Eylül 12 den Vurdu — Emine Özgenç

Eylül 12 den Vurdu
Emine ÖzgençAkçağ Basım Yayım Pazarlama
Eylül 12 den Vurdu
Emine ÖzgençBu yıkıcı bu dehşet verici bu tükenmez vahşi enerjinin muhatabı olmanın korkusu daha sayıma çıkarken otururdu yüreklere Bu yüzden sayım deyince solardı benizler Uçardı renkler Geride bir soluk sarı kalırdı Umut ve hayaldir hücrenin duvarlarına karşı durabilen Umut ve hayaldir hücre mahkûmuna insan olduğunu ve dayanması gerektiğini geveze bir kuş gibi hiç durmadan fısıldayan Umut ve hayaldir 12 Eylülün tutuklayamadığı zapt edemediği deviremeyip baş edemediği nadir kavramlardan biri Hücre bedenlerin zapt edilirken ruhun alabildiğince uçtuğu yerdir Bedenlere hücreden çıkış mı Kim bilir Bir çıkış varsa da ne zaman Kim bilebilir Ah Cemre ah Ne yaptın sen Ne yaptın da mart ayının sonunu gösterirken takvimler sen gelmedin ısıtamadın Mamak ı Bizi düşünmedin diyelim ya kucağımdaki yavruyu da mı düşünmedin Yoruldum be Cemre Tam iki saat oldu nizamiyeden otobüslerle getirilişimiz Yoruldum be Beş dakika görüşmek için bu çile Artık yavrumu kucağımda taşımaya yetmiyor gücüm be yetmiyor işte Şuraya uzansam sırt üstü Yavrumu yatırsam göğsüme Ağrıyan belim dinlense şu buzun üstünde Uyusam derince Yavrum da uyusa Ağlamaktan kısılan sesi dinlense Kollarımı salsam iki yanıma Hatta ölsem be Ölsem be

Akçağ Yayınları
Bu yıkıcı bu dehşet verici bu tükenmez vahşi enerjinin muhatabı olmanın korkusu daha sayıma çıkarken otururdu yüreklere Bu yüzden sayım deyince solardı benizler Uçardı renkler Geride bir soluk sarı kalırdı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

KURGAN EDEBİYAT
Eylül 12 den vurdu birçok değerimizi Kimi yeşil çınar yaprağı kimi buğday yaprağıydı Devasa tırpanlarla daha gövken biçildi niceleri Vuruldukları yere sızan kanın gölgesinde yetişecek papatyaları ve onların anlatacaklarını hesaba katamadı Eylül ün müteahhidi Onlar baharı tanımayan baharlardı Bir kaçı ulaşabildi taşların arasından sızan gün ışığına Ne hazin öyküler çürüdü taş duvarların taş blokların arasında İşte o gün ışığını göremeyenlerin hazin hayatlarını paylaşan bir papatyaydık biz de Kısacık ömürleri hiç edilen papatyaların anısına anlatmam lazımdı bu öykülerden payımıza düşenleri Onlar dalından daha yeşilken kopartılan hatta can evine nişan alınan yeşil çınar yapraklarının kanayan gölgelerinde yeşermeye çabaladılar umudu yitirmeden Onların ne kavgaları ne yaşam savaşları ne de var oluşları bazı büyük adamlarca umursanmadı ama onlar hayatı umursadı ve hayata dair her şeyi

KURGAN EDEBİYAT
Eylül 12 den vurdu birçok değerimizi Kimi yeşil çınar yaprağı kimi buğday başağıydı Devasa tırpanlarla daha gövken biçildi niceleri Vuruldukları yere sızan kanın gölgesinde yetişecek papatyaları ve onların anlatacaklarını hesaba katamadı Eylül ün müteahhidi Onlar baharı tanımayan baharlardı Bir kaçı ulaşabildi taşların arasından sızan gün ışığına Ne hazin öyküler çürüdü taş duvarların taş blokların arasında İşte o gün ışığını göremeyenlerin hazin hayatlarını paylaşan bir papatyaydık biz de Kısacık ömürleri hiç edilen papatyaların anısına anlatmam lazımdı bu öykülerden payımıza düşeni Onlar dalından daha yeşilken kopartılan hatta can evine nişan alınan yeşil çınar yapraklarının kanayan gölgelerinde yeşermeye çabaladılar umudu yitirmeden Onların ne kavgaları ne yaşam savaşları ne de var oluşları bazı büyük adamlarca umursanmadı ama onlar hayatı umursadı ve hayata dair her şeyi Emine Özgenç

KİŞİSEL YAYINLAR
Onlar baharı tanımayan baharlardı Birkaçı ulaşabildi taşların arasından sızan gün ışığına Ne hazin öyküler çürüdü taş duvarların taş blokların arasında İşte o gün ışığını göremeyenlerin hazin hayatlarını paylaşan bir papatyaydık biz de Kısacık ömürleri hiç edilen papatyaların anısına anlatmam lazımdı bu öykülerden payımıza düşenleri Onlar dalından henüz yeşilken koparılan hatta can evinden vurulan yeşil çınar yapraklarının kanayan gölgelerinde yeşermeye çabaladılar umudu yitirmeden Onların ne kavgaları ne yaşam savaşları ne de varoluşları umursamadan geçip giden arkadaşımın yaptığı gibi umursanmamıştı ama onlar hayatı umursadılar ve hayata dair her şeyi Emine ÖZGENÇ