kalabalık içinde gezip birlikte bir köşeye kaçmak işte asıl zevk budur İnsan kalbi birbirine bağlılığın ne demek olduğunu işte o zamanlar anlar Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Hatta bazen senden daha güzel kadınlarla karşılaştığımda onlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirini senin kadar sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende birşey var öyle birşey ki hiçbirinde rastgelmiyorum Bir aşk hikayesinin ardındaki psikolojik tahliller yasak aşkın ardındaki psikolojik tahliller gerçek aşkın ardındaki psikolojik tahliller Türk Edebiyatının ilk psikojik romani

Araf Yayınları
Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik sanki üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalmak mücadelesi vardır Fakat bunun için muhtaç olduğu şeylerden yoksun olduktan başka kendisinde de direnç kalmamış ve tabiat bunu anlamış gibi acı bir bezginlik ve düşünceyle üzerine çeken yalnızlığın matemin son acılığıyla düşünüyor Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgar insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

Altın Post Yayıncılık
Necib o gün akşama kadar kalbinde ölüm zehiri olduğu halde kalmak zorunda olduktan sonra bir zindandan kurtulur gibi oradan çıkınca oradayken sokağa kendisini atıp serbest kalırsa rahat edeceğini sanırken şimdi yalnız bütün kaygılanyla bütün felaketleriyle yalnız kalınca harap oldu Asıl beynini ezen kafasını çatlatan bir türlü çözümleyemediği bir yön vardı Yüz bin kere Lakin nasıl olur Niçin Bu mümkün değil diyor hiçbir sebep bulamayarak Bir şey var ne olduğunu bilmem fakat herhalde bir şey var Ah bunu nasıl anlamalı diye merakının bir ölüm derecesine çıktığını kendisini bir humma ateşi gibi ele geçirip kahrettiğini görüyordu Bu ateşarasında bu şey in başka biri olmak ihtimali de düşüncelerini zehirle yakıyordu

İstek
İlk defa Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseri ve edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir Ruhsal çözümlemeleri karakterlerin yaşadığı iç çatışmaları ve duygusal gelgitleri ustalıkla analiz eden Mehmet Rauf 1900 lerin İstanbul betimlemeleriyle de okuruna bir sonbahar mevsiminin hüznünü Eylül ü yaşatır Onun hayatı da öyle değil miydi Son günlerin hoşluğu ile beraber şimdi yine imkânsızlığa yine hüzün ve kasvete düşmemiş miydi Tıpkı şimdi düşündüğü gibi nasıl yaz elindeki saadetten habersiz geçip ilk kış hücumuyla üzülürse o da demin anlamamış özlem duymamış mıydı Tekrar hayatına başlamak arsuzu bugün tekrar yaz olmak emeli gibi değil miydi Bir yıldır onu harap eden endişelerin hüzünlerin ne olduğunu artık iyice görüyor İşte benim eylülüm diyordu Tanıtım Bülteninden

İlk defa Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseri ve edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir Ruhsal çözümlemeleri karakterlerin yaşadığı iç çatışmaları ve duygusal gelgitleri ustalıkla analiz eden Mehmet Rauf 1900 lerin İstanbul betimlemeleriyle de okuruna bir sonbahar mevsiminin hüznünü Eylül ü yaşatır

İstek Yayınları
İlk defa Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseri ve edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir Ruhsal çözümlemeleri karakterlerin yaşadığı iç çatışmaları ve duygusal gelgitleri ustalıkla analiz eden Mehmet Rauf 1900 lerin İstanbul betimlemeleriyle de okuruna bir sonbahar mevsiminin hüznünü Eylül ü yaşatır Onun hayatı da öyle değil miydi Son günlerin hoşluğu ile beraber şimdi yine imkansızlığa yine hüzün ve kasvete düşmemiş miydi Tıpkı şimdi düşündüğü gibi nasıl yaz elindeki saadetten habersiz geçip ilk kış hücumuyla üzülürse o da demin anlamamış özlem duymamış mıydı Tekrar hayatına başlamak arsuzu bugün tekrar yaz olmak emeli gibi değil miydi Bir yıldır onu harap eden endişelerin hüzünlerin ne olduğunu artık iyice görüyor İşte benim eylülüm diyordu

İstek Yayınları
İlk defa Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseri ve edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir Ruhsal çözümlemeleri karakterlerin yaşadığı iç çatışmaları ve duygusal gelgitleri ustalıkla analiz eden Mehmet Rauf 1900 lerin İstanbul betimlemeleriyle de okuruna bir sonbahar mevsiminin hüznünü Eylül ü yaşatır Onun hayatı da öyle değil miydi Son günlerin hoşluğu ile beraber şimdi yine imkansızlığa yine hüzün ve kasvete düşmemiş miydi Tıpkı şimdi düşündüğü gibi nasıl yaz elindeki saadetten habersiz geçip ilk kış hücumuyla üzülürse o da demin anlamamış özlem duymamış mıydı Tekrar hayatına başlamak arsuzu bugün tekrar yaz olmak emeli gibi değil miydi Bir yıldır onu harap eden endişelerin hüzünlerin ne olduğunu artık iyice görüyor İşte benim eylülüm diyordu

Mercan Okul Yayınları
1900 yılında yayınlanan kitap edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak kabul edilir Roman yazarın kitap halinde yayınlanan ilk eseridir Yazar bu eseri sayesinde Eylül Muharriri olarak tanınmıştır Eser 1901 yılında Edebiyatı Cedide Kütüphanesinin altıncı kitabı olarak yayınlanmış ve yazarına hiçbir zaman bitmeyecek büyük bir ün kazandırmıştır Servet i Fünun dönemi Türk romancılığının karakteristik özelliklerini taşıyan Eylül adından da anlaşılacağı gibi bir hüzün romanıdır Gerçekleşmesini yazar da dahil hiç kimsenin istemediği bir aşk hülyasının beklenen trajik sonu bu ölümsüz eserin genel çerçevesini oluşturur Servet i Fünun döneminin genel çerçevesine uygun olarak yasak aşk umutsuzluk acı keder iç sıkıntısı romanda ön plandadır Romanda yazar yasak olmasına karşı yüce bir aşkı savunmaktadır Yazara göre tensel olmadıktan sonra ruhlarda yaşayan aşkın savunulacak tarafları erdemleri vardır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın ayrıntılı incelenmesi konulmuştur

Altın Post Yayıncılık
Necib o gün akşama kadar kalbinde ölüm zehiri olduğu halde kalmak zorunda olduktan sonra bir zindandan kurtulur gibi oradan çıkınca oradayken sokağa kendisini atıp serbest kalırsa rahat edeceğini sanırken şimdi yalnız bütün kaygılanyla bütün felaketleriyle yalnız kalınca harap oldu Asıl beynini ezen kafasını çatlatan bir türlü çözümleyemediği bir yön vardı Yüz bin kere Lakin nasıl olur Niçin Bu mümkün değil diyor hiçbir sebep bulamayarak Bir şey var ne olduğunu bilmem fakat herhalde bir şey var Ah bunu nasıl anlamalı diye merakının bir ölüm derecesine çıktığını kendisini bir humma ateşi gibi ele geçirip kahrettiğini görüyordu Bu ateşarasında bu şey in başka biri olmak ihtimali de düşüncelerini zehirle yakıyordu

Pamir Kitabevi
Ölünceye kadar saniyelerine kadar hayatım senindir İlk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur Eylül romanı kendinden önceki romanlarda bulunan olay merkezli işleyişin yerine kahramanların psikolojisi ve iç dünyasını merkez alarak Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır Aşk sadakat evlilik toplumdaki kadın erkek rolleri gibi kavramlarla örülen metin dönemine göre cesurca yazılmıştır

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

Anonim Yayıncılık
Necip ile Süreyya nın arasına daldt Yahyalidiyorıız dedi Siirt ya bakıyordu önce înanıtıııdı V oluyor neden diye soran bir bakışla Suat ınuzattığı kağıt paraları alıyordu sonra birden Hune Bunlar ne Nereden sorularını sıraladı Sıtaleliyle ağzım kapayarak Sus diyor diğeri Kimgönderdi diye sorarken Babam bahanı yanıtını veriyordu Sonra oraya oturup alçak birsesle simdi bu parayla kimseye bir şey sütiemedtnı ifii yalıyı tutmalı sonra da hepsinin gözününliııîintle buradan çıkıp gitmeli dedi

YAPI KREDİ YAYINLARI
Mehmet Rauf modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır Ustası Halit Ziya nın izinden giderek kaleme aldığı edebiyatımızda ilk psikolojik roman kabul edilen Eylül de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad ın tutkularını çalkantılı iç dünyalarını anlatır Eylül günümüz okuru için yalılarda köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı kadınların duygu dünyası müzik yeme içme giyim kuşam eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor Yayınevi YAPI KREDİ YAYINLARI Yazar MEHMET RAUF Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 245 SAYFA Yıl 2020

İş Bankası Kültür Yayınları
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

İş Bankası Kültür Yayınları
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

Mercan Okul Yayınları
1900 yılında yayınlanan kitap edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak kabul edilir Roman yazarın kitap halinde yayınlanan ilk eseridir Yazar bu eseri sayesinde Eylül Muharriri olarak tanınmıştır Eser 1901 yılında Edebiyatı Cedide Kütüphanesinin altıncı kitabı olarak yayınlanmış ve yazarına hiçbir zaman bitmeyecek büyük bir ün kazandırmıştır Servet i Fünun dönemi Türk romancılığının karakteristik özelliklerini taşıyan Eylül adından da anlaşılacağı gibi bir hüzün romanıdır Gerçekleşmesini yazar da dahil hiç kimsenin istemediği bir aşk hülyasının beklenen trajik sonu bu ölümsüz eserin genel çerçevesini oluşturur Servet i Fünun döneminin genel çerçevesine uygun olarak yasak aşk umutsuzluk acı keder iç sıkıntısı romanda ön plandadır Romanda yazar yasak olmasına karşı yüce bir aşkı savunmaktadır Yazara göre tensel olmadıktan sonra ruhlarda yaşayan aşkın savunulacak tarafları erdemleri vardır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın ayrıntılı incelenmesi konulmuştur

İş Bankası Kültür Yayınları
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır Tanıtım Bülteninden

Eylül Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır Yazar Mehmet Rauf Sayfa Sayısı 268 Çeviri Ebat 12X20 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ağustos 2023 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

İstek Yayınları
İlk defa Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseri ve edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir Ruhsal çözümlemeleri karakterlerin yaşadığı iç çatışmaları ve duygusal gelgitleri ustalıkla analiz eden Mehmet Rauf 1900 lerin İstanbul betimlemeleriyle de okuruna bir sonbahar mevsiminin hüznünü Eylül ü yaşatır Onun hayatı da öyle değil miydi Son günlerin hoşluğu ile beraber şimdi yine imkansızlığa yine hüzün ve kasvete düşmemiş miydi Tıpkı şimdi düşündüğü gibi nasıl yaz elindeki saadetten habersiz geçip ilk kış hücumuyla üzülürse o da demin anlamamış özlem duymamış mıydı Tekrar hayatına başlamak arsuzu bugün tekrar yaz olmak emeli gibi değil miydi Bir yıldır onu harap eden endişelerin hüzünlerin ne olduğunu artık iyice görüyor İşte benim eylülüm diyordu

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

Anonim Yayıncılık
Necip ile Süreyya nın arasına daldt Yahyalidiyorıız dedi Siirt ya bakıyordu önce înanıtıııdı V oluyor neden diye soran bir bakışla Suat ınuzattığı kağıt paraları alıyordu sonra birden Hune Bunlar ne Nereden sorularını sıraladı Sıtaleliyle ağzım kapayarak Sus diyor diğeri Kimgönderdi diye sorarken Babam bahanı yanıtını veriyordu Sonra oraya oturup alçak birsesle simdi bu parayla kimseye bir şey sütiemedtnı ifii yalıyı tutmalı sonra da hepsinin gözününliııîintle buradan çıkıp gitmeli dedi

Mercan Okul Yayınları
1900 yılında yayınlanan kitap edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak kabul edilir Roman yazarın kitap halinde yayınlanan ilk eseridir Yazar bu eseri sayesinde Eylül Muharriri olarak tanınmıştır Eser 1901 yılında Edebiyatı Cedide Kütüphanesinin altıncı kitabı olarak yayınlanmış ve yazarına hiçbir zaman bitmeyecek büyük bir ün kazandırmıştır Servet i Fünun dönemi Türk romancılığının karakteristik özelliklerini taşıyan Eylül adından da anlaşılacağı gibi bir hüzün romanıdır Gerçekleşmesini yazar da dahil hiç kimsenin istemediği bir aşk hülyasının beklenen trajik sonu bu ölümsüz eserin genel çerçevesini oluşturur Servet i Fünun döneminin genel çerçevesine uygun olarak yasak aşk umutsuzluk acı keder iç sıkıntısı romanda ön plandadır Romanda yazar yasak olmasına karşı yüce bir aşkı savunmaktadır Yazara göre tensel olmadıktan sonra ruhlarda yaşayan aşkın savunulacak tarafları erdemleri vardır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın ayrıntılı incelenmesi konulmuştur

İş Bankası Kültür Yayınları
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

İş Bankası Kültür Yayınları
Eylül Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır Mehmet Rauf 1875 1931 İstanbul da doğan Mehmet Rauf Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi nde okudu Staj için bir buçuk yıl Girit te kaldı daha sonra görevli olarak Almanya ya gönderildi İstanbul a dönünce Tarabya da bulunan elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı II Meşrutiyet in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı hikâye roman tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği Düşmüş adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi Daha sonra Mektep dergisinde yazdı Servet i Fünun dergisinde hikâye roman makale ve mensur şiirler yayımladı Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır Ruh çözümlemeleri açısından dönemin en yetkin örneği sayılan yapıtın başarı kazanmasında Mehmet Rauf un diğer Edebiyat ı Cedide yazarlarına göre daha akıcı bir dil kullanmasının payı büyüktür Hikâye ve romanlarında aşk ıstırap arayış ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen ve Servet i Fünun topluluğunun en meşhur yazarlarından olan Mehmet Rauf un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

The Kitap
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül The Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Bu ay sabahları sisler sisleri yırtan canavariniltileriyle vapurlar baharı andırır gibi iken birden bütünmevsimlerin renkleriyle can çekişip nihayet siyah bir kış akşamıylabunalan günler ile kendisi için ölünceye kadar hatırasındanakşedilmiş kalacak bir sonbahar ayı oldu Yayınevi The Kitap Yazar Mehmet Rauf Sayfa 296 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 11 50x19 00 cm Basım Yılı 2022 Barkod 9786257816878 Kategori Klasikler Roman

Mercan Okul Yayınları
1900 yılında yayınlanan kitap edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak kabul edilir Roman yazarın kitap halinde yayınlanan ilk eseridir Yazar bu eseri sayesinde Eylül Muharriri olarak tanınmıştır Eser 1901 yılında Edebiyatı Cedide Kütüphanesinin altıncı kitabı olarak yayınlanmış ve yazarına hiçbir zaman bitmeyecek büyük bir ün kazandırmıştır Servet i Fünun dönemi Türk romancılığının karakteristik özelliklerini taşıyan Eylül adından da anlaşılacağı gibi bir hüzün romanıdır Gerçekleşmesini yazar da dahil hiç kimsenin istemediği bir aşk hülyasının beklenen trajik sonu bu ölümsüz eserin genel çerçevesini oluşturur Servet i Fünun döneminin genel çerçevesine uygun olarak yasak aşk umutsuzluk acı keder iç sıkıntısı romanda ön plandadır Romanda yazar yasak olmasına karşı yüce bir aşkı savunmaktadır Yazara göre tensel olmadıktan sonra ruhlarda yaşayan aşkın savunulacak tarafları erdemleri vardır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın ayrıntılı incelenmesi konulmuştur

İŞ BANKASI KÜLTÜR YAY.
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır Yayınevi İŞ BANKASI KÜLTÜR YAY Yazar MEHMET RAUF Baskı 2 BASKI Sayfa Sayısı 253 SAYFA Yıl 2021

İş Bankası Kültür Yayınları
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Mehmet Rauf Sayfa 268 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9786257070317 Kategori Roman

Artemis Yayınları
Birbirlerini buldukları anda ister istemez kaybedeceklerdi SUAT HACER SÜREYYA VE NECİP 39 İN HİKAYESİ Evli bir çift Bir kız kardeş Yakın bir dost Yalnızlık Tuhaf bir temas Önlenemez bir açlık Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak acı ve hasret demekti Kadınların ve erkeklerin kaderlerini başkaları çizer onlar da bir şekilde bu kadere ayak uydururdu Ya da her şeyden hatta hayattan vazgeçilirdi

İnkılap Kitabevi
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bıkkınlıkla Çılgın kız diye söyledi Balkona açılan büyük kapıdaki parmaklığa dayanmış dışarıya bakan karısı dönüp Bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününüz akşama doğru başlayan yağmurlu yarım saat sonra dinmişti yaş bir yeşilliğin üstünde şimdi altınlı İncileriyle lâcivert gökyüzü titriyor toprağın ağaçların ıslak soluğu her şeyin içine işliyordu

Eylül Necip ile Süreyya nın arasına daldt Yahyalidiyorıız dedi Siirt ya bakıyordu önce înanıtıııdı V oluyor neden diye soran bir bakışla Suat ınuzattığı kağıt paraları alıyordu sonra birden Hune Bunlar ne Nereden sorularını sıraladı Sıtaleliyle ağzım kapayarak Sus diyor diğeri Kimgönderdi diye sorarken Babam bahanı yanıtını veriyordu Sonra oraya oturup alçak birsesle simdi bu parayla kimseye bir şey sütiemedtnı ifii yalıyı tutmalı sonra da hepsinin gözününliııîintle buradan çıkıp gitmeli dedi Yazar Mehmet Rauf Sayfa Sayısı 352 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2018 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

İnkılap Kitabevi
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bıkkınlıkla Çılgın kız diye söyledi Balkona açılan büyük kapıdaki parmaklığa dayanmış dışarıya bakan karısı dönüp Bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününüz akşama doğru başlayan yağmurlu yarım saat sonra dinmişti yaş bir yeşilliğin üstünde şimdi altınlı İncileriyle lâcivert gökyüzü titriyor toprağın ağaçların ıslak soluğu her şeyin içine işliyordu Baskı Yılı 2002 Dili Türkçe Yayınevi İnkılap Kitabevi

İş Bankası Kültür Yayınları
Eylül Günümüz Türkçesiyle Türk Edebiyatı Klasikleri Kitap AçıklamasıServet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır Tanıtım Bülteninden

İş Bankası Kültür Yayınları
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

İş Bankası
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

Necib o gün akşama kadar kalbinde ölüm zehiri olduğu halde kalmak zorunda olduktan sonra bir zindandan kurtulur gibi oradan çıkınca oradayken sokağa kendisini atıp serbest kalırsa rahat edeceğini sanırken şimdi yalnız bütün kaygılanyla bütün felaketleriyle yalnız kalınca harap oldu

Servet i Fünun romanının bir diğer önemli ismi olan Mehmet Rauf 1875 yılında İstanbul da doğar Edebiyata ilgisi küçük yaşta başlayan sanatçı 1896 yılından sonra Servet i Fünun edebiyatına katılmış ve burada küçük hikayeler mensur şiirler ve makaleler yazarak yazı hayatına başlamıştır Sanatçı tüm gücüyle ele aldığı kahramanların iç dünyasına yönelir ve burada psikolojik tahlillerde bulunur Bu çalışmaları ona edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olan Eylül ü yazdırmıştır Roman ve öykülerinde kendi hayatından kesitler vardır Eserlerindeki kahramanlar aracılığıyla duygu ve düşüncelerini anlatmıştır Realizm ve natüralizmden etkilense de aşk sevgi konularını işlediği için eserlerinde romantizmin de etkisi vardır

The Kitap
Bu ay sabahları sisler sisleri yırtan canavariniltileriyle vapurlar baharı andırır gibi iken birden bütünmevsimlerin renkleriyle can çekişip nihayet siyah bir kış akşamıylabunalan günler ile kendisi için ölünceye kadar hatırasındanakşedilmiş kalacak bir sonbahar ayı oldu Tanıtım Bülteninden

Mercan Okul Yayınları
1900 yılında yayınlanan kitap edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak kabul edilir Roman yazarın kitap halinde yayınlanan ilk eseridir Yazar bu eseri sayesinde Eylül Muharriri olarak tanınmıştır Eser 1901 yılında Edebiyatı Cedide Kütüphanesinin altıncı kitabı olarak yayınlanmış ve yazarına hiçbir zaman bitmeyecek büyük bir ün kazandırmıştır Servet i Fünun dönemi Türk romancılığının karakteristik özelliklerini taşıyan Eylül adından da anlaşılacağı gibi bir hüzün romanıdır Gerçekleşmesini yazar da dahil hiç kimsenin istemediği bir aşk hülyasının beklenen trajik sonu bu ölümsüz eserin genel çerçevesini oluşturur Servet i Fünun döneminin genel çerçevesine uygun olarak yasak aşk umutsuzluk acı keder iç sıkıntısı romanda ön plandadır Romanda yazar yasak olmasına karşı yüce bir aşkı savunmaktadır Yazara göre tensel olmadıktan sonra ruhlarda yaşayan aşkın savunulacak tarafları erdemleri vardır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın ayrıntılı incelenmesi konulmuştur

İnkılap Kitabevi
Basım Dili Türkçe Basım Yeri İstanbul

İnkılap Kitabevi
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bıkkınlıkla Çılgın kız diye söyledi Balkona açılan büyük kapıdaki parmaklığa dayanmış dışarıya bakan karısı dönüp Bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününüz akşama doğru başlayan yağmurlu yarım saat sonra dinmişti yaş bir yeşilliğin üstünde şimdi altınlı İncileriyle lâcivert gökyüzü titriyor toprağın ağaçların ıslak soluğu her şeyin içine işliyordu

Ötüken Neşriyat
Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Eylül de bütün olay beş yıllık evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey in bir yaz mevsiminde kalabalık biçimde yaşadıkları konaktan ayrılarak Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralamaları ile başlar Süreyya nın hala oğlu Necip sık sık gelip yalıda onların misafiri olur Necip in Suat Hanım a karşı hissettiği derin saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Necip in aşkını fark eden Suat Hanım evlilik hayatında yaşadığı ilgisizlik nedeniyle ona karşılık verir Ancak bu büyük aşk büyüklüğü nispetinde acı bir olay ile son bulur Aşk ve ahlak kuralları arasında büyük bir bocalama yaşayan Necip ve Suat ın gerilimleri romana psikolojik bir boyut katar Eylül edebiyat tarihimizde kaleme alınmış ilk psikolojik roman olmasının yanı sıra onlarca yıldır zevkle okunan ve defalarca basılan klasik vasfını kazanmış bir eserdir

İnkılâp Kitabevi
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bıkkınlıkla Çılgın kız diye söyledi Balkona açılan büyük kapıdaki parmaklığa dayanmış dışarıya bakan karısı dönüp Bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününüz akşama doğru başlayan yağmurlu yarım saat sonra dinmişti yaş bir yeşilliğin üstünde şimdi altınlı İncileriyle lâcivert gökyüzü titriyor toprağın ağaçların ıslak soluğu her şeyin içine işliyordu

Anonim Yayınları

The Kitap
Bu ay sabahları sisler sisleri yırtan canavariniltileriyle vapurlar baharı andırır gibi iken birden bütünmevsimlerin renkleriyle can çekişip nihayet siyah bir kış akşamıylabunalan günler ile kendisi için ölünceye kadar hatırasındanakşedilmiş kalacak bir sonbahar ayı oldu

İskele Yayınları
Süreyya Beyle Suat Hanım beş yıldan beri evlidir Bir yaz Boğaziçi nde Yeni Mahalle de küçük bir ev kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip sık sık gelip yanlarında konuk olarak kalmaktadır Necip Suat a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı beslemektedir Bu değer veriş ve saygı bir gün şiddetli bir sevgiye dönüşür Genç adam sevgisini içinde gizlemektedir Bir gün dayanamaz

Evrensel İletişim Yayınları
Karanlıkta yürek paralayıcı feryatlar başladı Koşuşmalar gürültüler çığlıklar gittikçe artarak devam ederek çevreye yayılıyor çevreden koşuşan telaşlı çılgın kalabalık bir ırmağın coşuşu gibi uğuldayarak yığılıyor koşuyor bağrışıyordu Bütün bu sesler arasında gittikçe büyüyen bir uğultu vardı ki herşeyi yutuyor bağırışlar ve haykırışlar bunun içinde kayboluyordu Bu çatlayan kırılan camların binanın orasından burasından boğulurcasına çıkan saldırgan öfkeli orada siyah burada beyaz ötede kızıl dumanların uğultusuydu Bir zaman geldi ki her tarafı bütünüyle ateş aldı Homurdanarak çatlayarak gürleyerek Alevler çevreyi tuttu O zaman o görünüm bütün bütün yayıldı her köşeden yükselen feryatlar bağırışlar çığlıklar birbirine bir kıyamet gibi karıştı Tanıtım Bülteninden

Dekalog Yayınları
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canısıkılanlara özgü bir tahammülsüzlükle Çılgın kız diye söylendi Balkona açılan büyük kapıdan parmaklığa dayanmış dışarıya baktığıgörülen karısı dönüp Ama bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününün saat on birde başlayan yağmuru yarım saat sonradinmişti nemli bir yeşilliğin üstünde şimdi altın gibi incileriyle lacivertgökyüzü titriyordu topraktan ağaçlardan yayılan nemli havada yoğunbir tesir vardı Tanıtım Bülteninden

Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül sembolik mânâda biyolojik olarak yaz başlarını duygusal olarak da Eylül ayını yaşayan Necip ile Suad ın ruhlarının derinliklerine yapılan bir yolculuktur Ateş gibi bir nehir akıyordu o ruhla ruhum arasında şeklinde özetlenebilecek romandaki aşkı yazarının anlatımına en sadık şekilde sadeleştirdik İstanbul un gerçek mekânlarında geçen roman evlilik sadakat aile ve arkadaşlık ilişkilerine hiç zarar vermeden yaşanan ölümüne bir aşkın romanıdır

Kaldırım Yayınları
Mehmet Rauf un en önemli eseri ve Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül evli bir kadınla aynı zamanda aile dostları olan genç akrabası arasında yaşanan yasak aşkı anlatır Romanın baş karakterlerinden biri olan Suad roman boyunca kocasına duyduğu bağlılık ve yasak aşkı Necib e olan karşı konulmaz arzusu arasında bocalayarak çırpınır Yasak aşkın diğer tarafındaki Necib hem yakın akrabası ve arkadaşı olan Süreyya nın karısına olan ilgisi yüzünden vicdan azabı çekmekte hem de Suad a karşı hissettiği tutkulu aşk yüzünden bocalamaktadır Roman boyunca yasak aşkın imkansızlıkları yasak aşk yaşayan iki âşığın psikolojik halleri hayalleri heyecanları kıskançlıkları kırgınlıkları ve vicdan azapları ustalıklı ve gerçekçi bir üslupla ve bir metafor olarak kullanılan Eylül ün hüznüyle anlatılır

Ötüken Neşriyat
Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Eylül de bütün olay beş yıllık evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey in bir yaz mevsiminde kalabalık biçimde yaşadıkları konaktan ayrılarak Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralamaları ile başlar Süreyya nın hala oğlu Necip sık sık gelip yalıda onların misafiri olur Necip in Suat Hanım a karşı hissettiği derin saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Necip in aşkını fark eden Suat Hanım evlilik hayatında yaşadığı ilgisizlik nedeniyle ona karşılık verir Ancak bu büyük aşk büyüklüğü nispetinde acı bir olay ile son bulur Aşk ve ahlak kuralları arasında büyük bir bocalama yaşayan Necip ve Suat ın gerilimleri romana psikolojik bir boyut katar Eylül edebiyat tarihimizde kaleme alınmış ilk psikolojik roman olmasının yanı sıra onlarca yıldır zevkle okunan ve defalarca basılan klasik vasfını kazanmış bir eserdir

Eylül Günümüz Türkçesiyle Türk Klasikleri Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Eylül de bütün olay beş yıllık evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey in bir yaz mevsiminde kalabalık biçimde yaşadıkları konaktan ayrılarak Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralamaları ile başlar Süreyya nın hala oğlu Necip sık sık gelip yalıda onların misafiri olur Necip in Suat Hanım a karşı hissettiği derin saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Necip in aşkını fark eden Suat Hanım evlilik hayatında yaşadığı ilgisizlik nedeniyle ona karşılık verir Ancak bu büyük aşk büyüklüğü nispetinde acı bir olay ile son bulur Aşk ve ahlak kuralları arasında büyük bir bocalama yaşayan Necip ve Suat ın gerilimleri romana psikolojik bir boyut katar Eylül edebiyat tarihimizde kaleme alınmış ilk psikolojik roman olmasının yanı sıra onlarca yıldır zevkle okunan ve defalarca basılan klasik vasfını kazanmış bir eserdir Yazar Mehmet Rauf Sayfa Sayısı 312 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili Türkçe Basım Tarihi Eylül 2024 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 100 75

BİLGİ YAYINEVİ
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül yayımlanmaya başlamasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen günümüz okuyucusunu da içine çeken zevkle okunacak bir roman Mehmet Rauf karakterlerin çözümlemelerini duygu ve düşünce dünyalarını büyük bir ustalıkla aktarıyor Roman aşk evlilik sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüp hüzünlü hikâyesi ve içten anlatımıyla insanın duygu dünyasına hitap ederken bir yandan da dönemin İstanbul yaşantısını gözler önüne seriyor İlk olarak Serveti Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül sadeleştirilmiş anlatımıyla bugün yeniden okuyucuyla buluşuyor Sakin bir yazın ardından gelen sonbahar bir asır öncesinden gelip bugün okuyucunun ruhuyla buluşuyor

Dekalog Yayınları
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bir tahammülsüzlükle Çılgın kız diye söylendi Balkona açılan büyük kapıdan parmaklığa dayanmış dışarıya baktığı görülen karısı dönüp Ama bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününün saat on birde başlayan yağmuru yarım saat sonra dinmişti nemli bir yeşilliğin üstünde şimdi altın gibi incileriyle lacivert gökyüzü titriyordu topraktan ağaçlardan yayılan nemli havada yoğun bir tesir vardı

Say Yayınları
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Evrensel İletişim Yayınları
Karanlıkta yürek paralayıcı feryatlar başladı Koşuşmalar gürültüler çığlıklar gittikçe artarak devam ederek çevreye yayılıyor çevreden koşuşan telaşlı çılgın kalabalık bir ırmağın coşuşu gibi uğuldayarak yığılıyor koşuyor bağrışıyordu Bütün bu sesler arasında gittikçe büyüyen bir uğultu vardı ki herşeyi yutuyor bağırışlar ve haykırışlar bunun içinde kayboluyordu Bu çatlayan kırılan camların binanın orasından burasından boğulurcasına çıkan saldırgan öfkeli orada siyah burada beyaz ötede kızıl dumanların uğultusuydu Bir zaman geldi ki her tarafı bütünüyle ateş aldı Homurdanarak çatlayarak gürleyerek Alevler çevreyi tuttu O zaman o görünüm bütün bütün yayıldı her köşeden yükselen feryatlar bağırışlar çığlıklar birbirine bir kıyamet gibi karıştı

Nilüfer Yayıncılık
Mehmet Rauf un en önemli eseri ve Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül evli bir kadınla aynı zamanda aile dostları olan genç akrabası arasında yaşanan yasak aşkı anlatır Romanın baş karakterlerinden biri olan Suad roman boyunca kocasına duyduğu bağlılık ve yasak aşkı Necib e olan karşı konulmaz arzusu arasında bocalayarak çırpınır Yasak aşkın diğer tarafındaki Necib hem yakın akrabası ve arkadaşı olan Süreyya nın karısına olan ilgisi yüzünden vicdan azabı çekmekte hem de Suad a karşı hissettiği tutkulu aşk yüzünden bocalamaktadır Roman boyunca yasak aşkın imkansızlıkları yasak aşk yaşayan iki âşığın psikolojik halleri hayalleri heyecanları kıskançlıkları kırgınlıkları ve vicdan azapları ustalıklı ve gerçekçi bir üslupla ve bir metafor olarak kullanılan Eylül ün hüznüyle anlatılır

Mercan
1900 yılında yayınlanan kitap edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak kabul edilir Roman yazarın kitap halinde yayınlanan ilk eseridir Yazar bu eseri sayesinde Eylül Muharriri olarak tanınmıştır Eser 1901 yılında Edebiyatı Cedide Kütüphanesinin altıncı kitabı olarak yayınlanmış ve yazarına hiçbir zaman bitmeyecek büyük bir ün kazandırmıştır Servet i Fünun dönemi Türk romancılığının karakteristik özelliklerini taşıyan Eylül adından da anlaşılacağı gibi bir hüzün romanıdır Gerçekleşmesini yazar da dâhil hiç kimsenin istemediği bir aşk hülyasının beklenen trajik sonu bu ölümsüz eserin genel çerçevesini oluşturur Servet i Fünun döneminin genel çerçevesine uygun olarak yasak aşk umutsuzluk acı keder iç sıkıntısı romanda ön plandadır Romanda yazar yasak olmasına karşı yüce bir aşkı savunmaktadır Yazara göre tensel olmadıktan sonra ruhlarda yaşayan aşkın savunulacak tarafları erdemleri vardır Bu çalışmada roman günümüz okurunun zorlanmadan anlayabileceği bir yapıya büründürülmeye çalışılmıştır Kitabın baş tarafına ise romanın ayrıntılı incelenmesi konulmuştur

çev. Murat Sukan
Eylül Süreyya Beyle Suat Hanım beş yıldan beri evlidir Bir yaz Boğaziçi nde Yeni Mahalle de küçük bir ev kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip sık sık gelip yanlarında konuk olarak kalmaktadır Necip Suat a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı beslemektedir Bu değer veriş ve saygı bir gün şiddetli bir sevgiye dönüşür Genç adam sevgisini içinde gizlemektedir Bir gün dayanamaz Yazar Mehmet Rauf Sayfa Sayısı 304 Çeviri Murat Sukan Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Kasım 2018 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Say Yayınları
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Say Yayınları
çev. Nuriye Bilici
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Say Yayınları
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır Tanıtım Bülteninden

Ötüken Neşriyat
Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Eylül de bütün olay beş yıllık evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey in bir yaz mevsiminde kalabalık biçimde yaşadıkları konaktan ayrılarak Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralamaları ile başlar Süreyya nın hala oğlu Necip sık sık gelip yalıda onların misafiri olur Necip in Suat Hanım a karşı hissettiği derin saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Necip in aşkını fark eden Suat Hanım evlilik hayatında yaşadığı ilgisizlik nedeniyle ona karşılık verir Ancak bu büyük aşk büyüklüğü nispetinde acı bir olay ile son bulur Aşk ve ahlak kuralları arasında büyük bir bocalama yaşayan Necip ve Suat ın gerilimleri romana psikolojik bir boyut katar Eylül edebiyat tarihimizde kaleme alınmış ilk psikolojik roman olmasının yanı sıra onlarca yıldır zevkle okunan ve defalarca basılan klasik vasfını kazanmış bir eserdir

İnkılap
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bıkkınlıkla Çılgın kız diye söyledi Balkona açılan büyük kapıdaki parmaklığa dayanmış dışarıya bakan karısı dönüp Bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününüz akşama doğru başlayan yağmurlu yarım saat sonra dinmişti yaş bir yeşilliğin üstünde şimdi altınlı İncileriyle lâcivert gökyüzü titriyor toprağın ağaçların ıslak soluğu her şeyin içine işliyordu

Ema Kitap
İstanbul da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır Bahriye Okulu na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir Yakından takip ettiği Halit Ziya nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur Roman hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır Zaman zaman şiirler de yazmıştır

Ötüken Neşriyat
Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Eylül de bütün olay beş yıllık evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey in bir yaz mevsiminde kalabalık biçimde yaşadıkları konaktan ayrılarak Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralamaları ile başlar Süreyya nın hala oğlu Necip sık sık gelip yalıda onların misafiri olur Necip in Suat Hanım a karşı hissettiği derin saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Necip in aşkını fark eden Suat Hanım evlilik hayatında yaşadığı ilgisizlik nedeniyle ona karşılık verir Ancak bu büyük aşk büyüklüğü nispetinde acı bir olay ile son bulur Aşk ve ahlak kuralları arasında büyük bir bocalama yaşayan Necip ve Suat ın gerilimleri romana psikolojik bir boyut katar Eylül edebiyat tarihimizde kaleme alınmış ilk psikolojik roman olmasının yanı sıra onlarca yıldır zevkle okunan ve defalarca basılan klasik vasfını kazanmış bir eserdir

Say Yayınları
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır Tanıtım Bülteninden

İnkılap Kitabevi
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bıkkınlıkla Çılgın kız diye söyledi Balkona açılan büyük kapıdaki parmaklığa dayanmış dışarıya bakan karısı dönüp Bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününüz akşama doğru başlayan yağmurlu yarım saat sonra dinmişti yaş bir yeşilliğin üstünde şimdi altınlı İncileriyle lâcivert gökyüzü titriyor toprağın ağaçların ıslak soluğu her şeyin içine işliyordu

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Mehmet Rauf modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır Ustası Halit Ziya nın izinden giderek kaleme aldığı edebiyatımızda ilk psikolojik roman kabul edilen Eylül de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad ın tutkularını çalkantılı iç dünyalarını anlatır Eylül günümüz okuru için yalılarda köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı kadınların duygu dünyası müzik yeme içme giyim kuşam eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor

Karanlıkta yürek paralayıcı feryatlar başladı Koşuşmalar gürültüler çığlıklar gittikçe artarak devam ederek çevreye yayılıyor çevreden koşuşan telaşlı çılgın kalabalık bir ırmağın coşuşu gibi uğuldayarak yığılıyor koşuyor bağrışıyordu Bütün bu sesler arasında gittikçe büyüyen bir uğultu vardı ki herşeyi yutuyor bağırışlar ve haykırışlar bunun içinde kayboluyordu Bu çatlayan kırılan camların binanın orasından burasından boğulurcasına çıkan saldırgan öfkeli orada siyah burada beyaz ötede kızıl dumanların uğultusuydu Bir zaman geldi ki her tarafı bütünüyle ateş aldı Homurdanarak çatlayarak gürleyerek Alevler çevreyi tuttu O zaman o görünüm bütün bütün yayıldı her köşeden yükselen feryatlar bağırışlar çığlıklar birbirine bir kıyamet gibi karıştı

Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Eylül sayesinde

The Kitap
Bu ay sabahları sisler sisleri yırtan canavariniltileriyle vapurlar baharı andırır gibi iken birden bütünmevsimlerin renkleriyle can çekişip nihayet siyah bir kış akşamıylabunalan günler ile kendisi için ölünceye kadar hatırasındanakşedilmiş kalacak bir sonbahar ayı oldu

Salon Yayınları
Eylül edebiyatımızın psikolojik roman türündeki ilk örneğidir Romanda çok başarılı psikolojik tahliller vardır Gerek yapı gerekse içerik olarak çağına göre ileri özellikleri olan bir romandır İlk defa 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Beş yıldır evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey bir yaz Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip bunların aile dostudur sık sık gelip yanlarında misafir kalmaktadır Necip Suat Hanım a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı duymaktadır Bu değer veriş ve saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Fakat genç adam aşkını gizlemektedir

Evrensel İletişim Yayınları
Karanlıkta yürek paralayıcı feryatlar başladı Koşuşmalar gürültüler çığlıklar gittikçe artarak devam ederek çevreye yayılıyor çevreden koşuşan telaşlı çılgın kalabalık bir ırmağın coşuşu gibi uğuldayarak yığılıyor koşuyor bağrışıyordu Bütün bu sesler arasında gittikçe büyüyen bir uğultu vardı ki herşeyi yutuyor bağırışlar ve haykırışlar bunun içinde kayboluyordu Bu çatlayan kırılan camların binanın orasından burasından boğulurcasına çıkan saldırgan öfkeli orada siyah burada beyaz ötede kızıl dumanların uğultusuydu Bir zaman geldi ki her tarafı bütünüyle ateş aldı Homurdanarak çatlayarak gürleyerek Alevler çevreyi tuttu O zaman o görünüm bütün bütün yayıldı her köşeden yükselen feryatlar bağırışlar çığlıklar birbirine bir kıyamet gibi karıştı

Dekalog Yayınları
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bir tahammülsüzlükle Çılgın kız diye söylendi Balkona açılan büyük kapıdan parmaklığa dayanmış dışarıya baktığı görülen karısı dönüp Ama bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününün saat on birde başlayan yağmuru yarım saat sonra dinmişti nemli bir yeşilliğin üstünde şimdi altın gibi incileriyle lacivert gökyüzü titriyordu topraktan ağaçlardan yayılan nemli havada yoğun bir tesir vardı

İş Bankası Kültür Yayınları
Serveti Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır Mehmet Rauf 18751931 İstanbul da doğan Mehmet Rauf Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi nde okudu Staj için bir buçuk yıl Girit te kaldı daha sonra görevli olarak Almanya ya gönderildi İstanbul a dönünce Tarabya da bulunan elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı II Meşrutiyet in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı hikâye roman tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği Düşmüş adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi Daha sonra Mektep dergisinde yazdı Serveti Fünun dergisinde hikâye roman makale ve mensur şiirler yayımladı Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır Ruh çözümlemeleri açısından dönemin en yetkin örneği sayılan yapıtın başarı kazanmasında Mehmet Rauf un diğer Edebiyatı Cedide yazarlarına göre daha akıcı bir dil kullanmasının payı büyüktür Hikâye ve romanlarında aşk ıstırap arayış ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen ve Serveti Fünun topluluğunun en meşhur yazarlarından olan Mehmet Rauf un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Nilüfer Yayınları
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Nilüfer Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Eylül adlı romanda olaylardan çok kahramanların iç dünyalarının anlatımına ağırlık verilmiştir Romanda evli bir kadın ile evlerine girip çıkan genç bir akrabası arasında yaşanan yasak aşk anlatılır Suad bir yanda kocasına duyduğu bağlılık ile diğer yanda Necibe karşı duyduğu aşk arasında bocalar çırpınır durur Necib ise bir yanda akrabası Süreyyaya duyduğu arkadaşlık dostluk ile diğer yanda Suada karşı duyduğu aşk arasında bocalar Mehmet Rauf Eylül adlı romanında yasak aşktan kaynaklanan imkansızlıkları kıskançlıklarını sevinçlerini heyecanlarını vicdan azaplarını gerçekçi bir şekilde yansıtmayı başarmıştır Yayınevi Nilüfer Yayınları Yazar Mehmet Rauf Sayfa 304 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı 2018 Barkod 9786055907242 Kategori Roman

Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Yapı Kredi Yayınları
Mehmet Rauf modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır Ustası Halit Ziya nın izinden giderek kaleme aldığı edebiyatımızda ilk psikolojik roman kabul edilen Eylül de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad ın tutkularını çalkantılı iç dünyalarını anlatır Eylül günümüz okuru için yalılarda köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı kadınların duygu dünyası müzik yeme içme giyim kuşam eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
Mehmet Rauf modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır Ustası Halit Ziya nın izinden giderek kaleme aldığı edebiyatımızda ilk psikolojik roman kabul edilen Eylül de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad ın tutkularını çalkantılı iç dünyalarını anlatır Eylül günümüz okuru için yalılarda köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı kadınların duygu dünyası müzik yeme içme giyim kuşam eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor

Ema Kitap
İstanbul da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır Bahriye Okulu na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir Yakından takip ettiği Halit Ziya nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur Roman hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır Zaman zaman şiirler de yazmıştır

Ema Kitap
İstanbul da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır Bahriye Okulu na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir Yakından takip ettiği Halit Ziya nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur Roman hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır Zaman zaman şiirler de yazmıştır Tanıtım Bülteninden

Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey

Koridor Yayıncılık
Eylül Kitap Açıklaması Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Kırmızı Çatı
Sonra bir kısık ses daha işitildi Suat mı Yok mu Niçin Bu Necip in sesi idi Süreyya ile karşılaştılar boğuk bir sesle birbirlerine haykırıştılar ihtiyar kadın feryat ederek Lakin Allah aşkına koşunuz bakınız kızcağınıza diye yalvarıyordu birisi Sakın içeride kalmasın dedi O zaman Necip ile Süreyya nın kapıya doğru koştuğu görüldü Tanıtım Bülteninden

Ulaşması imkânsız ve yasak olan bir aşk ya hayatınızın aşkıysa Birbirlerine çok yakın ama bir o kadar da uzak olan iki âşığın hikâyesi size bu soruyu düşündürüyor Mehmet Rauf un Eylül adlı romanı Suat ile Necip in beklenmedik aşklarını ve sonuçlarını etkileyici bir anlatımla okuyucuya sunar Roman sadeleştirilmiş keyifli anlatımıyla ve etkileyici bir sonla kendisine hayran bıraktırıyor Gelin konusu ve yapısıyla çağdaş roman türüne öncülük eden bu eserde okuru nelerin beklediğinden kısaca bahsedelim

Nilüfer Yayınları
Eylül adlı romanda olaylardan çok kahramanların iç dünyalarının anlatımına ağırlık verilmiştir Romanda evli bir kadın ile evlerine girip çıkan genç bir akrabası arasında yaşanan yasak aşk anlatılır Suad bir yanda kocasına duyduğu bağlılık ile diğer yanda Necib e karşı duyduğu aşk arasında bocalar çırpınır durur Necib ise bir yanda akrabası Süreyya ya duyduğu arkadaşlık dostluk ile diğer yanda Suad a karşı duyduğu aşk arasında bocalar Mehmet Rauf Eylül adlı romanında yasak aşktan kaynaklanan imkansızlıkları kıskançlıklarını sevinçlerini heyecanlarını vicdan azaplarını gerçekçi bir şekilde yansıtmayı başarmıştır

Anonim Yayıncılık
Necip ile Süreyya nın arasına daldt Yahyalidiyorıız dedi Siirt ya bakıyordu önce înanıtıııdı V oluyor neden diye soran bir bakışla Suat ınuzattığı kağıt paraları alıyordu sonra birden Hune Bunlar ne Nereden sorularını sıraladı Sıtaleliyle ağzım kapayarak Sus diyor diğeri Kimgönderdi diye sorarken Babam bahanı yanıtını veriyordu Sonra oraya oturup alçak birsesle simdi bu parayla kimseye bir şey sütiemedtnı ifii yalıyı tutmalı sonra da hepsinin gözününliııîintle buradan çıkıp gitmeli dedi

Kırmızı Kedi Çocuk
Mehmet Rauf un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül dür Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir Romanda yasak aşk teması cinselliğe dönüşmeden eylül ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir 1899 1900 yıllarında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen edebiyatımızın klasiklerinden biridir Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir saadet gelmeden daha henüz beklerken bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsızca pek acı geliyordu

Anonim Yayıncılık
Necip ile Süreyya nın arasına daldt Yahyalidiyorıız dedi Siirt ya bakıyordu önce înanıtıııdı V oluyor neden diye soran bir bakışla Suat ınuzattığı kağıt paraları alıyordu sonra birden Hune Bunlar ne Nereden sorularını sıraladı Sıtaleliyle ağzım kapayarak Sus diyor diğeri Kimgönderdi diye sorarken Babam bahanı yanıtını veriyordu Sonra oraya oturup alçak birsesle simdi bu parayla kimseye bir şey sütiemedtnı ifii yalıyı tutmalı sonra da hepsinin gözününliııîintle buradan çıkıp gitmeli dedi

Dekalog Yayınları
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bir tahammülsüzlükle Çılgın kız diye söylendi Balkona açılan büyük kapıdan parmaklığa dayanmış dışarıya baktığı görülen karısı dönüp Ama bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününün saat on birde başlayan yağmuru yarım saat sonra dinmişti nemli bir yeşilliğin üstünde şimdi altın gibi incileriyle lacivert gökyüzü titriyordu topraktan ağaçlardan yayılan nemli havada yoğun bir tesir vardı

Say Yayınları
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Dekalog Yayınları
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canısıkılanlara özgü bir tahammülsüzlükle Çılgın kız diye söylendi Balkona açılan büyük kapıdan parmaklığa dayanmış dışarıya baktığıgörülen karısı dönüp Ama bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününün saat on birde başlayan yağmuru yarım saat sonradinmişti nemli bir yeşilliğin üstünde şimdi altın gibi incileriyle lacivertgökyüzü titriyordu topraktan ağaçlardan yayılan nemli havada yoğunbir tesir vardı

Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül sembolik mânâda biyolojik olarak yaz başlarını duygusal olarak da Eylül ayını yaşayan Necip ile Suad ın ruhlarının derinliklerine yapılan bir yolculuktur Ateş gibi bir nehir akıyordu o ruhla ruhum arasında şeklinde özetlenebilecek romandaki aşkı yazarının anlatımına en sadık şekilde sadeleştirdik İstanbul un gerçek mekânlarında geçen roman evlilik sadakat aile ve arkadaşlık ilişkilerine hiç zarar vermeden yaşanan ölümüne bir aşkın romanıdır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 272 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Türk Edebiyat Vakfı Yayınları

Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Bilgi Yayınevi
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül yayımlanmaya başlamasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen günümüz okuyucusunu da içine çeken zevkle okunacak bir roman Mehmet Rauf karakterlerin çözümlemelerini duygu ve düşünce dünyalarını büyük bir ustalıkla aktarıyor Roman aşk evlilik sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüp hüzünlü hikâyesi ve içten anlatımıyla insanın duygu dünyasına hitap ederken bir yandan da dönemin İstanbul yaşantısını gözler önüne seriyor İlk olarak Serveti Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mavisel Yener in hazırladığı sadeleştirilmiş anlatımıyla bugün yeniden okuyucuyla buluşuyor Sakin bir yazın ardından gelen sonbahar bir asır öncesinden gelip bugün okuyucunun ruhuyla buluşuyor

Panama Yayıncılık
Eylül 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünun dergisinde tefrika edilmiş kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Mehmet Rauf un en önemli eseri olan Eylül edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı kabul edilmektedir Suad Süreyya ve Necib arasındaki aşk sadakat evlilik üçgeninde bu insanların ruhsal çözümlemesi yapılmıştır Eserde ayrıca dönemin aile yaşantısı kültürü toplumsal hayatı ekonomisi gelenekleri ve kadın erkek ilişkilerini de cesur bir anlatımla okuyoruz

İskele Yayıncılık
Baskı Yılı 2005 Dili Türkçe Yayınevi İskele Yayıncılık

Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Ötüken Neşriyat
Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Eylül de bütün olay beş yıllık evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey in bir yaz mevsiminde kalabalık biçimde yaşadıkları konaktan ayrılarak Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralamaları ile başlar Süreyya nın hala oğlu Necip sık sık gelip yalıda onların misafiri olur Necip in Suat Hanım a karşı hissettiği derin saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Necip in aşkını fark eden Suat Hanım evlilik hayatında yaşadığı ilgisizlik nedeniyle ona karşılık verir Ancak bu büyük aşk büyüklüğü nispetinde acı bir olay ile son bulur Aşk ve ahlak kuralları arasında büyük bir bocalama yaşayan Necip ve Suat ın gerilimleri romana psikolojik bir boyut katar Eylül edebiyat tarihimizde kaleme alınmış ilk psikolojik roman olmasının yanı sıra onlarca yıldır zevkle okunan ve defalarca basılan klasik vasfını kazanmış bir eserdir

Ötüken Neşriyat
Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Eylül de bütün olay beş yıllık evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey in bir yaz mevsiminde kalabalık biçimde yaşadıkları konaktan ayrılarak Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralamaları ile başlar Süreyya nın hala oğlu Necip sık sık gelip yalıda onların misafiri olur Necip in Suat Hanım a karşı hissettiği derin saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Necip in aşkını fark eden Suat Hanım evlilik hayatında yaşadığı ilgisizlik nedeniyle ona karşılık verir Ancak bu büyük aşk büyüklüğü nispetinde acı bir olay ile son bulur Aşk ve ahlak kuralları arasında büyük bir bocalama yaşayan Necip ve Suat ın gerilimleri romana psikolojik bir boyut katar Eylül edebiyat tarihimizde kaleme alınmış ilk psikolojik roman olmasının yanı sıra onlarca yıldır zevkle okunan ve defalarca basılan klasik vasfını kazanmış bir eserdir

Ötüken
Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Eylül de bütün olay beş yıllık evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey in bir yaz mevsiminde kalabalık biçimde yaşadıkları konaktan ayrılarak Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralamaları ile başlar Süreyya nın hala oğlu Necip sık sık gelip yalıda onların misafiri olur Necip in Suat Hanım a karşı hissettiği derin saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Necip in aşkını fark eden Suat Hanım evlilik hayatında yaşadığı ilgisizlik nedeniyle ona karşılık verir Ancak bu büyük aşk büyüklüğü nispetinde acı bir olay ile son bulur Aşk ve ahlak kuralları arasında büyük bir bocalama yaşayan Necip ve Suat ın gerilimleri romana psikolojik bir boyut katar Eylül edebiyat tarihimizde kaleme alınmış ilk psikolojik roman olmasının yanı sıra onlarca yıldır zevkle okunan ve defalarca basılan klasik vasfını kazanmış bir eserdir

Salon Yayınları
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Günümüz Türkçesiyle Salon Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Günümüz Türkçesiyle Mehmet Rauf Kitap Özeti Eylül edebiyatımızın psikolojik roman türündeki ilk örneğidir Romanda çok başarılı psikolojik tahliller vardır Gerek yapı gerekse içerik olarak çağına göre ileri özellikleri olan bir romandır İlk defa 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylülün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Beş yıldır evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey bir yaz Boğaziçinde küçük bir yalı kiralarlar Mutludurlar Süreyyanın arkadaşı Necip bunların aile dostudur sık sık gelip yanlarında misafir kalmaktadır Necip Suat Hanıma çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı duymaktadır Bu değer veriş ve saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Fakat genç adam aşkını gizlemektedir Yayınevi Salon Yayınları Yazar Mehmet Rauf Sayfa 288 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2023 Barkod 9786057879318 Kategori Klasikler Roman Türk Edebiyatı

Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Yapı Kredi Yayınları
Mehmet Rauf modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır Ustası Halit Ziya nın izinden giderek kaleme aldığı edebiyatımızda ilk psikolojik roman kabul edilen Eylül de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad ın tutkularını çalkantılı iç dünyalarını anlatır Eylül günümüz okuru için yalılarda köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı kadınların duygu dünyası müzik yeme içme giyim kuşam eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor

Yapı Kredi Yayınları
Mehmet Rauf modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır Ustası Halit Ziya nın izinden giderek kaleme aldığı edebiyatımızda ilk psikolojik roman kabul edilen Eylül de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad ın tutkularını çalkantılı iç dünyalarını anlatır Eylül günümüz okuru için yalılarda köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı kadınların duygu dünyası müzik yeme içme giyim kuşam eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değilsürekli okundukları için de değerlidirler Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saf lığıyla göz kırpıyor Yeniden Yasak aşkın heyecanı imkânsızlığı şüpheler kıskançlıklar vicdan azapları öfke ve tutku kadınlık ve erkeklik halleri İstanbul un mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır romana Bu yüzden de Eylül o çoksöylenen gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman nitelendirmesini sonuna kadar hak eder

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Yasak aşkın heyecanı imkânsızlığı şüpheler kıskançlıklar vicdan azapları öfke ve tutku karanlık ve erkeklik halleri İstanbul un mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır okura Bu yüzden de Eylül o çok söylenen gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman nitelendirmesi sonuna kadar hak eder

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Yasak aşkın heyecanı imkânsızlığı şüpheler kıskançlıklar vicdan azapları öfke ve tutku karanlık ve erkeklik halleri İstanbul un mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır okura Bu yüzden de Eylül o çok söylenen gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman nitelendirmesi sonuna kadar hak eder

Say
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Ötüken Neşriyat
Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Eylül de bütün olay beş yıllık evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey in bir yaz mevsiminde kalabalık biçimde yaşadıkları konaktan ayrılarak Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralamaları ile başlar Süreyya nın hala oğlu Necip sık sık gelip yalıda onların misafiri olur Necip in Suat Hanım a karşı hissettiği derin saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Necip in aşkını fark eden Suat Hanım evlilik hayatında yaşadığı ilgisizlik nedeniyle ona karşılık verir Ancak bu büyük aşk büyüklüğü nispetinde acı bir olay ile son bulur Aşk ve ahlak kuralları arasında büyük bir bocalama yaşayan Necip ve Suat ın gerilimleri romana psikolojik bir boyut katar Eylül edebiyat tarihimizde kaleme alınmış ilk psikolojik roman olmasının yanı sıra onlarca yıldır zevkle okunan ve defalarca basılan klasik vasfını kazanmış bir eserdir

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidirler Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saf lığıyla göz kırpıyor Yeniden Yasak aşkın heyecanı imkânsızlığı şüpheler kıskançlıklar vicdan azapları öfke ve tutku kadınlık ve erkeklik halleri İstanbul un mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır romana Bu yüzden de Eylül o çok söylenen gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman nitelendirmesini sonuna kadar hak eder Tanıtım Bülteninden

Rönesans Yayınları
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir Tanıtım Bülteninden

çev. Tülay Gençtürk Demircioğlu
Eylül Bez Ciltli Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır Yazar Mehmet Rauf Sayfa Sayısı 352 Çeviri Tülay Gençtürk Demircioğlu Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2022 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kırmızı Kedi Çocuk
Mehmet Rauf un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül dür Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir Romanda yasak aşk teması cinselliğe dönüşmeden eylül ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir 1899 1900 yıllarında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen edebiyatımızın klasiklerinden biridir Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir saadet gelmeden daha henüz beklerken bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsızca pek acı geliyordu

Panama Yayıncılık
Eylül 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünun dergisinde tefrika edilmiş kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Mehmet Rauf un en önemli eseri olan Eylül edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı kabul edilmektedir Suad Süreyya ve Necib arasındaki aşk sadakat evlilik üçgeninde bu insanların ruhsal çözümlemesi yapılmıştır Eserde ayrıca dönemin aile yaşantısı kültürü toplumsal hayatı ekonomisi gelenekleri ve kadın erkek ilişkilerini de cesur bir anlatımla okuyoruz

Mühür Kitaplığı
Mehmet Rauf Eylül romanında dönemin adeta romantik ve psikolojik bir röntgenini çekiyor Osmanlı nın son döneminde yavaş yavaş fılizlenen bir burjuvazinin hayatından orijinal kesiti insan ruhunun en gizli kapılannı açarak insan ruhunun duygusal ve psikolojik derinliklerine hoyratça dalarak anlatıyor Bu romanda aşk var tutku var kavuşma imkanı hiç olmayan bir aşkın insan ruhu ve bedenıne çektirdiği inanılmaz acılar var Her şeyden once bu yüzyılın ruhsuz ve ınsansız aşk romanlannda asla göremeyeceginiz insan bedenin dar şehevi sınırlarına hapsolmamış gerçek bir aşk var Bu romanda aşık olan kavuşamayan acı çeken küçük hesaplarla hayatını boşa harcayan kanlı canlı insanlar var Bu romanda insan var

Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir

Kapı Yayınları - Türk Klasikleri Dizisi
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidirler Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saf lığıyla göz kırpıyor Yeniden Yasak aşkın heyecanı imkânsızlığı şüpheler kıskançlıklar vicdan azapları öfke ve tutku kadınlık ve erkeklik halleri İstanbul un mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır romana Bu yüzden de Eylül o çok söylenen gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman nitelendirmesini sonuna kadar hak eder Tanıtım Bülteninden

Bilgi Yayınevi
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül yayımlanmaya başlamasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen günümüz okuyucusunu da içine çeken zevkle okunacak bir roman Mehmet Rauf karakterlerin çözümlemelerini duygu ve düşünce dünyalarını büyük bir ustalıkla aktarıyor Roman aşk evlilik sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüp hüzünlü hikâyesi ve içten anlatımıyla insanın duygu dünyasına hitap ederken bir yandan da dönemin İstanbul yaşantısını gözler önüne seriyor İlk olarak Serveti Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül sadeleştirilmiş anlatımıyla bugün yeniden okuyucuyla buluşuyor Sakin bir yazın ardından gelen sonbahar bir asır öncesinden gelip bugün okuyucunun ruhuyla buluşuyor Tanıtım Bülteninden Hazırlayan Mavisel Yener Kapak Tasarım Candan İşcan

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Yasak aşkın heyecanı imkânsızlığı şüpheler kıskançlıklar vicdan azapları öfke ve tutku karanlık ve erkeklik halleri İstanbulun mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır okura Bu yüzden de Eylül o çok söylenen gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman nitelendirmesi sonuna kadar hak eder

Rönesans Yayınları
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Artemis Yayınları
Birbirlerini buldukları anda ister istemez kaybedeceklerdi SUAT HACER SÜREYYA VE NECİP İN HİKAYESİ Evli bir çift Bir kız kardeş Yakın bir dost Yalnızlık Tuhaf bir temas Önlenemez bir açlık Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak acı ve hasret demekti Kadınların ve erkeklerin kaderlerini başkaları çizer onlar da bir şekilde bu kadere ayak uydururdu Ya da her şeyden hatta hayattan vazgeçilirdi

Artemis Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İnkılap Kitabevi
Eylül img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Türk Edebiyat Vakfı Yayınları
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül sembolik mânâda biyolojik olarak yaz başlarını duygusal olarak da Eylül ayını yaşayan Necip ile Suad ın ruhlarının derinliklerine yapılan bir yolculuktur Ateş gibi bir nehir akıyordu o ruhla ruhum arasında şeklinde özetlenebilecek romandaki aşkı yazarının anlatımına en sadık şekilde sadeleştirdik İstanbul un gerçek mekânlarında geçen roman evlilik sadakat aile ve arkadaşlık ilişkilerine hiç zarar vermeden yaşanan ölümüne bir aşkın romanıdır

Yapı Kredi Yayınları
Mehmet Rauf modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır Ustası Halit Ziya nın izinden giderek kaleme aldığı edebiyatımızda ilk psikolojik roman kabul edilen Eylül de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad ın tutkularını çalkantılı iç dünyalarını anlatır Eylül günümüz okuru için yalılarda köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı kadınların duygu dünyası müzik yeme içme giyim kuşam eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor

Dekalog
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bir tahammülsüzlükle Çılgın kız diye söylendi Balkona açılan büyük kapıdan parmaklığa dayanmış dışarıya baktığı görülen karısı dönüp Ama bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününün saat on birde başlayan yağmuru yarım saat sonra dinmişti nemli bir yeşilliğin üstünde şimdi altın gibi incileriyle lacivert gökyüzü titriyordu topraktan ağaçlardan yayılan nemli havada yoğun bir tesir vardı

Ema Kitap
İstanbul da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır Bahriye Okulu na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir Yakından takip ettiği Halit Ziya nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur Roman hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır Zaman zaman şiirler de yazmıştır

Dekalog Yayınları
Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu Süreyya canı sıkılanlara özgü bir tahammülsüzlükle Çılgın kız diye söylendi Balkona açılan büyük kapıdan parmaklığa dayanmış dışarıya baktığı görülen karısı dönüp Ama bu gece hava ne güzel dedi Bu nisan gününün saat on birde başlayan yağmuru yarım saat sonra dinmişti nemli bir yeşilliğin üstünde şimdi altın gibi incileriyle lacivert gökyüzü titriyordu topraktan ağaçlardan yayılan nemli havada yoğun bir tesir vardı Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Mehmet Rauf modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır Ustası Halit Ziya nın izinden giderek kaleme aldığı edebiyatımızda ilk psikolojik roman kabul edilen Eylül de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad ın tutkularını çalkantılı iç dünyalarını anlatır Eylül günümüz okuru için yalılarda köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı kadınların duygu dünyası müzik yeme içme giyim kuşam eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Mehmet Rauf Sayfa 264 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Mayıs 2025 Barkod 9789750846830 Kategori Roman

Kırmızı Kedi
Mehmet Rauf un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül dür Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir Romanda yasak aşk teması cinselliğe dönüşmeden eylül ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir 1899 1900 yıllarında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen edebiyatımızın klasiklerinden biridir Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir saadet gelmeden daha henüz beklerken bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsızca pek acı geliyordu Tanıtım Bülteninden

İstanbul da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır Bahriye Okulu na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir Yakından takip ettiği Halit Ziya nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur Roman hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır Zaman zaman şiirler de yazmıştır

Kırmızı Çatı Yayınları
Sonra bir kısık ses daha işitildi Suat mı Yok mu Niçin Bu Necip in sesi idi Süreyya ile karşılaştılar boğuk bir sesle birbirlerine haykırıştılar ihtiyar kadın feryat ederek Lakin Allah aşkına koşunuz bakınız kızcağınıza diye yalvarıyordu birisi Sakın içeride kalmasın dedi O zaman Necip ile Süreyya nın kapıya doğru koştuğu görüldü

Ketebe Yayınları
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir

Turkuvaz Kitap
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı Eylül evli bir kadın olan Suat la Necip in imkânsız aşkını konu edinir Servet i Fünun un önde gelen yazarlarından Mehmet Rauf mekânları ve mevsimleri de birer karaktere dönüştürüyor ve okuru sevgi sadakat insan doğa kadın erkek ilişkilerine dair sorular sormaya davet ediyor Tanıtım Bülteninden

Kırmızı Kedi
Mehmet Rauf un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül dür Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir Romanda yasak aşk teması cinselliğe dönüşmeden eylül ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir 1899 1900 yıllarında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen edebiyatımızın klasiklerinden biridir Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir saadet gelmeden daha henüz beklerken bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsızca pek acı geliyordu Tanıtım Bülteninden

Kırmızı Kedi
Mehmet Rauf un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül dür Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir Romanda yasak aşk teması cinselliğe dönüşmeden eylül ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir 1899 1900 yıllarında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen edebiyatımızın klasiklerinden biridir Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir saadet gelmeden daha henüz beklerken bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsızca pek acı geliyordu

Salkımsöğüt Yayınları
Eylül romanı Servet i Fünun edebiyatının Halit Ziya dan sonra en önemli romancısı Mehmet Rauf un Boğaziçi çevresinde toplumdan soyutlanmış ailelerin sosyal yaşantısı içinde yaşanan yasak bir aşkı anlatmaktadır Arkadaşının eşine aşık olan ve bu aşkın karşılığını da gören Necip in hayatı bu dönem Osmanlı toplumunda ahlaki yozlaşmanın boyutlarını da dikkatlere sunar Suat Necip Süreyya üçgeninde kendisini gerçekleştirememiş ve dış dünyaya kapalı bir hayat sürdüren Boğaziçi sakinlerinin ancak romantik Fransız eserlerinde görebileceğimiz türden bir ilişkiler yumağı ile karşılaşırız Eylül romanı romantik ve santimantalist bağlamda okunduğunda başarılı bir eserdir Eylül edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak kabul edilebilir

Koridor
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Koridor Yayıncılık
Eylül Kitap Açıklaması Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Mehmet Rauf un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül dür Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir Romanda yasak aşk teması cinselliğe dönüşmeden eylül ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir 1899 1900 yıllarında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen edebiyatımızın klasiklerinden biridir Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir saadet gelmeden daha henüz beklerken bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsızca pek acı geliyordu Yazar Mehmet Rauf Sayfa Sayısı 360 Çeviri Ebat 12X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Rönesans Yayınları
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Rönesans Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir Yayınevi Rönesans Yayınları Yazar Mehmet Rauf Sayfa 336 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 00 cm Basım Yılı Ağustos 2020 Barkod 9786052343173 Kategori Roman

Tedev Yayınları
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül sembolik mânâda biyolojik olarak yaz başlarını duygusal olarak da Eylül ayını yaşayan Necip ile Suad ın ruhlarının derinliklerine yapılan bir yolculuktur Ateş gibi bir nehir akıyordu o ruhla ruhum arasında şeklinde özetlenebilecek romandaki aşkı yazarının anlatımına en sadık şekilde sadeleştirdik İstanbul un gerçek mekânlarında geçen roman evlilik sadakat aile ve arkadaşlık ilişkilerine hiç zarar vermeden yaşanan ölümüne bir aşkın romanıdır

Bilgi Yayınevi
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül yayımlanmaya başlamasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen günümüz okuyucusunu da içine çeken zevkle okunacak bir roman Mehmet Rauf karakterlerin çözümlemelerini duygu ve düşünce dünyalarını büyük bir ustalıkla aktarıyor Roman aşk evlilik sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüp hüzünlü hikâyesi ve içten anlatımıyla insanın duygu dünyasına hitap ederken bir yandan da dönemin İstanbul yaşantısını gözler önüne seriyor İlk olarak Serveti Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mavisel Yener in hazırladığı sadeleştirilmiş anlatımıyla bugün yeniden okuyucuyla buluşuyor Sakin bir yazın ardından gelen sonbahar bir asır öncesinden gelip bugün okuyucunun ruhuyla buluşuyor

Nilüfer Yayınları
Eylül adlı romanda olaylardan çok kahramanların iç dünyalarının anlatımına ağırlık verilmiştir Romanda evli bir kadın ile evlerine girip çıkan genç bir akrabası arasında yaşanan yasak aşk anlatılır Suad bir yanda kocasına duyduğu bağlılık ile diğer yanda Necib e karşı duyduğu aşk arasında bocalar çırpınır durur Necib ise bir yanda akrabası Süreyya ya duyduğu arkadaşlık dostluk ile diğer yanda Suad a karşı duyduğu aşk arasında bocalar Mehmet Rauf Eylül adlı romanında yasak aşktan kaynaklanan imkansızlıkları kıskançlıklarını sevinçlerini heyecanlarını vicdan azaplarını gerçekçi bir şekilde yansıtmayı başarmıştır

İlgi Kültür Sanat Yayınları
Mehmet Rauf un en önemli eseri olan Eylül Türk Edebiyatı nın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilmektedir Ruhsal çözümlemelerde çok başarılı bir çalışma sergileyerek insanların ruh hallerini okuyucuya net bir şekilde yansıtan bu eser okuyucuyla arasında sağlam bir bağ oluşturmaktadır Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalma mücadelesi vardır Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgar insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmanın mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

PANAMA YAYINCILIK
Eylül 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünun dergisinde tefrika edilmiş kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Mehmet Rauf un en önemli eseri olan Eylül edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı kabul edilmektedir Suad Süreyya ve Necib arasındaki aşk sadakat evlilik üçgeninde bu insanların ruhsal çözümlemesi yapılmıştır Eserde ayrıca dönemin aile yaşantısı kültürü toplumsal hayatı ekonomisi gelenekleri ve kadın erkek ilişkilerini de cesur bir anlatımla okuyoruz

İLGİ KÜLTÜR SANAT YAYINLARI
Mehmet Rauf un en önemli eseri olan Eylül Türk Edebiyatı nın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilmektedir Ruhsal çözümlemelerde çok başarılı bir çalışma sergileyerek insanların ruh hallerini okuyucuya net bir şekilde yansıtan bu eser okuyucuyla arasında sağlam bir bağ oluşturmaktadır Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalma mücadelesi vardır Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgâr insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmanın mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Baskı Yılı

Ema Kitap
İstanbul da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır Bahriye Okulu na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir Yakından takip ettiği Halit Ziya nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur Roman hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır Zaman zaman şiirler de yazmıştır

Yapı Kredi
Mehmet Rauf modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır Ustası Halit Ziya nın izinden giderek kaleme aldığı edebiyatımızda ilk psikolojik roman kabul edilen Eylül de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad ın tutkularını çalkantılı iç dünyalarını anlatır Eylül günümüz okuru için yalılarda köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı kadınların duygu dünyası müzik yeme içme giyim kuşam eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor

Ema Kitap
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Ema Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti İstanbul da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır Bahriye Okulu na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir Yakından takip ettiği Halit Ziya nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur Roman hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır Zaman zaman şiirler de yazmıştır Yayınevi Ema Kitap Yazar Mehmet Rauf Sayfa 288 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2022 Barkod 9786258470697 Kategori Klasikler Roman

Can Yayınları
Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Fakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve saadetten feragate tahammülden başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline müdahale edilmeden yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar letafet ve hararet verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır

İlgi Kültür Sanat Yayıncılık
Mehmet Rauf un en önemli eseri olan Eylül Türk Edebiyatı nın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilmektedir Ruhsal çözümlemelerde çok başarılı bir çalışma sergileyerek insanların ruh hallerini okuyucuya net bir şekilde yansıtan bu eser okuyucuyla arasında sağlam bir bağ oluşturmaktadır Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalma mücadelesi vardır Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgâr insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmanın mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

Ayrıntı Yayınları
Evvela güneş o cehennem güneşi değil o siyah dumanlı insanın belini büken güneş değil kız gibi saf ve taze bir güneş gelip odaları aydınlatıyor Uyanınız diyordu sabaha kadar deniz insana mahrem ve şen bir ninni söylüyor bazen tehevvür ederek gürlüyor köpürüyor fakat ekseriya böyle sakin bir kuzu gibi melul ve uslu Suat her gün bu güneşle beraber uyanıyor sıçrayıp camları açıyordu o zaman içeri sabah hayat neşe bâhusus gençlik her şey sade bu güneşle sade denizin sesleriyle bütün bunlar odalarına ve kalplerine hücum ediyordu insanı gelip böyle koklayarak ısıtan denizin taravetiyle serin bir hararet veren güneşle yıkanıyorlardı Eylül de doğa ve çevre arasındaki etkileşimin hikâyeye katkısını sağlayan sadece tasvir ustalığı değil tasvirlerin romansal gerçekliğin içinden yapılabilmiş olmasıdır Bu açıdan Eylül Osmanlı Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak gösterilir Fransız romantizminden etkilenen Mehmet Rauf trajik bir aşk hikâyesini kişilerin iç bunalımlarını çatışmalarını duygusal yoğunluklarını büyük bir dil zenginliğiyle ortaya koyarken insan ruhunu etkileyen doğayı ve mekânları da şiirsel bir güzellikle betimler Işıltılı yaz günlerinin bitiminde sonbahar mevsiminde yani Eylül de cereyan edecek trajik olayın okurda yaratacağı hüznü yaz ve sonbahar karşıtlığıyla derinleştirir Mevsim geçişleriyle geçip giden bir aşk yakalanmışken kaçıp giden mutluluk

Mühür Kitaplığı
Mehmet Rauf Eylül romanında dönemin adeta romantik ve psikolojik bir röntgenini çekiyor Osmanlı nın son döneminde yavaş yavaş fılizlenen bir burjuvazinin hayatından orijinal kesiti insan ruhunun en gizli kapılannı açarak insan ruhunun duygusal ve psikolojik derinliklerine hoyratça dalarak anlatıyor Bu romanda aşk var tutku var kavuşma imkanı hiç olmayan bir aşkın insan ruhu ve bedenıne çektirdiği inanılmaz acılar var Her şeyden once bu yüzyılın ruhsuz ve ınsansız aşk romanlannda asla göremeyeceginiz insan bedenin dar şehevi sınırlarına hapsolmamış gerçek bir aşk var Bu romanda aşık olan kavuşamayan acı çeken küçük hesaplarla hayatını boşa harcayan kanlı canlı insanlar var Bu romanda insan var

Bilgi Yayınevi
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül yayımlanmaya başlamasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen günümüz okuyucusunu da içine çeken zevkle okunacak bir roman Mehmet Rauf karakterlerin çözümlemelerini duygu ve düşünce dünyalarını büyük bir ustalıkla aktarıyor Roman aşk evlilik sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüp hüzünlü hikâyesi ve içten anlatımıyla insanın duygu dünyasına hitap ederken bir yandan da dönemin İstanbul yaşantısını gözler önüne seriyor İlk olarak Serveti Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mavisel Yener in hazırladığı sadeleştirilmiş anlatımıyla bugün yeniden okuyucuyla buluşuyor Sakin bir yazın ardından gelen sonbahar bir asır öncesinden gelip bugün okuyucunun ruhuyla buluşuyor

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değilsürekli okundukları için de değerlidirler Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saf lığıyla göz kırpıyor Yeniden Yasak aşkın heyecanı imkânsızlığı şüpheler kıskançlıklar vicdan azapları öfke ve tutku kadınlık ve erkeklik halleri İstanbul un mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır romana Bu yüzden de Eylül o çoksöylenen gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman nitelendirmesini sonuna kadar hak eder

Bilgi Yayınevi
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül yayımlanmaya başlamasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen günümüz okuyucusunu da içine çeken zevkle okunacak bir roman Mehmet Rauf karakterlerin çözümlemelerini duygu ve düşünce dünyalarını büyük bir ustalıkla aktarıyor Roman aşk evlilik sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüp hüzünlü hikâyesi ve içten anlatımıyla insanın duygu dünyasına hitap ederken bir yandan da dönemin İstanbul yaşantısını gözler önüne seriyor İlk olarak Serveti Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mavisel Yener in hazırladığı sadeleştirilmiş anlatımıyla bugün yeniden okuyucuyla buluşuyor Sakin bir yazın ardından gelen sonbahar bir asır öncesinden gelip bugün okuyucunun ruhuyla buluşuyor

KAPI YAYINLARI
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Yasak aşkın heyecanı imkânsızlığı şüpheler kıskançlıklar vicdan azapları öfke ve tutku karanlık ve erkeklik halleri İstanbul un mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır okura Bu yüzden de Eylül o çok söylenen gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman nitelendirmesi sonuna kadar hak eder

CAN YAYINLARI
Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Fakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır

Ayrıntı Yayınları
Evvela güneş o cehennem güneşi değil o siyah dumanlı insanın belini büken güneş değil kız gibi saf ve taze bir güneş gelip odaları aydınlatıyor Uyanınız diyordu sabaha kadar deniz insana mahrem ve şen bir ninni söylüyor bazen tehevvür ederek gürlüyor köpürüyor fakat ekseriya böyle sakin bir kuzu gibi melul ve uslu Suat her gün bu güneşle beraber uyanıyor sıçrayıp camları açıyordu o zaman içeri sabah hayat neşe bâhusus gençlik her şey sade bu güneşle sade denizin sesleriyle bütün bunlar odalarına ve kalplerine hücum ediyordu insanı gelip böyle koklayarak ısıtan denizin taravetiyle serin bir hararet veren güneşle yıkanıyorlardı Eylül de doğa ve çevre arasındaki etkileşimin hikâyeye katkısını sağlayan sadece tasvir ustalığı değil tasvirlerin romansal gerçekliğin içinden yapılabilmiş olmasıdır Bu açıdan Eylül Osmanlı Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak gösterilir Fransız romantizminden etkilenen Mehmet Rauf trajik bir aşk hikâyesini kişilerin iç bunalımlarını çatışmalarını duygusal yoğunluklarını büyük bir dil zenginliğiyle ortaya koyarken insan ruhunu etkileyen doğayı ve mekânları da şiirsel bir güzellikle betimler Işıltılı yaz günlerinin bitiminde sonbahar mevsiminde yani Eylül de cereyan edecek trajik olayın okurda yaratacağı hüznü yaz ve sonbahar karşıtlığıyla derinleştirir Mevsim geçişleriyle geçip giden bir aşk yakalanmışken kaçıp giden mutluluk

Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül yayımlanmaya başlamasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen günümüz okuyucusunu da içine çeken zevkle okunacak bir roman Mehmet Rauf karakterlerin çözümlemelerini duygu ve düşünce dünyalarını büyük bir ustalıkla aktarıyor Roman aşk evlilik sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüp hüzünlü hikâyesi ve içten anlatımıyla insanın duygu dünyasına hitap ederken bir yandan da dönemin İstanbul yaşantısını gözler önüne seriyor

Koridor
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Koridor Yayıncılık
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Koridor Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır Yayınevi Koridor Yayıncılık Yazar Mehmet Rauf Sayfa 352 Sayfa Kağıt 1 Hamur Ciltli Boyut 14 00x20 00 cm Basım Yılı Aralık 2022 Barkod 9786257781022 Kategori Klasikler

Thekitap
Bu ay sabahları sisler sisleri yırtan canavar iniltileriyle vapurlar baharı andırır gibi iken birden bütün mevsimlerin renkleriyle can çekişip nihayet siyah bir kış akşamıyla bunalan günler ile kendisi için ölünceye kadar hatırasında nakşedilmiş kalacak bir sonbahar ayı oldu

Ketebe Yayınları
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir

Ketebe Yayınları
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir

Can Yayınları
Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Fakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır Tanıtım Bülteninden

Ayrıntı Yayınları
Evvela güneş o cehennem güneşi değil o siyah dumanlı insanın belini büken güneş değil kız gibi saf ve taze bir güneş gelip odaları aydınlatıyor Uyanınız diyordu sabaha kadar deniz insana mahrem ve şen bir ninni söylüyor bazen tehevvür ederek gürlüyor köpürüyor fakat ekseriya böyle sakin bir kuzu gibi melul ve uslu Suat her gün bu güneşle beraber uyanıyor sıçrayıp camları açıyordu o zaman içeri sabah hayat neşe bâhusus gençlik her şey sade bu güneşle sade denizin sesleriyle bütün bunlar odalarına ve kalplerine hücum ediyordu insanı gelip böyle koklayarak ısıtan denizin taravetiyle serin bir hararet veren güneşle yıkanıyorlardı Eylül de doğa ve çevre arasındaki etkileşimin hikâyeye katkısını sağlayan sadece tasvir ustalığı değil tasvirlerin romansal gerçekliğin içinden yapılabilmiş olmasıdır Bu açıdan Eylül Osmanlı Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak gösterilir Fransız romantizminden etkilenen Mehmet Rauf trajik bir aşk hikâyesini kişilerin iç bunalımlarını çatışmalarını duygusal yoğunluklarını büyük bir dil zenginliğiyle ortaya koyarken insan ruhunu etkileyen doğayı ve mekânları da şiirsel bir güzellikle betimler Işıltılı yaz günlerinin bitiminde sonbahar mevsiminde yani Eylül de cereyan edecek trajik olayın okurda yaratacağı hüznü yaz ve sonbahar karşıtlığıyla derinleştirir Mevsim geçişleriyle geçip giden bir aşk yakalanmışken kaçıp giden mutluluk Tanıtım Bülteninden

Yason Yayıncılık
Mehmet Rauf d 12 Ağustos 1875 ö 23 Aralık 1931 Türk edebiyatçı İstanbul da doğmuş ve küçük yaşta edebiyat ile ilgilenmeye başlamıştır Bahriye Okulu na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir Yakından takip ettiği Halit Ziya Uşaklıgil in eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur Fransız yazar Paul Bourget yi okudu ve ondan etkilendi 1896 yılından itibaren Servet i Fünun da yazmaya başladı Roman hikaye ve tiyatro türünde eserler vermiştir Psikolojik tahlillere büyük önem verir Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır kaynak belirtilmeli Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır Zaman zaman şiirler de yazmıştır

Kırmızı Kedi Yayınları
Mehmet Rauf un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül dür Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir Romanda yasak aşk teması cinselliğe dönüşmeden eylül ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir 1899 1900 yıllarında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen edebiyatımızın klasiklerinden biridir Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir saadet gelmeden daha henüz beklerken bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsızca pek acı geliyordu

Kırmızı Kedi
Mehmet Rauf un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül dür Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir Romanda yasak aşk teması cinselliğe dönüşmeden eylül ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir 1899 1900 yıllarında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen edebiyatımızın klasiklerinden biridir Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir saadet gelmeden daha henüz beklerken bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsızca pek acı geliyordu

SMS
Eylül Öyle bir ay ki geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekir Eylül mutsuzluk ve özlem ayıdır içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için insan o güzel havaların devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp üzülür özlem çeker Suad ve Süreyya bağ evinde sıkıcı bir hayat süren evli bir çifttir Süreyya nın şikâyetlerine daha fazla dayanamayan Suad Boğaziçi nde bir villa kiralamak için babasından para ister Çift kiraladıkları villada Süreyya nın ailesinden uzak mutlu bir hayat sürmeye başlarlar Suad a büyük hayranlık besleyen arkadaşları Necib de zaman zaman onlarda kalmakta sandal gezilerinde onlara eşlik etmektedir Fakat Necib in duyduğu hayranlık zamanla içine atmak zorun da kaldığı büyük bir aşka dönüşünce eylül ayı da acı ve ayrılık ayına dönüşecektir Mehmet Rauf un başarılı psikolojik tahlilleriyle kaleme aldığı Eylül Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman olma özelliğiyle büyük önem taşımaktadır Tanıtım Bülteninden

KETEBE YAYINEVİ
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir

Eylül Öyle bir ay ki geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekir Eylül mutsuzluk ve özlem ayıdır içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için insan o güzel havaların devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp üzülür özlem çeker

Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Panama
Eylül 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünun dergisinde tefrika edilmiş kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Mehmet Rauf un en önemli eseri olan Eylül edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı kabul edilmektedir Suad Süreyya ve Necib arasındaki aşk sadakat evlilik üçgeninde bu insanların ruhsal çözümlemesi yapılmıştır Eserde ayrıca dönemin aile yaşantısı kültürü toplumsal hayatı ekonomisi gelenekleri ve kadın erkek ilişkilerini de cesur bir anlatımla okuyoruz

Kırmızı Çatı Yayınları
Sonra bir kısık ses daha işitildi Suat mı Yok mu Niçin Bu Necip in sesi idi Süreyya ile karşılaştılar boğuk bir sesle birbirlerine haykırıştılar ihtiyar kadın feryat ederek Lakin Allah aşkına koşunuz bakınız kızcağınıza diye yalvarıyordu birisi Sakın içeride kalmasın dedi O zaman Necip ile Süreyya nın kapıya doğru koştuğu görüldü

Panama Yayıncılık
Eylül 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünun dergisinde tefrika edilmiş kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Mehmet Rauf un en önemli eseri olan Eylül edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı kabul edilmektedir Suad Süreyya ve Necib arasındaki aşk sadakat evlilik üçgeninde bu insanların ruhsal çözümlemesi yapılmıştır Eserde ayrıca dönemin aile yaşantısı kültürü toplumsal hayatı ekonomisi gelenekleri ve kadın erkek ilişkilerini de cesur bir anlatımla okuyoruz

Bilgi
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül yayımlanmaya başlamasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen günümüz okuyucusunu da içine çeken zevkle okunacak bir roman Mehmet Rauf karakterlerin çözümlemelerini duygu ve düşünce dünyalarını büyük bir ustalıkla aktarıyor Roman aşk evlilik sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüp hüzünlü hikâyesi ve içten anlatımıyla insanın duygu dünyasına hitap ederken bir yandan da dönemin İstanbul yaşantısını gözler önüne seriyor İlk olarak Serveti Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül sadeleştirilmiş anlatımıyla bugün yeniden okuyucuyla buluşuyor Sakin bir yazın ardından gelen sonbahar bir asır öncesinden gelip bugün okuyucunun ruhuyla buluşuyor

Ötüken Neşriyat
Henüz renk ve koku bitmemiş fakat baharın renk cümbüşü o kadar belirsiz bir surette çekilmiş o kadar tekrar dönmemek ümitsizliğiyle döner gibi görünse bile hemen yine solup kararan hırçın boş arzularla o kadar acı acı çekilmiş ki bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve şimdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamış hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Eylül de bütün olay beş yıllık evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey in bir yaz mevsiminde kalabalık biçimde yaşadıkları konaktan ayrılarak Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralamaları ile başlar Süreyya nın hala oğlu Necip sık sık gelip yalıda onların misafiri olur Necip in Suat Hanım a karşı hissettiği derin saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Necip in aşkını fark eden Suat Hanım evlilik hayatında yaşadığı ilgisizlik nedeniyle ona karşılık verir Ancak bu büyük aşk büyüklüğü nispetinde acı bir olay ile son bulur Aşk ve ahlak kuralları arasında büyük bir bocalama yaşayan Necip ve Suat ın gerilimleri romana psikolojik bir boyut katar Eylül edebiyat tarihimizde kaleme alınmış ilk psikolojik roman olmasının yanı sıra onlarca yıldır zevkle okunan ve defalarca basılan klasik vasfını kazanmış bir eserdir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İskele Yayıncılık
Süreyya Beyle Suat Hanım beş yıldan beri evlidir Bir yaz Boğaziçi nde Yeni Mahalle de küçük bir ev kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip sık sık gelip yanlarında konuk olarak kalmaktadır Necip Suat a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı beslemektedir Bu değer veriş ve saygı bir gün şiddetli bir sevgiye dönüşür Genç adam sevgisini içinde gizlemektedir Bir gün dayanamaz

Sms Yayınları
Eylül Öyle bir ay ki geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekir Eylül mutsuzluk ve özlem ayıdır içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için insan o güzel havaların devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp üzülür özlem çeker Suad ve Süreyya bağ evinde sıkıcı bir hayat süren evli bir çifttir Süreyya nın şikâyetlerine daha fazla dayanamayan Suad Boğaziçi nde bir villa kiralamak için babasından para ister Çift kiraladıkları villada Süreyya nın ailesinden uzak mutlu bir hayat sürmeye başlarlar Suad a büyük hayranlık besleyen arkadaşları Necib de zaman zaman onlarda kalmakta sandal gezilerinde onlara eşlik etmektedir Fakat Necib in duyduğu hayranlık zamanla içine atmak zorun da kaldığı büyük bir aşka dönüşünce eylül ayı da acı ve ayrılık ayına dönüşecektir Mehmet Rauf un başarılı psikolojik tahlilleriyle kaleme aldığı Eylül Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman olma özelliğiyle büyük önem taşımaktadır

Tedev Yayınları
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül sembolik mânâda biyolojik olarak yaz başlarını duygusal olarak da Eylül ayını yaşayan Necip ile Suad ın ruhlarının derinliklerine yapılan bir yolculuktur Ateş gibi bir nehir akıyordu o ruhla ruhum arasında şeklinde özetlenebilecek romandaki aşkı yazarının anlatımına en sadık şekilde sadeleştirdik İstanbul un gerçek mekânlarında geçen roman evlilik sadakat aile ve arkadaşlık ilişkilerine hiç zarar vermeden yaşanan ölümüne bir aşkın romanıdır

Puslu Yayıncılık
Ey sonbahar bu Artık bu kadar güzellik ve sıcaklık verdikten sonra eylülden daha ne beklenir Malûm ya eylül hüzün ve matem ayıdır Suad a hayatının bu dönemi ömrünün kadınlığının eylülü gibi geldi Eylül Birkaç gün hava ne kadar güzel olsa da bu kadarcık geçici güzelliğe bile minnettar olunması gereken bir aydır İçine birkaç gün boyunca kışın saldırılarından dolayı bir parça acı düştüğü için o güzel havaların yaz mevsiminin artık geçmiş sadece mazi olduğunu hissettiren bir keder ve hasret ayı Eser ilkbaharda başlar ve kış mevsiminde biter Bu anlamda mevsimlerin doğum ve ölüm arasında aşkın filizlenmesi ve soluşu arasında bir ilişkisi vardır Hissedilen öyle bir aşktır ki hem yasak hem de yüceltilen bir aşktır Sadece bir bakış ya da bir gülümsemenin büyük mutluluklar sağladığı bir aşktır Mehmet Rauf kusursuz ruh çözümlemeleriyle bu aşkı okura hissettirmeyi başarmıştır

Ketebe
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir Tanıtım Bülteninden

Ren Kitap
Ölünceye kadar saniyelerine kadar hayatım senindir İlk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur Eylül romanı kendinden önceki romanlarda bulunan olay merkezli işleyişin yerine kahramanların psikolojisi ve iç dünyasını merkez alarak Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır Aşk sadakat evlilik toplumdaki kadın erkek rolleri gibi kavramlarla örülen metin dönemine göre cesurca yazılmıştır

Mirhan Kitap
Ah eylül Eylül Hayatının saadetini bilmemekte anlamamakta Hâlbuki onu yaşayıp bilmemek mümkün değil Bir kere eylül geldi mi nafile Hiçbir ümit Başkarakter olan Suat ve Süreyya evli bir çifttir Necip ise en yakın dostlarındandır Onlarla sık sık görüşür gezintiler yapar evlerinde bile kalır Ancak Necip in son zamanlarda o eve gelme isteğinin sebebi neydi İçinde bir türlü vazgeçemediği adını koyamadığı bir hisle Suat ı görmek istiyordu Zamanla içinde filizlenen bu yasak aşkı durduramaz büyümesine engel olamaz hâle gelmişti En yakın arkadaşının eşine duyduğu aşkın utancıyla nasıl yaşayacaktır Suat bu aşka karşılık verecek midir Mehmet Rauf un ilk psikolojik roman özelliği taşıyan bu kitabında derin tahlillerle doluparagraflarında sayfaların nasıl akıp gittiğini anlayamayacaksınız

Akçağ Yayınları
Sayfa Sayısı 446 Baskı Yılı 2003 Dili Türkçe Yayınevi Akçağ Yayınları
Eylül
Mehmet Rauf
Anonim Yayıncılık
Eylül Kitabı Mehmet Rauf Anonim Yayıncılık Türk Edebiyatı 9799944353150 Kıta Kitap

Kırmızı Kedi
Mehmet Rauf un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül dür Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir Romanda yasak aşk teması cinselliğe dönüşmeden eylül ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir 1899 1900 yıllarında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen edebiyatımızın klasiklerinden biridir Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir saadet gelmeden daha henüz beklerken bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsızca pek acı geliyordu

Kırmızıkedi Yayınevi
Mehmet Rauf un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül dür Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir Romanda yasak aşk teması cinselliğe dönüşmeden eylül ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir 1899 1900 yıllarında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen edebiyatımızın klasiklerinden biridir Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir saadet gelmeden daha henüz beklerken bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsızca pek acı geliyordu

Turkuvaz Kitap
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı Eylül evli bir kadın olan Suat la Necip in imkânsız aşkını konu edinir Servet i Fünun un önde gelen yazarlarından Mehmet Rauf mekânları ve mevsimleri de birer karaktere dönüştürüyor ve okuru sevgi sadakat insan doğa kadın erkek ilişkilerine dair sorular sormaya davet ediyor

Can Yayınları
Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Fakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır

Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Fakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır Yazar Mehmet Rauf Sayfa Sayısı 328 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ağustos 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Ketebe
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir

Tedev
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül sembolik mânâda biyolojik olarak yaz başlarını duygusal olarak da Eylül ayını yaşayan Necip ile Suad ın ruhlarının derinliklerine yapılan bir yolculuktur Ateş gibi bir nehir akıyordu o ruhla ruhum arasında şeklinde özetlenebilecek romandaki aşkı yazarının anlatımına en sadık şekilde sadeleştirdik İstanbul un gerçek mekânlarında geçen roman evlilik sadakat aile ve arkadaşlık ilişkilerine hiç zarar vermeden yaşanan ölümüne bir aşkın romanıdır Tanıtım Bülteninden

Ema Kitap
İstanbul da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır Bahriye Okulu na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir Yakından takip ettiği Halit Ziya nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur Roman hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır Zaman zaman şiirler de yazmıştır Tanıtım Bülteninden

Salon Yayınları
Eylül edebiyatımızın psikolojik roman türündeki ilk örneğidir Romanda çok başarılı psikolojik tahliller vardır Gerek yapı gerekse içerik olarak çağına göre ileri özellikleri olan bir romandır İlk defa 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Beş yıldır evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey bir yaz Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip bunların aile dostudur sık sık gelip yanlarında misafir kalmaktadır Necip Suat Hanım a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı duymaktadır Bu değer veriş ve saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Fakat genç adam aşkını gizlemektedir

Salon Yayınları
Eylül edebiyatımızın psikolojik roman türündeki ilk örneğidir Romanda çok başarılı psikolojik tahliller vardır Gerek yapı gerekse içerik olarak çağına göre ileri özellikleri olan bir romandır İlk defa 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Beş yıldır evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey bir yaz Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip bunların aile dostudur sık sık gelip yanlarında misafir kalmaktadır Necip Suat Hanım a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı duymaktadır Bu değer veriş ve saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Fakat genç adam aşkını gizlemektedir Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Fakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve saadetten feragate tahammülden başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline müdahale edilmeden yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar letafet ve hararet verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır

Mühür Kitaplığı
Mehmet Rauf Eylül romanında dönemin adeta romantik ve psikolojik bir röntgenini çekiyor Osmanlı nın son döneminde yavaş yavaş fılizlenen bir burjuvazinin hayatından orijinal kesiti insan ruhunun en gizli kapılannı açarak insan ruhunun duygusal ve psikolojik derinliklerine hoyratça dalarak anlatıyor Bu romanda aşk var tutku var kavuşma imkanı hiç olmayan bir aşkın insan ruhu ve bedenıne çektirdiği inanılmaz acılar var Her şeyden once bu yüzyılın ruhsuz ve ınsansız aşk romanlannda asla göremeyeceginiz insan bedenin dar şehevi sınırlarına hapsolmamış gerçek bir aşk var Bu romanda aşık olan kavuşamayan acı çeken küçük hesaplarla hayatını boşa harcayan kanlı canlı insanlar var Bu romanda insan var

Turkuvaz Kitap
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı Eylül evli bir kadın olan Suat la Necip in imkânsız aşkını konu edinir Servet i Fünun un önde gelen yazarlarından Mehmet Rauf mekânları ve mevsimleri de birer karaktere dönüştürüyor ve okuru sevgi sadakat insan doğa kadın erkek ilişkilerine dair sorular sormaya davet ediyor Tanıtım Bülteninden

Ayrıntı Yayınları
Eylül de doğa ve çevre arasındaki etkileşimin hikâyeye katkısını sağlayan sadece tasvir ustalığı değil tasvirlerin romansal gerçekliğin içinden yapılabilmiş olmasıdır Bu açıdan Eylül Osmanlı Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak gösterilir Fransız romantizminden etkilenen Mehmet Rauf trajik bir aşk hikâyesini kişilerin iç bunalımlarını çatışmalarını duygusal yoğunluklarını büyük bir dil zenginliğiyle ortaya koyarken insan ruhunu etkileyen doğayı ve mekânları da şiirsel bir güzellikle betimler Işıltılı yaz günlerinin bitiminde sonbahar mevsiminde yani Eylül de cereyan edecek trajik olayın okurda yaratacağı hüznü yaz ve sonbahar karşıtlığıyla derinleştirir Mevsim geçişleriyle geçip giden bir aşk yakalanmışken kaçıp giden mutluluk

Ayrıntı Yayınları
Evvela güneş o cehennem güneşi değil o siyah dumanlı insanın belini büken güneş değil kız gibi saf ve taze bir güneş gelip odaları aydınlatıyor Uyanınız diyordu sabaha kadar deniz insana mahrem ve şen bir ninni söylüyor bazen tehevvür ederek gürlüyor köpürüyor fakat ekseriya böyle sakin bir kuzu gibi melul ve uslu Suat her gün bu güneşle beraber uyanıyor sıçrayıp camları açıyordu o zaman içeri sabah hayat neşe bâhusus gençlik her şey sade bu güneşle sade denizin sesleriyle bütün bunlar odalarına ve kalplerine hücum ediyordu insanı gelip böyle koklayarak ısıtan denizin taravetiyle serin bir hararet veren güneşle yıkanıyorlardı Eylül de doğa ve çevre arasındaki etkileşimin hikâyeye katkısını sağlayan sadece tasvir ustalığı değil tasvirlerin romansal gerçekliğin içinden yapılabilmiş olmasıdır Bu açıdan Eylül Osmanlı Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak gösterilir Fransız romantizminden etkilenen Mehmet Rauf trajik bir aşk hikâyesini kişilerin iç bunalımlarını çatışmalarını duygusal yoğunluklarını büyük bir dil zenginliğiyle ortaya koyarken insan ruhunu etkileyen doğayı ve mekânları da şiirsel bir güzellikle betimler Işıltılı yaz günlerinin bitiminde sonbahar mevsiminde yani Eylül de cereyan edecek trajik olayın okurda yaratacağı hüznü yaz ve sonbahar karşıtlığıyla derinleştirir Mevsim geçişleriyle geçip giden bir aşk yakalanmışken kaçıp giden mutluluk

Kapı
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Yasak aşkın heyecanı imkânsızlığı şüpheler kıskançlıklar vicdan azapları öfke ve tutku karanlık ve erkeklik halleri İstanbul un mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır okura Bu yüzden de Eylül o çok söylenen gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman nitelendirmesi sonuna kadar hak eder

Evvela güneş o cehennem güneşi değil o siyah dumanlı insanın belini büken güneş değil kız gibi saf ve taze bir güneş gelip odaları aydınlatıyor Uyanınız diyordu sabaha kadar deniz insana mahrem ve şen bir ninni söylüyor bazen tehevvür ederek gürlüyor köpürüyor fakat ekseriya böyle sakin bir kuzu gibi melul ve uslu Suat her gün bu güneşle beraber uyanıyor sıçrayıp camları açıyordu o zaman içeri sabah hayat neşe bâhusus gençlik her şey sade bu güneşle sade denizin sesleriyle bütün bunlar odalarına ve kalplerine hücum ediyordu insanı gelip böyle koklayarak ısıtan denizin taravetiyle serin bir hararet veren güneşle yıkanıyorlardı

Koridor Yayıncılık
Eylül Bez Cilt Koridor YayıncılıkSuat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

Ketebe Yayıncılık
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir

Puslu Yayıncılık
Ey sonbahar bu Artık bu kadar güzellik ve sıcaklık verdikten sonra eylülden daha ne beklenir Malûm ya eylül hüzün ve matem ayıdır Suad a hayatının bu dönemi ömrünün kadınlığının eylülü gibi geldi Eylül Birkaç gün hava ne kadar güzel olsa da bu kadarcık geçici güzelliğe bile minnettar olunması gereken bir aydır İçine birkaç gün boyunca kışın saldırılarından dolayı bir parça acı düştüğü için o güzel havaların yaz mevsiminin artık geçmiş sadece mazi olduğunu hissettiren bir keder ve hasret ayı Eser ilkbaharda başlar ve kış mevsiminde biter Bu anlamda mevsimlerin doğum ve ölüm arasında aşkın filizlenmesi ve soluşu arasında bir ilişkisi vardır Hissedilen öyle bir aşktır ki hem yasak hem de yüceltilen bir aşktır Sadece bir bakış ya da bir gülümsemenin büyük mutluluklar sağladığı bir aşktır Mehmet Rauf kusursuz ruh çözümlemeleriyle bu aşkı okura hissettirmeyi başarmıştır

BİLGE KÜLTÜR SANAT
Eylül sayesinde Mehmet Rauf un kaleme aldığı ilk psikolojik roman türüyle buluşacaksınız Yazarın yasak aşk konusuna Halit Ziya dan daha hoşgörülü baktığını göreceksiniz Suad ve Necib in musiki sayesinde başlayan aşklarının gerçek olup olmadığını merak edeceksiniz Boğaziçi nde bir yalıda piyano tuşlarından dökülen klasik Batı müziği parçalarının sesini duyacaksınız Çevre tasvirlerinden çok kişiler üzerinde bıraktığı izlenimleri okuyacaksınız Orta yaşta bir kişinin eylül ayında hissettiklerini okuyunca etkileneceksiniz Eylül ayı gelince artık çevreye bir başka gözle bakmaya başlayacaksınız İstanbul un eski yaşantısına Boğaziçi nin güzelliklerine şahit olacaksınız Yangın sırasında içerde kalan Suad ı kimin kurtarmaya çalışacağını öğreneceksiniz

Bilge Kültür Sanat
Eylül sayesinde Mehmet Rauf un kaleme aldığı ilk psikolojik roman türüyle buluşacaksınız Yazarın yasak aşk konusuna Halit Ziya dan daha hoşgörülü baktığını göreceksiniz Suad ve Necib in musiki sayesinde başlayan aşklarının gerçek olup olmadığını merak edeceksiniz Boğaziçi nde bir yalıda piyano tuşlarından dökülen klasik Batı müziği parçalarının sesini duyacaksınız Çevre tasvirlerinden çok kişiler üzerinde bıraktığı izlenimleri okuyacaksınız Orta yaşta bir kişinin eylül ayında hissettiklerini okuyunca etkileneceksiniz Eylül ayı gelince artık çevreye bir başka gözle bakmaya başlayacaksınız İstanbul un eski yaşantısına Boğaziçi nin güzelliklerine şahit olacaksınız Yangın sırasında içerde kalan Suad ı kimin kurtarmaya çalışacağını öğreneceksiniz Sayfa Sayısı 304 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Bilge Kültür Sanat

Panama Yayıncılık
Eylül 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünun dergisinde tefrika edilmiş kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Mehmet Rauf un en önemli eseri olan Eylül edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı kabul edilmektedir Suad Süreyya ve Necib arasındaki aşk sadakat evlilik üçgeninde bu insanların ruhsal çözümlemesi yapılmıştır Eserde ayrıca dönemin aile yaşantısı kültürü toplumsal hayatı ekonomisi gelenekleri ve kadın erkek ilişkilerini de cesur bir anlatımla okuyoruz

Salkımsöğüt Yayınları
Eylül romanı Servet i Fünun edebiyatının Halit Ziya dan sonra en önemli romancısı Mehmet Rauf un Boğaziçi çevresinde toplumdan soyutlanmış ailelerin sosyal yaşantısı içinde yaşanan yasak bir aşkı anlatmaktadır Arkadaşının eşine aşık olan ve bu aşkın karşılığını da gören Necip in hayatı bu dönem Osmanlı toplumunda ahlaki yozlaşmanın boyutlarını da dikkatlere sunar Suat Necip Süreyya üçgeninde kendisini gerçekleştirememiş ve dış dünyaya kapalı bir hayat sürdüren Boğaziçi sakinlerinin ancak romantik Fransız eserlerinde görebileceğimiz türden bir ilişkiler yumağı ile karşılaşırız Eylül romanı romantik ve santimantalist bağlamda okunduğunda başarılı bir eserdir Eylül edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak kabul edilebilir

Mirhan Kitap
Ah eylül Eylül Hayatının saadetini bilmemekte anlamamakta Hâlbuki onu yaşayıp bilmemek mümkün değil Bir kere eylül geldi mi nafile Hiçbir ümit Başkarakter olan Suat ve Süreyya evli bir çifttir Necip ise en yakın dostlarındandır Onlarla sık sık görüşür gezintiler yapar evlerinde bile kalır Ancak Necip in son zamanlarda o eve gelme isteğinin sebebi neydi İçinde bir türlü vazgeçemediği adını koyamadığı bir hisle Suat ı görmek istiyordu Zamanla içinde filizlenen bu yasak aşkı durduramaz büyümesine engel olamaz hâle gelmişti En yakın arkadaşının eşine duyduğu aşkın utancıyla nasıl yaşayacaktır Suat bu aşka karşılık verecek midir Mehmet Rauf un ilk psikolojik roman özelliği taşıyan bu kitabında derin tahlillerle doluparagraflarında sayfaların nasıl akıp gittiğini anlayamayacaksınız

Paradigma Akademi Yayınları
Bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve simdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamiş hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her sey Edebiyat ı Cedide topluluğunun önemli isimlerinden Mehmet Rauf un ölümsüz eseri Eylül Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olmasının yanı sıra zevkle okunan ve defalarca basılan klasik bir eser olarak ön plana çıkmaktadır

Can Yayınları
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Fakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır Yayınevi Can Yayınları Yazar Mehmet Rauf Sayfa 328 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2024 Barkod 9789750739804 Kategori Türk Edebiyatı

Kafka Yayınevi
Bu renk ve kokunun ne vefasız artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık tahammül bile kalmamış Hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa umursamazlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Türk edebiyatının unutulmaz romanlarından biri olan Eylül için yasak aşk temasının cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı demek yanlış olmaz Psikolojik roman dendiğinde akla gelen ilk eser olan Eylül de karakterler iç dünyaları derinlemesine incelenerek karşımıza çıkarılıyor Okuyan herkeste iz bırakmış sonrasında yazılan birçok romanı da etkilemiş olan bu başyapıt özellikle Boğaziçi nde geçen sahneleriyle bir dönem İstanbul unun en canlı var olduğu romanlarımızdan biri de aynı zamanda Bu ölümsüz eseri notlandırılmış ve dikkatli bir çalışmayla günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil

Sms Yayınları
Eylül Öyle bir ay ki geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekir Eylül mutsuzluk ve özlem ayıdır içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için insan o güzel havaların devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp üzülür özlem çeker Suad ve Süreyya bağ evinde sıkıcı bir hayat süren evli bir çifttir Süreyya nın şikâyetlerine daha fazla dayanamayan Suad Boğaziçi nde bir villa kiralamak için babasından para ister Çift kiraladıkları villada Süreyya nın ailesinden uzak mutlu bir hayat sürmeye başlarlar Suad a büyük hayranlık besleyen arkadaşları Necib de zaman zaman onlarda kalmakta sandal gezilerinde onlara eşlik etmektedir Fakat Necib in duyduğu hayranlık zamanla içine atmak zorun da kaldığı büyük bir aşka dönüşünce eylül ayı da acı ve ayrılık ayına dönüşecektir Mehmet Rauf un başarılı psikolojik tahlilleriyle kaleme aldığı Eylül Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman olma özelliğiyle büyük önem taşımaktadır

Ketebe Yayınları
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir

Ketebe
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir

Salon Yayınları
çev. Mustafa Kemal Özden
Eylül edebiyatımızın psikolojik roman türündeki ilk örneğidir Romanda çok başarılı psikolojik tahliller vardır Gerek yapı gerekse içerik olarak çağına göre ileri özellikleri olan bir romandır İlk defa 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Beş yıldır evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey bir yaz Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip bunların aile dostudur sık sık gelip yanlarında misafir kalmaktadır Necip Suat Hanım a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı duymaktadır Bu değer veriş ve saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Fakat genç adam aşkını gizlemektedir

Ren Kitap
Ölünceye kadar saniyelerine kadar hayatım senindir İlk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur Eylül romanı kendinden önceki romanlarda bulunan olay merkezli işleyişin yerine kahramanların psikolojisi ve iç dünyasını merkez alarak Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır Aşk sadakat evlilik toplumdaki kadın erkek rolleri gibi kavramlarla örülen metin dönemine göre cesurca yazılmıştır

Bilgi Yayınevi
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül yayımlanmaya başlamasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen günümüz okuyucusunu da içine çeken zevkle okunacak bir roman Mehmet Rauf karakterlerin çözümlemelerini duygu ve düşünce dünyalarını büyük bir ustalıkla aktarıyor Roman aşk evlilik sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüp hüzünlü hikâyesi ve içten anlatımıyla insanın duygu dünyasına hitap ederken bir yandan da dönemin İstanbul yaşantısını gözler önüne seriyor İlk olarak Serveti Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mavisel Yener in hazırladığı sadeleştirilmiş anlatımıyla bugün yeniden okuyucuyla buluşuyor Sakin bir yazın ardından gelen sonbahar bir asır öncesinden gelip bugün okuyucunun ruhuyla buluşuyor

Kapı Yayınları
Klasikler ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday Aşk dil kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor Yeniden Yasak aşkın heyecanı imkânsızlığı şüpheler kıskançlıklar vicdan azapları öfke ve tutku karanlık ve erkeklik halleri İstanbulun mekânları ve mevsimleriyle uyumlu bir şekilde yansır okura Bu yüzden de Eylül o çok söylenen gerçek anlamdaki ilk psikolojik roman nitelendirmesi sonuna kadar hak eder

Ayrıntı Yayınları
Eylül de doğa ve çevre arasındaki etkileşimin hikâyeye katkısını sağlayan sadece tasvir ustalığı değil tasvirlerin romansal gerçekliğin içinden yapılabilmiş olmasıdır Bu açıdan Eylül Osmanlı Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak gösterilir Fransız romantizminden etkilenen Mehmet Rauf trajik bir aşk hikâyesini kişilerin iç bunalımlarını çatışmalarını duygusal yoğunluklarını büyük bir dil zenginliğiyle ortaya koyarken insan ruhunu etkileyen doğayı ve mekânları da şiirsel bir güzellikle betimler Işıltılı yaz günlerinin bitiminde sonbahar mevsiminde yani Eylül de cereyan edecek trajik olayın okurda yaratacağı hüznü yaz ve sonbahar karşıtlığıyla derinleştirir Mevsim geçişleriyle geçip giden bir aşk yakalanmışken kaçıp giden mutluluk

İlgi Kültür Sanat Yayınları
Mehmet Rauf un en önemli eseri olan Eylül Türk Edebiyatı nın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilmektedir Ruhsal çözümlemelerde çok başarılı bir çalışma sergileyerek insanların ruh hallerini okuyucuya net bir şekilde yansıtan bu eser okuyucuyla arasında sağlam bir bağ oluşturmaktadır Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalma mücadelesi vardır Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgar insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmanın mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

Ayrıntı
Evvela güneş o cehennem güneşi değil o siyah dumanlı insanın belini büken güneş değil kız gibi saf ve taze bir güneş gelip odaları aydınlatıyor Uyanınız diyordu sabaha kadar deniz insana mahrem ve şen bir ninni söylüyor bazen tehevvür ederek gürlüyor köpürüyor fakat ekseriya böyle sakin bir kuzu gibi melul ve uslu Suat her gün bu güneşle beraber uyanıyor sıçrayıp camları açıyordu o zaman içeri sabah hayat neşe bâhusus gençlik her şey sade bu güneşle sade denizin sesleriyle bütün bunlar odalarına ve kalplerine hücum ediyordu insanı gelip böyle koklayarak ısıtan denizin taravetiyle serin bir hararet veren güneşle yıkanıyorlardı Eylül de doğa ve çevre arasındaki etkileşimin hikâyeye katkısını sağlayan sadece tasvir ustalığı değil tasvirlerin romansal gerçekliğin içinden yapılabilmiş olmasıdır Bu açıdan Eylül Osmanlı Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak gösterilir Fransız romantizminden etkilenen Mehmet Rauf trajik bir aşk hikâyesini kişilerin iç bunalımlarını çatışmalarını duygusal yoğunluklarını büyük bir dil zenginliğiyle ortaya koyarken insan ruhunu etkileyen doğayı ve mekânları da şiirsel bir güzellikle betimler Işıltılı yaz günlerinin bitiminde sonbahar mevsiminde yani Eylül de cereyan edecek trajik olayın okurda yaratacağı hüznü yaz ve sonbahar karşıtlığıyla derinleştirir Mevsim geçişleriyle geçip giden bir aşk yakalanmışken kaçıp giden mutluluk

Turkuvaz
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı Eylül evli bir kadın olan Suat la Necip in imkânsız aşkını konu edinir Servet i Fünun un önde gelen yazarlarından Mehmet Rauf mekânları ve mevsimleri de birer karaktere dönüştürüyor ve okuru sevgi sadakat insan doğa kadın erkek ilişkilerine dair sorular sormaya davet ediyor

Turkuvaz Kitap
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı Eylül evli bir kadın olan Suat la Necip in imkânsız aşkını konu edinir Servet i Fünun un önde gelen yazarlarından Mehmet Rauf mekânları ve mevsimleri de birer karaktere dönüştürüyor ve okuru sevgi sadakat insan doğa kadın erkek ilişkilerine dair sorular sormaya davet ediyor

Salon Yayınları
Eylül edebiyatımızın psikolojik roman türündeki ilk örneğidir Romanda çok başarılı psikolojik tahliller vardır Gerek yapı gerekse içerik olarak çağına göre ileri özellikleri olan bir romandır İlk defa 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Beş yıldır evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey bir yaz Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip bunların aile dostudur sık sık gelip yanlarında misafir kalmaktadır Necip Suat Hanım a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı duymaktadır Bu değer veriş ve saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Fakat genç adam aşkını gizlemektedir

Kafka Kitap
Bu renk ve kokunun ne vefasız artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık tahammül bile kalmamış Hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa umursamazlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Türk edebiyatının unutulmaz romanlarından biri olan Eylül için yasak aşk temasının cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı demek yanlış olmaz Psikolojik roman dendiğinde akla gelen ilk eser olan Eylül de karakterler iç dünyaları derinlemesine incelenerek karşımıza çıkarılıyor Okuyan herkeste iz bırakmış sonrasında yazılan birçok romanı da etkilemiş olan bu başyapıt özellikle Boğaziçi nde geçen sahneleriyle bir dönem İstanbul unun en canlı var olduğu romanlarımızdan biri de aynı zamanda Bu ölümsüz eseri notlandırılmış ve dikkatli bir çalışmayla günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil

SALON YAYINLARI
Eylül edebiyatımızın psikolojik roman türündeki ilk örneğidir Romanda çok başarılı psikolojik tahliller vardır Gerek yapı gerekse içerik olarak çağına göre ileri özellikleri olan bir romandır İlk defa 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Beş yıldır evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey bir yaz Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip bunların aile dostudur sık sık gelip yanlarında misafir kalmaktadır Necip Suat Hanım a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı duymaktadır Bu değer veriş ve saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Fakat genç adam aşkını gizlemektedir

CAN YAYINLARI
Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Fakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır Tanıtım Bülteninden Yayınevi CAN YAYINLARI Yazar MEHMET RAUF Baskı 1 BASKI Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 324 SAYFA Yıl 2019

Mirhan Kitap
Ah eylül Eylül Hayatının saadetini bilmemekte anlamamakta Hâlbuki onu yaşayıp bilmemek mümkün değil Bir kere eylül geldi mi nafile Hiçbir ümit Başkarakter olan Suat ve Süreyya evli bir çifttir Necip ise en yakın dostlarındandır Onlarla sık sık görüşür gezintiler yapar evlerinde bile kalır Ancak Necip in son zamanlarda o eve gelme isteğinin sebebi neydi İçinde bir türlü vazgeçemediği adını koyamadığı bir hisle Suat ı görmek istiyordu Zamanla içinde filizlenen bu yasak aşkı durduramaz büyümesine engel olamaz hâle gelmişti En yakın arkadaşının eşine duyduğu aşkın utancıyla nasıl yaşayacaktır Suat bu aşka karşılık verecek midir Mehmet Rauf un ilk psikolojik roman özelliği taşıyan bu kitabında derin tahlillerle doluparagraflarında sayfaların nasıl akıp gittiğini anlayamayacaksınız

Yapı Kredi Yayınları
Mehmet Rauf modern Türk romanının köklerinin oluştuğu Servet i Fünûn döneminde dilinin sadeliğiyle öne çıkmış yazarlardandır Ustası Halit Ziya nın izinden giderek kaleme aldığı edebiyatımızda ilk psikolojik roman kabul edilen Eylül de platonik bir yasak aşkın kahramanları Necib ile Suad ın tutkularını çalkantılı iç dünyalarını anlatır Eylül günümüz okuru için yalılarda köşklerde yaşamış Batılılaşma etkisindeki İstanbulluların aile yapısı kadınların duygu dünyası müzik yeme içme giyim kuşam eğlence kültürü gibi gündelik yaşam odaklı da okunabilecek klasik bir roman Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende bir şey var öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında mahvoluyor Tanıtım Bülteninden

Akçağ Yayınları
Sadeleştirilmiş ve Orijinal MetinYazıldığı dönemin en önemli romanı sayılan Eylül ün Mehmet Rauf un ünlü bir yazar olarak anılmasında önemi büyüktür Eylül gerek yayınlanığı dönemde gerekse günümüzde psikolojik roman tartışmalarını da beraberinde getirmiştir Psikolojik roman tanımlaması özellikle Suat ve Necip arasında dile getirilemeyen iç dünyada yaşanan toplumun geleneksel yapısının reddettiği duygulardan kaynaklanmaktadır Romanda entrikalar yerine duyguların çatışması söz konusudur

Evrensel İletişim Yayınları
100 Temel içerisinde yer alan ve ilk türk psikolojik roman olarak kabul edilen Eylül Kitabı Süreyya ve onun karısı Suat ve akrabaları olan Necip Beyile aralarında geçen olayları anlatmaktadır

Turkuvaz Kitap
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı Eylül evli bir kadın olan Suat la Necip in imkânsız aşkını konu edinir Servet i Fünun un önde gelen yazarlarından Mehmet Rauf mekânları ve mevsimleri de birer karaktere dönüştürüyor ve okuru sevgi sadakat insan doğa kadın erkek ilişkilerine dair sorular sormaya davet ediyor

Rönesans Yayınları
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Can
Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Fakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır

Kafka Kitap
Bu renk ve kokunun ne vefasız artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık tahammül bile kalmamış Hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa umursamazlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Türk edebiyatının unutulmaz romanlarından biri olan Eylül için yasak aşk temasının cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı demek yanlış olmaz Psikolojik roman dendiğinde akla gelen ilk eser olan Eylül de karakterler iç dünyaları derinlemesine incelenerek karşımıza çıkarılıyor Okuyan herkeste iz bırakmış sonrasında yazılan birçok romanı da etkilemiş olan bu başyapıt özellikle Boğaziçi nde geçen sahneleriyle bir dönem İstanbul unun en canlı var olduğu romanlarımızdan biri de aynı zamanda Bu ölümsüz eseri notlandırılmış ve dikkatli bir çalışmayla günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Tanıtım Bülteninden

Salon
çev. Özden, Mustafa Kemal
Eylül edebiyatımızın psikolojik roman türündeki ilk örneğidir Romanda çok başarılı psikolojik tahliller vardır Gerek yapı gerekse içerik olarak çağına göre ileri özellikleri olan bir romandır İlk defa 1900 1901 yılları arasında Servet i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır Beş yıldır evli olan Suat Hanım ile Süreyya Bey bir yaz Boğaziçi nde küçük bir yalı kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip bunların aile dostudur sık sık gelip yanlarında misafir kalmaktadır Necip Suat Hanım a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı duymaktadır Bu değer veriş ve saygı zamanla şiddetli bir aşka dönüşür Fakat genç adam aşkını gizlemektedir

Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ketebe Yayınları
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir

Ketebe Yayınları
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Ketebe Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir Yayınevi Ketebe Yayınları Yazar Mehmet Rauf Sayfa 424 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2023 Barkod 9786256792531 Kategori Klasikler

Paradigma Akademi Yayınları
Bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve simdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamiş hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her sey Edebiyat ı Cedide topluluğunun önemli isimlerinden Mehmet Rauf un ölümsüz eseri Eylül Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olmasının yanı sıra zevkle okunan ve defalarca basılan klasik bir eser olarak ön plana çıkmaktadır

İskele Yayıncılık
Süreyya Beyle Suat Hanım beş yıldan beri evlidir Bir yaz Boğaziçi nde Yeni Mahalle de küçük bir ev kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip sık sık gelip yanlarında konuk olarak kalmaktadır Necip Suat a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı beslemektedir Bu değer veriş ve saygı bir gün şiddetli bir sevgiye dönüşür Genç adam sevgisini içinde gizlemektedir Bir gün dayanamaz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İskele Yayıncılık
Süreyya Beyle Suat Hanım beş yıldan beri evlidir Bir yaz Boğaziçi nde Yeni Mahalle de küçük bir ev kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip sık sık gelip yanlarında konuk olarak kalmaktadır Necip Suat a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı beslemektedir Bu değer veriş ve saygı bir gün şiddetli bir sevgiye dönüşür Genç adam sevgisini içinde gizlemektedir Bir gün dayanamaz

Paradigma Akademi Yayınları
Bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve simdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamiş hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her sey Edebiyat ı Cedide topluluğunun önemli isimlerinden Mehmet Raufun ölümsüz eseri Eylül Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olmasının yanı sıra zevkle okunan ve defalarca basılan klasik bir eser olarak ön plana çıkmaktadır

Mirhan Kitap
Ah eylül Eylül Hayatının saadetini bilmemekte anlamamakta Hâlbuki onu yaşayıp bilmemek mümkün değil Bir kere eylül geldi mi nafile Hiçbir ümit Başkarakter olan Suat ve Süreyya evli bir çifttir Necip ise en yakın dostlarındandır Onlarla sık sık görüşür gezintiler yapar evlerinde bile kalır Ancak Necip in son zamanlarda o eve gelme isteğinin sebebi neydi İçinde bir türlü vazgeçemediği adını koyamadığı bir hisle Suat ı görmek istiyordu Zamanla içinde filizlenen bu yasak aşkı durduramaz büyümesine engel olamaz hâle gelmişti En yakın arkadaşının eşine duyduğu aşkın utancıyla nasıl yaşayacaktır Suat bu aşka karşılık verecek midir Mehmet Rauf un ilk psikolojik roman özelliği taşıyan bu kitabında derin tahlillerle doluparagraflarında sayfaların nasıl akıp gittiğini anlayamayacaksınız

çev. Mustafa Çevikdoğan
Bu renk ve kokunun ne vefasız artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık tahammül bile kalmamış Hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa umursamazlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Türk edebiyatının unutulmaz romanlarından biri olan Eylül için yasak aşk temasının cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı demek yanlış olmaz Psikolojik roman dendiğinde akla gelen ilk eser olan Eylül de karakterler iç dünyaları derinlemesine incelenerek karşımıza çıkarılıyor Okuyan herkeste iz bırakmış sonrasında yazılan birçok romanı da etkilemiş olan bu başyapıt özellikle Boğaziçi nde geçen sahneleriyle bir dönem İstanbul unun en canlı var olduğu romanlarımızdan biri de aynı zamanda Bu ölümsüz eseri notlandırılmış ve dikkatli bir çalışmayla günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Yazar Mehmet Rauf Sayfa Sayısı 292 Çeviri Mustafa Çevikdoğan Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Kasım 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Ah eylül Eylül Hayatının saadetini bilmemekte anlamamakta Hâlbuki onu yaşayıp bilmemek mümkün değil Bir kere eylül geldi mi nafile Hiçbir ümit

Bilge Kültür Sanat
Eylül sayesinde Mehmet Rauf un kaleme aldığı ilk psikolojik roman türüyle buluşacaksınız Yazarın yasak aşk konusuna Halit Ziya dan daha hoşgörülü baktığını göreceksiniz Suad ve Necib in musiki sayesinde başlayan aşklarının gerçek olup olmadığını merak edeceksiniz Boğaziçi nde bir yalıda piyano tuşlarından dökülen klasik Batı müziği parçalarının sesini duyacaksınız Çevre tasvirlerinden çok kişiler üzerinde bıraktığı izlenimleri okuyacaksınız Orta yaşta bir kişinin eylül ayında hissettiklerini okuyunca etkileneceksiniz Eylül ayı gelince artık çevreye bir başka gözle bakmaya başlayacaksınız İstanbul un eski yaşantısına Boğaziçi nin güzelliklerine şahit olacaksınız Yangın sırasında içerde kalan Suad ı kimin kurtarmaya çalışacağını öğreneceksiniz

Bilge Kültür Sanat
Eylül sayesinde Mehmet Rauf un kaleme aldığı ilk psikolojik roman türüyle buluşacaksınız Yazarın yasak aşk konusuna Halit Ziya dan daha hoşgörülü baktığını göreceksiniz Suad ve Necib in musiki sayesinde başlayan aşklarının gerçek olup olmadığını merak edeceksiniz Boğaziçi nde bir yalıda piyano tuşlarından dökülen klasik Batı müziği parçalarının sesini duyacaksınız Çevre tasvirlerinden çok kişiler üzerinde bıraktığı izlenimleri okuyacaksınız Orta yaşta bir kişinin eylül ayında hissettiklerini okuyunca etkileneceksiniz Eylül ayı gelince artık çevreye bir başka gözle bakmaya başlayacaksınız İstanbul un eski yaşantısına Boğaziçi nin güzelliklerine şahit olacaksınız Yangın sırasında içerde kalan Suad ı kimin kurtarmaya çalışacağını öğreneceksiniz

Bilgi Yayınevi
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül yayımlanmaya başlamasının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen günümüz okuyucusunu da içine çeken zevkle okunacak bir roman Mehmet Rauf karakterlerin çözümlemelerini duygu ve düşünce dünyalarını büyük bir ustalıkla aktarıyor Roman aşk evlilik sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüp hüzünlü hikâyesi ve içten anlatımıyla insanın duygu dünyasına hitap ederken bir yandan da dönemin İstanbul yaşantısını gözler önüne seriyor İlk olarak Serveti Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mavisel Yener in hazırladığı sadeleştirilmiş anlatımıyla bugün yeniden okuyucuyla buluşuyor Sakin bir yazın ardından gelen sonbahar bir asır öncesinden gelip bugün okuyucunun ruhuyla buluşuyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Akçağ Yayınları
Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin Yazıldığı dönemin en önemli romanı sayılan Eylül ün Mehmet Rauf un ünlü bir yazar olarak anılmasında önemi büyüktür Eylül gerek yayınlanığı dönemde gerekse günümüzde psikolojik roman tartışmalarını da beraberinde getirmiştir Psikolojik roman tanımlaması özellikle Suat ve Necip arasında dile getirilemeyen iç dünyada yaşanan toplumun geleneksel yapısının reddettiği duygulardan kaynaklanmaktadır Romanda entrikalar yerine duyguların çatışması söz konusudur

Ey sonbahar bu Artık bu kadar güzellik ve sıcaklık verdikten sonra eylülden daha ne beklenir Malûm ya eylül hüzün ve matem ayıdır Suad a hayatının bu dönemi ömrünün kadınlığının eylülü gibi geldi Eylül Birkaç gün hava ne kadar güzel olsa da bu kadarcık geçici güzelliğe bile minnettar olunması gereken bir aydır İçine birkaç gün boyunca kışın saldırılarından dolayı bir parça acı düştüğü için o güzel havaların yaz mevsiminin artık geçmiş sadece mazi olduğunu hissettiren bir keder ve hasret ayı Eser ilkbaharda başlar ve kış mevsiminde biter Bu anlamda mevsimlerin doğum ve ölüm arasında aşkın filizlenmesi ve soluşu arasında bir ilişkisi vardır Hissedilen öyle bir aşktır ki hem yasak hem de yüceltilen bir aşktır Sadece bir bakış ya da bir gülümsemenin büyük mutluluklar sağladığı bir aşktır Mehmet Rauf kusursuz ruh çözümlemeleriyle bu aşkı okura hissettirmeyi başarmıştır

Ketebe Yayınları
Mehmet Rauf un en önemli eseri olarak kabul edilen ve ona yaygın bir şöhret kazandıran Eylül Servet i Fünûn döneminin de en parlak romanlarından biridir Psikolojik romanın ilk izlerini gördüğümüz bu eser insanın kendi tabiatı ve çevresiyle yaşadığı ruhsal çatışmaları anlatırken kahramanların iç dünyalarını da okura bütün yönleriyle sunuyor Suat Necip ve Süreyya dan oluşan aşk üçgeninde Suat içinde bulunduğu sakin aile hayatına rağmen aşkı tadamamış bir kadın olarak kurgulanır Necip de hareketli Beyoğlu yaşantısında aradığını bulamamıştır Suat ve Necip ikilisi arasında böylece bir benzerlik kurulur İkili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaya başlar Aralarındaki çekim onları imkânsız bir aşka sürükler Buluşmalar kavuşmalar bu aşkı görünür kılmaya başlarken aslında onları nasıl bir son beklemektedir Mehmet Rauf havanın değişimini yaprakların sararıp yere düştüğünü ve çiğnendiklerini görünce bir hayli duygulanır ve kendi hayatını Eylül e benzetir Eylül eserin hâkim duygusunu açıklayan ve sembolize eden bir kelimedir ve yaz mevsiminde başlayan bir aşkın bitişini hüznünü anlatır Hayallerden sıyrılmanın hakikatle yüzleşmenin ölüm doğum döngüsünün göstergesidir

Arel Kitap
1875 23 12 1931 İstanbul Bahriye Mektebi ni bitirdi 1893 deniz subayı oldu staj için Girit e 1894 Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya ya 1895 gönderildi dönüşte İstanbul da Tarabya da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı 1908 den sonra bahriyeden ayrıldı hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı ticaretle uğraştı On altı yaşında iken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir e Halit Ziya ya göndermiş Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı daha sonra İstanbul da Mektup dergisinde yazıları çıktı Halit Ziya Cenap Şehabettin Hüseyin Cahit le böylece önceden tanışan Mehmet Rauf sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi psikolojik roman örneği olan Eylül de olduğu gibi öteki eserlerine de özellikle aşk maceralarını konu yaptı Başlıca Kitapları Eylül 1901 Aşkın Yarını 1913 Karanfil ve Yasemin 1924 Genç Kız Kalbi 1925 Böğürtlen 1926 Define 1927 Son Yıldız 1927 Ceriha Yara 1927 Kan Damlası 1928 Halas 1929 İhtizar Cançekişme 1909 Aşıkane 1909 Son Emel 1913 Hanımlar Arasında 1914 Bir Aşkın Tarihi 1915 Üç Hikâye 1919 İlk Temas İlk Zevk 1923 Aşk Kadını 1923 Eski Aşk Geceleri 1924 Mensur Şiir Siyah İnciler 1901 1925

Akçağ Yayınları
Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin Yazıldığı dönemin en önemli romanı sayılan Eylül ün Mehmet Rauf un ünlü bir yazar olarak anılmasında önemi büyüktür Eylül gerek yayınlanığı dönemde gerekse günümüzde psikolojik roman tartışmalarını da beraberinde getirmiştir Psikolojik roman tanımlaması özellikle Suat ve Necip arasında dile getirilemeyen iç dünyada yaşanan toplumun geleneksel yapısının reddettiği duygulardan kaynaklanmaktadır Romanda entrikalar yerine duyguların çatışması söz konusudur

İthaki Yayınları
Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu İlk öyküsü Düşmüş henüz on altı yaşındayken hayranı da olduğu Halit Ziya Uşaklıgil inHizmetdergisinde yayımlanan roman ve tiyatro türlerinde de eserler veren ve yazdıkları nedeniyle ordudan men edilen Mehmet Rauf insan zihninin dehlizlerinde dolaşan bir kalemdi Onun karakterleri iç sesinden kurtulamayan duygularını sorgulayan ikircikli biçarelerdi Suat ile kocası Süreyya nın hayatları pek varlıklı olmadıkları için sıkıcı bir rutinde geçmektedir Necip ise Süreyya nın hem akrabası hem de yakın dostudur Suat ile Necip arasında filizlenecek yasak aşk bu üç karakteri hiç beklemedikleri şüphelere aydınlanmalara sürükleyecek ve her şey genç çiftin uzun süredir tatil için kiralamayı hayal ettikleri Boğaz daki bir yalıda daha da karmaşık bir hâle gelecektir 1900 yılındaServet i Fünûn da tefrika edilen 1901 de ise kitap hâlinde yayımlanan edebiyatımızın ilk psikolojik romanıEylül bağlılığın meşakkatli doğasını irdeleyen yasak arzunun yıkıcılığına dair bir başyapıt Tanıtım Bülteninden

Puslu Yayıncılık
Ey sonbahar bu Artık bu kadar güzellik ve sıcaklık verdikten sonra eylülden daha ne beklenir Malûm ya eylül hüzün ve matem ayıdır Suad a hayatının bu dönemi ömrünün kadınlığının eylülü gibi geldi Eylül Birkaç gün hava ne kadar güzel olsa da bu kadarcık geçici güzelliğe bile minnettar olunması gereken bir aydır İçine birkaç gün boyunca kışın saldırılarından dolayı bir parça acı düştüğü için o güzel havaların yaz mevsiminin artık geçmiş sadece mazi olduğunu hissettiren bir keder ve hasret ayı Eser ilkbaharda başlar ve kış mevsiminde biter Bu anlamda mevsimlerin doğum ve ölüm arasında aşkın filizlenmesi ve soluşu arasında bir ilişkisi vardır Hissedilen öyle bir aşktır ki hem yasak hem de yüceltilen bir aşktır Sadece bir bakış ya da bir gülümsemenin büyük mutluluklar sağladığı bir aşktır Mehmet Rauf kusursuz ruh çözümlemeleriyle bu aşkı okura hissettirmeyi başarmıştır

Arel Kitap
Bahriye Mektebi ni bitirdi 1893 deniz subayı oldu staj için Girit e 1894 Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya ya 1895 gönderildi dönüşte İstanbul da Tarabya da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı 1908 den sonra bahriyeden ayrıldı hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı ticaretle uğraştı On altı yaşında iken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir e Halit Ziya ya göndermiş Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı daha sonra İstanbul da Mektup dergisinde yazıları çıktı Halit Ziya Cenap Şehabettin Hüseyin Cahit le böylece önceden tanışan Mehmet Rauf sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi psikolojik roman örneği olan Eylül de olduğu gibi öteki eserlerine de özellikle aşk maceralarını konu yaptı

Kafka Kitap
Bu renk ve kokunun ne vefasız artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık tahammül bile kalmamış Hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa umursamazlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Türk edebiyatının unutulmaz romanlarından biri olan Eylül için yasak aşk temasının cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı demek yanlış olmaz Psikolojik roman dendiğinde akla gelen ilk eser olan Eylül de karakterler iç dünyaları derinlemesine incelenerek karşımıza çıkarılıyor Okuyan herkeste iz bırakmış sonrasında yazılan birçok romanı da etkilemiş olan bu başyapıt özellikle Boğaziçi nde geçen sahneleriyle bir dönem İstanbul unun en canlı var olduğu romanlarımızdan biri de aynı zamanda Bu ölümsüz eseri notlandırılmış ve dikkatli bir çalışmayla günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil

Fark Yayınları
Edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak anılan Eylül kitap olarak ilk defa 1901 yılında yayınlanmıştır Süreyya Suat ve Necip Bey arasındaki aşk üçgeni çerçevesinde kahramanların ruhsal çözümlemeleri ve betimlemelerin anlatıldığı bu kitap yayınlandığı dönemin özelliklerini barındırması açısından da son derece önemlidir Hatta son derece cesur bir çıkıştır

KAFKA KİTAP
Bu renk ve kokunun ne vefasız artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık tahammül bile kalmamış Hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa umursamazlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Türk edebiyatının unutulmaz romanlarından biri olan Eylül için yasak aşk temasının cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı demek yanlış olmaz Psikolojik roman dendiğinde akla gelen ilk eser olan Eylül de karakterler iç dünyaları derinlemesine incelenerek karşımıza çıkarılıyor Okuyan herkeste iz bırakmış sonrasında yazılan birçok romanı da etkilemiş olan bu başyapıt özellikle Boğaziçi nde geçen sahneleriyle bir dönem İstanbul unun en canlı var olduğu romanlarımızdan biri de aynı zamanda Bu ölümsüz eseri notlandırılmış ve dikkatli bir çalışmayla günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Yayınevi KAFKA KİTAP Yazar MEHMET RAUF Sayfa Sayısı 292 SAYFA Yıl 2026

Edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak anılan Eylül kitap olarak ilk defa 1901 yılında yayınlanmıştır Süreyya Suat ve Necip Bey arasındaki aşk üçgeni çerçevesinde kahramanların ruhsal çözümlemeleri ve betimlemelerin anlatıldığı bu kitap yayınlandığı dönemin özelliklerini barındırması açısından da son derece önemlidir Hatta son derece cesur bir çıkıştır

Can Yayınları
Eylül Günümüz Türkçesiyle Can Yayınları Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya UşaklıgilFakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır

Bilge Kültür Sanat
Mehmet Rauf un kaleme aldığı ilk psikolojik roman türüyle buluşacaksınız Yazarın yasak aşk konusuna Halit Ziya dan daha hoşgörülü baktığını göreceksiniz Suad ve Necib in musiki sayesinde başlayan aşklarının gerçek olup olmadığını merak edeceksiniz Boğaziçi nde bir yalıda piyano tuşlarından dökülen klasik Batı müziği parçalarının sesini duyacaksınız Çevre tasvirlerinden çok kişiler üzerinde bıraktığı izlenimleri okuyacaksınız Orta yaşta bir kişinin eylül ayında hissettiklerini okuyunca etkileneceksiniz Eylül ayı gelince artık çevreye bir başka gözle bakmaya başlayacaksınız İstanbul un eski yaşantısına Boğaziçi nin güzelliklerine şahit olacaksınız Yangın sırasında içerde kalan Suad ı kimin kurtarmaya çalışacağını öğreneceksiniz

BİLGE KÜLTÜR
Eylül sayesinde Mehmet Rauf un kaleme aldığı ilk psikolojik roman türüyle buluşacaksınız Yazarın yasak aşk konusuna Halit Ziya dan daha hoşgörülü baktığını göreceksiniz Suad ve Necib in musiki sayesinde başlayan aşklarının gerçek olup olmadığını merak edeceksiniz Boğaziçi nde bir yalıda piyano tuşlarından dökülen klasik Batı müziği parçalarının sesini duyacaksınız Çevre tasvirlerinden çok kişiler üzerinde bıraktığı izlenimleri okuyacaksınız Orta yaşta bir kişinin eylül ayında hissettiklerini okuyunca etkileneceksiniz Eylül ayı gelince artık çevreye bir başka gözle bakmaya başlayacaksınız İstanbul un eski yaşantısına Boğaziçi nin güzelliklerine şahit olacaksınız Yangın sırasında içerde kalan Suad ı kimin kurtarmaya çalışacağını öğreneceksiniz Yayınevi BİLGE KÜLTÜR Yazar MEHMET RAUF Sayfa Sayısı 304 SAYFA Yıl 2012

Hayat kalabalık güzel hava içinde olur Kalabalık içinde yalnız yaşamak kalabalık içinde gezip birlikte bir köşeye kaçmak işte asıl zevk budur İnsan kalbi birbirine bağlılığın ne demek olduğunu işte o zamanlar anlar Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum Hatta bazen senden daha güzel kadınlarla karşılaştığımda onlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirini senin kadar sevemeyeceğime yemin ediyorum Sende birşey var öyle birşey ki hiçbirinde rastgelmiyorum Bir aşk hikayesinin ardındaki psikolojik tahliller yasak aşkın ardındaki psikolojik tahliller gerçek aşkın ardındaki psikolojik tahliller Türk Edebiyatının ilk psikojik romanı

İthaki Yayınları
Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu İlk öyküsü Düşmüş henüz on altı yaşındayken hayranı da olduğu Halit Ziya Uşaklıgil in Hizmet dergisinde yayımlanan roman ve tiyatro türlerinde de eserler veren ve yazdıkları nedeniyle ordudan men edilen Mehmet Rauf insan zihninin dehlizlerinde dolaşan bir kalemdi Onun karakterleri iç sesinden kurtulamayan duygularını sorgulayan ikircikli biçarelerdi Suat ile kocası Süreyya nın hayatları pek varlıklı olmadıkları için sıkıcı bir rutinde geçmektedir Necip ise Süreyya nın hem akrabası hem de yakın dostudur Suat ile Necip arasında filizlenecek yasak aşk bu üç karakteri hiç beklemedikleri şüphelere aydınlanmalara sürükleyecek ve her şey genç çiftin uzun süredir tatil için kiralamayı hayal ettikleri Boğaz daki bir yalıda daha da karmaşık bir hâle gelecektir 1900 yılında Servet i Fünûn da tefrika edilen 1901 de ise kitap hâlinde yayımlanan edebiyatımızın ilk psikolojik romanı Eylül bağlılığın meşakkatli doğasını irdeleyen yasak arzunun yıkıcılığına dair bir başyapıt

İTHAKİ YAYINLARI
Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu İlk öyküsü Düşmüş henüz on altı yaşındayken hayranı da olduğu Halit Ziya Uşaklıgil in Hizmet dergisinde yayımlanan roman ve tiyatro türlerinde de eserler veren ve yazdıkları nedeniyle ordudan men edilen Mehmet Rauf insan zihninin dehlizlerinde dolaşan bir kalemdi Onun karakterleri iç sesinden kurtulamayan duygularını sorgulayan ikircikli biçarelerdi Suat ile kocası Süreyya nın hayatları pek varlıklı olmadıkları için sıkıcı bir rutinde geçmektedir Necip ise Süreyya nın hem akrabası hem de yakın dostudur Suat ile Necip arasında filizlenecek yasak aşk bu üç karakteri hiç beklemedikleri şüphelere aydınlanmalara sürükleyecek ve her şey genç çiftin uzun süredir tatil için kiralamayı hayal ettikleri Boğaz daki bir yalıda daha da karmaşık bir hâle gelecektir 1900 yılında Servet i Fünûn da tefrika edilen 1901 de ise kitap hâlinde yayımlanan edebiyatımızın ilk psikolojik romanı Eylül bağlılığın meşakkatli doğasını irdeleyen yasak arzunun yıkıcılığına dair bir başyapıt Günümüz Türkçesiyle

Dorlion Yayınları
Servet i Fünun romanının bir diğer önemli ismi olan Mehmet Rauf 1875 yılında İstanbul da doğar Edebiyata ilgisi küçük yaşta başlayan sanatçı 1896 yılından sonra Servet i Fünun edebiyatına katılmış ve burada küçük hikayeler mensur şiirler ve makaleler yazarak yazı hayatına başlamıştır Sanatçı tüm gücüyle ele aldığı kahramanların iç dünyasına yönelir ve burada psikolojik tahlillerde bulunur Bu çalışmaları ona edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olan Eylül ü yazdırmıştır Roman ve öykülerinde kendi hayatından kesitler vardır Eserlerindeki kahramanlar aracılığıyla duygu ve düşüncelerini anlatmıştır Realizm ve natüralizmden etkilense de aşk sevgi konularını işlediği için eserlerinde romantizmin de etkisi vardır

Yason Yayınları

Dorlion Yayınevi
Servet i Fünun romanının bir diğer önemli ismi olan Mehmet Rauf 1875 yılında İstanbul da doğar Edebiyata ilgisi küçük yaşta başlayan sanatçı 1896 yılından sonra Servet i Fünun edebiyatına katılmış ve burada küçük hikayeler mensur şiirler ve makaleler yazarak yazı hayatına başlamıştır Sanatçı tüm gücüyle ele aldığı kahramanların iç dünyasına yönelir ve burada psikolojik tahlillerde bulunur Bu çalışmaları ona edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olan Eylül ü yazdırmıştır Roman ve öykülerinde kendi hayatından kesitler vardır Eserlerindeki kahramanlar aracılığıyla duygu ve düşüncelerini anlatmıştır Realizm ve natüralizmden etkilense de aşk sevgi konularını işlediği için eserlerinde romantizmin de etkisi vardır

Ren Kitap
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Ren Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Ölünceye kadar saniyelerine kadar hayatım senindir İlk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur Eylül romanı kendinden önceki romanlarda bulunan olay merkezli işleyişin yerine kahramanların psikolojisi ve iç dünyasını merkez alarak Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır Aşk sadakat evlilik toplumdaki kadın erkek rolleri gibi kavramlarla örülen metin dönemine göre cesurca yazılmıştır Yayınevi Ren Kitap Yazar Mehmet Rauf Sayfa 352 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2017 Barkod 9786052398241 Kategori Klasikler Roman Türk Edebiyatı

Farklı Yayıncılık
Edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak anılan Eylül kitap olarak ilk defa 1901 yılında yayınlanmıştır Süreyya Suat ve Necip Bey arasındaki aşk üçgeni çerçevesinde kahramanların ruhsal çözümlemeleri ve betimlemelerin anlatıldığı bu kitap yayınlandığı dönemin özelliklerini barındırması açısından da son derece önemlidir Hatta son derece cesur bir çıkıştır

Paradigma Akademi Yayınları
Bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve simdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamiş hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her sey Edebiyat ı Cedide topluluğunun önemli isimlerinden Mehmet Rauf un ölümsüz eseri Eylül Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olmasının yanı sıra zevkle okunan ve defalarca basılan klasik bir eser olarak ön plana çıkmaktadır

Paradigma Akademi
Bir gün işte tabiatın ruhu birden uyanıp görüyor yapraklarının nasıl sararmış birçoklarının düşüp çamurlar içinde çürümüş olduğunu görüyor ve simdi hava ne kadar güzel olsa o bir iki günün verdiği acılıkla bu güzel havaların ne kadar fani bu renk ve kokunun ne vefasız ne artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık onlara tahammül bile kalmamiş hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa bile ilgisiz kalırlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi Şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her sey Edebiyat ı Cedide topluluğunun önemli isimlerinden Mehmet Rauf un ölümsüz eseri Eylül Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olmasının yanı sıra zevkle okunan ve defalarca basılan klasik bir eser olarak ön plana çıkmaktadır

Turkuvaz Kitap
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı Eylül evli bir kadın olan Suat la Necip in imkânsız aşkını konu edinir Servet i Fünun un önde gelen yazarlarından Mehmet Rauf mekânları ve mevsimleri de birer karaktere dönüştürüyor ve okuru sevgi sadakat insan doğa kadın erkek ilişkilerine dair sorular sormaya davet ediyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Bilge Kültür Sanat
Eylül sayesinde Mehmet Rauf un kaleme aldığı ilk psikolojik roman türüyle buluşacaksınız Yazarın yasak aşk konusuna Halit Ziya dan daha hoşgörülü baktığını göreceksiniz Suad ve Necib in musiki sayesinde başlayan aşklarının gerçek olup olmadığını merak edeceksiniz Boğaziçi nde bir yalıda piyano tuşlarından dökülen klasik Batı müziği parçalarının sesini duyacaksınız Çevre tasvirlerinden çok kişiler üzerinde bıraktığı izlenimleri okuyacaksınız Orta yaşta bir kişinin eylül ayında hissettiklerini okuyunca etkileneceksiniz Eylül ayı gelince artık çevreye bir başka gözle bakmaya başlayacaksınız İstanbul un eski yaşantısına Boğaziçi nin güzelliklerine şahit olacaksınız Yangın sırasında içerde kalan Suad ı kimin kurtarmaya çalışacağını öğreneceksiniz

Bilge Kültür Sanat
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Bilge Kültür Sanat eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Eylül sayesinde Mehmet Rauf un kaleme aldığı ilk psikolojik roman türüyle buluşacaksınız Yazarın yasak aşk konusuna Halit Ziya dan daha hoşgörülü baktığını göreceksiniz Suad ve Necib in musiki sayesinde başlayan aşklarının gerçek olup olmadığını merak edeceksiniz Boğaziçi nde bir yalıda piyano tuşlarından dökülen klasik Batı müziği parçalarının sesini duyacaksınız Çevre tasvirlerinden çok kişiler üzerinde bıraktığı izlenimleri okuyacaksınız Orta yaşta bir kişinin eylül ayında hissettiklerini okuyunca etkileneceksiniz Eylül ayı gelince artık çevreye bir başka gözle bakmaya başlayacaksınız İstanbul un eski yaşantısına Boğaziçi nin güzelliklerine şahit olacaksınız Yangın sırasında içerde kalan Suad ı kimin kurtarmaya çalışacağını öğreneceksiniz Yayınevi Bilge Kültür Sanat Yazar Mehmet Rauf Sayfa 304 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2022 Barkod 9786055261191 Kategori Türk Edebiyatı

Puslu Yayıncılık
Ey sonbahar bu Artık bu kadar güzellik ve sıcaklık verdikten sonra eylülden daha ne beklenir Malûm ya eylül hüzün ve matem ayıdır Suad a hayatının bu dönemi ömrünün kadınlığının eylülü gibi geldi Eylül Birkaç gün hava ne kadar güzel olsa da bu kadarcık geçici güzelliğe bile minnettar olunması gereken bir aydır İçine birkaç gün boyunca kışın saldırılarından dolayı bir parça acı düştüğü için o güzel havaların yaz mevsiminin artık geçmiş sadece mazi olduğunu hissettiren bir keder ve hasret ayı Eser ilkbaharda başlar ve kış mevsiminde biter Bu anlamda mevsimlerin doğum ve ölüm arasında aşkın filizlenmesi ve soluşu arasında bir ilişkisi vardır Hissedilen öyle bir aşktır ki hem yasak hem de yüceltilen bir aşktır Sadece bir bakış ya da bir gülümsemenin büyük mutluluklar sağladığı bir aşktır Mehmet Rauf kusursuz ruh çözümlemeleriyle bu aşkı okura hissettirmeyi başarmıştır

İthaki Yayınları
Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu İlk öyküsü Düşmüş henüz on altı yaşındayken hayranı da olduğu Halit Ziya Uşaklıgil in Hizmet dergisinde yayımlanan roman ve tiyatro türlerinde de eserler veren ve yazdıkları nedeniyle ordudan men edilen Mehmet Rauf insan zihninin dehlizlerinde dolaşan bir kalemdi Onun karakterleri iç sesinden kurtulamayan duygularını sorgulayan ikircikli biçarelerdi Suat ile kocası Süreyya nın hayatları pek varlıklı olmadıkları için sıkıcı bir rutinde geçmektedir Necip ise Süreyya nın hem akrabası hem de yakın dostudur Suat ile Necip arasında filizlenecek yasak aşk bu üç karakteri hiç beklemedikleri şüphelere aydınlanmalara sürükleyecek ve her şey genç çiftin uzun süredir tatil için kiralamayı hayal ettikleri Boğaz daki bir yalıda daha da karmaşık bir hâle gelecektir 1900 yılında Servet i Fünûn da tefrika edilen 1901 de ise kitap hâlinde yayımlanan edebiyatımızın ilk psikolojik romanı Eylül bağlılığın meşakkatli doğasını irdeleyen yasak arzunun yıkıcılığına dair bir başyapıt

Rönesans Yayınları
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Mirhan Kitap
Ah eylül Eylül Hayatının saadetini bilmemekte anlamamakta Hâlbuki onu yaşayıp bilmemek mümkün değil Bir kere eylül geldi mi nafile Hiçbir ümit Başkarakter olan Suat ve Süreyya evli bir çifttir Necip ise en yakın dostlarındandır Onlarla sık sık görüşür gezintiler yapar evlerinde bile kalır Ancak Necip in son zamanlarda o eve gelme isteğinin sebebi neydi İçinde bir türlü vazgeçemediği adını koyamadığı bir hisle Suat ı görmek istiyordu Zamanla içinde filizlenen bu yasak aşkı durduramaz büyümesine engel olamaz hâle gelmişti En yakın arkadaşının eşine duyduğu aşkın utancıyla nasıl yaşayacaktır Suat bu aşka karşılık verecek midir Mehmet Rauf un ilk psikolojik roman özelliği taşıyan bu kitabında derin tahlillerle doluparagraflarında sayfaların nasıl akıp gittiğini anlayamayacaksınız

İthaki Yayınları
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Mehmet Rauf Kitap Özeti Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu İlk öyküsü Düşmüş henüz on altı yaşındayken hayranı da olduğu Halit Ziya Uşaklıgil in Hizmet dergisinde yayımlanan roman ve tiyatro türlerinde de eserler veren ve yazdıkları nedeniyle ordudan men edilen Mehmet Rauf insan zihninin dehlizlerinde dolaşan bir kalemdi Onun karakterleri iç sesinden kurtulamayan duygularını sorgulayan ikircikli biçarelerdi Suat ile kocası Süreyya nın hayatları pek varlıklı olmadıkları için sıkıcı bir rutinde geçmektedir Necip ise Süreyya nın hem akrabası hem de yakın dostudur Suat ile Necip arasında filizlenecek yasak aşk bu üç karakteri hiç beklemedikleri şüphelere aydınlanmalara sürükleyecek ve her şey genç çiftin uzun süredir tatil için kiralamayı hayal ettikleri Boğaz daki bir yalıda daha da karmaşık bir hâle gelecektir 1900 yılında Servet i Fünûn da tefrika edilen 1901 de ise kitap hâlinde yayımlanan edebiyatımızın ilk psikolojik romanı Eylül bağlılığın meşakkatli doğasını irdeleyen yasak arzunun yıkıcılığına dair bir başyapıt Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Mehmet Rauf Sayfa 344 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Temmuz 2024 Barkod 9786257650908 Kategori Roman

Kafka Kitap
Bu renk ve kokunun ne vefasız artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık tahammül bile kalmamış Hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa umursamazlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Türk edebiyatının unutulmaz romanlarından biri olan Eylül için yasak aşk temasının cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı demek yanlış olmaz Psikolojik roman dendiğinde akla gelen ilk eser olan Eylül de karakterler iç dünyaları derinlemesine incelenerek karşımıza çıkarılıyor Okuyan herkeste iz bırakmış sonrasında yazılan birçok romanı da etkilemiş olan bu başyapıt özellikle Boğaziçi nde geçen sahneleriyle bir dönem İstanbul unun en canlı var olduğu romanlarımızdan biri de aynı zamanda Bu ölümsüz eseri notlandırılmış ve dikkatli bir çalışmayla günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil

Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu

Ren Kitap
İlk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur Eylül romanı kendinden önceki romanlarda bulunan olay merkezli işleyişin yerine kahramanların psikolojisi ve iç dünyasını merkez alarak Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır Aşk sadakat evlilik toplumdaki kadın erkek rolleri gibi kavramlarla örülen metin dönemine göre cesurca yazılmıştır Tanıtım Bülteninden

Rönesans Yayınları
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Ren Kitap
Ölünceye kadar saniyelerine kadar hayatım senindir Ilk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur Eylül romanı kendinden önceki romanlarda bulunan olay merkezli işleyişin yerine kahramanların psikolojisi ve iç dünyasını merkez alarak Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır Aşk sadakat evlilik toplumdaki kadın erkek rolleri gibi kavramlarla örülen metin dönemine göre cesurca yazılmıştır

Arel Kitap
1875 23 12 1931 İstanbul Bahriye Mektebi ni bitirdi 1893 deniz subayı oldu staj için Girit e 1894 Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya ya 1895 gönderildi dönüşte İstanbul da Tarabya da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı 1908 den sonra bahriyeden ayrıldı hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı ticaretle uğraştı On altı yaşında iken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir e Halit Ziya ya göndermiş Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı daha sonra İstanbul da Mektup dergisinde yazıları çıktı Halit Ziya Cenap Şehabettin Hüseyin Cahit le böylece önceden tanışan Mehmet Rauf sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi psikolojik roman örneği olan Eylül de olduğu gibi öteki eserlerine de özellikle aşk maceralarını konu yaptı Başlıca Kitapları Eylül 1901 Aşkın Yarını 1913 Karanfil ve Yasemin 1924 Genç Kız Kalbi 1925 Böğürtlen 1926 Define 1927 Son Yıldız 1927 Ceriha Yara 1927 Kan Damlası 1928 Halas 1929 İhtizar Cançekişme 1909 Aşıkane 1909 Son Emel 1913 Hanımlar Arasında 1914 Bir Aşkın Tarihi 1915 Üç Hikâye 1919 İlk Temas İlk Zevk 1923 Aşk Kadını 1923 Eski Aşk Geceleri 1924 Mensur Şiir Siyah İnciler 1901 1925

Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden

İthaki
Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu İlk öyküsü Düşmüş henüz on altı yaşındayken hayranı da olduğu Halit Ziya Uşaklıgil in Hizmet dergisinde yayımlanan roman ve tiyatro türlerinde de eserler veren ve yazdıkları nedeniyle ordudan men edilen Mehmet Rauf insan zihninin dehlizlerinde dolaşan bir kalemdi Onun karakterleri iç sesinden kurtulamayan duygularını sorgulayan ikircikli biçarelerdi Suat ile kocası Süreyya nın hayatları pek varlıklı olmadıkları için sıkıcı bir rutinde geçmektedir Necip ise Süreyya nın hem akrabası hem de yakın dostudur Suat ile Necip arasında filizlenecek yasak aşk bu üç karakteri hiç beklemedikleri şüphelere aydınlanmalara sürükleyecek ve her şey genç çiftin uzun süredir tatil için kiralamayı hayal ettikleri Boğaz daki bir yalıda daha da karmaşık bir hâle gelecektir 1900 yılında Servet i Fünûn da tefrika edilen 1901 de ise kitap hâlinde yayımlanan edebiyatımızın ilk psikolojik romanı Eylül bağlılığın meşakkatli doğasını irdeleyen yasak arzunun yıkıcılığına dair bir başyapıt

İthaki Yayınları
Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu İlk öyküsü Düşmüş henüz on altı yaşındayken hayranı da olduğu Halit Ziya Uşaklıgil inHizmetdergisinde yayımlanan roman ve tiyatro türlerinde de eserler veren ve yazdıkları nedeniyle ordudan men edilen Mehmet Rauf insan zihninin dehlizlerinde dolaşan bir kalemdi Onun karakterleri iç sesinden kurtulamayan duygularını sorgulayan ikircikli biçarelerdi Suat ile kocası Süreyya nın hayatları pek varlıklı olmadıkları için sıkıcı bir rutinde geçmektedir Necip ise Süreyya nın hem akrabası hem de yakın dostudur Suat ile Necip arasında filizlenecek yasak aşk bu üç karakteri hiç beklemedikleri şüphelere aydınlanmalara sürükleyecek ve her şey genç çiftin uzun süredir tatil için kiralamayı hayal ettikleri Boğaz daki bir yalıda daha da karmaşık bir hâle gelecektir 1900 yılındaServet i Fünûn da tefrika edilen 1901 de ise kitap hâlinde yayımlanan edebiyatımızın ilk psikolojik romanıEylül bağlılığın meşakkatli doğasını irdeleyen yasak arzunun yıkıcılığına dair bir başyapıt

Fark
Edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak anılan Eylül kitap olarak ilk defa 1901 yılında yayınlanmıştır Süreyya Suat ve Necip Bey arasındaki aşk üçgeni çerçevesinde kahramanların ruhsal çözümlemeleri ve betimlemelerin anlatıldığı bu kitap yayınlandığı dönemin özelliklerini barındırması açısından da son derece önemlidir Hatta son derece cesur bir çıkıştır

İş Bankası Kültür Yayınları
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

Dorlion Yayınları
Servet i Fünun romanının bir diğer önemli ismi olan Mehmet Rauf 1875 yılında İstanbul da doğar Edebiyata ilgisi küçük yaşta başlayan sanatçı 1896 yılından sonra Servet i Fünun edebiyatına katılmış ve burada küçük hikayeler mensur şiirler ve makaleler yazarak yazı hayatına başlamıştır Sanatçı tüm gücüyle ele aldığı kahramanların iç dünyasına yönelir ve burada psikolojik tahlillerde bulunur Bu çalışmaları ona edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olan Eylül ü yazdırmıştır Roman ve öykülerinde kendi hayatından kesitler vardır Eserlerindeki kahramanlar aracılığıyla duygu ve düşüncelerini anlatmıştır Realizm ve natüralizmden etkilense de aşk sevgi konularını işlediği için eserlerinde romantizmin de etkisi vardır

DORLİON YAYINLARI

Salon Yayınları
çev. Mustafa Kemal Özden
Gözlerimi açtım Devin başımda duruyordu Yerimde doğruldum Ellerimi başımın arasına alıp gözlerine baktım Söyle ne istiyorsun dedim Devin Uyuyorsun bir şeyler değişecek diye ama bir de uyanıyorsun her şey aynı Uyku seni başka evrenlere taşıyor ama yine aynı yere bırakıyor Ne acı dedi Ne yazık ki yine haklıydı Z den Sonraki Harf insanın sınırlarını zorladığında algı kapılarını kırdığında neler olacağına mercek tutan bir roman okura da cüretkâr bir davet Gerçekle hayalin arasında sıkışıp kalmış ve çareyi kendini yollara vurmakta bulan Azer ile birlikte okur insanın kendisine durmaksızın söylediği yalanlardan bir yandan kaçarken bir yandan onları kovalamaya çalışmasına tanıklık ediyor Betül Kullu özgün bir hikâye ve genç yaşına rağmen şaşırtıcı derecede yetkin diliyle gerçeklerle sanrıların iç içe girdiği öyle anlar yakalıyor ki hangisinin daha dayanılmaz olduğu insan ruhunun hangisinde kalmak hangisinden kaçmak istediği belirsizleşiyor Bilinense okurun sürüklendiği bir romanda kalma isteği Şaşırsanız da sarsılsanız da kaçamayacağınız bu romana davetlisiniz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Mirhan Kitap
Ah eylül Eylül Hayatının saadetini bilmemekte anlamamakta Hâlbuki onu yaşayıp bilmemek mümkün değil Bir kere eylül geldi mi nafile Hiçbir ümit Başkarakter olan Suat ve Süreyya evli bir çifttir Necip ise en yakın dostlarındandır Onlarla sık sık görüşür gezintiler yapar evlerinde bile kalır Ancak Necip in son zamanlarda o eve gelme isteğinin sebebi neydi İçinde bir türlü vazgeçemediği adını koyamadığı bir hisle Suat ı görmek istiyordu Zamanla içinde filizlenen bu yasak aşkı durduramaz büyümesine engel olamaz hâle gelmişti En yakın arkadaşının eşine duyduğu aşkın utancıyla nasıl yaşayacaktır Suat bu aşka karşılık verecek midir Mehmet Rauf un ilk psikolojik roman özelliği taşıyan bu kitabında derin tahlillerle doluparagraflarında sayfaların nasıl akıp gittiğini anlayamayacaksınız img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İş Bankası Kültür Yayınları
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır Tanıtım Bülteninden

Arel Kitap
1875 23 12 1931 İstanbul Bahriye Mektebi ni bitirdi 1893 deniz subayı oldu staj için Girit e 1894 Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya ya 1895 gönderildi dönüşte İstanbul da Tarabya da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı 1908 den sonra bahriyeden ayrıldı hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı ticaretle uğraştı On altı yaşında iken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir e Halit Ziya ya göndermiş Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı daha sonra İstanbul da Mektup dergisinde yazıları çıktı Halit Ziya Cenap Şehabettin Hüseyin Cahit le böylece önceden tanışan Mehmet Rauf sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi psikolojik roman örneği olan Eylül de olduğu gibi öteki eserlerine de özellikle aşk maceralarını konu yaptı Başlıca Kitapları Eylül 1901 Aşkın Yarını 1913 Karanfil ve Yasemin 1924 Genç Kız Kalbi 1925 Böğürtlen 1926 Define 1927 Son Yıldız 1927 Ceriha Yara 1927 Kan Damlası 1928 Halas 1929 İhtizar Cançekişme 1909 Aşıkane 1909 Son Emel 1913 Hanımlar Arasında 1914 Bir Aşkın Tarihi 1915 Üç Hikâye 1919 İlk Temas İlk Zevk 1923 Aşk Kadını 1923 Eski Aşk Geceleri 1924 Mensur Şiir Siyah İnciler 1901 1925

Elips Kitap
Suat Necip Süreyya ve diğerleri Hacer Fatin dadı Boğaziçi nde bir yalıda geçirilen upuzun bir yaz mevsimi Eylül esas itibariyle Necip in yakın arkadaşı Süreyya nın karısı Suat a olan yasak aşkından ve Suat ın da giderek bu aşka karşılık verişinden ibaret görünse de onu sıradan bir aşk romanı olmaktan çıkaran asıl özellik karakterlerin ruh tahlillerinin derinliğinde kendini gösterir Bu özelliğinden dolayıdır ki edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Mehmet Rauf un bu ölmez eseri orijinalitesini bozmayacak seviyede bir sadeleştirmeye tabi tutulmuş olarak okuyuculara sunulmaktadır

Puslu
Ey sonbahar bu Artık bu kadar güzellik ve sıcaklık verdikten sonra eylülden daha ne beklenir Malûm ya eylül hüzün ve matem ayıdır Suad a hayatının bu dönemi ömrünün kadınlığının eylülü gibi geldi Eylül Birkaç gün hava ne kadar güzel olsa da bu kadarcık geçici güzelliğe bile minnettar olunması gereken bir aydır İçine birkaç gün boyunca kışın saldırılarından dolayı bir parça acı düştüğü için o güzel havaların yaz mevsiminin artık geçmiş sadece mazi olduğunu hissettiren bir keder ve hasret ayı Eser ilkbaharda başlar ve kış mevsiminde biter Bu anlamda mevsimlerin doğum ve ölüm arasında aşkın filizlenmesi ve soluşu arasında bir ilişkisi vardır Hissedilen öyle bir aşktır ki hem yasak hem de yüceltilen bir aşktır Sadece bir bakış ya da bir gülümsemenin büyük mutluluklar sağladığı bir aşktır Mehmet Rauf kusursuz ruh çözümlemeleriyle bu aşkı okura hissettirmeyi başarmıştır

İlk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur

Arel
1875 23 12 1931 İstanbul Bahriye Mektebi ni bitirdi 1893 deniz subayı oldu staj için Girit e 1894 Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya ya 1895 gönderildi dönüşte İstanbul da Tarabya da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı 1908 den sonra bahriyeden ayrıldı hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı ticaretle uğraştı On altı yaşında iken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir e Halit Ziya ya göndermiş Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı daha sonra İstanbul da Mektup dergisinde yazıları çıktı Halit Ziya Cenap Şehabettin Hüseyin Cahit le böylece önceden tanışan Mehmet Rauf sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi psikolojik roman örneği olan Eylül de olduğu gibi öteki eserlerine de özellikle aşk maceralarını konu yaptı Başlıca Kitapları Eylül 1901 Aşkın Yarını 1913 Karanfil ve Yasemin 1924 Genç Kız Kalbi 1925 Böğürtlen 1926 Define 1927 Son Yıldız 1927 Ceriha Yara 1927 Kan Damlası 1928 Halas 1929 İhtizar Cançekişme 1909 Aşıkane 1909 Son Emel 1913 Hanımlar Arasında 1914 Bir Aşkın Tarihi 1915 Üç Hikâye 1919 İlk Temas İlk Zevk 1923 Aşk Kadını 1923 Eski Aşk Geceleri 1924 Mensur Şiir Siyah İnciler 1901 1925

Elips Kitap
Suat Necip Süreyya ve diğerleri Hacer Fatin dadı Boğaziçi nde bir yalıda geçirilen upuzun bir yaz mevsimi Eylül esas itibariyle Necip in yakın arkadaşı Süreyya nın karısı Suat a olan yasak aşkından ve Suat ın da giderek bu aşka karşılık verişinden ibaret görünse de onu sıradan bir aşk romanı olmaktan çıkaran asıl özellik karakterlerin ruh tahlillerinin derinliğinde kendini gösterir Bu özelliğinden dolayıdır ki edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Mehmet Rauf un bu ölmez eseri orijinalitesini bozmayacak seviyede bir sadeleştirmeye tabi tutulmuş olarak okuyuculara sunulmaktadır

Kafka Kitap
Bu renk ve kokunun ne vefasız artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık tahammül bile kalmamış Hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa umursamazlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Türk edebiyatının unutulmaz romanlarından biri olan Eylül için yasak aşk temasının cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı demek yanlış olmaz Psikolojik roman dendiğinde akla gelen ilk eser olan Eylül de karakterler iç dünyaları derinlemesine incelenerek karşımıza çıkarılıyor Okuyan herkeste iz bırakmış sonrasında yazılan birçok romanı da etkilemiş olan bu başyapıt özellikle Boğaziçi nde geçen sahneleriyle bir dönem İstanbul unun en canlı var olduğu romanlarımızdan biri de aynı zamanda Bu ölümsüz eseri notlandırılmış ve dikkatli bir çalışmayla günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Tanıtım Bülteninden

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

İş Bankası Kültür Yayınları
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

İş Bankası Kültür Yayınları
Eylül Sert Kapak Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır Mehmet Rauf 1875 1931 İstanbul da doğan Mehmet Rauf Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi nde okudu Staj için bir buçuk yıl Girit te kaldı daha sonra görevli olarak Almanya ya gönderildi İstanbul a dönünce Tarabya da bulunan elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı II Meşrutiyet in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı hikâye roman tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği Düşmüş adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi Daha sonra Mektep dergisinde yazdı Servet i Fünun dergisinde hikâye roman makale ve mensur şiirler yayımladı Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır Ruh çözümlemeleri açısından dönemin en yetkin örneği sayılan yapıtın başarı kazanmasında Mehmet Rauf un diğer Edebiyat ı Cedide yazarlarına göre daha akıcı bir dil kullanmasının payı büyüktür Hikâye ve romanlarında aşk ıstırap arayış ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen ve Servet i Fünun topluluğunun en meşhur yazarlarından olan Mehmet Rauf un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Elips Kitap
Suat Necip Süreyya ve diğerleri Hacer Fatin dadı Boğaziçi nde bir yalıda geçirilen upuzun bir yaz mevsimi Eylül esas itibariyle Necip in yakın arkadaşı Süreyya nın karısı Suat a olan yasak aşkından ve Suat ın da giderek bu aşka karşılık verişinden ibaret görünse de onu sıradan bir aşk romanı olmaktan çıkaran asıl özellik karakterlerin ruh tahlillerinin derinliğinde kendini gösterir Bu özelliğinden dolayıdır ki edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Mehmet Rauf un bu ölmez eseri orijinalitesini bozmayacak seviyede bir sadeleştirmeye tabi tutulmuş olarak okuyuculara sunulmaktadır

Dorlion
Servet i Fünun romanının bir diğer önemli ismi olan Mehmet Rauf 1875 yılında İstanbul da doğar Edebiyata ilgisi küçük yaşta başlayan sanatçı 1896 yılından sonra Servet i Fünun edebiyatına katılmış ve burada küçük hikayeler mensur şiirler ve makaleler yazarak yazı hayatına başlamıştır Sanatçı tüm gücüyle ele aldığı kahramanların iç dünyasına yönelir ve burada psikolojik tahlillerde bulunur Bu çalışmaları ona edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olan Eylül ü yazdırmıştır Roman ve öykülerinde kendi hayatından kesitler vardır Eserlerindeki kahramanlar aracılığıyla duygu ve düşüncelerini anlatmıştır Realizm ve natüralizmden etkilense de aşk sevgi konularını işlediği için eserlerinde romantizmin de etkisi vardır

Dorlion Yayınevi
Servet i Fünun romanının bir diğer önemli ismi olan Mehmet Rauf 1875 yılında İstanbul da doğar Edebiyata ilgisi küçük yaşta başlayan sanatçı 1896 yılından sonra Servet i Fünun edebiyatına katılmış ve burada küçük hikayeler mensur şiirler ve makaleler yazarak yazı hayatına başlamıştır Sanatçı tüm gücüyle ele aldığı kahramanların iç dünyasına yönelir ve burada psikolojik tahlillerde bulunur Bu çalışmaları ona edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olan Eylül ü yazdırmıştır Roman ve öykülerinde kendi hayatından kesitler vardır Eserlerindeki kahramanlar aracılığıyla duygu ve düşüncelerini anlatmıştır Realizm ve natüralizmden etkilense de aşk sevgi konularını işlediği için eserlerinde romantizmin de etkisi vardır Yayınevi Dorlion Yayınevi Yazar Mehmet Rauf Sayfa 270 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Ekim 2018 Barkod 9786052111635 Kategori Klasikler Roman Türk Edebiyatı

İthaki Yayınları
Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu İlk öyküsü Düşmüş henüz on altı yaşındayken hayranı da olduğu Halit Ziya Uşaklıgil inHizmetdergisinde yayımlanan roman ve tiyatro türlerinde de eserler veren ve yazdıkları nedeniyle ordudan men edilen Mehmet Rauf insan zihninin dehlizlerinde dolaşan bir kalemdi Onun karakterleri iç sesinden kurtulamayan duygularını sorgulayan ikircikli biçarelerdi Suat ile kocası Süreyya nın hayatları pek varlıklı olmadıkları için sıkıcı bir rutinde geçmektedir Necip ise Süreyya nın hem akrabası hem de yakın dostudur Suat ile Necip arasında filizlenecek yasak aşk bu üç karakteri hiç beklemedikleri şüphelere aydınlanmalara sürükleyecek ve her şey genç çiftin uzun süredir tatil için kiralamayı hayal ettikleri Boğaz daki bir yalıda daha da karmaşık bir hâle gelecektir 1900 yılındaServet i Fünûn da tefrika edilen 1901 de ise kitap hâlinde yayımlanan edebiyatımızın ilk psikolojik romanıEylül bağlılığın meşakkatli doğasını irdeleyen yasak arzunun yıkıcılığına dair bir başyapıt

Fark Yayınları
Edebiyatımızda ilk psikolojik roman olarak anılan Eylül kitap olarak ilk defa 1901 yılında yayınlanmıştır Süreyya Suat ve Necip Bey arasındaki aşk üçgeni çerçevesinde kahramanların ruhsal çözümlemeleri ve betimlemelerin anlatıldığı bu kitap yayınlandığı dönemin özelliklerini barındırması açısından da son derece önemlidir Hatta son derece cesur bir çıkıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Dorlion Yayınları
Servet i Fünun romanının bir diğer önemli ismi olan Mehmet Rauf 1875 yılında İstanbul da doğar Edebiyata ilgisi küçük yaşta başlayan sanatçı 1896 yılından sonra Servet i Fünun edebiyatına katılmış ve burada küçük hikayeler mensur şiirler ve makaleler yazarak yazı hayatına başlamıştır Sanatçı tüm gücüyle ele aldığı kahramanların iç dünyasına yönelir ve burada psikolojik tahlillerde bulunur Bu çalışmaları ona edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olan Eylül ü yazdırmıştır Roman ve öykülerinde kendi hayatından kesitler vardır Eserlerindeki kahramanlar aracılığıyla duygu ve düşüncelerini anlatmıştır Realizm ve natüralizmden etkilense de aşk sevgi konularını işlediği için eserlerinde romantizmin de etkisi vardır

Kafka Yayınevi
çev. Mustafa Çevikdoğan
Bu renk ve kokunun ne vefasız artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık tahammül bile kalmamış Hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa umursamazlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Türk edebiyatının unutulmaz romanlarından biri olan Eylül için yasak aşk temasının cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı demek yanlış olmaz Psikolojik roman dendiğinde akla gelen ilk eser olan Eylül de karakterler iç dünyaları derinlemesine incelenerek karşımıza çıkarılıyor Okuyan herkeste iz bırakmış sonrasında yazılan birçok romanı da etkilemiş olan bu başyapıt özellikle Boğaziçi nde geçen sahneleriyle bir dönem İstanbul unun en canlı var olduğu romanlarımızdan biri de aynı zamanda Bu ölümsüz eseri notlandırılmış ve dikkatli bir çalışmayla günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil

Arel Kitap
1875 23 12 1931 İstanbul Bahriye Mektebi ni bitirdi 1893 deniz subayı oldu staj için Girit e 1894 Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya ya 1895 gönderildi dönüşte İstanbul da Tarabya da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı 1908 den sonra bahriyeden ayrıldı hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı ticaretle uğraştı On altı yaşında iken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir e Halit Ziya ya göndermiş Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı daha sonra İstanbul da Mektup dergisinde yazıları çıktı Halit Ziya Cenap Şehabettin Hüseyin Cahit le böylece önceden tanışan Mehmet Rauf sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi psikolojik roman örneği olan Eylül de olduğu gibi öteki eserlerine de özellikle aşk maceralarını konu yaptı Başlıca Kitapları Eylül 1901 Aşkın Yarını 1913 Karanfil ve Yasemin 1924 Genç Kız Kalbi 1925 Böğürtlen 1926 Define 1927 Son Yıldız 1927 Ceriha Yara 1927 Kan Damlası 1928 Halas 1929 İhtizar Cançekişme 1909 Aşıkane 1909 Son Emel 1913 Hanımlar Arasında 1914 Bir Aşkın Tarihi 1915 Üç Hikâye 1919 İlk Temas İlk Zevk 1923 Aşk Kadını 1923 Eski Aşk Geceleri 1924 Mensur Şiir Siyah İnciler 1901 1925

Ren Kitap
Ölünceye kadar saniyelerine kadar hayatım senindir İlk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur Eylül romanı kendinden önceki romanlarda bulunan olay merkezli işleyişin yerine kahramanların psikolojisi ve iç dünyasını merkez alarak Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır Aşk sadakat evlilik toplumdaki kadın erkek rolleri gibi kavramlarla örülen metin dönemine göre cesurca yazılmıştır

Akçağ Basım Yayım Pazarlama
Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin Yazıldığı dönemin en önemli romanı sayılan Eylül ün Mehmet Rauf un ünlü bir yazar olarak anılmasında önemi büyüktür Eylül gerek yayınlanığı dönemde gerekse günümüzde psikolojik roman tartışmalarını da beraberinde getirmiştir Psikolojik roman tanımlaması özellikle Suat ve Necip arasında dile getirilemeyen iç dünyada yaşanan toplumun geleneksel yapısının reddettiği duygulardan kaynaklanmaktadır Romanda entrikalar yerine duyguların çatışması söz konusudur Arka Kapak tan

Akçağ Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İş Bankası Kültür Yayınları
Mehmet Rauf tarafından kaleme alınan Eylül Günümüz Türkçesiyle Şömizli İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Eylül Günümüz Türkçesiyle Şömizli Mehmet Rauf Kitap Özeti Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Mehmet Rauf Sayfa 272 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Mart 2021 Barkod 9786254052811 Kategori Roman Türk Edebiyatı

Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir

Kafka Yayınevi
Bu renk ve kokunun ne vefasız artık ele geçmez eldeyken kıymeti bilinmemiş öylece tüketilmiş bir hazine olduğunu acı acı görüyor işte artık ne bir çiçek ne bir koku kalmış Artık tahammül bile kalmamış Hepsi çürümüş Evvelden yağmur yağsa umursamazlardı belki daha tazelik daha hayat gelirdi Şimdi şimdi işte yağmur işte kış hepsini çürütüyor her şey çürüyor her şey Evet her şey çürüyor her şey İnsanlar da çürümeyecekler mi Türk edebiyatının unutulmaz romanlarından biri olan Eylül için yasak aşk temasının cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı demek yanlış olmaz Psikolojik roman dendiğinde akla gelen ilk eser olan Eylül de karakterler iç dünyaları derinlemesine incelenerek karşımıza çıkarılıyor Okuyan herkeste iz bırakmış sonrasında yazılan birçok romanı da etkilemiş olan bu başyapıt özellikle Boğaziçi nde geçen sahneleriyle bir dönem İstanbul unun en canlı var olduğu romanlarımızdan biri de aynı zamanda Bu ölümsüz eseri notlandırılmış ve dikkatli bir çalışmayla günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak sunuyoruz Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil

Rönesans
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

İş Bankası
Servet i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrika edilmeye başlanan Eylül yazarına büyük bir şöhret edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır Roman konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır Fakat Eylül de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir Böylece bakışların konuştuğu müziğin eşlik ettiği neredeyse sessiz bir ilişki başlar Öte yandan karakterler mutluluğu sevgiyi toplumsal bağları sorguladıkları ihtiraslar çelişkiler yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle müzikle mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır

Elips Kitap
Suat Necip Süreyya ve diğerleri Hacer Fatin dadı Boğaziçi nde bir yalıda geçirilen upuzun bir yaz mevsimi Eylül esas itibariyle Necip in yakın arkadaşı Süreyya nın karısı Suat a olan yasak aşkından ve Suat ın da giderek bu aşka karşılık verişinden ibaret görünse de onu sıradan bir aşk romanı olmaktan çıkaran asıl özellik karakterlerin ruh tahlillerinin derinliğinde kendini gösterir Bu özelliğinden dolayıdır ki edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Mehmet Rauf un bu ölmez eseri orijinalitesini bozmayacak seviyede bir sadeleştirmeye tabi tutulmuş olarak okuyuculara sunulmaktadır

Suat Necip Süreyya ve diğerleri Hacer Fatin dadı Boğaziçi nde bir yalıda geçirilen upuzun bir yaz mevsimi Eylül esas itibariyle Necip in yakın arkadaşı Süreyya nın karısı Suat a olan yasak aşkından ve Suat ın da giderek bu aşka karşılık verişinden ibaret görünse de onu sıradan bir aşk romanı olmaktan çıkaran asıl özellik karakterlerin ruh tahlillerinin derinliğinde kendini gösterir Bu özelliğinden dolayıdır ki edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Mehmed Rauf un bu ölmez eseri orijinalitesini bozmayacak seviyede bir sadeleştirmeye tabi tutulmuş olarak okuyuculara sunulmaktadır

Ren Kitap
Ölünceye kadar saniyelerine kadar hayatım senindir İlk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur Eylül romanı kendinden önceki romanlarda bulunan olay merkezli işleyişin yerine kahramanların psikolojisi ve iç dünyasını merkez alarak Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır Aşk sadakat evlilik toplumdaki kadın erkek rolleri gibi kavramlarla örülen metin dönemine göre cesurca yazılmıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ren
Ölünceye kadar saniyelerine kadar hayatım senindir İlk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur Eylül romanı kendinden önceki romanlarda bulunan olay merkezli işleyişin yerine kahramanların psikolojisi ve iç dünyasını merkez alarak Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır Aşk sadakat evlilik toplumdaki kadın erkek rolleri gibi kavramlarla örülen metin dönemine göre cesurca yazılmıştır

Kurgan Edebiyat
Edebiyatımızın bütün klasik değerlerini okuyucularımızla buluşturmak istiyoruz Klasik eserler bir milletin varlık mühürleridir Silinmesi ya da unutulması bir vatan toprağının kaybı kadar büyüktür Kurgan Edebiyat bu bilinçle hareket etmekte ve Türk edebiyatının definelerini gün yüzüne çıkarmak amacını samimiyetle taşımaktadır Kurgan Edebiyat bütün değerlerimizi olduğu gibi edebi mirasımızı da müzeleştirmek ya da kütüphanelerimizin görünmez raflarına terk etmemek için onu bugüne uyarlayarak büyük bir kültürel hizmeti yerine getirdiğine inanmaktadır Kalabalığı millet yapan her şeyden önce onun edebiyatıdır Kurgan Edebiyat dostları milletimizin beyin ve gönül ürünlerini okuyucularla buluşturmaktan büyük onur duyar

Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı ve bir başyapıt olan Eylül 1900 yılında Servet i Fünun dergisinde tefrika edildi bir yıl sonra da kitap olarak basıldı Edebiyat ı Cedidenin önde gelen isimle rinden olan Mehmet Rauf pek çok hikaye şiir piyes ve roman yazsa da hep Eylülün yazarı olarak anıldı

Kurgan Edebiyat
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Gece Kitaplığı Yayınları
Aşağıdaki merdiven henüz ateş sarmamış idi sade bir duman boğuyor çıtırtıdan hararetten bunalıyordu haykırarak merdivenin üst başında bulundular selamlık tarafına giden koridor ateş içinde idi harem sofası ufak bir dumanla kaynı yor Süreyya nın odası köşede duman içinde kayboluyordu o zaman Süreyya orada içeri girmeye cesaret edemeyerek Suat Suat diye haykırdı Necip kapının önüne kadar koş muştu dehşetli bir hararetle boğuluyorlardı tekrar Necip Suat diye inledi ikisine de bir inilti işitiyoruz gibi geldi fakat ses mahşer bir çatırdı ile boğuldu bir fırından fışkıran alev gibi bakarak eriterek hücum eden duman içinde evvela bir saniye ikisi de tereddüt ettiler fakat sonra Süreyya Ne cip in dehşetle haykırarak içeri atıldığını gördü Necip diye koşmak istedi fakat dehşetli bir çatırtı ile tavanın yıkılıp oda kapısının ateş içinde kaybolduğunu görerek deli gibi döndü

Can Yayınları
Eylül Günümüz Türkçesiyle Kitap Açıklaması Bence Eylül tek başına bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir Halid Ziya Uşaklıgil Fakat her şey boş değil mi Ne olsa ne yapılsa kış gelmeyecek mi Ya gelinceye kadar Hiç mi hiç mi bir şey yapılamaz Böyle görerek anlayarak bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül edebiyatımızda derin izler bırakmış birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman Üç ana karakter etrafında gelişen İstanbul un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu Mehmet Rauf un başyapıtı olan bu romanda kişiler ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı Psikolojik roman denince akla gelen ilk eser olan Eylül ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi yazarla yapılan Eylül ü Nasıl Yazdım söyleşisi ve notlandırılmış döneme ait harita fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz E sonbahar bu artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra Eylülden daha ne beklenir Eylül malum ya hüzün ve matem ayıdır

Kurgan Edebiyat
Edebiyatımızın bütün klasik değerlerini okuyucularımızla buluşturmak istiyoruz Klasik eserler bir milletin varlık mühürleridir Silinmesi ya da unutulması bir vatan toprağının kaybı kadar büyüktür Kurgan Edebiyat bu bilinçle hareket etmekte ve Türk edebiyatının definelerini gün yüzüne çıkarmak amacını samimiyetle taşımaktadır

İskele
Süreyya Beyle Suat Hanım beş yıldan beri evlidir Bir yaz Boğaziçi nde Yeni Mahalle de küçük bir ev kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip sık sık gelip yanlarında konuk olarak kalmaktadır Necip Suat a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı beslemektedir Bu değer veriş ve saygı bir gün şiddetli bir sevgiye dönüşür Genç adam sevgisini içinde gizlemektedir Bir gün dayanamaz

Bilge Kültür Sanat
Mehmet Rauf un kaleme aldığı ilk psikolojik roman türüyle buluşacaksınız Yazarın yasak aşk konusuna Halit Ziya dan daha hoşgörülü baktığını göreceksiniz Suad ve Necib in musiki sayesinde başlayan aşklarının gerçek olup olmadığını merak edeceksiniz Boğaziçi nde bir yalıda piyano tuşlarından dökülen klasik Batı müziği parçalarının sesini duyacaksınız Çevre tasvirlerinden çok kişiler üzerinde bıraktığı izlenimleri okuyacaksınız Orta yaşta bir kişinin eylül ayında hissettiklerini okuyunca etkileneceksiniz Eylül ayı gelince artık çevreye bir başka gözle bakmaya başlayacaksınız İstanbul un eski yaşantısına Boğaziçi nin güzelliklerine şahit olacaksınız Yangın sırasında içerde kalan Suad ı kimin kurtarmaya çalışacağını öğreneceksiniz

Altın Post
Necib o gün akşama kadar kalbinde ölüm zehiri olduğu halde kalmak zorunda olduktan sonra bir zindandan kurtulur gibi oradan çıkınca oradayken sokağa kendisini atıp serbest kalırsa rahat edeceğini sanırken şimdi yalnız bütün kaygılanyla bütün felaketleriyle yalnız kalınca harap oldu Asıl beynini ezen kafasını çatlatan bir türlü çözümleyemediği bir yön vardı Yüz bin kere Lakin nasıl olur Niçin Bu mümkün değil diyor hiçbir sebep bulamayarak Bir şey var ne olduğunu bilmem fakat herhalde bir şey var Ah bunu nasıl anlamalı diye merakının bir ölüm derecesine çıktığını kendisini bir humma ateşi gibi ele geçirip kahrettiğini görüyordu Bu ateşarasında bu şey in başka biri olmak ihtimali de düşüncelerini zehirle yakıyordu

Mutena
Eylül de sanki bahara özlem duyan mahzun bir tazelik sanki üzerine çeken kışın kendini yok etmek isteyen sonbaharın aksine sonsuza kadar kalmak mücadelesi vardır Fakat bunun için muhtaç olduğu şeylerden yoksun olduktan başka kendisinde de direnç kalmamış ve tabiat bunu anlamış gibi acı bir bezginlik ve düşünceyle üzerine çeken yalnızlığın matemin son acılığıyla düşünüyor Sanki ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne kadar direnirse dirensin kışın üstün geleceğini artık her şeyin her ümidin bittiğini buna katlanmak gerektiğini anlamaktan doğan bir korku ile ağlıyordur Ne renk ne koku İşte yapraklar ölüyor Rüzgar insafsız yağmur inatçı her şey çürüyor Oh her şey çürüyor O zaman Eylül kendine doğada ilk korku ayı faniliğin ilk hissedildiği ay ilk faydasız ve yakıcı mücadele arzusu gibi hayatın ne olduğunu anlayıp habersiz geçen güzel geçmişin özlemiyle ilk boyun bükülmüş bir ay gibi göründü Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak Evet her şey çürüyor Demek biz de çürüyeceğiz diye düşündü Demek ki çürüyecekti o da çürüyecekti Böyle hiçbir mutluluk gelmeden daha henüz beklerken özellikle hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra artık bir şey de yapmak mümkün olmadığını görerek böyle çürümek bitmek ona pek insafsız pek acı geliyordu

Kırmızı Çatı Yayınları
Sonra bir kısık ses daha işitildi Suat mı Yok mu Niçin Bu Necip in sesi idi Süreyya ile karşılaştılar boğuk bir sesle birbirlerine haykırıştılar ihtiyar kadın feryat ederek Lakin Allah aşkına koşunuz bakınız kızcağınıza diye yalvarıyordu birisi Sakın içeride kalmasın dedi O zaman Necip ile Süreyya nın kapıya doğru koştuğu görüldü

Anonim
Necip ile Süreyya nın arasına daldt Yahyalidiyorıız dedi Siirt ya bakıyordu önce înanıtıııdı V oluyor neden diye soran bir bakışla Suat ınuzattığı kağıt paraları alıyordu sonra birden Hune Bunlar ne Nereden sorularını sıraladı Sıtaleliyle ağzım kapayarak Sus diyor diğeri Kimgönderdi diye sorarken Babam bahanı yanıtını veriyordu Sonra oraya oturup alçak birsesle simdi bu parayla kimseye bir şey sütiemedtnı ifii yalıyı tutmalı sonra da hepsinin gözününliııîintle buradan çıkıp gitmeli dedi

İstek Yayınları
Ürün Tanıtımı İlk defa Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseri ve edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir Ruhsal çözümlemeleri karakterlerin yaşadığı iç çatışmaları ve duygusal gelgitleri ustalıkla analiz eden Mehmet Rauf 1900 lerin İstanbul betimlemeleriyle de okuruna bir sonbahar mevsiminin hüznünü Eylül ü yaşatır Onun hayatı da öyle değil miydi Son günlerin hoşluğu ile beraber şimdi yine imkansızlığa yine hüzün ve kasvete düşmemiş miydi Tıpkı şimdi düşündüğü gibi nasıl yaz elindeki saadetten habersiz geçip ilk kış hücumuyla üzülürse o da demin anlamamış özlem duymamış mıydı Tekrar hayatına başlamak arsuzu bugün tekrar yaz olmak emeli gibi değil miydi Bir yıldır onu harap eden endişelerin hüzünlerin ne olduğunu artık iyice görüyor İşte benim eylülüm diyordu

Ema Kitap
İstanbul da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır Bahriye Okulu na gitmiş İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir Yakından takip ettiği Halit Ziya nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur Roman hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır Zaman zaman şiirler de yazmıştır

The Kitap
Bu ay sabahları sisler sisleri yırtan canavar iniltileriyle vapurlar baharı andırır gibi iken birden bütün mevsimlerin renkleriyle can çekişip nihayet siyah bir kış akşamıyla bunalan günler ile kendisi için ölünceye kadar hatırasında nakşedilmiş kalacak bir sonbahar ayı oldu

Elips
Suat Necip Süreyya ve diğerleri Hacer Fatin dadı Boğaziçi nde bir yalıda geçirilen upuzun bir yaz mevsimi Eylül esas itibariyle Necip in yakın arkadaşı Süreyya nın karısı Suat a olan yasak aşkından ve Suat ın da giderek bu aşka karşılık verişinden ibaret görünse de onu sıradan bir aşk romanı olmaktan çıkaran asıl özellik karakterlerin ruh tahlillerinin derinliğinde kendini gösterir Bu özelliğinden dolayıdır ki edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Mehmet Rauf un bu ölmez eseri orijinalitesini bozmayacak seviyede bir sadeleştirmeye tabi tutulmuş olarak okuyuculara sunulmaktadır

ARTEMİS YAYINLARI
Birbirlerini buldukları anda ister istemez kaybedeceklerdi SUAT HACER SÜREYYA VE NECİP İN HİKAYESİ Evli bir çift Bir kız kardeş Yakın bir dost Yalnızlık Tuhaf bir temas Önlenemez bir açlık Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak acı ve hasret demekti Kadınların ve erkeklerin kaderlerini başkaları çizer onlar da bir şekilde bu kadere ayak uydururdu Ya da her şeyden hatta hayattan vazgeçilirdi

RÖNESANS YAYINLARI
Bireyi merkeze alan ve derin ruhsal tahlillerin yapıldığı Eylül bu yönüyle edebiyatımızın ilk psikolojik romanı olma özelliğini kazanmıştır Yazıldığı dönemde pek çok esere konu olduğu gibi yasak aşk ve yasak aşk ın insan ruhunda ve yaşamında yarattığı fırtınalar Eylül ün de konusunu teşkil eder Betimlemelerin önemli yer tuttuğu roman 1900 lerin İstanbul u ve günlük yaşamı hakkında önemli ipuçları da sunar Yazıldığı dönemde ilk olarak Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen Eylül Mehmet Rauf un en önemli eseridir

MÜHÜR KİTAPLIĞI
Mehmet Rauf Eylül romanında dönemin adeta romantik ve psikolojik bir röntgenini çekiyor Osmanlı nın son döneminde yavaş yavaş filizlenen bir burjuvazinin hayatından orijinal kesiti insan ruhunun en gizli kapılarını açarak insan ruhunun duygusal ve psikolojik derinliklerine hoyratça dalarak anlatıyor Bu romanda aşk var tutku var kavuşma imkânı hiç olmayan bir aşkın insan ruhu ve bedenine çektirdiği inanılmaz acılar var Her şeyden önce bu yüzyılın ruhsuz ve insansız aşk romanlarında asla göremeyeceğiniz insan bedeninin dar şehevî sınırlarına hapsolmamış gerçek bir aşk var Bu romanda aşık olan kavuşamayan acı çeken küçük hesaplarla hayatını boşa harcayan kanlı canlı insanlar var Bu romanda insan var

ALTINPOST YAYINLARI

SONSUZ KİTAP

REN KİTAP
Ölünceye kadar saniyelerine kadar hayatım senindir İlk kez 1900 1901 Servet i Fünun dergisinde tefrika edilen eser Türk edebiyatı için önemli bir dönemeçtir Roman türünün Türk edebiyatında yeni yeni şekillenmeye başladığı bir dönemde Eylül kendinden sonra gelen romanlara yol gösterici olmuştur Eylül romanı kendinden önceki romanlarda bulunan olay merkezli işleyişin yerine kahramanların psikolojisi ve iç dünyasını merkez alarak Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olma özelliğini taşımaktadır Aşk sadakat evlilik toplumdaki kadın erkek rolleri gibi kavramlarla örülen metin dönemine göre cesurca yazılmıştır

PAPERSENSE
çev. Gülçin Abay
İnsan ihanet edebilen bir varlıktır ve bu ihanetin sayısız çeşitleri vardır Peki insan sadece kötü olduğu için mi ihanet eder yoksa ihanet dediğimiz şey aslında insanın farklı hâller hisler ve düşüncelerle yanılıp aldanıp mağlup olması mıdır Mehmet Rauf bu derin sulara dalıyor birbirinden girift soru ve cevapları izaha çalışıyor samimi olmaktan korkmadan insan ruhunun derinliklerine doğru uzanıyor Her seferinde farklı bir gözle okunacak bir roman

İSKELE YAYINCILIK
Süreyya Beyle Suat Hanım beş yıldan beri evlidir Bir yaz Boğaziçi nde Yeni Mahalle de küçük bir ev kiralarlar Mutludurlar Süreyya nın arkadaşı Necip sık sık gelip yanlarında konuk olarak kalmaktadır Necip Suat a çok değer vermekte ona karşı derin bir saygı beslemektedir Bu değer veriş ve saygı bir gün şiddetli bir sevgiye dönüşür Genç adam sevgisini içinde gizlemektedir Bir gün dayanamaz

BEYAZ BALİNA YAYINLARI
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir Yaz için Boğaziçi nde bir yalı kiralayan bu çifti hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder Necip Suat ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür Bu aşk her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir İlk psikolojik roman olarak nitelendirilen Eylül de Necip ile Suat ın iç dünyalarına bunalımlarına dünya görüşlerine çelişkilerine gelgitlerine çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder Mehmet Rauf un bu romanı Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır

YASON YAYINCILIK

The Kitap
Bu ay sabahları sisler sisleri yırtan canavariniltileriyle vapurlar baharı andırır gibi iken birden bütünmevsimlerin renkleriyle can çekişip nihayet siyah bir kış akşamıylabunalan günler ile kendisi için ölünceye kadar hatırasındanakşedilmiş kalacak bir sonbahar ayı oldu